macOS 26 Tahoe’den yeni disk imajı formatı ASIF!

Apple, macOS 26 Tahoe ile birlikte disk imajı (disk image) teknolojisinde önemli bir yenilik sunuyor. Uzun yıllardır güvenilir fakat düşük performanslı olarak bilinen UDSP (şifreli sparse image) gibi eski disk imajı formatlarının yerini alacak ASIF (Apple Sparse Image Format), neredeyse yerel disk hızlarına ulaşabilen yeni bir disk imajı formatı olarak sistemde yerini aldı.

ASIF formatı yalnızca sanallaştırma için değil, genel amaçlı kullanım için de kullanılabiliyor. Apple bu formatı verilerin host dosya sisteminden bağımsız olarak yapılandırılabilmesi ve imajın disk üzerindeki kapladığı alanın içeriğe göre dinamik olarak değişebilmesi gibi özelliklerle tanımlıyor. Teknik olarak APFS üzerindeki sparse dosya olarak işaretleniyor.

Testlerde ASIF disk imajları Apple Silicon işlemcili Mac’lerde yüksek hızlara ulaşmayı başardı. macOS 26 yüklü M3 Pro işlemcili MacBook Pro üzerinde yapılan testlerde:

  • Şifrelenmemiş APFS hacmi ile 5.8 GB/s okuma ve 6.6 GB/s yazma
  • Şifreli APFS hacmi ile 4.8 GB/s okuma ve 4.6 GB/s yazma değerlerine ulaşıldı.

macOS 15.5 Sequoia yüklü M4 Pro işlemcili Mac mini’de de benzer sonuçlar elde edildi. Bu, ASIF formatının sadece Tahoe ile sınırlı kalmadığını ve Sequoia’da da okunabildiğini gösteriyor. Ancak yalnızca Tahoe’da oluşturulabiliyor.

ASIF disk imajı şu an yalnızca Disk Utility veya diskutil komut satırı aracı üzerinden oluşturulabiliyor. Örneğin:

diskutil image create blank --format ASIF --size 100G --volumeName myVolume imagePath

Bu komut 100 GB kapasiteye sahip ve “myVolume” adında bir APFS hacmi içeren ASIF disk imajı oluşturuyor. Halihazırda başka formatta oluşturulmuş imajlar da --from parametresiyle ASIF’e dönüştürülebiliyor. hdiutil aracı henüz ASIF’e özgü özellikleri desteklemiyor. Oluşturulan ASIF dosyaları com.apple.disk-image-sparse UTI tipine sahip. Bu, geleneksel com.apple.disk-image-udif tipindeki RAW (UDRW) imajlardan ayırt edilmesini kolaylaştırıyor.

Apple, özellikle sanal makineler için kullanılan disk yedekleme formatlarında ASIF kullanımını öneriyor. Mevcut sanallaştırma uygulamaları henüz bu formatı desteklemiyor olsa da, performans kazanımları göz önüne alındığında yakın gelecekte bu yönde güncellemeler bekleniyor. ASIF, sadece tek bir dosya yapısıyla çalıştığı için sparse bundle gibi çok dosyalı yapılar yerine tercih edilebilir.

Ancak dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da geri uyumluluk. Apple ASIF imajlarının daha eski macOS sürümleri tarafından nasıl destekleneceğine dair henüz net bilgi paylaşmadı. Bu nedenle genişletilmiş destek gelene kadar dikkatli olunması öneriliyor.

Google ve Meta arasında yapay zeka savaşı!

Google, Meta’nın yüzde 49 hisse satın aldığının ortaya çıkmasının hemen ardından bugüne kadar en büyük müşterisi olduğu yapay zeka veri etiketleme şirketi Scale AI ile ilişkisini kesmeye hazırlanıyor. Beş farklı kaynağa göre Google bu yıl Scale AI’a yaklaşık 200 milyon dolarlık iş vermeye hazırlanıyordu. Ancak Meta’nın bu hamlesi sektördeki dengeyi ciddi şekilde sarsmış görünüyor.

Google, Meta’nın hissesi sonrası Scale AI ile yollarını ayırıyor

Google, Meta’nın bu büyük ortaklığı sonrası Scale AI yerine geçebilecek alternatif veri etiketleme şirketleriyle bu hafta görüşmelere başladı. Şirket, geçtiğimiz yıl Scale AI hizmetleri için 150 milyon dolar harcamıştı.

2024 yılında toplam 870 milyon dolar gelir elde eden Scale AI, gelirlerinin büyük kısmını Google gibi büyük dil modeli geliştiricilerinden sağlıyordu. Şimdi bu kaynakların hızla kurumaya başlaması muhtemel görünüyor.

iOS 26’da Visual Intelligence yenilendi! Neler geldi?

iOS 26’da Visual Intelligence yenilendi! Neler geldi?

Apple, iOS 26 ile birlikte Visual Intelligence özelliğine önemli yenilikler getirdi. Peki bunlar neler? İşte detaylar...

Meta’nın 29 milyar dolar değerlemeyle şirkete ortak olması sadece Google’ı değil, Microsoft, xAI ve OpenAI gibi diğer büyük müşterileri de harekete geçirdi. Kaynaklara göre bu şirketler de Scale AI ile olan bağlarını koparma sürecine girmiş durumda. OpenAI her ne kadar “birden fazla veri sağlayıcıyla çalışıyoruz” diyerek ilişkiyi tamamen sonlandırmadığını belirtse de son aylarda iş hacmini önemli ölçüde azaltmış durumda.

Neden bu kadar tepki geldi?

Scale AI yapay zeka modellerinin eğitimi için gerekli olan insan etiketli karmaşık verileri sağlıyor. Bu süreçte şirketlerin prototip sistemleri, özel verileri ve stratejik planları etiketlenmesi için Scale AI ile paylaşılıyor. Meta’nın yüzde 49 hisse alması doğrudan rakiplerinin teknik altyapılarına ve yol haritalarına dair içgörüler edinmesi riskini beraberinde getiriyor.

Özellikle Google ve Microsoft gibi Meta ile rekabet hâlindeki şirketler tarafsızlık ilkesinin artık bir lüks değil, zorunluluk haline geldiğini savunuyor. Scale AI’nın CEO’su Alexandr Wang’in Meta’ya geçerek şirketin yapay zeka birimini yönetmeye başlayacak olması da bu endişeleri güçlendiriyor.

Scale AI ile yollarını ayıran şirketlerin boşluğunu doldurmak isteyen rakipler süreci hızla avantaja çeviriyor. Rakiplerden Labelbox, yıl sonuna kadar “yüz milyonlarca dolarlık yeni gelir” beklediğini açıklarken Handshake gibi uzman ağı odaklı şirketler sipariş patlaması yaşadıklarını belirtiyor. Handshake CEO’su “Haberden sonra talebimiz bir gecede üç katına çıktı” dedi.

Diğer bir alternatif olan Mercor da doğrudan Scale AI ile rekabet etmenin yanı sıra şirketlerin kendi bünyelerinde etiketleyici ekip kurmasını sağlayacak otomasyon teknolojileri geliştiriyor. Böylece veri güvenliğinin tamamen şirket içinde kalması isteniyor.

iOS, iPadOS ve macOS sürüm tarihleri yıllar içinde nasıl değişti?

WWDC 25’in tamamlanmasıyla birlikte gözler Apple’ın geleneksel sonbahar yazılım güncellemelerine çevrildi. Her yılın eylül ayında düzenlenen iPhone etkinliğinin ardından gelen bu güncellemelerin zamanlaması artık pek çok kullanıcı için alışıldık hale geldi.

Ancak bir Reddit kullanıcısı tarafından hazırlanan interaktif bir grafik bu süreci yıllara göre görsel olarak ortaya koyarak dikkat çekici bazı değişimleri net biçimde gösteriyor. Datawrapper platformunda hazırlanan zaman çizelgesi 2013’ten bu yana iOS, iPadOS ve macOS’un ne zaman yayınlandığını renkli noktalarla özetliyor.

Mavi noktalar eylül başındaki Apple etkinliklerini temsil ederken, kırmızı noktalar iOS ve iPadOS güncellemelerinin ortalama olarak bu etkinlikten bir hafta sonra geldiğini gösteriyor. Turuncu noktalar ise genellikle bu ikiliden daha geç yayınlanan macOS sürümlerini temsil ediyor.

Grafikte en çok dikkat çeken detaylardan biri de 2019–2022 yılları arasında macOS güncellemelerinin ekim sonu hatta kasıma kadar sarkması. Oysa Apple son iki yılda bu arayı kapatmayı başardı. 2023’te ilk kez macOS ile iOS ve iPadOS aynı gün yayınlandı.

2025’te ne bekleniyor?

Eğer Apple geçmiş yıllardaki modeline sadık kalırsa, iOS 26 ve iPadOS 26'nın eylül ortası ya da sonu gibi yayınlanması bekleniyor. Bu tarihler iPhone 17 serisinin tanıtıldığı sonbahar etkinliğinin hemen ardından gelecek.

macOS 26 Tahoe ise belirsizliğini koruyor. Geçtiğimiz yılki ortak sürüm lansmanı bir istisna olabilir; grafik, genelde macOS’un ayrı bir zaman çizgisinde ilerlediğini ortaya koyuyor. Bu yıl sistem genelinde gelen Liquid Glass kullanıcı arayüzü yeniliği, platformlar arası daha senkronize bir yayın takvimi yaratabilir.

Ancak Apple’ın son yıllarda daha karmaşık yapay zekâ özellikleri, cihazlar arası entegrasyonlar ve farklı donanım kategorilerine yönelik optimizasyonlarla uğraşması, süreci yeniden bölebilir. Unutulmaması gereken bir diğer unsur ise iOS güncellemelerinin doğrudan iPhone lansmanına bağlı olması.

ABD ve Çin arasında zaman zaman tırmanan tedarik zinciri gerilimleri, bu yayın planını etkileyebilir. Son günlerde tansiyon düşmüş gibi görünse de geçmişte yaşananlar göz önüne alındığında sürprizlere her zaman açık olunması gerekiyor.

Tüm bu faktörler Apple’ın 2025 sonbaharındaki yazılım takviminin geçmişten izler taşısa da tam anlamıyla kopyası olmayabileceğini gösteriyor. Yine de elimizdeki grafik bu süreçte ne bekleyeceğimize dair güçlü bir referans sunuyor.

iOS 26’da Visual Intelligence yenilendi! Neler geldi?

Apple, iOS 26 ile birlikte Visual Intelligence özelliğine önemli yenilikler getirdi. Geçen yıl tanıtılan bu Apple Intelligence özelliği artık sadece kamerayla değil ekran içeriğiyle de çalışıyor ve Android telefonlardaki benzer özelliklerle rekabet edebilecek seviyeye geldi. İşte tüm yenilikler…

Ekran içeriği tanıma

iOS 18’de Visual Intelligence yalnızca kamerayla çalışıyordu. Ancak iOS 26’da cihazınızın ekranındaki içeriklerle de kullanılabiliyor. Artık ekrandaki şeylerin ekran görüntüsünü alıp Visual Intelligence ile ne baktığınızı tanıyabiliyor, görsel bulabiliyor ve ChatGPT üzerinden daha fazla bilgi alabiliyor.

Ekran içeriği tanıma için Visual Intelligence nasıl kullanılır?

Ekran görüntüleri için Visual Intelligence, kamera uygulamasındaki Visual Intelligence ile aynı şekilde çalışıyor ancak ekran görüntüsü arayüzünde yer alıyor. Ekran görüntüsü alın (ses açma düğmesi ile yan düğmeye aynı anda basın) ve ardından Markup arayüzü görünüyorsa oradan çıkın. Markup’tan çıkmak için (varsayılan görünüm) ekranın üstündeki küçük kalem simgesine dokunun. Oradan Visual Intelligence seçeneklerini görmelisiniz.

İşaretleyerek Arama

Ekran içeriği tanıma için Visual Intelligence’ın İşaretleyerek Arama özelliğiyle, ekran görüntüsünde aramak istediğiniz nesnenin üzerini parmağınızla çizebilirsiniz. Android’in Circle to Search özelliğine benziyor.

İşaretleyerek Arama, resimde birden fazla şey olsa bile ekran görüntüsündeki belirli bir nesne için görsel arama yapmanızı sağlıyor. Varsayılan olarak Google Görsel Arama kullanılıyor ancak Apple tanıtım etkinliğinde özelliğin Etsy gibi diğer uygulamalarla çalıştığını gösterdi. Uygulamaların bu özelliği desteklemesi gerekiyor.

Bazı durumlarda Visual Intelligence, görseldeki tek tek nesneleri kendi başına tanıyor ve İşaretleyerek Arama kullanmaya gerek kalmadan dokunabiliyorsunuz. Bu, Fotoğraflar uygulamasındaki nesne tanıma özelliğine benziyor ancak yine görsel aramaya yönlendiriyor.

Sor ve Ara

Ekran görüntünüzdeki tek bir nesneyi izole etmeniz gerekmiyorsa, gördükleriniz hakkında soru sormak için Ask düğmesine basmanız yeterli. Sorular ChatGPT’ye iletiliyor ve ChatGPT bilgileri veriyor. Search düğmesi daha fazla bilgi için Google Arama’yı sorguluyor.

Standart Visual Search’te olduğu gibi, ekran görüntünüz bir etkinlik için tarih, saat ve ilgili bilgiler içeriyorsa doğrudan takviminize eklenebiliyor.

Yeni nesne tanıma

Apple bunu söylemedi ancak Visual Intelligence yeni nesne türlerinin hızlı tanınması desteği ekliyor. Artık daha önce bilgi verebildiği hayvan ve bitkilere ek olarak sanat eserleri, kitaplar, simge yapılar, doğal anıtlar ve heykelleri tanıyabiliyor.

Visual Intelligence’ı tanıyabildiği bir nesne üzerinde kullanırsanız, küçük parlayan bir simge beliriyor. Ona dokunmak görüntüdeki şey hakkında bilgi gösteriyor. Visual Intelligence’ın bu yönünün güzel yanı, canlı kamera görünümünde veya çekilmiş fotoğrafta çalışması.

Visual Intelligence kullanan standart Sor ve Ara istekleri için, ChatGPT veya Google Görsel Arama gibi kaynaklara iletilebilmesi için fotoğraf çekmeniz gerekiyor. Sanat eserleri, kitaplar, simge yapılar, doğal anıtlar, heykeller, bitkiler ve hayvanlar başka bir servise bağlanmadan cihazda tanınabiliyor.

Uyumluluk

Visual Intelligence, Apple Intelligence destekleyen cihazlarla sınırlı. Bu cihazlar iPhone 15 Pro modelleri ve iPhone 16 modelleri. Camera Control düğmesi olan cihazlarda Camera Control düğmesine uzun basarak veya Action Button ya da Kontrol Merkezi geçiş düğmesi kullanılarak etkinleştiriliyor.

Çıkış tarihi

iOS 26 şu anda beta testinde ancak eylül ayında halka açık olarak yayınlanacak.

Google Mesajlar Galerisi’nde kamerayı kapatma – Resimli rehber

Google Mesajlar uygulamasının yeniden tasarlanan Galeri arayüzü artık ekranın üst kısmında büyük bir kamera vizörü içeriyor. Daha önce küçük bir önizleme ile sunulan bu özellik artık tam ekran alan kaplıyor ve geri alınabilir bir ayar da sunulmuyor. Ancak bu yeni kamera arayüzünü tamamen kaldırmak teknik olarak mümkün.

Google Mesajlar Galerisi’nde kamerayı kapatma yöntemi

Google Mesajlar’ın içinde kamerayı kapatmak için doğrudan bir ayar bulunmuyor. Bunun yerine, uygulamanın sahip olduğu kamera iznini devre dışı bırakmanız gerekiyor. Bu işlemden sonra uygulama, Galeri’yi açtığınızda kamerayı otomatik olarak çalıştırmayacak.

İzlenecek adımlar şu şekilde:

  • Google Mesajlar uygulamasının uygulama bilgi ekranını açın.
    • Pixel telefonlarda uygulama simgesine uzun basıp “i” simgesine dokunarak ulaşabilirsiniz.
  • İzinler (Permissions) bölümüne girin ve Kamera seçeneğini seçin.
  • “Yalnızca uygulamayı kullanırken izin ver” seçeneği yerine, “İzin verme” (Don’t allow) seçeneğini seçin.
    • Android size “bazı temel özellikler düzgün çalışmayabilir” uyarısı verecek. “Yine de izin verme” diyerek onaylayın. Bu işlemi dilediğiniz zaman geri alabilirsiniz.

Not: Eğer Google Mesajlar’ı web tarayıcıda kullanıyor ve QR kodla oturum açıyorsanız bu izni tekrar açmanız gerekebilir.

İşlem tamamlandığında Google Mesajlar Galerisi’ni açtığınızda kamera çalışmayacak. Vizör kısmında “Kamerayı kullanmak için izin verin” şeklinde bir uyarı görünecek, ancak alt bölümdeki galeri içeriğine tam erişim devam edecek.

Bu sayede kamerayı hiç kullanmıyorsanız ya da yeni tasarımdaki büyük kamera penceresinden rahatsızsanız arayüzü daha sade hale getirmeniz mümkün oluyor.

Şimdi Tesla düşünsün! Xiaomi, katı hal batarya yarışına girdi

Xiaomi katı hal batarya teknolojisine yönelik ilk somut adımını attı. Enerji yoğunluğu ve iyon iletkenliği gibi kritik engelleri aşmayı hedefleyen yeni bir elektrot tasarımına ilişkin patentini kamuoyuna açıkladı. Patent, katmanlı bir elektrot yapısıyla iyonların daha kısa mesafede hareket etmesini sağlayarak batarya performansını artırıyor.

Yeni yapının merkezinde aktif materyaller, iletken ajanlar, bağlayıcılar ve polimer ile metal tuzlarından oluşan katı bir elektrolit yer alıyor. Bu yapı elektrot boyunca kalınlık yönünde nüfuz ederek iyonların daha verimli bir şekilde hareket etmesine olanak tanıyor.

Xiaomi bu tasarımın mevcut lityum-iyon batarya üretim hatlarıyla uyumlu olduğunu belirtiyor. Bu da teknolojinin seri üretime geçiş sürecini hızlandırabilecek önemli bir avantaj. Şirketin paylaştığı verilere göre prototip batarya Cell-to-Body (CTB) yapısıyla yüzde 77,8’lik hacim verimliliği sunuyor.

Sadece 120 mm yüksekliğinde olan batarya paketi aracın zeminine entegre edilerek hem iç mekan kullanımını optimize ediyor hem de ağırlık dağılımını iyileştiriyor. CLTC standartlarına göre 1.200 kilometrenin üzerinde menzil sunabildiği belirtilen sistem yalnızca 10 dakikada 800 kilometre menzil şarjı sağlayabiliyor.

Xiaomi’nin bu hamlesi küresel çapta hız kazanan katı hal batarya yarışının bir parçası. Sektörün büyük oyuncuları arasında yer alan CATL, BYD, Toyota, SAIC ve BMW benzer teknolojiler üzerinde çalışıyor. BMW, i7 modelinin katı hal bataryalı prototipini yollarda test etmeye başlamışken CATL ve SAIC 2027 yılına kadar sınırlı üretime geçmeyi planlıyor. Toyota ise 2027–2028 aralığında ilk katı hal bataryalı modellerini tanıtmayı hedefliyor.

Chery’den tam 2000 km menzilli yeni hibrit!

Chery’den tam 2000 km menzilli yeni hibrit!

Chery, yeni nesil amiral gemisi plug-in hibrit modeli Fulwin A9L'in ön siparişlerinin 25 Haziran’da başlayacağını duyurdu.

Katı hal bataryalar, sıvı elektrolitleri katı maddelerle değiştirerek enerji yoğunluğu, güvenlik ve termal stabilite gibi alanlarda avantaj sağlıyor. Ancak bu teknoloji halen bazı zorluklarla karşı karşıya: düşük iyon iletkenliği, elektrot-elektrolit ara yüzey temas sorunları ve lityum dendrit oluşumu gibi teknik engeller aşılmayı bekliyor. Sektör, sülfid, oksit ve polimer tabanlı elektrolitler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor; her biri farklı iletkenlik, stabilite ve üretilebilirlik dengesine sahip.

Xiaomi’nin patenti özellikle kalın elektrotlar içindeki iyon hareketi sorununa getirdiği çözümle dikkat çekiyor. Bu gelişme hızlı şarj uygulamaları için kritik bir adım. Analistlere göre Xiaomi bu teknoloji sayesinde kendi elektrikli araçlarında üçüncü parti batarya tedarikçilerine olan bağımlılığı azaltabilir.

Katı hal bataryaların yaygın kullanıma geçişinin 2030 öncesinde gerçekleşmesi beklenmiyor. Ancak Xiaomi’nin sektöre girişi bu teknolojinin endüstride giderek daha ciddiye alındığını ve yatırımların artmakta olduğunu gösteriyor. Bu da enerji depolama sistemlerinde yeni bir dönemin habercisi olabilir.

Copilot Vision özelliği kullanıma sunuldu!

Microsoft, Windows 10 ve 11 işletim sistemlerindeki Copilot uygulamasına eklediği yeni özellikle yapay zeka destekli kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. “Copilot Vision” adı verilen bu özellik, bilgisayar ekranında görünen içerikleri analiz ederek kullanıcıya gerçek zamanlı bilgi, rehberlik ve bağlam sunuyor.

Copilot Vision özelliği görücüye çıktı

Copilot Vision, özellikle Windows uygulamalarını öğrenme ve etkin kullanma konusunda kullanıcıya doğrudan yardım sağlıyor. Kullanıcı herhangi bir uygulamayı Copilot ile paylaşarak, o uygulamada belirli bir işlemin nasıl yapılacağını anlık olarak sorabiliyor.

Örneğin bir videoyu kırpmak, bir fotoğraftan istenmeyen bir nesneyi kaldırmak ya da bir ayarı bulmak gibi görevlerde Copilot, ekran üzerindeki içerikleri anlayarak adım adım yol gösteriyor. Bu özellik; geleneksel “Nasıl yapılır?” kılavuzlarının yerini birebir, uygulama içi yardım deneyimiyle doldurmayı hedefliyor.

WWDC25 etkinliğinde neler tanıtıldı?

WWDC25 etkinliğinde neler tanıtıldı?

Merakla beklenen WWDC25 etkinliği gerçekleştirildi. Apple, dev etkinlikte yeni işletim sistemlerini görücüye çıkardı.

Copilot Vision aynı anda iki uygulamayla çalışabiliyor. Bu sayede kullanıcılar, bir uygulamada başlayan işlemini Copilot’un yardımıyla başka bir uygulamada sürdürebiliyor. Uygulamanın “Highlights” özelliği ise kullanıcıya, o an yaptığı işle ilgili ek açıklamalar ve görsel yönlendirmeler sunuyor.

Copilot Vision’ı kullanmak için Copilot uygulaması başlatılıyor ve sağ alt köşede yer alan gözlük simgesine tıklanarak özellik etkinleştiriliyor. Ardından kullanıcı, yardıma ihtiyaç duyduğu uygulamayı seçip “Paylaş” butonuna basıyor. Yardım sürecinin ardından, paylaşım “Durdur” komutuyla sonlandırılabiliyor. Özellik, isteğe bağlı olarak çalışıyor ve kullanıcının izni olmadan aktif hale gelmiyor.

Özelliğin küresel ölçekte ne zaman yayılacağına dair ise net bir tarih verilmedi. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Binlerce güneş paneli sistemi tehlikede! Sizinkiler de olabilir

Güneş enerjisi sistemlerinin hızlı yaygınlaşması siber güvenlik açıklarını da beraberinde getiriyor. Forescout’un Vedere Labs birimi tarafından yayımlanan son rapor dünya genelinde internete açık yaklaşık 35 bin güneş enerjisi cihazının ciddi güvenlik açıklarına sahip olduğunu ortaya koydu. Bu cihazlar arasında inverter, veri kaydedici ve ağ geçitleri de bulunuyor.

Raporda bu cihazların büyük bölümünün güncellenmemiş yazılımlarla çalıştığı ve halihazırda internette dolaşan bilinen açıkların bu sistemlerde kullanılabilir durumda olduğu belirtildi. Üstelik söz konusu cihazların pek çoğu yıllar önce piyasaya sürülmüş ve bazıları artık üretici tarafından desteklenmeyen modeller.

Forescout’un verilerine göre internete açık bu cihazların yüzde 76’sı Avrupa’da bulunuyor. En çok risk altındaki ülkeler arasında Almanya ve Yunanistan öne çıkıyor. Rapor bu durumun sadece ürün kalitesiyle değil aynı zamanda varsayılan fabrika ayarlarının güvensizliği, kullanıcıların yapılandırma hataları ve eksik rehberlikle de ilgili olduğunu söylüyor.

Elektriğe çok yüklendik, kablo yetmiyor!

Elektriğe çok yüklendik, kablo yetmiyor!

Yüksek gerilimli elektrik kabloları, küresel enerji dönüşümünün en kritik darboğazlarından biri haline geldi ama yeterince üretilmiyor.

SolarView Compact adlı cihazın internette görünürlüğü son iki yılda yüzde 350 oranında artmış durumda. Bu cihaz, 2024 yılında Japonya’da gerçekleşen bir siber saldırıda kullanılmış ve banka hesaplarına sızılmasında rol oynamıştı. Özellikle bu modelin artan risk profili üretici desteği devam eden sistemlerde bile ciddi açıklar olabileceğini gösteriyor.

Forescout’un daha önce yayımladığı raporda 46 farklı güvenlik açığı tespit edilmişti. Şimdi ise aynı sistemlerin çoğunun hala bu açıklarla çalıştığı görülüyor. Eski ancak hala kullanımda olan SMA Sunny WebBox gibi ürünler internet üzerinden erişilebilir durumda ve potansiyel olarak kritik enerji altyapılarında arka kapı görevi görebiliyor.

Tehdit yalnızca teknik bir zafiyet değil; aynı zamanda jeopolitik etkiler de taşıyor. Reuters’ın geçtiğimiz yıl yayımladığı bir haberde de Çin menşeli inverter’lara yerleştirilen bağımsız iletişim modüllerine dikkat çekilmişti. Bu modüller herhangi bir saldırıyla ilişkilendirilmemiş olsa da birçok ülke enerji altyapılarındaki güvenlik protokollerini gözden geçirme kararı aldı.

Güvenlik uzmanları üretici desteği olmayan cihazların emekliye ayrılması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca yönetim arayüzlerinin doğrudan internete açılması önerilmiyor. Uzaktan erişim gerekiyorsa sanal özel ağlar (VPN) kullanılmalı ve CISA ile NIST gibi uluslararası güvenlik standartlarına uyulmalı.

Bununla birlikte antivirüs ve uç nokta koruma çözümleri gibi temel güvenlik katmanlarının yanı sıra, Zero Trust Network Access (ZTNA) mimarisi gibi yeni nesil güvenlik yaklaşımları da kritik altyapıların korunmasında artık şart haline geliyor. Aksi takdirde küçük bir inverter, büyük bir enerji krizinin tetikleyicisi olabilir.

Elektriğe çok yüklendik, kablo yetmiyor!

Temiz enerji projelerinin yaygınlaşmasıyla birlikte yüksek gerilimli elektrik kabloları, küresel enerji dönüşümünün en kritik darboğazlarından biri haline geldi. Rüzgar santralleri, güneş enerjisi çiftlikleri ve uluslararası elektrik şebekelerini birbirine bağlayan bu kablolar için talep rekor seviyelere ulaşırken üretim kapasitesi bu talebi karşılamaktan uzak kalıyor. Özel mühendislik ve uzun üretim süreçleri gerektiren bu altyapı bileşenleri tedarik zincirinde yıllarca sürecek gecikmelere yol açıyor.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre küresel temiz enerji hedeflerine ulaşmak için 2040 yılına kadar yaklaşık 80 milyon kilometre şebeke altyapısının inşa edilmesi gerekiyor. Bu halihazırda bir yüzyılda inşa edilen elektrik şebekesinin tamamının sadece 15 yılda yeniden kurulması gerektiği anlamına geliyor

Yüksek gerilimli kabloların üretimi 200 metre uzunluğunda özel kulelerde gerçekleştiriliyor ve her bir kablonun tasarımı projenin ihtiyaçlarına göre ayrı ayrı belirleniyor. Bu yüksek teknoloji ürünlerinin üretim süreci aylar sürebiliyor.

Chery’den tam 2000 km menzilli yeni hibrit!

Chery’den tam 2000 km menzilli yeni hibrit!

Chery, yeni nesil amiral gemisi plug-in hibrit modeli Fulwin A9L'in ön siparişlerinin 25 Haziran’da başlayacağını duyurdu.

Üreticiler şu anda büyük çaplı projelerin yüzde 80 ila yüzde 90’ının yüksek gerilim doğru akım (HVDC) sistemlerini tercih ettiğini belirtiyor. Bu teknoloji geleneksel alternatif akım sistemlerine kıyasla daha uzak mesafelere daha az enerji kaybıyla iletim sağladığı için tercih ediliyor.

Ancak artan talep üretim hatlarını yıllarca rezerve hale getirmiş durumda. Şirketler yeni siparişler için 2027 veya sonrasına tarih verebiliyor. Enerji dönüşümünün hız kazanması, ticari engellerin artması ve birçok ülkede yıllardır ertelenen şebeke yenileme projelerinin aynı anda devreye girmesi, bu talep artışının temel nedenleri arasında.

Yüksek gerilimli kablo krizinin çözülmemesi sadece yeni yenilenebilir enerji projelerinin değil aynı zamanda ülkeler arası enerji ticaretinin ve arz güvenliğinin de önünde ciddi bir engel oluşturuyor. Enerji sektörü bu darboğazı aşmak için üretim kapasitelerinin hızla artırılması ve tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguluyor.

En çok gelir elde eden oyunlar açıklandı!

Sony tarafından paylaşılan veriler, PlayStation Store’da elde edilen gelirlerin dağılımına dair dikkat çekici bir tabloyu gözler önüne serdi. Buna göre; platformda yer alan 12 binden fazla oyuna rağmen, PlayStation Store üzerinden yapılan toplam harcamaların yaklaşık yarısı yalnızca sekiz oyuna gidiyor.

En çok gelir elde eden oyunlar belli oldu

Sony, bu sekiz oyunun tamamının ”live service” modeline sahip olduğunu belirtti. GTA 5, Fortnite, Call of Duty, Roblox, Genshin Impact, NBA 2K, EA Sports FC ve EA Sports College Football gibi oyunlar; içerik güncellemeleri, mikro ödemeler, sezonluk geçiş sistemleri ve çeşitli sanal öğe satışlarıyla oyunculardan düzenli olarak gelir elde ediyor.

En çok gelir elde eden oyunlar belli oldu

Bu sekiz oyunla birlikte EA Play ve Ubisoft+ abonelik servisleri de dahil edildiğinde, PlayStation Store’daki toplam harcamaların yüzde 53’ünün bu sınırlı gruptan geldiği görülüyor. Abonelik ücretleri hariç tutulduğunda dahi, yalnızca bu sekiz oyunun toplam gelir içindeki payı yüzde 50’ye yaklaşıyor.

WWDC25 etkinliğinde neler tanıtıldı?

WWDC25 etkinliğinde neler tanıtıldı?

Merakla beklenen WWDC25 etkinliği gerçekleştirildi. Apple, dev etkinlikte yeni işletim sistemlerini görücüye çıkardı.

Bu durum, canlı servis modelinin oyun sektöründe nasıl baskın bir gelir stratejisine dönüştüğünü bir kez daha ortaya koyuyor. Oyuncular arasında uzun süredir eleştirilere konu olan bu iş modeli, oyun şirketleri açısından hala en karlı seçenek olarak öne çıkıyor.

Geliştiricil firmalar bu model sayesinde oyuncularla sürekli bir etkileşim ve gelir akışı kurarken, geleneksel tek seferlik satın alma modeline dayalı oyunların pazarda kendine yer açması giderek zorlaşıyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

iOS 26’nın Liquid Glass tasarımını sevmeyenlere özel ayar!

iOS 26 ile gelen en belirgin yeniliklerden biri olan Liquid Glass tasarımı, kullanıcı arayüzünde şeffaflığı ön plana çıkarıyor. Denetim merkezi, uygulama klasörleri ve simgeler gibi birçok alan artık yarı saydam görünüyor ve bu da ekran içeriğinin arayüz öğelerinin arkasından görünmesini sağlıyor. Ancak bu görsel değişim her kullanıcı için olumlu bir deneyim sunmayabilir. Okunabilirlik sorunları yaşayan ya da bu yeni görünümden hoşlanmayanlar için Apple’ın sistemine entegre bir çözümü var.

iOS 26’da yer alan Saydamlığı Azalt (Reduce Transparency) seçeneği ekranın belirli alanlarında arka planları daha opak hale getirerek kontrastı artırıyor. Bu sayede özellikle Denetim Merkezi gibi alanlarda metin ve simgeler daha belirgin hale geliyor. Ayarı etkinleştirmek için Ayarlar > Erişilebilirlik > Ekran ve Metin Boyutu yolunu izleyerek Saydamlığı Azalt seçeneğini aktif etmek yeterli.

Bu özellik Liquid Glass tasarımını tamamen ortadan kaldırmıyor ancak arayüz öğelerine daha az şeffaf ve daha koyu arka planlar ekleyerek görünümü sadeleştiriyor. Düğmelerin şekli veya iOS 26’dan önceki tasarıma dönüş gibi bir değişim sunulmuyor. Eğer bu ayarı daha kolay erişmek isterseniz Erişilebilirlik Kısayolları’na ekleyerek Denetim Merkezi üzerinden hızlıca açıp kapatabilirsiniz.

Apple şu anda iOS 26’nın geliştirici betasını test ediyor. Kullanıcı geri bildirimlerine göre Liquid Glass tasarımında iyileştirmeler yapılması bekleniyor. Apple, yeni arayüzü alışıldık uygulama düzenini bozmadan sunmuş olsa da görsel değişim bazı kullanıcılar için zamanla alışılacak bir deneyim olabilir. Özellikle beta sürecinde uyum sağlamakta zorlanan geliştiriciler ve kullanıcılar için Saydamlığı Azalt seçeneği geçici bir çözüm sunuyor.

iOS 26’nın genel beta sürümü temmuz ayında yayınlanacak. Kararlı sürüm ise eylül ayında yeni iPhone 17 serisiyle birlikte kullanıma açılacak. Liquid Glass tasarımının son hali de bu süreçteki kullanıcı geri bildirimleriyle şekillenmeye devam edecek.

Chery’den tam 2000 km menzilli yeni hibrit!

Son dönemde Türkiye’de yaptığı satışlarla gündem olan Chery, yeni nesil amiral gemisi plug-in hibrit modeli Fulwin A9L’in ön siparişlerinin 25 Haziran’da başlayacağını duyurdu. Modelin resmi lansmanı Temmuz ayının başında Çin’de gerçekleşecek.

Daha önce Fulwin A9 adıyla ön gösterimi yapılan araç, artık A9L adıyla piyasaya çıkacak. Orta-üst sınıf sedan pazarında BYD Han DM-i ve Geely Galaxy Starshine 8 PHEV gibi güçlü rakiplerle doğrudan rekabet edecek.

Fulwin A9L, aerodinamik fastback tasarımıyla dikkat çekiyor. 0.23 Cd sürtünme katsayısına sahip gövde, önde kapalı ızgara ve tam genişlikte LED ışık şeridiyle şekilleniyor. Arka bölümde ise bütünleşik LED stop lambaları, gümüş detaylarla zenginleştirilmiş siyah alt tampon ve geniş aktif arka spoyler yer alıyor.

Kapı kolları yarı gizli tasarıma sahip ve mekanik yedekleme sistemi içeriyor. Araç 5018 mm uzunluk, 1965 mm genişlik, 1500 mm yükseklik ve 3000 mm aks mesafesiyle geliyor. 20 inçlik çok kollu jantlar aracın yolda güçlü bir duruş sergilemesini sağlıyor.

Yenilenen Tesla Model S ve Model X satışa çıktı! Türkiye’ye gelecek mi?

Yenilenen Tesla Model S ve Model X satışa çıktı! Türkiye’ye gelecek mi?

Tesla, lüks sedan ve SUV modelleri Model S ve Model X'in güncellenmiş versiyonlarını ABD'de satışa sundu. İşte fiyatı ve özellikleri

Motor tarafında Chery’nin Kunpeng Super Hybrid Electric 6.0 sistemi kullanılıyor. 1.5 litrelik turbo motor, 160 kW güç ve 310 Nm tork üretiyor. Bu sistem 33.7 kWh kapasiteli Kunpeng Blade lityum demir fosfat batarya ile destekleniyor.

Sadece elektrikli modda 260 kilometre menzil sunulurken, tam dolu batarya ve yakıt deposu ile toplam menzil yaklaşık 2.000 kilometreye ulaşıyor. Güç aktarımı, kademesiz DHT Pro şanzıman üzerinden sağlanıyor.

İç mekanda süet görünümlü kaplama, krom detaylar ve işlenmiş metal düğmeler kullanılıyor. Kabin, siyah-kırmızı veya kahverengi-beyaz olmak üzere iki farklı renk kombinasyonuyla sunuluyor. Uzun aks mesafesi ve çift cam tavan tasarımı sayesinde arka yolcular için diz ve baş mesafesi oldukça geniş tutulmuş.

Koltuklar çift katmanlı sünger yapısıyla desteklenirken, uzatılmış minder bölümüyle diz arkası desteği artırılmış. Orta kol dayama ise standart olarak yer alıyor. Fulwin A9L’in bilgi-eğlence sistemi, Qualcomm’un Snapdragon 8255 çipiyle çalışıyor. Sürüş destek sistemleri ise 27 farklı sensörle sağlanıyor.

Bu donanımda Lidar, milimetre dalga radarları, çevre görüş kameraları, panoramik kameralar ve ultrasonik radarlar yer alıyor. Sensörler NVIDIA’nın Orin Y 200T işlemcisiyle çalışarak araçta hafızalı park, otoyol ve şehir içi otomatik sürüş (NOA), çarpışmadan kaçınma ve kör nokta uyarılı şerit değiştirme özelliklerine imkan tanıyor. Bazı donanım seviyelerinde Lidar içermeyen ve sadece L2 sürüş yardım sistemine sahip versiyonlar da yer alacak.

A9L, ilk kez 12 Haziran’da Hong Kong Uluslararası Otomotiv ve Tedarik Zinciri Fuarı’nda sergilendi. Ziyaretçilerin büyük bölümünü teknolojiye yatkın genç erkekler oluşturdu. Modelin satış fiyatı, 150.000 ila 200.000 yuan (yaklaşık 20.700 – 27.600 dolar) aralığında olacak.

Fuarda açıklamalarda bulunan Chery Başkanı Yin Tongyue, şirketin 5 milyon adetten fazla araç ihraç eden ilk Çinli otomobil üreticisi olmaya hazırlandığını söyledi. Bu açıklama, Chery’nin küresel pazardaki büyüme ivmesini yansıtırken, Fulwin A9L’in dünya lansmanının 2026’nın ilk çeyreğinde gerçekleşeceği de doğrulandı.

Ayrıca Chery yöneticileri, planlanan halka arzdan elde edilecek gelirin büyük bölümünün yeni enerji araçları Ar-Ge çalışmalarına ve yurt dışı pazarlardaki büyümeye yönlendirileceğini belirtti. Bu da markanın teknoloji odaklı uzun vadeli büyüme stratejisini sürdürme kararlılığını bizlere gösteriyor.