Oracle, Amerika Birleşik Devletleri’nin Teksas eyaletinde inşa edilecek dev veri merkezi için Nvidia’nın en yüksek performanslı yapay zeka çiplerini satın alıyor. Bu veri merkezi, küresel çapta yürütülen Stargate projesinin de ana üssü olacak.
Oracle, Nvidia çiplerine 40 milyar dolar yatırdı
Teksas’taki yeni tesis, 875 dönümlük alanda sekiz ayrı binadan oluşacak şekilde planlandı. Veri merkezi tam kapasiteye ulaştığında 1.2 gigawatt enerji tüketecek. Donanım tarafında yaklaşık 400 bin adet Nvidia GB200 Superchip yer alacak.
Tesis tamamlandığında OpenAI tarafından 15 yıllığına kiralanacak; ardından modellerin eğitilmesi ve dağıtılması için temel altyapıyı sağlayacak. OpenAI’ın bu merkez sayesinde Microsoft’a olan bağımlılığını oldukça azaltması bekleniyor.
Oracle’ın bu büyük çaplı yatırımına ek olarak Stargate projesinin finansmanı da uluslararası çapta yürütülüyor. Crusoe Energy Systems ve Blue Owl Capital, projeye toplamda 15 milyar dolarlık borç ve öz kaynak yatırımı sağladı. JPMorgan ise 9.6 milyar dolarlık bir kredi paketi sundu.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Stargate yalnızca Teksas’la sınırlı kalmıyor. Projenin Avrupa ve Asya’da da benzer yapay zeka kampüsleri kurması planlanıyor. İlk büyük uluslararası genişleme Birleşik Arap Emirlikleri’nde gerçekleşecek.
Abu Dabi’de G42 firmasıyla ortaklaşa kurulacak yapay zeka kampüsü, Teksas’taki tesisin dört katı enerji tüketecek şekilde tasarlanıyor. Toplam enerji tüketimi 5 gigawatt olacak merkezde, tam iki milyon adet Nvidia süperçipin yer alması hedefleniyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Samsung, Mayıs ayı başında Galaxy A56 modeli için yeni bir yazılım güncellemesi yayınlamıştı. Ancak güncellemeyi yükleyen bazı kullanıcılar, telefonun açılış ekranında takılı kalması gibi ciddi bir sorunla karşılaştı.
Galaxy A56, son güncellemesi ile gündem oldu
Güncelleme; yan düğmeyle Gemini’yi etkinleştirme desteği, en güncel güvenlik yamaları ve sistem optimizasyonlarını içeriyordu. Fakat yükleme sonrasında bazı cihazlar düzgün başlatılamadı. Kullanıcılar, telefonun Samsung logosunun bulunduğu yükleme ekranında donduğunu ve bu aşamayı geçemediğini bildirdi.
Samsung Galaxy A56, son güncellemesi ile gündeme oturdu.
Sorunun ardından yapılan incelemeler, hatanın telefonun önyükleme sisteminde çökmeye yol açtığını ortaya koydu. Ancak yaşanan problem her cihazı etkilemedi. Bazı kullanıcılar, güncellemeyi sorunsuz bir şekilde yükleyip kullanmaya devam ettiklerini bildiriyor.
Sorunu yaşayan cihaz sayısının artması, kullanıcı forumlarında yoğun şikayetlere neden oldu. Güncellemenin geri alınması ya da yeni bir düzeltme paketi için henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Fakat sorunu yaşayan kullanıcılar için geçici bir çözüm yöntemi önerildi. Buna göre, telefon kapalıyken SIM kartın çıkarılması, ardından cihazın yeniden başlatılması ve sistem açıldığında SIM kartın tekrar takılması, sorunun bazı cihazlarda geçici olarak çözülmesini sağlıyor.
Samsung’un bu sorunu ne zaman ve nasıl çözeceği belirsizliğini koruyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz günlük hayatınızda hangi akıllı telefonu kullanıyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.
Çin’in Hangzhou kentinde düzenlenen “Mecha Fighting Series” adı verilen etkinlikte, dünyanın ilk insansı robot boks turnuvası gerçekleştirildi. Dev organizasyon, robot teknolojisinin fiziksel kabiliyetler açısından ulaştığı seviyeyi gözler önüne serdi.
Dünyanın ilk insansı robot boks turnuvası yapıldı
Unitree Robotics tarafından geliştirilen insansı robotlar, ringde bire bir ve grup halinde karşı karşıya geldi. Dört ayrı insan operatör ekibi tarafından kontrol edilen robotlar; yalnızca yumruk atmakla kalmadı, aynı zamanda farklı vuruş teknikleri uygulamaya çalıştı.
Karşılaşmalar sırasında robotlar yere düştü, tekrar ayağa kalktı ve mücadeleyi sürdürdü. Ancak bazı anlarda senkronizasyon hataları yaşandı. Bazı robotlar yanlış yöne saldırdı, bu da etkinlikte izleyiciyi güldüren anlara sebep oldu.
Turnuvanın ilk karşılaşmasını pembe başlıklı robot kazandı. Genel şampiyon ise siyah başlıklı robot oldu. Robotlar tam otonom şekilde çalışmadı; tüm hareketler insan operatörlerle eş zamanlı olarak planlandı. Unitree Robotics’in pazarlama ekibinden Chen Xiyun, robotların insan-makine işbirliğiyle kontrol edildiğini açıkladı.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Turnuvada öne çıkan modellerden biri olan Unitree G1, 1,32 metre boyunda ve gelişmiş hareket kabiliyetiyle dikkat çekti. Yüksek esneklik, çeviklik ve akıcı motor kontrolü gibi özelliklerle donatılan G1, özellikle denge konusunda eğitilmiş.
Dövüş gibi yüksek tempolu bir senaryoda performans gösterebilmeleri için, robotlara turnuva öncesinde özel mobilite ve denge eğitimi de verildi. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…
Apple, iPhone serisinde uzun süredir devam eden tasarım çizgisini geride bırakıyor. Şirket, 2027 yılına kadar her yıl iPhone’larda önemli tasarım değişiklikleri yapmaya hazırlanıyor. Değişim süreci, 2025’te çıkacak iPhone 17 modeliyle başlıyor.
Apple, iPhone serisinde tasarım değişikliği yapıyor
iPhone 17 Pro’nun kamera adası, arka yüzeyin üst kısmını tamamen kaplayacak şekilde genişletiliyor. Kamera lensleri sol tarafta kalmaya devam ederken, LED flaş, mikrofon ve LiDAR sensörleri sağ tarafa taşınıyor.
Arka yüzeyde çift tonlu bir tasarımın kullanılıp kullanılmayacağı ise henüz kesinleşmiş değil. Konuyla ilgili farklı kaynaklardan gelen çelişkili bilgiler, bu tasarım unsurunun hala değerlendirme aşamasında olduğunu gösteriyor.
Ancak değişiklikler yalnızca iPhone 17 ile sınırlı kalmayacak. 2026’da piyasaya sürülmesi beklenen iPhone 18 ile birlikte, ön yüzdeki “Dinamik Ada” tasarımı tamamen kaldırılıyor. Son bilgilere göre, ön yüzde yalnızca kamera için küçük bir delik yer alacak.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Face ID bileşenleri ise ekranın altına taşınıyor. Böylece ekranda herhangi bir çentik ya da ada yapısı yer almayacak. 2027’ye gelindiğinde de, Apple’ın iPhone 19 ile gerçek anlamda çentiksiz ve deliksiz bir tam ekran tasarımına geçmesi bekleniyor.
Bu modelde hem ön kamera hem de Face ID sisteminin ekran altına entegre edileceği bildirildi. Böylece, yıllardır süregelen tam ekran iPhone beklentileri ilk kez doğrulanmış oldu. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Dördüncü Sanayi Devrimi veya kısa adıyla Endüstri 4.0, sanayi devrimlerinin son halkası olarak kabul ediliyor. Resmi olarak ilk defa Almanya’nın dile getirdiği Endüstri 4.0, üretim süreçlerini ve fabrikaları büyük oranda insan faktöründen izole edecek bir devrim.
Peki buradaki temel amaç nedir? Dördüncü Sanayi Devrimi nereden çıktı? Kimler neden böyle bir şeye ihtiyaç duydu?
Geçmişten günümüze sanayi devrimleri
Endüstri 4.0’a gireceğiz. Ancak konuyu daha iyi anlamak için geçmişteki üç devrime kısa bir göz atmakta fayda var. 1800’lü yıllardan beri gelişen üretim süreçleri hangi yollardan geçtiğine bir bakalım.
Birinci Sanayi Devrimi
İlk sanayi devrimi 1700’lerin sonları ile 1800’lerin başları arasında gerçekleşti. Bu süre zarfında üretim, insanlar tarafından hayvanlar aracılığıyla gerçekleşiyordu. Su ve buharla çalışan motorların icadı ile diğer makine aletlerinin sisteme dahil olmasıyla beraber dünya, üretimde daha hızlı ve verimli bir işçilik modeliyle tanıştı.
Fabrikalarda çalışan işçiler.
İkinci Sanayi Devrimi
20. yüzyılın başlarında dünya, çeliğin devreye girmesi ve fabrikalarda elektrik kullanımıyla yeni bir döneme girdi. İkinci Sanayi Devrimi olarak bilinen bu süreç; elektriğin sisteme dahil olmasını takiben üreticilerin verimliliğinin artmasını sağladı. Ayrıca fabrikalarda kullanılan makinelerin daha işlevsel hale gelmesine yardımcı oldu. Bu aşamada, üretkenliği artırmanın bir yolu olarak montaj hattı gibi seri üretim konseptleri hayata geçti.
Üçüncü Sanayi Devrimi
Dijital Devrim olarak bilinen Üçüncü Sanayi Devrimi 20. yüzyılın sonlarında, dünya savaşlarının ardından ortaya çıktı. Sanayileşmenin ve teknolojik ilerlemenin önceki dönemlere göre yavaşlaması sonucu meydana geldi. On yıl sonra Boole mantığını kullanan Z1 bilgisayarının üretimi, inovatif dijital teknolojilerin başlangıcıydı. İletişim teknolojilerindeki bir sonraki önemli gelişme , üretim sürecinde bilgisayar ve iletişim teknolojilerinin yoğun kullanımı ile süper bilgisayardı. Nitekim makineler git gide insan gücüne olan ihtiyacı ortadan kaldırmaya başladı.
Dördüncü Sanayi Devrimi veya Endüstri 4.0
Geçtiğimiz birkaç on yılda, Endüstri 4.0 olarak bilinen dördüncü bir sanayi devrimi ortaya çıktı. Aslında Endüstri 4.0 için; Nesnelerin İnterneti (IoT) aracılığıyla birbirine bağlanabilirlik, gerçek zamanlı verilere erişim ve siber-fiziksel sistemlerin gelişimi sayesinde dijital teknolojiye verilen önemin ete kemiğe bürünmüşhalidir diyebiliriz.
Dünyada faaliyet gösteren şirketler veya kuruluşlar birbirlerinden farklı olsalar da, hepsinin ortak bir problemi var; Ürünlerin tedarik sürecindeki aksaklıklar ile genel olarak çalışanlar arasındaki gerçek zamanlı iletişimin kusursuz olamaması.
Fabrikalar günümüzde hala insan gücüne muhtaç.
Endüstri 4.0, ara bağlantı, otomasyon, makine öğrenimi ve gerçek zamanlı verilerin entegrasyonuna odaklanmaktadır. IIoT (Endüstriyel Nesnelerin İnterneti) veya akıllı üretim olarak da anılan Endüstri 4.0, üretime ve tedarik zinciri yönetimine odaklanan şirketlerin daha bütünsel ekosistem oluşturmalarını mümkün kılıyor.
Şirketler fiziksel üretim süreçlerini akıllı dijital teknolojiler, makine öğrenimi ve büyük verilerle birleştiriyorlar. Böylelikle, örneğin bir fabrikadaki departmanların, ortakların, satıcıların, ürünlerin ve kişilerin bir bütün halinde daha iyi iletişim sağlayabileceği üretim ağı kuruluyor.
Temel endüstriyel terimler
Endüstri 4.0 ile ilgili yüzlerce terim var. Ancak temel olarak bilmeniz gereken kavramları şöyle açıklayabiliriz:
– Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP): Bir organizasyondaki bilgileri yönetmek için kullanılabilen iş süreci yönetimi araçları. – IoT: IoT, fiziksel donanımlar ile internet arasındaki entegrasyonu ve bağlantıyı ifade eder. Örneğin evinizdeki akıllı lambayı telefonunuzdan açıp kapatabilmeniz, IoT yani Nesnelerin İnterneti sayesinde mümkün olur.
– IIoT: IIoT ise, üretim süreçleri ile ilgili olarak insanlar, veriler ve makineler arasındaki bağlantıyı sağlayan Endüstriyel Nesnelerin İnterneti olarak açıklanmaktadır. Bir fabrikadaki üretim bandının önceden ayarlanan süre zarfında faaliyete başlaması buna bariz bir örnektir. – Büyük veri: Kalıpları, süreçleri, bağlantıları ortaya çıkarmak için derlenebilen, depolanabilen, organize edilebilen ve analiz edilebilen çok büyük seviyede yapılandırılmış veya yapılandırılmamış veri kümeleri anlamına gelir.
Üretim sistemleri uzaktan kontrol ediliyor.
– Yapay zeka (AI): İnsan zekası gerektiren işlemleri kendi başına yapabilen ve kararlar alabilen sistemlere denir. Örneğin Siri bir yapay zeka örneğidir. Zira telefonunuzda el kullanarak yapabildiğiniz çoğu şeyi ona yaptırabiliyorsunuz. – M2M:Makineden Makineye kelimesinin kısaltılmışı olan M2M, iki ayrı fiziksel makine arasında kablosuz veya kablolu ağlar aracılığıyla gerçekleşen iletişimi ifade eder.
– Sayısallaştırma: Sayısallaştırma, farklı bilgi türlerinin toplanması ve dijital bir biçime dönüştürülmesi sürecini ifade eder. – Makine öğrenimi: Sistemlerin, yapay zeka aracılığıyla önceden programlanmaya gerek kalmaksızın kendi başlarına bir şeyler öğrenebilmesi anlamına gelir. Bir akıllı dijital saatin alarmını sabah 8:00’a kurduğunuzu ancak 3 gün boyunca 7:57’de kalkıp alarmı kapattığınızı farz edin. Sonraki günlerde alarmın otomatik olarak 7:57’de çalmaya başlaması, makine öğreniminin en bariz emsalidir. Saat sizin 8:00’dan önce kalktığınızı anlamıştır.
Üretim süreçlerinde bilgisayarlar ile robotlar rol oynayacak.
– Bulut bilgi işlem: Bilgileri depolamak, yönetmek ve işlemek için internette barındırılan birbirine bağlı uzak sunucuları kullanmak için geliştirilen teknolojileri ifade eder. – Gerçek zamanlı veri işleme: Bilgisayar sistemlerinin ve makinelerin verileri sürekli ve otomatik olarak işlemesidir. Bu veriler sayesinde bilgisayarlar, gerçek zamanlı veya yakın zamanlı çıktılar üretebilirler. – Siber-fiziksel sistemler (CPS): Bazen siber üretim olarak da bilinen siber-fiziksel sistemler, bir üretim sürecinin her alanında gerçek zamanlı veri toplama, analiz ve şeffaflık sağlayan Endüstri 4.0 uyumlu üretim aşamasıdır.
Endüstri 4.0 ne yapmak istiyor?
Endüstri 4.0 veya Dördüncü Sanayi Devrimi’nin hedeflediği 6 adet temel misyon var. 2030 yılına kadar tam teşekkülü bir biçimde hayata geçmesi beklenen bu ilkeler, insan faktörünü ortadan kaldıracak.
İşte temel ilkeler:
a. Kağıt yok: Zaman ve paradan tasarruf etmek ile güncelliğini yitiren bilgilerden kaynaklanan hataları azaltmak için iş belgeleri (örn. çalışma talimatları, formlar, satın alma ve sevkıyat siparişleri, ürün özellikleri) dijital ortama taşınacak.
b. Gerçek zamanlı veri takibi: Fabrikadaki makinelere ve ekipmanlara kablosuz iletişim özellikli ağlar kurulacak. Böylelikle üretim süreci uzaktan izlenmekle beraber gerçek zamanlı veriler elde etmek mümkün olacak. Şirketler olan biteni anlık olarak takip edip sorunları anlayabilecekler.
c. Akıllı fabrika: Akıllı fabrika, Endüstri 4.0’ın temel yapı taşlarından bir tanesidir. İnsan faktörünü ortadan kaldıran bu fabrikalarda üretim sürecinden tamamıyla robotlar ile otomasyon sistemleri sorumlu. Öyle ki, bu sistemler kendi problemlerini dahi çözebiliyorlar. Anın gerektiği durumlara göre kendilerini optimize edip sisteme uyum sağlayabiliyorlar. Örneğin bir üretim bandının bakıma ihtiyaç duyduğunu anlayıp gerekli olan her şeyi yapabiliyorlar.
d. 3 boyutlu yazıcılar: Günümüzde sıkça kullanılan 3 boyutlu yazıcılar, Endüstri 4.0 ile üretim süreçlerine dahil oldu. Bu yazıcılar sayesinde fabrikalarda prototip oluşturma süreci hızlanacak. Müşterinin sipariş verdiği ürün anında tasarlanabilecek.
e. Her şey internete bağlı: Bütün makineler sensörler ile donatılacak. Şirketler bu sensörler sayesinde, bakım gerektiğinde veya diğer sorunlara karşı müşterilerini uyarabilecekler. Hatta belki de teknik servislerin etkinliği bile azalacak diyebiliriz.
Tüm ilkeleri ve misyonlarıyla Endüstri 4.0 kavramını, internet ve bilgisayar sistemleriyle tümleşik üretim çağı olarak özetleyebiliriz.
Kripto varlıklar, gün geçtikçe daha fazla kişi tarafından geleceğin para birimi olarak görülüyor. Son dönemde Bitcoin, art arda kırdığı rekorlarla yatırımcıların ilgisini üzerine çekmeyi başardı. Piyasadaki dalgalanmalara rağmen kripto paralardaki hareketlilik hız kesmeden sürüyor ve fiyatlar anlık olarak değişmeye devam ediyor. Peki, Bitcoin’in güncel değeri ne kadar? İşte anlık Bitcoin fiyatı ve detaylar!
Not: Bu haber ve içerisindeki detaylar yatırım tavsiyesi değildir, sadece kripto paranın son durumu hakkında bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır.
Bitcoin anlık değeri – 27 Mayıs
Bitcoin, son dönemde yatırımcılarını sevindirdi. Özellikle geçen aylarda 74 bin dolar seviyelerine kadar gerileyen kripto para, son dönemde 90 bin dolar seviyesinde seyrediyordu. Varlık, 8 Mayıs itibariyle yeniden 100 bin doların üzerine çıktı ve o günden itibaren büyük bir değer kaybı yaşamadı. Paranın 27 Mayıs itibariyle değeri 109 bin dolar seviyelerinde.
Kripto para piyasasındaki dalgalanmaların en önemli nedenlerinden biri olarak ABD Başkanlık Seçimleri gösteriliyor. 2017-2021 yılları arasında ABD Başkanı olarak görev yapan Donald Trump, dört yıl aradan sonra yeniden başkanlık koltuğuna oturdu. Rakibi Kamala Harris’i mağlup eden Trump, ABD’nin 47. Başkanı oldu. Uzmanlara göre, Trump’ın piyasalara olan etkisi önümüzdeki süreçte de hissedilmeye devam edecek.
Peki, siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Bitcoin 100 bin dolar seviyelerinde kalmayı başarabilecek mi? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.
BMW, orta sınıf SUV segmentindeki güçlü temsilcisi X3’ün yeni nesliyle karşımızda. Türkiye fiyatı yaklaşık 6,3 milyon TL olarak açıklanan BMW X3 xDrive 20d G45, tasarımı, teknolojik donanımı ve sürüş özellikleriyle dikkat çekiyor. İşte Midyat sokaklarında SDN Kurucusu Hakkı Alkan’ın test ettiği bu lüks SUV hakkında bilmeniz gereken her şey.
6 milyon TL’lik BMW X3 20d xDrive G45 incelemesi!
Yeni X3, G45 kasa koduyla yollarla buluştu. Ön yüzde “Ikonic Glow” adı verilen aydınlatmalı böbrek ızgaralar ve adaptif LED farlar, aracın gece görünümünü çok daha etkileyici hale getiriyor. BMW’nin karakteristik çizgilerine ek olarak ön tampon ve yan hatlarda çapraz kesitli tasarım detayları öne çıkıyor. Aracın aerodinamik verimliliği de iyileştirilmiş; rüzgar sürtünme katsayısı 0.29’dan 0.27’ye düşürülmüş durumda.
Yeni X3’te 2.0 litrelik dizel motor görev yapıyor. 197 beygir güç üreten bu motor, önceki nesile kıyasla 7 beygirlik bir artış sunuyor. Maksimum hız 215 km/s, 0-100 km/s hızlanma ise 7.7 saniye olarak açıklanıyor. Bu değerler önceki nesle göre küçük ama anlamlı gelişmeler içeriyor.
Yeni X3’ün iç mekanı konfor ve teknolojiyle donatılmış. BMW’nin “My BMW” uygulaması ile araç uzaktan kontrol edilebiliyor; konum tespiti, iklim ayarı ve yazılım güncellemeleri gibi birçok işlev uygulama üzerinden yönetilebiliyor. Ayrıca anahtar ihtiyacı neredeyse ortadan kalkıyor.
Aracın bağlantılı özellikleri, Apple CarPlay ve Android Auto gibi popüler platformlarla uyumlu. BMW’nin en yeni işletim sistemi olan iDrive 9, daha sezgisel bir kullanım deneyimi sunuyor. Kullanıcı, kişisel, spor, dijital sanat gibi farklı sürüş ve ekran modları arasında geçiş yapabiliyor.
Yeni tasarımla birlikte X3’ün boyu 4 cm uzamış, ancak aks mesafesi sabit kalmış. İç tasarımda yapılan verimli dokunuşlar sayesinde arka koltukta oturanlar için yaşam alanı ciddi şekilde iyileştirilmiş. Bagaj hacmi, iki çocuklu ailelerin tatil valizlerini kolayca alabilecek seviyede geniş. Ayrıca eller serbest bagaj açma, gizli saklama bölmeleri ve kancalar gibi pratik detaylar da unutulmamış.
BMW X3 G45’in süspansiyon sistemi, özellikle bozuk zeminlerde sunduğu konforla öne çıkıyor. Yerden yüksek yapısı SUV segmentinin avantajlarını sunarken, yol tutuş ve yalıtım konusunda BMW 5 Serisi ile kıyaslanacak kadar başarılı olduğu ifade ediliyor.
Sürüş sırasında içeride motor ve rüzgar sesi neredeyse hiç duyulmuyor. 150 km/s hızda bile kabin içi sessizlik dikkat çekici.
Yeni X3 şu anda sadece 2.0 litrelik motorla satışa sunuluyor ve bu da yüksek ÖTV dilimine girmesine neden oluyor. Ancak ilerleyen dönemde 1.6 litrelik, daha düşük vergili motor seçeneği ile gelen modellerin de satışa sunulması bekleniyor.
Yeni BMW X3 G45, teknolojik donanımı, şık tasarımı ve konforlu sürüşüyle segmentinin iddialı oyuncularından biri. Ancak 6,3 milyon TL’lik fiyat etiketi, ÖTV yükünün ne kadar ağır olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Yine de lüks SUV arayanlar için bu model, teknolojiyi ve prestiji bir arada sunuyor.
vivo, ürün yelpazesini genişletmek için çalışmalarını sürdürüyor. Çinli üretici bu kapsamda çok yakında vivo T4 Ultra modelini piyasaya sürecek. Akıllı telefonla ilgili bugüne dek ortaya çıkan raporların ortak noktası fiyat/performans odaklı olacağı yönünde. Zira son gelişmeler cihazla ilgili yeni ayrıntıları gözler önüne seriyor.
vivo T4 Ultra neler sunacak ve ne zaman tanıtılacak?
Güvenilir kaynaklara göre vivo T4 Ultra modeli haziran ayının başlarında tanıtılacak. Ancak şu an için spesifik bir günün verilmediğini belirtelim.
vivo T4, Snapdragon 7s Gen 3 ile piyasaya çıktı. Ancak güvenilir kaynaklara göre T4 Ultra modelinde MediaTek Dimensity 9300 serisi bir işlemci kullanılacak. Bilindiği üzere geçmiş kaynaklar cihazın Dimensity 9300+‘tan güç alacağını iddia etti. Kısacası, akıllı telefonun güç alacağı işlemciyi tanıtım esnasında öğreneceğiz.
XpertPick’e göre, Vivo T4 Ultra MediaTek Dimensity 9300 Plus yonga setiyle gelecek. Bu işlemci, AnTuTu testlerinde 2 milyon puanı aşabilen bir performans sergiliyor. Bu da önceki nesilde yer alan Dimensity 9200+’a göre önemli bir artış anlamına geliyor. Telefonun ayrıca FunTouch OS 15 ile çalışacağı ve AI Image Studio, AI Erase 2.0 ve Live Cutout gibi yapay zeka destekli yeni özelliklere sahip olacağı ifade ediliyor.
T4 Ultra’nın Android 15 tabanlı Funtouch OS 15 ile kutudan çıkması bekleniyor. Son sızıntılara göre cihazda 6.67 inç, dört kenarı kavisli pOLED bir ekran bulunacak. 120 Hz yenileme hızına sahip ekranın 5000 nit tepe parlaklığa ulaşabileceği ve göz konforu sertifikasına sahip olacağı belirtiliyor.
Kamera tarafında ise 50 MP Sony IMX921 ana sensör kullanılacak. Bu sensöre, 50 MP periskop telefoto ve 8 MP ultra geniş açılı lens eşlik edecek. Cihaz ayrıca 90W FlashCharge hızlı şarj desteği ve 6000 mAh batarya ile gelecek. Bataryanın yarım saatte yüzde 50’ye ulaşabileceği söyleniyor. Son olarak, modelin Haziran 2025’in başlarında tanıtılması bekleniyor.
vivo T4 Ultra, V2504 model numarasıyla Geekbench veri tabanında göründü. Akıllı telefon yapılan tek çekirdekli testlerden 1.178 ve çok çekirdekli testlerden ise 4 bin 89 puan aldı.
Kullanıcılara fikir vermesi açısından, geçen yıl tanıtılan vivo T3 Ultra’nın özellikleri şu şekilde;
Red Magic, şimdiye kadarki en güçlü oyun telefonları olan Red Magic 10S Pro ve 10S Pro+ modellerini Çin’de resmi olarak piyasaya sürdü. Pekii 5 Haziran’da globale de gelecek akıllı telefonlar tam olarak neler sunuyor? İşte Red Magic 10S Pro özellikleri ve fiyatı!
Red Magic 10S Pro serisi özellikleri ve fiyatı
Red Magic 10S Pro ve 10S Pro+, 6.85 inç, 1.5K çözünürlük ve 144 Hz yenileme hızı sunan OLED bir panelle geliyor. Ayrıca, ekranlarının 960 Hz dokunmatik örnekleme ve 2000 nit parlaklık sunduğunu söyleyebiliriz.
Ürünlerde kullanılan yonga seti Snapdragon 8 Elite Leading Edition. Bununla birlikte, Red Magic 10S Pro’da 12/16 GB ve 10S Pro+’ta ise 16/24 GB LPDDR5T RAM seçenekleri mevcut. Depolama tarafında ise 256 GB / 512 GB / 1 TB opsiyonları bizleri karşılıyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yasa dışı bahis soruşturması kapsamında elektronik para kuruluşu Papara Elektronik Para A.Ş.’ye yönelik geniş çaplı bir operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında, örgüt lideri ve üyelerine ait olduğu belirlenen toplam 8 şirkete el konuldu ve kayyum atandı.
8 şirkete ek konuldu, kayyum atandı
Soruşturma dosyasına göre, Papara Elektronik Para A.Ş.’nin yasa dışı bahis ve kumar suçlarının finansmanında kilit bir rol üstlendiği tespit edildi. İstanbul merkezli operasyon sabah saat 05.00 sularında başlatıldı. 13 şüpheliye yönelik eş zamanlı arama, gözaltı ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.
Papara ile ilişkili olduğu tespit edilen başta PPR Holding Anonim Şirketi olmak üzere toplam 8 şirketin yanı sıra, örgüt üyelerine ait olduğu belirlenen 74 araç, 7 daire ve villa, 3 kiralık kasa, 5 tekne ve bir yata da el konuldu. El konulan şirketlere İstanbul nöbetçi sulh ceza hakimliği kararıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atandı.
Soruşturmada örgüt lideri olarak Ahmet Faruk Karslı’nın ismi öne çıkıyor. Karslı’nın sahibi olduğu Papara Elektronik Para A.Ş.’nin, 2016 yılından itibaren elektronik para kuruluşu olarak faaliyet izni aldığı ve yasa dışı bahis para trafiğinde aktif rol oynadığı değerlendiriliyor. Başsavcılık açıklamasında, yasa dışı bahis örgütlerinin para transferlerinin Papara üzerinden yapıldığı, her bir işlemden ücret tahsil edildiği ve bu sistemin bahis faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini kolaylaştırdığı bilgisi yer aldı.
Yapılan açıklamalarda ayrıca, Papara nezdindeki hesaplar üzerinden yapılan transferlerin kripto para borsalarıyla bağlantılı olduğu, işlemlerin zamanında denetlenmemesi nedeniyle bahis organizasyonlarının kesintiye uğramadığı ve bu yolla ciddi gelir elde edildiği belirtildi. El koyma işlemleriyle birlikte soruşturmanın mali boyutuna ilişkin derinlemesine incelemelerin sürdüğü aktarıldı.
Gözaltına alınan 13 şüphelinin işlemleri devam ederken, şirketlerin mali yapılarının incelenmesi ve yasa dışı finansal akışların detaylandırılması için TMSF’nin kayyumluk görevine başladığı bildirildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklama şu şekilde;
Cumhuriyet Başsavcılığımızca 7258 Sayılı Kanuna Muhalefet. Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Kurulan Örgüte Üye Olma, Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama suçları kapsamında yürütülmekte olan soruşturmaya esas olmak üzere; Mevcut soruşturma dosyasında örgüt liderliğini Papara isimli ödeme kuruluşunun sahibi olan Ahmed Faruk KARSLI isimli şahsın yaptığı, bahse konu şahsın Papara Elektronik Para A.Ş. ile 2016 yılından itibaren elektronik para kuruluşu olarak faaliyet izni aldığı ve Papara Elektronik Para A.Ş. hakkında yasa dışı bahis para trafiğine ön ayak olduğu ve yasa dışı bahis örgütlerinin para transferlerini Papara isimli elektronik para ve ödeme hizmetleri üzerinden gerçekleştirdiğine yönelik değerlendirmelerin bulunduğu, Papara Elektronik Para A.Ş. nezdindeki hesapların yapılan kripto borsaları ve yasa dışı bahisle ilgili her bir transfer aşamasında ücret tahsil edilebildiği ve bu hesaplarla ilgili incelemenin sonradan yapılmasının bahis işlemlerini aksatmadığı gibi kuruluşun bahsi geçen işlemlerde gelir kazanmasını da sağladığı tespit edilmiştir.
Samsung Electronics, çip paketleme teknolojisinde radikal bir değişikliğe hazırlanıyor. Şirketin 2028 yılı itibarıyla, geleneksel silikon tabanlı ara katmanlar yerine cam tabanlı ara katmanlara geçiş yapacağı belirtildi. Bu dönüşüm, özellikle yapay zeka çiplerinin performansını artırmak ve üretim maliyetlerini düşürmek açısından kritik öneme sahip olacak.
Samsung, çiplerinde silikon yerine cam kullanabilir
Çip üretiminde kullanılan ara katmanlar, özellikle yüksek bant genişliğine sahip belleklerin (HBM) GPU’larla birleştirildiği 2.5D paketleme teknolojisinde önemli rol oynuyor. Şimdiye kadar bu alanda ağırlıklı olarak silikon kullanılıyordu.
Ancak silikon interpozerler, yüksek üretim maliyeti ve sınırlı üretim esnekliği gibi dezavantajlar barındırıyor. Samsung’un da bu nedenle cam tabanlı çözümlere yöneldiği belirtiliyor. Cam; ultra-ince devre yapıları için daha fazla hassasiyet sunarken, stabilitesi ve düşük üretim maliyetiyle öne çıkıyor.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Bu özellikler, büyük veri merkezleri ve yoğun yapay zeka işlem gücü gerektiren uygulamalar için geliştirilen yeni nesil çiplerin üretiminde önemli avantajlar sağlıyor. Cam alt tabakalar hem daha yüksek yoğunluklu devre tasarımına imkan tanıyor, hem de termal genleşmeye karşı çok daha dayanıklı.
Sektörde cam ara katmanlara olan ilgi giderek artarken, Samsung’un bu alanda kendi yolunu çizdiği görülüyor. Birçok üretici büyük boyutlu cam paneller (510×515 mm) üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Ancak Samsung daha kompakt ölçülerde, 100×100 mm’nin altındaki cam birimlerine odaklanmış durumda.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Apple, yaklaşık 200 milyon dolarlık bütçeyle hayata geçirdiği Fountain of Youth filmiyle büyük eleştiri alıyor. Ünlü yönetmen Guy Ritchie’nin kamera arkasında yer aldığı yapım, 2025’in en dikkat çeken Apple TV+ projelerinden biri olmuştu. Ancak filmin hem eleştirmenlerden hem de izleyicilerden aldığı düşük puanlar, Apple’ın bu projeden beklediği karşılığı alamadığını gösteriyor.
Yeni Apple TV+ yapımı büyük eleştiri aldı
John Krasinski, Natalie Portman ve Eiza Gonzalez’in başrollerini paylaştığı film, uzun süredir görüşmeyen iki kardeşin efsanevi Gençlik Pınarı’nı arayışını konu alıyor. Tarihi kaynaklardaki ipuçlarını takip eden kardeşlerin hikayesi, onları dünyanın farklı köşelerine uzanan bir maceraya sürüklüyor.
Modern Indiana Jones tarzında kurgulanan bu hikaye, gişe potansiyeli taşıyan büyük prodüksiyonlara benzer şekilde tasarlandı. Fakat yapımın pazarlama sürecinde sinema salonlarında izleyiciyle buluşturulmaması dikkat çekti. Apple, filmi yalnızca Apple TV+ üzerinden yayınladı.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Rotten Tomatoes’ta %37’lik eleştirmen puanı alan film, MetaCritic’te de 41 puanla karşılandı. İzleyici yorumları da olumsuz görünüyor. Rotten Tomatoes üzerindeki izleyici puanı %44’e kadar gerilemiş durumda.
Film eleştirmenleri, hikayenin yeterince derinlik sunmadığını ve karakter gelişimlerinin zayıf kaldığını belirtiyor. Apple’ın filmi doğrudan dijital platformda yayınlama kararı ise, platformun sınırlı abone sayısı göz önünde bulundurulduğunda; yapımın geniş kitlelere ulaşma şansını azaltan bir faktör oldu.
Peki siz bu film hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.