Google Tekel Kararına İtiraz Etti

Teknoloji devi Google 2024 yılında arama motoru pazarında yasa dışı tekel oluşturduğuna hükmedilen tarihi antitröst davası kararına karşı resmi itirazını gerçekleştirdi. Şirket Cuma günü yaptığı başvuruda sadece kararı temyize götürmekle kalmadı aynı zamanda mahkemenin getirdiği rakiplerle veri paylaşımı gibi yaptırımların temyiz süreci bitene kadar durdurulmasını talep etti.

Rakiplerle veri paylaşımı büyük risk taşıyor

Google mahkemenin getirdiği en kritik yaptırımlardan biri olan arama verilerini ve sendikasyon hizmetlerini rakiplerle paylaşma zorunluluğuna şiddetle karşı çıkıyor. Şirket bu zorunluluğun kullanıcı gizliliğini tehlikeye atacağını ve ticari sırlarını ifşa edeceğini savunuyor. Google yaptığı açıklamada bu zorunlulukların Amerikalıların gizliliğini riske atacağını ve rakiplerin kendi ürünlerini geliştirmesini teşvik etmek yerine hazıra konmalarına neden olarak inovasyonu baltalayacağını belirtti.

Zorla değil tercih edildiği için kullanılıyor

Şirket Ağustos 2024 tarihinde verilen tekel kararının insanların Google hizmetlerini mecbur oldukları için değil istedikleri için kullandığı gerçeğini göz ardı ettiğini savunuyor. Google Yargıç Amit Mehta tarafından verilen kararın Apple ve Mozilla gibi tarayıcı üreticilerinin Google arama motorunu en yüksek kaliteli arama deneyimini sunduğu için varsayılan olarak seçtikleri yönündeki ifadelerini dikkate almadığını öne sürdü. Ayrıca yapay zeka alanındaki hızlı inovasyonun ve yeni girişimlerin yarattığı yoğun rekabetin görmezden gelindiği ifade edildi.

Mark Zuckerberg’in Metaverse Rüyası Sona Erdi

Mark Zuckerberg’in Metaverse Rüyası Sona Erdi

Meta, 70 milyar dolarlık zararın ardından metaverse vizyonunu sonlandırıyor. VR stüdyoları kapanırken şirket rotayı yapay zekaya çevirdi.

Süreç nasıl işleyecek

Google cephesinden gelen itiraz yasal süreci 2026 yılının sonlarına hatta daha ileri bir tarihe taşıyabilir. Adalet Bakanlığı ise 3 Şubat tarihine kadar Yargıç Mehta tarafından getirilen yaptırımların yetersiz olduğu gerekçesiyle karşı itirazda bulunup bulunmayacağına karar verecek. Hatırlanacağı üzere bakanlık başlangıçta Google Chrome tarayıcısının satılması gibi çok daha ağır cezalar talep etmiş ancak mahkeme veri paylaşımı gibi daha ılımlı çözümlerde karar kılmıştı.

Peki sizce Google verilerini rakipleriyle paylaşmalı mı yoksa bu durum inovasyonu gerçekten baltalar mı? Bu hukuk savaşı arama alışkanlıklarımızı nasıl etkiler? Yorumlarda görüşlerinizi bekliyoruz!

Qualcomm Samsung Ortaklığı Exynos’u Etkileyebilir

Mobil işlemci pazarının lideri Qualcomm’un yeni nesil Snapdragon yonga setlerini Samsung’un 2nm GAA teknolojisiyle üretmek istemesi teknoloji dünyasında dengeleri değiştirebilir. Gelen son raporlara göre Qualcomm mevcut amiral gemisi Snapdragon 8 Elite Gen 5 ve gelecekteki modelleri için Samsung ile görüşmelerini sıklaştırdı. Bu hamle Qualcomm’un çift dökümhane stratejisini hayata geçirmesini sağlarken Samsung’un Exynos departmanı için karmaşık bir tablo ortaya çıkarıyor.

Stratejik ortaklığın perde arkası

Qualcomm’un bu hamlesinin arkasında üç temel neden yatıyor. Birincisi artan maliyetleri düşürme isteği. Sadece TSMC’ye bağlı kalmak Snapdragon 8 Elite Gen 5’in birim maliyetini 280 dolar seviyesine çıkarırken gelecek nesil işlemcilerin 300 doları aşması bekleniyor. İkinci neden tedarik zincirini çeşitlendirme arayışı. Üçüncü ve en kritik neden ise stratejik kaldıraç gücü.

Exynos bölümü için tehlike çanları

Qualcomm Samsung’un 2nm teknolojisini kullanma karşılığında Galaxy S serisi telefonlarda Snapdragon işlemcilerin daha fazla kullanılmasını talep edebilir. Rapora göre bu durum Samsung’un dökümhane (foundry) işi için büyük bir kazanç olsa da Exynos departmanını zora sokabilir. Kendi işlemcisi Exynos yerine daha pahalı olan Snapdragon yongalarını kullanmak zorunda kalmak Samsung’un Mobil Deneyim bölümünün maliyetlerini artırarak kar marjlarını olumsuz etkileyebilir.

Galaxy S26 Edge Galaxy S26’yı Olumsuz Etkiledi

Galaxy S26 Edge Galaxy S26’yı Olumsuz Etkiledi

Samsung'un iptal edilen Galaxy S26 Edge projesi, Galaxy S26 ekran yenilemesi planlarını olumsuz etkiledi. Beklenen teknoloji neden ertelendi?

Samsung verimlilik sorununu çözmeli

Ancak bu ortaklığın önünde teknik bir engel bulunuyor. Samsung’un 2nm GAA sürecindeki verimlilik oranının şu an yüzde 50 seviyesinde olduğu belirtiliyor. Qualcomm’u tam anlamıyla ikna etmek ve seri üretime geçebilmek için bu oranın en az yüzde 70 seviyesine çıkması gerekiyor. Tesla ve diğer firmalarla yapılan anlaşmalar Samsung’un elini güçlendirse de Qualcomm gibi dev bir müşteriyi kazanmak şirketin geleceği için hayati önem taşıyor.

Peki sizce Samsung kendi işlemcisi Exynos’tan vazgeçip tamamen Snapdragon’a yönelmeli mi? Bu rekabet akıllı telefon fiyatlarına nasıl yansır? Yorumlarda görüşlerinizi bekliyoruz!

M6 MacBook Pro OLED Üretimi Başladı

Apple dizüstü bilgisayar pazarındaki iddiasını artıracak büyük bir değişim için gün sayıyor. Şirket M6 MacBook Pro modelleriyle birlikte mini LED teknolojisine veda edip OLED panellere geçiş yapmaya hazırlanıyor. Gelen son raporlara göre Apple şirketinin panel tedarikçisi Samsung üretim sürecini beklenenden çok daha önce başlattı. Bu gelişme yeni nesil MacBook Pro ailesinin tahmin edilenden daha erken piyasaya sürülebileceğine işaret ediyor.

Üretim takvimi öne çekildi çıkış tarihi değişebilir

Daha önceki sızıntılar Samsung firmasının M6 MacBook Pro için OLED üretimine 2026 yılının ikinci çeyreğinde başlayacağını öngörüyordu. Ancak yeux1122 blogunda paylaşılan bilgilere göre Güney Koreli teknoloji devi 8.6 nesil OLED panellerin üretimine bu çeyrekte start verdi. Normal şartlarda Apple yeni MacBook modellerini genellikle yılın son çeyreğinde tanıtır ancak panel üretiminin bu kadar erken başlaması lansman tarihinin 2026 üçüncü çeyreğine çekilebileceği ihtimalini doğuruyor.

Tandem OLED teknolojisi ve tasarım yenilikleri

Yeni M6 MacBook Pro modelleri tıpkı M5 iPad Pro serisinde olduğu gibi Tandem OLED teknolojisiyle donatılacak. İki ışık yayan katmana sahip olan bu teknoloji ekranın parlaklığını verimliliğini ve kullanım ömrünü ciddi oranda artırıyor. Sadece M6 Pro ve M6 Max konfigürasyonlarında bulunması beklenen bu ekranlar serinin en büyük kozu olacak.

Bu Videoyu İzlemeden MacBook Alma! MacBook Pro 14 İnceleme!

Bu Videoyu İzlemeden MacBook Alma! MacBook Pro 14 İnceleme!

Yapay zeka odaklı kullanıcılar için Apple M5 işlemcili MacBook Pro, devrim niteliğinde bir performans sunuyor.

Çentik kalkıyor dokunmatik ekran geliyor

Donanım yükseltmelerinin yanı sıra cihazın tasarımında da radikal değişiklikler bekleniyor. Raporlar M6 MacBook Pro modellerinde ekran çentiğinin kaldırılacağını ve uzun süredir konuşulan dokunmatik ekran desteğinin nihayet geleceğini öne sürüyor. Samsung cephesinin üretimi erkene almasının altında yatan bir diğer nedenin de LG ve BOE gibi rakiplerine karşı Apple nezdindeki yerini sağlamlaştırmak olduğu düşünülüyor.

Peki siz Apple tarafından yapılacak bu OLED geçişini ve olası dokunmatik ekran hamlesini nasıl değerlendiriyorsunuz? MacBook deneyimini nasıl etkiler? Yorumlarda görüşlerinizi bekliyoruz!

Ucuz ChatGPT Aboneliği Geldi

OpenAI kullanıcıların uzun süredir beklediği daha uygun fiyatlı abonelik seçeneğini sonunda devreye aldı. Şirket aylık 20 dolarlık Plus paketine bütçesi yetmeyenler için geliştirdiği ChatGPT Go aboneliğini küresel ölçekte kullanıma sundu. Aylık 8 dolar fiyat etiketiyle gelen bu yeni paket yapay zeka dünyasında kartların yeniden dağıtılmasına neden olacak.

8 dolarlık ChatGPT Go paketi neler sunuyor

ChatGPT Go paketi ücretsiz sürüme göre çok daha gelişmiş özelliklerle geliyor. Kullanıcılar en güncel GPT 5.2 Instant modeline erişim sağlarken mesajlaşma dosya yükleme ve görsel oluşturma limitleri ücretsiz sürüme kıyasla ciddi oranda artırılıyor. Ayrıca yapay zekanın hafızası bu pakette daha güçlü çalışıyor ve geçmiş sohbetleri daha iyi hatırlıyor.

10 kat daha fazla işlem hacmi

Şirketin paylaştığı verilere göre Go aboneleri ücretsiz kullanıcılara oranla 10 kat daha fazla işlem yapma hakkına sahip oluyor. Bu genişletilmiş limitler sayesinde kullanıcılar günlük işlerinde veya yaratıcı projelerinde kesintiye uğramadan yapay zekadan faydalanabiliyor. Ancak daha derin düşünme gerektiren modeller için hala üst paketler gerekiyor.

Çin ile ABD Arasındaki Yapay Zeka Farkı Kapanıyor mu?

Çin ile ABD Arasındaki Yapay Zeka Farkı Kapanıyor mu?

Google DeepMind CEO'su Demis Hassabis, Çin'in yapay zeka konusunda Batı'nın sadece aylar gerisinde olduğunu belirtti. İşte detaylar.

Reklamlı dönem resmen başlıyor

Bu uygun fiyatlı paketin en dikkat çeken yanı ise reklam politikası oldu. OpenAI maliyetleri düşürmek için ChatGPT Go abonelerine ve ücretsiz kullanıcılara reklam göstereceğini açıkladı. Sohbet ekranının altında belirecek bu reklamlar sayesinde abonelik ücreti düşük tutulabiliyor. Reklamsız deneyim isteyenlerin ise yine yüksek fiyatlı paketleri tercih etmesi gerekecek.

Peki sizce aylık 8 dolar karşılığında reklamlı bir yapay zeka deneyimi yaşamaya değer mi? Yoksa ücretsiz sürümle devam etmeyi mi tercih edersiniz? Yorumlarda düşüncelerinizi paylaşın!

Togg’dan Hafif Ticari Araç Sürprizi!

Türkiye’nin yerli otomobil markası Togg, sadece binek araçlarla sınırlı kalmayacağını kanıtlayan önemli adımlar atıyor. Marka ve model tescil başvuruları incelendiğinde, sedan ve SUV modellerine ek olarak elektrikli ticari araçların da geliştirilme aşamasında olduğu görülüyor. Bu stratejik hamleler, Togg’un küresel pazarda farklı konseptlerle var olma hedefini net bir şekilde ortaya koyuyor.

Yerli Otomobil Ailesi Genişliyor: Togg Ticari Araç Yolda

Ürün yelpazesini genişletmek için harekete geçen şirket, resmi kayıtlara göre 10 farklı yeni model ismi için başvuruda bulundu. Bu başvuru, yerli ve elektrikli otomobil üretimini çok daha geniş bir alana yayma planının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Kayıtlarda öne çıkan T6, T8, T10 ve T12 serileri; markanın SUV, sedan, coupe ve ticari araç gibi farklı kullanım alanlarına hitap eden kapsamlı bir ürün gamı oluşturacağını doğruluyor.

Togg, elektrikli ticari araç, yerli otomobil, Togg modelleri, CX serisi, hafif ticari araç

Model isimlerinde kullanılan harfler, araçların hangi segmentte yer alacağını açıkça belirtiyor. Yapılan sınıflandırmaya göre “X” ibaresi SUV ve crossover modelleri, “F” harfi sedanları, “B” kodu ise coupe tasarımları temsil ediyor. En çok dikkat çeken detay ise doğrudan ticari araç segmentini işaret eden “CX” kodu oldu. Bu kodlama sistemi, Togg’un uzun vadeli büyüme planlarının ne kadar detaylı hazırlandığını gösteriyor.

Togg Kredi Kampanyası Başladı

Togg Kredi Kampanyası Başladı

Togg, yeni kredi kampanyası ile T10X ve T10F modellerinde kaçırılmayacak fırsatlar sunuyor. 600 bin TL'ye varan faizsiz kredi detayları için tıklayın!

CX kodlu modellerin ortaya çıkmasıyla birlikte Togg’un elektrikli ticari araç pazarına girmesi artık an meselesi olarak görülüyor. Sektörde şimdiden “yerli elektrikli hafif ticari” olarak anılmaya başlanan bu araçlar, kamuoyunda “Togg Doblo” benzetmesiyle büyük bir heyecan yarattı. Henüz resmi tasarımı paylaşılmamış olsa da aracın modern hatlara, geniş yük kapasitesine ve tamamen elektrikli bir altyapıya sahip olması bekleniyor.

Yerli otomobil hamlesinin ticari araç sınıfına taşınması hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Sizce elektrikli bir ticari araç, günlük iş hayatında ve lojistik süreçlerde kullanıcılara ne gibi avantajlar sağlar?

Netflix ve Sony’den Dev Anlaşma!

Netflix ve Sony Pictures Entertainment, sektörde dengeleri değiştirecek devasa bir anlaşmaya imza attı. İki şirket arasında imzalanan bu çok yıllı sözleşme, Sony’nin sinema ve ev eğlencesi gösterimleri tamamlanan filmlerinin dünya çapındaki tüm yayın haklarını özel olarak Netflix’e veriyor. Perşembe günü duyurulan bu ortaklık, endüstri tarihinde yapılan ilk küresel “Pay-1” (ilk ödemeli yayın penceresi) anlaşması olma özelliğini taşıyor.

Sinema Dünyasında Rekor Ortaklık: Netflix Tüm Sony Filmlerini Yayınlayacak

Deadline tarafından bildirilen rapora göre değeri 7 milyar doların üzerinde olan bu anlaşma, 2021 yılında yapılan daha sınırlı bir ortaklığı genişletiyor. Önceki anlaşma sadece Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ve Güneydoğu Asya’nın bazı bölgelerini kapsıyordu ve beş yıl için 2.5 milyar dolar değerindeydi. Yeni küresel anlaşma, bu yılın sonlarına doğru bölgesel haklar müsait oldukça kademeli olarak devreye girecek. Tam küresel kapsamın 2029 yılının başlarında sağlanması ve anlaşmanın 2032 yılına kadar devam etmesi planlanıyor.

Netflix, Sony Pictures, The Legend of Zelda, Spider-Man, yayın hakları, film anlaşması, Warner Bros, Pay-1 anlaşması

Bu yeni düzenleme ile birlikte Netflix kütüphanesine eklenecek ilk Sony filmleri arasında oldukça heyecan verici yapımlar bulunuyor. Dakota ve Elle Fanning’in birlikte rol aldığı “The Nightingale”, Sony Pictures Animation yapımı “Buds” ve Nintendo’nun merakla beklenen canlı aksiyon “The Legend of Zelda” filmi bunlar arasında. Ayrıca “Spider-Man: Beyond the Spider-Verse” animasyon üçlemesinin finali ve Oscar ödüllü yönetmen Sam Mendes’in Beatles filmleri de platformda yerini alacak.

Netflix’in Warner Bros. Planı Ortaya Çıktı

Netflix’in Warner Bros. Planı Ortaya Çıktı

Netflix Warner Bros. planı, filmleri sinemalarda sadece 17 gün tutmayı hedefliyor. Bu devrimsel adım Hollywood'u nasıl etkileyecek?

Netflix Lisanslama ve Programlama Stratejisi Başkan Yardımcısı Gwen Smith, üyelerin filmlere büyük bir tutkuyla bağlı olduğunu belirtti. Sony’nin sevilen filmlerine özel erişim sağlamanın abonelik değerini önemli ölçüde artırdığını vurguladı. Mevcut anlaşma kapsamında “Spider-Man: Across the Spider-Verse”, “Anyone But You”, “It Ends With Us” ve “Venom: The Last Dance” gibi yapımlar halihazırda Netflix’in en çok izlenen içerikleri arasına girmişti. Sony yetkilileri ise bu anlaşmanın, daha önce farklı dağıtımcılar arasında bölünmüş olan hakları tek bir küresel ortaklıkta birleştirdiğini ifade ediyor.

Netflix, Sony Pictures, The Legend of Zelda, Spider-Man, yayın hakları, film anlaşması, Warner Bros, Pay-1 anlaşması

Sony ile yapılan bu anlaşma, Netflix’in Warner Bros.’un film ve televizyon stüdyoları ile HBO ve HBO Max’i satın almak için 82.7 milyar dolarlık bir girişimde bulunduğu dönemde gerçekleşti. Yayın devi ayrıca Universal ile de 2027 yılında başlayacak başka bir anlaşmaya sahip. Bu anlaşma sayesinde Universal ve Focus Features yapımı canlı aksiyon filmleri de gelecekte platforma eklenecek.

Amazon ve Netflix iş birliğine gidiyor!

Amazon ve Netflix iş birliğine gidiyor!

Netflix, Amazon MGM stüdyosunun öne çıkan filmlerini kendi bünyesine katıyor.

Dijital yayın platformları arasındaki rekabet her geçen gün kızışıyor ve içerik kütüphaneleri dev bütçeli anlaşmalarla sürekli genişliyor. Siz bu yeni anlaşma hakkında ne düşünüyorsunuz, favori Sony filmlerinizi ve özellikle yeni Spider-Man filmini Netflix’te izleyecek olmak sizi heyecanlandırıyor mu?

Android Recovery Mode Nasıl Açılır?

Android Recovery Mode (Kurtarma Modu), telefonunuzda bakım yapmanıza, güncellemeleri manuel olarak yüklemenize ve cihazı tamamen sıfırlamanıza olanak tanıyan önemli bir araçtır. Telefonunuz normal şekilde açılmıyorsa veya yazılımsal sorunlar yaşıyorsanız, bu mod hayat kurtarıcı olabilir. Ancak, her Android telefon üreticisi Recovery Mode’a giriş için farklı tuş kombinasyonları kullanır. Bu nedenle süreç biraz karmaşık görünebilir.

Adım Adım Android Recovery Mode Kullanımı

Google Pixel cihazlarda bu moda girmek için önce telefonu tamamen kapatın. Eğer Pixel 6 veya daha yeni bir modele sahipseniz Güç ve Ses Kısma tuşlarına, Pixel 5 veya daha eski bir modeliniz varsa Güç ve Ses Açma tuşlarına yaklaşık 30 saniye boyunca basılı tutun. Ekranda “Start” yazısını gördüğünüzde menüdesiniz demektir. Ses tuşlarıyla Recovery Mode seçeneğine gelip Güç tuşuyla onaylayın. Ekranda “No command” (Komut yok) yazan bir Android logosu çıkarsa, Güç tuşuna basılı tutarken Ses Açma tuşuna bir kez basıp bırakın.

Samsung Galaxy kullanıcıları için süreç modele göre değişir. Telefonu kapattıktan sonra, Galaxy S20 ve daha yeni modellerde Güç ve Ses Açma tuşlarına Samsung logosu görünene kadar basılı tutun. Galaxy S10 ve daha eski modellerde ise Güç, Ses Açma ve Bixby (veya Home) tuşlarına aynı anda basmanız gerekir.

Adım Adım IMEI Öğrenme Rehberi

Adım Adım IMEI Öğrenme Rehberi

Telefonunuzun kimlik kartı olan IMEI numarasını öğrenmenin en kolay ve hızlı yöntemlerini rehberimizde derledik. IMEI sorgulama detayları burada.

Motorola cihazlarda telefonu kapatın ve Ses Kısma ile Güç tuşlarına cihaz açılana kadar basılı tutun. OnePlus cihazlarda ise telefonu kapattıktan sonra Güç ve Ses Kısma tuşlarına aynı anda basarak bu menüye ulaşabilirsiniz. Menüde gezinmek için ses tuşlarını, seçim yapmak için güç tuşunu kullanabilirsiniz.

Recovery Mode menüsünde karşınıza çıkacak temel seçeneklerin ne işe yaradığını bilmek önemlidir. Reboot system now seçeneği cihazı normal şekilde yeniden başlatır. Apply update from ADB, cihazı bilgisayara bağlayarak komut göndermenizi sağlar ancak bu genellikle geliştiriciler içindir.

Windows Security Nasıl Kapatılır?

Windows Security Nasıl Kapatılır?

Windows Security ve Defender korumasını devre dışı bırakmak için yapmanız gerekenleri adım adım anlattık. İşte Windows güvenliği kapatma rehberi.

En kritik seçeneklerden biri Wipe data/factory reset işlemidir. Bu seçenek, fotoğraflar ve uygulamalar dahil tüm verilerinizi siler ve telefonu fabrika ayarlarına döndürür. Bu işlem geri alınamaz, bu yüzden kesinlikle emin olmadan kullanmamalısınız.

Bir diğer seçenek olan Wipe cache partition ise sistem önbelleğini temizler. Bu işlem kişisel verilerinizi veya ayarlarınızı silmez, sadece geçici sistem dosyalarını temizler. Telefonunuz yavaşladıysa veya uygulamalar hata veriyorsa, veri kaybı yaşamadan bu seçeneği denemeniz önerilir.

Microsoft Word’de Boş Sayfalar Nasıl Silinir?

Microsoft Word’de Boş Sayfalar Nasıl Silinir?

Microsoft Word'de inatçı boş sayfaları veya gereksiz içerikleri silmekte zorlanıyor musunuz? İşte adım adım Word sayfa silme rehberi.

Son olarak, Fabrika Ayarlarına Sıfırlama Koruması (FRP) hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Cihazınızı sıfırlasanız bile, güvenlik nedeniyle Google hesabınızla giriş yapmanız istenecektir. Bu, hırsızlığa karşı bir önlemdir. Eğer telefonunuzu satmayı veya başkasına vermeyi düşünüyorsanız, sıfırlama yapmadan önce Ayarlar > Hesaplar menüsünden Google hesabınızı kaldırmayı unutmayın.

Siz daha önce telefonunuzdaki sorunları çözmek için Recovery Mode’u kullanmak zorunda kaldınız mı?

Resident Evil 5 Remake Yolda Olabilir!

Korku oyunlarının efsanesi Resident Evil serisi 30 yaşını kutlarken gözler Capcom cephesinden gelecek yeni duyurulara çevrildi. Önümüzdeki ay çıkış yapacak olan Resident Evil Requiem heyecanı sürerken serinin en çok konuşulan oyunlarından Resident Evil 5 için de umut ışığı yandı. Oyunda Sheva Alomar karakterine hayat veren aktris Eva La Dare yaptığı paylaşımla Remake söylentilerini yeniden alevlendirdi.

Mart ayında büyük bir sürpriz olabilir

Ünlü oyuncu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Mart ayı için planlanan eğlenceli işler olduğunu duyurdu. Takipçilerine tetikte olmalarını söyleyen Dare paylaşımında RE5 etiketlerini kullanarak beklentiyi zirveye taşıdı. Oyuncunun bir şeyler bildiğini ama henüz söyleyemediğini ima eden videosu hayranlar arasında Resident Evil 5 Remake duyurusu yaklaşıyor şeklinde yorumlandı.

Remake takvimi ve sızıntılar ne diyor

Bu paylaşım heyecan yaratsa da sektördeki güvenilir kaynaklar temkinli yaklaşmayı tercih ediyor. Daha önce ortaya atılan iddialar Capcom firmasının önceliği Code Veronica ve Resident Evil Zero projelerine verdiği yönündeydi. Ancak Resident Evil 4 Remake başarısının ardından şirketin beşinci oyun için de düğmeye basmış olabileceği ihtimali göz ardı edilmiyor.

Ubisoft İki Dev Remake Projesini Duyurmaya Hazırlanıyor

Ubisoft İki Dev Remake Projesini Duyurmaya Hazırlanıyor

Ubisoft, Assassin's Creed Black Flag ve Prince of Persia remake projelerini duyurmaya hazırlanıyor. İki oyunun çıkış tarihleri sızdırıldı.

Sadece seslendirme mi yoksa yeni oyun mu

Mart ayındaki bu gizemli etkinliğin yeni bir oyun duyurusu mu yoksa karakterle ilgili farklı bir proje mi olduğu henüz netlik kazanmadı. Yine de serinin 30. yılına özel olarak Resident Evil 5 için modern grafiklerle bir dönüş yapılması hayranların en büyük dileği olmaya devam ediyor.

Peki sizce bu paylaşım Resident Evil 5 Remake projesinin habercisi olabilir mi? Chris ve Sheva ikilisini yeni nesil grafiklerle görmek ister misiniz? Yorumlarda tahminlerinizi bekliyoruz!

Evde Kendi Tarayıcınızı Geliştirebileceksiniz!

Teknoloji dünyasında yapay zeka sınırları zorlamaya ve imkansız denileni başarmaya devam ediyor. Cursor CEO’su Michael Truell, 14 Ocak 2026 tarihinde yaptığı duyuruyla otonom yapay zeka kodlamasında bugüne kadarki en iddialı gösterimlerden birine imza attı. Şirketin ekipleri, yüzlerce GPT-5.2 ajanını koordine ederek sadece bir haftalık kesintisiz çalışma sonucunda sıfırdan işlevsel bir web tarayıcısı geliştirmeyi başardı.

Yapay Zeka Ajanları Bir Haftada Sıfırdan Web Tarayıcısı Geliştirdi

FastRender adı verilen bu tarayıcı, insan mühendisliği çabasının ne kadar sıkıştırılabileceğini gösteren çarpıcı bir örnek olarak karşımıza çıkıyor. Truell’in X platformunda paylaştığı bilgilere göre, proje kapsamında binlerce dosya üzerinde 3 milyondan fazla kod satırı oluşturuldu. Tamamen Rust diliyle yazılan işleme motoruna sahip olan tarayıcı; HTML ayrıştırma, CSS düzeni, metin şekillendirme, boyama yetenekleri ve özel bir JavaScript sanal makinesi içeriyor.

Cursor, GPT-5.2, Yapay Zeka, FastRender, Otonom Kodlama, Yazılım Mühendisliği, OpenAI, Rust

Ortaya çıkan sonucun henüz mükemmel olmadığını açıkça belirten Truell, “Bir nevi çalışıyor!” ifadesini kullandı. FastRender şu an için WebKit veya Chromium gibi olgun motorlarla rekabet edecek düzeyde olmasa da, basit web sitelerini hızlı ve büyük ölçüde doğru bir şekilde görüntüleyebiliyor. Bu deneyim, Cursor’un çoklu ajan yapay zeka sistemlerinin sınırlarını zorlama çabalarının bir sonucu olarak ortaya çıktı.

WhatsApp Yapay Zeka Yasağını Esnetti

WhatsApp Yapay Zeka Yasağını Esnetti

Meta 2 ülke için WhatsApp üçüncü taraf chatbot yasağını kaldırdı. Rekabet kurumlarının baskısıyla gelen karar ve detaylar haberimizde.

Projenin başarısı, ajanlar arasında kurulan hiyerarşik koordinasyon sistemine dayanıyor. Başlangıçta ajanlara eşit statü verildiğinde risk almaktan kaçındıkları ve zor görevleri yapmadıkları görüldü. Çözüm olarak “planlayıcılar” kod tabanını sürekli inceleyip görevler oluştururken, “işçiler” sadece kendilerine atanan işleri tamamlamaya odaklandı. Her döngünün sonunda ise bir “yargıç” ajan ilerlemeyi değerlendirdi.

Cursor, GPT-5.2, Yapay Zeka, FastRender, Otonom Kodlama, Yazılım Mühendisliği, OpenAI, Rust

Bu karmaşık süreçte, Aralık 2025’te piyasaya sürülen OpenAI’ın GPT-5.2-Codex modeli kritik bir rol oynadı. Cursor ekibi, GPT-5.2 modellerinin talimatları takip etme, odaklanma, konudan sapmama ve işleri eksiksiz tamamlama konusunda çok daha yetenekli olduğunu tespit etti. Bu sayede otonom çalışma süreci çok daha verimli bir şekilde yönetilebildi.

OpenAI Open Responses’i duyurdu

OpenAI Open Responses’i duyurdu

OpenAI Open Responses sistemini duyurdu. Tek şema ile tüm modeller yönetilecek, geliştiriciler için entegrasyon kolaylaşacak.

Cursor’un denemeleri sadece tarayıcı ile sınırlı kalmadı. Şirket ayrıca kendi kod tabanını Solid’den React’e taşımak için ajanları kullandı ve bu süreçte 266.000 satır kod eklendi. Devam eden diğer projeler arasında 1,2 milyon satır koda sahip bir Windows 7 emülatörü, Java Dil Sunucusu Protokolü uygulaması ve bir Excel klonu bulunuyor. FastRender’ın kaynak kodları ise geliştiricilerin incelemesi için GitHub’da halka açık olarak paylaşıldı.

Bu gelişme teknoloji topluluklarında yazılım mühendisliğinin geleceği hakkında tartışmaları da beraberinde getirdi. Bazı eleştirmenler, yapay zeka tarafından yazılan milyonlarca satır kodun bakımının ve hata ayıklamasının kimler tarafından yapılacağını sorguluyor. 2025 yılında 500 milyon dolar yıllık gelire ulaşan Cursor, bu teknikleri ilerleyen dönemde ana ürününe entegre etmeyi planlıyor. Şirket, başarının büyük ölçüde ajanlara verilen istemlerin (prompt) kalitesine bağlı olduğunu vurguluyor.

Yapay zekanın kodlama yeteneklerinin bu denli hızlı gelişmesi ve otonom sistemlerin karmaşık yazılımlar üretebilmesi hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Sizce gelecekte yazılım geliştirme süreçleri tamamen otonom hale gelebilir mi?

Bu Videoyu İzlemeden MacBook Alma! MacBook Pro 14 İnceleme!

Apple, yeni nesil Apple M5 işlemcili MacBook Pro modeliyle hem profesyoneller hem de yapay zeka odaklı kullanıcılar için iddialı bir seçenek sunuyor. İş hayatında yüksek verimlilik arayanların ve cihazını uzun süre performans kaybı yaşamadan kullanmak isteyenlerin tüm sorularına yanıt veren bu yeni model, yaklaşık 95.000 TL’den başlayan fiyatıyla dikkat çekiyor.

Cihazın konfigürasyonunu en üst seviyeye çıkardığınızda ise bu rakam 190.000 TL seviyelerine kadar ulaşabiliyor. 15 Ekim’de tanıtılan ve merakla beklenen bu yeni nesil dizüstü bilgisayar, Apple’ın şimdiye kadar sunduğu en gelişmiş işlemci mimarilerinden birini barındırıyor.

Donanım tarafındaki en büyük devrim, GPU çekirdeklerine entegre edilen ve Neural Accelerator olarak adlandırılan sinirsel hızlandırıcı biriminde yatıyor. NVIDIA’nın Tensor Core yapısına benzer bir mantıkla çalışan bu teknoloji, özellikle yapay zeka işlemlerinde devasa bir performans artışı sağlıyor.

TSMC tarafından 3nm mimarisiyle üretilen M5 işlemci, 10 çekirdekli CPU ve 10 çekirdekli GPU yapısıyla geliyor. Yapılan testlerde bu işlemcinin yapay zeka performansının M1 çipine göre 7,7 kat, M4 çipine göre ise 1,8 kat daha hızlı olduğu görülüyor. Ayrıca Cyberpunk 2077 gibi zorlu oyun testlerinde M5, M4 işlemcili selefine göre belirgin bir FPS artışı sunarak oyun performansında da sınıf atlıyor.

Apple M5 İşlemcili MacBook Pro İncelemesi

BX3P101G 100W GaN Hızlı Şarj Cihazı Özellikleri

Bix BX3P101G, 100W gücü cebinize sığdırıyor. MacBook Pro’dan akıllı telefonlara kadar tüm cihazlarınızı en yüksek hızda şarj etmek için GaN (Galyum Nitrür) teknolojisi bu şarj cihazında yer alıyor.

100W Power Delivery & PPS: Dizüstü bilgisayarlarınız için tam kapasite performans.

Akıllı Enerji Yönetimi: Üç portu aynı anda kullanırken gücü cihazlarınızın ihtiyacına göre otomatik böler; güvenli ve optimize bir dolum sağlar.

Kompakt ve Güçlü: Geleneksel adaptörlerden çok daha küçük, çok daha hafif ve çok daha serin.

  • Portlar: 2x Type-C, 1x USB-A
  • GaN Teknoloji: Var
  • Giriş: 110-240V 50 60HZ 2.0A MAX
  • USB-C1+C2: 5V=9V=12V=15V=3.0A / 20V 5A (100W MAX) PPS: 3.3 21.V=5A
  • USB-A: 5V=9V=3A, 12V=2.5A, 20V=1.5A (30W MAX)
  • USB-C1+C2: INTELLIGENT ALLOCATION: 65W + 30W, 30W + 65W
  • USB-C1+A: 5V=9V=12V=15V=3A, 20V=3.25A (65W MAX)+ 5V-3A, 9V=2A, 12V=1.5A (18W MAX)
  • USB-C2+A: 5V=2.4A (12W) + 5V=2.4A (12W)
  • USB-C1+C2+A: 65W + 12W + 12W
  • Boyut: 39.95 x 41.98 x 69.82mm
BX3P101G 100W GaN Hızlı Şarj Cihazını Güvenli Bir Şekilde Satın Almak için Tıklayın

Cihazın fiziksel yapısı ve ekran kalitesi, Apple’ın geleneksel üst düzey standartlarını korumaya devam ediyor. 14 inçlik Liquid Retina XDR ekran, SDR içeriklerde 1000 nit, HDR içeriklerde ise 1600 nit parlaklığa ulaşarak muazzam bir görsel deneyim sunuyor. Üst kısımda yer alan 12 MP çözünürlüklü Center Stage özellikli kamera, FaceTime görüşmelerinde kullanıcıyı takip ederek her zaman odakta kalmasını sağlıyor.

Giriş-çıkış portları tarafında ise MagSafe 3HDMISD kart okuyucu ve Thunderbolt 4 destekli Type-C girişleri ile zengin bir bağlantı seçeneği sunuluyor. Ancak daha yüksek bant genişliği arayanlar için bir önceki nesil olan M4 Pro işlemcili modelde Thunderbolt 5 desteğinin bulunduğunu hatırlatmakta fayda var.

Pil ömrü konusunda ise Apple, rakipleri olan Intel Lunar Lake, AMD Ryzen AI 300 ve Qualcomm Snapdragon X Elite serilerine karşı 24 saate varan kullanım süresiyle hala zirvedeki yerini koruyor. Yazılım tarafında macOS Tahoe işletim sistemi ve beraberinde gelen Apple Intelligence özellikleri, kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıyor.

Her ne kadar Google’ın Gemini veya Microsoft’un CoPilot+ çözümleri yapay zeka entegrasyonunda şu an için daha geniş bir kapsam sunsa da Apple’ın kendi ekosistemi içerisindeki optimizasyonu kullanıcıları tatmin edecek düzeyde görünüyor. Sonuç olarak, ihtiyaçlarınızı doğru belirleyerek seçeceğiniz bir M5 MacBook Pro, önümüzdeki birkaç yıl boyunca işlerinizi en yüksek performansla yürütmenize olanak tanıyacaktır.

Seçimlerdeki Düzenbazlığa Teknolojik Çözüm!

Twitter’ın kurucusu Jack Dorsey tarafından geliştirilen çevrimdışı mesajlaşma uygulaması Bitchat, Uganda’da seçimler sırasında uygulanan internet kesintisi nedeniyle bir anda popüler oldu. Ülkedeki vatandaşlar iletişim kurmakta zorlanırken bu uygulama adeta bir can simidi haline geldi. Apptopia verilerine göre, uygulama sadece bu yıl içinde 28.000’den fazla indirilerek önceki iki ayın toplamına kıyasla dört katlık bir artış gösterdi. Apple ve Google uygulama mağazalarında zirveye yerleşen Bitchat’in geliştiricisi Calle, son haftalarda yaklaşık 400.000 Ugandalının uygulamayı indirdiğini ve bunun ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 1’ine denk geldiğini belirtiyor.

İnternet Kesintisinde Rekor Kıran Uygulama: Bitchat

WhatsApp gibi geleneksel platformların aksine, Bitchat çalışmak için internet veya hücresel veriye ihtiyaç duymuyor. Bunun yerine, şifreli mesajları yakındaki cihazlar arasında iletmek için Bluetooth ağ teknolojisini kullanıyor. Mesajlar, varış noktasına ulaşana kadar bir telefondan diğerine “sıçrayarak” ilerliyor ve her cihaz hem gönderici hem de iletici görevi görüyor. Uygulama herhangi bir giriş yapmayı, telefon numarası kaydetmeyi veya kullanıcı hesabı oluşturmayı gerektirmiyor. Jack Dorsey, internetin merkezileşmesinden duyduğu pişmanlığı dile getirerek bu uygulamayı Temmuz 2025’te kullanıma sundu. Merkeziyetsiz tasarımı sayesinde uygulama, özellikle devlet kaynaklı bağlantı kısıtlamalarıyla karşı karşıya kalan bölgelerde oldukça cazip hale geldi.

Bitchat, Jack Dorsey, çevrimdışı mesajlaşma, internet kesintisi, Uganda, Bluetooth teknolojisi, mobil uygulama

Uganda İletişim Komisyonu, yanlış bilgilendirme ve seçim dolandırıcılığı endişelerini gerekçe göstererek Salı günü yerel saatle 18.00’den itibaren internet erişimini kesti. Bu durum, yetkililerin ülke genelinde internet kısıtlaması uyguladığı üst üste üçüncü başkanlık seçimi olarak kayıtlara geçti. Muhalefet lideri Bobi Wine, hükümetin bir kapanma planladığını öngörerek destekçilerini önceden Bitchat indirmeye çağırmıştı. Uluslararası Af Örgütü ve BM İnsan Hakları Ofisi ise bu kısıtlamaları ifade özgürlüğüne yönelik ciddi bir saldırı olarak nitelendirdi.

X Grok için Yeni Kısıtlamalar Getirdi!

X Grok için Yeni Kısıtlamalar Getirdi!

X, Grok için yeni güvenlik önlemlerini duyurdu. Gerçek kişilerin bikini ile düzenlenmesi yasaklanırken görsel oluşturma özelliği tamamen ücretli oldu.

Benzer bir kullanım artışı, Ocak ayında başlayan protestolar sırasında neredeyse tam bir internet kesintisinin uygulandığı İran’da da gözlendi. İranlı göstericilerin iletişim kurma arayışıyla birlikte indirme sayıları tek bir haftada 437.900’ü aştı. Bölgedeki geliştiriciler, Bitchat’in Farsça dil desteği sunan “Noghteha” adında yerelleştirilmiş bir versiyonunu bile hazırladılar. Cornell Üniversitesi’nden uzmanlar, internet kesintilerinin yanlış bilgiden ziyade koordinasyonu ve bilgi alışverişini engellediğine dikkat çekiyor. Siz bu tür internet gerektirmeyen iletişim yöntemlerinin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Apple TV ve HBO Max özel içerikleri Turkcell TV+’ta!

Ödüllü filmlerden en seçkin dizilere, 150’yi aşkın canlı TV kanalı ve stratejik iş birlikleriyle toplamda 22 bin saatlik içerik kütüphanesi sunan TV+, kullanıcılarına “1 kutu ya da 1 uygulama, 1 arayüz, 1 abonelik, 1 şifre, 1 fatura” ile çok sayıda ulusal ve uluslararası platformun içeriklerine erişim imkânı veriyor.  

Turkcell TV+, düzenlediği etkinlikte yapılan konuşmaların ve duyuruların ardından, TV+’ın HBO Max kataloğunda yer alan, Game of Thrones evreninin uzun zamandır merakla beklenen yeni dizisi A Knight of the Seven Kingdoms’ın ön gösterimi gerçekleştirildi.

Seyir deneyimini yükselten teknolojik özellikler 

TV+ yerli ve yabancı dijital platformların içeriklerini, dünyanın en önemli stüdyolarının yapımlarını, tek bir abonelik altında izleyiciyle buluşturuyor. Platform, tüketici beklentilerine uygun olarak sunduğu teknolojik özellikleri ile de ayrışıyor. 

Canlı TV yayınlarının 7 güne kadar geri alınabilme ve yeniden izlenebilme özelliğinin yanı sıra kontrolü izleyiciye bırakan kaydet-izle, indir-izle seçenekleri öne çıkıyor. 

Hem canlı yayın akışında hem de geniş içerik kütüphanesinde izleyiciye bir avantaj sağlayan kişiselleştirilmiş öneri mekanizması, TV+’ın kullanıcı deneyimini yükseltiyor. 

Tablet, bilgisayar, cep telefonu ve televizyon ekranlarından erişilebilen platformda, içerikler 4K yayın kalitesiyle izleniyor. 

TV+ Ocak ayında da çok renkli 

TV+ ocak ayında çok renkli ve özel bir ekran deneyimi yaşatıyor. Apple TV ve HBO Max özel yapımlarından pek çok farklı yapım, Turkcell TV+ Plus’ta izleyenlerle buluşuyor.

A Knight of the Seven Kingdoms, F1, Devil in Disguise, Gangs of London, Doctor Foster, The Office, Luther, Escape at Dannemora, The Pitt, İlk ve Son, The Addams Family, Fargo, The Girl with the Dragon Tattoo, Me Before You gibi güçlü yapımlar ve çok daha fazlası izleyici ile buluşuyor.

Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç: “Teknoloji geliştikçe, deneyimi sadeleştiriyoruz” 

Turkcell olarak yatırımlarını uçtan uca teknoloji sağlama vizyonuyla yaptıklarını söyleyen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, TV+ için belirledikleri vizyona dair şu ifadelerde bulundu: “Yaptığımız yatırımların anlamı, kullanıcı deneyimine ve sürdürülebilir gelire dönüştüğünde ortaya çıkıyor. TV+’ın bugünkü konumu da tam olarak bu yaklaşımın bir sonucu. Yerli ve global içerikleri, canlı yayınları ve spor karşılaşmalarını tek platformda birleştiren modelimizle yayıncılık sektöründe yeni bir denge kuruyoruz.” 

Teknoloji geliştikçe deneyimin sadeleşmesi gerektiğini belirten Dr. Koç sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Eskiden 10 yılda bir yaşadığımız teknolojik dönüşüm, artık aylar hatta günler içinde gerçekleşiyor. Bu dönüşüm, tüketici beklentilerini ve tercihlerini de etkiliyor. Araştırmalar, çoklu platform aboneliklerinin izleyicide hem psikolojik hem de finansal bir yorgunluğa sebep olduğuna işaret ediyor. TV+ olarak, bu duruma değerli bir çözüm sunuyoruz.”   

TV+ Genel Müdürü: “İçeriği kürasyonla, deneyimi sadelikle büyütüyoruz”

İçeriğin hâlâ önemli olduğunu ancak tek başına yeterli görülmediğini söyleyen TV+ Genel Müdürü Gülçin Alıcı Gökçe, TV+’ın global iş birliklerine de değinerek şu açıklamaları yaptı: “İzleyici, sadece ‘ne izlediğini’ değil, ‘nasıl izlediğini’ de sorguluyor. Aradığı içeriğe zahmetsizce ulaşmak istiyor. Biz TV+’ta IPTV ve OTT’yi aynı dünyada buluştururken, alışkanlıkları yok saymadan yeni izleme davranışlarını doğru okuyan bir kürasyon anlayışı benimsiyoruz, deneyimi sadelikle büyütüyoruz. Çoklu abonelikler, dağınık kütüphaneler ve karmaşık arayüzler, abone yorgunluğuna neden oluyor. TV+ olarak bu durumu ortadan kaldıran bir deneyim tasarladık. Bir başka deyişle; 1 kutu ya da 1 uygulama, 1 arayüz, 1 abonelik, 1 şifre ve 1 fatura ile çok zengin, çok katmanlı bir deneyim yaşatıyoruz.” 

Yeni model kapsamında yapılan uluslararası iş birliklerine de değinen Gökçe şunları söyledi: “Bu bir ‘co-petition’ modeli. Bunu Türkiye’de sadece biz yapıyoruz. Bu doğrultuda çok güçlü stratejik iş ortaklarımız var. DreamWorks, Paramount, Universal, AMC gibi güçlü yapımların yanı sıra yakın zamanda Apple TV ile 25 filmden oluşan özel bir anlaşma da yaptık. Diğer yandan Alf ve Mavi Ay gibi iki unutulmaz diziyle başlattığımız nostalji kataloğumuzu genişletmeye devam ediyoruz.  Tabii ki en güçlü iş birliklerimizden biri de HBO Max ile gerçekleştirdiğimiz anlaşma. HBO Max kütüphanesindeki tüm içerikler eş zamanlı yayınlanacak şekilde TV+’ta da yer alıyor. Bu bir lisans anlaşmasının ötesinde, güçlü bir teknoloji entegrasyonu. Kullanıcılar HBO Max içeriklerine TV+ içinde doğrudan erişebiliyor. Güçlü içerik ile güçlü altyapıyı aynı deneyim dünyasında buluşturuyoruz.” dedi.