Ekim ayında tanıtılması beklenen OnePlus 15 için raporlar gelmeye devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde akıllı telefonla ilgili ilk detaylar paylaşılırken, bugün gelen bilgiler kameratarafındaki soru işaretlerini ortadan kaldırıyor.
OnePlus 15 kamera özellikleri ortaya çıktı
Sektörde sızıntılarıyla bilinen Digital Chat Station, OnePlus 15 modeline dair kamera ayrıntılarını gözler önüne serdi. Buna göre Çinli marka akıllı telefoda üçlü 50 MP‘lik bir kamera kurulumunu test ediyor.
Kaynağa göre ürünün kamera kurulumunda bir ana, bir ultra geniş açı ve 3x optik yakınlaştırmalı bir telefoto sensör yer alacak.
Bunun dışında kaynağın önceki raporlarına göre akıllı telefon 6.78 inçlik, 1.5K çözünürlük sunan düz LTPO ekranla gelecek. Bununla birlikte selefi OnePlus 13’teki kavisli 2K ekrana kıyasla bu yeni panel daha geniş ve yuvarlatılmış köşelere sahip olacak. Bu da cihazın görsel açıdan iPhone modellerini andıran bir ön tasarım sunacağını gösteriyor.
OnePlus 15’te ayrıca LIPO paketleme teknolojisi kullanılacak. Bu teknoloji sayesinde cihazda ultra ince çerçeveler ve daha dengeli bir ön yüzey elde edilebilecek. Ön tasarımda hafiflik ve minimalizm ön planda tutulacak ve ekranın kenardan kenara uzanan yapısıyla yukarıda da belirtildiği gibi Apple’ın son modellerine benzer bir görünüm hedeflenecek.
Tasarım açısından sade ve hafif bir yapı benimsemesi beklenen OnePlus 15’in 6.500 mAh üzeri büyük bir batarya kapasitesi ile gelmesi muhtemel. Son olarak, Snapdragon 8 Elite 2 yonga setinden güç alması bekleniyor.
Huawei, Berlin’de düzenlediği 2025 Yenilikçi Ürün Lansmanı’nda yeni nesil giyilebilir teknolojilerini tanıttı. Etkinlikte Huawei Watch 5 ve Huawei Watch Fit 4 serileri başta olmak üzere, FreeBuds 6 kulaklık ve MatePad Pro 12.2 inç tablet modeli de kamuoyuna sunuldu.
Lansmanın öne çıkan ürünü Huawei Watch 5 oldu. Yeni geliştirilen “Multi-sensing X-TAP” ve “TruSense” teknolojileriyle gelen akıllı saat, kullanıcıların parmak ucuyla sağlık verilerini ölçmesini sağlıyor. Kalp ritmi, vücut sıcaklığı ve oksijen seviyesi gibi hayati veriler daha hızlı ve doğru biçimde toplanabiliyor.
Cihaz çift kaydırma ve çift dokunma gibi yeni jest kontrol sistemleriyle geliyor. Mor ve kum altını olmak üzere iki renk seçeneğiyle sunulan Huawei Watch 5, 46 mm ve 42 mm olmak üzere iki farklı boyutta üretiliyor. Saatin kasasında uzay endüstrisi standardında titanyum, çerçevesinde ise 904L paslanmaz çelik kullanılıyor. Ekranı ise elmas sertliğine yakın safir camla korunuyor.
Huawei Watch Fit 4 serisi ise 9.3 mm kalınlığındaki ince yapısıyla tanıtıldı. Safir cam ekran ve titanyum alaşımlı çerçeveye sahip cihaz, açık hava ve su altı sporları için geliştirilmiş özel sensör sistemleriyle dikkat çekiyor. 40 metreye kadar dalış desteği sunan cihaz, golf, patika koşusu gibi spor modlarını destekliyor. Gelişmiş hava basıncı sensörü sayesinde irtifa değişimleri ve hava koşulları da hassas biçimde takip edilebiliyor.
Lansmanda ayrıca FreeBuds 6 kulaklık serisi de tanıtıldı. Çift sürücülü yeni yapı sayesinde daha dengeli ve zengin bir ses deneyimi sunan kulaklık, ergonomik damla tasarımı ile uzun süreli kullanım konforu sağlıyor. Açık kulak içi tasarımı çevresel seslerin algılanmasına da imkân tanıyor. Geliştirilen mikrofon yapısıyla gelen “Stable and Clear Calls” özelliği, kalabalık ortamlarda net ses iletimi sunuyor.
Huawei ayrıca MatePad Pro 12.2 inç model tabletini de kullanıcılarla buluşturdu. PaperMatte teknolojili OLED ekran, yansıma ve parlama etkisini azaltarak göz yorgunluğunu en aza indiriyor. Cihaz, Huawei Glide Keyboard ile birlikte dizüstü bilgisayar seviyesinde bir yazı deneyimi sunarken, kalem yuvası hem taşımayı kolaylaştırıyor hem de şarj olanağı sağlıyor. Güncellenen Huawei Notlar uygulaması ile not alma, çizim yapma ve belge düzenleme işlevleri daha verimli hale getirildi.
Huawei Watch 5 serisi, Türkiye’de 23.999 TL tavsiye edilen satış fiyatıyla satışa çıkıyor. Cihaz, 6 ay ekran kırılma garantisiyle sunuluyor. Huawei Watch Fit 4 modeli 5.699 TL, Watch Fit 4 Pro modeli ise 9.699 TL fiyatla kullanıcılarla buluşuyor. FreeBuds 6 kulaklık serisi ise 6.999 TL fiyatla satışa sunulurken, 1 yıllık kayıp kulaklık desteğiyle birlikte geliyor. Kulaklığın teki kaybedildiğinde, kullanıcılar yenisini yarı fiyatına alabiliyor.
Huawei ayrıca yeni ürünlerle birlikte tüm markalı cihazlar için geçerli olacak Servis İyileştirme Programı’nı da duyurdu. Bu kapsamda, Yetkili Servis Merkezlerinden uzman çözümü, temizlik ve yenileme, arıza tespiti, sistem güncelleme gibi hizmetler ücretsiz olarak sunuluyor. Tüm hizmetler ücretsiz gidiş-dönüş kargo desteğiyle destekleniyor.
Samsung, ürün yelpazesini genişletmek için çalışmalarını sürdürüyor. Güney Koreli firma bu kapsamda bir süredir Galaxy S25 FE’yi geliştiriyor. Son gelişmeler akıllı telefonla ilgili yeni detayları gözler önüne seriyor. İşte ayrıntılar!
Galaxy S25 FE selfie kamerası 12 MP’ye yükseliyor
Galaxy S25 FE modeli, nihayet 12 MP’lik ön kamerayla kullanıcıların karşısına çıkacak. Bilindiği üzere, iki nesildir FE serisinde 10 MP’lik sensörler kullanılıyordu. Fakat, bu durum bir son dakika değişikliği yaşanmaması halinde değişecek diyebiliriz.
GalaxyClub’un raporuna göre Galaxy S25 FE, selfie sensörünün çözünürlüğüyle Galaxy 25 serisine denk bir deneyim sunacak. Yeni 12 MP sensör, teknik olarak daha küçük (1/3.2″) olsa da daha net selfie’ler ve düşük ışıkta daha iyi performans vaat ediyor.
S25 FE, seleflerinde kullanılan 50 MP ana sensörünü devam ettirecek. Bu kameraya 12 MP ultra geniş açılı ve 10 MP telefoto lens eşlik edecek. Gücünü Exynos 2400e veya MediaTek Dimensity 9400 işlemciden alması beklenen telefon, 6.7 inç FHD+ AMOLED ekran, 120 Hz yenileme hızı ve 4.900 mAh batarya (45W hızlı şarj desteği) ile karşımıza çıkacak.
Akıllı telefonun eylül ya da ekim ayında tanıtılması bekleniyor. Aynı dönemde Samsung’un ilk uygun fiyatlı katlanabilir telefonu olacak Galaxy Z Flip FE modelinin de vitrine çıkacağı söyleniyor.
Galaxy S25 FE için yazılım geliştirme süreci başladı ve bir süre önce ürünün ABD versiyonu SM-S731U model numarasıyla tespit edildi. Dahası, Android 16 tabanlı One UI 8 arayüzüyle gelmesi kuvvetle muhtemel.
Elektrikli araç kullanıcıları için Türkiye çapında daha geniş kapsama alanı sunmak amacıyla Zes ve Solarşarj arasında roaming iş birliği başlatıldı. Bu iş birliğiyle iki marka, şarj altyapılarını entegre ederek kullanıcıların her iki şarj ağına da tek bir uygulama üzerinden erişmesini sağladı. Artık Zes ve Solarşarj kullanıcıları, uygulamalarını kullanarak herhangi bir ek hesap açmaya gerek kalmadan iki markaya ait şarj istasyonlarını ortak şekilde kullanabiliyor.
Türkiye’nin en yaygın şarj istasyonu ağına sahip Zes ile güneş enerjisi odaklı çözümler sunan Solarçatı’nın grup şirketi Solarşarj, bu stratejik iş birliğiyle elektrikli araçlara kesintisiz enerji erişimi sunmayı hedefliyor.
Roaming uygulaması sayesinde elektrikli araç sahipleri, iki marka arasında sorunsuz bir geçiş yaparak daha geniş bir altyapıdan faydalanabiliyor. Tüm işlemler kullanıcıların mobil uygulamaları üzerinden gerçekleştirilirken, şarj süreci boyunca performans verileri de anlık olarak takip edilebiliyor.
Zes CEO’su İnanç Salman, elektrikli araç şarj altyapılarının Solarşarj ile entegrasyonu sayesinde kapsama alanının daha da genişlediğini belirtti. Salman, dijitalleşme, şebeke erişimi ve yenilenebilir enerji temelli çözümlerle düşük karbon ekonomisinin temellerini attıklarını ve Türkiye’nin her noktasında entegre şarj hizmetleri sunmaya devam edeceklerini ifade etti.
Solarşarj Yönetim Kurulu Başkanı Utku Korkmaz ise, bu iş birliğinin güneş ve rüzgar kaynaklı santrallerden elde edilen enerjinin doğrudan kullanıcıya ulaştırılması yönünde önemli bir adım olduğunu belirtti.
“Yerinde üret, yerinde şarj et” yaklaşımıyla temiz enerji ekosistemine katkı sunduklarını ifade eden Korkmaz, iki şirketin yazılım altyapılarının birleştirilmesiyle pratik ve erişilebilir bir şarj ağı oluşturduklarını söyledi.
Kullanıcılar, App Store ve Play Store üzerinden Zes ya da Solarşarj uygulamalarını indirerek işlem yapabiliyor. Uygulama üzerinden “Şarj Et” komutu verildikten sonra şarj işlemi başlıyor ve işlem tamamlandığında “Şarjı Durdur” butonuyla sona erdirilebiliyor. Şarj etkinliklerinin tüm detaylarına uygulamanın “Roaming” sekmesinden ulaşılabiliyor.
Nintendo, yeni nesil oyun konsolu Switch 2’yi yakında piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Ancak şirketin açıkladığı resmi verilere göre bu model, ilk nesil Switch kadar yüksek kâr getirmeyecek. Nintendo Başkanı Shuntaro Furukawa’nın yatırımcılarla paylaştığı bilgiler, üretim maliyetlerinin ciddi şekilde arttığını gösterdi.
Nintendo Switch 2, ilk versiyon kadar kârlı olmayacak
Switch 2’nin kâr oranını düşüren faktörler arasında daha büyük ekran, 4K destekli yeni çip ve ABD’de yürürlüğe giren yeni gümrük tarifeleri yer alıyor. Bu maliyet artışları, şirketin mali projeksiyonlarına da yansıdı.
2026 mali yılı için 1.9 trilyon yenlik satış beklenirken, yalnızca 300 milyar yen kâr öngörülüyor. Bu da, Switch 2’nin birim başına Nintendo’ya önceki modele kıyasla daha az kâr sağlayacağı anlamına geliyor.
Apple, iOS 19 sürümünde batarya kullanımını yapay zekayla iyileştirecek. Bu gelişme, iPhone kullanıcılarını oldukça sevindirdi.
Yeni konsolun piyasaya çıkışından önce kullanıcı hesap sözleşmesi de güncellendi. Özellikle korsan içeriklerin kullanımını önlemeye odaklanan yeni sözleşme, izinsiz dijital içerikleri resmen işlevsiz hale getirecek. Ürünün ABD versiyonunda ise korsan kullanımların tespit edilmesi durumunda, konsolun kısmen ya da tamamen devre dışı bırakılması bile mümkün olacak.
Nintendo, şu an için artan maliyetlere rağmen fiyatlara doğrudan bir zam yapmayacak. Ancak piyasa koşullarındaki değişimlere göre, fiyat güncellemeleri ilerleyen dönemde gündeme gelebilir.
Nintendo Switch 2, Türkiye’de 13 Haziran tarihinde satışa çıkacak. Konsolun resmi satış fiyatı ise 36.999 TL olarak belirlendi. Peki siz bu cihaz hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
MediaMarkt Türkiye, 2024 yılına dair faaliyet sonuçlarını ve gelecek vizyonunu kamuoyuyla paylaştı. Şirket, 2024’te Türkiye’nin en çok tercih edilen elektronik perakendecisi konumunu korurken, MediaMarktSaturn grubunun Avrupa’daki satış performansı açısından Almanya’dan sonra ikinci büyük pazar oldu. MediaMarkt Türkiye CEO’su Hulusi Acar, Türkiye’nin bu başarıdaki katkısının kritik önemde olduğunu açıkladı.
Türkiye genelinde 102 mağaza, 4.000 çalışan ve 8 milyon MediaMarkt Club üyesiyle faaliyet gösteren şirket, Avrupa’daki 11 ülkedeki 1016 mağazasıyla toplamda 22,4 milyar euro ciro elde eden MediaMarktSaturn grubunun lokomotif pazarlarından biri oldu. Şirketin perakende medya alanında da global ölçekte 48 milyon euro ek gelir sağladığı belirtildi.
Türkiye’nin satış ve müşteri bağlılığı açısından grup içinde öne çıktığını belirten Acar, 2021’den bu yana pazarda lider olduklarını ve bu liderliği koruduklarını ifade etti. Türkiye’nin MediaMarktSaturn için stratejik bir ülke olarak konumlandığını söyleyen Acar, grup genelindeki MMSGH ülkelerinden dokuzunu geride bıraktıklarını belirtti.
Acar, 2025 yılında Türkiye tüketici elektroniği pazarının 1 trilyon TL’yi aşmasının beklendiğini açıkladı. Şirket, bu doğrultuda yatırımlarına hem dijital kanallar hem de fiziksel mağazalar üzerinden devam ediyor. MediaMarkt, omnichannel alışveriş deneyimini stratejisinin merkezine alarak müşterilerin yüzde 43’ünün bu modeli kullandığını, harcamaların yüzde 61’inin bu kanaldan geldiğini paylaştı.
Mobil uygulama üzerinden yapılan dijital satışlarda ciddi bir artış kaydedildi. 2025 mali yılının ilk çeyreğinde mobil uygulama gelirlerinin toplam dijital satışlar içindeki payı yüzde 26’dan yüzde 41’e yükseldi. Uygulamanın indirilme oranı 3,5 kat artarken, satışlarda yüzde 208’lik bir büyüme yaşandı. MediaMarkt Club programı da bu büyümeye eşlik etti. Son bir yılda 2 milyondan fazla yeni üye katıldı ve tüm satışların yaklaşık yüzde 50’si Club üyeleri üzerinden gerçekleşti.
Şirket, müşteri deneyimini geliştirmek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinden de faydalanıyor. AI destekli chatbot ile kullanıcı soruları yanıtlanırken, “AI Hediye Bulucu” özelliği kişiye ve bütçesine göre öneriler sunuyor. Ayrıca, satış sonrası hizmetler kapsamında ürün bakım hizmetleri doğrudan müşterilerin evlerinde sağlanıyor.
MediaMarkt, PEAQ, KOENIC ve ISY gibi kendi markalarını tüm kanallar üzerinden tüketiciyle buluştururken, yerli üretimi desteklemeye devam ediyor. Şirket, yenilenmiş cihaz kategorisinde 200.000 eski cihazı geri kazanıma kazandırdı, 27.000 cihazı ise yenileyerek yeniden satışa sundu.
Görme engelli bireyler için BlindLook iş birliğiyle geliştirilen sesli yönlendirme sistemi, tüm mağazalarda aktif olarak kullanılıyor. Bu sistem aracılığıyla 46.000 kişiye erişildiği açıklandı. Teknolojiyi erişilebilir kılmayı müşteri deneyiminin bir parçası olarak tanımlayan şirket, bu uygulamaları sosyal sorumluluk değil, hizmet politikası olarak konumlandırıyor.
Kadın istihdamı da şirketin öncelikleri arasında yer alıyor. Türkiye genelindeki mağazalarda kadın çalışan oranının yüzde 50’ye çıkarılması hedefleniyor. Şirket, bu hedef doğrultusunda istihdam politikalarını şekillendiriyor.
Eğitim alanında ise Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) ile yürütülen “Eğitimle Daha İyiye” projesi kapsamında deprem bölgelerinde dört mobil öğrenim birimi kuruldu. Bu birimlerle yaklaşık 8 bin çocuğa ulaşıldı. Projede dört yıl içinde 24 bin çocuğa erişilmesi planlanıyor.
MediaMarkt Türkiye, perakende dönüşümünün merkezinde yer alarak sadece ticari başarılarla değil, toplumsal fayda üreten uygulamalarıyla da sektördeki liderliğini sürdürüyor. Şirketin 2027 yılı için belirlediği hedef, ana kategorilerde ve tüm kanallarda tüketicilerin ilk tercihi olmak.
One UI 7 güncellemesinde ciddi gecikmeler yaşayan Samsung, bir sonraki One UI 8 için ise işleri sıkı tutuyor. Son gelen bilgiler, Güney Koreli markanın üç sene önce piyasaya sürdüğü bir akıllı telefonunda yeni sürümü test ettiğini gözler önüne seriyor.
Samsung, Galaxy S22 Ultra’da One UI 8 güncellemesini test ediyor
Galaxy S22 Ultra, SM-S908U model numarasıyla Geekbench testlerine girdi. Akıllı telefon yapılan tek çekirdekli testlerden 1.581 ve çok çekirdekli testlerden ise 3 bin 680 puan almayı başardı. Tabii, burada en dikkat çeken detay ise testlere giren cihazın Android 16 tabanlı One UI 8 güncellemesini çalıştırması diyebiliriz.
Bu gelişme markanın akıllı telefon için dahili testlere başladığı ve haziranda başlaması beklenen genel beta süreci öndesi son dokunuşları yaptığı şeklinde yorumlanabilir.
Samsung, bu sene farklı bir strateji izlemeyi planlayan marka güncellemeyi ilk olarak amiral gemisi Galaxy S serisi yerine Galaxy Z Flip 7 ve Z Fold 7 modellerinde sunmayı planlıyor. Her şey planlandığı gibi giderse kararlı sürümün dağıtımına temmuz ayında tanıtılacak katlanabilir telefonlardan sonra başlanacak.
Android 16 tabanlı One UI 8 güncellemesi alması beklenen Samsung modelleri;
Not: Aşağıdaki liste resmi değildir. Güvenilir kaynaklar tarafından şirketin güncelleme politikası eşliğinde hazırlanmıştır. Ayrıca yeni dönemde çıkacak modeller yer almıyor ve sadece mevcut ürün yelpazesini kapsıyor.
Galaxy S:
Galaxy S22 Serisi
Galaxy S23 Serisi
Galaxy S24 Serisi
Galaxy S25 Serisi
Galaxy Z Fold ve Flip:
Galaxy Z Fold 4 ve Z Flip 4
Galaxy Z Fold 5 ve Z Flip 5
Galaxy Z Fold 6 ve Z Flip 6
Galaxy S FE:
Galaxy S21 FE
Galaxy S23 FE
Galaxy S24 FE
Galaxy A:
Galaxy A33, A53 ve A73
Galaxy A14, A24, A34 ve A54
Galaxy A15, A25, A35 ve A55
Galaxy A06, A16
Galaxy A56, Galaxy A26
Galaxy Tab:
Galaxy Tab S8, Tab S8+ ve Tab S8 Ultra
Galaxy Tab S9, Tab S9+ ve Tab S9 Ultra
Galaxy Tab S10+ ve Tab S10 Ultra
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Kızıl Gezegen’e insanlı yolculuk, uzay keşfinin en büyük hedeflerinden biri olarak karşımızda duruyor. Mars yolculuğu, insanlığın Ay’dan sonraki en iddialı uzay macerası olmaya aday. Bilim insanları ve uzay ajansları on yıllardır bu yolculuğun planlarını yapıyor ve gerekli teknolojileri geliştiriyor.
Mars’a ne zaman gidilecek?
Mars, Dünya’ya en benzer gezegen olarak biliniyor. Günlük döngüsü neredeyse Dünya ile aynı, mevsimler yaşıyor ve buzul kalıntıları barındırıyor. Geçmişte su varlığına dair kanıtlar bulundu ve yaşam izleri aranmaya devam ediyor. Bu nedenle Mars, uzay keşfinde özel bir yere sahip.
İnsanlı Mars yolculuğu için en güncel ve somut planlar SpaceX ve NASA tarafından yürütülüyor. SpaceX’in kurucusu Elon Musk, 2020’lerin sonlarında insanları Mars’a göndermek istediğini defalarca açıkladı. NASA ise 2030’ların ortalarında bir insanlı Mars görevi planladığını duyurdu.
SpaceX, Mars yolculuğu için Starship adını verdiği dev uzay aracını geliştiriyor. Tamamen yeniden kullanılabilir olan bu araç, 100’den fazla yolcu ve büyük miktarda kargo taşıyabilecek kapasitede tasarlandı. SpaceX, önce Ay’a insanlı görevler düzenleyerek Starship’i test etmeyi planlıyor. Bu, Mars yolculuğu öncesinde önemli bir adım olacak.
NASA, Mars yolculuğu için “Moon to Mars” adlı bir program yürütüyor. Bu program kapsamında önce Ay’a dönüş yapılacak ve burada elde edilen deneyimler Mars yolculuğuna hazırlık olacak. NASA’nın Artemis programı, Ay’da sürdürülebilir bir varlık oluşturmayı hedefliyor. Bu varlık, Mars yolculuğu için bir sıçrama tahtası görevi görecek.
Marsa yolculuk teknolojik olarak birçok zorluk içeriyor. Dünya ile Mars arasındaki mesafe, gezegenlerin konumuna bağlı olarak 55 ila 400 milyon kilometre arasında değişiyor. Klasik uzay araçlarıyla bu yolculuk 7-9 ay sürüyor. Bu süre, astronotların uzun süre mikro yerçekiminde kalması, radyasyona maruz kalması ve psikolojik zorluklarla karşılaşması anlamına geliyor.
Uzay araçlarının itici sistemleri, Mars yolculuğunda kritik öneme sahip. Geleneksel kimyasal roketler yerine daha verimli itici sistemlerin geliştirilmesi gerekiyor. Nükleer termal itki ve iyon iticileri gibi teknolojiler, yolculuk süresini kısaltabilir ve daha fazla yük taşınmasını sağlayabilir.
Mars’a iniş yapmak, uzay aracı tasarımında özel çözümler gerektiriyor. Mars’ın atmosferi Dünya’nınkinden çok daha ince, bu nedenle paraşütler yeterince etkili olmuyor. Aynı zamanda, Ay’da olduğu gibi atmosfer olmadığı için sadece roket motorlarıyla yavaşlamak da çok fazla yakıt gerektiriyor. Bu nedenle, hem paraşütlerin hem de roket motorlarının kombinasyonunu içeren karmaşık iniş sistemleri geliştiriliyor.
Marsta yaşam desteği sağlamak başlı başına büyük bir meydan okuma. Astronotların oksijen, su, gıda ve enerji ihtiyaçlarının karşılanması gerekiyor. NASA ve diğer uzay ajansları, Mars’taki kaynakları kullanarak bu ihtiyaçları karşılama yöntemleri üzerinde çalışıyor. Örneğin, Mars’ın buzul yataklarından su elde edilebilir ve elektroliz yoluyla bu sudan oksijen üretilebilir.
Mars’ta yaşayacak astronotlar için barınaklar inşa edilmesi gerekiyor. Bu barınaklar, Mars’ın zorlu koşullarına, radyasyona ve mikrometeorit çarpmalarına dayanıklı olmalı. Bazı planlar, Mars toprağından tuğla üretmeyi veya 3D yazıcılar kullanarak barınaklar inşa etmeyi içeriyor. Başka bir yaklaşım, şişirilebilir modüllerin kullanılması ve bunların Mars toprağı ile kaplanması.
Marsa yapılacak ilk insanlı görevler muhtemelen kısa süreli olacak. Astronotlar birkaç hafta veya ay boyunca Mars’ta kalacak ve ardından Dünya’ya dönecek. Daha sonraki görevlerde kalış süresi uzatılabilir ve sonunda kalıcı bir üs kurulabilir. Uzun vadede, bazı bilim insanları ve vizyon sahipleri Mars’ı terraforming ile Dünya’ya benzer bir gezegene dönüştürmeyi hayal ediyor. Ancak bu, çok ileri bir teknoloji gerektirecek ve gerçekleşmesi yüzlerce yıl alabilir.
Mars’a dönüş yolculuğu da birçok zorluk içeriyor. Astronotlar, Dünya’ya dönüş için gereken yakıtı yanlarında götüremeyecek kadar ağır olduğundan, Mars’ta yakıt üretmeleri gerekecek. Mars atmosferindeki karbondioksit ve yüzeydeki buz, metanın ana bileşenleri olan hidrojen ve karbon kaynakları olarak kullanılabilir. SpaceX, bu amaçla Mars’ta bir yakıt üretim tesisi kurmayı planlıyor.
Mars görevlerinin finansmanı da önemli bir mesele. NASA gibi kamu kurumlarının bütçeleri politik kararlara bağlı ve değişkenlik gösterebiliyor. SpaceX gibi özel şirketler ise yatırımcılarına karşı sorumlu ve kar odaklı olmak zorunda. Mars görevlerinin maliyeti yüz milyarlarca doları bulabilir, bu nedenle uluslararası işbirliği ve kamu-özel ortaklıkları kritik öneme sahip.
Marsa yolculuk için en uygun zaman, iki gezegenin yörüngelerinin birbirine en yakın olduğu anlar. Bu “fırlatma pencereleri” yaklaşık her 26 ayda bir açılıyor. 2020’lerin sonunda ve 2030’ların başında açılacak fırlatma pencereleri, insanlı Mars görevleri için en uygun zamanlar olarak görülüyor.
İnsanlı Mars görevlerinden önce, gezegene daha fazla insansız keşif aracı gönderilecek. Bu araçlar, potansiyel iniş bölgelerini inceleyecek, yaşam belirtileri arayacak ve Mars’ın kaynaklarını haritaLayacak. NASA’nın Perseverance keşif aracı ve Ingenuity helikopteri, bu hazırlık çalışmalarının bir parçası olarak şu anda Mars’ta görev yapıyor.
Mars’a gitmek sadece teknolojik değil, aynı zamanda politik, ekonomik ve etik boyutları olan bir girişim. Uluslararası uzay hukuku, Mars’ın herhangi bir ülke tarafından sahiplenilmesini yasaklıyor. Bununla birlikte, Mars’taki kaynakların kullanımı ve potansiyel yaşam formlarına müdahale konularında yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulabilir.
Suudi Arabistan, yapay zeka alanında güçlenmek için önemli bir hamle yapıyor. Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın duyurduğu yapay zeka girişimi Humain; Amazon, Nvidia ve AMD ile milyarlarca dolarlık stratejik ortaklıklara imza atacak. Anlaşmalar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan ziyareti sırasında duyuruldu.
Suudi Arabistan, dev bir yapay zeka yatırımına imza attı
Amazon Web Services (AWS), Humain ile birlikte “AI Zone” adı verilen kapsamlı bir yapay zeka bölgesi kuruyor. Yaklaşık 5 milyar dolarlık bu yatırım; özel sunucular, ileri düzey ağ altyapısı, eğitim ve sertifikasyon programlarını kapsıyor.
AWS, Suudi Arabistan merkezli girişimlerin yapay zeka çözümlerine erişimini sağlamayı da taahhüt etti. Bu proje, Amazon’un daha önce açıkladığı 5,3 milyar dolarlık veri merkezi yatırımından bağımsız şekilde hayata geçirilecek.
Nvidia ise Humain’e tam 18.000 adet yapay zeka odaklı yeni nesil GPU sevkiyatı gerçekleştirecek. Nvidia’nın gönderdiği donanımlar, 500 megavat kapasiteli bir veri merkezinin ana omurgasını oluşturacak.
Apple, iOS 19 sürümünde batarya kullanımını yapay zekayla iyileştirecek. Bu gelişme, iPhone kullanıcılarını oldukça sevindirdi.
AMD de Humain ile 10 milyar dolarlık bir yapay zeka ortaklığına giriyor. Anlaşma kapsamında, beş yıl içinde yine 500 megavatlık yapay zeka bilgi işlem kapasitesi kurulacak. Bu altyapı, AMD’nin yüksek performanslı yapay zeka donanımları ve açık kaynaklı ROCm yazılımıyla desteklenecek.
Yatırımlar bu işbirlikleriyle sınırlı kalmıyor. Suudi Arabistan merkezli DataVolt, ABD’de yapay zeka veri merkezleri ve enerji altyapısına 20 milyar dolar yatırım yapacak. Ayrıca, Suudi Arabistan’ın NASA’nın Artemis II görevine katılacağı da açıklandı.
Peki siz bu gelişmeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Silindir eğitim hayatının yanı sıra gündelik durumlarda da karşınıza çıkma ihtimali yüksek şekillerden birisi. Geometrik şekillerin formüllerine inşaatlarda, bilgisayar destekli tasarımlarda, sınavlarda ve daha birçok yerde ihtiyaç duyuluyor. Peki, dairesel tabanlı şekillerden biri olan silindir hacmi hesaplama nasıl yapılır?
Silindir hacmi hesaplama nasıl yapılır?
Geometrik şekillerin hacmini ve alanını hesaplamak için kullanılabilecek bazı formüller vardır. Matematikte bu formüller belirli bir standarda göre belirlenir ve şekle göre özelleştirilebilir. Bir geometrik şeklin hacmi için taban alanı ve yüksekliğine ihtiyaç duyulur.
Silindir, yüzey ve taban olmak üzere iki paralel düzleme sahiptir. Ayrıca tabanı daire olduğundan dolayı dairesel bir geometrik şekil olarak kabul edilir. Taban ve yüzey arasındaki mesafe ise silindirin yüksekliği olacaktır. Bir silindirin hacmini hesaplamak için silindirin taban alanı ve yüksekliğinin bilinmesi gerekir.
Silindir hacmi = Pi sayısı x taban yarıçapı x yükseklik
V = π r2 h
Geometrideki bu standart formüle göre bir silindirin hacmini hesaplamak için şu adımları izlemelisiniz:
Adım 1: Silindirin taban yarıçapını (r2) hesaplayın.
Adım 2: Silindirin yüksekliğini (h) bulun. Yükseklik tabanı ve yüzeyi arasındaki uzaklığı temsil eder.
Adım 3: Pi sayısı ile birlikte bu iki değeri çarpın.
Adım 4: Pi sayısı x taban yarıçapı x yükseklik değeri sayesinde silindir hacmini elde edeceksiniz.
Silindirde de olduğu üzere, geometrik şekillerin hacmi için taban alanı ve yüksekliğine ihtiyaç duyulur. Bu formülde πr2 taban alanını ve h ise yüksekliği temsil etmektedir.
Elinizdeki bilgiler yeterliyse silindir hacmini hesaplamak oldukça pratiktir. Ayrıca sonucunuzu doğrulamak isterseniz bir hesap makinesine veya geometrik şekillerin hacmini hesaplayan yazılımlara da başvurabilirsiniz.
– Silindir hacmi hesaplama hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Google’ın gelişmiş yapay zekası Gemini, Samsung’un giyilebilir cihaz ekosistemine de entegre edilecek. Şirketin yaptığı açıklamaya göre, Gemini önümüzdeki dönemde Galaxy Watch ve Galaxy Buds serisine geliyor. Bu sayede, Samsung’un akıllı saatleri ve kulaklıkları yeni yetenekler kazanacak.
Gemini, Galaxy Watch ve Buds serisi için sunulacak
Galaxy Watch kullanıcıları, Gemini ile birlikte doğal sesli komutlarla cihazlarını yönlendirebilecek. Günlük işler ise, uygulama menülerine girmeye gerek kalmadan sadece bir cümleyle halledilebilecek. Örneğin spor yaparken kullanıcılar saatiyle konuşarak, “Son e-postamı özetle” diyerek içerikleri hızlıca anlayabilecek.
Gemini, Galaxy Watch ve Buds serisi için sunulacak.
Benzer şekilde Galaxy Buds3 serisine de yapay zeka desteği geliyor. Kullanıcılar, kulaklık üzerinde fiziksel bir hareketle veya sesli komutla Gemini’ı aktif hale getirebilecek. Böylece, “Bugünkü hava durumu nasıl?” gibi basit sorular için telefona uzanmak gerekmeyecek. Gemini, yanıtları doğrudan kulaklıktan aktaracak.
Apple, iOS 19 sürümünde batarya kullanımını yapay zekayla iyileştirecek. Bu gelişme, iPhone kullanıcılarını oldukça sevindirdi.
Bu yapay zeka entegrasyonu, Samsung’un tüm Galaxy ekosistemini daha entegre bir hale getirme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Güncellemenin tam olarak ne zaman sunulacağı ise henüz kesinleşmedi.
Ancak Gemini destekli yeni özelliklerin, Samsung Unpacked 2025 etkinliğinde tanıtılacak olan Galaxy Watch 8 serisi ve One UI 8 ile birlikte kullanıma sunulması bekleniyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz günlük hayatınızda Google Gemini fonksiyonlarını kullanıyor musunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
MediaTek, üst seviye mobil işlemci ailesini genişletmeye devam ediyor. Şirket, amiral gemisi modellerin bir alt seçeneği olarak konumlandırdığı yeni yonga seti Dimensity 9400e’yi tanıttı. İşlemci, geçtiğimiz yıl tanıtılan Dimensity 9300+ modelinin hafif revize edilmiş bir versiyonu olacak.
MediaTek Dimensity 9400e resmen tanıtıldı
TSMC’nin üçüncü nesil 4nm üretim süreciyle geliştirilen Dimensity 9400e, toplamda 8 çekirdekli bir CPU mimarisiyle geliyor. Bu yapılandırmada bir adet 3.4 GHz hızında çalışan Cortex-X4, üç adet 2.85 GHz hızında Cortex-X4 ve dört adet 2.0 GHz hızında Cortex-A720 çekirdeği yer alıyor.
Ayrıca işlemciye 8 MB L3 önbellek ve 10 MB SLC eşlik ediyor. Bellek tarafında LPDDR5X RAM desteği devam ederken, önceki modelde yer alan 9600 MHz RAM hızı 9400e’de 8533 MHz’e düşürülmüş. Grafik tarafında ise 12 çekirdekli Immortalis-G720 GPU yine korunmuş.
Kablosuz bağlantı tarafında Wi-Fi 7 desteği dikkat çekiyor. Bu destekle birlikte, 7,3 Gbps’ye kadar veri aktarım hızı sunuluyor. Böylece, Dimensity 9300+ modeline kıyasla bağlantı performansında belirgin bir artış yakalanacak.
Apple, iOS 19 sürümünde batarya kullanımını yapay zekayla iyileştirecek. Bu gelişme, iPhone kullanıcılarını oldukça sevindirdi.
Çift Bluetooth motoru sayesinde de Bluetooth 6.0 teknolojisi daha uzun menzilli çalışabiliyor. MediaTek, telefonlar arasında görüş hattı içindeyken 5 kilometreye kadar bağlantı mesafesi sağlanabildiğini belirtiyor.
Yapay zeka alanında da önemli geliştirmeler mevcut. Dimensity 9400e, MediaTek’in en güncel NeuroPilot SDK paketiyle birlikte geliyor. Bu sayede sistem; Çoklu Modalite (LMM), Büyük Görüntü Modelleri (LVM) ve farklı dil modellerini (SLM/LLM) çalıştırabilme yeteneği kazanıyor.
Mobil oyun performansı da yeni yonga setinde ön planda olacak. MediaTek Adaptive Gaming Technology ve HyperEngine teknolojilerinin yanı sıra, yeni Frame Rate Converter özelliği ile güç tüketiminin %40’a kadar azaltıldığı ifade ediliyor.
Peki siz bu işlemci hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.