Çin ile ABD Arasındaki Yapay Zeka Farkı Kapanıyor mu?

Google DeepMind CEO’su Demis Hassabis, Çin’in geliştirdiği yapay zeka modellerinin ABD ve Batılı şirketler tarafından üretilenlerin sadece “birkaç ay” gerisinde olabileceğini açıkladı. CNBC’nin yeni yayınlanan podcast serisinde konuşan Hassabis, Çin’in yapay zeka yeteneklerinin birçok gözlemcinin bir veya iki yıl önce tahmin ettiğinden çok daha ileri bir seviyede olduğunu belirtti. Bu çarpıcı değerlendirme, iki süper güç arasındaki teknolojik uçurumun sanıldığı kadar büyük olmayabileceğini ve küresel yapay zeka ortamının ne kadar hızlı değiştiğini gösteriyor.

Yapay Zeka Yarışında Dengeler Değişiyor: Çin İnovasyonda ABD’yi Yakalayabilir mi?

Çin’in aradaki farkı hızla kapattığını kabul eden Hassabis, yine de arayı kapatmak ile alana liderlik etmek arasında keskin bir ayrım yaptı. Çinli şirketlerin mevcut sınırları zorlayan temel buluşlara imza atıp atamayacağını sorgulayan CEO, henüz yeni bir Transformer mimarisi gibi sektörü kökten değiştirecek özgün bir yenilik görmediklerini ifade etti. Hassabis’e göre bir şeyi icat etmek, onu kopyalamaktan yaklaşık 100 kat daha zor ve bu durum teknik yetenekten ziyade bir “zihniyet” meselesi olabilir.

Google DeepMind, Demis Hassabis, Yapay Zeka, Çin, ABD, DeepSeek, Nvidia, Teknoloji Rekabeti, Çip Krizi, İnovasyon

DeepMind liderinin bu yorumları, Çinli yapay zeka laboratuvarlarından gelen dikkat çekici ilerlemelerin hemen ardından geldi. Özellikle Hangzhou merkezli girişim DeepSeek, daha az gelişmiş çiplerle eğitilmesine rağmen düşük maliyetli ve rekabetçi modelleriyle küresel çapta ilgi topladı. Şirketin Şubat ayı ortasında kodlama yetenekleriyle öne çıkması beklenen yeni nesil modeli V4’ü piyasaya sürmeye hazırlandığı ve yapılan iç değerlendirmelerin oldukça olumlu olduğu bildiriliyor.

WhatsApp Yapay Zeka Yasağını Esnetti

WhatsApp Yapay Zeka Yasağını Esnetti

Meta 2 ülke için WhatsApp üçüncü taraf chatbot yasağını kaldırdı. Rekabet kurumlarının baskısıyla gelen karar ve detaylar haberimizde.

Sektördeki diğer önemli isimlerin görüşleri ise farklılık gösteriyor. Nvidia CEO’su Jensen Huang, daha önce Çin’in avantajlarına dikkat çekerken, sonrasında Çin’in yapay zeka konusunda Amerika’nın “nanosaniyeler” kadar gerisinde olduğunu belirtmişti. Öte yandan Alibaba’nın Qwen ekibinden teknik lider Lin Junyang daha temkinli konuşarak, ABD’nin bilgi işlem altyapısının Çin’den çok daha büyük olması nedeniyle, Çinli şirketlerin önümüzdeki yıllarda ABD devlerini geçme şansının yüzde 20’den az olduğunu savundu.

Google DeepMind, Demis Hassabis, Yapay Zeka, Çin, ABD, DeepSeek, Nvidia, Teknoloji Rekabeti, Çip Krizi, İnovasyon

Çin’in yapay zeka hedefleri, gelişmiş yarı iletkenlere erişimdeki kısıtlamalar nedeniyle çeşitli engellerle karşılaşıyor. Trump yönetimi, Nvidia’nın H200 çiplerinin belirli koşullarda Çin’e ihracatına izin veren yeni düzenlemeler getirse de sahadaki durum karmaşık görünüyor. Reuters’ın raporuna göre, Çin gümrük yetkililerine bu çiplerin girişine izin verilmemesi talimatı iletildi ve yerli teknoloji şirketleri de zorunlu olmadıkça satın alım yapmamaları konusunda uyarıldı.

OpenAI Open Responses’i duyurdu

OpenAI Open Responses’i duyurdu

OpenAI Open Responses sistemini duyurdu. Tek şema ile tüm modeller yönetilecek, geliştiriciler için entegrasyon kolaylaşacak.

Mevcut tablo, teknolojik yeteneklerin düzenleyici politikalar ve jeopolitik stratejilerle nasıl iç içe geçtiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Yapay zeka yarışında dengeler sürekli değişirken, yenilikçi buluşların mı yoksa hızlı adaptasyonun mu kazananı belirleyeceği merak konusu. Peki, siz bu rekabet hakkında ne düşünüyorsunuz; Çin’in üretim hızı ABD’nin inovasyon gücünü yakalamaya yetecek mi?

iPhone Kullanıcılarına Müjde! – 5 Çayı #251

Apple, yapay zeka tarafında önemli bir adım atarak Google’ın geliştirdiği Gemini altyapısını iPhone, iPad ve Mac cihazlarına getiriyor. Daha önce ChatGPT ile iş birliği yapan Apple, artık kullanıcılarına Google destekli bu yeni yapay zeka deneyimini de sunacak. Bazı kullanıcılar mevcut yapay zeka entegrasyonlarını üçüncü taraf bir uygulama hissi verdiği için eleştirse de, Gemini’ın sistemle daha bütünleşik ve hızlı bir şekilde çalışması bekleniyor. Bu gelişme, Apple ekosistemindeki kullanıcıların asistan deneyimini doğrudan etkileyecek gibi görünüyor.

Teknoloji dünyasını endişelendiren bir diğer konu ise TSMC, NVIDIA ve Broadcom gibi devlerin işaret ettiği yeni bir çip krizi ihtimali. Yapay zeka çiplerine olan aşırı talep nedeniyle 2026 yılının tüm üretim kapasitesinin şimdiden dolduğu belirtiliyor. Bu durum sadece bilgisayarları değil, içerisinde bine yakın çip barındıran elektrikli otomobilleri ve akıllı saatleri de doğrudan etkileyebilir. Yeni fabrikalar kurulsa da üretim hatlarının faaliyete geçmesi uzun zaman aldığı için önümüzdeki dönemde tedarik sorunları yaşanması muhtemel görünüyor.

Donanım tarafında OpenAI, sadece yazılımla sınırlı kalmayıp fiziksel bir yapay zeka kulaklığı duyurmaya hazırlanıyor. Gün boyu konforlu kullanım için kulağın içine girmeyen özel bir mimariyle tasarlanan bu kulaklık, ChatGPT desteğiyle her an kullanıcıya yardımcı olmayı hedefliyor. Öte yandan, katlanabilir iPhone modellerine dair detaylar da netleşmeye başladı. Özellikle rakip markaların dikey katlanabilir tasarımlarındaki başarılarının ardından Apple’ın da benzer bir inovasyonla kullanıcıların karşısına çıkabileceği konuşuluyor.

Apple, profesyonel yazılım paketlerinde önemli bir model değişikliğine giderek Apple Creator Studio aboneliğini başlattı. Artık Final Cut Pro ve Logic Pro gibi uygulamalar, Adobe modeline benzer şekilde aylık ödemelerle kullanılabilecek. Bu yeni model özellikle öğrenciler için daha erişilebilir fiyatlar sunarken, profesyonel ajansların iş akışlarını da bu yöne kaydırması bekleniyor. Abonelik sistemlerinin teknoloji dünyasında giderek yaygınlaşması, kullanıcıların yazılımlara sahip olma biçimini temelden değiştiriyor.

Otomotiv sektöründe Tesla, kendi kendine sürüş teknolojisi olan FSD için abonelik sistemine geçiş yaptı. Daha önce yüksek ücretlerle satın alınan bu özellik, artık aylık ödemelerle deneyimlenebilecek. Bunun yanı sıra Honda, elektrikli araç dönüşümünü simgeleyen yeni logosunu tanıtırken, Apple TV içerikleri de TV+ gibi yerel platformlarda yer almaya başladı. Ayrıca WhatsApp’ın kullanıcı adı özelliği ve Subway Surfers 2’nin duyurulması gibi gelişmelere de bu hafta şahitlik yaptık.

Soluncan Delikleriyle Zamanda Yolculuk Mümkün Oluyor!

Bilim kurgu filmlerinin ve romanlarının vazgeçilmez unsuru olan solucan delikleri hakkında bildiğimiz her şey kökten değişebilir. Yıllardır uzayda yıldızlararası seyahat için kestirme yollar veya zaman makineleri olarak hayal edilen bu yapıların, aslında uzayda bir tünel işlevi görmediği ortaya çıktı. Yeni bir araştırma, solucan deliği kavramının arkasındaki matematiksel yapılar olan Einstein-Rosen köprülerinin, uzaydan ziyade zamanın iki zıt yönü arasındaki bağlantıları temsil ettiğini öne sürüyor.

Solucan Delikleri Uzay Tüneli Değil Zaman Köprüsü Olabilir

Classical and Quantum Gravity dergisinde bu hafta yayımlanan dikkat çekici makalede, astrofizikçi Enrique Gaztañaga ve ekibi, Albert Einstein ile Nathan Rosen’in 1935 tarihli orijinal çalışmalarını yeniden yorumladı. Araştırmacılara göre, popüler kültürdeki solucan deliği algısı, fizikçilerin asıl niyetinin yanlış anlaşılmasından kaynaklanıyor. Einstein ve Rosen’in asıl çözmeye çalıştığı bulmaca uzay yolculuğu değil, kuantum alanlarının bükülmüş uzay-zamanda nasıl davrandığıydı.

Solucan deliği, Einstein-Rosen köprüsü, uzay-zaman, kara delik, zaman yolculuğu, kuantum fiziği, Büyük Patlama, Enrique Gaztañaga

Portsmouth Üniversitesi’nden Profesör Gaztañaga, Einstein-Rosen köprüsünün uzayda bir geçit değil, uzay-zamanda bir ayna görevi gördüğünü belirtiyor. Fizikçi Sravan Kumar ve João Marto’nun fikirleri üzerine inşa edilen bu çalışma, temel fizik yasalarındaki simetriyi ciddiye alıyor. Bu yasalar geçmiş ile gelecek arasında bir ayrım yapmıyor. Her iki zaman yönü de denklemlere dahil edildiğinde, bu köprüler geçilebilir tüneller olarak değil, matematiksel bir zorunluluk olarak ortaya çıkıyor.

SpaceX: Mars Hayalleri Erteleniyor Hedef Ay

SpaceX: Mars Hayalleri Erteleniyor Hedef Ay

Elon Musk, 2026 Mars görevini iptal ederek SpaceX'in odağını Ay'a çevirdi. Starship'in yeni rotası ve güncel fırlatma takvimi haberimizde.

Ekip, bu teoriyi destekleyen somut gözlemsel kanıtlar da sunuyor. Kozmik mikrodalga arka planındaki bazı anormallikler, standart varsayımlara kıyasla bu yeni model altında istatistiksel olarak 650 kat daha olası görünüyor. Ayrıca bu yeni yorum, fizikçileri uzun süredir meşgul eden kara delik bilgi paradoksuna da olası bir çözüm sunuyor. Stephen Hawking’in öne sürdüğü bilginin yok olması fikrinin aksine, yeni çerçeveye göre olay ufkundan geçen bilgi kaybolmuyor, sadece zıt zaman yönünde evrimleşmeye devam ediyor.

Solucan deliği, Einstein-Rosen köprüsü, uzay-zaman, kara delik, zaman yolculuğu, kuantum fiziği, Büyük Patlama, Enrique Gaztañaga

Araştırma, Büyük Patlama’nın mutlak bir başlangıç olmayabileceğini, bunun yerine kozmik evrimin zaman açısından tersine çevrilmiş iki evresi arasında bir kuantum geçişi olabileceğini öne sürüyor. Bu bakış açısına göre evrenimiz, bir üst evrende oluşan bir kara deliğin içinde var olabilir. Gaztañaga’nın da belirttiği gibi, bu çalışma galaksiler arası kestirme yollar veya bilim kurgu tarzı zaman yolculukları vaat etmiyor. Bunun yerine, uzay-zamanın zıt zaman yönleri arasındaki dengeyi içeren çok daha derin ve tutarlı bir kütleçekim resmi sunuyor.

SpaceX Binlerce Uydunun Yörüngesini Değiştiriyor

SpaceX Binlerce Uydunun Yörüngesini Değiştiriyor

SpaceX, uzay güvenliğini artırmak için 2026'da 4.400 Starlink uydusunu 480 km irtifaya indireceğini açıkladı. Çarpışma riski azalacak.

Evrenin yapısına ve oluşumuna dair ezber bozan bu teori hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Sizce kara delikler gerçekten başka bir zaman boyutuna açılan kapılar olabilir mi? Yorumlarınızı bekliyoruz.

Mark Zuckerberg’in Metaverse Rüyası Sona Erdi

Mark Zuckerberg’ün şirketin geleceğini “metaverse” üzerine kurmasından dört yıl sonra Meta, sanal gerçeklik vizyonundan büyük ölçüde geri adım atıyor. Şirket, amiral gemisi olan VR iş birliği platformu Horizon Workrooms’u 16 Şubat 2026 tarihinde kapatacağını resmen duyurdu. Ayrıca, 20 Şubat itibarıyla ticari Quest başlıklarının ve kurumsal yazılımların satışları da tamamen durdurulacak. Bu karar, şirketin bilgi işlem teknolojilerindeki bir sonraki sınır olarak gördüğü sanal gerçeklik alanındaki iddiasını kaybettiğini gösteriyor.

Sanal Gerçeklik Devri Bitiyor mu? Meta, VR Stüdyolarını Kapattı

Kapanma kararlarıyla birlikte şirket içinde büyük çaplı işten çıkarmalar da gerçekleşti. Reality Labs iş gücünün yaklaşık %10’una denk gelen 1.000’den fazla çalışanla yollar ayrıldı. Resident Evil 4 VR, Marvel’s Deadpool VR ve Asgard’s Wrath gibi popüler oyunların arkasındaki Armature Studio, Twisted Pixel ve Sanzaru Games gibi stüdyoların kapılarına kilit vuruldu. Geliştiriciler, yaşanan şoku ve stüdyoların kapatılmasını sosyal medya üzerinden paylaştıkları mesajlarla doğruladı.

Meta, Metaverse, Sanal Gerçeklik, VR, Mark Zuckerberg, Horizon Workrooms, Yapay Zeka, Reality Labs, Quest Başlıkları

Meta’nın 2023 yılında 400 milyon dolara satın aldığı popüler VR fitness uygulaması Supernatural da bu süreçten olumsuz etkilendi. Uygulama “bakım moduna” alındı ve artık yeni içerik veya özellik güncellemesi almayacağı açıklandı. Şirket, bu kararın son organizasyonel değişiklikler nedeniyle alındığını ve Supernatural’ın mevcut haliyle kalacağını belirtti.

Meta Nükleer Enerji için Dev Ortaklıklar Kurdu!

Meta Nükleer Enerji için Dev Ortaklıklar Kurdu!

Meta nükleer enerji alanında dev adımlar atıyor. Şirket, yapay zeka merkezleri için yeni reaktörler inşa edecek.

Facebook isminin Meta olarak değiştirildiği 2021 yılından bu yana Reality Labs birimi toplamda 70 milyar dolardan fazla zarar etti. Sadece 2025’in üçüncü çeyreğindeki kayıp 4,4 milyar doları buldu. Tüketici talebi de beklenenin çok altında kaldı ve 2025’in ilk üç çeyreğinde Quest başlık sevkiyatları bir önceki yıla göre %16 düşüş gösterdi. Pazar analistleri, sanal gerçekliğin akıllı telefonların yerini alacağı fikrinin gerçekleşmediğini ve bunun asla olmayacağını vurguluyor.

Meta, Metaverse, Sanal Gerçeklik, VR, Mark Zuckerberg, Horizon Workrooms, Yapay Zeka, Reality Labs, Quest Başlıkları

Şirket artık yatırımlarını yapay zeka ve giyilebilir teknolojilere kaydırıyor. Özellikle Ray-Ban akıllı gözlük ortaklığı ve yapay zeka stratejileri ön plana çıkıyor. Meta, geçtiğimiz yıl Scale AI’a 14,3 milyar dolar yatırım yaptı ve 2025 yılı için sermaye harcamalarını 70-72 milyar dolar aralığına yükseltti. Yapılan tasarrufların giyilebilir teknoloji alanındaki büyümeyi desteklemek için kullanılacağı şirket sözcüleri tarafından ifade edildi.

Reklam Skandalı Meta’yı Feci Sarstı!

Reklam Skandalı Meta’yı Feci Sarstı!

Meta hisseleri, şirketin dolandırıcı reklamları gizlemek için strateji geliştirdiği iddiaları üzerine düştü. Skandalın detayları haberimizde.

CTO Andrew Bosworth, çalışanlarla yaptığı toplantıda Horizon ekibinin artık mobil cihazlar için deneyimler ve yapay zeka oluşturma araçlarına odaklanacağını belirtti. Mevcut Workrooms kullanıcıları için ise Microsoft Teams, Zoom ve Arthur gibi alternatif platformlar önerildi. Meta’nın metaverse rüyasından vazgeçip yapay zekaya yönelmesi teknoloji dünyasında dengeleri değiştirecek gibi görünüyor.

Siz bu radikal karar ve Meta’nın strateji değişikliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Metaverse kavramı sizce tamamen bitti mi yoksa şekil mi değiştiriyor?

Nvidia RTX 5070 Ti için Yolun Sonu!

Küresel teknoloji dünyasını etkisi altına alan tedarik sorunları oyuncuların gözde donanımlarını vurmaya başladı. Gelen son raporlara göre Nvidia markasının en büyük iş ortaklarından biri olan Asus GeForce RTX 5070 Ti ekran kartının üretimini sonlandırdığını doğruladı. Kararın arkasında yatan nedenin ise tüm sektörü derinden etkileyen DRAM RAM çipi kıtlığı olduğu belirtiliyor.

RAM krizi RTX 5070 Ti ve 5060 Ti modellerini vurdu

Hardware Unboxed kanalına konuşan Asus yetkilileri sadece RTX 5070 Ti değil aynı zamanda RTX 5060 Ti modelinin de ömrünü tamamlamak end of life üzere olduğunu belirtti. Ekim 2025 tarihinden bu yana OpenAI şirketinin yapay zeka sunucuları için küresel RAM arzının yaklaşık %40 kadarını rezerve etmesi fiyatları tavan yaptırdı. Buna dünyanın en büyük üreticilerinden Micron firmasının tüketici pazarından çekilip kurumsal üretime odaklanması da eklenince kriz derinleşti. DDR5 bellek fiyatlarının 2025 sonbaharında dört katına çıkması ekran kartı üretim maliyetlerini sürdürülemez noktalara taşıdı.

NVIDIA RTX 50 SUPER

16 GB VRAM maliyeti ve RTX 5080 gerçeği

Üretimin durdurulmasındaki ana faktörün her iki kartta da kullanılan 16 GB GDDR7 bellekler olduğu ifade ediliyor. Üreticiler eldeki kısıtlı bellek çip stoklarını daha düşük kâr marjlı RTX 5070 Ti yerine başlangıç fiyatı 1.300 doları bulan daha pahalı GeForce RTX 5080 modellerinde kullanmayı tercih ediyor. Bu durum orta üst segmentte kart arayan oyuncular için seçeneklerin daralması ve fiyatların artması anlamına geliyor. Şu anda karaborsada RTX 5090 fiyatlarının 3.000 dolara kadar çıktığı görülüyor.

Kesinleşti! RAM Krizi Telefon Fiyatlarını Artırıyor!

Kesinleşti! RAM Krizi Telefon Fiyatlarını Artırıyor!

Küresel RAM krizi telefon fiyatlarını vurmaya hazırlanıyor. Nothing CEO'su Carl Pei, artan maliyetler nedeniyle zam sinyali verdi. Detaylar burada!

Efsane geri mi dönüyor

Nvidia şirketinin bu karamsar tabloda bütçe dostu bir çözüm arayışında olduğu da konuşulanlar arasında. Söylentilere göre şirket Steam donanım anketlerinin lideri olan emektar RTX 3060 modelini 2026 yılının ilk çeyreğinde yeniden piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Daha eski teknolojiler kullandığı için üretim maliyeti düşük olan bu kartın yaşanan kriz ortamında oyunculara uygun fiyatlı bir can simidi olarak sunulması bekleniyor.

Peki yaşanan bu RAM krizi ve Nvidia cephesinin üretim kararı hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Ekran kartı fiyatlarının geleceği sizi endişelendiriyor mu? Yorumlarda görüşlerinizi bekliyoruz!

Galaxy S26 Edge Galaxy S26’yı Olumsuz Etkiledi

Samsung’un akıllı telefon pazarındaki inovasyon hamleleri her zaman merakla takip edilirken, son gelen sızıntılar teknoloji devinin yol haritasında beklenmedik bir değişikliğe işaret ediyor. İddialara göre, Galaxy S26 Edge olarak adlandırılan iddialı bir projenin başarısızlıkla sonuçlanması, gelecekteki amiral gemisi serisi için planlanan Galaxy S26’da ekran yenilemesi sürecini doğrudan etkiledi. Bu durum, Samsung’un bir sonraki nesil telefonlarında kullanmayı planladığı bazı önemli teknolojik yükseltmeleri ertelemek zorunda kalabileceği anlamına geliyor.

Galaxy S26 Ekran Yenilemesi Neden Tehlikeye Girdi?

Güney Kore’den gelen güvenilir kaynaklara göre, Samsung’un Ar-Ge departmanı “Galaxy S26 Edge” kod adlı özel bir model üzerinde çalışıyordu. Bu modelin, dört tarafı kavisli, neredeyse tamamen çerçevesiz bir ekran teknolojisine sahip olması ve yeni nesil bir üretim tekniğini test etmesi bekleniyordu. Ancak, projenin hem maliyet hem de teknik zorluklar nedeniyle beklentileri karşılayamadığı ve sonunda rafa kaldırıldığı bildiriliyor. Bu başarısızlık, sadece bir modelin iptaliyle kalmadı, aynı zamanda bu projede geliştirilen ve seri üretime geçirilmesi hedeflenen teknolojilerin geleceğini de belirsizliğe sürükledi.

Bu nedenle, S26 Edge projesinin getireceği verimlilik ve teknolojik sıçrama olmadan, Samsung’un Galaxy S26 serisinin standart modellerinde maliyetleri düşürmek için daha mütevazı bir ekran teknolojisi kullanması bekleniyor. İptal edilen projenin yarattığı finansal ve teknolojik boşluk, özellikle standart Galaxy S26 modelinin bir önceki nesille benzer bir ekran paneli kullanmasına neden olabilir. Bu, Samsung’un genellikle her yeni seride sunduğu ekran kalitesi ve parlaklık artışı gibi yeniliklerin bu model için pas geçileceği anlamına gelebilir.

Galaxy S26, Samsung, Exynos 2600

İptal Edilen Proje: Galaxy S26 Edge Hakkında Bilinenler

Galaxy S26 Edge, Samsung’un “Edge” konseptini yeniden canlandırma girişimi olarak görülüyordu. Şirket, yıllar önce Galaxy S6 Edge ve Note Edge modelleriyle kavisli ekran trendini başlatmış ve bu tasarım diliyle büyük beğeni toplamıştı. S26 Edge’in ise bu konsepti bir adım öteye taşıması hedefleniyordu. Sızıntılara göre cihazın özellikleri şunları içerebilirdi:

  • Dört Taraftan Kavisli Ekran: Telefonun sadece yan kenarlarının değil, alt ve üst kenarlarının da kavisli olması planlanıyordu. Bu, tamamen çerçevesiz bir ‘şelale ekran’ deneyimi sunacaktı.
  • Yeni Malzeme ve Üretim Süreci: Ekranın daha dayanıklı ve daha ucuza mal edilebilir olması için yeni bir cam ve panel üretim tekniği geliştiriliyordu.
  • Gelişmiş Ekran Altı Kamera: Çerçevelerin ortadan kalkmasıyla birlikte, daha görünmez ve yüksek kaliteli bir ekran altı ön kamera teknolojisinin de bu modelle sunulması bekleniyordu.

Ancak bu yeniliklerin seri üretimdeki zorlukları, özellikle de dayanıklılık testlerindeki başarısızlıklar ve beklenenin çok üzerinde çıkan maliyetler, projenin sonunu getirdi. Samsung’un bu riskli projeyi iptal ederek daha güvenli ve bilinen teknolojilere odaklanma kararı aldığı anlaşılıyor.

Samsung’un Gelecek Stratejisi ve Rekabet

Bu gelişme, Samsung’un akıllı telefon pazarındaki stratejisine dair önemli ipuçları veriyor. Şirket, bir yandan Apple gibi rakipleriyle inovasyon yarışını sürdürürken, diğer yandan Çinli üreticilerin yarattığı fiyat rekabetiyle başa çıkmak zorunda. Galaxy S26 Edge gibi yüksek maliyetli bir projenin iptali, Samsung’un kârlılığı ve pazar payını korumak için daha temkinli adımlar attığını gösteriyor. Bu durum, şirketin radikal yenilikleri sadece en üst segment olan ‘Ultra’ modellerine saklayıp, standart modellerde daha çok maliyet odaklı bir yaklaşım benimseyeceğinin bir işareti olabilir.

Bununla birlikte, Galaxy S26 Ultra modelinin bu durumdan etkilenmeyeceği ve Samsung Display tarafından geliştirilen en yeni ve en parlak M-serisi OLED panelleri kullanmaya devam edeceği tahmin ediliyor. Dolayısıyla, ekran teknolojisindeki en büyük yenilikleri görmek isteyen kullanıcıların yine Ultra modele yönelmesi gerekecek. Standart S26 modeli ise, muhtemelen S25 veya S24 serisinden revize edilmiş bir ekranla yetinmek zorunda kalacak.

Peki, Samsung’un Galaxy S26 serisindeki bu olası ekran stratejisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Philips Cafe Aromis Makinesi Tanıtıldı: İşte Özellikleri

1

Teknoloji devi Philips, evde kahve deneyimini zenginleştirmek için tasarladığı yeni ürününü duyurdu. Gelişmiş özellikleri ve modern tasarımıyla dikkat çeken Philips Cafe Aromis kahve makinesi, kahve tutkunlarına her fincanda mükemmel aroma ve lezzet vaat ediyor. Bu yeni model, kullanım kolaylığı ve estetiği bir araya getirerek mutfaklarda fark yaratmaya hazırlanıyor.

Philips Cafe Aromis Kahve Makinesi Neler Sunuyor?

Philips’in yeni kahve makinesi, özellikle kahvenin aromasını en üst düzeye çıkarmak için geliştirilmiş teknolojilerle donatıldı. Cihazın en dikkat çekici özelliklerinden biri, Aroma Twister adı verilen özel bir demleme başlığıdır. Bu teknoloji, kahvenin sürahi içinde homojen bir şekilde dağılmasını sağlayarak ilk fincandan son fincana kadar aynı kalitede ve zenginlikte bir aroma sunar. Böylece kahvenin tüm lezzet notalarını almanız mümkün hale gelir.

Bununla birlikte, Philips Cafe Aromis kahve makinesi pratik kullanımıyla da öne çıkıyor. Cihazda bulunan damlama önleyici sistem sayesinde, demleme işlemi tamamlanmadan sürahiyi alabilir ve kendinize bir fincan kahve doldurabilirsiniz. Bu özellik, özellikle sabahları acele eden kullanıcılar için büyük bir kolaylık sağlıyor. Ayrıca, demleme bittikten 30 dakika sonra otomatik olarak kapanma özelliği sayesinde enerji tasarrufu ve güvenlik de ön planda tutulmuş.

Tasarım ve Sürdürülebilirlik Bir Arada

Philips, Cafe Aromis modelinde yalnızca teknolojiye değil, aynı zamanda tasarıma ve çevreye duyarlılığa da önem veriyor. Mat ve parlak yüzeylerin bir arada kullanıldığı modern tasarımı, her türlü mutfak dekorasyonuna kolayca uyum sağlar. Kompakt yapısı sayesinde tezgahta fazla yer kaplamaz.

Ayrıca, ürünün üretiminde %100 biyo-bazlı plastikler kullanılarak sürdürülebilirlik alanında önemli bir adım atılmıştır. Bu yaklaşım, fosil yakıt kullanımını azaltarak markanın çevre üzerindeki etkisini en aza indirme hedefini desteklemektedir. Cihazın çıkarılabilir ve bulaşık makinesinde yıkanabilir parçaları ise temizlik sürecini oldukça basitleştirir.

Peki, yeni Philips Cafe Aromis kahve makinesi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Apple Siri 2.0 ile Neler Sunacak?

0

Yeni nesil Siri özellikleri ve Apple’ın yapay zeka alanındaki büyük atılımları teknoloji dünyasının gündeminden düşmüyor. 2024’te tanıtılan Apple Intelligence platformu heyecan yaratmış olsa da, asıl büyük dönüşümün 2026’da yaşanacağı artık kesin gibi. Bu devrimin fitilini ise bu bahar aylarında karşımıza çıkacak olan ve ‘Siri 2.0’ olarak adlandırılan büyük güncelleme ateşleyecek. Gelin, bu heyecan verici yolculuğun detaylarına birlikte göz atalım.

Yeni Nesil Siri Özellikleri Google Gemini ile Güçleniyor

Teknoloji kulislerinde uzun süredir konuşulan Apple ve Google ortaklığı nihayet resmiyet kazandı. Bu iş birliği, sadece Siri’nin yeteneklerini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda Apple’ın tüm yapay zeka altyapısını kökünden değiştirecek bir potansiyele sahip. Yapılan ortak açıklamada, bu anlaşmanın Siri’nin ötesinde, çok daha kapsamlı bir vizyonu içerdiği açıkça belirtiliyor.

İki teknoloji devinin ortak basın açıklamasına göre:

“Apple ve Google, Apple’ın yeni nesil Temel Modelleri’nin (Apple Foundation Models) Google’ın Gemini modelleri ve bulut teknolojisi üzerine inşa edileceği çok yıllı bir iş birliğine imza atmıştır. Bu modeller, bu yıl içinde gelecek daha kişiselleştirilmiş bir Siri de dahil olmak üzere, gelecekteki Apple Intelligence özelliklerine güç vermeye yardımcı olacaktır.”

Bu açıklama, sıradan bir özellik güncellemesinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Apple, sadece Siri için Gemini modellerini kullanmakla kalmıyor; Google teknolojisini “Apple Temel Modelleri’nin yeni neslinin” kalbine yerleştiriyor. Bu, Apple için büyük bir strateji değişikliği anlamına geliyor. Yıllardır kendi ekosistemi içinde kapalı bir yapı benimseyen şirketin, en büyük rakiplerinden biriyle bu denli derin bir teknolojik ortaklığa gitmesi, yapay zeka yarışında ne kadar iddialı olduğunun da bir kanıtı. Bu devasa yatırımın meyvelerini ise kademeli olarak, hem Siri’de hem de diğer Apple Intelligence özelliklerinde göreceğiz.

iPhone ekranında Apple Intelligence özelliği

iOS 26.4 Sadece Başlangıç: Bizi Neler Bekliyor?

Hepimiz iOS 26.4 ile birlikte radikal bir şekilde geliştirilmiş, süper akıllı bir Siri bekliyor olsak da, beklentilerimizi biraz dengelemekte fayda var. Görünen o ki, bu büyük dönüşüm bir gecede olmayacak. Apple, bu geçişi dikkatli ve aşamalı bir şekilde planlıyor.

İlk olarak iOS 18 ile “Siri için yeni bir dönemin” başlayacağı söylense de, bu yeni dönemin gerçek başlangıç vuruşu bu bahar aylarında iOS 26.4 ile yapılacak. Ancak bu sadece bir başlangıç. Asıl büyük yeniliklerin bir kısmının Haziran ayındaki WWDC (Dünya Geliştiriciler Konferansı) etkinliğinde duyurulması ve iOS 27 ile birlikte daha da genişletilmesi bekleniyor. Bu, Apple’ın yapay zeka yeteneklerini adım adım ve sağlam bir temel üzerine inşa etme stratejisinin bir parçası.

Peki, bu adımlar neler içerecek? İlk etapta Siri’nin temel anlama ve cevaplama yeteneklerinde belirgin bir artış göreceğiz. Ancak asıl heyecan verici olan, gelecekteki özellikler:

  • Hafızalı Siri: Artık Siri, sizinle yaptığı geçmiş sohbetleri hatırlayabilecek. Bu, her seferinde kendinizi baştan tanıtmak zorunda kalmayacağınız, daha doğal ve akıcı bir diyalog anlamına geliyor.
  • Proaktif Öneriler: Takviminizde kayıtlı bir uçuşunuz mu var? Siri, trafiği kontrol ederek size evden çıkmanız için en uygun zamanı önerebilecek. Bu tür proaktif özellikler, Siri’yi sadece bir komut alıcı olmaktan çıkarıp, gerçek bir kişisel asistana dönüştürecek.
  • Derin Uygulama Entegrasyonu: Siri’nin cihazınızdaki uygulamalarla çok daha derin bir seviyede etkileşime girmesi bekleniyor. Örneğin, “Arkadaşıma son çektiğimiz fotoğrafı gönder ve ‘harika bir gündü’ yaz” gibi karmaşık komutları rahatlıkla yerine getirebilecek.

Söylentilere göre iOS 27, yapay zeka destekli bir web arama aracı, sağlık odaklı bir yapay zeka asistanı ve Siri için tamamen yeni bir görsel kimlik ve kişilik gibi daha da büyük yenilikler barındıracak. Google’ın güçlü LLM’lerinin (Büyük Dil Modelleri) temelini oluşturduğu bu yapı sayesinde, Apple mühendisleri artık altyapıdan çok, kullanıcı deneyimini zenginleştirecek yenilikçi özellikler sunmaya odaklanabilecekler.

Mevcut Apple Intelligence özellikleri oldukça başarılı olsa da, yapay zekanın iPhone, iPad ve Mac deneyimini iyileştirmek için sunabileceği çok daha fazla potansiyel olduğu açık. Siri 2.0’ın ilk ipuçlarını yakında iOS 26.4 beta sürümlerinde görmeye başlayacağız. Ancak Apple’ın bu büyük yapay zeka hamlesi, sabırlı olmamız gerektiğini ve en iyisinin henüz gelmediğini gösteriyor. Bu, Apple ekosistemi için uzun ve heyecanlı bir yolculuğun sadece ilk adımı.

Peki, Apple’ın yapay zeka hamlesi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

HUAWEI WiFi Mesh X3 Pro Türkiye’de: Wi-Fi 7 Dönemi Başladı

Huawei, evdeki internet bağlantı sorunlarına çözüm sunmayı hedefleyen yeni nesil yönlendiricisi HUAWEI WiFi Mesh X3 Pro modelini Türkiye’deki kullanıcılarla buluşturdu. En güncel kablosuz ağ standardı olan Wi-Fi 7 teknolojisini destekleyen cihaz, yüksek hız ve geniş kapsama alanının yanı sıra sanatsal tasarımıyla da dikkat çekiyor.

HUAWEI WiFi Mesh X3 Pro ile Wi-Fi 7 Teknolojisi Geliyor

Yeni HUAWEI WiFi Mesh X3 Pro, Wi-Fi 6 standardının ötesine geçerek kablosuz veri aktarımında yeni bir sayfa açıyor. Cihazın en büyük yeniliği, Wi-Fi 7 ile gelen Multi-Link Operation (MLO) teknolojisi. Bu teknoloji sayesinde router, 2.4 GHz ve 5 GHz bantlarını aynı anda birleştirerek kullanabiliyor. Bu durum, önceki nesillerde olduğu gibi bantlar arası geçiş yapma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor.

Bununla birlikte MLO teknolojisi, veri aktarım verimliliğini önemli ölçüde artırarak teorik hızı 3.6 Gbps seviyesine taşıyor ve gecikme sürelerini minimuma indiriyor. Bu da özellikle online oyunlar, yüksek çözünürlüklü video akışları ve kalabalık ağ ortamları için kesintisiz bir deneyim vaat ediyor.

Tasarımda Sanatsal Yaklaşım: Mühendislik ve Estetik Bir Arada

Huawei, bu modelde performansı estetikle birleştirerek “sanatsal router” anlayışını benimsiyor. Karla kaplı dağlardan ilham alan tasarımı, modern ev dekorasyonlarıyla uyum sağlayacak şekilde geliştirilmiş. Sektörde bir ilk olduğu belirtilen şeffaf metal-mesh anten yapısı, cihazın hem mühendislik başarısını hem de görsel zarafetini ortaya koyuyor.

Ayrıca, cihazın üzerindeki “Karlı Altın Zirve” aydınlatma efektleri, bulunduğu şehrin gün doğumu ve gün batımı saatlerine göre renk sıcaklığını otomatik olarak ayarlayarak ortama dinamik bir atmosfer katıyor.

Geniş evler için tasarlanan HUAWEI Mesh+ teknolojisi, 120 metrekareden büyük alanlarda bile ölü noktaları ortadan kaldırmayı hedefliyor. Sistem, 50 milisaniyenin altında gecikme süresiyle evin içinde kesintisiz bir dolaşım (roaming) deneyimi sağlıyor.

Donanım tarafında ise iki adet 2.5 Gbps WAN/LAN portu bulunuyor. Bu portlar, oyun konsolları veya NAS gibi yüksek hızlı bağlantı gerektiren cihazlar için ideal bir çözüm sunuyor. Yüksek yük altında bile performansı korumak için entegre edilen Yüzgeç Fan (Shark Fin) soğutma sistemi, cihazın stabilitesini güvence altına alıyor. Kullanıcılar, AI Life uygulaması üzerinden Wi-Fi ısı haritası oluşturarak ağlarını kolayca yönetebiliyor.

Huawei Club Haftası’ndan Maksimum Fayda Sağlamanın 4 Yolu

Huawei Club Haftası’ndan Maksimum Fayda Sağlamanın 4 Yolu

Huawei’nin özel indirim fırsatlarından yararlanmak için sepetinizi nasıl optimize edeceğinizi öğrenin. Fırsatları kaçırmayın!

Peki, HUAWEI WiFi Mesh X3 Pro hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Mercedes Şarj Ağı için En Yakıt ile Anlaştı

Mercedes-Benz şarj ağı yatırımları ile Türkiye’deki elektrikli araç ekosistemini kökten değiştirecek stratejik bir hamle yaptı. Şirket, yerli şarj operatörü En Yakıt ile güçlerini birleştirerek altyapı çalışmalarını hızlandırıyor. Bu iş birliği, markanın küresel vizyonunun yerel bir yansıması olarak büyük önem taşıyor.

Hızlı Mercedes-Benz şarj ağı istasyonları kuruluyor

Yeni planlama kapsamında inşa edilecek istasyonlar, doğrudan yüksek performans odaklı çözümler sunacak. Özellikle 300 kW ve üzeri kapasiteye sahip olan DC cihazlar bu ağın merkezinde yer alacak. Bu sayede araçlar sadece dakikalar içinde oldukça yüksek menzil değerlerine ulaşabilecek. Ayrıca belirlenen bölgelerde sürücülerin bekleme süreleri minimuma indirilecek.

Mercedes sahiplerine özel avantajlar sunulacak

Kurulacak olan bu geniş ekosistem aslında tüm elektrikli araç sahiplerinin kullanımına açık olacak. Bununla birlikte Mercedes-Benz kullanıcıları için çok özel ayrıcalıklar tanımlanacak. Bu avantajlar arasında uygun fiyatlı şarj imkanları ve mobil uygulama üzerinden rezervasyon öncelikleri bulunuyor. Böylece marka sadakati kullanıcı deneyimiyle pekiştirilmiş olacak.

2024 yılı sonuna kadar 50 istasyon hedefi

Yatırımın takvimi oldukça hızlı bir şekilde ilerlemeye devam ediyor. Şirket, 2026 yılının sonuna kadar Türkiye genelinde 50’den fazla noktada aktif hizmet vermeyi amaçlıyor. Bu noktaların stratejik olarak ana arterler ve şehir merkezlerinde konumlandırılması planlanıyor. Netice itibarıyla Türkiye’nin elektrikli dönüşümü bu projeyle birlikte büyük bir ivme kazanacak.

Peki, Mercedes-Benz şarj ağı hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Huawei Club Haftası’ndan Maksimum Fayda Sağlamanın 4 Yolu

HUAWEI, 2025 yılında Türkiye’de tüketicilerle kurduğu güçlü bağ ve özel ürünleriyle elde ettiği başarının bir teşekkür ifadesi olarak, yalnızca Huawei Resmi Online Mağazası’nda geçerli özel bir kampanya başlattı. Sadık kullanıcılar için hayata geçirilen “Teşekkür ve Ödüllendirme Haftası” (Club Week) devam ediyor.

Ancak bu kampanya, sadece “indirim var” deyip geçilecek türden değil; biraz stratejik davrananların çok daha kârlı çıkacağı bir “sepet mühendisliği” fırsatı sunuyor.

21 Ocak’ta sona erecek bu özel hafta için, sepetinizi nasıl optimize edebileceğinize dair kritik ipuçlarını bir araya getirdik.

1. Temel Kural: Alışverişe Başlamadan Önce “Hasat” Yapın

Çoğu kullanıcı ürünü seçip sepete gider ama Huawei Store’da işleyiş farklı. Önce Huawei Üye Teklifleri sayfasına giriş yapmanız şart.

  • İpucu: Sayfadaki 4 farklı kuponun üzerindeki “Al” butonuna tek tek tıklayarak bunları hesabınıza tanımlayın. Sistem, ödeme aşamasında sepet tutarınıza göre en yüksek indirimli kuponu otomatik olarak uygulayacak. Kuponları önceden toplamazsanız indirimden faydalanamazsınız.

2. “Eşik Atlatma” Taktiği: 19.000 TL mi, 20.000 TL mi?

Kampanyanın en can alıcı noktası barem geçişleri. Örneğin, 19.000 TL’lik bir sepet yaptığınızda 500 TL indirim alabiliyorken, sepete 1.000 TL’lik küçük bir aksesuar ekleyip tutarı 20.000 TL’ye tamamladığınızda indirim anında 2.000 TL’ye çıkıyor. Yani daha fazla ürün alıp daha az ödemiş oluyorsunuz.

3. Öne Çıkan “Akıllı Paket” Kombinasyonları

İşte baremleri aşmanızı sağlayacak ve donanım ekosisteminizi tamamlayacak en mantıklı eşleşmeler:

  • Sporcu Paketi (6.000 TL baremi):
    • WATCH FIT 4 Serisi + FB SE Serisi: Kullanıcılar bu iki ürün grubunu birlikte aldıklarında sepet tutarı 6.000 TL’yi aşıyor ve ek 500 TL indirim tanımlanıyor. Bu kurguda ek olarak Fit 4 ürün tutarının 3 katı Huawei puanı kazanma fırsatı var.
    • Nasıl Uygulanır: Fit 4 sayfasındaki FreeBuds SE 3 paket teklifi eklenebilir veya aynı siparişe başka bir FreeBuds SE ürünü dahil edilebilir.
    • 🔗Satın Al: Watch Fit 4
  • Ofis/Eğitim & Akıllı Saat & Kulaklık Paketi (20.000 TL baremi): Watch GT 6 Pro ve MatePad SE kombinasyonu ile 2.000 TL doğrudan indirim kazanmak mümkün. Aşağıdaki kombinasyonlarla 20.000 TL barajı geçilerek 2.000 TL kupon indirimi alınabilir:
    • Watch GT 6 Pro + MatePad SE: Watch GT 6 Pro sayfasından bu iki ürün birlikte seçilebilir. 🔗 Satın Al: Watch GT 6 Pro
    • Watch GT 6 + MatePad 11.5 2025 (Standart Versiyon): Watch GT 6 sayfasından birlikte alım yapılabilir. Bu kurguda ek olarak MatePad 11.5 ürün tutarının 3 katı Huawei puanı kazanılmaktadır.🔗 Satın Al: Watch GT 6
    • Watch D2 + FreeClip 2: Watch D2 ürün sayfasından bu iki ürün birlikte sepete eklenebilir. Bu kurguda ek olarak Watch D2 ürün tutarının 5 katı Huawei puanı kazanılıyor.🔗 Satın Al: Watch D2
  • Premium Deneyim (40.000 TL baremi):
    • Nova 14 Pro + İndirimli Uzatılmış Garanti: Nova 14 Pro alırken, ürün sayfasından “Uzatılmış Garanti” seçeneği eklenerek sepet tutarı 40.000 TL üzerine tamamlanır ve 4.800 TL kupon indirimi uygulanır. Bu kurguda ek olarak Nova 14 Pro ürün tutarının 3 katı Huawei puanı kazanılıyor. 🔗 Satın Al: Nova 14 Pro
    • MatePad Pro 12.2 (2025) + Mouse + Watch Fit 4: Kullanıcılar bir adet MatePad Pro 12.2 ve yanına herhangi bir Watch Fit 4 ekleyerek 40.000 TL barajını aşabilir ve 4.800 TL ek kupon indiriminden faydalanabilir. Bu kurguda ek olarak MatePad Pro 12 ürün tutarının 3 katı Huawei puanı kazanılmaktadır. 🔗 Satın Al: MatePad Pro 12.2

4. Puanları Nakit Gibi Kullanın

Alışveriş bittikten sonra kazancınız bitmiyor. Satın aldığınız ürüne göre (bazı ürünlerde 3 kat, bazılarında 5 kat) Huawei Puan hesabınıza yükleniyor.

  • Tavsiye: Watch D2 gibi ürünlerde 5 kat puan kazanıldığını unutmayın. Bu puanlar bir sonraki alışverişinizde doğrudan indirim (nakit karşılığı) olarak kullanılabiliyor.

Kampanya 21 Ocak gece yarısı bitiyor. Eğer bir cihaz almayı planlıyorsanız, tek bir ürün yerine sepeti indirim baremine tamamlayacak ekosistem ürünlerini (kulaklık, kılıf, garanti vb.) eklemek bu haftanın en büyük alışveriş hilesi.

iPhone 18 Pro ve iPhone Fold Özellikleri Sızdırıldı

Teknoloji dünyasının güvenilir analistlerinden Jeff Pu, Apple hayranlarını heyecanlandıran yeni bir rapor yayınladı. Eylül 2026 tarihinde tanıtılması beklenen iPhone 18 Pro, iPhone 18 Pro Max ve merakla beklenen iPhone Fold modellerine ait teknik özellikler detaylandırıldı. Rapora göre Apple, düşüşte olan akıllı telefon pazarında payını artırmak için bu yeni seriye güveniyor.

A20 Pro işlemci ve 12 GB RAM gücü

Sızdırılan rapora göre her üç model de gücünü Apple üretimi A20 Pro işlemciden alacak. Bu işlemciye N2 teknolojisi ve WMCM paketleme mimarisi eşlik edecek. Performans tarafında dikkat çeken bir diğer detay ise bellek kapasitesi oldu. Tüm modellerin LPD5 teknolojisine sahip 12 GB RAM ile gelmesi bekleniyor. Bu donanım güncellemesi, özellikle yapay zeka işlemlerinde cihazların elini güçlendirecek.

Katlanabilir iPhone sonunda geliyor

Yıllardır söylentilere konu olan katlanabilir iPhone modeli için de somut veriler paylaşıldı. Rapora göre cihaz kitap şeklinde katlanan bir tasarıma sahip olacak. Açıldığında 7.8 inçlik devasa bir ekran sunan modelin kapalı haldeki dış ekranı ise 5.3 inç büyüklüğünde olacak. Biyometrik güvenlik tarafında ise ilginç bir tercih göze çarpıyor. Pro modellerinde Face ID ve küçültülmüş Dinamik Ada kullanılırken, iPhone Fold modelinde güvenlik Touch ID parmak izi okuyucusu ile sağlanacak.

Xiaomi 17 Max Özellikleri ile Şov Yapacak

Xiaomi 17 Max Özellikleri ile Şov Yapacak

Xiaomi 17 Max özellikleri sızdırıldı! 8000 mAh devasa batarya, Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemci ve periskop kamera iddiaları gündemde. İşte tüm detaylar!

Kamera ve malzeme detayları

Kamera tarafında iPhone 18 Pro modelleri 48 megapiksel ana kamera, 48 megapiksel ultra geniş açı ve 48 megapiksel periskop telefoto lens ile donatılacak. Ön tarafta ise 18 megapiksellik bir selfie kamerası yer alacak. Malzeme kalitesinde ise şaşırtıcı bir ayrım bulunuyor. Pro modellerinin alüminyum kasaya sahip olacağı belirtilirken, katlanabilir modelin titanyum ve alüminyum alaşımlı daha dayanıklı bir gövdeyle geleceği ifade ediliyor.

Peki Apple cephesinden gelen bu sızıntılar ve özellikle katlanabilir modelin özellikleri hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Eylül 2026 tarihi sizce gerçekçi mi? Yorumlarda görüşlerinizi bekliyoruz!