Soğuk savaş teknolojileri neler? Casus uydular ve gizli projeler gerçek mi?

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından başlayan ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasına kadar süren Soğuk Savaş dönemi, askeri ve teknolojik rekabetin zirveye ulaştığı bir dönem oldu. ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki bu karşılıklı güç gösterisi, hiçbir zaman doğrudan sıcak çatışmaya dönüşmedi ancak teknolojik gelişmeler açısından insanlık tarihinin en verimli dönemlerinden biriydi. Soğuk Savaş yıllarında geliştirilen birçok teknoloji, bugün günlük hayatımızın bir parçası haline geldi.

Soğuk savaş teknolojileri neler?

Soğuk Savaş’ın en belirgin özelliklerinden biri, her iki süper gücün de birbirini sürekli izleme ve bilgi toplama çabasıydı. Bu rekabet, casus uydular, dinleme sistemleri ve gizli istihbarat projelerinin geliştirilmesine yol açtı. Evet, casus uydular ve gizli projeler kesinlikle gerçekti ve bu teknolojilerin birçoğu hala aktif olarak kullanılıyor.

Soğuk Savaş döneminde uzay yarışı, teknolojik üstünlük mücadelesinin en görünür alanlarından biriydi. 1957’de Sovyetler Birliği’nin Sputnik’i uzaya fırlatması, ABD’de şok etkisi yarattı ve uzay çalışmalarının hızlanmasına neden oldu. Bu yarış, 1969’da ABD’nin Ay’a insan göndermesiyle doruk noktasına ulaştı. Ancak kamuoyunun gözü önünde gerçekleşen bu gelişmelerin arkasında, çok daha gizli projeler yürütülüyordu.

CORONA projesi, ABD’nin ilk casus uydu programıydı. 1960’ların başında başlatılan bu program, kodadı “Discoverer” olan uydular kullanarak Sovyetler Birliği üzerinde yüksek çözünürlüklü fotoğraflar çekmeyi amaçlıyordu.

Bu uydular, fotoğraf filmlerini içeren kapsülleri atmosfere geri gönderiyor, bu kapsüller paraşütle yavaşlatıldıktan sonra havada özel donanımlı uçaklar tarafından yakalanıyordu. CORONA programı 1972’ye kadar sürdü ve bu süre zarfında 800.000’den fazla yüksek çözünürlüklü görüntü elde edildi.

Sovyetler Birliği de boş durmuyordu. Zenit serisindeki casus uydularıyla benzer görevler yürütüyordu. Bu uydular da film bazlı sistemler kullanıyor ve filmleri kapsüllerle Dünya’ya geri gönderiyordu. Daha sonra her iki süper güç de dijital teknolojiye geçerek, görüntüleri radyo sinyalleriyle iletebilen daha gelişmiş uydular geliştirdi.

Soğuk Savaş döneminin en ünlü casus uçağı U-2’ydi. Bu uçak, çok yüksek irtifada (70.000 feet ve üzeri) uçabilecek şekilde tasarlanmıştı ve Sovyet hava sahasında gizli keşif görevleri yapıyordu. Ancak 1960’da Gary Powers’ın kullandığı bir U-2’nin Sovyet hava savunma sistemleri tarafından düşürülmesi, büyük bir diplomatik krize yol açtı. Bu olay, daha güvenli istihbarat toplama yöntemlerinin geliştirilmesini hızlandırdı.

SR-71 Blackbird, U-2’nin düşürülmesinden sonra geliştirilen süpersonik bir keşif uçağıydı. Mach 3+ (saatte 3.500 km’den fazla) hızlara ulaşabilen bu uçak, neredeyse hiçbir hava savunma sistemi tarafından vurulamayacak kadar hızlıydı. SR-71’in gövdesi, yüksek hızlarda oluşan ısıyı dağıtmak için özel titanyum alaşımlarından yapılmıştı.

Denizaltılar, Soğuk Savaş’ın görünmez savaşçılarıydı. Nükleer güçle çalışan denizaltılar, aylarca su altında kalabiliyordu ve balistik füzelerle donatılmıştı. Bu “nükleer üçleme” stratejisinin (kara, hava ve deniz bazlı nükleer silahlar) önemli bir ayağıydı ve karşılıklı yok oluş dengesinin (MAD – Mutual Assured Destruction) temeliniydi. Sovyetler Birliği’nin Typhoon sınıfı ve ABD’nin Ohio sınıfı denizaltıları, dünya tarihinin en büyük ve en ölümcül silah sistemleri arasındaydı.

SOSUS (Sound Surveillance System), ABD’nin okyanus tabanına yerleştirdiği gizli bir sonar ağıydı. Bu sistem, Sovyet denizaltılarının hareketlerini izlemek için kullanılıyordu. Hidrofonlar (su altı mikrofonları) kullanarak, denizaltıların çıkardığı sesleri tespit edebiliyordu. Bu teknoloji, deniz altındaki “gizli savaş”ın önemli bir bileşeniydi.

İstihbarat toplama sadece görüntü ve sesle sınırlı değildi. SIGINT (Sinyal İstihbaratı), elektronik iletişimin dinlenmesi ve analiz edilmesini içeriyordu. NSA’nın (Ulusal Güvenlik Ajansı) ECHELON sistemi, dünya çapındaki iletişimi izlemek için tasarlanmış küresel bir ağdı. Benzer şekilde, Sovyetler Birliği’nin FAPSI adlı istihbarat teşkilatı da benzer görevler yürütüyordu.

Gizli projeler sadece istihbarat toplamakla sınırlı değildi. Her iki süper güç de ileri teknoloji silah sistemleri geliştirmek için gizli programlar yürütüyordu. ABD’nin DARPA (Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı) tarafından yürütülen projeleri bunun örneklerinden biriydi. ARPANET projesi, bugünkü internetin öncüsüydü ve başlangıçta askeri iletişimi güvence altına almak için tasarlanmıştı.

“Yıldız Savaşları” olarak da bilinen Stratejik Savunma Girişimi (SDI), Reagan yönetimi tarafından 1983’te başlatılan iddialı bir programdı. Bu program, uzaydan Sovyet nükleer füzelerini lazerler ve diğer gelişmiş silahlarla yok etmeyi amaçlıyordu. Teknik olarak mümkün olup olmadığı tartışmalı olsa da, Sovyetler Birliği bu programa ayak uydurmak için büyük kaynaklar ayırmak zorunda kaldı.

Soğuk Savaş döneminde psikolojik operasyonlar ve dezenformasyon da önemli stratejik araçlardı. CIA’nın MKUltra projesi, zihin kontrolü ve davranış değiştirme tekniklerini araştıran tartışmalı bir programdı. LSD gibi psikedelik ilaçların kullanıldığı bu program, daha sonra kamuoyuna açıklandığında büyük tepki topladı.

Stealth (görünmezlik) teknolojisi, Soğuk Savaş’ın son dönemlerinde geliştirilen en önemli askeri yeniliklerden biriydi. F-117 Nighthawk ve B-2 Spirit bombardıman uçağı gibi görünmezlik özellikli uçaklar, radar sinyallerini dağıtacak ve emecek şekilde tasarlanmıştı. Bu teknoloji, düşman hava savunma sistemlerini atlatmak için hayati öneme sahipti.

Nükleer silahlar, Soğuk Savaş’ın en tanımlayıcı özelliğiydi. Her iki süper güç de binlerce nükleer başlık üretti ve bunları kıtalararası balistik füzeler, bombardıman uçakları ve denizaltılarla konuşlandırdı. Hidrojen bombası gibi termonükleer silahlar, Hiroşima’ya atılan bombadan yüzlerce kat daha güçlüydü.

Soğuk Savaş döneminde geliştirilen bazı teknolojiler, daha sonra sivil kullanıma uyarlandı. GPS (Küresel Konumlandırma Sistemi) başlangıçta askeri amaçlarla geliştirilen bir teknolojiydi. İnternet, daha önce belirtildiği gibi ARPANET projesinden evrildi. Mikrodalga fırınlar, radar teknolojisinin bir yan ürünüydü. Jet motorları, uzay teknolojisi ve daha birçok modern teknoloji, Soğuk Savaş rekabeti sayesinde büyük ilerleme kaydetti.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla resmen sona eren Soğuk Savaş, teknolojik gelişmeler açısından insanlık tarihinin en yoğun dönemlerinden biriydi. Bu dönemde geliştirilen teknolojiler, modern dünyayı şekillendirmeye devam ediyor. Casus uydular, gizli istihbarat programları ve ileri teknoloji silah sistemleri, Soğuk Savaş’ın mirası olarak bugün de varlığını sürdürüyor.

Epic Games Store, Mega İndirimler ile karşımızda! Büyük fırsatlar

Epic Games Store, 2025 yılının en büyük kampanyalarından biri olan “Mega İndirimler” dönemini başlattı. 15 Mayıs itibarıyla başlayan indirim kampanyası, 12 Haziran’a kadar devam edecek. Oyuncular bu sayede, birçok popüler oyunu yüzde 90’a varan indirimlerle satın alma imkanı bulacak.

Epic Games Store, Mega İndirimler ile geliyor

Kampanya kapsamında Epic Games, oyunseverlere yalnızca büyük indirimler değil; aynı zamanda ödüllü alışveriş fırsatları da sunuyor. 31 Ağustos 2025’e kadar Epic’in kendi ödeme sistemini kullanarak yapılan alışverişlerde, “Epic Ödülleri” oranı %5’ten %20’ye çıkarıldı. Bu sistem, kullanıcıların her alışverişten ek indirim ve avantaj kazanmasına olanak tanıyor.

Kampanya kapsamında EA Sports FC 25’in fiyatı 2.599 TL’den 779 TL’ye düşerken, Cyberpunk 2077 999 TL yerine 399 TL’den satın alınabiliyor. GTA 5 1.049 TL’den 524 TL’ye düşerken, Hogwarts Legacy ise 2.099 TL yerine yine 524 TL’ye alınabilecek.

iOS 19, bataryayı yapay zeka ile optimize edecek!

iOS 19, bataryayı yapay zeka ile optimize edecek!

Apple, iOS 19 sürümünde batarya kullanımını yapay zekayla iyileştirecek. Bu gelişme, iPhone kullanıcılarını oldukça sevindirdi.

Bu büyük yapımların yanı sıra Mafia serisi, Assassin’s Creed Origins, Mirage ve Odyssey gibi Ubisoft imzalı oyunlar ile Far Cry serilerinde de kapsamlı indirimler uygulanmış durumda. Epic Games’in Mega İndirim kampanyası, oyun kütüphanesini uygun fiyatlarla büyütmek isteyen oyuncular için önemli bir fırsat olabilir.

Kampanyanın 12 Haziran’a kadar devam edeceğini yeniden hatırlatalım. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Oyun Adıİndirimli Fiyatİndirim Oranı
GTA 5524,50 TL%50
Hogwarts Legacy524,75 TL%75
Red Dead Redemption 2574,75 TL%75
UNCHARTED™: Hırsızlar Mirası Koleksiyonu359,60 TL%60
Ghost of Tsushima YÖNETMENİN SÜRÜMÜ1.004 TL%33
Prince of Persia: The Lost Crown499,50 TL%50
Cyberpunk 2077399,60 TL%60
Shadow of the Tomb Raider: Definitive Edition32,80 TL%80
God of War359,60 TL%60
Marvel’s Spider-Man Remastered549,50 TL%50
The Last of Us Part 1549,50 TL%50
Assassin’s Creed Origins224,85 TL%85
Assassin’s Creed Odyssey299,80 TL%80
Assassin’s Creed Valhalla374,75 TL%75
Assassin’s Creed Mirage499,60 TL%60
Alan Wake 2 Deluxe Edition511,20 TL%60
Alan Wake Remastered7,35 TL%85
Watch Dogs 2187,35 TL%85
Mafia: Definitive Edition38,85 TL%85
Kingdom Come: Deliverance93,55 TL%75
Europa Universalis IV69,90 TL%90
Sid Meier’s Civilization VI149,90 TL%90
Mafia II: Definitive Edition39,80 TL%80
Mafia: Trilogy74,80 TL%80
EA Sports FC 25779,99 TL%70
Far Cry 6374,75 TL%75
Far Cry Primal312,25 TL%75
Far Cry 4149,80 TL%80

İlk İHA kullanımı ne zaman gerçekleşti?

İnsansız Hava Araçları (İHA) günümüzde askeri operasyonlardan tarıma, kargo taşımacılığından fotoğrafçılığa kadar birçok alanda yaygın olarak kullanılıyor. Ancak bu teknolojinin kökleri sanıldığından çok daha eskiye dayanıyor. İlk İHA kullanımı, bildiğimiz modern dronlardan çok daha önce gerçekleşti ve bu teknolojinin gelişim hikâyesi insanlığın havacılık tarihiyle paralel ilerliyor.

İlk İHA ne zaman kullanıldı?

İlk İHA kullanımı aslında 19. yüzyılın sonlarına kadar uzanıyor. 1849’da Avusturya ordusu, Venedik şehrini bombalamak için insansız sıcak hava balonları kullandı. Bu balonlar, rüzgarın yönüne bağlı olarak şehrin üzerine taşınan ve zamanlayıcılarla bırakılan patlayıcılarla donatılmıştı. Bu ilkel sistemler, bugünkü anlamda tam olarak kontrol edilebilir olmasa da, ilk uzaktan kumanda edilmeyen İHA’lar olarak kabul edilebilir.

Gerçek anlamda kontrol edilebilir ilk İHA kullanımı ise I. Dünya Savaşı sırasında gerçekleşti. 1916’da ABD’li mucit Archibald Low, “Aerial Target” adı verilen radyo kontrollü bir uçak geliştirdi. Bu uçak, düşman uçaklarını vurmak için tasarlanmıştı ancak savaş sırasında operasyonel olarak kullanılmadı.

Aynı dönemde ABD donanması, Charles Kettering tarafından geliştirilen “Kettering Bug” adlı insansız bir hava torpidosu üzerinde çalışıyordu. Bu araç, önceden belirlenmiş bir mesafeyi uçtuktan sonra motoru duruyor ve hedefe düşüyordu.

İHA teknolojisinde önemli atılımlar II. Dünya Savaşı sırasında yaşandı. Almanlar, V-1 füzelerini geliştirdi. Bu füzeler, otopilot sistemiyle uçabilen ve önceden programlanmış hedeflere ulaşabilen insansız hava araçlarıydı. ABD ise “Interstate TDR” adlı insansız bombardıman uçaklarını geliştirdi. Bu uçaklar, bir kontrol uçağından yönlendirilebiliyordu ve Pasifik cephesinde sınırlı sayıda görevde kullanıldı.

Soğuk Savaş dönemi, İHA teknolojisinin hızla geliştiği bir dönem oldu. ABD’nin U-2 casus uçaklarının Sovyetler Birliği tarafından düşürülmesi sonrasında, insansız keşif uçaklarına olan ilgi arttı. 1960’larda ABD, Vietnam Savaşı sırasında “Lightning Bug” adı verilen keşif dronları kullandı. Bu dronlar, düşman bölgeleri üzerinde uçarak fotoğraf çekiyor ve istihbarat topluyordu.

İsrail’in İHA teknolojisine katkısı da önemlidir. 1973 Yom Kippur Savaşı sonrasında İsrail, küçük ve çevik İHA’lar geliştirmeye başladı. 1982’de Lübnan Savaşı sırasında İsrail, Scout adlı İHA’ları keşif ve gözetleme amacıyla kullandı. Bu İHA’lar, Suriye hava savunma sistemlerinin yerlerini tespit etmede ve hedef göstermede etkili oldu.

Modern anlamda İHA kullanımının yaygınlaşması 1990’larda gerçekleşti. ABD’nin geliştirdiği RQ-1 Predator, Balkan savaşları sırasında keşif amacıyla kullanıldı. 2001’de bu İHA’lar silahlandırıldı ve MQ-1 Predator adını aldı. Bu dronlar, Afganistan ve Irak’taki operasyonlarda yoğun olarak kullanıldı.

Sivil alanda İHA kullanımı ise 2000’li yılların başında başladı. Küçük ve uygun fiyatlı dronların piyasaya sürülmesi, bu teknolojinin hobiciler ve profesyoneller tarafından benimsenmesini sağladı. 2006’da Federal Havacılık İdaresi (FAA), sivil İHA’ların ABD hava sahasında uçuşuna izin veren ilk ticari sertifikayı verdi. Bu, ticari drone endüstrisinin başlangıcı oldu.

2010’lu yıllar, İHA teknolojisinin patlama yaşadığı bir dönem oldu. DJI gibi şirketler, kullanımı kolay ve uygun fiyatlı dronları piyasaya sürdü. Bu dronlar, fotoğrafçılık, videografi, altyapı denetimi, arama-kurtarma operasyonları ve daha birçok alanda kullanılmaya başlandı. Amazon ve Google gibi şirketler, drone ile teslimat hizmetleri üzerinde çalışmaya başladı.

Günümüzde İHA’lar, askeri alanda keşif, gözetleme, istihbarat toplama ve hassas vuruş kapasiteleriyle önemli bir güç çarpanı haline geldi. Sivil alanda ise tarımda ürün izleme ve ilaçlama, altyapı denetimi, film ve fotoğraf çekimi, kargo taşımacılığı, arama-kurtarma operasyonları ve hatta drone yarışları gibi birçok alanda kullanılıyor.

İHA teknolojisinin geleceği, daha otonom sistemlere doğru ilerliyor. Yapay zeka ve makine öğrenmesi teknolojilerinin gelişmesiyle, dronlar daha akıllı ve bağımsız hale geliyor. Sürü drone teknolojisi, yüzlerce veya binlerce dronun koordineli şekilde hareket etmesini sağlayarak, karmaşık görevleri yerine getirebilecek sistemlerin önünü açıyor.

İlk İHA kullanımından günümüze, bu teknoloji inanılmaz bir gelişim gösterdi. Basit, radyo kontrollü uçaklardan, yapay zeka destekli otonom sistemlere uzanan bu yolculuk, insanlığın teknolojik yaratıcılığının bir göstergesi.

Gelecekte İHA’ların hayatımızdaki rolünün daha da artacağı ve yeni kullanım alanlarıyla karşımıza çıkacağı kesin. Ancak bu teknolojinin etik ve yasal çerçevesinin de geliştirilmesi, güvenli ve sorumlu bir şekilde kullanılmasını sağlamak için büyük önem taşıyor.

iPhone SIM kilidi kaldırma nasıl yapılır?

Akıllı telefonlar yıllardır SIM kilidi (PIN kodu) ile kullanıcılara bir güvenlik katmanı sunuyor. Tuşlu telefonlardan bu yana hayatımızda olan SIM kilidinin unutulması durumunda ise SIM kartını kullanmak mümkün olmuyor. Peki iPhone için SIM kilidi (SIM PIN) kaldırma işlemi nasıl yapılır? İşte adım adım anlatım…

iPhone için SIM kilidi (SIM PIN) devre dışı bırakma – Adım adım

eSIM ve iSIM gibi teknolojiler hayatımıza girmiş olsa da, birçok kullanıcı hala fiziksel SIM kartlarını tercih ediyor. Arama yapmak ve internete erişmek için kullanılan SIM kartlarının güvenlik ihtiyacı ise yıllardır PIN veya PUK kodu ile gideriliyor.

iPhone

SIM PIN’i devre dışı bırakmanın iPhone’u yetkisiz kullanıma karşı savunmasız hale getirebileceğini unutmamak lazım. Her ne kadar telefon kullanımında kolaylık sağlasa da, bir güvenlik aşamasını devre dışı bıraktığını belirtmek gerekiyor. Bu nedenle, parola veya Face ID gibi başka yöntemlerle cihazınızı korumanızı tavsiye ediyoruz.

Hangisi daha sağlam? S23 Ultra mı yoksa iPhone 14 Pro Max mi?

Hangisi daha sağlam? S23 Ultra mı yoksa iPhone 14 Pro Max mi?

Yapılan drop test (düşürme testi) sonuçlarına göre iPhone 14 Pro Max karşısında Samsung S23 Ultra daha dayanıklı çıktı. İşte detaylar...

iPhone ve Android cihazlarda SIM kart kilidini kapatmak istiyorsanız, izlemeniz gereken birkaç basit adım var. Aşağıdaki yöntemi takip ederek SIM PIN’i devre dışı bırakabilirsiniz:

  • Adım 1: iPhone’da Ayarlar uygulamasını açın.
  • Adım 2:Hücresel” üzerine dokunun.
  • Adım 3: Alt menüde yer alan “SIM PIN” öğesini seçin. Açılan ekranda SIM PIN butonunu devre dışı bırakın.
  • Adım 4: SIM kilidini kaldırma onayı için SIM PIN‘i girin.
iPhone SIM PIN kaldırma

SIM kilidini hatırlamıyorum, ne yapmalıyım?

SIM PIN numarasını hatırlamıyorsanız, operatörünüze başvurmanız veya PUK kodunu kullanmanız gerekebilir. Ayrıca isteğinize bağlı olarak SIM PIN ekranında kilit numarasını da değiştirebilir ve güvenlik adımını açık tutabilirsiniz.

Apple’ın sayfasında yer alan uyarıya göre, SIM PIN’inizi tahmin etmeye çalışmanız doğru değil. Yanlış tahmin sonucunda SIM kartınız kalıcı olarak kilitlenebilir ve yeni bir SIM kart almanız gerekebilir. Ayrıca iPhone’u SIM kartsız kullanmanız gerekir.

Yeni Opel Frontera Türkiye’ye geldi! İşte özellikleri

Opel’in B-SUV segmentindeki yeni temsilcisi Frontera, Türkiye’de satışa sunuldu. Geçtiğimiz yıl İstanbul’da global lansmanı yapılan model, Crossland’in yerini alacak. Elektrikli ve hafif hibrit motor seçeneklerine sahip olan yeni Frontera; tasarımı ve teknik detaylarıyla dikkat çekiyor.

Yeni Opel Frontera Türkiye pazarında

Yeni Frontera’nın elektrikli versiyonu, yalnızca GS donanım seviyesiyle satışa çıktı. Bu versiyonda 83 kW (113 hp) güç üreten bir elektrik motoru bulunuyor. Araca güç sağlayan LFP tipi bataryanın net kapasitesi ise 44 kWsa olarak açıklandı.

WLTP ölçümlerine göre karma kullanımda 305 kilometreye kadar menzil sunan modelin, maksimum hızı 140 km/s ile sınırlandırılmış. 0’dan 100 km/s hıza ulaşması da 12,1 saniye sürüyor. Batarya, DC hızlı şarj istasyonlarında yalnızca 26 dakikada yüzde 20’den yüzde 80’e kadar şarj edilebiliyor.

Frontera’nın hibrit versiyonu ise 48 volt mimariye sahip bir sistemle çalışıyor. Turboşarjlı 1.2 litrelik benzinli motor, 100 kW (136 hp) güç üretiyor ve buna 21 kW (28 hp) elektrik motoru eşlik ediyor. Elektrikli 6 ileri çift kavramalı şanzımanla kombine edilen sistem, 230 Nm maksimum tork sağlıyor. Hibrit Frontera 0’dan 100 km/s hıza 9 saniyede ulaşırken, maksimum hız 190 km/s olarak belirtilmiş.

iOS 19, bataryayı yapay zeka ile optimize edecek!

iOS 19, bataryayı yapay zeka ile optimize edecek!

Apple, iOS 19 sürümünde batarya kullanımını yapay zekayla iyileştirecek. Bu gelişme, iPhone kullanıcılarını oldukça sevindirdi.

Yeni Frontera; 4.380 mm uzunluk, 1.795 mm genişlik ve 1.627 mm yükseklik ölçüleriyle segmenti için ferah bir yaşam alanı sunuyor. Arka koltuklar dik konumdayken 460 litrenin üzerinde bagaj hacmi sağlayan araç, koltuklar yatırıldığında 1.600 litreye kadar yükleme kapasitesi sağlıyor.

Standart donanım paketinde 16 inç çelik jantlar, 10 inçlik gösterge ve multimedya ekranları, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto desteği, manuel klima, yağmur sensörü, Eco LED farlar, arka park sensörü, 130 derece geri görüş kamerası, şerit takip yardımı, aktif güvenlik freni, sürücü dikkat uyarısı ve çarpışma riski uyarısı gibi özellikler bulunuyor.

Opel Frontera Elektrik GS versiyonu 1.345.000 TL, Frontera Hybrid Edition 1.680.000 TL ve Frontera Hybrid GS versiyonu 1.780.000 TL başlangıç fiyatıyla satışa sunuluyor. Peki siz bu araç hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Güncelleme desteği biten Xiaomi modelleri – Güncel liste!

Akıllı telefon sektöründeki rekabet hız kesmeden devam ederken, markalar arasındaki yazılım desteği yarışı da giderek daha önemli hale geliyor. Samsung, amiral gemisi modellerine 7 yıl, orta segment cihazlarına ise 6 yıl yazılım desteği sunarak bu alanda güçlü bir konum elde etti. Peki, Xiaomi’nin yazılım güncellemeleri nasıl? İşte yazılım desteği sona eren Xiaomi modelleri!

Xiaomi, akıllı telefonlarına genellikle 3-4 yıl boyunca yazılım desteği sunarak güvenlik güncellemeleri ve sistem iyileştirmeleri sağlıyor. Ancak destek süresi sona eren modeller şirketin resmi web sitesinde yer alan EOL (End of Life – Hayat Sonu) listesine ekleniyor. Bu listeye giren cihazlar istisnai durumlar dışında artık yazılım güncellemesi almıyor.

Güncelleme desteği biten Xiaomi modelleri

İşte güncelleme desteği biten Xiaomi modelleri;

Xiaomi

  1. Mi 1
  2. Mi 2
  3. Mi 2A
  4. Mi 3
  5. Mi 4
  6. Mi 4S
  7. Mi 4C
  8. Mi 5
  9. Mi 5S
  10. Mi 5S Plus
  11. Mi 5C
  12. Mi 5X
  13. Mi 6
  14. Mi 6X
  15. Mi 8
  16. Mi 8 Lite
  17. Mi 8 SE
  18. Mi 8 UD
  19. Mi 8 Pro
  20. Mi 8 Explore Edition
  21. Mi 9
  22. Mi 9 Lite
  23. Mi 9 Pro 5G
  24. Mi 9T Pro
  25. Mi 9 SE
  26. Mi CC 9
  27. Mi CC 9e
  28. Mi CC 9 Pro
  29. Mi Note
  30. Mi Note 2
  31. Mi Note 3
  32. Mi Note Pro
  33. MIX
  34. MIX 2
  35. Mi MAX
  36. Mi MAX 2
  37. Mi MAX 3
  38. Mi A1
  39. Mi A2
  40. Mi A2 Lite
  41. Mi A3 (Android One)
  42. Mi Pad
  43. Mi Pad 2
  44. Mi Pad 3
  45. Mi Pad 4
  46. Mi Pad 4 Plus
  47. Mi MIX 2S
  48. Mi MIX 3
  49. Mi PLAY
  50. Mi Note 10
  51. Mi 10 Lite zoom (CN)
  52. Mi Note 10 Lite
  53. Mi 10T Pro
  54. Mi 10T
  55. Mi 10 lite 5G (TW)
  56. Mi 11 Lite (TR)
  57. Mi 11 Lite (RU)
  58. Mi 11 Lite (IN)
  59. Mi 11 Lite (EEA)
  60. Mi 11 Lite (Global)
  61. Mi 11 Lite (ID)
  62. Xiaomi MIX Fold (CN)
  63. Mi 10S (CN)
  64. Mi 10 Pro
  65. Mi 10
  66. Mi 10 Ultra
  67. Mi 11 Lite 5G (JP)
  68. MIX 4 (CN)
  69. Xiaomi Pad 5 Pro 5G (CN)
  70. Xiaomi Pad 5 Pro (CN)
  71. Xiaomi Civi (CN)
  72. Xiaomi 12X (EEA)
  73. Xiaomi 12X (RU)
  74. Xiaomi 12X (Global)
  75. Xiaomi 12X (TW)

Redmi

  1. Redmi 1
  2. Redmi 1S
  3. Redmi 2
  4. Redmi 2A
  5. Redmi 3
  6. Redmi 3S
  7. Redmi 3X
  8. Redmi 4
  9. Redmi 4X
  10. Redmi 4A
  11. Redmi 5
  12. Redmi 5 Plus
  13. Redmi 5A
  14. Redmi Note 1
  15. Redmi Note 1S
  16. Redmi Note 2
  17. Redmi Note 2 Pro
  18. Redmi Note 3
  19. Redmi Note 4
  20. Redmi Note 4X
  21. Redmi Note 5
  22. Redmi Note 5A
  23. Redmi Note 5 Pro
  24. Redmi Pro
  25. Redmi 6
  26. Redmi 6 Pro
  27. Redmi 6A
  28. Redmi Note 6 Pro
  29. Redmi S2
  30. Redmi Y2
  31. Redmi Go
  32. Redmi Note 7
  33. Redmi Note 7S
  34. Redmi Note 7 Pro
  35. Redmi K20
  36. Redmi 7
  37. Redmi Y3
  38. Redmi K20 Pro
  39. Redmi 7A
  40. Redmi 8
  41. Redmi Note 8 Pro
  42. Redmi Note 8T
  43. Redmi 8A
  44. Redmi 8A Dual
  45. Redmi K30
  46. Redmi K30 5G
  47. Redmi K30 5G Speed
  48. Redmi 10X (CN)
  49. Redmi 10X Pro (CN)
  50. Redmi Note 9
  51. Redmi 10X 4G (CN)
  52. Redmi 9A
  53. Redmi K30i 5G (CN)
  54. Redmi Note 10 5G (MX)
  55. Redmi 9C
  56. Redmi K30 Ultra (CN)
  57. Redmi 9
  58. Redmi 9 Prime (IN)
  59. Redmi 9C NFC
  60. Redmi K30S Ultra (CN)
  61. Redmi Note 9 Pro (ZA)
  62. Redmi Note 8
  63. Redmi Note 9 Pro (TW)
  64. Redmi Note 9T (RU)
  65. Redmi Note 9T (TR)
  66. Redmi Note 9T (EEA)
  67. Redmi 9T
  68. Redmi Note 9T (TW)
  69. Redmi Note 9T (Global)
  70. Redmi Note 10 Pro Max (Global)
  71. Redmi Note 10 Pro (Global)
  72. Redmi Go (RU)
  73. Redmi Note 10 Pro (TW)
  74. Redmi Note 10 Pro (RU)
  75. Redmi Note 10 Pro (TR)
  76. Redmi Note 10 Pro (ID)
  77. Redmi Note 10 Pro (EEA)
  78. Redmi Note 10 Pro (Global)
  79. Redmi Note 10 (TR)
  80. Redmi Note 10 5G (TW)
  81. Redmi Note 10T (RU)
  82. Redmi Note 8 (2021) (EEA)
  83. Redmi Note 10 5G (TR)
  84. Redmi Note 8 (2021) (RU)
  85. Redmi K40 (CN)
  86. Redmi Note 10 JE (JP)
  87. Redmi Note 10S (Global)
  88. Redmi Note 10 Lite (IN)
  89. Redmi Note 11T 5G (IN)

POCO

  1. POCO M4 Pro 5G (IN)
  2. POCO F1
  3. POCO PHONE F1
  4. POCO X2
  5. POCO F2 Pro (Global)
  6. POCO M2 Pro (IN)
  7. POCO X3 (IN)
  8. POCO X3 NFC (RU)
  9. POCO X3 NFC (ID)
  10. POCO X3 NFC (TR)
  11. POCO M3 (TW)
  12. POCO M3 (RU)
  13. POCO M3 (TR)
  14. POCO M3 (ID)
  15. POCO X3 Pro (TW)
  16. POCO X3 Pro (IN)
  17. POCO M3 Pro 5G (RU)
  18. POCO M3 Pro 5G (TR)
  19. POCO F3 GT (IN)
  20. POCO F3
  21. POCO C31 (IN)
  22. POCO X3 GT (ID)

LikeCard Türkiye pazarına giriş yaptı!

Global dijital kart pazaryerinin lider platformlarından LikeCard, bugün itibarıyla Türkiye’de resmi olarak hizmet vermeye başladı. Kullanıcılar artık iTunes, PlayStation, Netflix, PUBG, Valorant ve benzeri 3.000’den fazla oyun, eğlence ve alışveriş kartına Türk Lirası fiyatlarıyla, anında ulaşabilecek.

3.000’den fazla dijital kart artık Türk kullanıcılarla

LikeCard, Türk kullanıcılarının alışkın olduğu ödeme yöntemlerini de destekliyor. Papara, Iyzico, Türk Telekom, Turkcell, Visa, Mastercard, Troy ve kripto paralar gibi yaygın kullanılan ödeme kanallarıyla güvenli alışveriş imkanı sunuluyor.

  • 5 milyonu aşkın kullanıcı
  • Günde ortalama 85.000’den fazla işlem
  • 30.000+ iş ortağı ve 500+ API entegrasyonu sayesinde geniş dağıtım ağı

LikeCard Türkiye Ticari Direktörü Banu Sağcan, lansmanla ilgili şu açıklamada bulundu:

“Önceliğimiz güvenilirlik ve kullanıcıya değer sunmak. Ancak bunun ötesinde Türkiye’ye özel bir deneyim yaratmak için yerel içeriklere ve yeteneklere yatırım yapıyoruz.

2023 yılında İstanbul ofisimizi açarak bu lansmanın altyapısını oluşturduk. Bugün, yerel ödeme sistemleri, Türkçe müşteri desteği, oyun yayıncıları ve içerik üreticileriyle iş birlikleri yaparak LikeCard’ı Türkiye pazarına tamamen uyumlu hale getirdik.

Bu sadece bir başlangıç. Türkiye’nin dijital ekonomisine uzun vadeli bir bağlılıkla, oyuncular, içerik üreticileri ve perakendecilerle birlikte büyümeyi hedefliyoruz.”

Google I/O 2025’te yapay zeka çağında yeni bir sayfa açıldı

Google I/O 2025’te yapay zeka çağında yeni bir sayfa açıldı

Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.

LikeCard, Türkiye pazarındaki varlığını 13 Mayıs akşamı Rixos Tersane İstanbul’da düzenlediği özel bir lansman etkinliğiyle kutladı. Etkinlikte interaktif oyun alanları, DJ performansları, sürpriz ödüller, espor oyuncuları ve içerik üreticileriyle buluşma fırsatları yer aldı. Bu organizasyon, LikeCard’ın Türkiye’nin dinamik oyun ve dijital içerik dünyasına verdiği önemi gözler önüne serdi.

LikeCard’ın web sitesi, likecard.com adresinde Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki dil seçeneğiyle yayında. Ayrıca, LikeCard mobil uygulaması iOS ve Android cihazlar için indirilmeye hazır.

Huawei, yeni nesil MatePad Pro modelini tanıttı!

Huawei, uzun süredir beklenen yeni tableti MatePad Pro 12.2’yi resmen duyurdu. 2025 model cihaz, hem teknik donanımı hem de tasarım detaylarıyla öne çıkıyor. Lansmanı bugün yapılan tablet, PaperMatte adı verilen özel bir ekran teknolojisiyle geliyor.

Huawei, yeni MatePad Pro modelini duyurdu

MatePad Pro 12.2, adından da anlaşılacağı gibi 12.2 inç boyutunda bir ekranla karşımıza çıkacak. Bu ekran, OLED panele sahip ve 2.8K çözünürlük sunuyor. 2000 nit seviyesine ulaşan parlaklık değeri sayesinde dış ortamlarda da yüksek görünürlük sağlıyor.

Ayrıca, yansıma önleyici yapısıyla parlak ışık altında konforlu bir kullanım imkanı tanıyor. Ancak bu özellikler, yalnızca 12 GB RAM ve 512 GB depolama alanına sahip üst versiyonda bulunuyor. Diğer modellerde ise bu ekran teknolojisi yer almıyor.

Cihazın işlemcisi hakkında resmi bir açıklama yapılmasa da, daha önceki Huawei tabletlerinde olduğu gibi Kirin serisi bir çip tercih edildiği düşünülüyor. Tablet, 10.100 mAh kapasiteli büyük bir batarya taşıyor. Bu batarya 100W hızlı şarj desteğiyle birlikte geliyor. Yazılım tarafında ise, Huawei’nin kendi geliştirdiği HarmonyOS 4.3 sürümü yüklü olacak.

iOS 19, bataryayı yapay zeka ile optimize edecek!

iOS 19, bataryayı yapay zeka ile optimize edecek!

Apple, iOS 19 sürümünde batarya kullanımını yapay zekayla iyileştirecek. Bu gelişme, iPhone kullanıcılarını oldukça sevindirdi.

Arka bölümde 50 megapiksellik ve 4K video çekim desteği sunan bir ana kamera yer alıyor. Ön yüzde ise 8 megapiksel çözünürlüklü bir selfie kamerası bulunuyor. Parmak izi okuyucusu da cihazın yan tarafına konumlandırılmış.

Cihaz yalnızca 5.5 mm kalınlığında ve 508 gram ağırlığında. MatePad Pro 12.2, siyah ve yeşil olmak üzere iki farklı renk seçeneğiyle geliyor. Başlangıç fiyatı 920 dolar olarak belirlenen tabletin, PaperMatte ekranlı üst sürümü ise 1080 dolardan satışa çıkıyor.

Avrupa’daki ilk satışlar bugün başlarken, ürünün Türkiye fiyatı yaklaşık 30.000 TL olarak açıklandı. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Huawei MatePad Pro 12.2 Teknik Özellikleri

ÖzellikDetay
Ekran Boyutu12.2 inç
Ekran TeknolojisiOLED, PaperMatte (yalnızca üst modelde)
Ekran Çözünürlüğü2.8K
Parlaklık2000 nit
İşlemci(Resmi olarak açıklanmadı) Kirin serisi olması bekleniyor
RAM12 GB (üst model)
Depolama512 GB (üst model)
İşletim SistemiHarmonyOS 4.3
Arka Kamera50 MP, 4K video kaydı
Ön Kamera8 MP
Batarya Kapasitesi10.100 mAh
Şarj Desteği100W hızlı şarj
HoparlörDört hoparlörlü gelişmiş ses sistemi
BağlantıWi-Fi 7, Bluetooth 5.2
Parmak İzi OkuyucuYan tarafa konumlandırılmış
Kalınlık5.5 mm
Ağırlık508 gram
Renk SeçenekleriSiyah, Yeşil

Tesla Model Y Long Range arkadan çekiş Türkiye’de! İşte fiyatı

Tesla, yeni Model Y Long Range arkadan çekiş versiyonunun 21 Mayıs Çarşamba günü Türkiye’de ilk kez siparişe açılacağını duyurdu. Tesla’nın bugüne kadar ürettiği en uzun menzilli Model Y versiyonu olan bu yeni model tam 622 kilometre WLTP menzile sahip. Peki fiyatı ne kadar?

Model Y Long Range arkadan çekiş versiyonu, Türkiye’de 2 milyon 662 bin 783 TL satış fiyatı ile listelenecek. Yeni model, Tesla’nın mevcut standart menzilli arkadan çekişli versiyonu ile dört çeker performans versiyonu arasında konumlandırılıyor. Maksimum menzil kapasitesine sahip olan araç, aynı zamanda Tesla’nın geniş ve hızlı şarj ağı olan Supercharger istasyonlarıyla uyumlu çalışıyor.

tesla model y juniper

Almanya’daki Berlin-Brandenburg Gigafactory’de üretilen yeni Model Y, verimlilik, konfor ve güvenlik odaklı olarak yeniden tasarlandı. Dış ve iç tasarımda tamamen yenilenen yapı, yüksek kalite malzeme kullanımıyla öne çıkıyor.

https://shiftdelete.net/elektrik-giderse-sorun-yok-3-yil-elektrik-veren-konteynir-vlog

Yeni tasarım detayları arasında ön ve arka tam genişlikte aydınlatma barları, akustik camlar, 8 inç arka yolcu ekranı, eller serbest bagaj kapağı, kişiselleştirilebilir ortam aydınlatması ve ek ön görüş kamerası gibi donanımlar yer alıyor.

Türkiye’deki kullanıcılar için Mayıs ayı boyunca önceden yapılandırılmış araçlar Tesla’nın envanter sayfasında satışa sunulacak. Bu araçların teslimatları Haziran ayında başlayacak. Model Y Long Range Arkadan Çekiş için sipariş süreci 21 Mayıs saat 18.30’da başlayacak.

Model Y Standard Range Arkadan Çekiş versiyonunun siparişleri ise 22 Mayıs saat 18.30’da açılacak. Tesla’nın Türkiye’deki kullanıcıları, siparişlerini çevrimiçi olarak gerçekleştirebilecek. Envanter sayfası üzerinden yapılandırılmış araçlara ulaşmak mümkün olacak.

TÜİK açıkladı! İşte Türkiye’de en popüler otomobiller

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre otomobil fiyatlarında artış beklentisi satışları hızlandırdı. Nisan ayında toplam 191 bin 983 aracın trafiğe kaydı yapıldı. Verilere göre gri renk ve benzinli motor seçeneği tüketicilerin en çok tercih ettiği kombinasyon oldu.

Türkiye’de en çok tercih edilen otomobiller

Nisan ayında trafiğe kaydı yapılan araçların yüzde 43,5’ini motosikletler oluşturdu. Bunu yüzde 41,9 ile otomobiller, yüzde 9,0 ile kamyonetler takip etti. Kalan kısım ise yüzde 2,7 ile traktör, yüzde 1,7 ile kamyon, yüzde 0,8 ile minibüs, yüzde 0,3 ile otobüs ve yüzde 0,1 ile özel amaçlı taşıtlardan oluştu.

Marka tercihlerine bakıldığında Renault, Nisan ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 10,3’ünü oluşturarak liderliğini korudu. Bunu yüzde 8,1 ile Fiat ve yüzde 7,7 ile Toyota izledi. Diğer öne çıkan markalar arasında yüzde 7,2 ile Volkswagen, yüzde 6,8 ile Peugeot ve yüzde 5,7 ile Hyundai yer aldı.

Türkiye’deki organize sanayi bölgesi sayısı 368’e yükseldi

Türkiye’deki organize sanayi bölgesi sayısı 368’e yükseldi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Sinop’ta gerçekleştirilen açılış töreninde Türkiye’de OSB sayısının 368’e ulaştığını açıkladı.

Çinli elektrikli araç üreticisi BYD’nin yüzde 5,3’lük paya ulaşması dikkat çekti. Listenin devamında yüzde 4,6 ile Opel, yüzde 3,9 ile Skoda, yüzde 3,8 ile BMW ve yüzde 3,6 ile Chery geldi. Mercedes-Benz yüzde 3,5, Citroen yüzde 3,4, Ford yüzde 2,9 paya sahip oldu.

Audi, Nissan ve Kia eşit şekilde yüzde 2,4’lük paya ulaştı. Dacia yüzde 2,2, Mini yüzde 1,5 ve Volvo yüzde 1,3 pay elde etti. Diğer markalar ise toplam pazarın yüzde 10,9’unu oluşturdu.

İçten yanmalı motorlar Türkiye’de hala güçlü konumunu koruyor. Ocak-Nisan 2023 döneminde trafiğe kaydı yapılan 348 bin 374 aracın yakıt türlerine göre dağılımında, benzinli araçlar yüzde 48,1 ile ilk sırada yer aldı.

Hibrit araçlar yüzde 28,3 ile ikinci sırada gelirken, tamamen elektrikli araçların payı yüzde 13,1’e yükseldi. Dizel araçların payı yüzde 9,6’ya geriledi. LPG yakıtlı araçlar ise yüzde 0,9 ile en düşük paya sahip oldu.

Motor hacmi tercihlerinde, Ocak-Nisan döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 31,7’si 1300 cc ve altı motor hacmine sahip oldu. Bunu yüzde 24,9 ile 1401-1500 cc arası modeller izledi. 1501-1600 cc aralığındaki araçlar yüzde 11,2, 1301-1400 cc arası modeller ise yüzde 10,3’lük paya sahip oldu.

Daha yüksek motor hacimli araçlarda ise 1601-2000 cc arası yüzde 8,2, 2001 cc ve üzeri modeller ise sadece yüzde 0,6’lık bir paya sahip oldu. Bu veriler, Türkiye otomobil pazarında düşük ve orta hacimli motorlara olan talebin devam ettiğini gösterdi.

Renk tercihlerine bakıldığında gri renk, Ocak-Nisan döneminde trafiğe kaydı yapılan 348 bin 374 otomobilin yüzde 40,1’ini oluşturarak açık ara birinci sırada yer aldı. Beyaz renk yüzde 25,5 ile ikinci, siyah ise yüzde 12,5 ile üçüncü sırada geldi.

Mavi renkli araçlar yüzde 11,8’lik payla dördüncü sırada yer alırken, yeşil yüzde 4,6 ve kırmızı yüzde 4,1 oranında tercih edildi. Daha az tercih edilen renkler arasında kahverengi yüzde 0,6, sarı yüzde 0,5, turuncu yüzde 0,3 ve diğer renkler yüzde 0,1 olarak belirlendi.

Türkiye’deki organize sanayi bölgesi sayısı 368’e yükseldi

0

Sinop’ta, Avrupa Birliği destekli Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı aracılığıyla hayata geçirilen Su Ürünleri İşleme, Şoklama ve Depolama Tesisi’nin açılış töreninde konuşan Bakan Kacır, Giresun Şebinkarahisar OSB ve Gümüşhane Kelkit OSB’nin ilan edildiğini duyurdu. Bu iki yeni bölgeyle birlikte Türkiye genelindeki OSB sayısı 368’e çıktı.

Kacır, 2002 yılında 191 olan OSB sayısının 22 yıl içinde 368’e yükseldiğini belirtirken, bu süreçte üretimde aktif tesis sayısının 11 binden 60 bine çıktığını ifade etti. OSB’lerde istihdam edilen kişi sayısı da aynı dönemde 415 binden 2 milyon 700 bine ulaştı.

Bakan Kacır, organize sanayi bölgelerinin Türkiye genelinde üretim, istihdam ve kalkınma süreçlerinde kritik rol oynadığını vurguladı. OSB’lerin Anadolu’nun dört bir yanında kalkınmanın lokomotifi haline geldiğini belirten Kacır, Türkiye’nin bölgesel kalkınma hedefleri doğrultusunda bu yapıları daha da güçlendirmeye devam edeceklerini söyledi.

Kacır, önümüzdeki dönemde yerel kalkınmanın hız kazanacağını ve Türkiye’nin tüm şehirlerinin bu sürece dahil olacağını belirterek, terörden arındırılmış bölgelerde yatırım ve üretim faaliyetlerinin artacağına dikkat çekti.

Yeni ilan edilen Giresun Şebinkarahisar ve Gümüşhane Kelkit OSB’lerinin de bu kapsamda önemli bir katkı sunacağı öngörülüyor. Açılışı yapılan su ürünleri tesisi gibi yatırımlar ise bölgesel üretim kapasitesinin artırılması açısından örnek.

Dünyanın ilk internet fenomeni: İnternet Mahir kimdir?

Sosyal medya platformlarının hayatımıza girmesi ile internet dünyasında da ciddi bir kimlik değişimi yaşandı. Özellikle son dönemde Instagram, TikTok ve YouTube gibi uygulamalarda belirli bir üne ulaşmış, sosyal medya veya internet fenomeni olarak adlandırılan yerli yabancı binlerce kişi ortaya çıktı.

Bu kişiler isimlerini genellikle belirli bir sosyal medya platformu üzerinden büyük kitlelere duyururken, tarihte henüz bu tür uygulamaların esamesinin okunmadığı dönemlerde bir şekilde internet dünyasında büyük üne ulaşmış kişiler de bulunuyor. Hatta öyle biri var ki, ünü ülkemiz sınırlarını aştı ve 2000’li yıllara adeta damga vurdu. İşte dünyanın ilk fenomeni İnternet Mahir’in sıra dışı hayatı….

İnternet Mahir kimdir?

Günümüzde internet fenomeni olmak aslında sandığımız kadar kolay değil. Hatta internetin yeni yeni kullanılmaya başlandığı, sosyal medya uygulamalarının olmadığı ve sınırlı sayıda web sitesinin bulunduğu 90’lı yıllarda ise neredeyse imkansızdı. Ancak Mahir Çağrı adında İzmir’de yaşayan bir adam, 1999 yılında açtığı ‘’ikissyou.org’’ adlı kişisel web sitesi ile imkansızı başararak bir anda dünya gündemine oturmayı başardı.

İnternet Mahir kimdir?

Aslında web sitesinin çok fazla bir özelliği yoktu. Zaten o dönem, internet fenomeni diye bir kavram olmadığı için bu da fazlasıyla normaldi. Açtığı sitede ‘’I kiss you all’’ sloganı ile ziyaretçilerini karşılayan Mahir Çağrı, mütevazi İngilizcesi ile kendini tanıtıyor ve gündelik yaşamından belirli kesitler paylaşıyordu. Sitesinde kendini gazeteci, müzik ve beden eğitimi öğretmeni ve psikoloji alanında doktora yapmış bir kişi olarak tanıtan Mahir Çağrı, masa tenisi oynamayı da çok seviyordu.

Bitcoin kurucusu Satoshi Nakamoto aslında kim?

Bitcoin kurucusu Satoshi Nakamoto aslında kim?

En büyük kripto para konumunda olan Bitcoin'in kurucusu Satoshi Nakamoto aslında kim? Satoshi olduğu iddia edilen tüm kişileri derledik.

Mahir Çağrı’nın benimsediği bu konsept, daha önce hiç denenmediği için ülkemiz de dahil olmak üzere tüm dünyada fazlasıyla ilgi çekti. Ancak ülkemizde ona gelen tepkiler ilk etapta çok da olumlu değildi.

Eleştirilere kulak asmayan Mahir Çağrı’nın hayatı kısa bir süre sonra tamamen değişmeye başladı. Zira kurduğu web sitesini günlük 50 bin kişi ziyaret ediyordu. Aynı zamanda sitenin toplam ziyaretçi sayısı da birkaç ayda 3 milyonun üzerine çıkmıştı. Bu veriler o döneme göre o kadar fazlaydı ki Mahir Çağrı, 2001 yılında web sitesi en çok ziyaret edilen kişi olarak Guinness Dünya Rekorlar kitabına bile girmeyi başardı.

2000 yılında Forbes tarafından dünyanın en çok tanınan 100. kişisi seçildi

Ünü ülkemiz sınırlarını aşan Mahir Çağrı, internet fenomeni kavramını tüm dünyaya tanıtmış ve hayranlarından İnternet Mahir lakabını almıştı. İnternet Mahir’in ünü o kadar yayılmıştı ki, adına hayran kulüpleri açılmış ve hangi ülkede olursa olsun gittiği tüm yerlerde izdihama neden oluyordu.

Bunun üzerine ABD’li Forbes dergisi, 2000 yılında dünyanın en ünlü 100 isim listesine son sıradan İnternet Mahir’i de dahil etti. Bunun yanı sıra Yahoo’un 10. yıldönümünde internetin en önemli 100 olayı listesinde Mahir’in web sitesi kendine üçüncü sıradan yer buldu.

İnternet Mahir’in ilginç yanlarından biri de yurt dışına gittiği zamanlarda hayranlarının evinde kalmasıydı. Özellikle ABD’de onlarca medya kuruluşuna röportaj veren ve Talk show gibi ünlü programlara katılan Mahir, bu dönemlerde hep hayranlarının evinde kaldı.

İnternet Mahir’in birçok ünlü hayranı da vardı

internet mahir kimdir
İnternet Mahir kimdir?

Dünyaca ünlü müzisyenlerden film yıldızlarına kadar birçok ünlü, İnternet Mahir’in büyük bir hayranıydı. Bu ünlülerin başında ise şüphesiz 2016 yılında hayatını kaybeden David Bowie geliyordu. Bowie, İnternet Mahir’i o kadar çok seviyordu ki, katıldığı televizyon programlarında cebinden Mahir’in fotoğraflarını çıkarıyor ve taklidini yapıyordu. Bunun yanı sıra Julia Roberts, Meg Ryan gibi birçok ünlü de Mahir’in hayranları arasında yer alıyordu.

The Guardian, Borat filminin İnternet Mahir’den esinlenerek çekildiğini iddia etti

Başrollerinde ünlü oyuncu Sacha Baron Cohen ve Pamela Anderson gibi isimlerin bulunduğu Borat filmi, The Guardian’ın iddiasına göre İnternet Mahir’den esinlendi. Hatta Sacha Baron Cohen’in canlandırdığı Borat Sagdiyev karakterinin İngilizcesinin bozuk olması, takım elbise giymesi ve masa tenisi oynaması da bu iddiaları güçlendiriyordu.

Bunun üzerine kendisinden izinsiz taklidi yapıldığı nedeni ile yapım ekibine dava açacağını duyuran İnternet Mahir, bu kararından daha sonra bir şekilde vazgeçti.

internet mahir kimdir
İnternet Mahir kimdir?

Ancak yıllar geçtikçe internet kullanımı daha da yaygınlaştı ve Facebook ve Twitter gibi sosyal medya platformları da hayatımıza girdi. Bunun üzerine internet fenomeni ve sosyal ağ kavramlarını ilk kez dünyaya duyuran Mahir Çağrı da eski ihtişamlı yaşamından yavaş yavaş uzaklaşmaya başladı.

Özellikle yeni jenerasyonun büyük bir kısmı internet fenomenlerinin atası olarak nitelendirilen İnternet Mahir’i tanımıyor. Mahir, dünyaca ünlü olduğu dönemde bile ülkesinden istediği desteği alamadığını ve kendisinin sosyal medya platformlarının fikir babası olduğunu ifade ediyor. Aynı zamanda kendisine gereken destek verilseydi, Facebook ve Twitter’ı kuracak potansiyelde olduğunu ifade eden Mahir, günümüzde biraz daha mütevazi bir hayat yaşıyor.

İnternet Mahir’in ilk web sitesine buradan gidebilirsiniz.