MSI, yeni nesil Claw modeli üzerinde çalıştığını doğrulayan ilk işaretleri verdi. Claw 7 A2HM kod adıyla anılan cihaz, Intel işlemcilerle geliştiriliyor ve AMD tabanlı bir versiyona dair henüz herhangi bir resmi bilgi bulunmuyor.
MSI, yeni Claw 2 el konsolu ile karşımıza çıkacak
İlk Claw modelinde Intel işlemcinin batarya ve performans verimliliği; AMD’ye kıyasla geri planda kalmış, bu da Claw serisinin beklenen popülerliğe ulaşamamasına neden olmuştu. Buna rağmen MSI, ikinci nesilde de Intel ile devam etme kararı aldı.
Yeni sızıntılarda görülen “Claw 7 A2HM” kod adı, MSI’ın isimlendirme sistemine göre bazı teknik ipuçları sunuyor. “H” harfi yüksek performanslı mobil işlemci sınıfını, “M” ise varyant model olduğunu gösteriyor.
Merakla beklenen GTA 6 oyununun yeni fragmanı yayınlandı. Bu gelişme, serinin meraklılarını oldukça heyecanlandırdı.
Dolayısıyla Claw 2, Intel’in Core Ultra 200H serisinden bir işlemciyle donatılmış olabilir. Bu işlemciler NPU içermeyen versiyonlar arasında yer alırken, Alchemist veya Xe-LPG+ gibi Xe2 mimarisi dışındaki grafik birimleriyle geliyor.
XMX çekirdeklerine sahip bu grafik çözümleri, taşınabilir cihazlar için yeterli grafik gücü sunma kapasitesine sahip. Daha önce AI+ modellerde yer alan “V” harfinin bu modelde yer almaması, yapay zeka hızlandırıcısı olmayan bir sistemle karşı karşıya olduğumuza işaret ediyor.
Tüm bu gelişmelere rağmen, AMD tabanlı bir MSI Claw modeline dair beklenti de hala devam ediyor. Peki siz bu cihaz hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Nvidia’nın ekran kartı ve yapay zeka odaklı grafik işlemcilerinde fiyat artışına gittiği bildirildi. Gelen son bilgilere göre; şirket oyun grafik kartlarında %5 ila %10, yapay zeka GPU’larında ise %15’e kadar varan fiyat artışı yaptı. Zamların gerekçesi olarak artan üretim maliyetleri ve yeni gümrük vergileri gösteriliyor.
Nvidia, ekran kartlarına zam yapacak
Yapılan zamlarda en büyük etkenlerden biri olarak, ABD’nin Çin’e yönelik uyguladığı ihracat kısıtlamaları öne çıkıyor. Nvidia, H20 başta olmak üzere bazı yapay zeka odaklı yongaların Çin’e satışının yasaklanmasının ardından; üç aylık gelirinde 5,5 milyar dolarlık düşüş yaşandığını açıklamıştı. Bu kaybı telafi etmek için, firmanın tüm ürün gruplarında fiyat düzenlemesine gittiği belirtiliyor.
Nvidia CEO’su Jensen Huang bu süreçte, ABD ve Çin arasında görüşmeler yürüttü ve gümrük vergilerinin şirketin kârlılığı üzerindeki etkisini azaltmaya çalışmıştı. Ancak resmi fiyatlar artırıldıktan sonra, tedarik zincirindeki ortaklar da buna paralel olarak fiyatları yukarı çekti.
Merakla beklenen GTA 6 oyununun yeni fragmanı yayınlandı. Bu gelişme, serinin meraklılarını oldukça heyecanlandırdı.
Yeni nesil RTX 50 serisinin de zamlardan nasibini aldığı belirtiliyor. Oldukça popüler olan bu ekran kartlarında %5 ila %10 arasında fiyat artışı yaşandığı ifade ediliyor. Ayrıca, fiyat artışlarında üretim yeri değişikliğinin de etkili olduğu vurgulanıyor.
Nvidia’nın yeni nesil Blackwell mimarili çiplerinin üretiminin Tayvan’dan ABD’deki TSMC tesisine kaydırılması, üretim ve lojistik maliyetlerini artırarak fiyatlara doğrudan yansıyacak.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Sony Interactive Entertainment tarafından yayınlanan aksiyon RPG oyunu Stellar Blade, 2024’te PlayStation 5’e özel olarak piyasaya sürülmüştü. Oyunun merakla beklenen PC versiyonunun çıkış tarihi de nihayet belli oldu.
Stellar Blade, Haziran’da PC platformuna gelecek
PlayStation’ın resmi YouTube kanalında kısa süreliğine yayınlandıktan sonra hızla kaldırılan fragmanda, Stellar Blade’in PC için çıkış tarihi 11 Haziran 2025 olarak belirtildi. Kaldırılan video kısa sürede internet kullanıcıları tarafından kaydedildi ve sosyal medyada paylaşılmaya başladı.
Sızdırılan fragman sadece çıkış tarihini değil, PC sürümüne özel teknik iyileştirmeleri de gözler önüne seriyor. Stellar Blade’in PC versiyonu, Nvidia’nın DLSS 4 ve AMD’nin FSR 3 teknolojilerini destekleyecek.
Merakla beklenen GTA 6 oyununun yeni fragmanı yayınlandı. Bu gelişme, serinin meraklılarını oldukça heyecanlandırdı.
Ultra geniş ekran desteği, gelişmiş grafik ayarları ve DualSense kontrolcüsünün titreşim özellikleri için tam entegrasyon da sağlanacak. Ayrıca fragmanda yer alan bilgilere göre, oyunun PC sürümüne özel olarak yeni bir boss savaşı ve ana karakter Eve için tasarlanan 25 yeni kıyafet eklenecek.
İlk çıkışını PS5 platformunda yapan Stellar Blade, yüksek kaliteli grafikleri ve akıcı aksiyon mekanikleriyle öne çıkmıştı. Metacritic’te 81 puan alan yapımda, oyuncular Naytibas adlı yaratıklara karşı insanlığı korumaya çalışan Eve karakterini kontrol ediyor.
Stellar Blade’in PC versiyonunun, hem teknik özellikleriyle hem de genişletilmiş içeriği ile yaz aylarında adından söz ettirmesi bekleniyor. Peki siz bu oyun hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Türkiye ile İspanya arasında, yaklaşık beş ay önce ilk kez duyurulan “Jet Eğitim Uçağı Projesi” iş birliği için beklenen nihai anlaşma yarın imzalanıyor. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün daha önce yaptığı açıklamada, projenin Türkiye’nin bağımsız teknolojiler geliştirme hedefinin yanı sıra dost ve müttefik ülkelerle iş birliğini güçlendirme stratejisinin de önemli bir göstergesi olduğunu belirtmişti.
İspanya, ileri eğitim uçağı olarak F-5 yerine Hürjet alıyor!
İspanyol basınında yer alan haberlere göre, Hürjet, İspanya Hava Kuvvetleri’nin yeni ileri eğitim uçağı olarak resmen seçildi. Anlaşmanın imza töreni, 2025 FEINDEF Uluslararası Savunma Fuarı kapsamında 14 Mayıs Çarşamba günü gerçekleştirilecek. Bu kapsamda Hürjet, Talavera’daki 23. Filo’nun kullandığı eskiyen F-5 uçaklarının yerini alacak.
Bu anlaşma, Türkiye açısından tarihi bir öneme sahip. İlk kez bir Avrupa ülkesine ve havacılık alanında kendi uçaklarını üreten bir ülkeye jet eğitim uçağı satışı gerçekleşmiş olacak. İspanyol medyasında geniş yankı bulan bu gelişme, İspanya’nın pilot eğitim kapasitesi açısından kritik bir dönüm noktası olacak. Anlaşmanın detayları henüz tam olarak paylaşılmasa da, lisanslı üretim veya doğrudan satış gibi seçeneklerin masada olduğu belirtiliyor.
Apple’ın WWDC 2025 etkinliğinde tanıtılması beklenen iOS 19, pil yönetimi konusunda dikkat çekici yenilikler sunacak. Gelen son bilgilere göre şirket, yeni sürümde yapay zekadan yararlanarak batarya performansını daha iyi optimize edecek. Bu optimizasyonun, cihazların kullanım deneyiminde gözle görülür bir iyileştirme sunması bekleniyor.
iOS 19, batarya kullanımını yapay zeka ile yönetecek
iOS 19, kullanıcıların telefon kullanım alışkanlıklarını ve uygulamaların enerji tüketim verilerini analiz ederek pil kullanımını dengeleyecek. Bu sayede cihaz, kişinin günlük rutinine uygun olarak güç tüketimini dinamik şekilde ayarlayabilecek. Özellikle arka planda çalışan uygulamaların etkisi analiz edilerek gereksiz tüketim sınırlandırılacak.
Yeni sürümle birlikte kilit ekranına, cihazın tamamen şarj olmasına ne kadar süre kaldığını gösteren yeni bir pil göstergesi de ekleniyor. Bu gösterge, mevcut yüzde bazlı gösterimin ötesine geçerek daha işlevsel bilgiler verecek.
Merakla beklenen GTA 6 oyununun yeni fragmanı yayınlandı. Bu gelişme, serinin meraklılarını oldukça heyecanlandırdı.
Pil yönetimindeki bu yeniliklerin, yeni iPhone 17 Air modeli için de büyük önem taşıdığını söyleyebiliriz. Oldukça ince bir tasarıma sahip olacak cihazın sınırlı batarya kapasitesine karşın, yazılım optimizasyonları sayesinde uzun kullanım süresi sunması planlanıyor.
iOS 19’un tasarımsal değişikliklerle birlikte, pil ömrüne yönelik yenilikler de sunması kullanıcıları oldukça memnun etti. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz iOS 19 güncellemesinden başka hangi yenilikleri bekliyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.
Depolama birimleri, elektronik eşyalarımızdaki en önemli parçalardan biri. Bilgilerimiz, uygulamalarımız be dosyalarımız bu alanda tutuluyor be muhafaza ediliyor. Zamanla gelişen teknoloji, depolama kapasitelerinin her gün biraz daha arttığını gösteriyor. Peki teknoloji, insan beyni ile kıyaslandığında durum ne?
Beynimiz, sürekli gelişen teknolojiye kıyasla ne durumda? Genellikle bu soru her sorulduğunda pek çoğumuzun “sınırsız” diye kestirip attığı insan beyni kaç GB? Tüm bunların cevabını sizler için araştırdık.
İnsan beyni kaç GB?
Uzun süredir bilim insanları tarafından araştırılan bu konu, aslında tam olarak ortaya çıkmış değil. Bunun en büyük nedeni ise matematiksel bir deney yapmanın mümkün olmaması. Bazı insanlar sabah ne yediğini unuturken, bazıları ise oldukça karmaşık ve uzun şeyler ezberleyebiliyor. Bu durum kişiden kişiye ciddi değişikliklere neden oluyor. Ancak araştırmacılar, bir üst limit olduğu konusunda hemfikir. Yine de bazı tahminler mevcut.
Örneğin bazı araştırmacılara göre insan beyninde yaklaşık 100 milyar nöron bulunuyor. Bu nöronların her biri ortalama 1000 bağlantı kuruyor ve bu da yaklaşık 1000 potansiyel sinaps anlamına geliyor. Verilerin depolandığı bu sinapsların toplam sayısına baktığımızda 100 trilyon veri noktasına yani yaklaşık 100 TB’lık bir alana ulaşıyoruz.
Her ne kadar oldukça yüksek bir alandan bahsediyor olsak da sayılar kesin değil. Söz konusu hesaplama tahminlerden oluşuyor ve yüzde 100 doğruluk içermiyor. Gerçekte her beyin daha az ya da daha çok veri depoluyor olabilir.
Beyin aktivitelerini modellemek için kullandığımız yöntemler, standart olarak ikili sayı sistemini temel alıyor. Ancak beynimiz büyük ihtimalle bu şekilde çalışmıyor. Bu nedenle “İnsanbeynikaçGB?” sorusuna doğru bir cevap vermek mümkün olmuyor.
Bu ölçümdeki bir başka önemli değişken ise anılarımız. Ne yazık ki elimizde anılarımızın ne kadar alan kapladığı ile ilgili net bir cevap yok. Beynimizin kapasitesi sınırlı olduğundan bu alan teorik olarak ölçülebilir. Ancak ne zaman bir cevaba ulaşılacağı şu an için gizemini koruyor. Günün sonunda bazı tahminler elimizde olsa da “insan beyni kaç GB?” sorusu şimdilik cevapsız kalıyor.
Ford, Türkiye’deki elektrikli araç pazarına üç yeni modelle iddialı bir giriş yapıyor. Ford Puma Gen-E, Explorer ve Capri modelleri Türkiye’de satışa çıktı. Farklı fiyat ve segmentlere hitap eden modeller, hem kompakt SUV arayanlara hem de daha yüksek menzil ve donanım isteyen kullanıcılara alternatif sunuyor.
Yeni Ford Explorer ve Puma Türkiye’de
Ford Otosan’ın Romanya’daki fabrikasında üretilen elektrikli Puma Gen-E, Premium donanım seviyesiyle 1.593.100 TL başlangıç fiyatıyla satılıyor. Önden çekişli kompakt SUV, 124 kW güç ve 290 Nm tork üreten bir elektrik motoruna sahip.
Aracın enerji ihtiyacını 43 kWsa kapasiteli NMC batarya karşılıyor. Bu batarya, WLTP standardına göre 376 kilometre sürüş menzili sağlıyor. Ayrıca model, 100 kW DC hızlı şarj desteği sayesinde batarya seviyesini yalnızca 23 dakikada %10’dan %80’e çıkarıyor.
Merakla beklenen GTA 6 oyununun yeni fragmanı yayınlandı. Bu gelişme, serinin meraklılarını oldukça heyecanlandırdı.
Explorer modeli ise Volkswagen’in MEB platformu üzerine inşa ediliyor ve Select ile Premium olmak üzere iki farklı donanımla geliyor. Bu versiyonlar arasında 100 bin TL fark bulunuyor. Türkiye’de şu an sadece 52 kWsa batarya ve 150 kW motorla donatılmış standart menzilli versiyon satışta.
WLTP verilerine göre bu versiyon; birleşik kullanımda 378 km, şehir içinde 496 km menzil sunuyor. Aracın 130 kW DC hızlı şarj desteği de bulunuyor. 532 kilometre menzil sağlayacak uzun menzilli versiyonun, yılın üçüncü çeyreğinde piyasaya çıkması planlanıyor. Explorer’ın başlangıç fiyatı 1.720.000 TL olarak belirlendi.
Explorer ile aynı altyapıyı kullanan Ford Capri modeli ise 1.920.000 TL’lik fiyat etiketiyle %10’luk ÖTV dilimi sınırlarında yer alıyor. Capri de 150 kW gücünde elektrik motoru ve 52 kWsa batarya ile geliyor. Aracın birleşik sürüş menzili 373 kilometre olarak açıklanırken, 77 kWsa bataryalı uzun menzilli versiyonun da yılın üçüncü çeyreğinde Türkiye pazarına giriş yapacağı belirtildi.
E-Tourneo Courier Journey ve E-Tourneo Custom modellerinin ise ticari araç sınıfında fark yaratması bekleniyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Audi, tamamen elektrikli e-tron GT ailesine yeni bir model daha ekledi. Yeni Audi e-tron GT quattro, yüksek performansı, uzun menzili ve hızlı şarj özellikleriyle dikkat çekiyor. Avrupa pazarında satışa sunulan araç, hem şehir içi kullanıma hem de uzun yolculuklara uygun bir yapı sunuyor.
Yeni Audi e-tron GT quattro duyuruldu
Yeni e-tron GT quattro, standart sürüş modunda 370 kW güç üretiyor. Launch Control özelliği devreye alındığında bu değer 430 kW’a, yani yaklaşık 582 beygir gücüne ulaşıyor. Aracın güç paketi, 97 kWsa net batarya kapasitesiyle de destekleniyor. Bu batarya, WLTP standardına göre 622 kilometreye kadar menzil sunuyor.
Modelin öne çıkan bir diğer özelliği ise yüksek hızlı şarj kabiliyeti olacak. 320 kW’a kadar destek sunan şarj altyapısı sayesinde, araç yalnızca 10 dakikalık şarjla yaklaşık 285 kilometre menzil kazanıyor. Audi’nin geliştirdiği “e-tron rota planlayıcı” sistemi, bataryayı doğru sıcaklık aralığına getirerek şarj sürecinde verimliliği artırıyor.
Merakla beklenen GTA 6 oyununun yeni fragmanı yayınlandı. Bu gelişme, serinin meraklılarını oldukça heyecanlandırdı.
Tasarım tarafında ise e-tron GT quattro; coupe formundaki zarif silueti, uzun aks mesafesi ve büyük jantlarıyla sportif bir duruş sergiliyor. 0.24 cd sürtünme katsayısına sahip olan araç, aerodinamik tasarımıyla iddialı geliyor.
Akıllı quattro sistemi sayesinde, ön ve arka akslar arasında tork dağılımı tamamen değişken biçimde gerçekleşiyor. Böylece sürüş koşulları milisaniyeler içinde analiz edilerek güç aktarımı buna göre ayarlanıyor.
Yeni Audi e-tron GT quattro, Avrupa’da 108.900 euro başlangıç fiyatıyla siparişe açıldı. Peki siz bu model hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte, beşinci nesil kablosuz ağ teknolojisi olan 5G, dünya genelinde yaygınlaşmaya başladı. Daha yüksek hız, daha düşük gecikme süresi ve daha fazla bağlantı kapasitesi vadeden bu teknoloji, aynı zamanda çeşitli sağlık endişelerini de beraberinde getirdi. Sosyal medyada ve bazı platformlarda “5G sağlığa zararlı mı?” sorusu sıkça gündeme geliyor. Peki bilimsel veriler bu konuda ne söylüyor? Gelin bu soruyu bilimsel çerçevede inceleyelim.
5G sağlığa zararlı mı?
5G teknolojisi, temel olarak önceki nesil ağ teknolojileri gibi radyo frekans (RF) dalgaları kullanır. Bu dalgalar, elektromanyetik spektrumun bir parçasıdır ve genel olarak iyonlaştırıcı olmayan radyasyon olarak sınıflandırılır.
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: İyonlaştırıcı radyasyon (X-ışınları veya gama ışınları gibi), DNA’ya zarar verebilecek kadar yüksek enerjiye sahiptir. Oysa cep telefonları ve 5G teknolojisi tarafından kullanılan iyonlaştırıcı olmayan radyasyon, DNA’yı doğrudan değiştirecek kadar enerjiye sahip değildir.
5G teknolojisi, genel olarak üç frekans bandında çalışır: düşük bant (700 MHz civarı), orta bant (2.5-3.7 GHz) ve yüksek bant (24-39 GHz). Yüksek bant, “milimetre dalga” olarak da bilinen ve önceki mobil teknolojilerden daha yüksek frekanslarda çalışan bir spektrumdur.
Bu yüksek frekanslar, daha fazla veri taşıma kapasitesine sahiptir ancak bina ve diğer engelleri aşma yetenekleri daha düşüktür. Bu nedenle 5G ağları, özellikle yoğun nüfuslu alanlarda daha fazla baz istasyonu gerektirir.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bugüne kadar yapılan bilimsel araştırmalara dayanarak, 5G dahil olmak üzere mobil iletişim teknolojilerinden kaynaklanan düşük seviyeli elektromanyetik alan maruziyetinin sağlık üzerinde olumsuz etkileri olduğuna dair ikna edici kanıt bulunmadığını belirtmektedir.
WHO, elektromanyetik alanların sağlık etkilerini sürekli olarak izlemekte ve araştırmaları değerlendirmektedir. Uluslararası İyonlaştırıcı Olmayan Radyasyondan Korunma Komisyonu (ICNIRP), 2020 yılında mobil telekomünikasyon için kullanılan radyo frekanslarına ilişkin maruziyet kılavuzlarını güncelledi.
Bu kılavuzlar, bilimsel araştırmalara dayanarak, insanların sağlığını korumak için tasarlanmış güvenlik sınırlarını belirler. ICNIRP’ye göre, bu sınırlar dahilinde kullanıldığında 5G teknolojisi, sağlık için bilinen bir risk oluşturmamaktadır.
Amerikan Kanser Derneği, cep telefonu kullanımının kansere neden olduğuna dair ikna edici bir kanıt olmadığını belirtmektedir. Dernek, milyonlarca insanı kapsayan geniş çaplı epidemiyolojik çalışmaların, cep telefonu kullanımı ile beyin tümörleri veya diğer kanser türleri arasında tutarlı bir ilişki göstermediğini vurgulamaktadır.
5G teknolojisinin henüz yeni olması nedeniyle, spesifik olarak 5G ile ilgili uzun vadeli çalışmalar sınırlıdır. Ancak, radyo frekansı elektromanyetik alanlarının sağlık etkileri üzerine on yıllardır yapılan araştırmalar mevcuttur.
Bu araştırmalar, yüksek yoğunluktaki maruziyetin ısınma etkisi dışında (termal etki olarak bilinir) tutarlı bir sağlık riski göstermemiştir. 5G ekipmanlarından yayılan radyasyon seviyeleri, uluslararası güvenlik standartlarının çok altındadır ve bu termal etkileri oluşturmak için yeterli değildir.
“5G sağlığa zararlı mı?” sorusunu çevreleyen yaygın iddialardan biri, 5G’nin bağışıklık sistemini zayıflattığı ve COVID-19 pandemisiyle ilişkili olduğu yönündedir. Bu iddia, bilimsel bir temele dayanmaz ve çok sayıda bilim insanı tarafından reddedilmiştir. Virüslerin yayılması için radyo dalgalarına ihtiyaç duyulmaz ve 5G ile COVID-19 arasında herhangi bir bağlantı olduğuna dair bilimsel kanıt yoktur.
Bazı insanlar, “elektromanyetik hipersensitivite” (EHS) adı verilen bir durumdan muzdarip olduklarını bildirmektedir. Bu kişiler, elektromanyetik alanlara maruz kaldıklarında baş ağrısı, yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu gibi semptomlar yaşadıklarını belirtirler.
Ancak, çift kör bilimsel çalışmalar, bu semptomlarla elektromanyetik alan maruziyeti arasında doğrudan bir nedensel ilişki gösterememiştir. Dünya Sağlık Örgütü, EHS’nin gerçek olduğunu ve ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini, ancak elektromanyetik alanlarla ilişkili olduğuna dair bilimsel bir kanıt olmadığını belirtmektedir.
Milimetre dalgaları, 5G’nin yüksek frekans bandında kullanılan ve derinin yüzeyinde emilen dalgalardır. Bazı endişeler, bu dalgaların cilt sağlığı üzerindeki potansiyel etkileriyle ilgilidir. Bilimsel çalışmalar, 5G’de kullanılan milimetre dalgalarının, güvenlik standartları dahilinde kullanıldığında, cilt veya gözler üzerinde zararlı etkileri olduğunu göstermemiştir.
Bu dalgaların penetrasyon derinliği çok düşüktür ve iç organlara ulaşmazlar. Araştırmacılar, radyo frekansı elektromanyetik alanlarının biyolojik etkileri üzerine çalışmalara devam etmektedir.
Bazı laboratuvar çalışmaları, çok yüksek yoğunluktaki radyo frekansı maruziyetinin hücresel değişikliklere neden olabileceğini göstermiştir. Ancak, bu çalışmalardaki maruziyet seviyeleri, günlük yaşamda karşılaşılandan çok daha yüksektir ve bu bulguların insan sağlığı için ne anlama geldiği henüz net değildir.
Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), 2011 yılında radyo frekansı elektromanyetik alanlarını “insanlar için olası kanserojen” (Grup 2B) olarak sınıflandırmıştır. Bu sınıflandırma, bazı epidemiyolojik çalışmalarda, yoğun cep telefonu kullanımı ile belirli beyin tümörü türleri arasında zayıf bir ilişki olduğunu gösteren sınırlı kanıtlara dayanmaktadır.
Ancak, bu sınıflandırma kafein ve turşu sebzeler gibi diğer maddeleri de içerir ve “kesin kanserojen” ile aynı değildir. Araştırmacılar, radyo frekansı elektromanyetik alanlarının biyolojik etkileri üzerine çalışmalara devam etmektedir.
Bazı laboratuvar çalışmaları, çok yüksek yoğunluktaki radyo frekansı maruziyetinin hücresel değişikliklere neden olabileceğini göstermiştir. Ancak, bu çalışmalardaki maruziyet seviyeleri, günlük yaşamda karşılaşılandan çok daha yüksektir ve bu bulguların insan sağlığı için ne anlama geldiği henüz net değildir.
Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), 2011 yılında radyo frekansı elektromanyetik alanlarını “insanlar için olası kanserojen” (Grup 2B) olarak sınıflandırmıştır. Bu sınıflandırma, bazı epidemiyolojik çalışmalarda, yoğun cep telefonu kullanımı ile belirli beyin tümörü türleri arasında zayıf bir ilişki olduğunu gösteren sınırlı kanıtlara dayanmaktadır. Ancak, bu sınıflandırma kafein ve turşu sebzeler gibi diğer maddeleri de içerir ve “kesin kanserojen” ile aynı değildir.
Google, geliştirici etkinliği Google I/O 2025’in başlamasına henüz bir hafta kala Android odaklı özel bir yayınla konferansı erkene çekti. “The Android Show: I/O Edition” adını taşıyan yayın, Google’ın Android tarafındaki önemli duyurularına sahne olacak. Etkinlik, Türkiye saatiyle 20.00’de Android’in resmi web sitesinde ve YouTube kanalında canlı yayınlanacak.
The Android Show: I/O Edition etkinliği nasıl izlenir?
Android’e özel ayrı bir etkinlik yapılması, duyuruların kapsamının geniş olabileceğine işaret ediyor. Google I/O etkinlikleri genellikle birkaç saat sürse de, Android Show’un daha kısa sürede tamamlanması bekleniyor.
Etkinliğin en dikkat çekici başlığı, Android’in yeni tasarım dili olacak. Google’ın “Material 3 Expressive” olarak adlandırdığı bu yeni arayüz, şirketin kullanıcı deneyimi tasarımında attığı en son adım olacak.
Google, kısa süre önce blog sayfasında bu yeni tasarımı yanlışlıkla erken yayınladı ve sonrasında kaldırdı. Ancak Material 3 Expressive ifadesi hala Google I/O 2025 oturum listelerinde yer alıyor. Android 16 beta sürümlerinde henüz görülmeyen tasarımın ilk detayları, bu etkinlikte resmen paylaşılacak.
Merakla beklenen GTA 6 oyununun yeni fragmanı yayınlandı. Bu gelişme, serinin meraklılarını oldukça heyecanlandırdı.
Android Show’un diğer bir diğer başlığı ise Android XR olacak. Etkinlikte Android XR’nin son durumu ve geliştirme süreciyle ilgili güncellemeler yer alıyor. Dolayısıyla, Samsung’un bu yıl piyasaya sürmesi planlanan ve Android XR ile çalışacak Project Moohan başlığı hakkında da bilgi verilebilir.
Google I/O 2025 etkinliğinin tamı tamamı ise 20-21 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Dünyanın en popüler drone üreticilerinden DJI, yeni amiral gemisi modeli Mavic 4 Pro ile içerik üreticilerine adeta sinema kamerası performansını gökyüzüne taşıyor. SDN Kurucusu Hakkı Alkan’ın yaptığı derinlemesine inceleme, bu güçlü drone’un hem teknik hem de kullanıcı deneyimi açısından ne denli gelişmiş olduğunu gözler önüne seriyor.
DJI Mavic 4 Pro inceleme! Sektörü değiştiren drone!
DJI Mavic 4 Pro, tamamen yenilenen üçlü kamera sistemiyle dikkat çekiyor. 4/3 inçlik CMOS sensöre sahip ana kamera, F2.0 diyafram açıklığıyla %60 daha fazla ışık alarak düşük ışıkta bile net görüntüler sunuyor. 6K 60 FPS HDR video ve 100 MP’e kadar çözünürlükte fotoğraf çekimi, bu cihazı profesyonel kullanım için ideal hale getiriyor.
İkinci ve üçüncü kameralar ise sırasıyla 70 mm ve 166 mm telefoto lensler olarak konumlandırılmış. Bu lensler sayesinde 6x’e kadar optik yakınlaştırma yapılabiliyor ve kalite kaybı yaşanmadan uzak plan çekimleri alınabiliyor. Üstelik tüm lensler D-Log M ve HLG gibi profesyonel renk profillerini destekliyor.
Mavic 4 Pro, sektörde ilk kez 360 derece dönebilen Infinity Gimbal teknolojisini sunuyor. Bu sayede kullanıcılar, rol ekseninde tam tur dönüşler ve yaratıcı çekim hareketleri gerçekleştirebiliyor. Ayrıca sadece bir butonla dikey moda geçilebilen lens sistemi, sosyal medya içerikleri için dikey formatta sinematik videolar üretebilmeyi mümkün kılıyor.
1.045 gramlık yeni gövde, aerodinamik tasarımı sayesinde rüzgar direncini azaltıyor. Geliştirilmiş pervane ve kanat yapıları da önceki modellere göre daha sessiz bir uçuş deneyimi sağlıyor. Bu özellik özellikle şehir içi ve kapalı alan çekimlerinde büyük avantaj sağlıyor.
Yeni nesil ActiveTrack 360 sistemi, takip edilen objenin etrafında tam tur dönebilen bir yapay zeka takibi sunuyor. Master Shots özelliğiyle birleştiğinde, kullanıcı hiçbir manuel müdahale yapmadan yüksek kaliteli sanatsal çekimler elde edebiliyor.
Mavic 4 Pro’nun O4 Plus bağlantı teknolojisi, 30 kilometreye kadar 4K canlı görüntü aktarımı sağlıyor. Ayrıca 51 dakikaya kadar uçuş süresi sunan batarya, 240W’lık yeni şarj istasyonu ile 3 pili yalnızca 90 dakikada doldurabiliyor.
Yeni DJI RC Pro 2 kumanda, 7 inç boyutunda ve 2000 Nit parlaklıkta ekranıyla güneşli ortamlarda bile net görüntüleme imkanı sunuyor. 128 GB dahili depolama, işletim sistemi ve Firefox gibi uygulamaları sayesinde bilgisayara ihtiyaç duymadan içerik yüklemeleri yapılabiliyor.
DJI Mavic 4 Pro, sadece bir drone değil; gelişmiş donanımı, yaratıcı çekim kabiliyeti ve profesyonel iş akışına entegrasyonu sayesinde uçan bir kamera sistemi olarak konumlanıyor. Özellikle reklam, belgesel ve sinema prodüksiyonları gibi alanlarda içerik kalitesini artırmak isteyen kullanıcılar için kesinlikle yatırım yapılmaya değer bir cihaz olarak öne çıkıyor.
Samsung’un yeni nesil premium akıllı telefonu Galaxy S25 Edge Türkiye’de ön siparişe sunuldu. 5.8 mm kalınlığıyla bugüne kadarki en ince Galaxy modeli olma unvanını taşıyan cihaz, yalnızca 163 gram ağırlığında. Titanyum çerçevesiyle hem hafifliği hem de dayanıklılığı bir arada sunan model, kullanıcı deneyimini iyileştiren pek çok donanım ve yazılım özelliğiyle dikkat çekiyor.
Galaxy S25 Edge Türkiye fiyatı ve özellikleri
Galaxy S25 Edge’in ekranı 6.7 inç büyüklüğünde Dynamic AMOLED 2X panelden oluşuyor. 3120 x 1440 piksel çözünürlük, 120Hz yenileme hızı, HDR10+ desteği ve 2.600 nit’e varan maksimum parlaklık değeri sayesinde hem iç hem dış mekanda net görüntüler elde ediliyor. Ekran, Corning’in yeni Gorilla Glass Ceramic 2 teknolojisiyle korunuyor.
Kamera tarafında cihazın 200 megapiksellik ana kamerası öne çıkıyor. Nightography destekli bu sensöre 12 megapiksellik ultra geniş açı kamerası eşlik ediyor. Telefoto kameraya yer verilmeyen modelde, dijital yakınlaştırma yapay zeka destekli olarak geliştirilmiş.
Samsung Galaxy S25 Edge fiyatı ve özellikleri merak edilirken, cihazı test ettik ve tüm detayları sizler için derledik.
2x dijital zoom’da optik kaliteye yakın sonuçlar alınabiliyor. Kamera yazılımında ProVisual Engine ve Galaxy AI destekli araçlar da bulunuyor. Arka plan temizleme, nesne silme gibi özellikler doğrudan galeri üzerinden kullanılabiliyor.
Galaxy S25 Edge, Samsung’a özel optimize edilen Qualcomm Snapdragon 8 Elite işlemciden güç alıyor. 12 GB RAM ile birlikte gelen cihaz, 256 GB ve 512 GB olmak üzere iki farklı depolama seçeneğiyle sunuluyor. microSD kart desteği ise bulunmuyor. Grafik tarafında ray tracing ve Vulkan Engine desteğiyle oyunlarda daha gerçekçi görseller sunulurken, özel olarak geliştirilmiş soğutma sistemi yoğun kullanımlarda cihazın ısınmasını önlüyor.
Batarya kapasitesi 3.900 mAh olarak belirlenen cihaz, 25W hızlı kablolu ve 15W kablosuz şarj desteğine sahip. İnce yapısından dolayı batarya kapasitesinde sınırlama olsa da cihaz günlük kullanımda yeterli performansı gösteriyor. Ancak kutu içeriğinde şarj adaptörü yer almıyor.
Yazılım tarafında Android 15 işletim sistemine dayalı One UI 7 arayüzüyle çalışan Galaxy S25 Edge, Galaxy AI ve Google Gemini entegrasyonuyla geliyor. Bu sistemler sayesinde cihaz, ekran üzerinde akıllı içerik analizleri yapabiliyor ve öneriler sunabiliyor. Samsung, bu model için 7 yıl boyunca Android ve güvenlik güncellemeleri sunacağını da açıkladı.
Galaxy S25 Edge, Türkiye’de üç farklı renk seçeneğiyle satışa sunuldu: Titanium Gümüş, Titanium Gece Siyahı ve Titanium Buz Mavisi. Cihazın Türkiye fiyatları ise şöyle: