Apple, iPhone’dan Android’e geçişi kolaylaştıracak yeni bir bir adım atmaya hazırlanıyor. Android 16 beta sürümünde ortaya çıkan kodlar, iOS 19 ile birlikte iPhone’daki eSIM’in doğrudan Android cihaza kablosuz olarak aktarılabileceğini gösteriyor.
iPhone’dan Android’e geçmek daha kolay hale geliyor
Bu özellik, bugüne kadar kullanıcıların operatörle manuel işlem yapmak zorunda kaldığı eSIM transferini otomatikleştirecek. Sızıntılara göre, Google’ın SIM Manager uygulaması artık “iPhone’dan Android’e Aktar” başlıklı yeni bir bölüme dair referanslar içeriyor.
Bu bölümün, iPhone’un Ayarlar > Genel > iPhone’u Aktar veya Sıfırla menüsü altında yer alması bekleniyor. Sistemin çalışma mantığı, iPhone’da gösterilen bir QR kodunun Android cihazla taranması üzerine eSIM’in kablosuz olarak aktarılması esasına dayanıyor. Bu yöntem, halihazırda Android cihazlar arasında yapılan eSIM transferleriyle aynı şekilde işleyecek.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Özellik henüz resmi olarak duyurulmuş değil. Ancak ortaya çıkan bilgiler, Apple’ın bu yeniliği haziran ayında düzenlenecek WWDC 2025’te iOS 19’un bir parçası olarak tanıtabileceğini gösteriyor. Şirketin bu fonksiyonu yaz aylarında iOS 18’in ara bir güncellemesiyle sunması da mümkün.
Şu an için eSIM taşıma işlemi, kullanıcıların ilgili mobil operatörle iletişime geçmesini ve manuel işlemler yapmasını gerektiriyor. Android tarafında ise eSIM’ler, QR kod aracılığıyla kablosuz olarak başka bir Android cihaza kolaylıkla aktarılabiliyor.
Apple’ın bu özelliği iOS’a dahil etmesi, iPhone kullanıcılarının Android’e geçiş sürecinde karşılaştıkları en büyük engellerden birini ortadan kaldıracak. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Ford, ABD’de 1 milyondan fazla aracı geri çağırma kararı aldı. Geri görüş kamerasında yaşanan yazılım kaynaklı görüntü hatası nedeniyle alınan karar, sürücünün aracın arka tarafını net bir şekilde görememesine yol açıyor.
Ford, 1 milyondan fazla otomobili geri çağırdı
Şirketin Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi’ne (NHTSA) yaptığı bildirimde; görüntünün donması, gecikmeli ya da tamamen siyah ekran şeklinde çıkmasının kaza riskini artırabileceği belirtildi. Bu geri çağırma, 2021 ile 2024 yılları arasında üretilmiş çok sayıda modeli kapsıyor.
Etkilenen araçlar arasında Ford Bronco, Edge, F-150, 2023-2024 Escape, 2022-2024 Expedition, 2024 Mustang, 2021-2023 Mustang Mach-E, 2022-2024 Lincoln Navigator ve 2021-2023 Lincoln Nautilus yer alıyor.
Ford, geri görüş kamerasındaki soruna ilişkin ilk kullanıcı bildirimlerini Ocak ayında almıştı. Şirket, şimdiye kadar bu sorun nedeniyle meydana gelen yalnızca “küçük çaplı bir kazadan” haberdar olduklarını açıkladı.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Geri çağırma kapsamında, araçlara yazılım güncellemesi uygulanacak. Ford, araç sahiplerinin güncellemeyi uzaktan (OTA) ya da yetkili bayiler aracılığıyla yapabileceğini belirtti. Firma, 2020 yılında benzer bir geri görüş kamerası sorunuyla karşı karşıya kalmış ve bu sorunun çözümünde yavaş hareket ettiği gerekçesiyle NHTSA tarafından 165 milyon dolar para cezasına çarptırılmıştı.
Firma, Nisan ayında da 289 bin Bronco, F-Serisi ve Expedition modelleri için yine geri görüş kamerası kaynaklı iki ayrı geri çağırma daha yapmıştı. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Instagram uygulamasında yaşanan pil tüketimi sorununa yönelik beklenen güncelleme yayınlandı. Google’ın destek sayfasında paylaştığı açıklamaya göre, özellikle son Pixel güncellemesinden sonra kullanıcıların şikayet ettiği aşırı pil tüketimi problemi artık çözüldü. Sorunun kaynağı olarak gösterilen Instagram, bu durumu düzelten yeni bir sürümünü Play Store üzerinden dağıtıma sundu.
Google, Instagram’ın Android sürümünde yaşanan bu problemi çözmek için bir güncelleme yayımladığını doğruladı. Sorunu gideren sürüm, 382.0.0.49.84 numaralı versiyon olarak belirtiliyor. Güncellemeyi almak isteyen kullanıcılar, Google Play üzerinden uygulamayı güncelleyebilir.
Güncelleme seçeneği görünmüyorsa cihazınızda bu sürümün zaten yüklü olması ihtimali bulunuyor. Sürüm numarasını kontrol etmek için Instagram simgesine uzun basıp “Uygulama bilgisi” sekmesine girerek ekranın en altındaki sürüm bilgisine bakmak yeterli.
Apple, işletim sistemi numaralandırma sisteminde radikal bir değişiklik yapmaya hazırlanıyor. iOS 19 yerine iOS 26 gelecek.
Pil tüketimi problemi mayıs ayının ortasında yayınlanan Pixel yazılım güncellemesinden sonra ortaya çıkmıştı. Son gelen bilgilere göre bu sorun Pixel 6’dan Pixel 9’a kadar güncellenen tüm modelleri etkiledi.
Google da kullanıcıların bu konudaki sorularına Instagram güncellemesini duyurduğu destek sayfasına yönlendirerek yanıt verdi. Ancak bu sorunun yalnızca Pixel cihazlarını mı yoksa tüm Android telefonları mı etkilediği henüz netlik kazanmadı. Instagram’ın ilgili sürümle birlikte pil tüketimini normal seviyelere çektiği belirtiliyor.
Google, Android 16 sürümünü tanıtarak mobil işletim sistemine yenilikçi ve kullanıcı odaklı birçok özellik kazandırdı. Yeni güncelleme özellikle yapay zeka destekli yetenekleri, özelleştirilebilir arayüz tasarımı ve gelişmiş güvenlik detaylarıyla dikkat çekiyor. Editörümüz Samet, bu güncellemenin öne çıkan tüm yönlerini adım adım ortaya koyuyor.
Android telefonların son hali! – Android 16 yükledik!
Android 16 ile gelen yeni kontrol merkezi, sadeleştirilmiş tasarımı ve animasyonlu simgeleriyle öne çıkıyor. Uçak modu, Bluetooth gibi sistem ayarlarında kullanılan simgeler artık animasyonlarla destekleniyor. Kullanıcılar, bu ikonları büyütüp küçülterek kendi kullanım alışkanlıklarına göre kişiselleştirebiliyor. Ayrıca kontrol merkezi üzerindeki bileşenleri konumlandırmak ve boyutlandırmak artık çok daha esnek.
Yeni kilit ekranı özelleştirmeleri, Android 16’nın dikkat çeken görsel yeniliklerinden biri. Kullanıcılar kendi fotoğraflarını yapay zeka desteğiyle arka plana taşıyabiliyor, hava efektleri (yağmur, kar, sis) ekleyebiliyor ve sinematik geçişlerle kilit ekranına derinlik katabiliyor. 3D motion efekti sayesinde ekranlar artık sadece bir görüntü değil, adeta bir deneyim sunuyor.
Google, yoğun bildirim trafiğini azaltmak için “bildirim soğutma” sistemini hayata geçirdi. Bu özellik, üst üste gelen mesajların oluşturduğu rahatsızlığı azaltmak için bildirimleri grupluyor ve titreşimleri sınırlı hale getiriyor. Ayrıca, özel bilgiler (örneğin şifreler, IBAN numaraları) varsayılan olarak gizleniyor ve sadece kullanıcı tıklarsa görünür hale geliyor. Bu sayede kamuya açık alanlarda güvenlik riski minimuma indiriliyor.
Android 16 ile birlikte yapay zekanın mobil deneyimdeki yeri derinleşiyor. Google’ın Gemini AI platformu sayesinde, telefon kullanıcı adına bazı görevleri yerine getirebiliyor: YouTube’da içerik aramak, alışverişte kıyafet denemek gibi işlemler artık sesli komutlarla mümkün. “Try it on” özelliği ile kullanıcılar, bir kıyafeti kendi görselleriyle sanal ortamda deneyebiliyor. Bu özellik şu an sadece ABD’de ve belirli aboneliklerle kullanılabiliyor.
Android 16, ekran kaydı özelliğini de geliştirerek yalnızca belirli uygulamaların kaydını alma imkânı sunuyor. Ayrıca “Kendi Modunu Oluştur” seçeneğiyle kullanıcılar, günün saatine veya etkinliğe göre özel bildirim, ses ve rahatsız etmeme modları oluşturabiliyor. İşteyken sadece belirli kişilerin ulaşabilmesi gibi özelleştirmeler, Android deneyimini daha kişisel hale getiriyor.
Android 16, önceki sürümlerdeki karışıklığı sade bir arayüzle geride bırakıyor ve kullanıcıların gündelik dijital ihtiyaçlarını yapay zeka ile destekleyerek karşılıyor. Büyük devrimler vadetmese de, günlük kullanımda fark yaratan pek çok detayla Google’ın yazılım tarafındaki iddiasını sürdürüyor.
Microsoft, yapay zeka destekli Xbox Copilot’un mobil sürümünü test sürecine aldı. Artık iOS ve Android kullanıcıları, Xbox mobil uygulamasının beta versiyonu aracılığıyla Copilot for Gaming’e erişebiliyor. Bu erken sürüm; kullanıcıların oyun geçmişine dayalı öneriler almasına, başarımlarını görüntülemesine ve oyunlarla ilgili rehber ya da ipuçları istemesine imkan tanıyor.
Microsoft, Xbox Copilot’u mobil platforma taşıyor
Yeni özellik, kullanıcıların oyun sırasında dikkatlerinin dağılmaması amacıyla ikinci bir ekran olarak tasarlandı. Mobil Copilot versiyonu oyuncunun hangi oyunu oynadığını biliyor, Xbox hesabındaki etkinlikleri analiz ediyor ve verilen yanıtları buna göre şekillendiriyor.
Sistem, gerektiğinde web kaynaklarına dayalı bağlantılar sunuyor ve oyunla ilgili soruları doğrudan kullanıcının oyun geçmişi ya da başarımları üzerinden cevaplayabiliyor. Microsoft’un daha önce sergilediği demo görüntülerinde, Copilot’un gelecekte bir tür yapay zeka koçu olarak kullanılabileceği de gösterildi.
Şirket Overwatch 2 üzerinde yaptığı bir denemede, Copilot’un oyuncunun hatalarını tespit ettiğini ve takım kompozisyonuna uygun kahraman önerilerinde bulunduğunu göstermişti. Benzer şekilde, Minecraft’ta kullanıcılar Copilot’a eşya yapımı gibi oyun içi sorular yöneltebiliyor.
Xbox Copilot’un arayüzü, Microsoft’un genel Copilot sistemine benzerlik gösteriyor ve kullanıcılar sesi özelleştirebiliyor. İlerleyen sürümlerde bu asistanın, kullanıcıların oyunları doğrudan konsola indirmesine ve kurmasına da olanak tanıması bekleniyor.
Test süreci ise şu anda yalnızca belirli bölgelerde açık. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya CNN Türk canlı yayınında ASELSAN tarafından geliştirilen ve yüz tanıma özelliğine sahip yaka kamerasını kamuoyuna tanıttı. ABD’de görevli polislerde bulunan vücut kameralarına benzer şekilde kıyafete takılarak kullanılan bu sistem gelişmiş yapay zeka algoritmaları sayesinde kimlik tespiti ve kayıt imkanı sunuyor.
Polisler, ASELSAN üretimi yapay zeka destekli yüz tanıyabilen kamera sistemlerini takacak
ASELSAN’ın yüz tanıma sistemli giyilebilir kamerası polis ve jandarma personelinin yakasında ve devriye araçlarında kullanılacak şekilde tasarlandı. 2025 yılı sonuna kadar 40 ila 45 bin kameranın sahada aktif olarak görevdeki personelde yer alması planlanıyor.
Bakan Yerlikaya daha önce Edirne’de yaptığı açıklamada bu sistemin trafik denetimleri ve güvenlik uygulamaları sırasında kullanılacağını ve elde edilen görüntülerin 30 gün boyunca kaydedileceğini duyurmuştu.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılacak yeni düzenlemeleri kamuoyuyla paylaştı.
Kameralar denetim sırasında yüz tanıma teknolojisi ile kimlik tespiti yapabiliyor. Aynı zamanda anlık konum bilgisini merkezi sisteme iletebilen bu cihazlar GAMER birimi (Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi) tarafından 24 saat izlenebiliyor. Her kameranın kullanıcı bilgisi kayıt altına alınıyor ve kayıtlar İçişleri Bakanlığı arşivinde saklanıyor. Sistem acil durumlarda merkezden müdahaleye de olanak tanıyor.
Tek batarya ile 5.5 saate kadar kesintisiz kayıt yapabilen kameralar, IP67 koruma standardı sayesinde darbelere ve sıvı temasına karşı dayanıklılık sağlıyor. ASELSAN, bu kameraları ilk etapta 2025 yılı sonunda teslim etmeyi planlıyor.
Kameraların tasarımı, koşu ya da hareket halinde düşmeyecek şekilde hazırlanmış durumda. Harici batarya desteği ile uzun süreli kullanım mümkün hale gelirken, batarya değişimi sırasında da kayıt işlemi kesintiye uğramıyor.
Cihazlar sadece yüz tanıma ile sınırlı değil. ASELSAN tarafından üretilen daha basit modeller de bulunuyor. Bu modellerde yüz tanıma özelliği yer almıyor ancak kullanıcıya 1296p çözünürlükte 8 saate kadar HD video kaydı imkanı sunuluyor. Ancak son tanıtımı yapılan sistem, daha yüksek teknolojik özellikleri ile sahada görevli personele çok daha fazla yetenek kazandırıyor.
Yaka kamerası ayrıca suçluların veya suça karışmış araç plakalarının anlık olarak tespit edilmesini sağlıyor. Dokunmatik ekranı, gece görüş LED aydınlatmaları ve geniş açı çekim yeteneği ile sahada tüm operasyonlar anbean kaydediliyor.
Kamera aynı anda canlı yayın yapabiliyor ve görüntüyü hafızasında saklayabiliyor. Kayıt öncesi kısa bir süreye ait görüntünün de tutulabildiği sistemde tüm veriler merkezdeki kayıt birimlerine aktarılıyor. Konum paylaşımı özelliği sayesinde görevdeki personelin anlık yeri ilgili kurumlarla paylaşılabiliyor.
Bu da olaylara hızlı müdahale açısından önemli avantaj sağlıyor. ASELSAN, bu sistemde yerli ve milli yapay zeka algoritmaları kullanıyor ve sistem ihtiyaçlara göre güncellenebiliyor. Gelecek dönemde yüz ve plaka tespiti gibi ileri düzey özelliklerin daha yaygın şekilde kullanılması bekleniyor.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılacak yeni düzenlemeleri kamuoyuyla paylaştı. Yeni düzenleme, hız sınırı ihlalleri, çakar lamba kullanımı, makas atma, ters yön, geçiş üstünlüğü ve ehliyetsiz araç kullanımı gibi çok sayıda konuyu kapsıyor. Trafikte can ve mal kayıplarını azaltmak amacıyla cezalar ciddi oranda artırılıyor.
Hız sınırını aşana 30 bin TL’ye kadar ceza!
Bakan Yerlikaya’nın açıklamalarına göre, hız limitini aşan sürücüler için para cezası 30.000 TL’ye kadar çıkacak. Hız ihlalini beşinci kez yapan sürücülere psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri muayenesi uygulanacak. Yerleşim yeri dışında 90 km/s hız sınırı olan bir bölgede 140 km/s hızla giden bir sürücünün ehliyeti alınacak.
Yasa dışı çakar lamba kullanımının cezası 138.000 TL olarak belirlendi. Bu durumda sürücünün ehliyeti 30 gün süreyle geri alınacak ve araç 30 gün trafikten men edilecek. Bir yıl içinde 100 bin araç bu kapsamda denetlenirken, 6 binine işlem yapıldı.
Elon Musk, ABD hükümetindeki hükümet verimliliği departmanı görevinden ayrıldığını sosyal medya üzerinden duyurdu.
Makas atma davranışına karşı da ağır yaptırımlar getiriliyor. Hafif araçlar için ceza 90.000 TL, ağır taşıtlar için 10.000 TL olacak. Bu ihlalin ardından sürücünün ehliyeti 30 gün süreyle alınacak ve 60 gün trafikten men edilecek. Otoyol ve şehir dışı bölünmüş yolda ters şerit ihlali yapanlara da 90.000 TL ceza verilecek, aynı şekilde ehliyet 30 gün alınacak ve araç 60 gün trafikten men edilecek.
Ambulans ve itfaiye gibi geçiş üstünlüğü olan araçlara yol vermeyen sürücülere 46.000 TL ceza kesilecek. Bu durumda ehliyet 30 gün alınacak, araç da 30 gün trafikten men edilecek. Bu ihlalin beş yıl içinde iki kez tekrarlanması durumunda ehliyet tamamen iptal edilecek. Kavşak ihlallerinde 5.000 TL, yakın takipte 5.000 TL ceza uygulanacak.
Kırmızı ışık ihlalinde cezalar kademeli olarak artıyor. İlk ihlalde 5.000 TL, ikinci ihlalde 10.000 TL, üçüncüsünde 15.000 TL ceza ve 30 gün ehliyet alımı söz konusu. Dördüncü ihlalde ise 20.000 TL ceza uygulanacak ve ehliyet 60 gün süreyle geri alınacak.
Ticari araçlarda takograf kullanımı zorunlu hale getiriliyor. Cihazın kullanılmaması durumunda ceza 75.000 TL olacak. Cihaza müdahale edenlere ilk seferde 185.000 TL, tekrarında 370.000 TL ceza kesilecek ve araç sahibine iki katı ceza uygulanacak. Belediye sınırları içinde 52.000 aracı kapsayan takograf muafiyeti de kaldırıldı.
Motosiklet kullanıcıları için kask takmama cezası ilk seferde 2.500 TL, ikinci seferde 5.000 TL, üçüncü seferde 10.000 TL olacak. Akrobatik hareket yapan sürücülere 46.000 TL ceza kesilecek, ehliyetleri ve araçları 60 gün süreyle bağlanacak. Beş yıl içinde tekrarlandığında ehliyet iptal edilecek. Akan trafikte yarış yapanlara da aynı yaptırımlar uygulanacak.
Uyuşturucu etkisinde araç kullanmanın cezası 150.000 TL olarak belirlendi. Alkol etkisinde araç kullananlara ilk seferde 25.000 TL ceza ve 6 ay ehliyet alımı, ikinci seferde 50.000 TL ceza ve 2 yıl ehliyet alımı, üçüncü seferde ise 150.000 TL ceza ve 5 yıl ehliyet alımı uygulanacak. Ölçüm yaptırmayı reddedenler de 150.000 TL ceza ve 5 yıl ehliyet iptaliyle karşı karşıya kalacak.
Plaka ihlallerinde de ciddi artışlar söz konusu. Sahte plaka kullananlara 140.000 TL ceza ve adli işlem uygulanacak. Plaka değişikliği yapanlara da aynı ceza verilecek. Geçici plaka olmadan araç kullanmak 46.000 TL, plakayı uygun bulundurmamak ise yeni düzenleme ile daha yüksek cezalara tabi tutulacak.
Ehliyetsiz araç kullanmanın cezası 40.000 TL oldu. Geçici ehliyet geri alımı süresince araç kullanmanın cezası 200.000 TL, iptal edilmiş ehliyetle araç kullanmanın cezası ise 300.000 TL olarak açıklandı. Drift atmanın cezası 140.000 TL’ye çıkarıldı. Kaza yerini terk etmenin cezası ise 46.000 TL olacak.
Sosyal medyada trafik ihlali görüntülerini paylaşarak övmek de 25.000 TL ceza ile karşılık bulacak. Paylaşılan görüntüdeki ihlale de ayrıca ceza kesilecek.
Yapay zeka alanında faaliyet gösteren Anthropic, Claude adlı sohbet botuna iki yeni özellik eklediğini duyurdu. Geliştirilen güncellemelerle birlikte Claude, artık sesli sohbet imkanı sunuyor ve internet taraması yapabiliyor. Daha önce yalnızca ücretli abonelerin erişebildiği web arama desteği, artık tüm kullanıcılar için açıldı. Sesli sohbet özelliği ise ilk etapta beta sürüm olarak kullanıma girdi.
Claude, sesli sohbet ve arama özelliği sunacak
Sesli sohbet özelliği, Claude ile tamamen sözlü iletişim kurulmasına imkan tanıyor. Kullanıcılar yazmak yerine sesli komutlarla Claude’a soru sorabiliyor ve yanıtlarını yine sesli olarak alabiliyor. Bu modda Claude; konuşma sırasında öne çıkan bilgileri ekranda gösteriyor, görüşmenin ardından hem tam dökümünü hem de özetini sunuyor.
Özellik şimdilik yalnızca İngilizce dilinde çalışıyor. Sesli sohbetler, kullanıcıların günlük ücretsiz kullanım kotasından düşüyor. Şirketin verdiği bilgiye göre ücretsiz kullanıcılar günde ortalama 20 ila 30 konuşma gerçekleştirebiliyor.
Google Workspace entegrasyonu gibi gelişmiş hizmetler ise sadece ücretli aboneler için sunuluyor. Diğer yandan, Claude’un web arama özelliği de artık ücretsiz olarak kullanılabiliyor. Bu özellik, Mart ayında yalnızca ücretli kullanıcılar için erişime açılmıştı.
Güncellemeyle birlikte Claude, eğitildiği verilerle sınırlı kalmadan gerçek zamanlı internet verilerine ulaşabiliyor. Özellikle güncel haberler, teknoloji gelişmeleri ve değişken bilgi kaynaklarına ihtiyaç duyan kullanıcılar, artık çok daha işlevsel bir deneyim yaşayacak.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Apple, işletim sistemi numaralandırma sisteminde radikal bir değişiklik yapmaya hazırlanıyor. Bloomberg’e göre, şirket mevcut numaralandırma yöntemini terk ederek işletim sistemlerini piyasaya sürüldükleri yılla eşleştirecek. Bu durumda önümüzdeki dönem yayınlanacak iOS sürümü, “iOS 19” yerine “iOS 26” adını taşıyabilir. Aynı değişiklik, iPadOS, macOS, watchOS, tvOS ve visionOS için de geçerli olacak.
Apple, sürüm adlarını yıla göre yeniliyor
Apple’ın yeni numaralandırma yöntemi, işletim sistemlerinin yayınlandığı yılın rakamıyla uyumlu hale gelecek. Geleneksel olarak şirket, işletim sistemlerinin büyük sürümlerini sonbahar döneminde kullanıcılara sunuyor. Bu nedenle, Eylül veya Ekim aylarında yayınlanacak olan işletim sistemleri “2026” yılı ile adlandırılacak.
Bloomberg’in kaynaklarına göre, Apple’ın bu kararı alma nedeni, kullanıcı ve geliştiriciler açısından kafa karıştırıcı olabilen mevcut numaralandırma sistemini daha anlaşılır ve tutarlı hale getirmek.
Elon Musk, ABD hükümetindeki hükümet verimliliği departmanı görevinden ayrıldığını sosyal medya üzerinden duyurdu.
Apple’ın kullandığı mevcut numaralandırma sisteminde, farklı cihazların işletim sistemleri farklı numaralar kullanıyor. Örneğin, Apple Watch’ın işletim sistemi watchOS 11, Apple Vision Pro’nun işletim sistemi ise visionOS 2 sürümüne sahip.
Yeni numaralandırma sisteminin duyurusu, Apple’ın 9 Haziran’daki Dünya Geliştiriciler Konferansı (WWDC) açılış konuşmasında yapılabilir. Aynı etkinlikte, Apple’ın tüm cihazları arasında daha tutarlı ve birleşik bir kullanıcı deneyimi sunmak için kullanıcı arayüzünde kapsamlı bir yenilik de sunması bekleniyor.
Bu olası değişiklik, Apple’ın ürünleri arasında marka tutarlılığını artırmayı ve tüm işletim sistemlerini aynı yıl numarasıyla adlandırarak hem kullanıcılar hem de geliştiriciler için işleri kolaylaştırmayı sağlayabilir.
Şu anda kullanılmakta olan sistem, işletim sistemlerinin ilk sürümlerinin farklı zamanlarda piyasaya sürülmüş olması nedeniyle tutarsız numaralara sahipti. Bu nedenle, şirketin bu adımıyla beraber işletim sistemlerinin adlandırılması konusunda daha net ve takip edilebilir bir yol sunması bekleniyor.
Elon Musk, ABD hükümetindeki görevinden ayrıldığını sosyal medya üzerinden duyurdu. Tesla CEO’su Musk, özel hükümet çalışanı olarak görev süresinin sona erdiğini belirterek, eski Başkan Donald Trump’a, “gereksiz harcamaları azaltma fırsatı verdiği için teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.
Musk, Trump yönetiminde üstlendiği “hükümet verimliliği departmanı” görevini DOGE misyonu olarak adlandırarak, bunun hükümet çapında bir yaşam biçimine dönüşerek güçleneceğini söyledi.
Musk, Trump hükümetinde geldiği DOGE departmanını bıraktı!
Musk’ın görevden ayrılması Beyaz Saray tarafından da doğrulandı. Bir Beyaz Saray yetkilisi verdiği demeçte Musk’ın ayrılığının gerçek olduğunu ve ayrılık sürecinin başladığını belirtti. Bu süreç herhangi bir resmi görüşme yapılmadan gerçekleşti ve kaynaklara göre karar üst düzey personel seviyesinde alındı.
Tesla’nın milyarder CEO’su Musk, Trump yönetiminde geçirdiği yaklaşık 130 günlük özel görev süresi boyunca, federal hükümetin bazı bölümlerini küçültme ve yeniden yapılandırma konusunda geniş yetkilere sahipti. Görev süresi 30 Mayıs civarında sona erecek olan Musk, özellikle DOGE olarak bilinen “hükümet verimliliği departmanı”nın çalışmalarına ilişkin memnuniyetsizliğini sıkça dile getirdi.
Papara kullanıcıları, son iki gündür hesaplarına erişimde ciddi sorunlar yaşıyor. Şirketten yeni açıklama geldi. Para çekebilecek miyiz?
Geçtiğimiz günlerde Musk, Trump’ın bütçe harcama planını eleştirerek, bu planın aşırı maliyetli olduğunu ve hükümeti daha verimli hale getirme çabalarını baltaladığını savundu. Washington Post’a verdiği röportajda federal bürokrasinin durumunun beklediğinden çok daha kötü olduğunu belirten Musk, Washington’daki koşulların düzeltilmesinin zorluğunu vurguladı. Ayrıca DOGE’nin Beyaz Saray’daki sorunların sebebi olarak sık sık hedef gösterildiğini de söyledi.
Musk’ın hükümetteki dönemi boyunca bazı kabine yetkilileri ile özel görüş ayrılıkları yaşadığı ve Beyaz Saray Ticaret Danışmanı Peter Navarro’yu, ABD ile Avrupa arasında sıfır tarife uygulaması önerisini küçümsemesi nedeniyle “aptal” olarak nitelendirdiği kamuoyuna yansımıştı.
Son dönemde Musk’ın hayal kırıklıklarından biri de, sahibi olduğu AI şirketinin rakibi olan Sam Altman liderliğindeki OpenAI’nin Abu Dabi ile yaptığı anlaşmaydı. Wall Street Journal’a göre Musk, bu anlaşmaya kendi şirketinin dahil edilmesini talep etmiş ancak bu gerçekleşmemişti.
Öte yandan Musk’ın siyasetle ilgili yaşadığı hayal kırıklığının sebepleri arasında, desteklediği Wisconsin yargı adayı seçimlerini kaybetmesi de bulunuyor. Musk, adayın kampanyasına yaklaşık 25 milyon dolar harcamıştı.
Trump yönetimi, DOGE girişimleri ile federal sivil işgücünün yaklaşık yüzde 12’sini, yani 2.3 milyon çalışan içinden 260 bin kişiyi çeşitli teşvik ve emeklilik planlarıyla azalttı.
Musk’ın siyasi faaliyetleri yatırımcılar ve kamuoyu tarafından eleştirilere maruz kalmış, bazı yatırımcılar Musk’ın Tesla’ya daha fazla odaklanmasını istemişti. Musk daha önce Trump’ın başkanlık kampanyasına ve Cumhuriyetçilere yaklaşık 300 milyon dolar bağış yapmıştı. Katar’da düzenlenen ekonomik bir forumda artık siyasi harcamalarını önemli ölçüde azaltacağını açıklayan Musk, bu konuda yeterince katkı yaptığını düşündüğünü ifade etmişti.
Sony, Cinema Line serisine yeni bir üye olan FX2 Cinema Line Full-frame kamerasını tanıttı. Bu kamera, profesyonel sinema çekimi dünyasına geçiş yapmak isteyen kullanıcılar için tasarlanmış bir model olarak karşımıza çıkıyor ve Sony’nin üst seviye VENICE serisi kameralarının görsel felsefesini miras alıyor.
FX2, full-frame sensör teknolojisi ile yüksek görüntü kalitesini bir araya getiriyor ve Sony’nin en üst düzey VENICE sinema kameralarından esinlenen sinematik ifade yetenekleri sunuyor. Kamera, yüksek hareketlilik, operabilite, genişletilebilirlik ve güvenilirlik özellikleri ile tek kişilik çekimler için ideal. Aynı zamanda film yapımını desteklemek üzere tasarlanmış gelişmiş fotoğraf fonksiyonları da içeriyor.
Kameranın kalbi, arkadan aydınlatmalı Exmor R CMOS sensör ve BIONZ XR görüntü işleme motorundan oluşuyor. Bu teknolojik kombinasyon, gelişmiş AI işleme birimi desteği ile yüksek hassasiyet, geniş latitude ve 33 megapiksel çözünürlük sunuyor. FX2’nin full-frame sensörü, S-Log3 ile kayıt yapılırken 15+ stop latitude sağlayarak, yüksek kontrastlı sahnelerin bile tam detayıyla yakalanmasını garanti ediyor.
S-Log3 çekimi için temel ISO değeri 800 veya 4000 olarak ayarlanabiliyor ve kamera S-Gamut3/S-Gamut3.Cine renk gamut desteği sunuyor. Bu özellikler, birden fazla kamera ile çekim yapılırken maksimum düzenleme verimliliği sağlıyor.
Üretim esnekliği için üç farklı Log kayıt modu bulunuyor: Flexible ISO, Cine EI ve Cine EI Quick. Cine EI modu, post prodüksiyon göz önünde bulundurularak çekilen görüntüler için profesyonel film yapımında yaygın olarak kullanılıyor.
Kamera, full-frame 4K çekiminde 7K oversampling kullanıyor ve tam piksel okuma ile pixel binning yapmıyor. Super 35mm modunda 4K 60p kayıt imkanı sunuluyor. 10-bit derinlik, 4:2:2 renk örneklemesi, verimli MPEG-H HEVC/H.265 codec ve DCI-4K dahil Intra kayıt özellikleri ile olağanüstü kalite garanti ediliyor.
FX2, LUT dosyalarının içe aktarılması ve LCD monitör ile elektronik vizörde çekim veya oynatma sırasında uygulanması imkanı tanıyor. Hafıza kartlarından veya Sony’nin Creators’ Cloud servisinden 16 adede kadar kullanıcı LUT dosyası içe aktarılabiliyor. Kayıt için kullanılan LUT, post prodüksiyon için video metadata’sına gömülü olarak kaydediliyor.
Picture Profile ön ayarları, kamerada çeşitli ruh halleri yaratmak için renk ve gradasyonu ayarlamayı kolaylaştırıyor. Bunlar arasında güzel cilt tonları üreten değerli S-Cinetone da bulunuyor. İçe aktarılan kullanıcı LUT’ları PPLUT 1-4 olarak kaydedilebiliyor ve kayıt sırasında uygulanabiliyor. FL2 ve FL3 dahil 12 Creative Look profilinin genişletilmiş yelpazesi, birçok kayıt ihtiyacı için kapsamlı görsel ruh hali seçeneği sunuyor.
Anamorfik lensler için desqueeze display modu mevcuttur. Bu mod, anamorfik lenslerle çekim yaparken standart CinemaScope 2.93:1 en boy oranında izleme imkanı tanıyor. 1.3x ve 2.0x desqueeze ayarları sunuluyor ve Sony’nin Monitor & Control uygulaması, tablet veya diğer harici display cihazlarında izleme için daha detaylı ayarlar sağlıyor.
FPS menüsü, Cinema Line üst seviye modellerinden miras alınan özellikleri içeriyor. Variable ayarı, sezgisel kare hızı kontrolü sağlıyor: 4K çözünürlükte 2.5x’e kadar slow motion veya Full HD’de 120 fps’e kadar kayıt yaparken 5x’e kadar slow motion imkanı sunuluyor.
Sony, ultra geniş açıdan süper telefoto zoom’lara, mükemmel prime ve powered zoom’lara kadar 70’den fazla yüksek performanslı E-mount lens sunuyor. Sony orijinal mikrofonları ile kombinlenerek olağanüstü ses kalitesi elde edilebiliyor.
FX2, Cinema Line FX3 ve FX30 ile aynı kompakt flat-top tasarıma sahip. El ile çekim, gimbal ve drone montajı için ideal olan kamera, magnezyum alaşım dış yüzeyde aksesuar montajı için üç konumda 1/4-20 (UNC) vida deliklerine sahip. Alt panelde tripod montajı için iki ek vida deliği bulunuyor.
Güçlü AI işleme birimi ile donatılan FX2, insanlar, hayvanlar, kuşlar, araçlar ve hatta böcekler için Real-time Recognition AF özelliğine sahip. Algılama çerçevesi tanınan konu gösteriyor ve izleme, monitör ekranında konuya dokunarak başlatılabiliyor. Gelişmiş insan poz tahmin teknolojisi, konu hareketini doğru şekilde tanıyor ve insan göz tanıma, FX3/FX30’a kıyasla yaklaşık %30 geliştirildi.
AF Assist, sorunsuz odak geçişleri için manual odağa kesintisiz geçiş imkanı tanırken, 7 otofokus geçiş hızı ayarı ve 5 hassasiyet ayarı detaylı kontrol sunuyor. Focus Map, canlı görüntü ekranında odak bilgilerini kaplama yaparak alan derinliğini görselleştirmeyi kolaylaştırıyor. Breathing Compensation fonksiyonu, görüntü kararlılığını önemli ölçüde artırabiliyor.
FX2’nin Auto Framing özelliği, kamera tripoda monte edildiğinde konuyu otomatik olarak kırpar ve takip ederek önemli bir konumda tutar. Bu sayede deneyimli bir operatör tarafından çekilmiş gibi görünen görüntüler üretiliyor. Framing Stabilizer fonksiyonu, konuyu çerçeve içinde aynı konumda otomatik olarak tutuyor.
Active Mode, yürürken ve çekerken stabilizasyonu artırıyor. Daha hızlı tempoda çekim için Dynamic Active Mode bulunuyor ve bu mod elektronik stabilizasyon kullanarak %30’a kadar daha büyük etki sağlıyor. Koşarken bile kararlı görüntü çekimi mümkün oluyor. İlgili stabilizasyon metadata’sı, verimli post prodüksiyon için görüntülere gömülü olarak kaydediliyor.
Tek bir anahtar MOVIE veya STILL modunu seçiyor ve tüm ilgili ayarları anında geri çağırıyor. 33 megapiksel çözünürlük ve 10 fps’e kadar sürekli burst sağlamanın yanı sıra, kamera daha önce içe aktarılan kullanıcı LUT’u olan video kaydederken veya oynatırken fotoğraf çekmeye izin veren bir fonksiyona sahip.
Log modu fotoğraflar için de mevcut. Bu sayede video çekimi sırasında kullanılan S-Log3 gamma eğrisi ile JPEG ve HEIF fotoğrafları çekmek mümkün oluyor. Aynı iş akışı post prodüksiyon sırasında kolayca uygulanabiliyor.
Yaklaşık 3.68 milyon noktalı OLED vizör sayesinde parlak veya dikkat dağıtan ortamlarda bile çekime odaklanmak mümkün. Büyütme 0.70x (50mm lens, sonsuz odak, -1m-1 diyoptri) ve görüş açısı ile göz noktası video kayıt için optimize edilmiş. Vizörün kendisi hemen hemen her açıda kolay görüntüleme için 0° ila +90° arasında döndürülebiliyor.
FX2, VENICE gibi üst düzey CineAlta kameralarından BIG6 (Home) ekranını miras alıyor. Bu ekran MOVIE modunda altı temel parametreyi kolayca izleme imkanı tanıyor: FPS (kare hızı), ISO, Shutter (hız/açı), Aperture veya ND Filter, Look ve White Balance.
Dahili soğutma fanı, görüntü stabilizasyon biriminde kullanılan yüksek termal iletken grafit malzeme ve LCD monitör kapalıyken bile geniş hava girişi sağlayan yenilikçi tasarım kombinasyonu ile ısı birikimi önleniyor. 4K 59.94p’ye kadar formatlar için kesintisiz video kayıt süresi sunuluyor.
Yüksek kapasiteli NP-FZ100 batarya ve etkili güç yönetimi, 100 dakikaya kadar gerçek video süresi veya 155 dakikaya kadar sürekli çekim sağlıyor. Daha uzun çekim süreleri için güç adaptöründen veya USB Power Delivery (PD) destekleyen mobil bataryadan sürekli güç beslemesi yapılabiliyor.
XLR Handle Unit XLR-H1 takıldığında, FX2 ekstra batarya veya kabloya ihtiyaç duymadan iki XLR konnektör ve dijital ses arayüzü aracılığıyla yüksek kaliteli ses kaydedebiliyor. Dört kanal ses, 24-bit kayıt ve diğer ayarlar kolayca uygulanabiliyor.
FX2, USB (UVC/UAC) aracılığıyla bilgisayara veya kablosuz/kablolu LAN ağına canlı yayın için harika bir seçenek. Kameranın hafıza kartına eş zamanlı kayıt yaparken LAN aracılığıyla 4K (3840 x 2160) 59.94p’ye kadar video yayını yapılabiliyor. LAN yayın protokolleri RTMP, RTMPS ve SRT’yi içeriyor.
İki kart yuvası SDXC/SDHC UHS-II/UHS-I hafıza kartlarını destekliyor ve bunlardan biri CFexpress Type A kartları da destekliyor. Bu sayede kararlı ve güvenilir yüksek bit hızı kaydı için çok sayıda seçenek sunuluyor. Video ve fotoğraflar farklı kartlara kaydedilebiliyor, ilk kart dolunca kayıt otomatik olarak ikinci karta geçebiliyor.
HDMI Type-A terminali, esnek post prodüksiyon için harici kaydediciye 4K 60p (59.94p) 4:2:2 10-bit veya 16-bit RAW video çıkışı sağlıyor. 16-bit RAW video, DCI-4K’yı da kapsayan 4672 x 2628 çözünürlükte (16:9 en boy oranı) çıkış yapıyor.
Sony’nin Monitor & Control uygulaması, akıllı telefon veya tablet ekranında sezgisel uzaktan kumanda ve görüntü izleme imkanı sunmanın yanı sıra pozlama onayı ve hassas odaklama için dalga formu ve diğer ekranları sağlıyor. Birden fazla kamera tek bir iPad’e kablosuz bağlandığında çoklu izleme mevcut.
Catalyst Browse ve Catalyst Prepare uygulamaları, gömülü LUT’lar ile Log modunda kaydedilen videonun uygun şekilde düzenlenmesine izin veriyor. Kayıt sırasında eklenen shot mark’lar ve OK/NG/KEEP bayrakları da kolay shot seçimi için içe aktarılabiliyor.
Creators’ Cloud kapsamında, kaydedilen dosyalar akıllı telefon veya başka bir cihaza aktarmak zorunda kalmadan doğrudan kameradan Creators’ Cloud deposuna yüklenebiliyor. Creators’ Cloud’a yüklendikten sonra veriler iş akışına uygun şekilde Google Drive veya Adobe Lightroom gibi diğer bulut servislerine aktarılabiliyor.
Sony’nin “Road to Zero” çevre planı kapsamında, 2050 yılına kadar sıfır çevresel ayak izi elde etme amacına yönelik olarak bu ürünün çevresel ayak izi geliştirmeden tedarik zincirine, üretime ve ambalajlamaya kadar minimize edilmiş. Plastik olmayan ambalaj malzemeleri kullanılıyor ve ürün çantaları için bitki bazlı dokusuz kumaşlar kullanılarak plastik kullanımı daha da azaltılıyor.
Menü büyüteci ve genişletilmiş menü öğeleri yelpazesini sesli okuyan ekran okuyucusu gibi erişilebilirlik özellikleri, dijital görüntülemenin herkes tarafından keyifle kullanılmasını kolaylaştırıyor.
Geniş konu yelpazesi için AI tabanlı Real-time Recognition AF, konu takibi için sezgisel dokunmatik işlem gibi gelişmiş özellikler, fotoğrafçılık ve film yapımının keyfini mümkün olan en geniş kullanıcı yelpazesine sunuyor.
FX2’nin fiyatı 2 bin 699 İngiliz Sterlini olarak belirlendi ve kamera şu anda sipariş için mevcut durumda.
Sony FX2 Cinema Line teknik özellikleri
Özellik
Detay
Sensör Tipi
35mm Full Frame (35.9 x 23.9 mm) Exmor R CMOS
Görüntü İşlemci
BIONZ XR + AI İşleme Birimi
Etkili Piksel (Fotoğraf)
Yaklaşık 33.0 megapiksel
Etkili Piksel (Video)
Yaklaşık 27.6 megapiksel
Video Çözünürlük
4K (3840×2160), DCI-4K (4096×2160), Full HD
Maksimum Kare Hızı
4K: 60p, Full HD: 120p
Renk Örneklemesi/Derinlik
4:2:2 10-bit
Video Codec
MPEG-H HEVC/H.265, Intra kayıt
Log Kayıt
S-Log3, S-Gamut3/S-Gamut3.Cine
Dual Base ISO
800 / 4000
Dynamic Range
15+ stop latitude
Oversampling
7K (Full Frame 4K için)
Slow Motion
4K’da 2.5x, Full HD’de 5x
ISO Fotoğraf
100-51200 (genişletilebilir: 50-204800)
ISO Video
100-51200 (genişletilebilir: 102400)
Auto ISO
100-12800 (ayarlanabilir alt/üst limit)
AF Noktası (Fotoğraf)
Maksimum 759 nokta (faz algılama)
AF Noktası (Video)
Maksimum 627 nokta (faz algılama)
Real-time Recognition
İnsan, hayvan, kuş, araç, böcek
AF Geçiş Hızı
7 ayar seviyesi
AF Hassasiyeti
5 ayar seviyesi
LCD Monitör
7.5 cm (3.0″) TFT
Elektronik Vizör
OLED, 3.68 milyon nokta, 0.70x büyütme
Vizör Açı Ayarı
0° – +90° döndürülebilir
Kart Yuvası 1
SD (UHS-I/II) / CFexpress Type A
Kart Yuvası 2
SD (UHS-I/II)
HDMI Çıkış
Type-A, 4K 60p, 4:2:2 10-bit/16-bit RAW
USB Bağlantı
Type-C (USB Power Delivery desteği)
Ses Girişi
3.5mm jack, XLR (XLR-H1 ile)
Dijital Ses
24-bit, 4 kanal kayıt
Wi-Fi/LAN
Kablosuz ve kablolu ağ desteği
Canlı Yayın
4K 59.94p (RTMP, RTMPS, SRT protokolleri)
Batarya
NP-FZ100
Video Kayıt Süresi
100 dakika (gerçek kullanım)
Sürekli Çekim Süresi
155 dakika
Harici Güç
USB-C PD, DC Coupler (DC-C1)
Soğutma Sistemi
Dahili fan (Auto/Minimum/Off modları)
Gövde Malzemesi
Magnezyum alaşım
Montaj Noktaları
3x 1/4-20 UNC vida deliği + 2x tripod
Fotoğraf Çözünürlük
33 megapiksel
Sürekli Çekim Hızı
10 fps’e kadar
Fotoğraf Formatları
JPEG, HEIF, RAW
Picture Profile
S-Cinetone dahil preset’ler
Creative Look
12 profil (FL2, FL3 dahil)
Kullanıcı LUT
16 adede kadar içe aktarılabilir
Desqueeze Display
1.3x ve 2.0x anamorfik destek
Stabilizasyon
Active Mode, Dynamic Active Mode (%30 iyileştirme)
Xiaomi kısa süre önce tanıttığı Xring O1 işlemcisiyle, kapsamlı stratejisinin ilk adımını atmış oldu. Xring O1 şu an yalnızca 15S Pro ve Pad 7 Ultra gibi üst segment ürünlerde kullanılıyor. Ancak Xiaomi’nin önümüzdeki dönem için planları, işlemci üretimini yalnızca amiral gemisi sınıfıyla sınırlı tutmayacağını gösteriyor.
Xiaomi, işlemci alanında vites yükseltiyor
Şirketin yöneticilerinden Lu Weibing yaptığı açıklamada, uygun fiyatlı akıllı telefonlar için de özel olarak geliştirilecek yonga setlerinin planlandığını belirtti. Xiaomi, kendi üretimi olan bu işlemcileri zamanla orta ve alt segment cihazlara da entegre etmeyi hedefliyor.
Xiaomi’nin işlemci geliştirme çalışmaları yalnızca ana yonga setiyle sınırlı değil. Firma, aynı zamanda kendi 5G modemi üzerinde de çalışıyor. Ancak bu projenin henüz erken aşamada olduğu ifade ediliyor. Apple’ın yeni C1 5G modeminde yaşadığı teknik zorluklar düşünüldüğünde, Xiaomi’nin de benzer engellerle karşılaşabileceği öngörülüyor.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Alternatif olarak, mevcut Xring O1 işlemcisinin belirli özelliklerinin sadeleştirilerek daha uygun fiyatlı cihazlara uyarlanması da seçenekler arasında yer alıyor. Bu senaryo gerçekleşirse, Xiaomi’nin işlemci tarafında, oldukça geniş bir ürün yelpazesinde söz sahibi olmasının önü açılmış olacak.
Xiaomi’nin işlemci ve modem geliştirme yönündeki hamleleri; şirketin uzun vadede sadece akıllı telefon üreticisi değil, aynı zamanda kendi teknolojik altyapısını kuran bir platform sağlayıcısına dönüşmeyi hedeflediğini gösteriyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.