Unreal Engine 6 resmen geliyor! Peki ne zaman?

Epic Games CEO’su Tim Sweeney, yaptığı açıklamayla Unreal Engine 6’yı resmen duyurdu. Yeni nesil oyun motorunun geliştirme çalışmaları çoktan başlamış durumda, fakat oyuncuların bu motorla hazırlanmış ilk oyunları görebilmesi için en az dört yıl daha beklemesi gerekecek.

Unreal Engine 6 resmen duyuruldu

Unreal Engine 6, Epic Games’in oyun geliştirme yapısını tek bir çatı altında toplamak üzere tasarlanıyor. Sweeney’nin açıklamasına göre, Unreal Engine 5’de bazı projeler ayrı ayrı gelişiyor ve teknoloji paylaşımı oldukça sınırlı kalıyor.

UE6 ile birlikte ise bu ayrım ortadan kalkacak ve tüm platformlarda ortak bir teknolojik temel alınacak. Yeni motorun ilk geliştirici önizleme sürümünün de 2027 veya 2028 yıllarında sunulması öngörülüyor.

Bu durumda, UE6 ile geliştirilecek ilk oyunların piyasaya sürülmesi ancak 2029 gibi mümkün olacak. Bu arada Unreal Engine 5’in de benzer bir takvimle ilerlediğini hatırlatalım. İlk önizlemesi 2022’de çıkan motorun, kullanıldığı ilk büyük oyunlar 2023’ün ikinci yarısında görülmeye başlanmıştı.

ABD’de sürücüsüz kamyonlar hizmete başlıyor!

ABD’de sürücüsüz kamyonlar hizmete başlıyor!

Aurora, ABD'de sürücüsüz kamyonları ile hizmet vermeye başladı. Bu gelişme, diğer şirketlerin de önünü açabilir.

Unreal Engine 6’nın en dikkat çekici yeniliği ise motorun nihayet çok çekirdekli mimariye geçiyor olması diyebiliriz. Bugüne kadar Epic Games, simülasyon işlemlerini yalnızca tek çekirdek üzerinden yürütüyordu.

Bu da çok çekirdekli işlemcilere sahip donanımlarda performansın tam kapasite kullanılamaması anlamına geliyordu. Sweeney bunun geçmişte geliştiricilerin işini kolaylaştırmak adına bilinçli bir tercih olduğunu kabul ederken, artık bu yaklaşımın yetersiz kaldığını vurguladı.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Şarjı en uzun giden akıllı telefonlar! – Mayıs 2025

2025 itibarıyla akıllı telefon pazarında seçeneklerin fazlalığı yeni bir model satın almak isteyenler için kafa karıştırıcı olabiliyor. Özellikle pil performansına önem veren ve şarj aletini neredeyse unutmak isteyen kullanıcılar için doğru telefonu seçmek büyük önem taşıyor. Peki, en uzun pil ömrüne sahip modeller hangileri? İşte şarjı en uzun giden akıllı telefonlar!

DxOMark’a göre en iyi pil performansına sahip akıllı telefonlar,164 puanla Honor Magic 7 Lite, Honor X9c ve Motorola Edge 60 Pro oldu. Bu modelleri, 5.000 mAh bataryaya sahip ve 160 puan alan OPPO Find X7 Ultra takip ediyor.

Şarjı en uzun giden akıllı telefonlar

Şarjı en uzun giden akıllı telefonlar listesinin beşinci sırasında Honor Magic 6 Pro bulunuyor. 157 puan alan bu cihazın batarya kapasitesi ise 5.600 mAh. Altıncı sırada ise 156 puanla Honor Magic 6 Lite yer alıyor. Bu akıllı telefonun pil kapasitesi ise 5.800 mAh.

Telefon ModeliBatarya Puanı
Honor Magic7 Lite164
Honor X9c164
Motorola Edge 60 Pro164
Oppo Find X7 Ultra160
Honor Magic6 Pro157
Honor Magic6 Lite (5800 mAh)156
Honor X9b156
Oppo Find X8156
Oppo Find X8 Pro155
Honor Magic5 Lite 5G152
Honor X7b151
Oppo Find X6 Pro151
Honor Magic6 Lite (5300 mAh)150
Honor X7a147
Oppo Reno12 Pro147
Realme GT Neo 5 (240W)147
Oppo Reno6 5G146
Honor 200145
Honor 200 Pro145
Oppo Reno12144

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce batarya tarafındaki en başarılı akıllı telefon hangisi?

Youtube karanlık mod nasıl yapılır?

Dünyanın en popüler içerik platformlarından Youtube’un karanlık mod seçeneğine, hem Android hem iOS hem de Youtube mobil ve web uygulamalarında erişmek mümkün. Bununla birlikte karanlık mod seçeneğini etkinleştirmek oldukça kolay.

Karanlık mod neden kullanılır?

Parlak ekrandaki kontrast gözleri çok yorar ve rahatsız edici hale getirebilir. Çoğu uygulamadaki karanlık mod, öncelikle bu kontrast sorununu hafifletmek için tasarlanıyor. Karanlık mod, izleme deneyimini arttırır. Ayrıca önemli ölçüde pil tasarrufu da sağlar. Karanlık mod, özellikle düşük çözünürlükte yüklenen ve tam ekranda görüntülendiğinde çok iyi görünmeyen videolar için oldukça uygun.

karanlık mod

YouTube’da karanlık modu açmak için tek yapmanız gereken cihazınıza bağlı olarak aşağıda belirtilen birkaç basit adımı tamamlamak.

Android ve iOS cihazlarda karanlık mod

  • Youtube uygulamasını açın.
  • Ekranın sağ üst köşesinde bulunan Profil simgesine dokunun.
  • Buradan Ayarlar‘ı seçin.
  • Açılan bölümde Genel seçeneğine tıklayın.
  • Ardından Görünüm öğesine dokunun ve Koyu tema seçeneğine tıklayın.

Youtube masaüstü uygulamasında karanlık modu etkinleştirmek

  • Youtube’un web sitesine gidin.
  • Ekranın sağ üst köşesinde bulunan Profil simgesine tıklayın ve ardından Görünüm: Cihaz Teması öğesini seçin.
  • Buradan Koyu temayı seçerek işlemi gerçekleştirebilirsiniz.

Ayrıca daha koyu görünüm tercih ediyorsanız ve ziyaret ettiğiniz her sitenin renk temasını otomatik olarak karanlık modla değişmesini istiyorsanız Dark Reader uzantısını kullanabilirsiniz. Bu uzantı, Chrome, Firefox veya Safari ile çalışır.

İnsanların yüzde kaçı Youtube’da karanlık modu kullanıyor?

İnsanların ekran başında geçirdikleri süreler uzadıkça karanlık modun önemi artıyor. Bundan dolayı insanların karanlık mod özelliğini benimsediğini görmek mümkündür. Android Authority tarafından gerçekleştirilen bir ankette insanların %81,9’u cihazlarında karanlık modu kullanıyor. %9,9’u karanlık ve açık mod arasında geçiş yaparken, kalan %8,2’lik kısım ise sadece açık mod kullandıklarını belirtiyorlar.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Neuralink’in ALS hastası, beyin sinyalleriyle video çekti!

Neuralink, insanlı deney sürecinde tarihi bir adım attı. Şirketin ALS hastası olan ilk katılımcısı Bradford G. Smith, yalnızca beyin sinyalleriyle bir video hazırlayıp YouTube’da yayınladı. Konuşma yetisini kaybetmiş olan Smith, bu video aracılığıyla hem yapay zeka destekli sesiyle yeniden konuşabildiğini; hem de cihazları düşünce gücüyle kontrol edebildiğini gösterdi.

Yaklaşık 10 dakikalık video, tamamen beyin-bilgisayar arayüzü (BCI) teknolojisiyle üretildi. Smith, videoda yaşadığı dönüşümü detaylarıyla aktarıyor. Daha önce yalnızca düşük ışık altında göz takip sistemiyle iletişim kurabilen Smith, artık gün ışığında dış mekanlarda bile rahatlıkla bilgisayarını kullanabildiğini söylüyor.

Çocuğunun ödül törenine katıldığını ve bağımsız bir şekilde iletişim kurabildiğini belirten Smith, “Bu videoyu beynimle yazıyor ve düzenliyorum” ifadesiyle teknolojinin sağladığı özgürlüğü bir kez daha gösterdi.

Videoda öne çıkan bir diğer yenilik ise, Smith’in yapay zeka tarafından sentezlenen sesiyle konuşması oldu. Neuralink, bu sesin bireyin geçmiş ses verileri üzerinden üretildiğini ve yalnızca beyin sinyalleriyle kontrol edildiğini belirtiyor.

ABD’de sürücüsüz kamyonlar hizmete başlıyor!

ABD’de sürücüsüz kamyonlar hizmete başlıyor!

Aurora, ABD'de sürücüsüz kamyonları ile hizmet vermeye başladı. Bu gelişme, diğer şirketlerin de önünü açabilir.

Görüntülerde, Smith’in imleci nasıl hareket ettirdiği ve farklı uygulamalarla nasıl etkileşime geçtiği adım adım gösterildi. Bu sistem, konuşamayan ya da ağır fiziksel engelleri olan bireylerin dijital ortamlarda bağımsız şekilde varlık gösterebilmesinin önünü açacak.

Neuralink, kısa süre önce PRIME ve CONVOY isimli iki ayrı proje için dünya çapında hasta başvuru sürecini başlatmıştı. Şirketin hedefi ise, 2026 yılı sonuna kadar bu teknolojiye erişebilen kullanıcı sayısını 1000’in üzerine çıkarmak.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

YouTube Premium Duo geliyor! İşte yenilikler

YouTube, Premium abonelik seçeneklerine bir yenisini daha eklemeye hazırlanıyor. “Duo” adı verilen bu yeni plan, iki kişinin aynı Premium avantajlarından faydalanmasını sağlayacak. Geçtiğimiz dönemde yaşanan fiyat artışlarının ardından kullanıcı sayısında düşüş yaşayan platform, yeni modeliyle birlikte daha ekonomik bir çözüm sunmayı hedefliyor.

YouTube Premium Duo aboneliği karşımızda

Yeni Duo üyeliği şu anda Hindistan, Fransa, Tayvan ve Hong Kong’da test ediliyor. Reklamsız video izleme, arka planda oynatma ve çevrimdışı indirme gibi tüm Premium özellikler Duo aboneliğiyle sunulmaya devam ediyor. Bu açıdan Duo, daha önce duyurulan kısıtlı özelliklere sahip Premium Lite üyeliğinden ayrılıyor.

YouTube Premium Duo aboneliği karşımızda.

Duo aboneliğinin Hindistan’daki fiyatı yaklaşık 2.5 dolar olarak belirlendi. Bu fiyat, iki kişi için oldukça ekonomik bir alternatif olarak öne çıkıyor. Ücret yarıya bölündüğünde ise, kişi başı maliyet bireysel paketin altına düşüyor.

ABD’de sürücüsüz kamyonlar hizmete başlıyor!

ABD’de sürücüsüz kamyonlar hizmete başlıyor!

Aurora, ABD'de sürücüsüz kamyonları ile hizmet vermeye başladı. Bu gelişme, diğer şirketlerin de önünü açabilir.

Bu üyeliğin hedef kitlesi; ev arkadaşları, çiftler ya da birlikte yaşayan kullanıcılar olarak tanımlanıyor. Her kullanıcı kendi hesabı üzerinden giriş yaptığı için kişisel öneriler, izleme geçmişi ve oynatma listeleri ayrı tutulabiliyor. Bu da, ortak kullanıma rağmen kişisel deneyimden ödün verilmemesini sağlıyor.

Kullanıcıların farklı yaşam ve paylaşım biçimlerine uygun abonelik seçeneklerine yönelmesi, dijital platformlarda daha özelleştirilmiş planların önünü açıyor. Ancak şu ana kadar, YouTube’dan bu aboneliğin küresel çapta ne zaman kullanıma sunulacağına dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Tesla’dan yeni Model Y için 2 bin dolarlık performans yazılımı!

Tesla, 2026 model yılı için yenilenen Model Y üzerinde ücretli bir performans artışı seçeneğini devreye aldı. “Acceleration Boost” olarak adlandırılan bu yazılım güncellemesi ilk olarak Tesla topluluğu üyeleri tarafından hafta sonu fark edilerek sosyal medyada paylaşıldı. Ayrıca haberimizin sonunda yeni Model Y’yi teslim aldığımız videoyu izleyebilirsiniz.

Yeni Model Y’ler 2 bin dolara daha da hızlanıyor!

Yeni Model Y Long Range AWD versiyonu için sunulan bu yazılım güncellemesi Tesla’nın mobil uygulaması üzerinden 2 bin dolara satın alınabiliyor. Güncelleme sonrasında aracın gücüne yaklaşık 100 beygir ekleniyor ve 0’dan 60 mil hıza (yaklaşık 0-96 km/s) çıkış süresi 4,6 saniyeden 4,2 saniyeye düşüyor.

Acceleration Boost, Tesla’nın yeni Model Y için sunduğu ilk ücretli yazılım geliştirmesi oldu. Aracın mevcut Long Range AWD versiyonu donanımsal olarak zaten yüksek bir performans sunarken bu güncellemeyle birlikte daha üst düzey bir sürüş deneyimi elde edilebiliyor.

Performans farkı küçük görünse de elektrikli araçlarda bu tip güncellemelerin yazılım üzerinden yapılabilmesi Tesla’nın farklılaşma stratejileri arasında yer alıyor. Zira kısa süre önce yeni Model Y Launch Series üretimini tamamladıktan sonra Amerika Birleşik Devletleri’nde sadece Long Range AWD versiyonunu satışa sundu.

Önceki dönemde Model Y, Arkadan İtişli (RWD), Uzun Menzilli Dört Çeker (AWD) ve Performance olmak üzere üç farklı varyantla sunuluyordu. Juniper kod adıyla güncellenen yeni versiyonun ardından RWD ve Performance varyantlarının yeniden sunulup sunulmayacağı yönünde bazı beklentiler oluşsa da şu an için Türkiye’nin tam aksine ABD’de yalnızca Long Range AWD modeli satışta bulunuyor.

Bu durumda Tesla’nın 2 bin dolarlık Acceleration Boost paketi Performance versiyonu henüz sunulmamışken daha fazla ivmelenme isteyen kullanıcılar için cazip bir seçenek haline geliyor. Yazılım tabanlı bu güncelleme sayesinde kullanıcılar araçlarının motor gücünü fiziksel bir müdahaleye gerek kalmadan artırabiliyor.

Read this news article in English

Intel, Nova Lake işlemcileri ile şaşırtabilir!

Intel, uzun süredir masaüstü işlemci pazarında AMD’nin X3D serisiyle sağladığı performans avantajına karşı kayda değer bir yanıt vermemişti. Ancak son gelişmeler, şirketin bu alandaki sessizliğini Nova Lake serisiyle bozacağını gösteriyor.

Intel, Nova Lake serisi ile karşımızda

Intel’in yeni işlemcilerinde, 3D önbellek mimarisine benzer bir yapı kullanılması bekleniyor. Bu hamle, özellikle yüksek performanslı oyun ve iş istasyonu gibi alanlar için kritik bir adım olarak değerlendirildi.

Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Intel Direct Connect 2025 etkinliğinde şirket, 3D yonga teknolojileri açısından bir milat olan 18A-PT üretim sürecini tanıttı. 18A-PT, standart 18A sürecinin çok katmanlı yonga tasarımları için optimize edilmiş bir varyantı olarak öne çıkıyor.

Bu yeni üretim süreci, Intel’in Foveros Direct adını verdiği hibrit paketleme teknolojisiyle entegre çalışıyor. Foveros Direct, alt 5 mikron bağlantı aralığına ulaşarak sektördeki en yoğun çip bağlantı çözümlerinden biri olacak.

ABD’de sürücüsüz kamyonlar hizmete başlıyor!

ABD’de sürücüsüz kamyonlar hizmete başlıyor!

Aurora, ABD'de sürücüsüz kamyonları ile hizmet vermeye başladı. Bu gelişme, diğer şirketlerin de önünü açabilir.

Bir karşılaştırma yaparsak, TSMC’nin SoIC-X mimarisi bu bağlantı aralığında 9 mikron seviyesinde kalıyor. Bu fark, Intel’in daha kompakt ve yüksek bant genişliğine sahip yonga çözümleri geliştirmesine imkan tanıyor.

Firmanın bu mimariyi ilk olarak sunucu segmentinde kullanması bekleniyor. Intel’in yaklaşan Clearwater Forest serisi Xeon işlemcilerinde, Foveros Direct teknolojisinin saha performansı da test edilecek. Elde edilecek sonuç, teknolojinin masaüstü işlemcilere entegre edilip edilmeyeceğini belirleyecek.

Peki siz bu teknoloji hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

WLAN Nedir? Avantajları ve dezavantajları

Teknoloji hayatımızın pek çok alanında önemli bir ihtiyaç haline gelmiştir. Elektronik cihazlar arasında eş zamanlı bir etkileşim ihtiyacını karşılamak üzere de WLAN teknolojisi geliştirilir. WLAN nedir, nasıl çalışır, avantajları ve dezavantajları nelerdir?

WLAN nedir?

WLAN, kablosuz yerel ağ olarak tanımlanır. Bir alanda bulunan tüm cihazlara internet bağlantısı sunar. Aynı anda birden çok cihaza hizmet verecek kapasiteye sahiptir. Yaydığı radyo frekansı dalgaları ile ev veya ofis ortamlarında kullanılan akıllı cihazlara internet erişimi sağlar.

WLAN Nedir? Avantajları ve dezavantajları

Yüksek frekanslı radyo dalgaları kullandığından kablolu ağlara gerek duyulmadan internet kullanımı sunar. İlk yıllarda yüksek maliyetinden dolayı az tercih edilsede 90’lı yılların sonlarına doğru yeni sürümlerinin de çıkmasıyla kullanımı çok daha yaygın hale gelmiştir. Günümüzde ise dünyanın hemen hemen her noktasında kullanılıyor ve aynı zamanda günlük hayatın işleyişi açısından da oldukça önemlidir.

WLAN ne işe yarar?

İki ya da daha fazla cihaz WLAN bağlantıları sayesinde aynı ağ ile veri transferi yapar. Cihazların çekim kapasitesi bağlantı kapsamı üzerinde değişikliğe sebep olur. Bu nedenle yerel ağı güçlendirmek için bazı aygıtlar geliştirilmiştir.

Böylece WLAN temelli bağlantılar çok daha geniş alanlarda kullanımı ideal hale getirir. Ağa bağlanan cihazlar arasındaki veri aktarımı, elektronik posta gibi işlemler özel bağlantı sunucuları ile çalışma alanlarında oldukça verimli şekilde gerçekleşir.

WLAN nasıl çalışır?

Herhangi bir kablo sistemine ihtiyaç duymadan kablosuz ağları kullanır. İnternet bağlantısını cihazlardaki radyo frekansları ile gerçekleştirir. WLAN’ın çalışma şekilleri AP ve Ad-hoc olarak iki temele dayanır. AP aracı aygıt bağlantısını oluşturur. Genellikle ev ve ofislerde internet bağlantıları bu şekilde çalışır. Aynı alandaki bütün cihazlar erişim noktası ile bağlantıya eşlik ettiğinden AP bağlantılar daha verimlidir.

WLAN Nedir? Avantajları ve dezavantajları

Ad-hoc bağlantısında ise aktarım P2P yöntemi ile gerçekleşir. Bu bağlantı türünde fark harici bir donanıma gerek duyulmamasıdır. Daha sınırlı sayıda cihazın bağlantı kuracağı alanlarda etkili olmaktadır. Akıllı telefonlar arasında gerçekleştirilen Wİ-Fİ, bluetooth ya da kızılötesi aktarımları AD-hoc bağlantı türüne örnek olarak verilebilir.

WLAN ve Wi-Fi aynı mıdır?

WLAN ve Wi-Fi kavramları birbirine bağlı olmasına rağmen farklı birer kavramdır. Her ne kadar iki kavramın karşılaştırmasını yapmak Bu nedenle iki terimin net olarak karşılaştırmasını yapmak mümkün olmasada aralarında bazı farklar vardır. WLAN teknolojisi ağ bağlantılarını kablosuz olarak yapabilmeyi sağlarken, Wi-Fi ise bir aygıt ile ağ bağlantısının kurulabilmesi için gereklidir. Bu noktadan bakıldığında Wi-Fi cihazlarının WLAN yapısı içinde çalışma kapasitesi olan donanımlara benzer olduğu söylenebilir.

WLAN avantajları ve dezavantajları

WLAN bağlantısı oldukça avantajlı bir bağlantı olduğu kadar bazı kritik dezavantajları da bulunuyor. WLAN’ın belli başlı önemli avantajlarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Oldukça fazla cihaz tarafından desteklenmektedir. 
  • Herhangi bir cihazın WLAN ağlarına katılması diğer kablolu bağlantılara göre çok daha kolay gerçekleşir. Üstelik kablo boyunun yeterli gelip gelmeyeceği gibi sorunlar da ortadan kalkar. 
  • Bu ağın kurulumu kablolu ağlara göre oldukça basittir. 
  • Çok fazla bilgisi olmayan kullanıcılar bile Router kurulumu ile WLAN’ı kullanıma hazırlayabilir. 
  • WLAN ağlarının kullanımı oldukça yaygındır. Ev ya da ofis  dışında bile kullanabileceğiniz pek çok Wi-Fi noktasına kolaylıkla bağlanabilirsiniz.
WLAN Nedir? Avantajları ve dezavantajları
D

Dezavantajları ise şöyle:

  • WLAN ağları kolayca kırılabilir. Bu nedenle ağları doğru yönetmeli ve şifre kullanmak gibi güvenliğini sağlayacak yöntemleri bilmelisiniz. 
  • Sinyal bazen yetersiz kalabilir. Bu durumlarda ek bir Wi-Fi sinyal güçlendirici kullanmanız gerekir.
  • Kablosuz bağlantı olduğundan diğer kablolu bağlantılara göre daha düşük bağlantı hızı sunar.

OCTAPULL ve ALPATA’dan 5 milyon dolar değerinde yapay zeka yatırımı 

2025 yılına iddialı bir başlangıç yapan Türkiye’nin öncü dijital dönüşüm platformu OCTAPULL ve stratejik yatırımcısı ALPATA Grubu, yapay zeka alanında gerçekleştirdiği önemli bir yatırımla dijital dönüşüm vizyonunu bir adım öteye taşıyor.

Bu stratejik yatırım, farklı sektörlerdeki işletmelere gizlilik ve güvenlik standartları yüksek yapay zekâ çözümleri sunmayı hedeflerken dışa bağımlılığı azaltarak ülkemizdeki yerli ve milli teknolojilerin gelişimini de destekleyecek. Bu önemli başlangıçla birlikte grubun toplam yatırımı 5 milyon dolar olacak.

Alpata Grubu tarafından ilk aşamada tedarik edilen son teknoloji grafik kartları (NVIDIA H200 ve NVIDIA L40S) ve süper bilgisayar sistemleri, yapay zekâ uygulamalarını ve bilimsel toplulukları ileri taşıyacak teknolojik ve ekonomik bir avantaj sunuyor.

NVIDIA Hopper mimarisi üzerine kurulu olan NVIDIA H200 GPU kartı, üretken yapay zekâ ve yüksek performanslı hesaplama (HPC) gerektiren işlemleri tamamlamada ekstra güç katıyor ve yüksek bellek bant genişliği, verilerin etkili bir şekilde erişilip işlenmesini sağlıyor.  NVIDIA Ada Lovelace mimarisine dayanan NVIDIA L40S ise Büyük Dil Modelleri (LLM) çıkarımı ve eğitiminden 3D, grafik, render, sanallaştırma, simülasyon ve yapay zekâ iş yüklerine kadar farklı kullanımlar için üst düzeyde görsel hesaplama yapılabilmesine olanak tanıyor.

OCTAPULL’un Stratejik Partneri (Yatırımcı – Alpata Grup CEO) olan Mustafa Kemal Erçelik, bu yatırımı destekleme motivasyonlarını şu sözlerle açıklıyor: 

“Teknolojinin geleceği yapay zekâda şekilleniyor. Bu alana yaptığımız yatırımı, sadece bir sermaye desteği değil aynı zamanda ekosistemdeki yaratıcı ve yenilikçi fikirlerin desteklenmesi olarak görüyoruz. OCTAPULL ve diğer grup şirketlerimizle birlikte bu yatırımın getirdiği rekabet avantajı ile sektörde fark yaratacak projelere imza atacağımıza inanıyoruz.” 

Bu yatırım kapsamında OCTAPULL, yapay zekâ çözümleri için gerekli altyapı, donanım ve sistem ön yatırımlarını tamamlayarak kullanıma aldı ve NVIDIA’dan temin edilen ve yeni teknoloji içeren bu çiplerle yapay zekâ geliştirmelerini kendi donanımlarında optimize etmeye başladı.

Bu sayede yeni yapay zekâ destekli altyapısıyla uzaktan çalışma, dijital satış yönetimi, müşteri ilişkileri, depo yönetimi ve video konferans gibi alanlardaki uygulamalarına ileri seviye yetkinlikler ekleyecek.

Alpata Grubu ve OCTAPULL’un Teknoloji Lideri (CTO) Emrah Taylan; yapay zekâ altyapısının şirketin dijital dönüşüm sürecinde kritik bir rol oynayacağını ifade ediyor: 

“Bu yeni yatırımla birlikte hem veri yönetimi hem de makine öğrenimi alanında çok daha sağlam bir altyapı kuruyoruz. Öncesinde ulaşılması zor olan kaynaklar, OCTAPULL’un gizlilik ve güvenlik önceliklerine uygun şekilde entegre edilen altyapılar üzerinden artık erişilebilir hale gelecek. Üstelik bu kaynaklar, iş ortaklarımıza hizmet olarak sunularak ekosistemimizin verimliliğini artıracak. 

Geliştireceğimiz yapay zekâ tabanlı platformlar sayesinde mevcut ürünlerimiz daha hızlı, daha akıllı ve daha güvenli hale gelirken kullanıcılarımıza gelişmiş öngörü ve analiz imkânları sunacağız. Bu sayede sadece rekabette bir adım öne geçmekle kalmayacak aynı zamanda sektörün dönüşümüne de öncülük edeceğiz.” 

Bu altyapı değişikliği, OCTAPULL’un yapay zekâyı kendi bünyesinde geliştirerek dışa bağımlılığı azaltma stratejisini oldukça güçlendirecek. Daha önce harici servislerden faydalanarak ilerletilen yapay zekâ modülleri, bu yatırımla birlikte tamamen OCTAPULL’un kendi altyapısında sunulacak.  


OCTAPULL’un Ürün ve Dijital Kanallar Büyüme Direktörü Cem Gürsu; bu yatırımın inovasyon odaklı ürünlerini güçlendireceğine ve yapay zekânın müşteri deneyimini kökten değiştirecek potansiyeline vurgu yapıyor:  

“Yatırımın ilk fazından itibaren ortaya çıkacak yeni nesil çözümler ile hem kullanıcılarımıza sunduğumuz değer önermesini zenginleştirmek hem de ürünlerimizin global ölçekte rekabet gücünü artırmak istiyoruz. Yapay zekâ ile desteklenen pazarlama stratejilerimizin daha etkili ve kişiselleştirilmiş kampanyalar oluşturarak marka algısını ve müşteri deneyimini üst düzeye taşımayı hedefliyoruz.”  

Bu yaklaşım ile kurum ve şirketler için kişiselleştirilebilen, ölçeklenebilen ve maliyet avantajı sunan bir yapay zekâ ekosistemi oluşturuluyor. Bu sayede birçok kurum ve işletmenin ancak büyük maliyetlerle erişebileceği gelişmiş yapay zekâ teknolojileri, OCTAPULL’un sunduğu çözümlerle herkes için erişilebilir hale geliyor

Veri odaklı geliştirme anlayışıyla ekosistemindeki 20’den fazla modül ve çözüme yenilikçi yapay zekâ özellikleri entegre ederek kullanıcı deneyimini üst seviyeye taşıyacak. Ülkemizdeki önde gelen paydaşlarla ve uluslararası iş birlikleriyle gelişen yapay zekâ ekosistemi, OCTAPULL’un yenilikçi çözümleriyle daha da ivme kazanarak kullanıcılarıyla buluşmaya devam edecek.

OCTAPULL’un Dijital Ekosisteminde Yapay Zekâ Destekli Yeni Dönem 

OCTAPULL, geniş ürün yelpazesine yapay zekâ özelliklerini entegre ederek her sektöre özel akıllı çözümler sunuyor ama entegrasyon sürecinde dış kaynak kullanımından kaynaklı gecikmeler yaşanıyor ve ek maliyetlerle karşılaşılıyordu. Bu yatırımla birlikte dış kaynak bağımlılığını ortadan kaldırabilecek ve ileri seviye yapay zekâ destekli özellikleri devreye alarak kullanıcı deneyimi çok daha verimli ve akıcı hale getirilecek. 

Video konferans çözümü OctaMeet; yapay zekâ destekli canlı altyazı, toplantı notları ve özetleme yetenekleri ile toplantı deneyimini daha etkili hale getirirken Octapull SFA, satış süreçlerini analiz eden ve müşteri etkileşimini artıran akıllı öneri sistemleriyle satış ekiplerine rehberlik etmeye devam edecek. 

Octapull B2B ve Octapull B2C, dijital bayi ve müşteri yönetiminde yapay zekâ destekli satın alma tavsiyeleri, kampanya teklifleri ve stratejik öneriler sunarak işletmelerin karar alma süreçlerini hızlandıracak. Dijital bayi ziyaretleri için geliştirilen OctaSales, duygu analizi, akıllı müşteri segmentasyonu ve otomatik toplantı planlama özellikleriyle satış süreçlerini optimize edecek. 

Octapull Merch ve Octapull SPV, sahadaki verileri analiz ederek ekiplerin operasyonlarını yapay zekâ destekli iyileştirmelerine olanak tanırken, Octapull WMS, depo yönetiminde görüntü işleme teknolojisini kullanarak stok tahmini ve envanter optimizasyonu ile lojistik süreçlerini kolaylaştıracak.

OctaChat ise şirket içi iletişimde yapay zekâ destekli mesaj önerileri, görev atama ve takibi ile içerik özetleme gibi özellikler sunarak kurumsal iletişimi daha akıllı hale getirecek.

OCTAPULL’un yapay zekâ destekli yeni yetkinlikleri, iş süreçlerini optimize etmeyi ve kullanıcı deneyimini her zamankinden daha verimli hale getirmeyi amaçlıyor. Bu yenilikler sayesinde bireysel ve kurumsal kullanıcılar, kendi ihtiyaçları özelinde geliştirilen bu yeniliklerle birlikte kendilerine özel yapay zekâ asistanları oluşturabilecek ve daha hızlı kararlar alarak zamandan ve paradan tasarruf ederek rekabet avantajı elde edebilecek. 

OCTAPULL ve ürünleri hakkında daha fazla bilgi için web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Ekşi Sözlük’ün sahibi: Sedat Kapanoğlu kimdir?

Türkiye’de yaşayan herkesin bildiği Ekşi Sözlük, internetin Türkiye ve dünyada yeni duyulmaya başladığı dönemlerde Sedat Kapanoğlu tarafından kuruldu. Öncesinde Microsoft’un Vista 2000 ekibinde görev yapan Kapanoğlu esasında sözlüğün bu kadar büyüyeceğini tahmin etmiyordu. Öyle ki başlangıçta Ekşi Sözlük’ü vakit öldürdüğü bir hobi mecrası olarak görüyordu.

Fikir özgürlüğünü esas alan Ekşi’de düşüncesini yazanlar siteden atılmıyor. Bu yaklaşımıyla yoğun bir kitle tarafından duyulan ve ünü artan sözlük bir süre sonra Sedat Kapanoğlu’na Microsoft’taki işinden daha fazla gelir sağlamaya başlıyor. Peki Ekşi Sözlük sahibi Kapanoğlu’nun geçmişini ve sitenin kuruluş macerasını biraz yakından tanımaya ne dersiniz?

Kendi kendine programlama öğrenen yazılımcı: Sedat Kapanoğlu

21 Aralık 1976’da dünyaya gelen Sedat Kapanoğlu Ekşi Sözlük sahibi olmasıyla tanınsa da özünde bir yazılımcı. Programcılığa ilişkin ilk merakı üçüncü sınıfta baş gösteriyor. Kendi kendine programlama öğrenen bir yazılımcı olduğunu sürekli vurgulayan Kapanoğlu, 1986’dan beri bir şeyler kodluyor. İlk hatasını da o dönemlerde yapıyor, tahmin edileceği üzere kafası dağılıyor ancak yılmayıp programlamaya devam ediyor ve hatalarla başa çıkıyor.

Şubat 1999’da Ekşi Sözlük’ü kuran Sedat Kapanoğlu o dönemlerde internette içerik yayınlamanın zor olduğunu düşünüyordu. Otostopçunun Galaksi Rehberi kitabından çıkardığı “insanların herhangi bir konuda yeni entryler oluşturabilecekleri ve istediklerini yazabilecekleri” fikri, hayata geçirmek istediği konsepti tam manada karşılıyordu. Kapanoğlu asla “olgusal doğruluk” yahut belirli bir ideoloji veya ilkeye dayalı moderasyon istemiyordu. “Her şey bilgidir” vizyonuyla yola çıkmıştı ve yaptığı tek şey aslında entrylerin sözlük benzeri bir yapıya bürünmesini sağlamaktı.

Ekşi Sözlük’ün ilk zamanlarından bir ekran görüntüsü (Kaynak: Wikipedia)

Projenin “fikri” bile Türkiye’de ilkti

Sedat Kapanoğlu kendi döneminin eşi benzeri olmayan bir projesini yapmak istiyordu; kimsenin fikri nedeniyle yaptırıma tabi tutulmadığı bir ortam oluşturmak. İşin “ortam” kısmı esasında vardı, internet forumlarında insanlar birbirleriyle etkileşim kurabiliyor ve soru-cevap yapabiliyorlardı. Ancak Kapanoğlu’na göre bu forumların en büyük sorunu moderasyon ekibiydi. Her moderatörün kendi ideolojisi vardı ve bununla ters düşen her üyeyi forumdan atıyordu. Daha önce hiç kimse “ifade özgürlüğüne izin verme” fikrini ortaya atmamıştı.

Yarattığı vizyonun ülkede daha önce kimsenin yapmadığını belirten Sedat Kapanoğlu, 1999 yılında Ekşi Sözlük’ü kurdu. 3 saatte kodlanan ve yayına alınan sözlüğün “büyük bilgi kaynağını özgürce inşa etme” misyonunu insanlar kısa sürede benimsediler. Microsoft’a katıldığı 2004’e gelindiğinde sözlük Alexa’nın Türkiye sıralamasında en çok ziyaret edilen 10 site arasındaydı.

ekşi sözlük sedat kapanoğlu

O zamanlar Türkiye’deki popülerliği düşük olan Sedat Kapanoğlu’nu Microsoft’taki diğer Türk çalışan arkadaşları zaten tanıyorlardı. Hatta Amerikalı meslektaşlarına varana kadar ünü ulaşmıştı. Arkadaşları ona gelip Ekşi Sözlük’ün ne işe yaradığı sordular. Kapanoğlu’nun ise cevabı hep aynıydı:

“Kullanıcıların oluşturduğu bir sözlük.”

Bu cevap karşısında insanlar bir hayli hayrete düşüyorlardı. Basit bir sözlük nasıl olur da ülkenin en popüler sitelerinden biri olabilirdi? Sürekli “Ekşi’yi bu kadar özel kılan ne?” diye soranlara Kapanoğlu’nun verdiği cevap da hiç değişmiyordu:

“Oraya istediğin her şeyi yazabilirsin.”

Ancak bu cevap da insanları çok şaşırttı. Zira ifade özgürlüğü ABD’de o kadar doğaldı ki, bu fikir üzerine inşa edilen bir sitenin böylesine büyüyeceği kimsenin aklının ucundan dahi geçmiyordu. Sedat Kapanoğlu, Ekşi Sözlük’ten kazandığı paranın Microsoft’tan kazandığından daha fazla olması üzerine Windows Core OS bölümündeki 5 yıllık görevinden istifa etti.

Apple, iPhone’un lansman stratejisinde değişikliğe gidiyor!

Apple, 2026 yılında piyasaya sürmeyi planladığı iPhone 18 serisiyle birlikte geleneksel lansman stratejisinde köklü bir değişikliğe gitmeye hazırlanıyor. Gelen son bilgilere göre; şirket yeni nesil iPhone’larını artık aynı anda değil, yıl içinde iki farklı döneme yayarak piyasaya sürecek.

Apple, iPhone’un lansman stratejisinde değişiklik yapacak

Apple, şimdiye kadar her yıl eylül ayında iPhone serisinin tamamını aynı anda tanıttı ve satışa sundu. Ancak bu yaklaşım, 2026 itibarıyla değişebilir. Yeni plana göre, iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max modelleri her zamanki gibi sonbahar aylarında tanıtılacak. Serinin standart modeli iPhone 18 ise, takip eden yılın ilkbaharında piyasaya sürülecek.

Apple, iPhone'un lansman stratejisinde değişiklik yapacak.

Apple’ın bu strateji değişikliğinde birkaç temel neden öne çıkıyor. Bunlardan ilki, seriye katılması beklenen katlanabilir iPhone modeli oldu. Ürün gamının genişlemesiyle birlikte, tüm modelleri tek bir lansmanda tanıtmak birçok açıdan karmaşa yaratabilir.

ABD’de sürücüsüz kamyonlar hizmete başlıyor!

ABD’de sürücüsüz kamyonlar hizmete başlıyor!

Aurora, ABD'de sürücüsüz kamyonları ile hizmet vermeye başladı. Bu gelişme, diğer şirketlerin de önünü açabilir.

Ayrıca bu yeni plan, yıl içinde ikinci bir iPhone lansmanının yapılmasını mümkün kılarak özellikle satış performansı düşük olan standart modellere ek görünürlük kazandıracak. Çünkü son yıllarda, Apple’ın iPhone satışları büyük ölçüde Pro modelleri üzerinden şekilleniyor.

Standart modeller ise satışlarda geri planda kalıyor. Yeni dağıtımla birlikte, Pro modellerin sonbaharda tek başına öne çıkması, ilkbahar döneminde ise standart modelin daha fazla ilgi görmesini sağlayabilir.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Volkswagen Taigo fiyat listesi!

Çip krizi, kürese pandemi ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi birçok etken otomotiv pazarında fiyatların zirve yapmasına neden oldu. Bu nedenle bundan birkaç yıl önce 300 bin TL seviyelerine satın aldığımız araçların fiyatları 2025 itibariyle 1-2 milyon TL seviyelerine kadar çıktı. Peki ülkemizde sıklıkla tercih edilen modellerden biri olan Volkswagen Taigo ne durumda? İşte Volkswagen Taigo fiyat listesi!

Volkswagen Taigo, ülkemizde 1.0 TSI ve 1.5 TSI motor seçenekleriyle satışta. Kullanıcılar, 1.0 TSI motorda 95 beygir ve 116 beygir güç sunan versiyonlar arasında seçim yapabiliyorlar. Bununla birlikte, 1.5 TSI opsiyonu ise standart olarak 150 beygir güç sürücülerin karşısına çıkıyor.

Volkswagen Taigo 2024 fiyat listesi;

Model (*4)DonanımFiyat (*1-2-3-8)
Taigo 1.0 TSI 116 PS DSGLife₺1.926.000
Taigo 1.0 TSI 116 PS DSGStyle₺2.170.000

Volkswagen T-Cross fiyat listesi! – Ekim 2024

Volkswagen Taigo 2024 donanımları şöyle;

Life Paketi:

  • Benzinli motor
  • Çift bölgeli tam otomatik klima (Climatronic)
  • Kablosuz şarj (Uygun cihazlar için)
  • Geri görüş kamerası
  • Park mesafe sensörleri (Ön/arka)
  • Kendiliğinden kararan iç dikiz aynası

Style Paketi:

  • Benzinli motor
  • Panoramik açılır cam tavan
  • IQ.LIGHT-LED Matrix farlar ve LED sinyal lambaları
  • Dinamik uzun far asistanı
  • Keyless Access (Anahtarsız giriş ve çalıştırma)
  • Çift bölgeli tam otomatik klima (Climatronic)

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Volkswagen Taigo 2024 model yılı fiyatları nasıl? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.