Yapay Zeka Krizinden Dolayı DDR3 RAM Popüler Oldu

Yapay zeka, teknoloji dünyasını yeniden şekillendirirken, PC donanım pazarında kimsenin beklemediği bir krizi tetikledi. 2026 yılına gelindiğinde, bilgisayar toplama meraklıları kendilerini adeta 2007 yılına geri dönmüş gibi hissediyor. Ancak bu nostaljinin sebebi yeni bir iPhone lansmanı değil, küresel ölçekte yaşanan ciddi bir bellek kıtlığı. Modern DDR5 RAM fiyatlarının fahiş seviyelere ulaşmasıyla birlikte, bütçesini düşünen kullanıcılar ve hatta bazı teknoloji meraklıları, şaşırtıcı bir kurtarıcıya yöneliyor: yaklaşık 20 yıllık bir teknoloji olan DDR3 RAM, piyasanın yeni ve beklenmedik gerçeği haline geldi.

Bu sıra dışı durumun temelinde, durdurulamaz bir hızla büyüyen yapay zeka sektörü yatıyor. Teknoloji devleri, devasa veri merkezleri inşa etmek için adeta bir silahlanma yarışı içinde ve bu merkezlerin en büyük ihtiyacı, olabildiğince yüksek performanslı bellekler. Bu nedenle, bellek üreticileri üretim hatlarını, yüksek kâr marjı sunan kurumsal çiplere, özellikle de HBM (Yüksek Bant Genişlikli Bellek) gibi özel çözümlere kaydırdı. Bu stratejik değişiklik, tüketici pazarını adeta bir kuraklığın ortasında bıraktı. Sonuç olarak, bir zamanlar makul fiyatlara satın alınabilen 32 GB’lık bir DDR5 RAM kiti, artık üst düzey bir işlemci kadar pahalı hale geldi. Bu durum, kendi bilgisayarını toplayan (DIY) topluluğunu, ileriye gitmek için geriye bakmaya zorluyor.

ASUS, DRAM, bellek, kriz

Yapay Zeka Patlaması ve DDR3 RAM Popülerleşmesi

DDR3 RAM‘in popüler olmasının en belirgin şekilde yaşandığı yerlerden biri Çin. Burada, bu çaresizlik durumu, hareketli bir ikinci el piyasasını ateşledi. Bilgisayar toplayanlar, eski Intel X99 ve X79 gibi üst düzey masaüstü (HEDT) platformlarını yeniden değerlendiriyor. Normalde sunucu ve iş istasyonları için tasarlanmış bu eski sistemler, DDR3 belleklerle çalışmak üzere özel olarak tasarlanmış yeni ve satış sonrası anakartlarla birleştiriliyor. Peki, bu kadar eski bir teknolojiyle uğraşmanın mantığı ne? Cevap, “dört kanallı” (quad-channel) bellek mimarisinin matematiğinde gizli.

Bu eski iş istasyonu platformları, çok sayıda bellek yuvası sayesinde 128 GB, hatta 256 GB gibi devasa RAM kapasitelerini destekleyebiliyor. Video düzenleme, sanal makineler çalıştırma veya büyük veri setleriyle uğraşma gibi yüksek bellek kapasitesi gerektiren görevler için, bir yığın ucuz, ikinci el DDR3 modülü, modern bir sistemin maliyetinin çok küçük bir kısmına denk geliyor. Performans açısından en hızlısı olmayabilir, ancak 2026’nın ekonomik koşullarında “mevcut ve uygun fiyatlı” olmak, “en yeni ve en harika” olmanın önüne geçmiş durumda. Bu durum, kullanıcıların bütçelerini aşmadan yüksek kapasiteli sistemler kurabilmelerine olanak tanıyor ve DDR3’ü yeniden popüler hale getiriyor.

Eski Teknolojilerle Yaratıcı Çözümler

Kullanıcıların yaratıcılığı, sadece eski anakartları yeniden kullanmakla sınırlı kalmıyor. Donanım krizi, daha da ilginç ve “hack” olarak nitelendirilebilecek çözümleri beraberinde getirdi. Bazı kullanıcılar, daha ucuz olan dizüstü bilgisayar belleklerini (SODIMM) masaüstü yuvalarına (DIMM) takmak için özel adaptörler kullanmaya başladı. Bu durumu, lüks bir arabaya kompakt bir stepne takmaya benzetebiliriz; performans için ideal olmasa da, sistemin çalışmasını sağlıyor ve acil bir ihtiyacı karşılıyor. Bu tür çözümler, donanım topluluğunun ne kadar esnek ve yaratıcı olabileceğinin bir kanıtı niteliğinde.

Yaklaşık 19 yıllık bir donanımın yeniden canlandığını görmek, teknoloji dünyası için oldukça gerçeküstü bir manzara. Ancak bu durum, yapay zeka altın hücumunun kişisel bilgisayar pazarını ne kadar derinden etkilediğini ve tedarik zincirlerini nasıl sarstığını açıkça gözler önüne seriyor. Üreticiler önceliklerini yapay zeka çipleri gibi daha kârlı alanlara kaydırdıkça, sıradan tüketiciler ve hobi amaçlı sistem toplayanlar bu değişimin sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Şu anki gidişat, donanım fiyatlarının bir süre daha yüksek kalacağını ve bu tür alternatif çözümlerin popülerliğini koruyacağını gösteriyor.

Sonuç olarak, eğer bu dönemde bütçenizi sarsmadan bir bilgisayar toplamayı düşünüyorsanız, en iyi seçeneğiniz dolabınızın arkasında unuttuğunuz o eski mavi RAM çubuklarını aramak olabilir. Bir zamanlar modası geçmiş olarak görülen bu bileşenler, mevcut ekonomik koşullarda sisteminizdeki en değerli parçalar haline gelebilir. Teknoloji dünyası her zaman ileriye doğru hareket etse de, bazen bir adım geri atmak, ileriye doğru atılacak en mantıklı adım olabiliyor.

Dreame Leaptic Cube 8K Aksiyon Kamerası Duyuruldu

Dreame Leaptic Cube 8K Aksiyon Kamerası Duyuruldu

Robot süpürgeleriyle tanınan Dreame, 8K video kaydı yapabilen yeni Leaptic Cube aksiyon kamerası ile pazara iddialı bir giriş yapıyor.

Peki, DDR3 RAM canlanması hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

PS Plus Ocak Oyunları Belli Oldu

Sony, PlayStation Plus Ocak oyunları ile oyunseverleri heyecanlandıran yeni listeyi resmen duyurdu. Extra ve Premium abonelerinin merakla beklediği oyunlar, 20 Ocak’tan itibaren kütüphanelere eklenebilecek. Açıklanan listede korkudan stratejiye, yarıştan bulmacaya kadar birçok farklı türde yapım yer alıyor.

PlayStation Plus Ocak Oyunları Kataloğu Genişliyor

PlayStation Blog üzerinden yapılan paylaşıma göre, bu ay hem PS Plus Extra hem de Premium aboneleri için oldukça zengin bir seçki hazırlandı. Özellikle Resident Evil Village ve Like a Dragon: Infinite Wealth gibi büyük yapımların listeye dahil edilmesi dikkat çekiyor. Bu oyunlar, hem PS4 hem de PS5 sahipleri tarafından indirilebilecek.

Bununla birlikte, macera ve strateji tutkunları da unutulmadı. Ayın öne çıkan diğer oyunları arasında şunlar bulunuyor:

  • Expeditions: A MudRunner Game (PS5, PS4): Zorlu arazilerde keşif ve macera arayanlar için.
  • A Quiet Place: The Road Ahead (PS5): Popüler korku filmi serisinden uyarlanan gerilim dolu bir deneyim.
  • Darkest Dungeon II (PS5, PS4): Stratejik derinliğiyle bilinen zorlu rol yapma oyunu.
  • The Exit 8 (PS5, PS4): Gizemli ve sürükleyici bir bulmaca oyunu.
  • Art of Rally (PS5, PS4): Stilize grafikleriyle dikkat çeken bir ralli oyunu.
  • A Little to the Left (PS5, PS4): Rahatlatıcı ve keyifli bir düzenleme bulmaca oyunu.
PlayStation Plus Ocak 2026 oyunları

Premium Abonelerine Özel Klasik Sürpriz

Sony, en üst seviye abonelik olan PlayStation Plus Premium sahiplerine özel bir sürpriz yapmayı da ihmal etmedi. Extra katmanındaki tüm oyunlara ek olarak, Premium aboneleri klasik oyunlar kataloğundan bir yapıma daha erişim sağlayacak.

Bu ayın klasiği, yarış oyunu efsanesi Ridge Racer | olarak açıklandı. Hem PS4 hem de PS5 konsollarında oynanabilecek olan bu klasik oyun, nostalji yaşamak isteyen oyuncular için harika bir fırsat sunuyor. Tüm bu yeni oyunlar, 20 Ocak itibarıyla indirilebilir olacak.

Divinity Gizli Mesaj ile Hayranları Heyecanlandırdı

Divinity Gizli Mesaj ile Hayranları Heyecanlandırdı

Divinity fragmanı gizli mesaj içeriyor. Larian Studios CEO’su Swen Vincke hayranlara zorlu bir bulmaca sundu.

Peki, PlayStation Plus Ocak oyunları hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Çin’den ABD Teknolojisine Çifte Darbe

Çinli yetkililer, Amerikan teknoloji şirketlerine karşı iki önemli hamle yaparak hem siber güvenlik yazılımlarını yasakladı hem de Nvidia’nın yapay zeka çiplerinin ithalatını engelledi. Çarşamba günü alınan bu kararlar, yaklaşık on iki ABD ve İsrail merkezli firmanın siber güvenlik yazılımlarının kullanımını durdurmayı ve NVIDIA H200 yapay zeka çiplerinin ülkeye girişini engellemeyi kapsıyor. Bu çifte kısıtlama kararı sonrasında etkilenen şirketlerin hisseleri düşüşe geçerken, teknoloji borsalarında sert satışlar görüldü.

Teknoloji Savaşında Yeni Perde: Çin’den 30 Milyar Dolarlık Rest

Reuters kaynaklarına göre, Çinli yetkililer yerel işletmelere Broadcom bünyesindeki VMware, Palo Alto Networks ve Fortinet gibi ABD’li şirketlerin yanı sıra İsrailli Check Point Software Technologies’in yazılımlarını kullanmayı bırakmaları talimatını verdi. Yetkililerin bu yazılımların gizli bilgileri toplayıp yurtdışına aktarabileceğinden endişe duydukları belirtiliyor. Bloomberg News tarafından incelenen bir hükümet direktifine göre, kuruluşların 2026’nın ilk yarısına kadar bu ürünleri tespit edip yerli alternatiflerle değiştirmeleri gerekiyor.

Çin, Nvidia, ABD, siber güvenlik, H200 çip, Broadcom, teknoloji savaşı, yapay zeka, Palo Alto Networks

Piyasalardaki etkisi de oldukça sert oldu. Broadcom hisseleri %4’ten fazla düşerken, Palo Alto Networks ve Fortinet hisseleri de değer kaybetti. Etkilenen şirketlerin Çin genelinde ofisleri bulunuyor; Broadcom altı, Palo Alto beş ve Fortinet ise üç farklı noktada faaliyet gösteriyor. Bu şirketlerin Çin pazarındaki varlıkları, alınan kararlardan doğrudan etkilenecek gibi görünüyor.

NVIDIA DLSS 4.5 Desteği Tüm Kullanıcılara Açıldı

NVIDIA DLSS 4.5 Desteği Tüm Kullanıcılara Açıldı

NVIDIA DLSS 4.5 güncellemesi tüm kullanıcılara sunuldu. NVIDIA App üzerinden erişilebilen yeni özellikler ve oyun destekleri haberimizde.

Diğer yandan, Çin gümrük yetkililerine Nvidia’nın H200 yapay zeka çiplerinin ülkeye girişini engelleme talimatı verildiği bildirildi. Bu hamle, Trump yönetiminin H200 ihracatına yeni güvenlik koşulları altında resmi olarak izin vermesinden sadece bir gün sonra geldi. Konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklar, yetkililerin kullandığı ifadelerin çok sert olduğunu ve bunun şimdilik fiili bir yasak anlamına geldiğini belirtiyor.

Çin, Nvidia, ABD, siber güvenlik, H200 çip, Broadcom, teknoloji savaşı, yapay zeka, Palo Alto Networks

Çinli teknoloji devleri Alibaba, Tencent ve ByteDance’in, tanesi yaklaşık 27.000 dolar olan H200 çiplerinden iki milyondan fazla sipariş verdiği biliniyor. Bu durum, yaklaşık 30 milyar dolarlık potansiyel bir geliri temsil ediyor. Ancak şu anda Nvidia’nın elinde sadece 700.000 civarında çip stoğu bulunuyor. CEO Jensen Huang, Çin’i 50 milyar dolarlık bir yapay zeka pazarı olarak tanımlamıştı.

Milyonlarca iPhone Risk Altında!

Milyonlarca iPhone Risk Altında!

Apple, milyonlarca iPhone kullanıcısını etkileyen kritik güvenlik açığı için uyardı. iOS 26 güncellemesi ve casus yazılım riskinin detayları haberimizde.

Bu kısıtlamalar, Washington ve Pekin’in Başkan Trump’ın Nisan ayında Çin’e yapmayı planladığı ziyaret öncesinde geldi. Analistler, Pekin’in çip kısıtlamalarını ABD’den taviz koparmak için bir koz olarak kullanabileceğini öne sürüyor. Nvidia’nın Çin ve Hong Kong’dan elde ettiği gelir, önceki kısıtlamalar nedeniyle zaten yıllık bazda ciddi oranda düşüş göstermişti.

Teknoloji dünyasındaki bu ticaret savaşları ve karşılıklı yasaklar hakkında siz neler düşünüyorsunuz? Sizce bu durum donanım fiyatlarını ve teknolojiye erişimi uzun vadede nasıl etkiler? Yorumlarınızı bekliyoruz.

Tesla FSD için Tartışılan Değişiklik!

Elektrikli otomobil devi Tesla, sürücüsüz araç teknolojisinin geleceği olarak gördüğü Tesla FSD abonelik modeli için kritik bir karar aldı. CEO Elon Musk tarafından yapılan resmi açıklamaya göre şirket, Gelişmiş Sürücü Destek Sistemi olan FSD (Full Self-Driving) için tek seferlik satın alma seçeneğini 14 Şubat’tan itibaren sonlandırıyor. Bu tarihten sonra, otonom sürüş yeteneklerine sahip olmak isteyen kullanıcılar, yalnızca aylık abonelik sistemi üzerinden bu hizmetten faydalanabilecek. Bu stratejik değişiklik, hem şirketin gelir modelini hem de kullanıcıların teknolojiye erişim şeklini kökten değiştiriyor.

Tesla FSD Abonelik Modeli Nedir ve Neleri Değiştiriyor?

Tesla’nın yeni iş stratejisi, otomotiv endüstrisinde yazılımın giderek artan önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bugüne kadar Tesla sahipleri, FSD paketini yüksek bir peşin ödeme yaparak kalıcı olarak satın alabiliyordu. Türkiye’de bu bedel 228 bin 480 TL gibi önemli bir seviyedeydi. Ancak 14 Şubat itibarıyla bu dönem sona eriyor. Artık kullanıcılar, FSD özelliklerini kullanmak için aylık bir ücret ödeyecekler. Bu durum, teknolojiye erişim için gereken ilk yatırım maliyetini ortadan kaldırarak daha geniş bir kitleye hitap etme potansiyeli taşıyor.

Bu değişikliğin arkasında yatan temel neden, Tesla’nın sürekli ve öngörülebilir bir gelir akışı yaratma hedefidir. Abonelik tabanlı modeller, teknoloji şirketleri için son derece değerli bir finansal yapı sunar. Ayrıca, kullanıcılar için de esneklik sağlar. Örneğin, sadece uzun bir yolculuk için FSD özelliğini denemek isteyen bir sürücü, tek bir aylık ödeme yaparak bu teknolojiyi test edebilir. Bu sayede, on binlerce dolarlık bir yatırım yapma zorunluluğu ortadan kalkmış olur.

Bununla birlikte, FSD’nin ne anlama geldiğini netleştirmek önemlidir. İsmi “Tam Kendi Kendine Sürüş” anlamına gelse de, mevcut FSD Beta sistemi hala Seviye 2 otonom sürüş teknolojisi olarak sınıflandırılmaktadır. Bu, sürücünün her an direksiyona müdahale etmeye hazır olması ve dikkatini yoldan ayırmaması gerektiği anlamına gelir. Tesla’nın FSD paketi şu anda aşağıdaki gibi bir dizi gelişmiş özellik sunmaktadır:

  • Navigate on Autopilot: Otoyol rampalarında otomatik giriş ve çıkış yapma, sollama gerçekleştirme.
  • Otomatik Şerit Değiştirme: Sinyal verildiğinde aracın şeridi güvenli bir şekilde değiştirmesi.
  • Autopark: Paralel ve dikey park alanlarına otomatik park etme.
  • Summon (Çağırma): Dar park yerlerinden aracı akıllı telefon uygulamasıyla çıkarma.
  • Trafik Işığı ve Dur İşareti Kontrolü: Şehir içi trafikte trafik ışıklarını ve dur işaretlerini algılayarak yavaşlama ve durma.

Tesla, gelecekteki yazılım güncellemeleriyle aracın “neredeyse her yere minimum sürücü müdahalesiyle kendi kendine gidebileceğini” vaat ediyor. Abonelik modelinin, bu sürekli gelişen yazılım için daha sürdürülebilir bir yapı sunduğu düşünülmektedir.

Türkiye Piyasası İçin Beklentiler ve Fiyatlandırma

Bu kararın Türkiye’deki Tesla kullanıcıları için önemli yansımaları olacak. Yurt dışında aylık 99 dolarlık bir abonelik ücreti bulunan FSD sisteminin, Türkiye’deki fiyatlandırması henüz resmi olarak açıklanmadı. Ancak güncel döviz kurları ve bölgesel fiyatlandırma politikaları göz önüne alındığında, aylık ücretin 4.500 TL civarında olması bekleniyor. Bu rakam, 228 bin 480 TL’lik tek seferlik alım maliyetine kıyasla çok daha erişilebilir bir başlangıç noktası sunuyor. Kullanıcılar, yüksek bir başlangıç maliyeti olmadan en gelişmiş sürüş asistanı teknolojilerini deneyimleme fırsatı bulacaklar. Bu durum, özellikle FSD’nin yeteneklerinden emin olmayan veya bu özelliği sadece belirli zamanlarda kullanmak isteyen sürücüler için cazip bir seçenek olabilir.

Otonom Sürüşün Geleceği ve Tesla’nın Vizyonu

Tesla’nın FSD için abonelik modeline geçişi, sadece bir fiyatlandırma stratejisi değişikliği değil, aynı zamanda şirketin uzun vadeli otonom sürüş vizyonunun bir parçasıdır. Elon Musk, defalarca Tesla araçlarının gelecekte birer “robotaksi” olarak hizmet verebileceği bir ağ kurma hedefini dile getirdi. Bu vizyona göre, Tesla sahipleri araçlarını kullanmadıkları zamanlarda otonom bir şekilde taksi hizmeti vererek gelir elde edebilecekler. Bu tür bir ekosistemin çalışabilmesi için FSD yazılımının yaygınlaşması ve sürekli güncel kalması kritik öneme sahiptir. Aylık abonelik modeli, FSD’nin daha fazla araca yayılmasını teşvik ederek bu büyük vizyonun temelini oluşturabilir. Kullanıcılar, tek seferlik büyük bir yatırım yerine, kullandıkları süre boyunca ödeme yaparak bu teknolojik devrimin bir parçası olurlar. Bu nedenle, atılan bu adım, Tesla’yı geleceğin ulaşım anlayışını şekillendirme konusunda bir adım daha ileriye taşıyor.

Tesla’ya Euro NCAP Ödülü! Model 3 ve Y Zirveyi Bırakmıyor!

Tesla’ya Euro NCAP Ödülü! Model 3 ve Y Zirveyi Bırakmıyor!

Tesla, güvenlikteki liderliğini bir kez daha kanıtladı! Model 3 ve Model Y, 2025 yılı için Tesla Euro NCAP ödülü alarak sınıflarının en güvenli otomobilleri oldu.

Peki, Tesla’nın FSD abonelik modeli hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Forza Horizon 6 Çıkış Tarihi Sızdı!

Xbox dünyasının en sevilen yarış serilerinden biri olan Forza Horizon için heyecan verici bir gelişme yaşandı. Önümüzdeki hafta düzenlenecek Xbox Developer Direct etkinliği öncesinde, Forza Horizon 6 çıkış tarihi sürpriz bir şekilde ortaya çıktı. İddialara göre sızıntının kaynağı, serinin bir önceki oyunu olan Forza Horizon 5’in ta kendisi.

Oyun içi reklam tarihi ele verdi: 19 Mayıs

X kullanıcısı XBOXF10 tarafından paylaşılan görüntülere göre, Forza Horizon 5 içinde beliren bir açılır pencere reklamı (pop-up), yeni oyunun detaylarını yanlışlıkla ifşa etti. Sızdırılan görsele göre oyun, 19 Mayıs 2026 tarihinde resmi olarak piyasaya sürülecek. Bu tarih, daha önce içeriden bilgi veren kaynakların “2026’nın ilk yarısı” iddialarıyla da örtüşüyor.

Japonya teması ve 550’den fazla araç

Yarış tutkunlarının uzun süredir hayalini kurduğu “Japonya” teması da bu sızıntıyla birlikte neredeyse kesinleşmiş gibi görünüyor. Reklam metninde “Japonya’nın nefes kesici manzaralarını keşfedin” ifadesi yer alırken, oyunculara 550’den fazla gerçek dünya aracıyla yarışma imkanı sunulacağı belirtiliyor. Ayrıca ön sipariş verenlere özel, modifiye edilmiş bir Ferrari J50 hediye edileceği de detaylar arasında.

The Sims 4’te Ücretsiz Eşya Etkinliği Başladı!

The Sims 4’te Ücretsiz Eşya Etkinliği Başladı!

The Sims 4 için yeni bir güncelleme yayınlandı! Lüks marka iş birliğiyle gelen 9 adet Sims 4 ücretsiz Coach eşyaları ve detayları haberimizde.

Erken erişim ve Premium paket içerikleri

Sızdırılan bilgilere göre, Premium Edition sürümünü satın alan veya Premium Yükseltmesi yapan oyuncular, oyuna 4 gün erkenden, yani 15 Mayıs tarihinde başlayabilecek. Premium paketin içeriğinde şunlar yer alıyor:

  • VIP Üyeliği
  • Hoş Geldin Paketi
  • Araç Bileti (Car Pass)
  • Time Attack Araç Paketi
  • İtalyan Tutkusu Araç Paketi (Çıkış sonrası)
  • 2 adet Premium Genişleme Paketi (Çıkış sonrası)

Peki, Forza Horizon 6’nın Japonya’da geçecek olması ve sızdırılan çıkış tarihi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

OpenAI’dan 10 Milyar Dolarlık Anlaşma!

Yapay zeka teknolojilerinin öncüsü OpenAI, donanım tedarik zincirini güçlendirmek ve çeşitlendirmek adına devasa bir adım attı. Şirket, yapay zeka çipi üreticisi Cerebras Systems ile 10 milyar doları aşan büyük bir anlaşma imzaladı. The Wall Street Journal tarafından aktarılan bilgilere göre bu stratejik ortaklık, OpenAI’ın önümüzdeki üç yıl boyunca Cerebras’tan 750 megawatt’a kadar bilgi işlem gücü satın almasını kapsıyor. Bu hamle, şirketin her geçen gün artan işlem gücü ihtiyacını karşılamak için başlattığı agresif kampanyanın en son halkası olarak dikkat çekiyor.

Nvidia’ya Rakip Strateji: OpenAI Çip Tedariğini Büyütüyor

İki şirket arasındaki bu iş birliği, aslında yıllar öncesine dayanan bir ilişkinin tamamlanması anlamına geliyor. Cerebras CEO’su Andrew Feldman, OpenAI CEO’su Sam Altman ile ilk kez 2016 yılında tanıştıklarını belirtiyor. O dönemde Altman, Cerebras’ın erken dönem yatırımcılarından biri olmuştu. Yıllar içinde sık sık ortak çalışma yollarını arayan ikili, nihayetinde bu milyar dolarlık anlaşma ile ortaklıklarını resmi bir zemine oturtmuş oldu.

OpenAI, Cerebras Systems, Yapay Zeka Çipi, Sam Altman, WSE-3, Nvidia, Teknoloji Yatırımları

Bloomberg’in raporuna göre Cerebras, şu sıralar 22 milyar dolar değerleme üzerinden yaklaşık 1 milyar dolarlık yeni bir fon arayışında. Şirket, geçtiğimiz Eylül ayında Birleşik Arap Emirlikleri merkezli G42 ile olan ilişkisi nedeniyle ABD yetkililerinin incelemesine takılmış ve planladığı halka arz sürecini durdurmuştu. Ancak G42’nin ABD makamları tarafından aklanmasıyla birlikte Cerebras, bu yılın sonlarında halka arz planlarını yeniden devreye sokmaya hazırlanıyor.

OpenAI Yapay Zekada Ses Devrimi Yapacak

OpenAI Yapay Zekada Ses Devrimi Yapacak

OpenAI, ekran bağımlılığını bitirecek ses odaklı yapay zeka cihazı için hazırlıklara başladı. Yeni nesil modeller 2026'da karşımıza çıkacak.

Cerebras, rakiplerinden oldukça farklı ve dikkat çekici bir teknolojik yaklaşıma sahip. Pazar lideri Nvidia silikon plakaları küçük işlemcilere bölerken, Cerebras tüm plakayı tek parça halinde kullanarak yemek tabağı büyüklüğünde dev çipler üretiyor. Şirketin amiral gemisi WSE-3 işlemcisi, 4 trilyon transistör ve 900.000 yapay zeka odaklı çekirdek barındırıyor. Bu özellikler, onu Nvidia’nın popüler H100 GPU’sundan fiziksel olarak 57 kat daha büyük hale getiriyor.

OpenAI, Cerebras Systems, Yapay Zeka Çipi, Sam Altman, WSE-3, Nvidia, Teknoloji Yatırımları

OpenAI, çip pazarındaki Nvidia hakimiyetine karşı elini güçlendirmek için farklı tedarikçilerle de devasa anlaşmalar yapıyor. Şirket son aylarda Nvidia ile 100 milyar dolar, AMD ile 6 gigawatt kapasite, Amazon Web Services ile 38 milyar dolar ve Broadcom ile özel çip geliştirme ortaklıkları duyurdu. Sektördeki kaynaklar, bu altyapı taahhütlerinin toplam değerinin 1,4 trilyon doları aştığını tahmin ediyor.

OpenAI’dan AirPods Rakibi Hamle!

OpenAI’dan AirPods Rakibi Hamle!

OpenAI, Jony Ive tasarımlı yapay zeka destekli kulaklığı Sweetpea ile Apple AirPods’a rakip oluyor. İşte sızdırılan tasarım ve özellikler.

Yapay zeka sektöründeki bu devasa donanım yatırımları, rekabetin arka planda ne kadar çetin geçtiğini net bir şekilde gözler önüne seriyor. Teknoloji devleri en güçlü modelleri eğitmek için milyar dolarları gözden çıkarmış durumda. Peki siz bu kızışan yapay zeka çip savaşları hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce OpenAI’ın Nvidia dışında farklı üreticilere yönelmesi pazar dengelerini ve donanım fiyatlarını nasıl etkileyecek?

Temassız Ödeme Limiti Yükseldi!

Bankacılık sektöründe milyonlarca kart sahibini yakından ilgilendiren önemli değişiklik bugün itibarıyla hayata geçti. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından alınan kararla, alışverişlerde büyük kolaylık sağlayan temassız ödeme limiti güncellendi. Artık kart kullanıcıları, daha yüksek tutarlı harcamalarını şifre girmeden hızlıca yapabilecek.

Şifresiz işlem limiti 2500 TL’ye çıktı

BDDK’nın bankalara ilettiği yeni düzenlemeye göre, daha önce 1 Temmuz 2024 tarihinde 1500 TL olarak belirlenen şifresiz işlem limiti, yaklaşık 1,5 yıl aradan sonra yeniden artırıldı. 15 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, temassız kartlar ve mobil cihazlarla yapılan ödemelerde şifresiz işlem üst limiti 2500 TL‘ye yükseltildi.

Günlük alışverişlerde hız ve kolaylık

Yapılan bu güncelleme ile birlikte tüketiciler, market, restoran veya mağaza alışverişlerinde 2500 TL’ye kadar olan ödemelerini POS cihazına şifre (PIN) girmelerine gerek kalmadan tamamlayabilecek. Bu değişiklik, kasalardaki işlem sürelerini kısaltmayı ve ödeme süreçlerini daha pratik hale getirmeyi amaçlıyor. Yeni limit, hem fiziksel temassız kartlar hem de NFC özellikli mobil ödeme yöntemleri için geçerli olacak.

NSosyal Fidan Kampanyası ile Teknoloji Dağıtıyor!

NSosyal Fidan Kampanyası ile Teknoloji Dağıtıyor!

NSosyal çevre dostu kampanyasıyla teknolojik ödüller dağıtıyor. Fidan diken veya bağışlayanlar MSI laptop ve PlayStation kazanma şansı yakalıyor.

Peki, temassız ödeme limitinin 2500 TL’ye yükseltilmesi hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Bu artışı yeterli buldunuz mu? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Galaxy S26 Ultra Kamerası ile Şapkadan Tavşan Çıkaracak

Galaxy S26 Ultra özellikleri hakkında ilk somut bilgiler sızdırılmaya başlandı. Henüz resmi duyuruya bir aydan fazla bir süre olmasına rağmen, ortaya çıkan yeni detaylar, Samsung’un özellikle mobil fotoğrafçılık ve performans konularında sınırları zorlamaya hazırlandığını gösteriyor. Sızıntılar, cihazın kamera donanımında yapılacak devrim niteliğindeki iyileştirmelere ve en üst düzey bellek yapılandırmasına işaret ediyor.

Sızdırılan Galaxy S26 Ultra Özellikleri ile Neler Sunacak?

Gelen son bilgilere göre Samsung, Galaxy S26 Ultra modelinde kamera yeteneklerini tamamen yeni bir seviyeye taşımayı hedefliyor. Sızıntıların merkezinde, cihazın ana ve telefoto kameralarında yapılacak önemli donanımsal güncellemeler yer alıyor. Bu güncellemeler, yalnızca kağıt üzerinde kalan rakamlardan ibaret değil; doğrudan kullanıcı deneyimini etkileyecek ve özellikle zorlu ışık koşullarında fark yaratacak cinsten.

En dikkat çekici sızıntı, Galaxy S26 Ultra’nın 200 megapiksellik ana kamerasının F1.4 gibi rekor bir diyafram açıklığına sahip olacağı yönünde. Mobil fotoğrafçılıkla ilgilenenler için bu değer oldukça anlamlı. Diyafram açıklığı (F değeri), kameranın sensörüne ne kadar ışık düşeceğini belirler. F değeri ne kadar düşük olursa, sensöre o kadar fazla ışık ulaşır.

Bu durum, özellikle gece çekimlerinde veya düşük ışıklı ortamlarda daha parlak, daha net ve daha az kumlanma (noise) içeren fotoğraflar çekilmesini sağlar. Karşılaştırma yapmak gerekirse, bir önceki model olan Galaxy S25 Ultra’nın ana kamerasının F1.7 diyafram değerine sahip olduğu biliniyor. F1.7’den F1.4’e geçiş, sensöre ulaşan ışık miktarında ciddi bir artış anlamına geliyor ve bu da S26 Ultra’yı düşük ışık performansında rakipsiz kılabilir.

Bununla birlikte, iyileştirmeler sadece ana kamera ile sınırlı kalmıyor. Sızıntılara göre, cihazın 50 megapiksellik telefoto kamerasının diyafram açıklığı da F3.4’ten F2.9’a yükseltilecek. Bu gelişme, zoom yapıldığında çekilen fotoğrafların kalitesini doğrudan etkileyecek. Daha geniş diyafram sayesinde, uzak mesafedeki nesneler daha aydınlık ve detaylı bir şekilde yakalanabilecek. Bu, özellikle konser, spor müsabakası gibi uzaktan çekim yapılması gereken anlarda büyük bir avantaj sağlayacaktır.

Performans ve Depolamada Sınırlar Zorlanıyor

Samsung, Galaxy S26 Ultra’nın sadece bir kamera telefonu olmasını istemiyor; aynı zamanda bir performans canavarı olmasını hedefliyor. Bu doğrultuda sızdırılan bellek ve depolama seçenekleri, en zorlu kullanıcıları bile memnun edecek düzeyde. Gelen bilgilere göre, cihazın en üst düzey versiyonu 16GB RAM ve 1TB dahili depolama alanı ile gelecek.

Günümüzün karmaşık uygulamaları, yüksek çözünürlüklü oyunları ve yapay zeka destekli özellikleri düşünüldüğünde, 16GB RAM’in önemi daha da artıyor. Bu yüksek bellek kapasitesi, onlarca uygulamayı aynı anda sorunsuzca çalıştırmayı, uygulamalar arasında anlık geçişler yapmayı ve Galaxy AI gibi gelişmiş yapay zeka özelliklerinin çok daha akıcı çalışmasını mümkün kılacaktır. Ayrıca, teknoloji sektöründe zaman zaman yaşanan RAM kıtlığına rağmen Samsung’un bu seçeneği sunmaya devam etmesi, Ultra modeline verdiği önemi ve kullanıcılarına en iyisini sunma konusundaki kararlılığını gösteriyor.

1TB depolama alanı ise özellikle 8K video çekenler, yüksek çözünürlüklü fotoğraflar arşivleyenler ve büyük boyutlu dosyalarla çalışan profesyoneller için vazgeçilmez bir özellik. Bu sayede kullanıcılar, harici bir depolama birimine ihtiyaç duymadan tüm verilerini yanlarında taşıyabilecekler.

Henüz resmiyet kazanmamış olsa da, Galaxy S26 serisinin 26 Şubat’ta düzenlenecek bir Unpacked etkinliğiyle tanıtılması bekleniyor. Ön siparişlerin tanıtımın hemen ardından başlaması ve cihazların 11 Mart gibi raflardaki yerini alması öngörülüyor. Sızdırılan bu özellikler, Samsung’un 2026 yılına damga vuracak ve mobil teknoloji pazarındaki liderliğini pekiştirecek bir cihaz hazırladığının en güçlü kanıtı niteliğinde.

Honor Magic 8 Pro Air Özellikleri Belli Oldu

Honor Magic 8 Pro Air Özellikleri Belli Oldu

Honor'un yeni amiral gemisi katili Honor Magic 8 Pro Air tanıtıldı! Sadece 155 gram ağırlığı, 64MP periskop kamerası ve güçlü özellikleriyle dikkat çekiyor.

Peki, Galaxy S26 Ultra’nın sızdırılan özellikleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Dreame Leaptic Cube 8K Aksiyon Kamerası Duyuruldu

Genellikle robot süpürgeleri ve çim biçme makineleriyle tanınan teknoloji şirketi Dreame, kimsenin beklemediği bir alana adım atarak fotoğrafçılık sektörüne giriş yaptı. Şirketin tanıttığı yeni Dreame Leaptic Cube aksiyon kamerası, özellikle 8K video kayıt yeteneğiyle pazardaki tüm dengeleri değiştirmeyi hedefliyor.

Dreame Leaptic Cube Aksiyon Kamerası Neler Sunuyor?

Dreame’in yeni modüler aksiyon kamerası, DJI Osmo Nano ve Insta360 Go Ultra gibi popüler modellere doğrudan rakip olarak konumlandırılıyor. Ancak Leaptic Cube’u rakiplerinden ayıran en önemli özelliği, 8K çözünürlükte video kaydı yapabilmesi. Bu özellik, kullanıcılara çekim sonrası kurgu aşamasında kadrajlama ve yeniden çerçeveleme için büyük bir esneklik tanıyor. Ayrıca, yüksek çözünürlük sayesinde kameranın dahili stabilizasyon performansı da artırılmış oluyor.

Kamera, 8K çözünürlükte saniyede 30 kare (fps) çekim yapabiliyor. Daha akıcı görüntüler isteyenler için ise 4K çözünürlükte HDR ile 60 fps veya ağır çekimler için 120 fps’ye kadar çıkabilen seçenekler mevcut. Cihaz, DJI Osmo Nano ile aynı boyutta olan Tip 1/1.3 inçlik bir sensöre ve 155 derecelik geniş açılı bir lense sahip.

Modüler Tasarım ve Uzun Pil Ömrü

Leaptic Cube’un en yenilikçi yönlerinden biri de modüler yapısı. Kamera ünitesi, 2.27 inçlik ekranından ayrılarak 30 metreye kadar uzaktan kontrol edilebiliyor ve canlı görüntü aktarımı yapmaya devam ediyor. Bu sayede zorlu açılardan çekim yapmak oldukça kolaylaşıyor. Ayrıca, manyetik harici batarya ünitesi takıldığında toplam pil ömrünün yaklaşık 220 dakikaya ulaştığı belirtiliyor. Kamera, ekranın her iki tarafına da takılabildiği için pratik bir selfie kamerasına da dönüşebiliyor.

Yapay Zeka ve Profesyonel Görüntü Kalitesi

Dreame, Leaptic Cube’u gelişmiş yapay zeka özellikleriyle donatmış. Mobil uygulama üzerinden çalışan ses kontrollü yapay zeka asistanı, yapay zeka tabanlı nesne takibi ve otomatik kadrajlama gibi özellikler çekim sürecini basitleştiriyor. Profesyonel kullanıcılar için ise kamera, “10-bit P-Log” formatında kayıt yapabiliyor. Bu teknoloji, 1.07 milyardan fazla rengi pürüzsüz geçişlerle yakalayarak gölgelerden aydınlık alanlara kadar tüm detayları koruyor. Şirket, kameranın 2x yakınlaştırmada bile 13.5 durağa kadar dinamik aralık sunduğunu iddia ediyor.

CES 2026’da tanıtılan Leaptic Cube’un piyasaya çıkış tarihi ve fiyatı hakkında henüz resmi bir bilgi bulunmuyor.

Peki, Dreame’in yeni aksiyon kamerası hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

WhatsApp Yeni Özelliğini Duyurdu

Popüler anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp, kullanıcı deneyimini iyileştirmeye yönelik adımlarına bir yenisini daha ekledi. App Store üzerinden yayınlanan WhatsApp for iOS 26.1.74 sürümü ile birlikte, sohbet pencerelerini daha düzenli ve okunabilir hale getiren önemli bir özellik kullanıma sunuldu. Yeni güncelleme, özellikle sıkça link paylaşan kullanıcıların dikkatini çekecek olan WhatsApp link önizleme yapısını tamamen elden geçiriyor ve daha temiz bir görünüm vadediyor.

WhatsApp, uzun bir süredir paylaşılan bağlantılar için bir önizleme kartı oluşturuyordu. Bu kart, genellikle bağlantının başlığını, kısa bir açıklamasını ve bir görselini içeriyordu. Ancak, önizlemenin altında yer alan URL’nin kendisi, özellikle karmaşık ve uzun bağlantılarda sohbet akışını bozabiliyor ve görsel bir dağınıklığa neden olabiliyordu. Yeni güncelleme, tam olarak bu sorunu çözmeyi hedefliyor. Artık WhatsApp, paylaşılan bir linkin tam ve uzun yolunu göstermek yerine, sadece web sitesinin ana alan adını (örneğin, “example.com” gibi) gösteren sadeleştirilmiş bir yapı kullanıyor. Bu sayede, sohbet penceresi çok daha düzenli ve estetik bir görünüme kavuşuyor.

Bu değişiklik, kullanıcı deneyimi (UX) açısından küçük ama etkili bir adım olarak değerlendirilebilir. Günümüz dijital iletişiminde hız ve netlik büyük önem taşıyor. Kullanıcılar, paylaşılan bir linkin ne hakkında olduğunu hızlıca anlamak ve karmaşık karakter dizileriyle göz yormamak istiyor. WhatsApp’ın bu yeniliği, mesajlaşma akışını daha akıcı hale getirerek bu beklentiyi karşılıyor. Özellikle grup sohbetlerinde art arda paylaşılan çok sayıda linkin yarattığı karmaşanın önüne geçilmesi hedefleniyor.

WhatsApp için iOS'ta sohbetlerde paylaşılan link önizlemelerini daha net hale getiren bir özelliği gösteren ekran görüntüsü

Yukarıdaki ekran görüntüsünde de görüldüğü gibi, yeni sistem link önizlemelerini çok daha kompakt ve anlaşılır kılıyor. WhatsApp, artık bir bağlantının sadece en temel bilgilerini gösteriyor: önizleme görseli, başlık ve web sitesinin protokolü ile birlikte temiz alan adı. URL’nin geri kalan ve genellikle gereksiz olan teknik kısmı gizlenerek, sohbetin ana odağının dağılması engelleniyor. Bu, özellikle e-ticaret sitelerinden, haber portallarından veya bloglardan paylaşılan ve genellikle çok uzun URL’lere sahip olan bağlantılar için büyük bir kolaylık sağlıyor.

Gizlilik ve Kullanıcı Kontrolü Dengesi

WhatsApp’ın link önizleme konusundaki çalışmaları sadece görsel iyileştirmelerle sınırlı değil. Bu yeni özellik, daha önce sunulan bir gizlilik ayarıyla da yakından ilişkili. Hatırlanacağı üzere, uygulama bir süre önce kullanıcılara link önizlemelerini tamamen devre dışı bırakma seçeneği sunmuştu. Bu özelliğin temel amacı, kullanıcıların IP adreslerini korumaktı. Çünkü bir link paylaşıldığında, WhatsApp sunucuları önizleme oluşturmak için ilgili web sitesine bir istek gönderir ve bu işlem, teorik olarak site sahibinin isteği yapan kişinin IP adresini görmesine olanak tanıyabilir. Gizliliğine önem veren kullanıcılar, bu ayarı kapatarak önizleme oluşturulmasını engelleyebiliyordu.

Yeni ve daha temiz link önizleme özelliği, bu gizlilik kontrolünü tamamlayıcı bir nitelik taşıyor. Bununla birlikte, bazı durumlarda kullanıcıların bir linkin tam yolunu görmesi gerekebilir. Örneğin, aynı web sitesinden paylaşılan ve benzer önizlemelere sahip iki farklı linki ayırt etmek için tam URL’ye ihtiyaç duyulabilir. WhatsApp bu durumu da göz ardı etmemiş. Kullanıcılar, mesaj baloncuğu içindeki alan adına basılı tutarak açılan menüden linkin tam halini görebilir, kopyalayabilir veya tarayıcıda açabilirler. Bu da hem sadelik hem de işlevsellik arasında başarılı bir denge kurulduğunu gösteriyor.

Yeni Özelliğin İstisnaları ve Kullanıma Sunulması

Bu yeni ve temiz link görünümünün her durumda geçerli olmadığını bilmek önemlidir. Özelliğin çalışması için bazı koşullar bulunmaktadır. İşte bu istisnalardan bazıları:

  • Zengin Önizleme Şartı: Yeni görünüm, yalnızca paylaşılan link zengin bir önizleme (başlık, açıklama, görsel) oluşturabildiğinde devreye girer.
  • Gizlilik Ayarları: Eğer kullanıcı, gizlilik ayarlarından link önizlemelerini tamamen devre dışı bıraktıysa, linkler eskisi gibi tam metin olarak görünmeye devam edecektir.
  • Medya Altyazıları: Bir fotoğraf veya videonun altyazısına eklenen linkler, şimdilik bu yeni temiz görünüm formatını desteklememekte ve tam yol olarak gösterilmektedir.

Bu özellik, App Store’dan en son WhatsApp güncellemesini indiren iOS kullanıcıları için kademeli olarak aktif ediliyor. Güncellemenin resmi değişiklik günlüğünde de belirtildiği üzere, özelliğin tüm kullanıcılara ulaşması birkaç hafta sürebilir. Bu nedenle, güncellemeyi yapmış olsanız bile yeni link önizleme formatını hemen göremeyebilirsiniz. WhatsApp, bu tür özellikleri genellikle sunucu tarafı güncellemelerle geniş kitlelere yaydığı için sabırlı olmakta fayda var.

Sonuç olarak, WhatsApp’ın sunduğu bu yenilik, uygulamanın kullanıcı odaklı tasarım anlayışını pekiştiren bir gelişmedir. Sohbet pencerelerini daha okunabilir ve düzenli hale getirerek günlük iletişimi daha keyifli kılmayı amaçlayan bu küçük ama anlamlı değişiklik, milyonlarca iOS kullanıcısı tarafından olumlu karşılanacaktır.

Tesla’ya Euro NCAP Ödülü! Model 3 ve Y Zirveyi Bırakmıyor!

Tesla’ya Euro NCAP Ödülü! Model 3 ve Y Zirveyi Bırakmıyor!

Tesla, güvenlikteki liderliğini bir kez daha kanıtladı! Model 3 ve Model Y, 2025 yılı için Tesla Euro NCAP ödülü alarak sınıflarının en güvenli otomobilleri oldu.

Peki, WhatsApp’ın yeni link önizleme özelliği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Samsung Internet Windows’a Geldi

Samsung Internet uygulamasının Windows sürümü, daha önce sınırlı bir kullanıcı kitlesine sunulmasının ardından nihayet küresel olarak tüm kullanıcıların erişimine açıldı. Uzun yıllardır Samsung Galaxy akıllı telefon ve tabletlerde varsayılan tarayıcı olarak hizmet veren uygulama, bu adımla birlikte mobil ve masaüstü arasındaki sınırları kaldırarak daha entegre bir ekosistem deneyimi sunmayı hedefliyor. Henüz beta aşamasında olmasına rağmen, tarayıcı sunduğu özelliklerle dikkat çekiyor.

Daha önce sadece Amerika Birleşik Devletleri ve Güney Kore’deki kullanıcılar tarafından indirilebilen Samsung Internet tarayıcısı, artık coğrafi kısıtlama olmaksızın tüm dünyadaki Windows kullanıcıları tarafından denenebilir. Bu gelişme, Samsung’un yazılım ve hizmetlerini kendi donanım ekosisteminin dışına taşıma stratejisinin önemli bir parçası olarak görülüyor. Şirket, bu hamleyle Chrome, Edge ve Firefox gibi devlerin domine ettiği masaüstü tarayıcı pazarında kendine yer edinmeyi amaçlıyor.

Samsung Internet Windows Sürümü Hangi Özellikleri Sunuyor?

Samsung Internet’in Windows sürümü, mobil versiyonundan aşina olduğumuz birçok kullanışlı özelliği masaüstüne taşıyor. Bu özellikler, özellikle Samsung cihaz kullanıcıları için kesintisiz bir deneyim sağlamak üzere tasarlanmıştır. Tarayıcının en dikkat çeken yetenekleri arasında yapay zeka destekli fonksiyonlar ve cihazlar arası senkronizasyon yer alıyor.

Tarayıcının öne çıkan bazı temel özellikleri şunlardır:

  • Yapay Zeka Destekli Özetleme ve Çeviri: Tarayıcı, ziyaret edilen web sayfalarının içeriğini analiz ederek otomatik özetler oluşturabiliyor. Bu özellik, uzun makaleleri veya haberleri hızlıca anlamak için büyük kolaylık sağlıyor. Ayrıca, entegre çeviri yeteneği sayesinde yabancı dildeki sayfalar kolayca anlaşılabiliyor.
  • Cihazlar Arası Senkronizasyon: Samsung hesabınızla giriş yaptığınızda, akıllı telefonunuzdaki sekmeler, yer imleri ve kayıtlı şifreler anında Windows bilgisayarınızla senkronize oluyor. Bu sayede, telefonda başladığınız bir işe bilgisayarda kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.
  • Samsung Pass Desteği: Samsung’un biyometrik tabanlı şifre yöneticisi olan Samsung Pass, Windows sürümünde de destekleniyor. Bu sayede web sitelerine giriş yaparken kullanıcı adı ve şifrelerinizi güvenli bir şekilde otomatik olarak doldurabilirsiniz.
  • Bulut Tabanlı Yedekleme: Tüm tarayıcı verileriniz (geçmiş, yer imleri vb.) bulutta güvenli bir şekilde yedeklenir, böylece yeni bir cihaza geçtiğinizde veya tarayıcıyı yeniden kurduğunuzda verilerinizi kaybetmezsiniz.
Samsung Internet tarayıcısının Windows sürümü

Bununla birlikte, tarayıcının Chromium tabanlı olması, mevcut eklentilerin ve web standartlarının büyük çoğunluğuyla uyumlu çalışmasını sağlıyor. Bu da kullanıcıların alıştıkları web deneyiminden kopmadan yeni bir tarayıcıya geçiş yapabilmelerine olanak tanıyor. Samsung, bu stratejiyle hem tanıdık bir altyapı sunuyor hem de kendi ekosistem özelliklerini bu temel üzerine inşa ediyor.

Kimler Kullanabilir ve Nasıl İndirilir?

Samsung Internet’in Windows sürümü, geniş bir kullanıcı kitlesine hitap edecek şekilde geliştirilmiştir. Tarayıcıyı kullanmak için gereken sistem gereksinimleri oldukça makul seviyededir. Uygulama, Windows 10 (sürüm 1809 ve üzeri) ile Windows 11 işletim sistemlerinde sorunsuz bir şekilde çalışmaktadır.

Ayrıca, tarayıcının ARM tabanlı işlemcilere sahip Windows PC’leri de desteklemesi, Surface Pro X gibi cihazlara sahip kullanıcılar için önemli bir avantajdır. Bu destek, uygulamanın farklı donanım mimarilerinde de performanslı bir şekilde çalışmasını sağlar. Tarayıcı şu anda “beta” olarak sunulsa da, günlük kullanım için yeterli kararlılığa sahip olduğu belirtiliyor. Samsung, kullanıcılardan gelen geri bildirimlerle tarayıcıyı geliştirmeye devam edecektir.

Samsung Internet’in Windows sürümünü denemek isteyen kullanıcılar, uygulamanın resmi web sitesi üzerinden ücretsiz olarak indirebilirler. Kurulum süreci oldukça basit ve hızlı bir şekilde tamamlanmaktadır.

Peki, Samsung Internet Windows sürümü hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Türkiye’de 3 Yeni Organize Sanayi Bölgesi Kuruldu!

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin üretim gücünü artıracak önemli bir adımı duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, Elazığ, Kastamonu ve Kırıkkale’de 3 yeni Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) kuruldu. Bu gelişme, planlı sanayileşme hedefleri doğrultusunda atılan en son adım olarak dikkat çekiyor.

İşte Kurulan Yeni Organize Sanayi Bölgeleri ve Detayları

Bakan Kacır’ın sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla kamuoyuna duyurulan yeni OSB’ler, üç farklı ilde istihdam ve üretim potansiyelini artırmayı hedefliyor. Bu stratejik hamleyle birlikte Türkiye’nin sanayi altyapısı daha da güçlenmiş oldu. Kurulan yeni sanayi bölgeleri şunlardır:

  • Elazığ Kovancılar OSB
  • Kastamonu Araç İhsangazi OSB
  • Kırıkkale Balışeyh OSB

Bakan Kacır, yaptığı açıklamada bu adımın Türkiye’nin planlı sanayi alanlarını büyütme ve üretim altyapısını güçlendirme stratejisinin bir parçası olduğunu vurguladı. Ayrıca, bu yeni yatırımlarla ülkenin dört bir yanına sanayi hamlelerinin devam edeceğinin altını çizdi.

Türkiye’nin OSB Kapasitesi Hızla Büyüyor

Türkiye’nin sanayileşme yolculuğunda Organize Sanayi Bölgeleri’nin rolü giderek artıyor. Bakan Kacır’ın paylaştığı verilere göre, 2002 yılında 191 olan OSB sayısı, yapılan son eklemelerle birlikte bugün 373’e ulaştı. Bu artış, istihdama da doğrudan yansıyor. Günümüzde OSB’lerde çalışan emekçi sayısı 2 milyon 700 bine ulaşmış durumda. Bu rakamlar, OSB’lerin ülke ekonomisi için ne denli kritik bir öneme sahip olduğunu gözler önüne seriyor.

Peki, yeni Organize Sanayi Bölgeleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!