İnternetin sivil kullanıma açılması: 1990’larda ne oldu?

1

İnternetin günlük hayatımızın merkezinde yer alması dünyayı kuşatan dijital ekonominin temelini oluşturması ve milyarlarca insanın günlük rutini haline gelmesi 1990’larda yaşanan devrimsel gelişmelerin doğrudan sonucu. İnternetin askeri ve akademik çevrelerden çıkıp sıradan insanların hayatına girişi teknoloji tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri oldu.

Tim Berners-Lee 1989’da CERN’de çalışırken hipermetin tabanlı bir bilgi paylaşım sistemi önerdi ve 1990’da ilk web tarayıcısını ve editörünü geliştirdi. 1991’de web yazılımını internet üzerinden halka açtı. İlk web sayfası info.cern.ch adresinde yayına başladı. Web, internet üzerinde bilgi paylaşmanın standart bir yolunu oluşturdu.

Berners-Lee bu teknolojiyi patentlememeyi ve ücretsiz olarak kullanıma sunmayı seçti. Bu karar da internetin hızla büyümesini ve yayılmasını sağlayan en önemli faktörlerden oldu. Web teknolojisinin özgür bırakılması yazılımcıların ve girişimcilerin bu platform üzerinde yenilikçi uygulamalar geliştirmesinin önünü açtı.

Türkiye, 2028 yılında resmen Ay’a gidecek!

Türkiye, 2028 yılında resmen Ay’a gidecek!

Türkiye, 2028 yılında resmen Ay'a gitmeye hazırlanıyor. Chang’e 8 misyonu kapsamında, önemli bulguların elde edilmesi hedefleniyor.

1993’te NCSA Mosaic internet tarihinin ilk popüler grafik tabanlı web tarayıcısı olarak tarihe geçti. Marc Andreessen ve Eric Bina tarafından geliştirilen bu tarayıcı metin ve grafikleri bir arada gösterebildi. Kullanımı kolay arayüzü sayesinde teknik bilgisi olmayan kullanıcılar da interneti kolayca kullanabildi.

1994’te Netscape Navigator piyasaya sürüldü ve hızla en popüler web tarayıcısı haline geldi. Microsoft, 1995’te Internet Explorer’ı Windows 95 ile birlikte sundu. Grafik tabanlı tarayıcılar internetin sadece metin tabanlı bir ortamdan multimedya içerikli zengin bir platforma dönüşmesini sağladı. Bu gelişme internetin geniş kitlelere yayılmasında kritik rol oynadı.

1990’ların başında CompuServe, America Online (AOL) ve Prodigy gibi ticari online servisler kendi içeriklerini ve hizmetlerini sunarak dijital dünyaya giriş kapısı oluşturdu. 1992-1995 arasında çevirmeli bağlantı (dial-up) sunan bağımsız İnternet Servis Sağlayıcıları (ISS) hızla yayıldı. Bu şirketler evlere ve işyerlerine uygun fiyatlarla internet bağlantısı sağladı.

1993’te ABD’de yalnızca birkaç yüz ISS varken 1995’te bu sayı binleri buldu. AOL, kullanıcı dostu arayüzü ve “Her yerde AOL CD’leri” pazarlama stratejisiyle milyonlarca kullanıcıyı internete taşıdı. 1997’ye gelindiğinde AOL’un 10 milyondan fazla abonesi vardı. ISS’lerin yaygınlaşması internetin elit bir teknoloji olmaktan çıkıp herkesin erişebileceği bir hizmete dönüşmesini sağladı.

1994’te Pizza Hut internet üzerinden ilk ticari pizza siparişini aldı. Aynı yıl NetMarket üzerinden gerçekleştirilen bir Sting CD’si satışı güvenli SSL şifrelemesi kullanılan ilk online alışveriş olarak kayıtlara geçti. 1995’te Amazon.com ve eBay kuruldu. Bu platformlar e-ticaretin öncüleri oldu ve online alışverişin güvenliğini ve pratikliğini kanıtladı.

1997-2000 arası “dot-com balonu” olarak bilinen dönemde internet şirketlerine yapılan yatırımlar patladı. Binlerce internet girişimi kuruldu ve bazıları hiç kar etmeden milyarlarca dolar değerlemeye ulaştı. Bu dönem her ne kadar 2000’de balonun patlamasıyla son bulsa da e-ticaret ve internet ekonomisinin temellerini attı ve tüketicilerin online alışverişe olan güvenini artırdı.

1994’te Yahoo!, Jerry Yang ve David Filo tarafından bir web dizini olarak kuruldu. İlk başta elle derlenen bir bağlantı listesi olan Yahoo!, internetin ilk popüler “rehberi” oldu. 1996’da Hotmail, ücretsiz web tabanlı e-posta hizmetini başlattı ve internet üzerinde iletişimin demokratikleşmesinde önemli rol oynadı.

1998’de Google kuruldu ve PageRank algoritması, web aramalarını kökten değiştirdi. Daha önce Yahoo! gibi dizinlere dayanan arama motorlarının yerini, web sayfalarının içeriğini ve bağlantılarını analiz eden daha sofistike sistemler aldı.

1990’ların sonunda GeoCities, Tripod ve Angelfire gibi platformlar, kullanıcıların kolayca kendi web sayfalarını oluşturmasını sağladı. Bu platformlar, milyonlarca kişinin internet içeriği üretmesine olanak tanıdı ve internetin sadece tüketilen değil, herkesin katkıda bulunabildiği bir ortama dönüşmesinde önemli rol oynadı.

İnternetin sivil kullanıma açılmasının sosyal ve kültürel etkileri çok büyük oldu. İnternet, öncelikle e-posta yoluyla iletişimi dönüştürdü. 1990’ların ortalarında e-posta adresi sahibi olmak, dijital çağa adım atmanın simgesi haline geldi. America Online’ın ünlü “You’ve Got Mail” bildirimi, popüler kültürün bir parçası oldu ve aynı adlı Hollywood filmine ilham verdi.

İnternet kafeler, 1990’ların ortalarından itibaren dünya çapında yaygınlaştı. Bu mekanlar, henüz evinde internet bağlantısı olmayan milyonlarca insan için dijital dünyaya açılan kapılar oldu. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, internet kafelerin yaygınlaşması, dijital uçurumun kısmen kapanmasına yardımcı oldu.

İnternet kültürü, kendine özgü jargon, mizah ve davranış kodlarıyla gelişti. Emoticon’lar, kısaltmalar (LOL, BRB gibi) ve internet memes’leri bu kültürün parçası olarak ortaya çıktı. IRC (Internet Relay Chat) kanalları ve Usenet haber grupları, ortak ilgi alanlarına sahip insanların bir araya gelmesini sağladı.

1990’ların sonlarında çevrimiçi forumlar, tartışma grupları ve mesaj panoları, insanların fikirlerini özgürce paylaşabilecekleri platformlar olarak popülerleşti. Bu platformlar, internet üzerinde topluluk oluşumunun ve kolektif bilgi üretiminin öncüleri oldu.

1990’larda internet teknolojisindeki teknik gelişmeler de sivil kullanımı hızlandırdı. Çevirmeli bağlantı (dial-up) internet, 1990’ların başında 14,4 kbps hızındayken on yılın sonunda 56 kbps’ye ulaştı. Bu hız artışı web sitelerinin daha zengin içerikle donatılmasına olanak sağladı. Geniş bantlı internet 1990’ların sonlarında kablo modem ve DSL teknolojileri ile yaygınlaşmaya başladı. Bu teknolojiler sürekli açık kalabilen ve çok daha hızlı internet bağlantıları sundu.

HTML (Hypertext Markup Language) ve HTTP (Hypertext Transfer Protocol) standardizasyonu web sitelerinin tüm tarayıcılarda aynı şekilde görüntülenmesini sağladı. 1995’te Java programlama dili tanıtıldı ve web sayfalarına dinamik özellikler kazandırdı. 1996’da CSS (Cascading Style Sheets) standartlaştırıldı, web tasarımcılarına içerik ve görünümü ayrı ayrı kontrol etme imkanı verdi.

İnternet kullanımının yaygınlaşması, hükümetlerin ve düzenleyici kurumların dikkatini çekti. 1996’da ABD’de İletişim Ahlak Yasası (Communications Decency Act) kabul edildi ancak ifade özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle büyük kısmı Yüksek Mahkeme tarafından iptal edildi.

1998’de Dijital Binyıl Telif Hakkı Yasası (DMCA) çıkarıldı ve online telif hakkı koruması için yasal çerçeve oluşturuldu. 1990’ların sonunda “siber hukuk” olarak adlandırılan yeni bir hukuk alanı gelişti ve internet üzerindeki haklar, sorumluluklar ve suçlarla ilgili yasal düzenlemeler yapıldı.

İnternetin küresel yayılımı da 1990’larda gerçekleşti. İnternet önce Kuzey Amerika ve Batı Avrupa’da yaygınlaştı. 1993’te, dünya nüfusunun sadece %0,3’ü (yaklaşık 14 milyon kişi) internet kullanıcısıydı. 1999’da bu oran %4,1’e (yaklaşık 248 milyon kişi) yükseldi.

1990’ların sonunda Asya, Latin Amerika ve Doğu Avrupa ülkelerinde internet penetrasyonu hızla arttı. Çin, 1994’te tam anlamıyla internete bağlandı ve 1990’ların sonunda 9 milyondan fazla kullanıcıya ulaştı.

İnternetin yönetişimi için uluslararası kurumlar da bu dönemde kuruldu. 1994’te İnternet Mühendisliği Görev Gücü (IETF) ve World Wide Web Konsorsiyumu (W3C) gibi organizasyonlar, internet standartlarının geliştirilmesi için resmi kurumlar haline geldi. 1998’de ICANN (İnternet Tahsisli Sayılar ve İsimler Kurumu) kuruldu ve alan adı sisteminin yönetimini üstlendi.

1990’lar sona erdiğinde internet artık bir lüks değil, modern hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmişti. 1995’te dünya nüfusunun sadece %1’inden azı internete erişebilirken 2000 yılında bu oran yaklaşık %7’ye yükseldi. Bu hızlı büyüme 21. yüzyılda yaşanacak dijital devriminin habercisiydi.

İnternetin sivil kullanıma açılması bilginin demokratikleşmesini sağladı. İnternet öncesi dönemde bilgiye erişim, büyük ölçüde kütüphanelere, ansiklopedilere ve eğitim kurumlarına bağlıydı. Web ile birlikte bilgi, coğrafi ve sosyo-ekonomik sınırları aşarak çok daha geniş kitlelere ulaştı.

İş dünyası da dijital dönüşüm yaşadı. Şirketler web siteleri aracılığıyla müşterileriyle doğrudan iletişim kurabildi ve e-ticaret, geleneksel perakende modellerini kökten değiştirdi. Yeni iş modelleri ortaya çıktı ve internet girişimciliği kavramı doğdu.

Medya ve eğlence sektörü de internetin etkisiyle dönüşmeye başladı. Online haber siteleri, geleneksel gazetelere alternatif oluşturdu. MP3 formatının yaygınlaşması ve 1999’da Napster’ın kurulması, müzik endüstrisini dijital çağa taşıdı ve telif hakları tartışmalarını başlattı.

İnternetin 1990’larda sivil kullanıma açılması, insanlık tarihindeki en önemli teknolojik devrimlerden biri oldu. Bu on yılda atılan adımlar bugün milyarlarca insanın günlük yaşamının ayrılmaz bir parçası olan küresel ağın temellerini attı.

Web’in icadından e-ticaretin yükselişine, grafik tabanlı tarayıcılardan arama motorlarına kadar 1990’larda yaşanan gelişmeler dijital çağın başlangıcını işaret etti ve 21. yüzyılın bilgi toplumunun altyapısını oluşturdu.

Instagram sohbet arka planı nasıl değiştirilir?

Günümüzde akıllı telefonlarımız artık hayatımızın bir parçası hâline geldi. Hem iş hem eğlence aracı olarak kullandığımız akıllı telefon ekranlarına bakarak günümüzün büyük bir bölümünü geçiriyoruz. Akıllı telefon ekranına bakarak geçirdiğimiz zamanın çoğunluğunu ise sosyal medya platformlarındaki aktivitelerimiz kapsıyor.

Instagram’da sohbet penceresinin temasını değiştirmenin adımları

En popüler sosyal medya platformlarından birisi olan Instagram da olağan şüphelilerin başında geliyor. Paylaşımlar yaptığımız, arkadaşlarımızın gönderilerine göz attığımız, keşfette gezindiğimiz platformda aynı zamanda tanıdıklarımızla iletişim kuruyoruz.

Sosyal medya uygulamasının DM bölümünde arkadaşlarımızla yazıştığımız gibi onlara komik ya da bilgilendirici bulduğumuz gönderileri de paylaşıyoruz. Konuşma penceresinin arka planı ise genellikle beyaz rengi ile karşımıza çıkar. Eğer uygulama ya da telefonunuzda karanlık mod seçildiğinde ise arka plan siyah olarak görülür.

Instagram hikayelere gizli bakma nasıl yapılır?

Instagram hikayelere gizli bakma nasıl yapılır?

Bir başkasının Hikayeler'ine, kendinizi ifşa etmeden gizlice nasıl göz atarsınız? İşte Instagram hikayelere gizli bakma yöntemi!

Peki Instagram’da sohbet ederken arka plana renk katabileceğinizi biliyor muydunuz? Instagram sohbet arka planını değiştirmek oldukça basit. Sizler için Instagram üzerinden mesajlaşırken farklı bir tema seçmenin adımlarını sıraladık. Hadi başlayalım.

Instagram sohbet arka planı değiştirme

Instagram sohbet arka planı değiştirme

  • Instagram uygulamasını açın
  • Sağ üst köşeden mesajlar kısmına giriş yapın
  • Temasını değiştirmek istediğiniz konuşmayı seçin
  • Konuşma penceresinde üst kısımdaki kişi ismine tıklayarak konuşma ayarlarına giriş yapın
  • Tema seçeneğine dokunun
  • Açılan pencerede istediğiniz renk ve temayı seçebilirsiniz.

Instagram sohbet arka planını değiştirerek konuşmaları çok daha eğlenceli hâle getirmek bu kadar kolay. Peki sizin Instagram sohbet arka planları arasında favoriniz hangisi? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz. İlgili videoyu ise aşağıdan bulabilirsiniz.

Instagram’a yeni gelen 3 özellik!

Toyota Proace City ve Proace City Kargo fiyat listesi!

Toyota’nın sevilen ticari modeli Proace City, güçlü motoru ve şık tasarımıyla dikkatleri çekiyor. Peki 2024 itibariyle aracın fiyatları ne durumda? İşte Proace City ve Proace City Kargo fiyat listesi!

Toyota Proace City modeli ülkemizde 1.5 D motor seçeneğiyle satışta. 130 HP güç ve 300 Nm tork üretimi ile sürücülerin karşısına çıkan dizel motorun birleşik yakıt tüketimi 5,8 litre seviyelerinde. Bununla birlikte, 8 ileri otomatik şanzımana sahip olduğunu ve maksimum hızının 184 km/sa olduğunu belirtelim.

Toyota Proace City ve Proace City Kargo fiyat listesi

Dream, Flame X-Pack ve Passion X-Pack donanım paketleriyle gelen aracın sürücülere sunduğu öne çıkan özellikleri ise şöyle;

ÖzellikDream A/TFlame X-Pack A/TPassion X-Pack A/T
Sürücü ve Ön Yolcu Hava YastıklarıVarVarVar
Sürücü ve Ön Yolcu Yan Hava YastıklarıVarVarVar
Perde Hava YastıklarıVarVarYok
Lastik Basınç Uyarı SistemiVarVarVar
Yokuşta Kalkış Destek SistemiVarVarVar
Araç Denge Kontrol SistemiVarVarVar
Fren Destekli Ön Çarpışma Uyarı SistemiVarVarVar
Trafik İşareti Algılama SistemiVarVarVar
Aktif Şerit Takip SistemiVarVarVar
Hız Sabitleme Sistemi (Cruise Control)VarVarVar
Hız SınırlayıcıVarVarVar
Arka Park SensörleriVarVarVar
180 Derece Geri Görüş KamerasıYokOpsiyonelVar
Adaptif Hız Sabitleme SistemiYokYokVar
Gelişmiş Trafik İşareti AsistanıYokYokVar
Ön & Yan Park SensörleriYokYokVar
Kör Nokta Uyarı SistemiYokYokVar
Otoyol Sürüş Destek SistemiYokYokVar
Araç İçi Acil Çağrı Sistemi (E-Call)VarVarVar

Toyota Hilux fiyat listesi! – Kasım 2024

İşte modelin fiyat listesi;

VersiyonTavsiye Edilen
2024 MY Fiyatları
Tavsiye Edilen
Sınırlı Sayıda Kampanyalı
2024 MY Fiyatları*
1.5 D 130 HP Dream A/T1.332.000 TL1.188.000 TL
1.5 D 130 HP Flame X-Pack A/T1.527.000 TL1.355.000 TL
1.5 D 130 HP Passion X-Pack A/T1.594.000 TL1.430.500 TL
Tavsiye Edilen
2024 MY Fiyatları
Tavsiye Edilen
Sınırlı Sayıda Kampanyalı
2024 MY Fiyatları*
Tüm versiyonlarda Metalik ve Sedefli Metalik Renk Farkları7.700 TL7.700 TL

Toyota Proace City Kargo modelinde ise 100 HP güç ve 250 Nm tork üretebilen dizel bir motor karşımıza çıkıyor. 6 ileri manuel vitesle gelen araçın birleşik yakıt tüketimi ise 5,5 litre.

İşte modelin fiyat listesi;

VersiyonTavsiye Edilen
Sınırlı Sayıda Kredi Kampanyalı
2024 MY Fiyatları*
Tavsiye Edilen
Sınırlı Sayıda Kampanyalı
2024 MY Fiyatları*
1.5 D 100 HP Vision959.000 TL893.500 TL
1.5 D 100 HP Dream1.001.000 TL933.500 TL
Tavsiye Edilen
Sınırlı Sayıda Kredi Kampanyalı
2024 MY Fiyatları*
Tavsiye Edilen
Sınırlı Sayıda Kampanyalı
2024 MY Fiyatları*
Tüm versiyonlarda Metalik ve Sedefli Metalik Renk Farkları7.000 TL7.000 TL

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Eşarj ve Trugo, elektrikli araç şarjında roaming dönemini başlattı

Türkiye’nin elektrikli araç şarj altyapısında faaliyet gösteren iki öncü şirketi Eşarj ve Trugo, kullanıcı deneyimini artırmaya yönelik önemli bir adım attı. Şirketler, şarj istasyonlarında marka bağımsız erişim imkânı sunan “roaming” uygulamasını başlattı. Yeni sistemle birlikte Eşarj ve Trugo kullanıcıları, her iki markanın istasyonlarını mobil uygulamaları üzerinden kullanabilecek ve bu hizmet için herhangi bir komisyon ödemeyecek.

Roaming uygulaması ilk etapta Bursa’daki istasyonlarda devreye alındı. Kullanıcılar, iki markadan herhangi birinin mobil uygulamasını kullanarak ortak şarj noktalarını harita üzerinden görüntüleyebilecek ve yoğun saatlerde kesintisiz bir şarj deneyimi yaşayabilecek. Bu sistem, kullanıcıların farklı uygulamalara geçiş yapma gerekliliğini ortadan kaldırarak daha sade ve erişilebilir bir kullanım imkanı sunuyor.

Eşarj ve Trugo tarafından yapılan açıklamada, roaming sisteminin Türkiye genelinde yaygınlaştırılmasının planlandığı belirtildi. Şirketler, bu iş birliğiyle Türkiye genelinde 3 bini aşkın DC ve 600’ün üzerinde AC soketle daha geniş bir şarj ağı sunmayı planlıyor. Şarj hizmetlerinin yaygınlaştırılması, elektrikli araç sahiplerinin rotalarını planlarken daha az endişe duymalarını sağlayacak.

Ortak açıklamada, roaming uygulamasının sadece kullanıcı deneyimini geliştirmekle kalmayacağı, aynı zamanda Türkiye’de elektrikli araç kullanımının yaygınlaşmasına ve e-mobilite çözümlerinin gelişmesine katkı sağlayacağı vurgulandı.

Trugo ve Eşarj, bu alandaki iş birliklerini daha da ileri taşımaya kararlı olduklarını açıkladı. Bu girişimin, ülke genelinde daha güçlü ve erişilebilir bir şarj altyapısının oluşmasında kilit rol oynayacağı ifade edildi.

Nothing Phone 3 için geri sayım: Fiyatı ortaya çıktı!

Nothing, ürün yelpazesini genişletmek için çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Çinli marka çok yakında Nothing Phone 3’ü tanıtacak. Akıllı telefon geçtiğimiz günlerde neler beklememiz gerektiğine dair detayları ortaya çıkaran Geekbench’te karşımıza çıktı. Son gelişmeler ise akıllı telefonla ilgili yeni detayları gözler önüne seriyor. İşte ayrıntılar!

Nothing CEO’su Carl Pei, Nothing Phone (3)’ün 2025’in üçüncü çeyreğinde (temmuz-eylül arası) tanıtılacağını daha önce açıklamıştı. Pei şimdi de akıllı telefonun yaklaşık fiyatını duyurdu: 800 £ (yaklaşık €951 ve $1,063). Premium malzemeler, büyük performans artışları ve gelişmiş yazılım özellikleri vadedecek ürünün üst düzey amiral gemilerine rakip olacağı söyleniyor.

Phone (3), iPhone’dan esinlenen özelleştirilebilir bir Action Button, 6.5 inç AMOLED ekranla gelecek. Ayrıca, muhtemelen 6.7 inç ekrana sahip bir Pro varyantı da bizleri karşılayacak. Yazılım tarafında ise Android 15 tabanlı Nothing OS 3.0 ile sunulacak. Öte yandan, modelde Snapdragon 8 Elite veya Dimensity 9400/9400+ gibi amiral gemisi işlemcilerin kullanılması bekleniyor.

Kullanıcılara fikir vermesi açısından Nothing Phone 2 modelinin teknik özellikleri şu şekilde;

  • İşlemci: Qualcomm Snapdragon 8+ Gen 1 (4 nm) + Adreno 730
  • Ekran: 6.7 inç, 1080 x 2400 çözünürlük, AMOLED panel, 120 Hz yenileme hızı
  • Arka Kameralar: Ana Kamera: 50 Megapiksel, f/1.9 Ultra Geniş Açılı Kamera: 50 Megapiksel
  • Ön Kamera: 32 Megapiksel
  • İşletim Sistemi: Android 13 tabanlı Nothing OS 2.0
  • Batarya: 4.700 mAh RAM: 8 GB / 12 GB
  • Depolama Alanı: 256 GB / 512 GB

Sizce Nothing Phone 3 modeli beklentileri karşılayacak mı?


Dünyanın en ince hoparlörü tanıtıldı!

Kaliforniya merkezli xMEMS Labs, giyilebilir teknoloji alanında önemli bir yeniliğe imza attı. Şirket, özellikle bileğe takılan cihazlar için tasarladığı dünyanın en ince hoparlörünü tanıttı. “Sycamore-W” adı verilen mikro hoparlör; yalnızca 1 mm kalınlığa, 2 mm uzunluğa ve 150 miligram ağırlığa sahip. Bu boyutlarıyla, mevcut akıllı saat hoparlörlerine göre yaklaşık yüzde 70 daha küçük bir hacim kaplıyor.

Dünyanın en ince hoparlörü geliştirildi

xMEMS, Sycamore-W’un özellikle akıllı saatler ve bileklikler gibi kompakt cihazlar için tasarlandığını belirtiyor. Giyilebilir cihazlarda ağırlık ve hacmin kritik öneme sahip olması, bu yeni hoparlörü üreticiler için cazip hale getirecek.

Şirketin açıklamasına göre bu tasarım yalnızca boyut açısından değil; aynı zamanda ses kalitesi, dayanıklılık ve enerji verimliliği açısından da belirli avantajlar sunuyor. Sycamore-W, geleneksel dinamik sürücüler yerine katı hal teknolojisiyle çalışıyor. Bu sistem, ses üretmek için oldukça ince bir silikon zar kullanıyor.

iOS 19, bataryayı yapay zeka ile optimize edecek!

iOS 19, bataryayı yapay zeka ile optimize edecek!

Apple, iOS 19 sürümünde batarya kullanımını yapay zekayla iyileştirecek. Bu gelişme, iPhone kullanıcılarını oldukça sevindirdi.

Böylece hem daha az iç hacim kullanılıyor, hem de yüksek frekanslarda daha net ve güçlü performans elde ediliyor. Dayanıklılık konusunda da iddialı olan hoparlör, 10.000 g’ye kadar darbelere dayanabiliyor.

Ayrıca, IP58 standartlarına göre toz girişine karşı bileşen seviyesinde koruma sunuluyor. Bu özellikler, dış mekan aktivitelerinde ve zorlu koşullarda kullanılan akıllı cihazlar için önemli bir avantaj sağlayacak.

xMEMS, Sycamore-W’un seri üretimine 2026 yılının ikinci çeyreğinde başlamayı planlıyor. Peki siz bu ürün hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Güvenli alışveriş nasıl yapılır? 2025 güvenli alışveriş rehberi

İnternet alışverişi ve dijital ödeme sistemleri her geçen gün hayatımızın daha merkezi bir parçası haline geliyor. 2025 yılına geldiğimizde, tüketiciler olarak hem çevrimiçi hem de fiziksel mağazalarda güvenli alışveriş yapmanın önemi daha da artmış durumda.

Siber dolandırıcılık yöntemleri giderek gelişirken, kişisel ve finansal bilgilerimizi korumak için daha bilinçli olmamız gerekiyor. Bu rehberde, 2025 yılında güvenli alışveriş yapmanın temel prensiplerini ve en güncel yöntemlerini ele alacağız.

Çevrimiçi güvenli alışveriş için temel ilkeler

Güvenli alışveriş denince akla ilk gelen çevrimiçi platformlarda dolandırıcılıklardan korunmak. Öncelikle alışveriş yaptığınız web sitesinin güvenilir olduğundan emin olmalısınız. 2025 yılında güvenli web siteleri artık sadece “https” protokolü ve kilit simgesiyle değil, aynı zamanda Web5 güvenlik sertifikası ile de tanınıyor. Tarayıcınızın adres çubuğunda görünen bu sertifika, sitenin hem gerçek kimliğini doğruluyor hem de tüm veri aktarımlarının kuantum şifreleme ile korunduğunu gösteriyor.

Alışveriş yapmadan önce sitenin yorumlarını ve değerlendirmelerini incelemek hâlâ en etkili yöntemlerden biri. 2025’te artık sahte yorumları tespit eden AI sistemleri sayesinde gerçek müşteri deneyimlerine daha kolay ulaşabiliyoruz.

BlockReview gibi blok zinciri tabanlı değerlendirme platformları, sadece gerçekten o siteden alışveriş yapmış kişilerin yorum yazabilmesini sağlayarak güvenli alışveriş deneyimine katkıda bulunuyor.

Çok düşük fiyatlar ve gerçek dışı teklifler konusunda hâlâ dikkatli olmalısınız. “Fazla iyi görünüyorsa, muhtemelen doğru değildir” prensibi 2025’te de geçerliliğini koruyor. Ürün fiyatını birkaç farklı güvenilir siteden karşılaştırarak, olağandışı ucuz tekliflere karşı temkinli olun.

Ödeme güvenliği ve yeni teknolojiler

Güvenli alışveriş için ödeme yöntemleri 2025 yılında önemli ölçüde gelişti. Artık çoğu tüketici, doğrudan banka kartı veya kredi kartı bilgilerini kullanmak yerine, dijital cüzdanlar ve tek kullanımlık ödeme sistemlerini tercih ediyor. ApplePay, GooglePay gibi klasik dijital cüzdanların yanı sıra, artık biyometrik doğrulama gerektiren blockchain tabanlı ödeme sistemleri de yaygınlaşmış durumda.

2025’in en önemli güvenli alışveriş yeniliklerinden biri, “sanal kart” teknolojisinin yaygınlaşması oldu. Bankalar artık her alışveriş için özel olarak oluşturulan ve sadece bir kez kullanılabilen sanal kartlar sunuyor.

Bu kartlar, belirli bir tutarla sınırlandırılabiliyor ve kullanıldıktan sonra otomatik olarak geçersiz hale geliyor, böylece kart bilgilerinizin çalınması durumunda bile finansal kayıp riskiniz minimum seviyede kalıyor.

İki faktörlü doğrulama (2FA) artık neredeyse tüm finansal işlemlerde standart hale geldi. 2025’te biyometrik doğrulama (parmak izi, yüz tanıma, retina taraması) ve davranışsal biyometri (yazma hızınız, ekrana dokunma şekliniz gibi davranışsal özellikleriniz) bir arada kullanılarak çok daha güvenli bir alışveriş ortamı sağlanıyor.

Kişisel Verilerin Korunması

Güvenli alışveriş sadece finansal güvenlikle sınırlı değil; kişisel verilerinizin korunması da aynı derecede önemli. 2025 yılında yürürlüğe giren Küresel Veri Koruma Yasası (GDPR’ın gelişmiş versiyonu) sayesinde, tüketiciler veri gizliliği konusunda daha fazla hak ve kontrole sahip oldu.

Alışveriş yaparken, sitenin sizden sadece işlem için gerçekten gerekli olan bilgileri istediğinden emin olun. “Veri Minimizasyonu” artık yasal bir zorunluluk, yani şirketler sadece işlem için kesinlikle gerekli olan kişisel verileri toplayabiliyorlar. Bir alışveriş sitesi adresiniz ve ödeme bilgileriniz dışında fazladan bilgi istiyorsa (örneğin doğum tarihiniz veya mesleğiniz), bu bir uyarı işareti olabilir.

2025’in en yeni teknolojilerinden biri olan “Sıfır Bilgi İspatı” (Zero Knowledge Proof) sistemleri, kişisel bilgilerinizi paylaşmadan alışveriş yapmanıza olanak tanıyor. Örneğin, yaşınızı ispatlamanız gereken bir alışverişte, doğum tarihinizi paylaşmak yerine, sadece 18 yaşından büyük olduğunuzu matematiksel olarak ispatlayan bir kriptografik kanıt sunabiliyorsunuz.

Mobil Alışveriş Güvenliği

2025 yılında alışverişlerin büyük çoğunluğu artık mobil cihazlar üzerinden yapılıyor. Bu nedenle, mobil güvenlik her zamankinden daha önemli. Güvenli alışveriş için telefonunuzun işletim sistemini ve uygulamalarını her zaman güncel tutun. Artık çoğu telefon, aylık otomatik güvenlik güncellemeleri sunuyor ve kritik güvenlik açıkları anında kapatılıyor.

Alışveriş uygulamalarını sadece resmi uygulama mağazalarından (App Store, Google Play) indirin. 2025’te bu mağazalar, her uygulamaya “Güvenlik Skoru” veriyor ve kullanıcıların hangi verilere erişim talep ettiğini şeffaf bir şekilde gösteriyor. Ayrıca uygulamaların veri kullanımını sınırlandıran “Veri Bekçisi” gibi araçları da aktif olarak kullanmayı ihmal etmeyin.

Halka açık Wi-Fi ağlarında alışveriş yapmaktan kaçınmalısınız. 2025’te 6G teknolojisi yaygınlaşmış olsa da, güvenli olmayan Wi-Fi ağları hala siber suçlular için altın madeni değerinde. Eğer halka açık bir ağda alışveriş yapmanız gerekiyorsa, mutlaka güvenilir bir VPN hizmeti kullanın.

Fiziksel Mağazalarda Güvenli Alışveriş

Dijital güvenlik kadar fiziksel mağazalardaki güvenlik de önemini koruyor. 2025’te temassız ödemeler standart hale geldi ve birçok mağaza artık kart veya telefonunuzu POS cihazına dokundurmanıza gerek kalmadan, sadece mağazada bulunmanızla otomatik ödeme yapmanıza olanak tanıyan sistemler kullanıyor. Bu tür sistemlerde güvenli alışveriş için, telefonunuzda “Otomatik Ödeme Onayı” özelliğini aktif tutun ve her işlem için bildirim alın.

Temassız ödemelerde işlem limitini bankadan kendi ihtiyaçlarınıza göre ayarlayın. 2025’te bankalar, makine öğrenmesi algoritmaları kullanarak alışveriş alışkanlıklarınızı analiz ediyor ve olağandışı bir işlem tespit ettiğinde anında bildirim gönderiyor.

Fiziksel kartlarınızı ve telefonunuzu her zaman güvende tutun. 2025 yılında yaygınlaşan “Uzaktan Devre Dışı Bırakma” teknolojisi sayesinde, kaybolan veya çalınan cihazlarınızı anında kullanılamaz hale getirebiliyorsunuz. Ayrıca çoğu finansal uygulama artık konum tabanlı güvenlik sunuyor; yani alışveriş yaptığınız yerden uzak bir konumdan yapılan işlemleri otomatik olarak reddediyor.

Dolandırıcılık ve Sahte Ürünlere Karşı Korunma

Güvenli alışveriş için en büyük tehditlerden biri dolandırıcılık ve sahte ürünler. 2025’te blok zinciri teknolojisi, ürün orijinalliğini doğrulamak için yaygın olarak kullanılıyor. Lüks markaların çoğu, ürünlerine yerleştirdikleri NFC çipleriyle, satın aldığınız ürünün gerçek olup olmadığını telefonunuzla anında kontrol etmenize olanak tanıyor.

E-posta, SMS veya sosyal medya üzerinden gelen alışveriş bağlantılarına tıklamadan önce mutlaka kaynağı doğrulayın. Phishing (oltalama) saldırıları 2025’te çok daha sofistike hale geldi. Artık dolandırıcılar, yapay zeka kullanarak kişiselleştirilmiş mesajlar gönderebiliyor ve gerçek sitelerden neredeyse ayırt edilemeyen sahte siteler oluşturabiliyor. Alışveriş bağlantılarına tıklamak yerine, markanın resmi sitesine doğrudan gitmeyi tercih edin.

Tüm önemli alışveriş işlemlerinizi takip edin. Birçok banka ve kredi kartı şirketi artık gerçek zamanlı takip hizmetleri sunuyor. Bu sistemler sayesinde, her alışverişiniz anında telefonunuza bildirim olarak geliyor ve tanımadığınız bir işlem gördüğünüzde anında müdahale edebiliyorsunuz.

Geri Ödemeler ve Müşteri Hakları

Güvenli alışveriş deneyimi için, satın alma öncesinde mağazanın iade ve geri ödeme politikalarını mutlaka kontrol edin. 2025’te yürürlüğe giren yeni e-ticaret yasaları, tüketicilere daha fazla hak tanıyor. Artık çoğu ülkede, online alışverişlerde 30 günlük koşulsuz iade hakkı bulunuyor.

Bir sorunla karşılaştığınızda, ilk olarak satıcıyla iletişime geçin. Çözüm bulunamadığı durumlarda, ödeme yönteminizin sağladığı koruma hizmetlerinden yararlanabilirsiniz. Kredi kartları ve dijital cüzdanlar genellikle “Chargeback” (ödeme iadesi) seçeneği sunuyor. 2025’te birçok banka, bu süreci otomatikleştiren “Anlaşmazlık Çözüm Asistanları” kullanıyor.

Sizin haklarınızı savunacak teknolojiler de gelişti. Tüketici Hakları Koruma Yapay Zekası gibi ücretsiz hizmetler, satın aldığınız ürün veya hizmetle ilgili bir sorun yaşadığınızda, yasalara uygun bir şikayet mektubu hazırlayıp ilgili kurumlara iletmenize yardımcı oluyor.

Çocuklar ve Gençler İçin Güvenli Alışveriş

2025’te çocuklar ve gençler için güvenli alışveriş ortamı sağlamak daha da önemli hale geldi. Ebeveyn kontrollü dijital cüzdanlar, gençlerin belirli limitler dahilinde ve sadece onaylanmış sitelerden alışveriş yapmasına olanak tanıyor. Bu cüzdanlar, aylık bütçeler, kategori bazlı harcama limitleri ve gerçek zamanlı bildirimler gibi özellikler sunuyor.

Çocuklara güvenli alışveriş alışkanlıkları kazandırmak, dijital okuryazarlık eğitiminin bir parçası haline geldi. Birçok okul artık müfredatında “Dijital Finansal Okuryazarlık” derslerine yer veriyor ve çocuklara siber dolandırıcılıkları nasıl tespit edeceklerini öğretiyor.

Son Teknoloji Güvenli Alışveriş Yöntemleri

2025 yılının en yeni güvenli alışveriş teknolojilerinden biri, “Müşteri Güvenlik Pasaportu” sistemi. Bu sistem, alışveriş yaptığınız tüm platformlarda kullanılabilen, merkezi olmayan bir kimlik doğrulama protokolü sunuyor. Kişisel bilgileriniz şifrelenmiş bir şekilde kendi cihazınızda saklanıyor ve satıcılarla sadece gerekli bilgiler, geçici olarak paylaşılıyor.

AI destekli alışveriş asistanları, şüpheli teklifleri, sahte ürünleri ve dolandırıcılık girişimlerini tespit etmenize yardımcı oluyor. Bu asistanlar, alışveriş geçmişinizi analiz ederek, olağandışı fiyat tekliflerini veya güvenilir olmayan satıcıları tanımlayabiliyor.

Kuantum şifreleme teknolojisi, 2025 itibariyle premium güvenli alışveriş platformlarında kullanılmaya başlandı. Bu teknoloji, geleneksel şifreleme yöntemlerinin çok ötesinde bir güvenlik seviyesi sunuyor ve gelecekteki kuantum bilgisayarların bile kıramayacağı bir koruma sağlıyor.

Apple yeni erişilebilirlik özelliklerini duyurdu! Hepsi 2025’te gelecek

Apple, 2025 yılı içinde kullanıma sunulacak yeni erişilebilirlik özelliklerini duyurdu. Açıklanan yenilikler arasında App Store’a gelen Erişilebilirlik Bilgi Etiketleri, Mac için Büyüteç uygulaması, yeni Braille deneyimi, sistem genelinde erişilebilir okuma modu, Apple Watch’a gelen Canlı Altyazı desteği ve visionOS güncellemeleri yer aldı. Şirket, bu özelliklerin Apple Silicon, cihaz içi yapay zekâ ve makine öğrenimi sayesinde tüm ekosistem genelinde erişilebilirlik düzeyini ileri taşıyacağını belirtti.

App Store’a eklenen Erişilebilirlik Bilgi Etiketleri ile uygulama sayfalarında VoiceOver, Büyütülmüş Metin, Kontrast, Hareket Azaltma, Altyazı gibi özelliklerin desteklenip desteklenmediği açık şekilde listelenecek. Geliştiriciler, uygulamalarında yer alan erişilebilirlik özelliklerini bu etiketler aracılığıyla kullanıcılarla paylaşabilecek.

Mac için geliştirilen yeni Büyüteç uygulaması, iPhone’daki Süreklilik Kamerası ve USB kameralarla uyumlu çalışarak ekran, beyaz tahta gibi nesnelere yakınlaştırma imkânı sunuyor. Kullanıcılar birden fazla canlı oturum penceresi açarak sunum izlerken eş zamanlı kitap okuyabiliyor. Görsel filtreleme, perspektif ayarlama, görüntü kaydetme ve metni okunabilir formata dönüştürme gibi işlevler de sunuluyor.

Braille Access özelliği, iPhone, iPad, Mac ve Apple Vision Pro’yu tam özellikli bir Braille not alma cihazına dönüştürüyor. Kullanıcılar uygulamaları Braille girişiyle başlatabiliyor, Nemeth Braille ile hesaplama yapabiliyor ve Braille dosyalarını doğrudan açabiliyor. Gerçek zamanlı konuşma transkripsiyonu da Braille ekranlarda destekleniyor.

Yeni tanıtılan Erişilebilirlik Okuyucusu, disleksi veya düşük görme yetisine sahip kullanıcılar için sistem genelinde okuma kolaylığı sağlıyor. iPhone, iPad, Mac ve Apple Vision Pro’da kullanılabilen bu özellik, yazı tipi, renk, boşluk ve sesli içerik desteğiyle kişiselleştirme sunuyor. Gerçek dünyadan alınan metinler de bu mod ile okunabiliyor.

Apple Watch’a gelen Canlı Altyazı özelliği, iPhone üzerindeki sesi gerçek zamanlı olarak yazıya döküyor. AirPods ve işitme cihazları ile uyumlu olan bu özellik, toplantı veya ders sırasında Apple Watch üzerinden uzaktan yönetilebiliyor. Ayrıca AirPods Pro 2 ile sunulan işitme sağlığı özellikleriyle birlikte çalışabiliyor.

Apple Vision Pro’da kullanılan visionOS işletim sistemi, gelişmiş kamera sistemi ile etrafı büyütme, nesne tanıma, belge okuma gibi işlemleri sesli betimlemeyle destekliyor. Geliştiricilere sunulan yeni API sayesinde Be My Eyes gibi uygulamalarla canlı görsel yorum desteği sağlanıyor.

Ayrıca arka plan seslerinde kişiselleştirilebilir EQ ayarları, otomatik durdurma seçeneği ve Kestirmeler uygulaması entegrasyonu sunuluyor. Kişisel Ses özelliği ise yalnızca 10 cümle ile dakikalar içinde kişiye özel ses profili oluşturabiliyor. Bu özellik artık Meksika İspanyolcası dilini de destekliyor.

Araç içinde hareket rahatsızlığını azaltmak için geliştirilen Vehicle Motion Cues özelliği, Mac’e de geliyor. iPhone, iPad ve Mac’te animasyonlu noktalar üzerinden özelleştirme yapılabiliyor. Gözle Takip ve Baş Takibi özellikleriyle kullanıcılar kafa hareketleriyle cihazlarını daha hassas biçimde kontrol edebiliyor.

Şiddetli hareket kısıtlılığı yaşayan kullanıcılar için iOS, iPadOS ve visionOS, Beyin-Bilgisayar Arayüzleri (BCI) desteği sunan yeni bir protokol ekliyor. Assistive Access özelliği, Apple TV için sadeleştirilmiş medya oynatıcı sunarken geliştiricilere zihinsel engelli bireyler için kişiselleştirilmiş arayüz desteği getiriyor.

iPhone’daki Müzik Dokunuşları, artık şarkı boyunca veya sadece vokaller sırasında titreşim desteği sunabiliyor. Kullanıcılar, titreşim şiddeti ve hissiyatını da ayarlayabiliyor. Ses Tanıma özelliği ise artık kullanıcının ismini algılayarak bildirim gönderme yeteneğine sahip.

Xcode üzerinde çalışan yazılımcılar için sesle programlama imkânı sunan yeni mod ile Voice Control, cihazlar arasında sözlük senkronizasyonu sağlıyor. Türkçe, Korece, Rusça ve birçok dilde daha destek ekleniyor. Canlı Altyazılar özelliği de Hindistan, Çin, Latin Amerika, Fransa ve Japonya gibi bölgelere yayılıyor.

CarPlay tarafında ise Büyük Metin desteği sunuluyor. Araç içinde ses tanıma özelliği, bebek ağlaması ve siren gibi sesleri kullanıcıya bildirebiliyor. Kullanıcılar, kendi erişilebilirlik ayarlarını başka cihazlara kısa süreli paylaşmak için yeni Erişilebilirlik Ayarlarını Paylaş özelliğini kullanabiliyor.

Apple, Mayıs ayı boyunca perakende mağazalarında erişilebilirlik temalı özel masa alanları kuruyor. Ayrıca Today at Apple oturumlarında erişilebilirlik özelliklerine dair eğitimler veriliyor. Apple Music, müzik dokunuşları ile ilgili içerikler ve işitme engelli sanatçıların hikâyelerine yer veriyor. Apple TV+, “Deaf President Now!” adlı yeni belgeselini 16 Mayıs’ta yayınlıyor.

Apple Books, Apple Podcasts ve Apple News ise engelli bireylerin hikâyelerini öne çıkarıyor. App Store, erişilebilir uygulamaları vitrine çıkarırken geliştirici Klemens Strasser’ın erişilebilir oyun felsefesine yer veriyor. Yeni Kestirmeler özellikleri ve destek videoları da Apple Destek erişilebilirlik oynatma listesine eklenmiş durumda.

Tüm bu yeniliklerin 2025 yılı içinde Apple cihazlarında kullanıma sunulması bekleniyor. Apple, erişilebilirliği donanım, yazılım ve hizmet düzeyinde bir bütün olarak ele alarak bu alandaki liderliğini sürdürdüğünü duyurdu.

Google, “Kendimi Şanslı Hissediyorum” butonunu kaldırabilir!

Google, uzun yıllardır arama motorunun simgelerinden biri olan “Kendimi Şanslı Hissediyorum” butonunu yapay zeka çağına uyarlamak istiyor. Son günlerde ortaya çıkan sızıntılar, bu butonun yerini “AI Mode” adı verilen yeni bir yapay zeka destekli sistemin alacağını gösteriyor.

Google, “Kendimi Şanslı Hissediyorum” seçeneğini kaldıracak

Paylaşılan görüntülere göre, AI Mode düğmesinin farklı yerleşim ve tasarım varyasyonları test ediliyor. Bazı kullanıcılar bu butonun klasik arama çubuğunun hemen alt kısmına yerleştirildiğini bildirirken, bazı testlerde ise “görselle arama” gibi özelliklerin yanında konumlandığı görülüyor.

Tasarım açısından da farklılıklar mevcut. Düğmenin üzerine gelindiğinde gökkuşağı renklerinde dönen bir çerçevenin ortaya çıktığı versiyonların yanı sıra, bu animasyonun varsayılan olarak sunulduğu tasarımlar da test ediliyor.

iOS 19, bataryayı yapay zeka ile optimize edecek!

iOS 19, bataryayı yapay zeka ile optimize edecek!

Apple, iOS 19 sürümünde batarya kullanımını yapay zekayla iyileştirecek. Bu gelişme, iPhone kullanıcılarını oldukça sevindirdi.

Google’ın bu yeni AI Mode özelliğiyle ilgili testleri,nşimdilik yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’ndeki sınırlı bir kullanıcı grubuyla yürütülüyor. Google sözcüsü Ashley Thompson, yapılan deneylerin Google Labs programı kapsamında yapıldığını söyledi.

Thompson, “Kendimi Şanslı Hissediyorum” butonunun resmi olarak kaldırılıp kaldırılmayacağı konusunda kesin bir bilgi paylaşmadı. Ancak bu testlerin varlığı, Google’ın bu değişikliği ciddi bir şekilde değerlendirdiğini ortaya koyuyor.

Yapay zekanın arama motoru deneyimine entegrasyonu hız kazanırken, Google yönetimi kullanıcı arayüzünde başka değişiklikler de yapabilir. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce şirketin yaptığı bu son hamle doğru mu? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.

Uygun fiyatlı 4K televizyon modelleri

4K çözünürlüklü televizyonlar yüksek çözünürlüklü bir görüntü deneyimi isteyenler için fazlaca popüler bir seçim diyebiliriz. Bu gibi ürünler kullanıcılara üst düzey görsel detay sunarak içeriklerin daha gerçekçi görünmesine ortam hazırlıyor. Peki, an itibariyle uygun fiyatlı televizyonlar hangileri?

Not: Teknolojik ürünlerin fiyatları değişkenlik gösterebilir, bu nedenle içerik yayınlandıktan sonra fiyatların değişebilme ihtimali söz konusu. Bunun yanı sıra, daha fazla televizyon seçeneğini genel listemizde bulabilirsiniz.

Skytech 50ST1104 modeli, 50 inç (127 cm) ekran boyutuna sahip bir 4K Ultra HD Smart LED TV olarak dikkat çekiyor. 3840 x 2160 piksel çözünürlük sunuyor ve görüntüleri son derece net bir şekilde yansıtıyor. Dahili uydu alıcısı sayesinde harici bir cihaza ihtiyaç duymadan uydu yayınlarını oynatıyor. HDR desteğiyle birlikte renkleri canlı, kontrastları ise belirgin hale getiriyor. İnce çerçeveli tasarımı sayesinde de hem modern bir görünüm sağlıyor.

Uygun fiyatlı 4K televizyon modelleri

Skytech 50ST1104, Smart TV özellikleriyle kullanıcıya çeşitli dijital içeriklere kolay erişim imkanı tanıyor. Wi-Fi bağlantısı üzerinden YouTube ve Netflix gibi platformlara bağlanabiliyor. USB ve HDMI girişleri sayesinde ise harici cihazlarla kolaylıkla iletişim kuruyor. Öte yandan, A enerji sınıfında yer aldığı için düşük enerji tüketimi sağlıyor. Bu ürünün fiyatıysa 15 bin 519 TL.

TCL 43P735G, 43 inç (109 cm) ekran boyutuna sahip bir televizyon modeli. 4K Ultra HD (3840×2160) çözünürlük sunuyor ve Direct LED arka aydınlatma teknolojisini kullanıyor. HDR10, Dolby Vision ve HLG gibi HDR formatlarını destekliyor. Google TV işletim sistemiyle çalışıyor ve Google Play Store üzerinden uygulama indirmeye izin veriyor. Dahili uydu alıcısı bulunuyor, bu sayede harici bir uydu cihazı gerektirmiyor.

Uygun fiyatlı 4K televizyon modelleri

Modelde 3 adet HDMI 2.0 ve 1 adet USB 3.0 girişi yer alıyor, ayrıca Wi-Fi ve Bluetooth 5.1 bağlantı seçenekleri sunuyor. Ses çıkışı 2×9.5W gücünde ve Dolby Atmos desteği bulunuyor. Ekran yenileme hızı 60 Hz seviyelerinde. Televizyonun parlaklık seviyesi 260 cd/m² ve kontrast oranı 5000:1 olarak ifade ediliyor. Bu modelin fiyatıysa 14 bin 399 TL.

Philips 43PUS7009, 43 inç (108 cm) ekran boyutuna sahip bir televizyon modeli konumunda. 4K Ultra HD (3840×2160) çözünürlük sunuyor ve LED panel kullanıyor. HDR10, HDR10+ ve HLG formatlarını destekliyor. Görüntü işleme motoru olarak Pixel Precise Ultra HD teknolojisini kullanıyor.

Dahili uydu alıcısı (DVB-T/T2/T2-HD/C/S/S2) ile birlikte geliyor. TITAN OS işletim sistemiyle çalışıyor ve Netflix, YouTube, Amazon Prime Video gibi uygulamaları destekliyor. Ses çıkışı 2x10W gücünde ve Dolby Atmos, DTS:X gibi ses teknolojilerini destekliyor. Bağlantı seçenekleri arasında 3 HDMI, 2 USB ve Wi-Fi 802.11n bulunuyor. Ayrıca, HDMI 2.1 özellikleri arasında eARC, VRR ve ALLM destekleniyor.

Smart TV özellikleri arasında ekran yansıtma, HbbTV desteği ve dahili Amazon Alexa sesli asistanı yer alıyor. Ayrıca, Google Asistan ile de uyumlu çalışıyor. Multimedya formatları olarak AVI, MKV, MP3, FLAC gibi çeşitli dosya türlerini destekliyor.

Enerji tüketimi açısından SDR için 40 kWh/1000h ve HDR için 74 kWh/1000h değerlerine sahip. Tasarım olarak mat siyah çerçeve ve siyah kemerli standlarla geliyor. Duvara montaj için 200×200 mm VESA uyumluluğu bulunuyor. Cihazın stantsız ağırlığı 6,4 kg, stantlı ağırlığı ise 6,5 kg olarak belirtiliyor. Ürünün fiyatıysa 14 bin 724 TL.

Zirve şaşırtmadı: En çok indirilen PC oyunları belli oldu!

Son dönemde yaptığı indirimlerle oyuncuların dikkatini çeken Steam, geçen haftanın en çok indirilen oyunlarını açıkladı. Ücretsiz oynanabilen yapımların öne çıktığı listede yeni çıkış yapan bazı oyunlar da kendine yer buldu. İşte Steam’de geçtiğimiz haftanın en çok indirilen PC oyunları!

Steam’de en çok indirilen PC oyunlarında ücretsiz yapımlar dikkat çekiyor. Bu kapsamda geçtiğimiz haftanın lideri Counter-Strike 2 oldu. İkinci sırada Destiny 2 yer alırken, üçüncü sırada Clair Obscur: Expedition 33 bizleri karşıladı. Dördüncü sıraya baktığımızdaysa Steam Deck’in olduğunu görüyoruz.

  1. Counter-Strike 2
  2. Destiny 2
  3. Clair Obscur: Expedition 33
  4. Steam Deck
  5. DOOM: The Dark Ages
  6. Apex Legends
  7. The Elder Scrolls IV: Oblivion Remastered
  8. Stellaris
  9. Schedule I
  10. War Thunder
  11. R.E.P.O.
  12. Marvel Rivals
  13. Dune: Awakening
  14. EA SPORTS FC 25
  15. NBA 2K25
  16. Dead by Daylight
  17. PUBG: BATTLEGROUNDS
  18. Once Human
  19. V Rising
  20. Crusader Kings III
  21. Warframe
  22. Grand Theft Auto V Legacy
  23. Rust
  24. Elden Ring: Nightreign
  25. Kingdom Come: Deliverance II
  26. Drive Beyond Horizons
  27. Delta Force
  28. Dota 2
  29. Call of Duty
  30. Baldur’s Gate 3


Tesla’nın Optimus robotu, resmen dans etti!

Tesla’nın yıllardır üzerinde çalıştığı insansı robot projesi Optimus, yayınlanan son video ile önemli bir eşiği daha geçti. Şirketin kısa süre önce paylaştığı görüntülerde; Optimus’un kendi başına, kablosuz bağlantı olmadan ve gerçek zamanlı olarak dans edebildiği görüldü.

Tesla’nın Optimus robotu dans edebiliyor

Optimus projesi, ilk kez 2021 yılında düzenlenen AI Day etkinliğinde duyurulmuştu. O dönemde sahneye robot kıyafeti giymiş bir insan çıkartılmış, gerçek bir prototip sunulmamıştı. İlk işlevsel prototipin 2022’de tanıtılmasının ardından robot, temel denge sorunlarıyla gündeme gelmişti.

Yayınlanan son videoda ise dans eden Optimus’un herhangi bir dış müdahale olmadan, tamamen otonom şekilde hareket ettiği görülüyor. Tesla’nın Optimus programı başkanı Milan Kovac, robotun tüm hareketlerinin gerçek zamanlı çalıştığını ve dans sırasında hiçbir uzaktan kontrol yapılmadığını belirtti.

iOS 19, bataryayı yapay zeka ile optimize edecek!

iOS 19, bataryayı yapay zeka ile optimize edecek!

Apple, iOS 19 sürümünde batarya kullanımını yapay zekayla iyileştirecek. Bu gelişme, iPhone kullanıcılarını oldukça sevindirdi.

Simülasyon altyapısındaki geliştirmeler sayesinde daha dengeli yürüyüş ve gelişmiş vücut koordinasyonu sağlandığı belirtiliyor. Rakip şirketler Boston Dynamics, Agility Robotics, Figure ve Unitree ile kıyaslandığında; Optimus uzun süre geride kalmıştı.

Ancak dans performansıyla birlikte Tesla, bu alandaki rekabete yeniden güçlü bir şekilde dahil oldu. Bir sonraki adım ise seri üretim diyebiliriz. CEO Elon Musk, 2025 yılı içinde robotun iç kullanımda test edileceğini; 2026’da ise resmi satışlara başlanacağını duyurdu.

Optimus’un tahmini satış fiyatının 25.000 ila 30.000 dolar arasında olması bekleniyor. Peki siz bu robot hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.