X Grok için Yeni Kısıtlamalar Getirdi!

Elon Musk’ın sahibi olduğu X platformu, yapay zeka sohbet robotu Grok üzerindeki baskıların artmasıyla birlikte radikal politika değişikliklerine gitti. Özellikle çocukların ve rızası olmayan kişilerin müstehcen görüntülerinin oluşturulmasıyla ilgili haftalarca süren tepkilerin ardından şirket, X Grok kısıtlaması kapsamında yeni teknolojik önlemler aldığını duyurdu.

Gerçek kişilerin görüntüleri düzenlenemeyecek

X’in Güvenlik (@Safety) hesabından yapılan açıklamaya göre, Grok’un gerçek insanlara ait görüntüleri bikini veya benzeri açık kıyafetlerle düzenlemesini engelleyen teknolojik tedbirler hayata geçirildi. Bu yeni güvenlik önlemleri, ücretli veya ücretsiz fark etmeksizin tüm kullanıcılar için geçerli olacak. Ayrıca yasa dışı olduğu bölgelerde gerçek kişilerin iç çamaşırı veya benzeri kıyafetlerle görüntülenmesi coğrafi olarak engellenecek (geoblocking).

Görsel oluşturma tamamen ücretli oluyor

Alınan önlemler sadece içerik filtrelemesiyle sınırlı kalmadı. Şirket, Grok’un tüm görsel oluşturma özelliklerini ödeme duvarının arkasına taşıdı. Bu hamleyle birlikte, abone olmayan kullanıcılar artık Grok üzerinden hiçbir şekilde görsel oluşturamayacak. X, bu adımı kötüye kullanım durumunda hesap verilebilirliği artırmak için bir ekstra koruma katmanı olarak nitelendiriyor.

Google Gemini Kişisel Zeka Dönemini Başlatıyor!

Google Gemini Kişisel Zeka Dönemini Başlatıyor!

Google Gemini, Kişisel Zeka özelliği ile Gmail, Fotoğraflar ve YouTube geçmişinizi analiz ederek kişiselleştirilmiş yanıtlar sunmaya başlıyor.

California’dan soruşturma ve uluslararası baskı

Bu açıklama, California Başsavcısı Rob Bonta’nın xAI ve Grok hakkında yapay zeka kaynaklı çıplaklık ve çocuk istismarı materyalleri nedeniyle soruşturma başlatmasından sadece saatler sonra geldi. Başsavcılık açıklamasında, Noel ve Yılbaşı arasında xAI tarafından üretilen 20.000 görselin yarısından fazlasının insanları minimum kıyafetle tasvir ettiği ve bunların bazılarının çocuklara benzediği belirtilen bir analize atıfta bulunuldu.

Elon Musk ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Grok’un yetişkinlere yönelik filmlerde görülebilecek seviyede ve sadece hayali karakterler için üst vücut çıplaklığına izin vermesi gerektiğini savundu. Malezya ve Endonezya gibi ülkeler güvenlik endişeleriyle Grok’u engelleme kararı alırken, İngiltere’deki düzenleyici kurum Ofcom da benzer bir süreci yürütüyor.

Peki, X’in Grok için aldığı bu sert önlemler ve görsel oluşturmayı ücretli yapması hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Mobil Uygulama Gelirleri Rekor Kırdı

Mobil uygulama dünyası, 2025 yılında çarpıcı bir tezatlığa sahne oldu: Uygulama indirme sayıları düşmeye devam ederken, mobil uygulama gelirleri rekor seviyelere ulaştı. Appfigures tarafından yayınlanan yıllık rapor, sektördeki bu köklü değişimi gözler önüne seriyor ve başarının anahtarının artık indirme sayılarında değil, abonelik tabanlı modellerde yattığını kanıtlıyor. Bu durum, hem geliştiriciler hem de kullanıcılar için yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor.

2025 Raporu: Mobil Uygulama Gelirleri Neden Yükseldi?

Appfigures’ın verilerine göre, 2025 yılında küresel tüketici harcamaları bir önceki yıla göre %21,6 artarak 155,8 milyar dolarlık rekor bir seviyeye ulaştı. Bu muazzam artış, uygulama pazarının ne kadar canlı ve kârlı bir ekosistem haline geldiğini gösteriyor. Ancak madalyonun diğer yüzünde, toplam uygulama indirme sayılarında bir düşüş yaşandı. İndirmeler, 2024’teki 109,8 milyar seviyesinden %2,7’lik bir düşüşle 106,9 milyara geriledi. Bu, 2020’deki pandemi zirvesi olan 135 milyar indirmeden bu yana yaşanan düşüş trendinin beşinci yılı oldu.

Peki, daha az uygulama indirilmesine rağmen gelirler nasıl bu kadar artabildi? Cevap, son yıllarda giderek daha yaygın hale gelen abonelik modelinde saklı. Geliştiriciler, tek seferlik satışlar yerine kullanıcılara sürekli değer sunan ve karşılığında düzenli ödeme alan abonelik sistemlerine yöneldi. Bu strateji, gelir akışını daha öngörülebilir hale getirirken, aynı zamanda kullanıcı sadakatini de artırdı. Kullanıcılar artık bir uygulamayı satın almak yerine, sürekli güncellenen ve yeni özellikler eklenen bir hizmete abone olmayı tercih ediyor.

2025 yılı toplam uygulama harcamaları grafiği

Oyun ve Uygulama Pazarındaki Makas Açılıyor

Raporun en dikkat çekici bulgularından biri de oyun ve oyun dışı uygulamalar arasındaki ayrışma oldu. Uzun yıllardır mobil uygulama gelirlerinin lokomotifi olan oyun sektörü, artık liderliği oyun dışı uygulamalara kaptırmış durumda. 2025 yılında mobil oyun indirmeleri, bir önceki yıla göre %8,6’lık sert bir düşüşle 39,4 milyara geriledi. Bu, oyun pazarındaki doygunluğun ve rekabetin bir göstergesi olarak yorumlanabilir.

Buna karşılık, oyun dışı uygulamaların indirme sayısı %1,1’lik mütevazı bir artışla 67,4 milyara yükseldi. Asıl büyük fark ise gelir tarafında ortaya çıktı. Oyun dışı uygulamalara yapılan harcamalar, %33,9 gibi baş döndürücü bir artışla 82,6 milyar dolara fırladı. Diğer yandan, mobil oyun harcamaları ise %10’luk daha sınırlı bir artışla 72,2 milyar dolarda kaldı. Bu verilerle birlikte, oyunlar artık toplam uygulama harcamalarının sadece %46’sını oluşturuyor ve bu oran giderek azalıyor. Verimlilik, sağlık, fitness, flört ve eğlence gibi kategorilerdeki abonelik tabanlı uygulamalar, gelir pastasında giderek daha büyük bir dilim alıyor.

2025 yılı toplam oyun indirmeleri grafiği

ABD Piyasası da Benzer Bir Trend İzliyor

Küresel trendler, dünyanın en büyük uygulama pazarlarından biri olan Amerika Birleşik Devletleri’nde de kendini gösteriyor. ABD’de tüketici harcamaları 2025’te %18,1 artarak 55,5 milyar dolara ulaştı. İndirme sayıları ise küresel ortalamadan daha belirgin bir şekilde, %4,2 düşerek 10 milyar seviyesine indi. Gelir dağılımında da benzer bir tablo var. Oyun dışı uygulamalara yapılan harcamalar %26,8’lik güçlü bir artışla 33,6 milyar dolara çıkarken, oyun harcamaları %6,8’lik daha yavaş bir büyüme ile 21,9 milyar dolarda kaldı. Bu durum, abonelik modelinin başarısının küresel bir fenomen olduğunu ve olgunlaşmış pazarlarda bile büyüme için ne kadar kritik olduğunu ortaya koyuyor.

Geliştiriciler ve Kullanıcılar İçin Anlamı Ne?

Bu veriler, uygulama geliştiricileri için stratejik bir yol haritası sunuyor. Artık başarı, sadece yüksek indirme sayılarına ulaşmaktan geçmiyor. Bunun yerine, kullanıcıları elde tutacak, onlara sürekli değer katacak ve aboneliklerini devam ettirmelerini sağlayacak kaliteli hizmetler sunmak öncelik haline geliyor. Geliştiricilerin, kullanıcı deneyimine, düzenli güncellemelere ve özel içeriklere yatırım yapması her zamankinden daha önemli.

Kullanıcılar açısından ise bu durum, “abonelik yorgunluğu” olarak adlandırılan bir kavramı gündeme getirebilir. Birden fazla hizmete abone olan kullanıcılar, bütçelerini yönetmekte zorlanabilir ve hangi abonelikleri elinde tutacağına daha dikkatli karar vermek zorunda kalabilir. Bu nedenle, sadece gerçekten değer sunan ve hayatı kolaylaştıran uygulamalar bu rekabette ayakta kalabilecektir. Sonuç olarak, uygulama ekonomisi, nicelikten çok niteliğin, tek seferlik etkileşimden çok uzun vadeli ilişkinin ödüllendirildiği daha olgun bir faza geçiş yapıyor.

Apple’dan Devrim Gibi 7 Yeni Özellik

Apple’dan Devrim Gibi 7 Yeni Özellik

Google Gemini destekli Siri, Apple kullanıcılarına devrimsel yenilikler sunmaya hazırlanıyor. Duygusal destekten seyahat planlamaya kadar işte 7 yeni özellik.

Peki, mobil uygulama pazarındaki bu değişim hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Bu Robotlar Kendi Arasında Sohbet Ediyor!

Teknoloji dünyasının kalbinin attığı CES 2026 fuarında, Realbotix Corp. tarafından geliştirilen Aria ve David isimli iki insansı robot, katılımcıları şaşırtan bir performansa imza attı. Tamamen otonom ve önceden planlanmamış bir şekilde iki saatten fazla süren bir sohbet gerçekleştiren robotlar, fiziksel robotlar arasındaki yapay zeka destekli diyalogların geldiği son noktayı gözler önüne serdi. Şirket, bu gösterinin fiziksel robotlar arasında gerçekleşen ilk halka açık gömülü yapay zeka diyaloglarından biri olduğuna inanıyor.

Realbotix İmzalı İnsansı Robotlar Aria ve David Kendi Aralarında Konuştu

Bu etkileyici gösteri sırasında robotlar; İngilizce, İspanyolca, Fransızca ve Almanca dahil olmak üzere birden fazla dilde birbirleriyle gerçek zamanlı olarak iletişim kurdu. Piyasadaki bulut tabanlı işlem yapan birçok yapay zeka sisteminin aksine, bu etkileşimin tamamı Realbotix’in tescilli yapay zeka yazılımı ve gelişmiş dil modelleri kullanılarak doğrudan cihaz üzerinde gerçekleştirildi. Yani robotlar, herhangi bir dış veri merkezine bağlanmadan kendi donanımları ile bu süreci yönetti.

CES 2026, insansı robot, Realbotix, yapay zeka, Aria ve David, otonom diyalog, robot teknolojisi

Realbotix CEO’su Andrew Kiguel, bu durumun fiziksel yapay zekanın gerçek bir kanıtı olduğunu vurguladı. Şirket ayrıca, patentli görme sistemini kullanan üçüncü bir insansı robotu daha tanıttı. Robotun gözlerine yerleştirilen bu sistem, yüz tanıma, nesne takibi ve ses tonundan duygu analizi yapabilme gibi gelişmiş özelliklerle fuar katılımcılarıyla doğal bir etkileşim kurdu. Modüler yapıdaki bu göz teknolojisi, farklı göz renklerinin de kullanılmasına olanak tanıyor.

Fuar sırasında Nvidia CEO’su Jensen Huang, insansı robot sektörünün diğer yapay zeka uygulamaları için geliştirilen altyapılardan büyük ölçüde faydalandığını belirtti. Ancak bazı uzmanlar hala temkinli yaklaşıyor. CCS Insight baş analisti Ben Wood, insansı robotların ticari kullanımdan hala oldukça uzakta olduğunu, şu an için sadece görsel bir şov sunduklarını dile getirdi. Eğlence, müşteri hizmetleri ve arkadaşlık için üretilen bu robotların fiyatları ise 20.000 dolar ile 125.000 dolar arasında değişiyor.

Çinli Robotların Yükselişi Teknoloji Devlerini Harekete Geçirdi

Çinli Robotların Yükselişi Teknoloji Devlerini Harekete Geçirdi

CES 2026'da Çinli robot firmalarının yükselişi ve Fiziksel Yapay Zeka kavramı damga vurdu. İşte insansı robotların geleceği.

Teknoloji dünyası her geçen gün bizi şaşırtmaya devam ediyor ve bilim kurgu filmlerindeki sahneler yavaş yavaş gerçeğe dönüşüyor. Peki, siz bu gelişmeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce insansı robotların evlerimize girip günlük hayatın bir parçası olması ne kadar zaman alacak? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşmayı unutmayın.

iQOO 15 Ultra Dev Batarya ve Soğutma Fan ile Geliyor

iQOO’nun merakla beklenen yeni amiral gemisi iQOO 15 Ultra özellikleri, resmi tanıtım öncesinde sızdırıldı. Şirketin amiral gemisi serisine ilk kez ekleyeceği “Ultra” takılı bu model, şimdiden teknoloji dünyasında büyük bir heyecan yaratmış durumda. Çin’in 3C sertifikasyon sitesinde görünen cihaz, 100W hızlı şarj desteğiyle dikkat çekerken, güvenilir kaynaklardan gelen sızıntılar devasa bir batarya ve oyunculara özel donanımlar vadediyor.

iQOO 15 Ultra Özellikleri Neler?

iQOO 15 Ultra’nın piyasaya çıkışının yaklaştığına dair en somut kanıtlardan biri, Çin’in zorunlu sertifikasyon platformu olan 3C’de ortaya çıkması oldu. Bu sertifikasyon, cihazın temel şarj özelliklerini doğruluyor. Listeye göre telefon, 100W hızlı şarj desteğine sahip olacak. Bu gelişme, cihazın yakın zamanda resmi olarak duyurulabileceğinin güçlü bir işareti olarak kabul ediliyor. Ancak sızdırılan bilgiler, şarj hızından çok daha fazlasını ortaya koyuyor.

Güvenilir bir sızıntı kaynağı olan Digital Chat Station, iQOO 15 Ultra’nın detaylı teknik özelliklerini paylaştı. Bu bilgilere göre telefon, gücünü Qualcomm’un henüz duyurulmamış yeni nesil işlemcisi Snapdragon 8 Elite Gen 5 yonga setinden alacak. Ayrıca, oyun performansını optimize etmek, kare hızını kontrol etmek ve güç verimliliğini artırmak için iQOO’nun kendi geliştirdiği Q3 oyun çipi de cihaza entegre edilecek. Bu ikili, telefonun performans konusunda ne kadar iddialı olduğunu gösteriyor.

iQOO 15 Ultra afiş

Oyuncuları Hedefleyen Donanım: Soğutma Fanı ve Dev Batarya

iQOO 15 Ultra, özellikle mobil oyuncuları hedefleyen bazı benzersiz donanım özellikleriyle geliyor. Sızıntılara göre cihazda, özel oyun telefonlarında görmeye alışık olduğumuz dahili bir aktif soğutma fanı bulunacak. Bu fan, uzun oyun seansları sırasında işlemcinin aşırı ısınmasını engelleyerek performansın sabit kalmasını sağlayacak. Bununla birlikte, oyunlarda daha iyi kontrol imkanı sunan fiziksel tetik tuşları (shoulder buttons) da cihazın kasasında yer alacak.

Telefonun öne çıkan diğer özellikleri ise şunlardır:

  • Ekran: 6.85 inç boyutunda, 2K çözünürlüklü ve 144Hz yenileme hızına sahip Samsung M14 panel. Kavisli ekran sevmeyenler için düz bir tasarıma sahip olması bekleniyor.
  • Kamera: Arka tarafta 3x optik yakınlaştırma yapabilen 50 megapiksellik Sony IMX882 periskop telefoto lens bulunacak. Diğer kamera sensörleri hakkında ise henüz bir bilgi mevcut değil.
  • Batarya: Amiral gemisi standartlarının çok üzerinde, 7.000mAh veya daha büyük bir batarya kapasitesi. Bu devasa batarya, 100W kablolu şarjın yanı sıra kablosuz şarj desteğine de sahip olacak.

Tüm bu özellikler bir araya geldiğinde, iQOO 15 Ultra’nın sadece bir amiral gemisi değil, aynı zamanda piyasadaki en güçlü oyun telefonlarından biri olmaya aday olduğu görülüyor. Özellikle dahili fan ve devasa batarya, onu rakiplerinden ayıracak en önemli unsurlar olabilir.

Honor Magic 8 Pro Air Özellikleri Belli Oldu

Honor Magic 8 Pro Air Özellikleri Belli Oldu

Honor'un yeni amiral gemisi katili Honor Magic 8 Pro Air tanıtıldı! Sadece 155 gram ağırlığı, 64MP periskop kamerası ve güçlü özellikleriyle dikkat çekiyor.

Peki, iQOO 15 Ultra’nın sızdırılan özellikleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

OPPO Reno 15 Serisi Türkiye’de: İşte Fiyatı ve Özellikleri

OPPO, yeni akıllı telefon ailesi OPPO Reno 15 Serisi Türkiye lansmanını gerçekleştirdi. Reno15 Pro 5G, Reno15 5G ve Reno15 F 5G modellerinden oluşan seri, özellikle yapay zeka destekli kamera yetenekleri ve güçlü donanımıyla dikkat çekiyor. Kullanıcıların yaratıcılığını ortaya çıkarmayı hedefleyen bu yeni seri, hem tasarım hem de performans konusunda iddialı özellikler sunuyor. İşte yeni modellerin tüm özellikleri ve Türkiye satış fiyatları.

OPPO Reno 15 Serisi Türkiye Özellikleri Neler Sunuyor?

OPPO’nun yeni akıllı telefon serisi, şık ve dayanıklı bir tasarımla geliyor. Kuzey ışıklarından ilham alan renk seçenekleri, alüminyum çerçeve ve tek parça cam arka yüzey ile premium bir hissiyat sunuyor. Ayrıca seri, IP66, IP68 ve IP69 sertifikalarıyla suya ve toza karşı dayanıklılık göstererek kullanıcılarına zorlu koşullarda bile güvenli bir kullanım vadediyor. Bu sayede yağmurlu havalarda veya tozlu ortamlarda endişe etmeden cihazınızı kullanabilirsiniz.

 

Serinin en dikkat çekici yanı ise şüphesiz kamera yetenekleri. Fotoğrafçılığı herkes için kolay ve keyifli hale getirmeyi amaçlayan OPPO, bu seride güçlü sensörler ve yapay zeka algoritmalarını bir araya getiriyor. 50 MP ultra geniş açılı selfie kamerası, kalabalık grup fotoğraflarını veya geniş manzaraları kolayca tek bir kareye sığdırırken, Reno15 Pro 5G ve Reno15 5G modellerinde yer alan 50 MP telefoto portre kamerası, profesyonel makine kalitesinde, arka planı bulanık portreler çekme imkanı tanıyor. Bununla birlikte, geliştirilmiş gece modu ve görüntü sabitleme teknolojisi sayesinde düşük ışıkta ve hareketli anlarda bile net ve canlı sonuçlar elde etmek mümkün hale geliyor.

OPPO Reno 15

Yapay Zeka ve Güçlü Performans Bir Arada

OPPO Reno15 Serisi, sadece kamerasıyla değil, günlük kullanımı kolaylaştıran yapay zeka özellikleriyle de öne çıkıyor. AI Çeviri, AI Kayıt ve farklı uygulamalardaki içerikleri tek bir alanda toplayan AI Zihin Alanı gibi araçlar, verimliliği artırıyor. Tüm bu özellikler, kullanıcı verilerini koruyan OPPO Private Computing Cloud altyapısıyla güvenli bir şekilde çalışıyor.

 

Performans tarafında ise yeni ColorOS 16 işletim sistemi ve Trinity Engine teknolojisi, uzun yıllar akıcı bir deneyim sunmayı hedefliyor. Serideki telefonlar, 6.500 mAh ve üzeri yüksek kapasiteli bataryaları sayesinde yoğun kullanımda bile günü rahatça çıkarıyor. Ayrıca 80W SUPERVOOC™ hızlı şarj teknolojisi, telefonları dakikalar içinde şarj ederek kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini sağlıyor.

OPPO Türkiye Kurumsal İletişim Müdürü Murat Karakoç, lansmanda yaptığı açıklamada 2026 yılı için hedeflerinin çift haneli pazar payına ulaşmak olduğunu belirtti.

Yeni serinin tavsiye edilen satış fiyatları ise şu şekilde açıklandı:

  • Reno15 Pro (12 GB RAM + 512 GB ROM): 56.999 TL
  • Reno15 (12 GB RAM + 256 GB ROM): 46.999 TL
  • Reno15 F (12 GB RAM + 256 GB ROM): 33.999 TL

Cihazlar, Ocak ayının son haftasından itibaren lansmana özel “Değiş Tokuş” kampanyasıyla satışa sunulacak.

Peki, yeni OPPO Reno15 Serisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

TCL’in Yeni Ürünleri Türkiye’de!

Teknoloji devi TCL, Türkiye’deki kullanıcılar için geliştirdiği yeni nesil akıllı cihaz ekosistemini düzenlediği bir lansmanla tanıttı. Göz sağlığını koruyan tabletlerden çocuk güvenliğine odaklanan akıllı saatlere kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan TCL yeni ürünleri Türkiye pazarında teknoloji severlerle buluşuyor. Şirket, bu yeni ürünlerle kullanıcıların dijital sağlığını korumayı ve günlük teknoloji deneyimini iyileştirmeyi hedefliyor.

TCL Yeni Ürünleri Türkiye’de Hangi Cihazları Kapsıyor?

TCL Communication Orta Doğu ve Türkiye Bölge Direktörü Serhan Tunca, lansmanda yaptığı konuşmada Türkiye’nin marka için stratejik bir merkez olduğunu vurguladı. Tunca, “Türkiye’deki kullanıcıların beklentilerini yakından takip ederek yerel ihtiyaçlara yönelik, yaşamlarına değer katan çözümler geliştiriyoruz. Amacımız, yalnızca güçlü donanımlı ürünler sunmak değil, aynı zamanda dijital sağlığı destekleyen erişilebilir bir ekosistem inşa etmektir,” dedi. Tanıtılan yeni ürünler, bu vizyonu yansıtan özellikleriyle dikkat çekiyor.

Çocuklar İçin Güvenli Teknoloji: MOVETIME MT48 Akıllı Saat

Ebeveynlerin çocuklarıyla sürekli iletişimde kalmasını ve güvenliklerini sağlamasını hedefleyen MOVETIME MT48, modern özellikleri eğlenceli bir tasarımla birleştiriyor. 4G görüntülü arama, hassas konum takibi ve güvenli bölge tanımlama gibi özelliklerle donatılan saat, çocukların güvenliğini ön planda tutuyor. Ayrıca IP68 suya ve toza dayanıklılık sertifikası sayesinde çocukların aktif yaşam tarzına uyum sağlıyor.

Göz Sağlığı Ön Planda: TCL NXTPAPER 14 Tablet

TCL’in göz sağlığına yönelik en iddialı çözümlerinden biri olan NXTPAPER 14, kâğıt benzeri mat ekranıyla öne çıkıyor. NXTPAPER 3.0 teknolojisi, gözleri yormadan uzun süreli kullanım imkânı tanıyor. Cihazın öne çıkan teknik özellikleri ise şunlar:

  • Ekran: 14,3 inç 2.4K NXTPAPER 3.0 ekran
  • Performans: Helio G99 işlemci, 8 GB RAM (+8 GB sanal RAM) ve 256 GB depolama
  • Batarya: 10.000 mAh kapasite ve 33W hızlı şarj desteği
  • Tasarım: 6,95 mm incelik ve 750 g ağırlık

Bununla birlikte, TCL TAB 11 Gen 2 ve TAB 10L Gen 4 modelleri de farklı kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik performans ve eğlence çözümleri sunuyor.

Evde Sinema Deneyimi: C1 ve A1s Projeksiyon Cihazları

TCL, ev eğlencesini bir üst seviyeye taşımak için geliştirdiği C1 ve A1s projeksiyon modellerini de tanıttı. Taşınabilirlik ve yüksek görüntü kalitesini bir araya getiren bu cihazlar, uzun ömürlü ışık kaynakları ve yüksek parlaklık değerleriyle dikkat çekiyor. Özellikle A1s modeli, 600 ISO lümen parlaklık, 1080P çözünürlük ve 4K desteğiyle keskin ve canlı görüntüler vadediyor.

Teknoloji ve Çocuk Paneli: Ekran Süresinin Ötesi

Lansman kapsamında düzenlenen “Yapay Zekâ Çağında Çocuk-Teknoloji Etkileşimini Yeniden Okumak” başlıklı panelde, akademisyenler önemli değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Kerem Rızvanoğlu, çocuklara özel ve güvenli yapay zekâ sistemlerinin önemine dikkat çekerken, Doç. Dr. Elif Posos Devrani, ekran yasakları yerine ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte “etkinleştirici arabuluculuk” yapması gerektiğini belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Gökçe Elif Baykal ise çocukların teknoloji karşısında pasif tüketiciler olmak yerine tasarım süreçlerine aktif olarak dahil edilmesinin önemini vurguladı.

Peki, TCL’in yeni ürünleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

YouTube Shorts Ebeveyn Engeline Takıldı

Dünyanın en popüler video platformu YouTube, genç kullanıcıları korumak ve dijital sağlıklarını gözetmek adına önemli bir güncelleme yayınladı. Platform, ebeveynlerin çocuklarının izleme alışkanlıklarını daha sıkı yönetebilmesi için YouTube ebeveyn kontrolleri paneline yeni ve etkili özellikler eklediğini duyurdu.

Shorts videoları tamamen kapatılabilecek

Yeni güncellemeyle birlikte ebeveynler, denetimli hesaplarda (supervised accounts) çocukların YouTube Shorts izleme sürelerine müdahale edebilecek. En dikkat çekici özellik ise ebeveynlerin zamanlayıcıyı sıfıra ayarlayarak Shorts akışını tamamen kapatabilmesi oldu. YouTube yönetimi, bu özelliğin sektörde bir ilk olduğunu ve kontrolü tamamen ailelere verdiğini belirtti. Ayrıca 13-17 yaş arası kullanıcılar için mola ver ve uyku vakti hatırlatıcıları artık varsayılan olarak açık gelecek.

Gençler için daha eğitici içerik dönemi

YouTube sadece kısıtlamalar getirmekle kalmıyor, öneri algoritmasını da değiştiriyor. Yeni prensipler kapsamında platform, gençlere yaşlarına daha uygun ve “zenginleştirici” içerikler sunacak. Khan Academy, TED-Ed ve CrashCourse gibi kaynaklardan gelen eğitici videoların görünürlüğü artırılacak. Şirket, bu sistemi geliştirmek için psikologlar ve dijital sağlık uzmanlarından oluşan bir komite ile çalıştığını açıkladı.

NSosyal Fidan Kampanyası ile Teknoloji Dağıtıyor!

NSosyal Fidan Kampanyası ile Teknoloji Dağıtıyor!

NSosyal çevre dostu kampanyasıyla teknolojik ödüller dağıtıyor. Fidan diken veya bağışlayanlar MSI laptop ve PlayStation kazanma şansı yakalıyor.

Çocuk hesaplarında oturum açma kolaylığı

Yakın gelecekte çocuk hesapları için kayıt ve giriş süreçleri de yenileniyor. Yeni “Çocuk Hesabı” yapısı, doğrudan ebeveynin hesabına bağlı olacak; yani çocuğun ayrı bir e-posta adresine veya şifreye ihtiyacı olmayacak. Mobil uygulama üzerinden ebeveyn ve çocuk profilleri arasında geçiş yapmak çok daha pratik hale getirilecek.

Peki, YouTube’un getirdiği bu yeni Shorts kısıtlaması ve güvenlik özellikleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Türkiye’de ÖTV Geliri Rekor Kırdı

Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan otomotiv, 2025 yılında Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) gelirleriyle adeta Hazine’yi coşturdu. Yapılan son analizlere göre, otomotiv ÖTV geliri geçtiğimiz yıl içerisinde rekor bir seviyeye ulaşarak yaklaşık 788 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu devasa rakam, hem otomobil pazarındaki hareketliliği hem de sektörün ülke ekonomisine olan mali katkısının ne denli büyük olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Pazardaki büyüme ve artan satış adetleri, doğrudan vergi gelirlerine yansıyarak bütçe hedeflerinin büyük ölçüde yakalanmasını sağladı.

2025 Yılında Otomotiv ÖTV Geliri Neden Rekor Kırdı?

Geçtiğimiz yıl elde edilen rekor ÖTV gelirinin arkasında yatan temel faktör, otomotiv pazarının kendisinde yaşanan dikkate değer büyümedir. 2025 yılında, ağır ticari araçlar da dahil olmak üzere Türkiye’deki toplam otomotiv pazarı, bir önceki yıla kıyasla yüzde 10’luk bir artış gösterdi. Bu büyüme sonucunda toplam satış adedi 1 milyon 414 bin 700’e ulaştı. Satılan her araç, devlete önemli bir ÖTV ve KDV geliri olarak döndüğü için, satışlardaki bu artış doğrudan Hazine’nin kasasına giren vergi miktarını da katladı.

Bununla birlikte, sadece satış adetlerindeki artış değil, aynı zamanda araç fiyatlarındaki yükseliş ve vergi oranlarının etkisiyle de gelirlerde büyük bir sıçrama yaşandı. Otomotiv sektöründen tahsil edilen ÖTV geliri, bir önceki yıla göre yüzde 46,56 gibi olağanüstü bir oranda artarak 787 milyar 872 milyon TL’ye çıktı. Bu durum, pazarın büyüme oranının çok üzerinde bir vergi geliri artışı olduğunu göstermektedir. Özellikle yılın son ayı olan Aralık, rekor satışlarla birlikte rekor bir vergi tahsilatına sahne oldu. Sadece bir ay içinde devlet, otomotiv satışlarından 132,4 milyar TL’yi aşan bir ÖTV toplamayı başardı.

Bu etkileyici performans, sektörün dinamiklerini ve vergi sisteminin bütçe üzerindeki etkisini net bir şekilde ortaya koyuyor. Yıl boyunca devam eden talep ve özellikle yıl sonunda yoğunlaşan kampanyalar, tüketicileri araç alımına yönlendirirken, bu durum vergi gelirlerinde tarihi bir zirvenin görülmesini sağladı.

Hazine’nin ÖTV Hedefleri ve Genel Vergi Panoraması

Otomotiv sektöründen gelen bu yüksek vergi akışı, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçe hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynadı. Yıl boyunca elde edilen bu güçlü performans sayesinde Hazine, 2025 yılı için belirlediği ÖTV hedefinin yüzde 98,5’ini yakalamayı başardı. Yıl sonu itibarıyla hedeften sapma, yalnızca 11,6 milyar TL gibi oldukça düşük bir seviyede kaldı. Bu durum, bütçe disiplini ve mali hedeflere ulaşma konusunda önemli bir başarı olarak değerlendiriliyor.

Konuyu daha geniş bir perspektiften ele aldığımızda ise otomotivin toplam vergi gelirleri içindeki payının ne kadar büyük olduğu daha net anlaşılıyor. Vergi uzmanlarının analizlerine göre, 2025 yılında Türkiye’de tüm mal ve hizmetlerden toplanan toplam Özel Tüketim Vergisi tutarı 2 trilyon 24 milyar TL’ye ulaştı. Bu rakamla karşılaştırıldığında, yaklaşık 788 milyar TL’lik otomotiv ÖTV’si, toplam ÖTV gelirlerinin neredeyse yüzde 39’unu tek başına oluşturuyor. Bu oran, otomotiv sektörünün adeta bir “tekerlekli vergi dairesi” olarak çalıştığını ve kamu finansmanı için vazgeçilmez bir kaynak olduğunu kanıtlıyor.

Tüketici ve Sektör Açısından Yüksek Vergilerin Anlamı

Devlet bütçesi için hayati bir gelir kapısı olan ÖTV, madalyonun diğer yüzünde ise tüketici ve sektör için önemli bir maliyet unsuru olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye, dünyada araç fiyatları üzerindeki vergi yükünün en yüksek olduğu ülkelerden biri konumunda. ÖTV ve üzerine eklenen KDV, bir aracın nihai satış fiyatını neredeyse iki katına çıkarabiliyor. Bu durum, vatandaşların yeni bir otomobile erişimini zorlaştırırken, aynı zamanda ikinci el piyasasının da sürekli canlı kalmasına neden oluyor.

Sektör temsilcileri ise vergi yükünün pazarın potansiyel büyümesini sınırladığını zaman zaman dile getiriyor. Daha öngörülebilir ve makul bir vergi politikasının, hem pazarın daha istikrarlı büyümesine olanak tanıyacağı hem de uzun vadede toplam vergi gelirlerini artırabileceği savunuluyor. Özellikle elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte, ÖTV matrahlarında ve oranlarında yapılan düzenlemeler, gelecekteki vergi politikalarının ne yönde şekilleneceğine dair önemli ipuçları taşıyor.

Sonuç olarak, 2025 yılı otomotiv sektörü için hem satış adetleri hem de devlete sağlanan vergi katkısı açısından son derece başarılı bir yıl oldu. Pazarın dinamizmi ve tüketicinin talebi, Hazine’nin kasasını doldururken, yüksek vergilerin alım gücü üzerindeki etkileri ise gündemdeki yerini korumaya devam ediyor.

Peki, otomotiv sektöründeki bu rekor vergi gelirleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Yapay Zeka Krizinden Dolayı DDR3 RAM Popüler Oldu

Yapay zeka, teknoloji dünyasını yeniden şekillendirirken, PC donanım pazarında kimsenin beklemediği bir krizi tetikledi. 2026 yılına gelindiğinde, bilgisayar toplama meraklıları kendilerini adeta 2007 yılına geri dönmüş gibi hissediyor. Ancak bu nostaljinin sebebi yeni bir iPhone lansmanı değil, küresel ölçekte yaşanan ciddi bir bellek kıtlığı. Modern DDR5 RAM fiyatlarının fahiş seviyelere ulaşmasıyla birlikte, bütçesini düşünen kullanıcılar ve hatta bazı teknoloji meraklıları, şaşırtıcı bir kurtarıcıya yöneliyor: yaklaşık 20 yıllık bir teknoloji olan DDR3 RAM, piyasanın yeni ve beklenmedik gerçeği haline geldi.

Bu sıra dışı durumun temelinde, durdurulamaz bir hızla büyüyen yapay zeka sektörü yatıyor. Teknoloji devleri, devasa veri merkezleri inşa etmek için adeta bir silahlanma yarışı içinde ve bu merkezlerin en büyük ihtiyacı, olabildiğince yüksek performanslı bellekler. Bu nedenle, bellek üreticileri üretim hatlarını, yüksek kâr marjı sunan kurumsal çiplere, özellikle de HBM (Yüksek Bant Genişlikli Bellek) gibi özel çözümlere kaydırdı. Bu stratejik değişiklik, tüketici pazarını adeta bir kuraklığın ortasında bıraktı. Sonuç olarak, bir zamanlar makul fiyatlara satın alınabilen 32 GB’lık bir DDR5 RAM kiti, artık üst düzey bir işlemci kadar pahalı hale geldi. Bu durum, kendi bilgisayarını toplayan (DIY) topluluğunu, ileriye gitmek için geriye bakmaya zorluyor.

ASUS, DRAM, bellek, kriz

Yapay Zeka Patlaması ve DDR3 RAM Popülerleşmesi

DDR3 RAM‘in popüler olmasının en belirgin şekilde yaşandığı yerlerden biri Çin. Burada, bu çaresizlik durumu, hareketli bir ikinci el piyasasını ateşledi. Bilgisayar toplayanlar, eski Intel X99 ve X79 gibi üst düzey masaüstü (HEDT) platformlarını yeniden değerlendiriyor. Normalde sunucu ve iş istasyonları için tasarlanmış bu eski sistemler, DDR3 belleklerle çalışmak üzere özel olarak tasarlanmış yeni ve satış sonrası anakartlarla birleştiriliyor. Peki, bu kadar eski bir teknolojiyle uğraşmanın mantığı ne? Cevap, “dört kanallı” (quad-channel) bellek mimarisinin matematiğinde gizli.

Bu eski iş istasyonu platformları, çok sayıda bellek yuvası sayesinde 128 GB, hatta 256 GB gibi devasa RAM kapasitelerini destekleyebiliyor. Video düzenleme, sanal makineler çalıştırma veya büyük veri setleriyle uğraşma gibi yüksek bellek kapasitesi gerektiren görevler için, bir yığın ucuz, ikinci el DDR3 modülü, modern bir sistemin maliyetinin çok küçük bir kısmına denk geliyor. Performans açısından en hızlısı olmayabilir, ancak 2026’nın ekonomik koşullarında “mevcut ve uygun fiyatlı” olmak, “en yeni ve en harika” olmanın önüne geçmiş durumda. Bu durum, kullanıcıların bütçelerini aşmadan yüksek kapasiteli sistemler kurabilmelerine olanak tanıyor ve DDR3’ü yeniden popüler hale getiriyor.

Eski Teknolojilerle Yaratıcı Çözümler

Kullanıcıların yaratıcılığı, sadece eski anakartları yeniden kullanmakla sınırlı kalmıyor. Donanım krizi, daha da ilginç ve “hack” olarak nitelendirilebilecek çözümleri beraberinde getirdi. Bazı kullanıcılar, daha ucuz olan dizüstü bilgisayar belleklerini (SODIMM) masaüstü yuvalarına (DIMM) takmak için özel adaptörler kullanmaya başladı. Bu durumu, lüks bir arabaya kompakt bir stepne takmaya benzetebiliriz; performans için ideal olmasa da, sistemin çalışmasını sağlıyor ve acil bir ihtiyacı karşılıyor. Bu tür çözümler, donanım topluluğunun ne kadar esnek ve yaratıcı olabileceğinin bir kanıtı niteliğinde.

Yaklaşık 19 yıllık bir donanımın yeniden canlandığını görmek, teknoloji dünyası için oldukça gerçeküstü bir manzara. Ancak bu durum, yapay zeka altın hücumunun kişisel bilgisayar pazarını ne kadar derinden etkilediğini ve tedarik zincirlerini nasıl sarstığını açıkça gözler önüne seriyor. Üreticiler önceliklerini yapay zeka çipleri gibi daha kârlı alanlara kaydırdıkça, sıradan tüketiciler ve hobi amaçlı sistem toplayanlar bu değişimin sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Şu anki gidişat, donanım fiyatlarının bir süre daha yüksek kalacağını ve bu tür alternatif çözümlerin popülerliğini koruyacağını gösteriyor.

Sonuç olarak, eğer bu dönemde bütçenizi sarsmadan bir bilgisayar toplamayı düşünüyorsanız, en iyi seçeneğiniz dolabınızın arkasında unuttuğunuz o eski mavi RAM çubuklarını aramak olabilir. Bir zamanlar modası geçmiş olarak görülen bu bileşenler, mevcut ekonomik koşullarda sisteminizdeki en değerli parçalar haline gelebilir. Teknoloji dünyası her zaman ileriye doğru hareket etse de, bazen bir adım geri atmak, ileriye doğru atılacak en mantıklı adım olabiliyor.

Dreame Leaptic Cube 8K Aksiyon Kamerası Duyuruldu

Dreame Leaptic Cube 8K Aksiyon Kamerası Duyuruldu

Robot süpürgeleriyle tanınan Dreame, 8K video kaydı yapabilen yeni Leaptic Cube aksiyon kamerası ile pazara iddialı bir giriş yapıyor.

Peki, DDR3 RAM canlanması hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

PS Plus Ocak Oyunları Belli Oldu

Sony, PlayStation Plus Ocak oyunları ile oyunseverleri heyecanlandıran yeni listeyi resmen duyurdu. Extra ve Premium abonelerinin merakla beklediği oyunlar, 20 Ocak’tan itibaren kütüphanelere eklenebilecek. Açıklanan listede korkudan stratejiye, yarıştan bulmacaya kadar birçok farklı türde yapım yer alıyor.

PlayStation Plus Ocak Oyunları Kataloğu Genişliyor

PlayStation Blog üzerinden yapılan paylaşıma göre, bu ay hem PS Plus Extra hem de Premium aboneleri için oldukça zengin bir seçki hazırlandı. Özellikle Resident Evil Village ve Like a Dragon: Infinite Wealth gibi büyük yapımların listeye dahil edilmesi dikkat çekiyor. Bu oyunlar, hem PS4 hem de PS5 sahipleri tarafından indirilebilecek.

Bununla birlikte, macera ve strateji tutkunları da unutulmadı. Ayın öne çıkan diğer oyunları arasında şunlar bulunuyor:

  • Expeditions: A MudRunner Game (PS5, PS4): Zorlu arazilerde keşif ve macera arayanlar için.
  • A Quiet Place: The Road Ahead (PS5): Popüler korku filmi serisinden uyarlanan gerilim dolu bir deneyim.
  • Darkest Dungeon II (PS5, PS4): Stratejik derinliğiyle bilinen zorlu rol yapma oyunu.
  • The Exit 8 (PS5, PS4): Gizemli ve sürükleyici bir bulmaca oyunu.
  • Art of Rally (PS5, PS4): Stilize grafikleriyle dikkat çeken bir ralli oyunu.
  • A Little to the Left (PS5, PS4): Rahatlatıcı ve keyifli bir düzenleme bulmaca oyunu.
PlayStation Plus Ocak 2026 oyunları

Premium Abonelerine Özel Klasik Sürpriz

Sony, en üst seviye abonelik olan PlayStation Plus Premium sahiplerine özel bir sürpriz yapmayı da ihmal etmedi. Extra katmanındaki tüm oyunlara ek olarak, Premium aboneleri klasik oyunlar kataloğundan bir yapıma daha erişim sağlayacak.

Bu ayın klasiği, yarış oyunu efsanesi Ridge Racer | olarak açıklandı. Hem PS4 hem de PS5 konsollarında oynanabilecek olan bu klasik oyun, nostalji yaşamak isteyen oyuncular için harika bir fırsat sunuyor. Tüm bu yeni oyunlar, 20 Ocak itibarıyla indirilebilir olacak.

Divinity Gizli Mesaj ile Hayranları Heyecanlandırdı

Divinity Gizli Mesaj ile Hayranları Heyecanlandırdı

Divinity fragmanı gizli mesaj içeriyor. Larian Studios CEO’su Swen Vincke hayranlara zorlu bir bulmaca sundu.

Peki, PlayStation Plus Ocak oyunları hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Çin’den ABD Teknolojisine Çifte Darbe

Çinli yetkililer, Amerikan teknoloji şirketlerine karşı iki önemli hamle yaparak hem siber güvenlik yazılımlarını yasakladı hem de Nvidia’nın yapay zeka çiplerinin ithalatını engelledi. Çarşamba günü alınan bu kararlar, yaklaşık on iki ABD ve İsrail merkezli firmanın siber güvenlik yazılımlarının kullanımını durdurmayı ve NVIDIA H200 yapay zeka çiplerinin ülkeye girişini engellemeyi kapsıyor. Bu çifte kısıtlama kararı sonrasında etkilenen şirketlerin hisseleri düşüşe geçerken, teknoloji borsalarında sert satışlar görüldü.

Teknoloji Savaşında Yeni Perde: Çin’den 30 Milyar Dolarlık Rest

Reuters kaynaklarına göre, Çinli yetkililer yerel işletmelere Broadcom bünyesindeki VMware, Palo Alto Networks ve Fortinet gibi ABD’li şirketlerin yanı sıra İsrailli Check Point Software Technologies’in yazılımlarını kullanmayı bırakmaları talimatını verdi. Yetkililerin bu yazılımların gizli bilgileri toplayıp yurtdışına aktarabileceğinden endişe duydukları belirtiliyor. Bloomberg News tarafından incelenen bir hükümet direktifine göre, kuruluşların 2026’nın ilk yarısına kadar bu ürünleri tespit edip yerli alternatiflerle değiştirmeleri gerekiyor.

Çin, Nvidia, ABD, siber güvenlik, H200 çip, Broadcom, teknoloji savaşı, yapay zeka, Palo Alto Networks

Piyasalardaki etkisi de oldukça sert oldu. Broadcom hisseleri %4’ten fazla düşerken, Palo Alto Networks ve Fortinet hisseleri de değer kaybetti. Etkilenen şirketlerin Çin genelinde ofisleri bulunuyor; Broadcom altı, Palo Alto beş ve Fortinet ise üç farklı noktada faaliyet gösteriyor. Bu şirketlerin Çin pazarındaki varlıkları, alınan kararlardan doğrudan etkilenecek gibi görünüyor.

NVIDIA DLSS 4.5 Desteği Tüm Kullanıcılara Açıldı

NVIDIA DLSS 4.5 Desteği Tüm Kullanıcılara Açıldı

NVIDIA DLSS 4.5 güncellemesi tüm kullanıcılara sunuldu. NVIDIA App üzerinden erişilebilen yeni özellikler ve oyun destekleri haberimizde.

Diğer yandan, Çin gümrük yetkililerine Nvidia’nın H200 yapay zeka çiplerinin ülkeye girişini engelleme talimatı verildiği bildirildi. Bu hamle, Trump yönetiminin H200 ihracatına yeni güvenlik koşulları altında resmi olarak izin vermesinden sadece bir gün sonra geldi. Konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklar, yetkililerin kullandığı ifadelerin çok sert olduğunu ve bunun şimdilik fiili bir yasak anlamına geldiğini belirtiyor.

Çin, Nvidia, ABD, siber güvenlik, H200 çip, Broadcom, teknoloji savaşı, yapay zeka, Palo Alto Networks

Çinli teknoloji devleri Alibaba, Tencent ve ByteDance’in, tanesi yaklaşık 27.000 dolar olan H200 çiplerinden iki milyondan fazla sipariş verdiği biliniyor. Bu durum, yaklaşık 30 milyar dolarlık potansiyel bir geliri temsil ediyor. Ancak şu anda Nvidia’nın elinde sadece 700.000 civarında çip stoğu bulunuyor. CEO Jensen Huang, Çin’i 50 milyar dolarlık bir yapay zeka pazarı olarak tanımlamıştı.

Milyonlarca iPhone Risk Altında!

Milyonlarca iPhone Risk Altında!

Apple, milyonlarca iPhone kullanıcısını etkileyen kritik güvenlik açığı için uyardı. iOS 26 güncellemesi ve casus yazılım riskinin detayları haberimizde.

Bu kısıtlamalar, Washington ve Pekin’in Başkan Trump’ın Nisan ayında Çin’e yapmayı planladığı ziyaret öncesinde geldi. Analistler, Pekin’in çip kısıtlamalarını ABD’den taviz koparmak için bir koz olarak kullanabileceğini öne sürüyor. Nvidia’nın Çin ve Hong Kong’dan elde ettiği gelir, önceki kısıtlamalar nedeniyle zaten yıllık bazda ciddi oranda düşüş göstermişti.

Teknoloji dünyasındaki bu ticaret savaşları ve karşılıklı yasaklar hakkında siz neler düşünüyorsunuz? Sizce bu durum donanım fiyatlarını ve teknolojiye erişimi uzun vadede nasıl etkiler? Yorumlarınızı bekliyoruz.

Tesla FSD için Tartışılan Değişiklik!

Elektrikli otomobil devi Tesla, sürücüsüz araç teknolojisinin geleceği olarak gördüğü Tesla FSD abonelik modeli için kritik bir karar aldı. CEO Elon Musk tarafından yapılan resmi açıklamaya göre şirket, Gelişmiş Sürücü Destek Sistemi olan FSD (Full Self-Driving) için tek seferlik satın alma seçeneğini 14 Şubat’tan itibaren sonlandırıyor. Bu tarihten sonra, otonom sürüş yeteneklerine sahip olmak isteyen kullanıcılar, yalnızca aylık abonelik sistemi üzerinden bu hizmetten faydalanabilecek. Bu stratejik değişiklik, hem şirketin gelir modelini hem de kullanıcıların teknolojiye erişim şeklini kökten değiştiriyor.

Tesla FSD Abonelik Modeli Nedir ve Neleri Değiştiriyor?

Tesla’nın yeni iş stratejisi, otomotiv endüstrisinde yazılımın giderek artan önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bugüne kadar Tesla sahipleri, FSD paketini yüksek bir peşin ödeme yaparak kalıcı olarak satın alabiliyordu. Türkiye’de bu bedel 228 bin 480 TL gibi önemli bir seviyedeydi. Ancak 14 Şubat itibarıyla bu dönem sona eriyor. Artık kullanıcılar, FSD özelliklerini kullanmak için aylık bir ücret ödeyecekler. Bu durum, teknolojiye erişim için gereken ilk yatırım maliyetini ortadan kaldırarak daha geniş bir kitleye hitap etme potansiyeli taşıyor.

Bu değişikliğin arkasında yatan temel neden, Tesla’nın sürekli ve öngörülebilir bir gelir akışı yaratma hedefidir. Abonelik tabanlı modeller, teknoloji şirketleri için son derece değerli bir finansal yapı sunar. Ayrıca, kullanıcılar için de esneklik sağlar. Örneğin, sadece uzun bir yolculuk için FSD özelliğini denemek isteyen bir sürücü, tek bir aylık ödeme yaparak bu teknolojiyi test edebilir. Bu sayede, on binlerce dolarlık bir yatırım yapma zorunluluğu ortadan kalkmış olur.

Bununla birlikte, FSD’nin ne anlama geldiğini netleştirmek önemlidir. İsmi “Tam Kendi Kendine Sürüş” anlamına gelse de, mevcut FSD Beta sistemi hala Seviye 2 otonom sürüş teknolojisi olarak sınıflandırılmaktadır. Bu, sürücünün her an direksiyona müdahale etmeye hazır olması ve dikkatini yoldan ayırmaması gerektiği anlamına gelir. Tesla’nın FSD paketi şu anda aşağıdaki gibi bir dizi gelişmiş özellik sunmaktadır:

  • Navigate on Autopilot: Otoyol rampalarında otomatik giriş ve çıkış yapma, sollama gerçekleştirme.
  • Otomatik Şerit Değiştirme: Sinyal verildiğinde aracın şeridi güvenli bir şekilde değiştirmesi.
  • Autopark: Paralel ve dikey park alanlarına otomatik park etme.
  • Summon (Çağırma): Dar park yerlerinden aracı akıllı telefon uygulamasıyla çıkarma.
  • Trafik Işığı ve Dur İşareti Kontrolü: Şehir içi trafikte trafik ışıklarını ve dur işaretlerini algılayarak yavaşlama ve durma.

Tesla, gelecekteki yazılım güncellemeleriyle aracın “neredeyse her yere minimum sürücü müdahalesiyle kendi kendine gidebileceğini” vaat ediyor. Abonelik modelinin, bu sürekli gelişen yazılım için daha sürdürülebilir bir yapı sunduğu düşünülmektedir.

Türkiye Piyasası İçin Beklentiler ve Fiyatlandırma

Bu kararın Türkiye’deki Tesla kullanıcıları için önemli yansımaları olacak. Yurt dışında aylık 99 dolarlık bir abonelik ücreti bulunan FSD sisteminin, Türkiye’deki fiyatlandırması henüz resmi olarak açıklanmadı. Ancak güncel döviz kurları ve bölgesel fiyatlandırma politikaları göz önüne alındığında, aylık ücretin 4.500 TL civarında olması bekleniyor. Bu rakam, 228 bin 480 TL’lik tek seferlik alım maliyetine kıyasla çok daha erişilebilir bir başlangıç noktası sunuyor. Kullanıcılar, yüksek bir başlangıç maliyeti olmadan en gelişmiş sürüş asistanı teknolojilerini deneyimleme fırsatı bulacaklar. Bu durum, özellikle FSD’nin yeteneklerinden emin olmayan veya bu özelliği sadece belirli zamanlarda kullanmak isteyen sürücüler için cazip bir seçenek olabilir.

Otonom Sürüşün Geleceği ve Tesla’nın Vizyonu

Tesla’nın FSD için abonelik modeline geçişi, sadece bir fiyatlandırma stratejisi değişikliği değil, aynı zamanda şirketin uzun vadeli otonom sürüş vizyonunun bir parçasıdır. Elon Musk, defalarca Tesla araçlarının gelecekte birer “robotaksi” olarak hizmet verebileceği bir ağ kurma hedefini dile getirdi. Bu vizyona göre, Tesla sahipleri araçlarını kullanmadıkları zamanlarda otonom bir şekilde taksi hizmeti vererek gelir elde edebilecekler. Bu tür bir ekosistemin çalışabilmesi için FSD yazılımının yaygınlaşması ve sürekli güncel kalması kritik öneme sahiptir. Aylık abonelik modeli, FSD’nin daha fazla araca yayılmasını teşvik ederek bu büyük vizyonun temelini oluşturabilir. Kullanıcılar, tek seferlik büyük bir yatırım yerine, kullandıkları süre boyunca ödeme yaparak bu teknolojik devrimin bir parçası olurlar. Bu nedenle, atılan bu adım, Tesla’yı geleceğin ulaşım anlayışını şekillendirme konusunda bir adım daha ileriye taşıyor.

Tesla’ya Euro NCAP Ödülü! Model 3 ve Y Zirveyi Bırakmıyor!

Tesla’ya Euro NCAP Ödülü! Model 3 ve Y Zirveyi Bırakmıyor!

Tesla, güvenlikteki liderliğini bir kez daha kanıtladı! Model 3 ve Model Y, 2025 yılı için Tesla Euro NCAP ödülü alarak sınıflarının en güvenli otomobilleri oldu.

Peki, Tesla’nın FSD abonelik modeli hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!