Otomotiv pazarının başarılı isimlerinden Hyundai, geniş ürün yelpazesiyle öne çıkıyor. Güney Koreli marka son yıllarda sektörde meydana gelen zamlar nedeniyle fiyatları artırsa da, giriş ve orta segmentte sıklıkla tercih ediliyor. Peki Yeni Hyundai IONIQ 5 fiyatları ne durumda? İşte Yeni Hyundai IONIQ 5 fiyat listesi!
Yeni Hyundai IONIQ 5 fiyat listesi ve özellikleri
Yeni Hyundai IONIQ 5, ülkemizde 125 kW 4×2motor seçeneğiyle satışta. Bu motor seçeneği adından da anlaşılacağı üzere elektrikli bir yapıda olmasının yanı sıra 170 beygir güç ve 350 Nm tork sunuyor. Bununla birlikte, şehir içi 613 km menzil sunuyor.
Tek vitesli redüktör şanzımanla sürücülerin karşısına çıkan model, AC şarjla 5 saat 50 dakikada tam dolum yapabiliyor. Ayrıca, 63 kWh kapasiteli bir bataryası olduğunu belirtelim.
Huawei, profesyonel kullanıcılar için geliştirdiği yeni nesil taşınabilir SSD modelini duyurdu. Kunling eKitStor Shield 200 adı verilen model, hem yüksek veri aktarım hızı hem de fiziksel dayanıklılığıyla dikkat çekiyor.
Huawei, taşınabilir SSD modelini duyurdu
Yeni SSD, USB-C üzerinden USB 3.2 Gen 2×2 bağlantısını destekliyor ve bu sayede 2000 MB/sn’ye kadar veri aktarım hızı sunuyor. Bu hız, özellikle yüksek boyutlu dosyalarla çalışan içerik üreticileri ve saha çalışanları için önemli bir avantaj sağlıyor.
Ancak Shield 200’ün öne çıkan asıl özelliği dayanıklılık diyebiliriz. Cihaz, kauçuk bir kılıfla çevrelenmiş metal gövde yapısıyla geliyor. IP67 sertifikasına sahip olan SSD, suya ve toza karşı direnç gösteriyor. Ayrıca, 3 metre yükseklikten düşmelere ve 2 tonluk araç basıncına dayanabilecek şekilde tasarlanmış.
Aurora, ABD'de sürücüsüz kamyonları ile hizmet vermeye başladı. Bu gelişme, diğer şirketlerin de önünü açabilir.
Ağırlığıyla da taşınabilirliği destekleyen Shield 200; kılıfsız 145 gram, kılıfla birlikte ise 180 gram geliyor. Cihaz yalnızca fiziksel koruma sunmakla kalmıyor, aynı zamanda güvenlik tarafında da AES-XTS 256-bit şifreleme teknolojisiyle donatılmış.
Huawei’nin eKitStor Toolkit yazılımı ile uyumlu çalışan SSD; sağlık durumu izleme, şifreli yedekleme ve bulut senkronizasyonu gibi özelliklere de sahip. Beş yıllık garantiyle sunulan Kunling eKitStor Shield 200, 1 TB ve 2 TB olmak üzere iki kapasite seçeneğiyle satışa çıktı.
1 TB’lık model 106 dolar, 2 TB’lık model ise 192 dolar fiyat etiketiyle geliyor. Ek olarak, ürün gamına yakında 4 TB kapasiteli bir versiyonun da ekleneceği belirtildi.
İnternet ve bilgisayar kullanımının daha da arttığı bu zamanlar da belgelerin korunması ve saklanması da büyük önem taşıyor. Kişiler, belgelerini güvenli bir şekilde sakladıktan sonra istedikleri zaman bu belgelere ulaşmak istiyor.
Kullanıcıların belgelerini saklamasına ve istedikleri zaman bu belgelere ulaşmasına yardımcı olan uygulamalar arasında OneDrive bulunuyor. Özellikle günümüzde adı daha çok anılmaya başlanan bu platformla birlikte kişilerin merakı da artıyor. Peki OneDrive ne işe yarar?
OneDrive nedir?
Microsoft tarafından geliştirilen ve 2007’de piyasaya sürülen OneDrive, bir dosya barındırma hizmetidir. OneDrive, fotoğraflar, belgeler gibi pek çok kişisel verileri ve dosyaları depolamanıza olanak tanıyor.
OneDrive’da bulunan her şey çevrimiçi bir bulut depolama hizmetinde depolanır. Aynı zamanda istediğiniz dosya ya da klasörü paylaşabilmeniz mümkündür. Bu platform, dosyaları depolamanın, eşitlemenin ve paylaşmanın kolay yolunu sunuyor.
OneDrive ne işe yarar?
OneDrive, sizlere bir dosyanın birkaç türünü depolayabilme imkânını sunar. Ayrıca bu dosyalara bilgisayar ya da mobil cihaz üzerinden erişebilirsiniz. Eğer bir Microsoft hesabınız bulunuyorsa hesabınız dahilinde rahat bir şekilde kullanabilirsiniz.
OneDrive, Microsoft platformundan geldiği için diğer Microsoft Office uygulamalarıyla yakın çalışmanıza olanak tanır. Bu uygulamalardan birini başlattığınız zaman, OneDrive’a kaydedilenler de dahil olmak üzere en son belgelerin bir listesini göreceksiniz.
Aynı zamanda OneDrive eşitleme istemcisi ile kullanıcılar, internete bağlı kalmadan yerel iş istasyonlarına içerik indirip içerik üzerinde rahat bir şekilde çalışma imkânı buluyor.
OneDrive güvenli mi?
Söz konusu bir program olduğunda, güvenlik dikkate alınması gereken önemli bir faktör haline geliyor. Dolayısıyla OneDrive için bir istisna yoktur. OneDrive, Windows yerleşik yazılımının bir parçasıdır ve güvenlidir. Bu bakımdan dosyalarınızı ve verilerinizi kaydetmek için kullanabilirsiniz.
Bunun dışında OneDrive, en hassas ve önemli dosyalarınızı daha fazla korumak için kişisel hesabınıza OneDrive Kişisel Kasa ile birlikte gelir. Bu teknoloji sayesinde dosyalarınız ve verileriniz güvenli bir şekilde depolanıyor.
OneDrive ücretli midir?
Tüm kullanıcıların kullanımına sunulan dosya ve verilere erişmek için OneDrive’dan başka bir üyelik gerekmiyor. Ücretsiz bir şekilde 5 GB‘a kadar kullanım sunuluyor. Kişisel depolama için bütün dosyaların çevrimiçi bir şekilde depolamak isteyen kişiler gönül rahatlığıyla OneDrive kullanıyor.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) son yıllarda vatandaşların popüler olarak kullandığı hizmetlerden birisi haline geldi. Cimer özellikle istek, öneri veya şikayetle ilgili olarak başvuru yapma fırsatı tanıyor. Sadece birkaç adımlık bir rehbere sahip olan hizmet, devlet ve vatandaşlar arasındaki bağlantıyı güçlendirmeyi amaçlıyor.
CİMER şikayet ve istek başvurusu yapma
Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı tarafından koordine edilen bir hizmettir. Hem Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları hem de yabancı uyruklu kişilerin istek, şikayet ve önerilerini direkt olarak Cumhurbaşkanlığına iletmesine fırsat tanır.
Cimer internet başvurusu
CİMER’e başvuru yapmak için tercih edilen en popüler seçenek internet sitesini kullanmak. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi, E-devlet hesabınızla veya doğrudan kişisel bilgilerini girerek başvuru yapmanıza izin veriyor.
Adım 1: Bu bağlantıya tıklayarak CİMER’in resmi sitesine gidin.
Adım 2: E-devlet veya T.C. Kimlik Numarası, ad-soyad, doğum tarihi, kimlik seri numarası ve cep telefonu bilgilerini girin.
Adım 3: “Kimlik Bilgileri” kısmında yer alan istek, teşekkür, şikayet gibi yönergelerden birini seçin.
Adım 4: “Başvuru Detayı” ekranından başvurunuzu anlatın ve gerekiyorsa dosya yükleyin.
Cimer telefon başvurusu (ALO 150)
cimer.gov.tr sitesine ek olarak tercih edebileceğiniz bir diğer yöntem ise Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Halkla İlişkiler Dairesi tarafından yürütülen telefon numarasını aramak. ALO 150 hattı sayesinde şikayet, öneri veya isteklerinizi telefonla bildilrebilirsiniz.
Telefonla yapılan başvuruları, bulunduğunuz şehrin Valilik’ine bağlı CİMER personeli cevaplayacak. Ancak başvuruyu Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına aktaracağını unutmayın.
CİMER ile ne başvurusu yapılabilir?
Cumhurbaşkanlığı tarafından kontrol edilen birçok kurum veya sektör CİMER’in kapsamına girmektedir. Cumhurbaşkanlığı sayfasına göre aşağıdaki kurumlar için şikayette bulunmak mümkün:
• Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatı • Cumhurbaşkanlığı Ofisleri, Kurullar ve Bağlı Başkanlıklar • Bakanlıklar • Valilikler • Kaymakamlıklar • Üniversiteler • Bağlı, İlgili ve İlişkili Kurum ve Kuruluşlar • Belediyeler • İl Özel İdareleri
Cimer başvurusu kaç günde cevaplanır?
CİMER’e yapılan başvuruların cevaplanması kuruma göre değişiklik gösterebilir. Ancak başvuruların en geç15 iş günü içerisinde işleme alınacağı ve başvuru sahibinin bilgilendirileceği belirtilmekte. Başvuru sürecinden sonra bu tarihi beklemek tamamen size kalmış bir durum.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
SpaceX’in Güney Teksas’taki ana merkezi olan Starbase, resmi olarak şehir statüsüne geçmek üzere önemli bir adım attı. Elon Musk’ın Mart 2021’de kamuoyuna duyurduğu proje, üç yılın ardından bölge halkının geniş desteğiyle somut bir hale geldi.
Elon Musk, resmen kendi şehrini kuruyor
Yapılan halk oylamasında 212 kişi Starbase’in şehir olmasına “evet” derken, yalnızca 6 kişi bu karara karşı çıktı. Yasa gereği 143 onay oyu yeterliydi ve bu sayı rahatlıkla aşıldı. Sürecin tamamlanabilmesi için ise yerel yönetimlerin onayı bekleniyor.
Cameron County sınırları içinde yer alan Starbase, ağırlıklı olarak SpaceX personelinin yaşadığı ve çalıştığı bir bölge olarak öne çıkıyor. Şehirleşme kararı; şirketin burada yürüttüğü roket testleri, fırlatma operasyonları ve Ar-Ge faaliyetlerinde daha fazla yerel bağımsızlık elde etmesini mümkün kılacak. Şehir statüsüyle birlikte, özellikle altyapı projelerinde karar alma süreçlerinin hızlanması bekleniyor.
Aurora, ABD'de sürücüsüz kamyonları ile hizmet vermeye başladı. Bu gelişme, diğer şirketlerin de önünü açabilir.
Starbase, SpaceX’in Starship roketi dahil olmak üzere en gelişmiş uzay araçlarını test ettiği ve fırlattığı stratejik bir üs olarak dikkat çekiyor. Şehirleşme sayesinde şirketin operasyonel hareket kabiliyeti artarken, bölgede daha kontrollü bir yaşam ve topluluk yapısının kurulması sağlanacak.
Musk, sosyal medyada yaptığı paylaşımda “Starbase artık gerçek bir şehir” ifadesine yer verdi. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu proje istenen başarıyı yakalayabilecek mi? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.
Ev teknolojilerinin sınırlarını yeniden çizen Dreame, kullanıcılarına sadece fonksiyonel değil, aynı zamanda hayat kalitesini yükselten ürünler sunuyor. En yeni amiral gemisi robot süpürgesi X50 Ultra Complete ile temizlikte çığır açan Dreame, şimdi de çok işlevli saç şekillendiricisi AirStyle Pro ile güzellik rutinlerini ev konforu ile birleştiriyor. Eviniz için güçlü, akıllı ve zarif çözümler arıyorsanız Dreame ürünleriyle tanışmanın şimdi tam zamanı.
Sınırları zorlayan ve engel tanımayan temizlik robotu: Dreame X50 Ultra Complete
Dreame’nin yeni nesil robot süpürgesi X50 Ultra Complete, gelişmiş teknolojik donanımıyla yalnızca temizlik yapmakla kalmıyor, evinizin düzenine uyum sağlayarak ihtiyaçları önceden analiz ediyor ve gelişmiş yapay zeka teknolojisi sayesinde en optimal temizlik çözümlerini sunuyor.
Geri çekilen biyonik ayakları sayesinde 6 santimetreye kadar olan eşikleri kolaylıkla aşma özelliği sunan ProLeap Teknolojisi, esneyebilen çift robotik kol sayesinde genişleyebilen paspas ve fırça özelliği sunan Dual Flex Arm teknolojisi, en yoğun kirleri dahi kolaylıkla süpürebilen 20,000Pa güçlü emiş gücü ile X50 Ultra Complete halı, seramik ve ahşap gibi farklı zemin türlerine uygun temizlik performansı sergileyerek ev içi temizlik deneyimini kusursuzlaştırıyor.
ProLeap teknolojisi ile engelleri aşar, akıllı navigasyonla her köşeye ulaşır
ProLeap Teknolojisi sayesinde X50 Ultra Complete, kapı eşiklerinden zemin ile birleşik sandalye bacaklarına kadar 6 santimetreye varan engelleri kolaylıkla aşabiliyor. VersaLift Navigasyon özelliği ile 8.9cm’e kadar kendi yüksekliğini kısaltabilen X50 Ultra Complete, otomatik içine gömülebilen sensör başlığı sayesinde kanepe-koltuk altlarına kolaylıkla girebilir, standart robot süpürgelerin hareket kabiliyetlerinin ötesine geçer ve kusursuz bir temizlik sergiler.
HyperStream çift fırça sistemi ile saç dolanmalarına son
20.000 Pa emiş gücü ile X50 Ultra Complete sert zeminlerde ve halı üzerlerinde en küçük toz zerresine kadar tüm kirleri kolaylıkla süpürür. HyperStream™ çift fırça sistemi sayesinde birçok kullanıcının çokça şikayet ettiği uzun saç-tüy temizleme sorununu ortadan kaldırıyor.
30 santimetreye varan uzun saç ve tüylerin fırça etrafında dolanmasına ve tıkama yapmasına müsade etmeksizin temizleyebilen X50 Ultra Complete ayrıca MopExtend™ RoboSwing Teknolojisi ile kadar mutfak tezgahı altındaki dolaplarda ve salon büfelerinde yer alan girintiler gibi robot süpürgelerin kavisli yapısı sebebiyle ulaşılması zor alanları genişleyebilen paspaslarıyla temizleyebiliyor.
Otomatik bakım özellikleriyle hem zamandan hem efordan tasarruf
Zemin temizliğini tamamlayan paspaslar X50 Ultra Complete’in ana istasyonunda 80°C sıcak suyla hiçbir manuel müdahaleye gerek duymaksızın otomatik olarak temizlenir ve temizlenen paspaslar sıcak hava ile kendi kendine kurutulur.
Bu otomatik temizleme işlemi belirli bir süre sonra paspasların yuvalandığı levhada kuru kir kalıntıları oluşturabilir ve kullanıcılar için istenmeyen bir manzara meydana gelebilir. AceClean DryBoard özelliği sayesinde X50 Ultra Complete robot süpürge bu kirin oluşmasını önler ve levhayı kendi kendini temizler.
Bakteri Yok Etme Teknolojisi sayesinde paspas pedlerde oluşması muhtemelen bakterileri %99 oranında yok eden X50 Ultra Complete, bunun dışında otomatik solüsyon ve su dolumu ve 3.2L toz torbası ile 100 güne kadar otomatik toz boşaltma özellikleri, temizlik sürecini tamamen otomatikleştirerek size zaman kazandırır, efor sarfetmenizin önüne geçer.
200 adet nesneyi tanımlar, engelleri gözden kaçırmaz
3D yapılandırılmış ışık ve yapay zeka kullanımıyla X50 Ultra Complete, aralarında evcil 200 adete kadar nesne türünü etkileyici bir hassaslıkla tanır. Bu teknoloji, ayakkabı ve şarj kablosu gibi daha engellere güvenli bir şekilde yaklaşırken pil, çorap, bebek oyuncakları gibi küçük eşyaları algılayarak bunlardan kaçınmak için ayrıntılı bir 3D harita oluşturur.
Kutu İçeriğinde Zengin Aksesuar Kiti
Zengin bir aksesuar kiti ile satışa sunulan X50 Ultra Complete robot süpürge satın alan kullanıcılar, ürünle birlikte kutu içeriğinde bir adet yedek ana fırça, iki adet yedek yan fırça, üç adet yedek toz torbası, altı çift yedek paspas ped, bir adet yedek 1L temizlik solüsyonu, üç adet yedek toz kutusu filtresi sahibi oluyor. Bu sayede kullanıcılar standart kullanımda yaklaşık 1 yıl boyunca ek bir yedek parça-sarf malzeme satın alma ihtiyacı duymadan X50 Ultra Complete robot süpürgeyi kullanabiliyor.
Evde profesyonel saç deneyimi: Dreame Airstyle Pro
Zamanın hepimiz için önemli olduğu bir dönemde arzu ettiğiniz saç stilini elde etmek için kuaföre gitmek zorunda kalmak sizi düşündürüyor mu? AirStyle Pro, saç şekillendirme yaklaşımımızı yeniden tanımlıyor ve size kolay, pratik ve etkili çözümler sunuyor.
İster kuaför kalitesinde fön, ister kabarık bukleler veya ipeksi pürüzsüzlükte bir saç peşinde olun fark etmez, Dreame AirStyle Pro 7’si 1 bir arada saç şekillendirici olarak şık bir kutuda profesyonel düzeyde performans sergiliyor.
110.000 devirle hızlı kurutma
Jet motor teknolojisi sayesinde güçlü hava akımı üreten AirStyle Pro, saçlarınızı saniyeler içinde kurutarak zaman kazandırır.
Hızlı Stiller Yaratmak İçin Güçlü Hava Akışı
Daimi hava akışı saçları düzleştirip elektriklenmeyi azaltarak zarif, uzun süre kalıcı bir sonuç sağlar. Bu sayede özel günler için kusursuz ve ışıltılı bir görünüme zahmetsizce ulaşabilirsiniz.
Isı kontrolü ile saçlarınıza zarar vermez
AirStyle Pro’nun NTC sensörü ısıyı kontrol ederek saçların aşırı ısınmasını engeller. Sıcaklığı sabit tutmak için hassas bir kontrol sunarak saçınızın yumuşaklığını ve parlaklığını korur.
Otomatik bukle ve spiral hava akışı
Jet hava akımı ve spiral tasarımlı bukle başlıkları, saç tellerini kendi etrafına otomatik olarak sararak simetrik ve kusursuz bukleler yaratır.
Rahat Tutuşta Hızlı Bukleler
AirStyle Pro hafif tasarımı ve optimize edilmiş 360 derece hava akışıyla saç tellerini etkili bir şekilde doğal buklelere dönüştürerek zahmetsiz bir şekillendirme deneyimi sunar.
Çok Yönlü Görünümler İçin Özel Kombinasyonlar
AirStyle Pro, çeşitli saç stilleri için özelleştirilebilir seçenekler sunan 7 değiştirilebilir aparata sahiptir. İster bukle şekli verme, ister düzleştirme veya hacim kazandırma olsun, tercihlerinize göre farklı görünümler elde etme esnekliği sunar.
Oyun dünyasının en çok beklenen yapımlarından biri olan Grand Theft Auto VI, resmi olarak 26 Mayıs 2026’ya ertelendi. Ancak Rockstar Games’in geçtiğimiz hafta yaptığı açıklama, yalnızca oyunun geliştiricisini değil; tüm oyun endüstrisini etkiliyor. Erteleme kararının ardından Take-Two hisselerinde yaşanan değer kaybı, yatırımcıların kısa vadeli gelir beklentilerinin boşa çıktığını gösterdi.
GTA 6’nın ertelenmesi, oyun sektörünü negatif etkiledi
GTA 6’nın bu yıl içinde çıkması, yeni nesil konsollara geçişte bir kırılma noktası olacaktı. Sektör analisti Mat Piscatella’ya göre, GTA 6’nın piyasaya sürülmesi Xbox Series S/X ve PlayStation 5 satışlarını doğrudan artıracak; bu da hem oyun pazarında hem de donanım tarafında büyük bir canlanma yaratacaktı.
Ancak oyunun ertelenmesiyle birlikte, bu geçiş dalgası da en az bir yıl ertelendi. Bu durum, sektör genelinde konsol ve oyun satışlarına yönelik beklentilerin büyük oranda aşağı çekilmesine neden oldu.
Yeni nesil konsolların pazardaki oranı, sektör profesyonelleri için hala yetersiz. Xbox Series S/X ve PS5’in beklenen satış ivmesini yakalayamaması, büyük çaplı oyun projelerinin planlamasını da etkileyecek.
Aurora, ABD'de sürücüsüz kamyonları ile hizmet vermeye başladı. Bu gelişme, diğer şirketlerin de önünü açabilir.
Oyunun yaratacağı beklenti ve medya etkisi, diğer oyunların satış performansına da olumlu yansıyacaktı. Ancak mevcut tabloda, yıl sonuna kadar piyasaya sürülecek diğer yapımlar için oluşan boşluk beklendiği ölçüde bir büyüme yaratmayabilir.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Samsung, akıllı telefonlarındaki güncelleme stratejisini önemli ölçüde güncelledi. Güney Koreli marka, Galaxy S24 serisiyle amiral gemisi cihazlarına yedi yıl, Galaxy A16 5G ile ise orta segment modellere altı yıl boyunca yazılım desteği sağlıyor. Peki, yedi sene boyunca güncelleme alacak olan Samsung modelleri hangileri olacak?
Yedi yıl güncelleme alacak Samsung modelleri – Güncel liste
Samsung, Ocak 2024’teki Galaxy S24 serisinin tanıtımı sırasında yeni güncelleme politikasını resmen açıkladı. Buna göre, yeni amiral gemileri yedi yıl boyunca Android, One UI ve güvenlik güncellemeleri alacak. Şirketin bu yeni politikasından faydalanacak son akıllı telefonların ise geçen haftalarda tanıtılan Galaxy S25 serisi olduğu söylenebilir.
Bu kapsamda yedi yıl güncellemeyle desteklenecek modeller şu şekilde;
Sabit diskler bilgisayarların en önemli parçasıdır. Çoğu bileşen bozulduğunda değiştirilebiliyor ancak sabit disklerdeki verileri bir yedekleme olmadan değiştirmek mümkün değil. Bu nedenle, sabit disk sağlığınızı kontrol etmek oldukça önemli.Windows’taki yerleşik yöntemlerden HDD üreticinizin tanılama araçlarına kadar HDD sağlığını kontrol etmenin çeşitli yolları mevcut. Tercihlerinize bağlı olarak aşağıda listelediğimiz yöntemleri HDD sağlık testi yapmak için kullanabilirsiniz.
İşte HDD sağlık testi yapmanın yolları!
BIOS’u kontrol edin
İlk etapta BIOS‘ta sabit sürücü kontrolleri yapabilirsiniz. Bilgisayarınızı yeniden başlattıktan sonra Delete, F2, F12 veya önyükleme ekranının size bildirdiği tuşlardan herhangi birine basmak sizi BIOS’a götürecektir.
BIOS‘a girdikten sonra, tam talimatlar anakart üreticinize bağlı olarak değişebilir. Ancak çoğu bilgisayarda ‘diagnostics’ (Tanılama) seçeneği ile sabit diskinizin sağlığını kontrol edebilirsiniz. Yine de bilgisayarınızda önyükleme öncesi sistem tanılamasına erişme ve çalıştırmayla ilgili talimatlar için bilgisayar üreticinizin web sitesini kontrol etmeniz yararlı olabilir.
Optimize edin ve birleştirin
Geleneksel SATA sabit sürücüleri, yerini büyük ölçüde çok daha hızlı SSD sürücülerine bırakmış olsa da popülerliklerini sürdürüyor. Resimler, videolar ve diğer yorucu olmayan dosya türleri için HDD‘ler uygun fiyatlı bir alternatif olmaya devam ediyor. Sabit sürücünüzün yavaşladığını düşünüyorsanız, ne kadar bölünmüş olduğunu kontrol etmelisiniz. Bunu Windowss 11‘in yerleşik birleştirme aracını kullanarak yapabilirsiniz. Bunun için:
“Ara” bölümüne “disk birleştirme” yazın.
“Disk Birleştirme ve Optimize” seçeneğine basın
Sabit diskinizi seçin ve “Optimize et” seçeneğine tıklayın.
Parçalanmış dosyalar için bir tarama yapan bu sistem, sürücüyü daha iyi performans için optimize eder. Bunun yanı sıra Defraggler ve MyDefrag gibi ekstra uygulamalarla da bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz.,
Bugün 5 Mayıs 2025 itibariyle, 23 yıllık bir dönemin sonuna geldik. Microsoft, Skype uygulamasını resmen kapatarak tüm kullanıcılarını Microsoft Teams’e yönlendirmeye başladı. 2002 yılında kurulan ve internet üzerinden sesli ve görüntülü iletişimin öncüsü olan Skype, artık tarihe karışıyor. Microsoft’un Şubat 2025’te duyurduğu bu değişiklik bugün itibarıyla resmen hayata geçti.
Microsoft, bu geçişin sebebi olarak kullanıcı ihtiyaçlarına daha hızlı adapte olabilmek için iletişim çözümlerini Microsoft Teams altında birleştirme stratejisini gösteriyor. Skype kullanıcıları şu andan itibaren uygulamaya giriş yapmaya çalıştıklarında Microsoft Teams’e yönlendirilecekler. Kullanıcılar, mevcut Skype hesap bilgileriyle Teams’e giriş yapabilecek ve tüm sohbetleri ve kişileri otomatik olarak yeni platforma aktarılacak.
Ancak herkes Teams’e geçmek istemiyor. Bu noktada, diğer popüler iletişim platformlarını değerlendirmek isteyenler için kapsamlı bir alternatif listesi hazırladık. İster iş için, ister kişisel kullanım için olsun, Skype sonrası dönemde ihtiyaçlarınıza en uygun platformu bulmanıza yardımcı olacağız.
Skype’a en iyi alternatifler
Microsoft Teams
Skype’ın resmi halefi olarak Microsoft Teams, doğal olarak listedeki ilk sırada yer alıyor. Microsoft’un kurumsal dünyada çoktan kabul gören Teams uygulaması, artık bireysel kullanıcılara da kapılarını açıyor.
Teams ücretsiz sürümü ile kullanıcılar görüntülü görüşmeler yapabilir, mesajlaşabilir ve dosya paylaşabilir. Bireysel kullanıcılar için Teams ücretsiz sürümünde 60 dakikaya kadar süren ve 100 kişiye kadar katılımcı alabilen toplantılar oluşturabilirsiniz. Bire bir görüşmelerde ise 30 saate kadar süre sınırı bulunuyor.
Microsoft 365 aboneleri için ek avantajlar da mevcut. Teams ile Microsoft’un diğer uygulamaları (Word, Excel, PowerPoint) arasındaki entegrasyon, ekip çalışması için büyük kolaylık sağlıyor. Ayrıca takvim yönetimi, topluluk oluşturma ve katılma gibi ek özellikler de sunuluyor.
Teams’in en büyük avantajı, eski Skype hesabınızla giriş yapabiliyor olmanız. Tüm sohbetleriniz ve kişileriniz otomatik olarak Teams’e aktarılacak, böylece kaldığınız yerden devam edebileceksiniz.
Zoom
Pandemi döneminde popülerliği patlayan Zoom, görüntülü görüşme konusunda en güçlü alternatiflerden biri. Kullanımı oldukça kolay olan platform, yüksek kaliteli görüntü ve ses deneyimi sunuyor.
Zoom’un ücretsiz planı, 40 dakikaya kadar süren toplantılar için 100 kişiye kadar katılımcıya izin veriyor. Ücretli planlarda ise toplantı süreleri uzuyor ve katılımcı sayısı artıyor. Ekran paylaşımı, sanal arka planlar, kayıt özellikleri ve oylama gibi fonksiyonlar da Zoom’un sunduğu avantajlar arasında.
İş dünyasında halihazırda kabul görmüş olan Zoom, özellikle büyük gruplarla düzenli toplantılar yapmak isteyenler için ideal bir çözüm. Kullanıcı dostu arayüzü ve güvenilir bağlantı kalitesi, Zoom’u Skype’tan vazgeçenler için cazip bir alternatif haline getiriyor.
Google Meet
Google’ın video konferans çözümü Google Meet, özellikle Google hizmetlerini kullananlar için mükemmel bir Skype alternatifi. Gmail hesabınızla anında erişebileceğiniz Meet, kullanım kolaylığıyla öne çıkıyor.
Google Meet’in ücretsiz sürümü, 60 dakikaya kadar süren toplantılar için 100 kişiye kadar katılımcı imkanı sunuyor. Google Workspace aboneleri ise daha uzun toplantılar yapabilir ve katılımcı sayısını 250’ye kadar çıkarabilir.
Ekran paylaşımı, altyazı desteği, anket oluşturma ve chat özellikleri Google Meet’in sunduğu temel özellikler arasında. Google Takvim entegrasyonu sayesinde toplantı planlamak ve katılmak da oldukça kolay.
Google Drive ile entegrasyon, dosya paylaşımını ve işbirliğini kolaylaştırıyor. Özellikle Gmail ve diğer Google hizmetlerini kullanan bireyler ve kurumlar için Google Meet, doğal ve sorunsuz bir geçiş sunabilir.
Discord
Oyuncular arasında popüler olan Discord, son yıllarda genel kullanıma yönelik özellikleriyle de dikkat çekiyor. Sesli ve görüntülü görüşme özellikleri, dosya paylaşımı ve grup yönetimi fonksiyonları ile Skype kullanıcıları için iyi bir alternatif olabilir.
Discord’un en güçlü yanlarından biri, “sunucular” oluşturarak farklı konular için ayrı kanallar yaratabilmeniz. Bu sistem, büyük topluluklar ve arkadaş grupları için organize bir iletişim ortamı sağlıyor. Discord aynı zamanda ekran paylaşımı, canlı yayın ve oyun aktivitelerini destekliyor.
Tamamen ücretsiz olarak kullanılabilen Discord, özellikle arkadaş grupları ve topluluklar için ideal. İş ortamı için biraz resmi olmayan bir hava taşısa da, küçük ekipler ve yaratıcı projeler için tercih edilebilir.
WhatsApp
Meta’nın sahibi olduğu WhatsApp, dünya genelinde en yaygın kullanılan mesajlaşma uygulaması. Sesli ve görüntülü arama özellikleriyle Skype’ın temel işlevlerini karşılayabiliyor. WhatsApp’ın temel avantajı, neredeyse herkesin halihazırda kullanıyor olması. Kişisel kullanım için telefon numarasına bağlı sistem, güvenilir ve kolay bir deneyim sunuyor. WhatsApp Web ile bilgisayardan da erişim sağlanabiliyor.
Görüntülü görüşmelerde 8 kişiye kadar katılımcı desteği, dosya paylaşımı ve grup sohbetleri WhatsApp’ın temel özellikleri. Uçtan uca şifreleme ile güvenlik konusunda da önde gelen uygulamalardan biri. WhatsApp, özellikle kişisel iletişim için Skype’a güçlü bir alternatif, ancak büyük toplantılar ve kurumsal kullanım için sınırlı kalabilir.
Signal
Gizlilik odaklı kullanıcılar için en iyi Skype alternatifi Signal olabilir. Uçtan uca şifreleme ile güvenli iletişim sağlayan Signal, hem mesajlaşma hem de sesli/görüntülü görüşme özellikleri sunuyor. Signal’in en önemli özelliği, kullanıcı verilerini minimum düzeyde tutması ve reklamcılara veri satmaması. Bu açıdan bakıldığında Skype’a göre çok daha gizlilik odaklı bir deneyim sunuyor.
Grup görüntülü aramalar için 40 kişiye kadar destek, dosya paylaşımı ve kaybolmaya ayarlı mesajlar gibi özellikleri bulunuyor. Tamamen ücretsiz olan Signal, açık kaynak kodlu yapısıyla da güvenilirliğini pekiştiriyor. Signal, özellikle gizlilik konusunda hassas olan kullanıcılar için ideal bir Skype alternatifi olarak öne çıkıyor.
Telegram
Hem bir mesajlaşma uygulaması hem de sesli/görüntülü görüşme platformu olan Telegram, zengin özellikleri ile Skype’a iyi bir alternatif sunuyor. Telegram’ın en dikkat çekici yanlarından biri, 200.000 üyeye kadar grup oluşturabilme ve 30.000 kişiye kadar sesli sohbet imkanı sağlaması. Görüntülü görüşmeler de destekleniyor, ancak bu konuda diğer alternatiflere göre biraz daha sınırlı.
Bulut tabanlı mesajlaşma, dosya paylaşımı limitsiz (2GB’a kadar dosya), kanal oluşturma ve bot entegrasyonu gibi özellikler Telegram’ı çok yönlü bir platform haline getiriyor. Tamamen ücretsiz olan uygulama, masaüstü sürümleriyle de tam uyumlu çalışıyor. Skype’ın mesajlaşma özelliklerine ağırlık veren kullanıcılar için Telegram iyi bir alternatif olabilir.
Viber
Rakuten’in sahibi olduğu Viber, dünya genelinde milyonlarca kullanıcıya sahip güçlü bir Skype alternatifi. Sesli ve görüntülü aramalar, mesajlaşma ve grup sohbetleri temel özellikleri arasında. Viber’in Skype’a benzer şekilde sabit hatları ve mobil numaraları arayabilme özelliği (Viber Out) bulunuyor. Bu, uluslararası aramaları uygun fiyatlarla yapabilmenizi sağlıyor.
Uçtan uca şifreleme, kendini imha eden mesajlar, çıkartma ve GIF desteği gibi özellikler Viber’in diğer artıları. Hem mobil hem de masaüstü platformlarda kullanılabiliyor. Özellikle uluslararası aramalar yapmak isteyen ve Skype Credit benzeri bir sistem arayan kullanıcılar için Viber mantıklı bir geçiş olabilir.
FaceTime (Apple Cihazları İçin)
Apple cihazları kullananlar için FaceTime, Skype’ın en iyi alternatiflerinden biri. Apple’ın entegre görüntülü görüşme uygulaması, iPhone, iPad ve Mac kullanıcıları arasında sorunsuz iletişim sağlıyor. FaceTime’ın en büyük avantajı, Apple ekosistemi içindeki kusursuz entegrasyonu. Kişiler uygulamasından doğrudan erişilebilir ve kullanımı son derece basit.
iOS 15 ile gelen yeniliklerle artık Android ve Windows kullanıcıları da davet edildiği takdirde FaceTime görüşmelerine katılabiliyor. Grup görüşmeleri, ekran paylaşımı, portre modu ve SharePlay gibi özellikleriyle FaceTime, özellikle Apple ekosistemi içindeki kullanıcılar için güçlü bir Skype alternatifi sunuyor.
Slack
Daha çok iş dünyasında kullanılan Slack, mesajlaşma odaklı bir platform olsa da sesli ve görüntülü görüşme özellikleri de sunuyor. Özellikle ekipler ve iş arkadaşları arasında iletişim için ideal. Slack’in en güçlü yanı, konulara göre ayrılmış kanallar oluşturabilmesi ve zengin entegrasyon desteği. Google Drive, Trello, Asana gibi yüzlerce hizmetle entegre çalışabiliyor.
Ücretsiz sürümü temel ihtiyaçları karşılarken, ücretli sürümleri daha fazla depolama alanı ve gelişmiş özellikler sunuyor. İş dünyası için tasarlanmış olsa da küçük topluluklar ve arkadaş grupları için de kullanılabilir. Slack, özellikle iş odaklı iletişim arayan ve Skype’ı bu amaçla kullanan kişiler için güçlü bir alternatif olacaktır.
Lenovo kompakt masaüstü bilgisayar segmentinde iddialı bir adım attı. ThinkCentre neo Ultra serisine en son eklenen modeli tanıttı. Bu yeni mini PC Intel’in üst düzey Core Ultra 9 işlemcisini ve Nvidia’nın güçlü RTX 5060 Ti ekran kartını barındırıyor.
Lenovo ThinkCentre neo Ultra fiyatı ve özellikleri
Bu yeni model sadece 3.6 litrelik şaşırtıcı derecede küçük bir kasaya sahip. Lenovo bu cihazı “Küçük Boyut, Büyük Enerji” sloganıyla tanımlıyor. Bu kompakt yapıya rağmen sistem yüksek performanslı donanımlar sunuyor.
Yeni ThinkCentre neo Ultra, Intel’in Core Ultra 9 285 işlemcisiyle geliyor. Grafik tarafında ise 16GB belleğe sahip ve 180W güç tüketen bir RTX 5060 Ti ekran kartı bulunuyor. Bu kombinasyon zorlu görevler için tasarlandı.
Sistem toplamda 825 TOPS (Saniyede Trilyon İşlem) işlem gücü sunuyor. Bu özellikle yapay zeka (AI) odaklı iş yükleri için önemli bir değer. Cihaz, yerel olarak 14 milyar parametreye kadar büyük dil modellerini (LLM) çalıştırabiliyor.
Lenovo, güç verimliliğine de odaklanmış görünüyor. Önceki modeldeki 350W güç kaynağı yerine, bu yeni versiyonda 300W’lık bir güç kaynağı kullanılıyor. Bu durum, daha verimli bir çalışma anlamına geliyor.
Cihaz, masaüstü sınıfı LGA-1700 soketinden daha yeni LGA-1851 soketine geçiş yapıyor. Bu, gelecekteki işlemci teknolojilerine uyumluluk sağlıyor. Termal limitler ve işlem gücü arasında bir denge hedefleniyor. Bu mini iş istasyonu, özellikle yapay zeka çıkarımı yapan kullanıcılar için ideal. Ayrıca 3D render işlemleri ve yüksek çözünürlüklü video düzenleme gibi görevler için de güçlü bir seçenek sunuyor.
Lenovo özel bir NPU (Nöral İşlem Birimi) kartından da bahsediyor. Ancak bunun ayrı bir donanım mı, yoksa Intel’in Arrow Lake mimarisine mi bağlı olduğu henüz net değil. Her durumda sistemin AI yetenekleri ön planda.
Bu yeni model, CES 2025’te “Ev ve İşyeri İçin En İyi Yeni Teknoloji” ödülünü kazandı. Bu ödül, cihazın performans iddialarına güvenilirlik katıyor. Şirket içi AI iş yükleri çalıştırmak isteyen kuruluşlar için cazip bir seçenek oluşturuyor. ThinkCentre neo Ultra serisi ilk olarak CES 2024’te tanıtılmıştı. O modelde 14. Nesil Intel işlemciler kullanılıyordu. Sadece altı ay sonra Lenovo, seriyi Intel Core Ultra CPU’larla güncellemişti.
Bu son güncelleme ise seriyi daha da ileri taşıyor. Özellikle Core Ultra 9 ve RTX 5060 Ti kombinasyonu, mini PC segmentinde dikkat çekici bir güç sunuyor. Apple’ın Mac Studio gibi rakiplerine karşı güçlü bir alternatif oluşturuyor.
Lenovo, daha düşük konfigürasyonlar için de fiyat bilgisi paylaştı. Core Ultra 5 işlemci ve RTX 5060 ekran kartlı model 14.999 RMB (yaklaşık 2.056 Dolar) fiyat etiketine sahip. Core Ultra 7 işlemci ve RTX 5060 Ti ekran kartlı versiyon ise 19.999 RMB (yaklaşık 2.741 Dolar) olarak fiyatlandırıldı. Bu modeller standart olarak 32GB RAM ve 1TB depolama ile geliyor.
Ancak en üst model olan Core Ultra 9 ve 16GB RTX 5060 Ti versiyonunun fiyatı henüz açıklanmadı. Bu modelin piyasaya çıkış tarihi ve uluslararası pazarlarda ne zaman sunulacağı da belirsizliğini koruyor. Lenovo’nun bu yeni hamlesi, kompakt form faktöründe yüksek performans arayan profesyoneller için heyecan verici. Özellikle yapay zeka ve yaratıcı iş akışları için güçlü bir çözüm sunuyor.
ThinkCentre neo Ultra, küçük boyutuna rağmen sunduğu işlem gücüyle öne çıkıyor. Gelişmiş AI yetenekleri ve güçlü grafik kartı, onu segmentinde özel bir yere koyuyor. Önümüzdeki dönemde Core Ultra 9 modelinin fiyatlandırması ve global lansman detayları bekleniyor.
Volkswagen’in tamamen elektrikli minibüsü ID. Buzz, ABD’de beklenmedik bir nedenle geri çağrılıyor. Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA), yaklaşık 5.700 aracı etkileyen bu kararı duyurdu. Geri çağırmanın sebebi ise oldukça şaşırtıcı: aracın arka koltuğunun fazla geniş olması. Bu durum, otomotiv tarihinde bir ilk olabilir ve VW için önemli sonuçlar doğurabilir.
Volkswagen ID. Buzz’ın üçüncü sıra koltuk genişliği güvenlik limitlerini aşıyor
NHTSA tarafından yapılan incelemede önemli bir detay ortaya çıktı. ID. Buzz modelinin üçüncü sıra koltuğu, resmi olarak iki kişilik tasarlandı. Bu nedenle koltukta sadece iki adet emniyet kemeri bulunuyor. Ancak koltuğun fiziksel genişliği, üç yolcunun sığabileceği kadar fazla. Bu durum, ABD federal güvenlik standartlarına aykırılık teşkil ediyor.
Resmi geri çağırma belgesinde NHTSA durumu netleştirdi. Belgede, koltuğun hesaplanan oturma yüzeyi genişliğinin, güvenlik yönetmeliklerinde belirtilen maksimum değeri aştığı ifade ediliyor. Bu durum potansiyel bir güvenlik riski yaratıyor.
Eğer üçüncü sıraya üç yolcu oturursa, ortadaki yolcu için emniyet kemeri bulunmayacak. NHTSA, bu durumun olası bir kaza anında yaralanma riskini artırabileceğini vurguluyor. Yolcu güvenliği standartları, her oturma pozisyonu için uygun bir emniyet kemeri olmasını gerektiriyor.
Volkswagen, bu sorunu çözmek için ilginç bir yöntem belirledi. Şirket, üçüncü bir emniyet kemeri eklemek yerine farklı bir yol izleyecek. Mevcut koltuğa ek dolgusuz trim parçaları monte edilecek. Bu parçalar oturma alanını fiziksel olarak daraltacak.
Bu müdahale sayesinde, üçüncü sırada sadece iki kişinin rahatça oturması sağlanacak. Böylece koltuk, orijinal tasarım amacına ve güvenlik standartlarına uygun hale getirilecek. Bu çözüm, ek kemer montajından daha basit ve hızlı görünüyor.
Bu geri çağırmanın, bir aracın koltuk genişliğinin fazlalığı nedeniyle yapıldığı ilk örnek olduğuna inanılıyor. Genellikle geri çağırmalar, mekanik arızalar, yazılım sorunları veya eksik güvenlik donanımları nedeniyle yapılır. Bu durum ID. Buzz vakasını özel kılıyor.
Geri çağırmanın, şu anda ABD yollarında bulunan tüm ID. Buzz minibüslerini kapsadığı düşünülüyor. Volkswagen, etkilenen araç sahipleriyle iletişime geçerek gerekli düzeltmelerin yapılmasını sağlayacak. İşlemlerin ücretsiz olacağı tahmin ediliyor.
Volkswagen ID. Buzz, ABD pazarında 2024’ün sonlarında satışa sunulmuştu. Şık tasarımı ve pratik yapısıyla dikkat çeken model, çevre dostu bir alternatif arayan aileleri hedefliyor. Elektrikli minibüs, geleneksel modellere modern bir rakip olarak konumlandırıldı.
Aracın yaklaşık 234 mil (yaklaşık 377 km) menzili bulunuyor. ABD’deki başlangıç fiyatı ise 60.000 dolar civarında belirlenmişti. ID. Buzz, özellikle retro tasarımı ve geniş iç hacmiyle olumlu ilk izlenimler bırakmıştı.
Avrupa pazarında daha önce tanıtılan ve kullanılan ID. Buzz, genel olarak beğeni toplamıştı. Elektrikli araç segmentinde VW’nin önemli bir oyuncusu olarak görülüyordu. Bu geri çağırma, modelin imajını bir miktar etkileyebilir.
Bu gelişme, Türkiye’deki otomobil meraklıları ve potansiyel elektrikli araç alıcıları için de önem taşıyor. Volkswagen, Türkiye pazarında güçlü bir marka. ID. Buzz modelinin gelecekte Türkiye’ye gelme potansiyeli bulunuyor.
ABD’deki bu geri çağırma, global güvenlik standartları ve araç tasarımı konusundaki hassasiyeti gösteriyor. Otomotiv üreticilerinin, tasarım ve mühendislik süreçlerinde bu tür detaylara daha fazla dikkat etmesi gerektiğini ortaya koyuyor.