Cep telefon numaramızı yeni biriyle tanıştığımızda panikten veya telefon numaramız yeni olduğundan dolayı unutabiliyoruz. Peki ya bu anlarda numaramızı hızlı bir şekilde öğrenmemizin yolu var mı? Kısa bir numara tuşlama ile birlikte numaramızı öğrenebilir miyiz?
Cep telefon numarasını hatırlayamamak hayatımızda birçok defa karşımıza çıkan sorunlar biri. Peki ya yeni telefon aldığımızda sürekli karşımıza çıkan bu sorunu nasıl çözebiliriz? 2025 yılında telefon numaranızı en hızlı şekilde nasıl öğrenebiliriz? İşte cep telefon numaranızı öğrenmenin en hızlı yolu…
Cep telefonu numaranızı en hızlı öğrenmenin yolu!
Cep telefonları hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Değişen ve güncellenen kampanyalarla birlikte cep telefonu tarifesi için farklı telekominikasyon şirketine geçenlerin çoğu telefon numarası taşımaktan ziyade yeni bir telefon numarası tercih ediyor. Peki ya numaranızı öğrenmenin en hızlı yolu nedir? Numaranızı nereden öğrenebilirsiniz?
Telefon numaranızı öğrenmenin en hızlı öğrenmenin yolu için telefonunuzdan kısa bir tuşlama yapmanız gerekiyor. Numarasını öğrenmek istediğiniz hattın takılı olduğu cep telefonunun arama kısmına “*101#” yazıp arama tuşuna basmanız gerekiyor. Karşınıza çıkan ekranda kullanmış olduğunuz telefona takılı olan hattın numarası çıkacak. Bu kısa yol ile birlikte hızlı bir şekilde eöğrenemiş
Bu kısa yolu öğrenmeden önce numaranızı siz hangi yöntem ile öğreniyordunuz? Bu konuyla ilgili düşüncelerinizi Yorumlar kısmında bekliyoruz.
Günümüzde Windows ve Android başta olmak üzere birçok farklı işletim sisteminde sanal bellek özelliğini görmeniz mümkün. Bu makalemizde en uygun sanal bellek boyutu nedir? sorusunu yanıtladık.
Sanal bellek teknolojisi, cihazınızın ihtiyacı olduğu durumlarda diskinizin bir bölümünü RAM ile birlikte kullanmanıza olanak tanıyor. Sanal bellek için ayırmanız gereken bölüm, işletim sistemine ve bilgisayarınızın özelliklerine göre değişiklik göstermektedir.
Eski Windows sürümleri için en uygun sanal bellek boyutu
Windows XP işletim sistemi için uygun sanal belleği kullandığınız bilgisayarın RAM miktarına göre belirlemelisiniz. Uygun sanal belleği cihazınızdaki RAM miktarı ile mevcut RAM’in 4 katı arasında belirleyebilirsiniz. Örneğin 1 GB RAM’e sahip bilgisayar kullanıyorsanız, sanal belleğiniz 1 GB ile 4 GB arasında olmalıdır.
Windows 7 ve Windows Vista işletim sistemleri için de uygun sanal bellek miktarı, Windows XP’de olduğu gibi mevcut RAM’in 4 katına kadar belirlenebilir. Windows 8 ve Windows 8.1 işletim sistemlerinde minimum sanal bellek miktarını cihazınız otomatik olarak ayarlamaktadır. Windows 8 ve Windows 8.1 cihazınızın maksimum sanal bellek miktarını ise mevcut RAM’in 4 katına kadar belirleyebilirsiniz.
Windows 10 ve Windows 11 için en uygun sanal bellek boyutu nedir?
Windows 10 ve Windows 11 işletim sistemleri, sanal bellek yönetimini otomatik olarak yürütmektedir. Kullanıcılar, sanal bellek miktarının yetersiz geldiği durumlarda sanal belleği elle düzenleyerek daha yüksek performans elde edebilir.
Başlat menüsünde yer alan Ayarlar menüsüne tıklayın.
Karşınıza çıkan penceredeki arama alanına Gelişmiş Sistem Ayarlarını Görüntüle yazarak arama sonucunda yer alan sekmeye tıklayın.
Gelişmiş Sistem Ayarları menüsünde yer alan Performans sekmesindeki Ayarlar butonuna tıklayın.
Karşınıza çıkan ekrandaki Gelişmiş sekmesine tıklayın.
Gelişmiş sekmesinde cihazınızın otomatik olarak ayarladığı sanal bellek miktarını görüntüleyebilirsiniz.
Sanal bellek miktarını elle değiştirmek isterseniz Değiştir butonuna bastıktan sonra, Tüm sürücülerdeki disk belleği dosyası boyutunu otomatik yönet seçeneğinin yanındaki işareti kaldırın.
Artık sanal belleğinizi karşınıza çıkan pencereden önerilen miktara göre ayarlayabilirsiniz.
Yazıcılar, evde veya iş yerinde birçok kişinin gün içinde sıkça kullandığı teknoloji cihazlarından birisi haline geldi. Bu cihazların olası bir teknik arızasında çözümler değişkenlik gösterebiliyor. Ancak çözümlerin birçoğu IP adresi ile elde ediliyor. Birçok kişi yazıcıları kullansa da gerekli bilgileri bilmiyor. Yazıcıların IP adresleri nasıl öğrenilir? İşte yöntemler…
Yazıcının IP adresini öğrenmek için 4 yöntem bulunuyor
Oluşabilecek yazıcı arızasını gidermek ya da bilgisayarı yazıcıya IP adresi ile bağlamak için bazı yöntemler bulunuyor. Bunun için Ayarlar kısmından yazıcı özellikleri , yazıcı aygıtın ekranı, Komut satırı ve Router kullanma yöntemlerinden birisi denenebilir.
Yazıcı özellikleri
Windows’ta, yazıcının IP adresini bulmak için Kontrol Paneli kısmını kullanmak şüphesiz en çok tercih edilen yöntemlerden birisi. Bu aşamada izlenecek yöntemler şu şekilde;
Ayarlar kısmından Aygıtlar sekmesini tıklayın.
Ardından Yazıcılar ve Tarayıcılar seçeneğini tıklayın.
Listede yazıcınızın ismini bulup tıklayın ve Yönet öğesini seçin.
Yazıcı Özellikleri kısmını seçin.
Sekmelerden Genel olan sayfada IP adresi yazıyor olacak.
Yazıcının ekranını kullanma
Özellikle yeni nesil yazıcıların birçoğunda LCD ekran bulunuyor. Bu ekrandan IP adresi bulmak gibi istediğiniz birçok işleminizi yapabiliyorsunuz. Ekrandan IP bulma işlemi cihazdan cihaza ufak değişiklikler gösterse de Ayarlar bölümünde IP adresi bölümü mutlaka kolay bir şekilde bulunuyor.
Yazıcı ekranında bulunan Ana Sayfa düğmesine tıklayarak Menü kısmına ulaşın. Buradan sırasıyla Seçenekler ardından Tercihler öğresini tıklayın.
Komut satırı(CMD) kullanarak bulma
Komut satırı, yazıcının IP adresini bulmak için sık kullanılan yöntemlerden birisi. İşte adımları;
Bilgisayarınızda Windows tuşuna basıp cmd yazarsanız Komut İstemi yapmış olursunuz.
Açılan pencerede şu komutu yazmalısınız: netstat -r
Ardından Enter tuşuna bastığınızda IP adresi bilgisi açılır.
Router kullanma
Bu yöntem çok kullanılmasa da router portalında yazıcıya ait IP adresini bulabilirsiniz. Ancak bunun için yetkili bilgilerine sahip olmalısınız.
Kullandığınız bir web tarayıcısını açıp adres çubuğuna 192.168.1.1 yazarak aratın.
Router cihazınızın kullanıcı adı ve şifresiyle giriş yapın.
Burada Yerel Ağ seçeneğinde bulunan DHCP İstemci Tablosu arayın.
Listede yazıcı ismini bulduktan sonra üzerini tıklarsanız IP adresine ulaşmış olursunuz.
Gün içerisinde milyonlarca kişi tarafından çeşitli web siteleri ziyaret ediliyor. Bir telefon rehberi gibi olan DNS,’te bu sitelerdeki IP adreslerini tutmaktadır. Çeşitli nedenlerden dolayı Samsung telefonunuzdan DNS ayarlarını değiştirmek istediğinizde akla gelen ilk soru “Samsung telefon DNS ayarları nasıl yapılır?” oluyor.
Akıllı telefonunuzdaki DNS ayarlarını değiştirmek çevrimiçi gizliliğinizi, güvenliğinizi ve tarama hızınızı iyileştirebilmektedir. Bunların yanı sıra başka nedenlerden dolayı da DNS ayarlarının değiştirilmesine ihtiyaç duyarız. Ancak bu işlemin nasıl yapılacağını bilmemek sizlere zorluk yaşatabiliyor. Bu yazımızda da Samsung telefon kullanıcılarının merak ettiği “Samsung telefonlarda DNS ayarları nasıl yapılır?” sorusunu cevaplıyoruz.
Bugün DNS olarak bilinen “Domain Name Server”, internetinizin rehberi gibi çalışıyor. Tarayıcınıza bir web sitesinin URL’sini girdiğinizde, veri göndermek ve almak için sitenin IP adresine çevrilmesi gerekir. DNS, belirli bir URL için bir IP adresi sağlayan internet rehberinin eşdeğeri olarak biliniyor.
Samsung telefonlarda DNS ayarı nasıl yapılır?
İlk olarak ana ekrandan Ayarlar’a dokunun.
Bağlantılar seçeneğini seçin.
Bağlı olduğunuz ağın yanındaki ayarlar simgesine dokunun.
En altta çıkan Gelişmiş seçeneğini seçin.
Eğer IP ayarlarınızın DHCP’de ise onu Statik’e geçirmeniz gerekir.
Değiştirildikten sonra menü, düzenleyebileceğiniz DNS ayarlarıyla birlikte görünmektedir. Cihaz DHCP aracılığıyla aldığı IP adresini dolduracağından IP adresini düzenleme konusunda endişelenmeyin.
Karşınıza çıkan DNS 1 ve DNS 2 girişlerine girmek istediğiniz web sitelerinin IP adreslerini (8.8.8.8 ya da 8.8.4.4. gibi) ekleyin.
Son olarak da ayarlarınızı kaydedin.
DNS ayarları neden değiştiriliyor?
DNS ayarlarını değiştirmek için pek çok farklı neden bulunuyor. Bunun ilk nedeni ise daha hızlı bir internet kullanımıdır. Bu sayede kişiler internete daha hızlı bir şekilde erişebiliyor. Diğer neden ise DNS’ten kaynaklanan engellerden dolayı istenilen web siteye girememek…
Aynı zamanda veri güvenliği sağlamak isteyen kullanıcılar tarafından da DNS ayarları değiştiriliyor. DNS ayarlarını değiştirerek girmek istediğiniz sitelerde veri bilgilerinizi koruyabilirsiniz. DNS ayarlarını değiştirmek istemenizin sebebi ne olursa olsun ayarları değiştirdikten sonra cihazınızın savunmasız bir şekilde kalabiliyor. Bunun için de cihazınızın güvenliğini oldukça yüksek tutmanız gerekiyor.
iPhonegaranti sorgulama rehberi ile karşınızdayız. Söz konusu teknolojik bir ürün olduğunda garantiye sahip olması çok daha kritik öneme sahip. Günümüzde yüksek fiyata sahip olan iPhone’ları 2. el olarak almak veya servise göndermek isteyenler Apple garanti sorgulama işlemini tercih ediyor. iPhone telefonlarda garanti sorgulama nasıl yapılır? Gelin, bu sorunun cevabını birlikte görelim.
Daha önceki yıllarda iPhone ve iPad modellerinin garantisini sorgulamak için Apple’ın internet sitesini ziyaret etmek şarttı. Ancak, 2020 yılının Eylül ayında yayınlanan iOS 13 ve iPadOS 13 sürümleri ile birlikte kullanıcılar doğrudan cihazları üzerinden garanti süresini görüntüleyebilir hale geldi.
Bunun için tek yapmanız gereken Ayarlar > Hakkında yolunu takip etmek ve cihaz hakkında detaylı bilgilerin yer aldığı bu ekranda karşınıza çıkan garanti süresini görüntülemek.
Bu rehberimizde; Apple’ın internet sitesi üzerinden garanti sorgulama işleminin nasıl yapılacağını, iPhoneteknikdestek süresini ve AppleCare koruma planı için iPhone’un uygun olup olmadığını nasıl öğrenebileceğinizi anlatıyoruz.
iPhone garanti sorgulama işlemi – Apple garanti sorgulama
1 – )Buraya tıklayarak veya doğrudan “https://checkcoverage.apple.com/tr” adresini ziyaret ederek Apple’ın internet sitesinde yer alan “Servis ve Destek Kapsamınızı Kontrol Edin” başlıklı sayfaya ulaşıyoruz.
2 – ) Açılan sayfada “Seri numaranızı girin” ve “Lütfen kodu girin” olmak üzere bilgi talep edilen iki kutucuk bulunuyor. İlk bölüme adından da anlaşılabileceği üzere iPhone seri numarası, iki bölüme ise ekrandaki güvenlik kodu giriliyor.
iPhone seri numarası nasıl bulunur? – iPhone seri no sorgulama
iPhone seri no sorgulama işlemi için tek yapmanız gereken cihazın Ayarlar menüsünü açmak ve Genel > Hakkında yolunu takip etmek. Bu bölümdeki “Seri Numarası” kısmında ihtiyacınız olan bilgiye göreceksiniz.
3. Adım: Kutucuklara gerekli bilgileri girdikten sonra iPhone garanti durumu hakkında bilgiler Türkçe olarak sizleri karşılayacak. Bu bölümde; geçerli satın alma tarihi, telefonla teknik destek süresi, onarım ve servis kapsamı ve AppleCare koruma planı için uygunluk bilgileri yer alıyor.
4. Adım: Onarım ve Servis Kapsamı bölümünden iPhone’un ne zamana kadar garantisinin olduğunu görebilirsiniz.
– iPhone garanti sorgulama işlemini yaptınız mı? Ne kadar süreniz kalmış? Yorumlar bölümünde bizlerle paylaşabilirsiniz.
Bir film ya da dizi seyrettiğiniz sırada bilimsel hatalar yapıldığını daha önce hiç fark ettiniz mi? Genetikçi Dan Koboldt‘ın dikkatini çekmiş olacak ki bu konuda bir kitap bile yazdı. Putting the Science in Fiction adlı kitabında yazar, filmlerde ve TV şovlarında görülen yaygın bilim yanılgılarını kaleme aldı. Amacı ise, senaryo yazarlarının biyoloji, fizik ve mühendislik gibi alanlar hakkında daha doğru yazmasına yardımcı olmak.
Film ve dizi sahnelerindeki bilimsel hatalar
İster sinemada milyonlar tarafından izlenen popüler bir film olsun ister sevilen bir dizi, bu listedeki yapımlar pek çok hataya ev sahipliği yapıyor. İşte karşınızda söz konusu sahnelerden bazıları…
Star Wars serisi
Star Wars (Yıldız Savaşları), dünya çapında milyonlarca hayran kitlesi olan film serisi. Konu uzayla ilgili bir yanılgı olduğunda Star Wars kolay hedef haline gelmiş durumda. Çünkü bu konuda pek çok hata göze çarpıyor.
Return of the Jedi (Jedi’ın Dönüşü) bölümünü bir hatırlayalım. Bölümün sonundaki sahnede patlayan Death Star’ı (Ölüm Yıldızı) da hatırlıyoruz. Koboldt, bu sahne için, “Uzayda her şey patlamaz. Çünkü uzayda bir şeyi havaya uçurmak istiyorsanız, oksijene ihtiyacınız var demektir. Uzay bir boşluktur.” dedi.
Ölüm Yıldızı’nın patladığını da duymazsınız. Yine Koboldt, “Hiçbir şey duymayacaksınız çünkü ses, boşlukta ilerleyemez.” şeklinde açıklıyor.
Spider-Man de bu kategoriye dahil oldu
Spider-Man (Örümcek Adam) serisine gelelim şimdi de. Film ve dizi sahnelerindeki bilimsel hatalar listemize bu film de dahil. Peki, nasıl bir yanılgı var? Pek çok yapım, ilgi çekici olmak ve sıradışılık kazanmak için temel bilimleri görmezden geliyor. Ancak bu tür yanılgılar ya da bilerek yapılan hatalar elbette birilerinin dikkatini çekiyor.
Filmde, başrol Peter Parker’ı radyoaktif bir örümcek ısırıyor. Daha sonra Parker, örümceğin yeteneklerini kazanıyor ve artık hayatı değişiyor. Gerçek hayatta ise mutasyonlar çok farklı sonuçlara yol açar.
Koboldt, “Kötü bir mutasyonsa, hücre ölür. Eğer bu iyi bir mutasyonsa, hücre genellikle büyüyerek bir tümöre dönüşür.” şeklinde açıklıyor.
Bir dizi de listede: CSI
Genetikçi yazar, ABD’deki popüler bir dizi olan Crime Scene Investigation (CSI) hakkında bilgilendirici bir yorumda bulunuyor. 24 Emmy ve 6 Altın Küre Ödülü‘ne aday gösterilmiş olan dizide de hatalar yer alıyor. Dizinin teması ise suç mahallindeki araştırmalar.
Koboldt, CSI’nin bir bölümünü izledi. Ancak bir DNA örneği alınarak bir kişinin nasıl göründüğünü tahmin etmeye yönelik konusu, onun eleştirisine takıldı. Çünkü bu, gerçek hayatta yapılamaz. Koboldt, “Bir genetikçi olarak, muhtemelen size DNA örneğinin olası atalarının ne olduğunu kesin olarak söyleyebiliriz. Ama buna dayanarak tam görünümlerini tahmin etmek çok zor olur. Çünkü bunların çoğu çok karmaşık özellikler.” dedi.
Salgın filmindeki komik hata
1995 yapımı Outbreak (Salgın) filminde oldukça gülünç ve basit bir bilimsel hata söz konusu. Ünlü oyuncu Dustin Hoffman‘ın canlandırdığı Sam Daniels, sadece mikroskoptan bakarak virüsün mutasyona uğradığını görüyor. Ama bu mümkün değil!
Dünya Bilim Festivali, “Virüslerin büyük çoğunluğu optik mikroskopla görülemeyecek kadar küçüktür. Motaba virüsü Ebola virüsü kadar küçükse, onu ancak bir elektron mikroskobu ile ayrıntılı olarak görebilirsiniz.” açıklaması yaptı.
Sizin dikkatinizi çeken benzer hatalar varsa yorumlarınızı bekliyoruz…
İnternet dünyasına açılan kapımız olan modemler bizler için oldukça büyük önem taşıyor. İnternet sağlayıcılarından gelen sinyalleri bizlere aktaran bu cihazların doğru yapılandırılmış olması gerekir. Aksi durumda ise internet hızımız düşebilir ya da internete hiç giremeyebiliriz. Bu gibi durumlarda modemi açıp kapamak bazı sorunları çözebileceği gibi bazen ise modeme reset atmak gerekiyor. Biz de bu yazımızda modeme nasıl reset atılabileceğini anlatmaya çalıştık.
İşte modem resetleme adımları!
Modem resetleme işlemi ile cihazınızı fabrika ayarlarına döndürürsünüz. Bu işlem internet, kablosuz ve port yönlendirme gibi çeşitli ayarlarınızın sıfırlanmasına neden olur. Cihazınızı reset tuşu ya da modem arayüzü yardımı ile iki farklı şekilde resetleyebilirsiniz.
Modemi reset tuşu ile sıfırlama
Modeminizin arka bölümündeki Reset yazısı altında yer alan küçük deliği bulun
Bu deliğe bir iğne, kürdan ya da kalem ucu ile bastırın
Bu düğmeye yaklaşık 10 saniye basılı tutun
Daha sonra modemin tüm ışıklarının söndüğünü ve tekrar açıldığını göreceksiniz
Modemi arayüz yardımı ile sıfırlama
Modeminizi sıfırlamak için modem arayüzünü de kullanabilirsiniz. Ancak modem arayüzüne girebilmek için kullanıcı adı ve şifrenizi bilmeniz gerekir. Eğer bu bilgileri değiştirmediyseniz, bu bilgiler modeminizin arkasında yazacaktır.
İnternet tarayıcınızda modeminizin IP adresini aratın. Arayüz bilgisi için de modeminizin arkasına bakabilirsiniz. (Bazı arayüz adresi örnekleri 192.161.0.1, 192.161.1.1 veya 192.161.2.1)
Kullanıcı adı ve parolar bilgilerinizi çıkan sayfaya girin.
Arayüze giriş yaptıktan sonra Araçlar ya da Bakım (modele göre farklılık gösterebilir) gibi kısımlar üzerinden Fabrika Ayarları seçeneğine ulaşabilirsiniz.
Fabrika Ayarlarına dönün
Çıkan uyarı sekmesini Onay’layarak modeminizi resetleyebilirsiniz.
Umarım bu adımlar sizlere yardımcı olmuştur. Peki siz internet bağlantınızda sorun yaşadığınızda hangi yolları izliyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında ya da SDN Forum‘da bizimle paylaşabilirsiniz.
Türkiye genelinde 1 Ocak 2016’dan önce düzenlenen eski tip sürücü belgelerinin yenilenmesi için tanınan süre 31 Temmuz 2025 tarihinde sona eriyor. Bu tarihe kadar başvurusunu tamamlamayan vatandaşlar sadece yasal geçerliliğini kaybetmiş bir belgeyle trafikte bulunmakla kalmayacak, aynı zamanda ciddi bir mali yükle de karşı karşıya kalacak.
Ehliyet yenileme ücreti 496 kat artarak 15 TL’den 7 bin 438 TL’ye çıkacak!
Mevcut durumda ehliyet yenileme ücreti 15 TL olarak uygulanıyor. Ancak 1 Ağustos 2025 itibarıyla bu ücret B sınıfı sürücü belgeleri için 7 bin 438 TL’ye yükselecek. Ancak yenileme işlemini zamanında yapanlar 7 bin 423 TL’lik ek bir maliyetten kurtulmuş olacak.
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre bugüne kadar 31 milyon 643 bin 355 kişi eski tip ehliyetini yeniledi. Ancak hala 4 milyon 237 bin kişi 2016 öncesine ait olan sürücü belgeleriyle araç kullanmaya devam ediyor. Bu kişilerin 31 Temmuz 2025 tarihine kadar yenileme işlemini gerçekleştirmemesi durumunda ehliyetleri geçerliliğini yitiriyor ve trafiğe çıkmaları yasal olarak mümkün olmuyor.
Merakla beklenen Redmi Note 14S Türkiye’de resmi olarak satışa çıktı. Cihaz, yenilikçi özellikleri ile dikkat çekiyor.
Ehliyet yenileme işlemleri, Alo 199 Çağrı Merkezi, NVİ mobil uygulaması ya da www.nvi.gov.tr üzerinden alınacak randevularla nüfus müdürlüklerinde yapılıyor. Başvuruda bulunan kişilerin yeni sürücü belgeleri PTT aracılığıyla adreslerine gönderiliyor. Başvuru sürecinde araç kullanmak isteyenler, nüfus müdürlüğünden verilen geçici sürücü belgesiyle trafikte seyahat edebiliyor. Aynı belge e-Devlet sistemi üzerinden de temin edilebiliyor.
Yenileme işlemi için gerekli belgeler arasında eski tip sürücü belgesi, 15 TL’lik yenileme bedelinin ödendiğine dair makbuz, yetkili sağlık kuruluşlarından alınmış sürücü olur raporu, son altı ay içinde çekilmiş bir biyometrik fotoğraf ve MERNİS sistemine kayıtlı açık adres bilgisi bulunuyor. Tüm evrakları eksiksiz şekilde sunan kişiler işlemlerini kısa sürede tamamlayabiliyor.
Ehliyetini yenilemek isteyenlerin aşağıdaki belgeleri hazırlamaları gerekiyor:
Mevcut (eski tip) sürücü belgesi
15 TL’lik başvuru ücreti
Yetkili sağlık kuruluşundan alınmış sürücü sağlık raporu
Son 6 ay içinde çekilmiş bir biyometrik fotoğraf
MERNİS sistemine kayıtlı açık adres bilgisi
Yetkililer temmuz ayında artacak yoğunluk nedeniyle başvuruların son güne bırakılmaması gerektiği uyarısında bulundu. İşlemlerini son haftaya bırakanların randevu bulamama ya da belge temininde gecikme yaşama riski bulunuyor. 1 Ağustos itibarıyla yürürlüğe girecek yeni ücret düzenlemesi sonrası başvuru yapanlar ise herhangi bir istisna ya da muafiyet olmaksızın 7 bin 438 TL ödeme yapmak zorunda kalacak.
31 Temmuz 2025 tarihine kadar ehliyetini yenilemeyen sürücüler, yalnızca yasal ihlal değil aynı zamanda binlerce liralık maddi bir kayıpla da karşı karşıya kalacak. Bu nedenle işlemlerini henüz tamamlamamış olan 4 milyondan fazla vatandaş için geri sayım başladı.
Teknoloji dünyasında boy gösteren şirketlerin çalışanlarına ödediği maaşlar hep merak konusu olmuştur. Özellikle hayali bu tür şirketlerde çalışmak olan kişilerin ciddi araştırmalara girdiği bu konuya sizler için makalemizde en ince detaylarına kadar yer verdik. Peki dünyaca ünlü teknoloji şirketleri, çalışanlarına ne kadar maaş veriyor?
Not: Maalesef çoğu şirket, çalışanlarına ne kadar maaş ödediğine dair herhangi bir bilgi paylaşmıyor. Ancak internet ortamında bu tür şirketlerde çalışan kişilerin anonim olarak bildirdiği çeşitli mevkiler için belirli miktarlar mevcut. Bunun yanı sıra bu ücretlerin 2021 yılı için geçerli olduğunu da belirtelim.
Teknoloji şirketlerinin çalışanlarına ödediği maaşlar
Apple
Teknoloji dünyasının önde gelen şirketlerinden Apple’ın departmanlarına ödediği ortalama yıllık maaş miktarı;
Ürün Departmanı – 230 bin dolar
Mühendislik Departmanı – 177 bin dolar
Pazarlama Bölümü – 128 bin dolar
Tasarım Bölümü – 131 bin dolar
Operasyon Departmanı – 87 bin dolar
Yönetim Departmanı – 89 bin dolar
İş Geliştirme – 214 bin dolar
Finans Bölümü – 134 bin dolar
İletişim Departmanı – 225 bin dolar
Müşteri Destek Departmanı – 73 bin dolar
İnsan Kaynakları – 203 bin dolar
Bilişim Departmanı – 141 bin dolar
Hukuk Departmanı – 144 bin dolar
Satış Departmanı – 209 bin dolar
Samsung
Akıllı telefon piyasasının yanı sıra teknoloji dünyasında da adından fazlasıyla söz ettiren Samsung’un çalışanlarına ödediği yıllık ortalama maaş miktarı;
Yazılım Mühendisi – 73 bin dolar
Modem Test Mühendisi – 75 bin dolar
Kıdemli Mühendis – 86 bin dolar
Kıdemli Yazılım Mühendisi – 96 bin dolar
Personel Müdürü – 93 bin dolar
Bölge Satış Müdürü – 86 bin dolar
Şef Mühendis – 111 bin dolar
Proje Lideri – 117 bin dolar
Microsoft
Dünyanın en büyük yazılım şirketlerinden biri olan ve ünlü ürünü Windows işletim sistemiyle uzun yıllardır bilgisayarlarımıza hayat veren Microsoft’un çalışanlarına ödediği yıllık ortalama maaş;
Yazılım Geliştirme Mühendisi – 81 bin dolar
Yazılım Mühendisi – 71 bin dolar
Program Yöneticisi – 91 bin dolar
Veri Mühendisi – 85 bin dolar
Hesap Yöneticisi – 51 bin dolar
Destek Mühendisi – 58 bin dolar
İş Zekası Uzmanı – 62 bin dolar
Kıdemli Pazarlama Danışmanı – 108 bin dolar
Saha Servis Mühendisi – 61 bin dolar
Ürün Danışmanı – 31 bin dolar
Yazılım Test Mühendisi – 61 bin dolar
Kıdemli Program Yöneticisi – 113 bin dolar
Netflix
Dünya genelinde toplamda 210 milyonun üzerinde abonesi bulunan dijital yayın platformu Netflix’in çalışanlarına ödediği yıllık ortalama maaş;
Network Uzmanı – 155 bin dolar
Operasyon Yöneticisi – 61 bin dolar
Teknik Araştırmacı – 61 bin dolar
Müşteri Hizmetleri Temsilcisi – 28 bin dolar
Kıdemli Yazılım Mühendisi – 136 bin dolar
Müdür Yardımcısı – 50 bin dolar
Operasyon Süpervizörü – 50 bin dolar
Bölgesel Operasyon Yöneticisi – 83 bin dolar
Teknik Ürün Yöneticisi – 144 bin dolar
Prodüksiyon Süpervizörü – 50 bin dolar
Kıdemli Program Yöneticisi – 154 bin dolar
Kıdemli Sistem Yöneticisi – 111 bin dolar
Facebook
Sosyal medya dünyasının önde gelen platformlarından biri olan Facebook’un çalışanlarına ödediği ortalama yıllık maaş;
Pazarlama Müdürü – 115 bin dolar
Kıdemli Yazılım Geliştirme Uzmanı – 197 bin dolar
Teknik Proje Yöneticisi – 155 bin dolar
Gizlilik Programı Yöneticisi – 140 bin dolar
Hukuk Uzmanı – 135 bin dolar
Veri Analisti – 129 bin dolar
Network Mühendisi – 125 bin dolar
Lojistik Koordinatörü – 95 bin dolar
Müşteri Hizmetleri Yöneticisi – 85 bin dolar
Strateji Danışmanı – 85 bin dolar
Takım Lideri – 70 bin dolar
Kıdemli Altyapı Yöneticisi – 161 bin dolar
Amazon
Dünyanın en büyük e-ticaret şirketlerinden biri olan Amazon’un çalışanlarına ödediği yıllık ortalama maaş;
Depo Çalışanı – 26 bin dolar
Bölge Yöneticisi – 60 bin dolar
Yazılım Geliştirme Mühendisi – 76 bin dolar
Operasyon Yöneticisi – 63 bin dolar
Kurye – 30 bin dolar
Ürün Yöneticisi – 86 bin dolar
Depo Teknisyeni – 25 bin dolar
Müşteri Hizmetleri Temsilcisi – 28 bin dolar
Kıdemli Yazılım Mühendisi – 91 bin dolar
Tesla
Elektrikli ve otonom araçlarıyla başarılı bir şekilde faaliyet gösteren Tesla’nın çalışanlarına ödediği yıllık ortalama maaş;
IMDb‘de en iyi filmler sıralaması ilgi çekici olduğu kadar, en kötü filmler de sinema severlerde merak konusu olmuştur. Piyasadaki en beğenilmeyen içeriklerin yer aldığı bu liste, tamamen hayranların geri dönüşleri ile bizleri karşılamakta. Bazı yapımlar gerçekten olumsuz eleştiriler ile dikkat çekse de, bazıları da izleyicilerin beklentilerini karşılayamadıkları için kötü not almakta.
Peki bu kötü oluşları ile meşhur olan filmler hangileri? İşte bu yazımızda sizler için tüm zamanların en kötü filmleri olarak lanse edilen 10 yapımı sıraladık.
IMDB’ye göre en kötü filmler
Sinema dünyasında birbirinden farklı 10 yapımın bulunduğu listede yerli yapımlara da denk gelebilirsiniz. Puan sıralamasında dipte yer alan filmler, hayal kırıklıkları ile internet ortamında dahi fenomen oldu. İzleyicilere başarılı performanslar sunamayan yapımları gelin birlikte inceleyelim.
10. Birdemic: Shock and Terror – 1.8 puan
Tüm zamanların en kötü filmlerinin yer aldığı sıralamaya 2010‘da çıkan Birdemic ile başlıyoruz. James Nguyen‘in yazıp yönettiği yapım, mutant kuşların insanlara yaşattığı zorlu anları konu alıyor. Romantik korku kategorisinde iş yapan yapım, efektleri ve kurgusu ile oldukça eleştirildi. Listeye girmeye hak kazanan filme Amazon Prime Video üzerinden ulaşabilirsiniz.
9. Pledge This – 1.8 puan
Bir zamanların moda ikonu Paris Hilton‘un başrolde yer aldığı Pledge This ile kaldığımız yerden devam ediyoruz. Ünlü modelin yapımcısı da olduğu film, beyaz perdede hiç de iyi bir macera geçirmedi. Olumsuz geri dönüşler ile en kötü filmler listesine giren yapım, bazı sinema severler tarafından zaman kaybı olarak nitelendiriliyor.
8. Going Overboard – 1.8 puan
https://www.youtube.com/watch?v=FK9DaQ-LSu0
Going Overboard, Adam Sandler‘ın kariyerini başlamadan bitirebilirmiş. Ünlü oyuncunun ilk filmi olan yapım, aldığı eleştiriler nedeniyle tüm zamanların en kötü filmleri arasına girmeyi başarıyor. Pek seveni olmayan Going Overboard, başarısız bir komedyenin bir gemide garsonluk yaparken başına gelenleri konu alıyor.
7. Manos: The Hands of Fate – 1.8 puan
En kötü filmler listemizin en yaşlı üyesi ile beraberiz. 1966 yapımı Manos: The Hands of Fate, Harold P. Warren‘in yönetmenliğinde sinema dünyasına kazandırıldı. Ancak çıktığı dönemden bu yana iyi geri dönüşler alamayan film, yedinci sıradan kendine yer buldu. Korku kategorisinde izleyenleri karşılayan Manos: The Hands of Fate, kimilerine göre gelmiş geçmiş en kötü film.
6. Daniel der Zauberer – 1.7 puan
2004 yılında piyasaya çıkan yapım, gişede patladı. İzleyicilerin alay konusu olan Daniel der Zauberer, Ulli Lommel tarafından yönetildi. Pop şarkıcısı Daniel Küblböck‘ün kendini canlandırdığı film, özellikle Almanya’da tarihin en kötüsü olarak adlandırılıyor.
5. Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu – 1.6 puan
https://www.youtube.com/watch?v=jghyAwoBQ94
IMDb en kötü filmler listemizde sıradaki konuğumuz hiç de yabancı değil. 2006‘da vizyona giren yerli yapım Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu, çıkış yaptığı günden bu yana eleştiri oklarının hedefinde. Kartal Tibet’in yönettiği film, iddialı kadrosuna rağmen sınıfta kaldı. Özellikle 1982 yılında çıkan Dünyayı Kurtaran Adam‘ın gölgesinde kalan yapım, bazı hayranlar tarafından da saygısızlık olarak nitelendirildi. Film yerli yapımlar arasında da en düşük IMDb puanına sahip olması ile dikkat çekiyor.
4. Food Fight! – 1.6 puan
2012 yapımı film, en kötü filmler listesindeki tek animasyon. Oyuncak Hikayesi’nden esintiler taşıyan Food Fight, özellikle kötü görünen çizimleri ile eleştiri yağmuruna tutulmuştu. Fazlaca basit görünmekle eleştirilen film, IMDb‘de de dördüncü sırada yer alıyor. Bununla birlikte yapım, sinema tarihinin en kötü animasyonu olarak nitelendiriliyor.
3. Saving Christmas – 1.4 puan
En kötü filmler sıralamasının son 3 ismine gelirken, ciddi puan düşüşleri ve eleştiriler ile karşı karşıyayız. Üçüncü sırada bizleri karşılayan Saving Christmas da bu yapımlardan biri. 2014‘te vizyona giren film, inanç temelli hikayesini kötü işlediği için eleştirilerin odak noktasında oldu. Özellikle dini figürlerin de dahil olduğu konuya oldukça sert geri dönüşler yapıldı.
2. Gully – 1.2 puan
Sıralamanın sonlarına doğru listenin en genç üyesine konuk oluyoruz. 2019 yapımı Gully, üç gencin toplumsal normları yıkma çabasını konu alıyor. Kulağa hoş bir senaryo gibi gelse de, filmin işlenişindeki problemler izleyicilerin tepkisini çekti. Bununla birlikte yapım, tüm zamanlarınen kötü ikinci filmi olarak adlandırılıyor.
1. Smolensk – 1.1 puan
Geldik IMDb en kötü filmler sıralamasının bir numaralı üyesine. 2016‘da vizyona giren Polonya yapımı film, bekleneni karşılayamadı ve yoğun eleştiriler aldı. 2010‘da gizemli bir şekilde yaşanan uçak kazasını ve devlet başkanının ölümünü konu alan yapım, izleyenlere göre gerçeği çarpıtıyor. Bununla birlikte filmin senaryo ve oyunculuk alanlarında da iyi işler çıkarmadığı kabul ediliyor.
Peki sizler en kötü filmler listesini nasıl buldunuz? Sizce orada olmayı hak etmeyen yapım var mı? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.
Bağımsız oyun dünyası, piyasada artık önemli bir yere sahip. Düşük bütçe ve kısıtlı imkanlarla geliştirilen yapımlar, endüstride zaman zaman taşları yerinden oynatmayı başarıyor. Pek çok başarılı örneklere sahip oyunlar, düşük beklentileri ile oyuncuların çoğu zaman beğenisini kazanıyor.
Başardıkları ile büyük bütçeli yapımlara kafa tutan oyunlar pek çok açıdan oyuncu dostu bir yapıya sahip. İşte tam bu noktada sizler için kesinlikle deneyimlemeniz gereken 10 bağımsız oyunu listeledik. Hazırsanız başlayalım.
Bağımsız oyun denilince akla gelen 10 yapım
Bağımsız oyunlar zaman zaman sundukları kalite ile önemli ödülleri topluyorlar. Büyük bütçeli yapımları dahi geride bırakan eserler, piyasayı her daima şaşırtmayı başarıyor. Çoğu zaman uygun fiyatı ve optimum sistem gereksinimleri ile de oyuncuların sevgilisi oluyorlar. Bu minvalde hazırladığımız listede, herhangi bir sıralama olmadığını belirtelim. Birinci oyun ile onuncu oyun aynı değerde.
Bastion
Supergiant Games‘in elinden çıkan bu oyun, koskoca endüstriyi bir nevi baştan tanımladı. Buna göre Milat kabul edilen yapım, stilistik grafikleri ve akıcı oynanışı ile bağımsız oyun listemizin olmazsa olmazı olarak bizleri karşılıyor.
Oyun dünyasının gidişatını değiştiren Bastion, 2011‘de piyasaya çıktı. Oldukça olumlu geri dönüşler alan yapım, PC, Xbox 360, Xbox One, PS3, PS4, PS Vita, iOS ve Nintendo Switch platformlarında oyunculara merhaba dedi.
Dead Cells
Motion Twin tarafından piyasaya kazandırılan oyun, etkileyici aksiyonu ile dikkat çekiyor. Metroidvania kategorisinin başarılı örneklerinden olan yapım, platform ögelerini oldukça başarılı bir şekilde oyunculara sunuyor. The Game Awards 2018‘de En İyi Aksiyon Oyunu ödülünü kazanan Dead Cells, kesinlikle deneyimlemeniz gereken bir tecrübe.
İlk olarak 2017 yılında piyasaya sürülen oyun, PC, Nintendo Switch, PS4, Xbox One, Android ve iOS platformlarında oynanabiliyor.
Disco Elysium
Son dönemin çokça konuşulan rol yapma oyunu Disco Elysium, farklı bir maceranın kapılarını sizlere açıyor. Etkileyici hikayesi ile ödülleri toplayan yapım, savaş sonrası iyileşmeye çalışan bir şehirde, dedektiflik yapan polisin başından geçenleri anlatıyor.
Oyunseverlerin beğenisini toplayan ZA/UM‘un eseri masaüstü rol yapma oyunu, aynı yıl piyasaya çıkan, Sekiro: Shadows Die Twice ve Death Stranding gibi büyük bütçeli yapımlara kafa tutmayı başardı.
This War of Mine
Distopik bir dünyada, savaşın insan hayatına olan etkilerini derinden hissetmek ilginizi çekiyor mu? O zaman This War of Mine tamamen size hitap ediyor. Bosna Savaşı’ndan etkilenerek geliştirilen yapım, oldukça sert işlenen hikayesi ile uykularınızı kaçırabilir.
Hayatta kalma ögelerini başarıyla sunan This War of Mine, 2014 yılında piyasaya sürüldü. Popüler oyun bugün kadar yüzden fazla ödül kazanmayı başardı. Yapım, PC, Android, iOS, PS4, Xbox One ve Nintendo Switch platformlarında yayınlandı.
Cuphead
Ne kadar tatlı göründüğüne aldanmayın. Cuphead, bağımsız oyun deneyimleriniz arasında, en sinir bozucu detay olarak sizleri karşılayabilir. Stuido MDHR tarafından geliştirilen yapım, zorluğu ve temasıyla o kadar popüler oldu ki, listede kendine dizi çekilen tek yapım olarak yerini alıyor. İki kişilik oynanışa da imkan sağlayan Cuphead, muhakkak denemeniz gereken bir oyun.
Yakında Netflix‘te dizisi çıkacak oyun, PC, PS4, Nintendo Switch ve Xbox One platformlarında oynanabiliyor.
Papers, Please
Bağımsız oyun dünyasındaki kuşkusuz en ilginç deneyimlerden biri olan Papers, Please. Lucas Pope tarafından geliştirildi. Oyunda, Arstotzka isimli otoriter bir ülkede, rutin işleri olan bir sınır kontrol memurunu canlandırıyorsunuz. Oldukça olumlu geri dönüşler alan yapımda tam 20 farklı son oyuncuları bekliyor. Ve ne yazık ki bu 20 sonun sadece 3 tanesi iyi sonuçlanıyor. Bu nedenle seçimlerinizi dikkatli yapmakta fayda var.
BAFTA Ödülleri‘nde En İyi Simülasyon ve Strateji Oyunu seçilen yapım, PC, PS Vita ve iOS platformlarında oynanabiliyor.
Undertale
Bağımsız oyun dünyasının bir diğer önemli yapımı Undertale. Tek bir kişi tarafından geliştirildi. Oyun 2 boyutlu 8-bit rol yapma oyunu olarak bizleri karşılıyor. Kimseyi yok etmek zorunda kalmadığınız yapım, tasarımsal anlamda basit görünse de, oldukça derin içeriğe sahip. Kimilerine göre en iyi bağımsız oyun olan Undertale, 50 dolara mal olup, 3 milyon dolardan fazla gelir elde eden bir yapım olarak oyun dünyasında yerini koruyor.
Pek çok ödül kazanan Undertale, hala yeni platformlar için sunulmaya devam ediyor. Oyun şimdiye kadar, PC, Android, Nintendo Switch, PS4, Xbox One ve Xbox Series X/S gibi platformlarda sunuldu.
Hades
Listenin en yeni oyunu Hades, yine Supergiant Games tarafından piyasaya sunuldu. Yunan mitolojisinden esinlenilerek geliştirilen yapımda, Hades‘in oğlu, Zagreus‘a yön veriyoruz. Soluksuz aksiyonu ile dikkat çeken yapım “roguelike” kategorisinde bizleri karşılıyor. Öldükçe baştan başladığınız Hades‘te, hikaye oyuncunun başarısızlığı üzerinden ilerliyor. O yüzden oyunda kaybettiğinizde sinirlenmenize gerek yok.
Büyük bütçeli yapımları geride bırakarak ödülleri toplayan Hades, PC, Nintendo Switch, Xbox One, Xbox Series X/S, PS4 ve PS5 platformlarında yayınlandı.
Kerbal Space Program
Roket bilimini ve uzayı, eğlenceli yollarla deneyimlemek ister misiniz? Kerbal Space Program bu imkanı size sağlıyor. Kerbal uzaylı ırkını kontrol ettiğiniz oyunda, ders niteliğinde tecrübeler edinebilirsiniz. Squad tarafından geliştirilen yapım, kafa dağıtmak için de bire bir.
Çıktığı dönemde yine ödülleri toplayan Kerbal Space Program, PC, PS4, PS5, Nintendo Switch, Xbox One,Xbox Series X/S ve Wii U gibi platformlarda hayranlarını karşıladı.
Superhot
Geldik listemizin son oyununa. Suprehot, bugüne kadar deneyimlemediğiniz mekanikleri ile oyuncuları karşılıyor. Zamanın sadece hareket ettiğinizde aktığı yapımda, ilginç mücadeleler sizleri bekliyor. Buna göre Minimalist grafikleri ile çok etkileyici durmayan Superhot, oynanışı sayesinde sizi içine almayı başarıyor.
VR‘ı dahi çıkan oyun, PC, PS4, Xbox One ve Nintendo Switch platformlarında bizlerle buluştu.
Bağımsız oyun önerilerimizin sonuna geldik. Listede olmasını istediğiniz yapımları, bizlere aktarmayı unutmayın. İyi oyunlar.
Video oyunları ile sinema dünyasının yolu çoğu zaman kesişiyor. Pazar payı büyük iki endüstrinin ortak çalışmaları hayranlar tarafından da yakın takipte. Kimi zaman doğrudan filmlerin oyunları yapılsa da, kimi zaman sinema evrenlerinden uyarlanan yapımlar oyuncuları karşılamakta.
Peki bu eserler arasında en başarılı olan video oyunları hangileri? İşte bu yazımızda sizler için 10 yapımdan oluşan bir liste hazırladık.
Genel yapı itibariyle gerçek anlamda kaliteli bir içerikle karşılaşmak oldukça zor olabiliyor. Zira hali hazırda beyaz perdede işlenen konular, yenilik anlamında büyük işler başarmıyor. Bu nedenle eleştiriler gelirken, sinema evrenlerinden kurulan yapımlar genellemenin dışında kalabiliyorlar. Pek çok stüdyo, oyun haklarını aldığı filmlerin başarılı versiyonlarını oyunculara sunabiliyor.
Alien: Isolation
Sinema dünyasının klasik içeriklerinden biri olan Alien, oyun endüstrisinde de önemli bir yere sahip. 2014 yılında piyasaya çıkan Alien: Isolation, hem mevcut düzendeki korku ögelerini başarı ile yedirmiş, hem de farklı noktalara değinerek merak uyandırmıştı. Creative Assembly tarafından geliştirilen yapım, hayranların beğenisini topladı.
Spider-Man 2
Sam Raimi‘nin Spider-Man üçlemesi, pek çok hayran tarafından ayrı bir yere konumlanıyor. Modern sinemanın ilk çizgi roman uyarlamalarından olan seri, oyun dünyasında da önemli bir yere sahip. Üçlemenin en iyi filmi olarak gösterilen Spider-Man 2, video oyunları listemize de girmeyi başarıyor. 2004 yılında çıkan yapım, filmde anlatılanlara ilave olarak daha geniş kapsamlı bir hikayeye sahip. Bununla birlikte oyun, 2018‘de çıkan Marvel’s Spider-Man‘e kadar da en iyi çizgi roman oyunları arasında yer alıyordu.
Golden Eye 007
Ajan filmlerinin en bilinen serisi James Bond desek yanlış olmaz. 1963 yılından beri devam eden yapımlar, ara ara oyun dünyasına da merhaba diyor. 1997‘de çıkan oyun, Doom benzeri bölüm tasarımı ile döneminde oldukça başarılı olmuştu. Keza yapım kimilerine göre oyun dünyasındaki en iyi film uyarlaması.
Mad Max
Mad Max, listemizdeki video oyunları arasında, tam olarak yüzde 100 filmden uyarlama olmayan yapımlardan biri. Aynı evrende geçen eser, Avalanche Studios Group ve Mindscape stüdyoları tarafından geliştirildi. 2015‘te çıkan filmin ardından gelen Mad Max, kıyamet sonrası çağın anlatıldığı senaryoyu başarıyla hayranlarına aktardı. Aksiyonu ve araç sürüş dinamikleri kusursuza yakın olan oyun, oyuncuların da beğenisini kazandı.
Friday the 13th: The Game
Filmden uyarlanan başarılı video oyunları arasında farklı tarza sahip bir oyun ile karşı karşıyayız. Namı diğer 13. Cuma efsanesi, çok oyuncu odaklı bir yapım ile 2017‘de hayranlarını karşıladı. Bütün filmlerdeki Jason varyantlarının olduğu oyun, ilk filmin anlatıldığı kampta geçiyor. Toplamda 8 oyuncuya kadar oynanabilen 13. Cuma‘da amaç, Jason‘dan kaçmak. Bunun için oyuncuların belli başlı görevleri yerine getirmesi gerekiyor.
Star Wars: Knights of the Old Republic
Tıpkı Mad Max gibi KOTOR’da doğrudan film uyarlaması değil. Ancak gelişmiş dünyası ve oyunculara sunduğu seçenekler ile, hala en iyi Star Wars oyunları arasında yerini almayı başarıyor. Çok oyuncu odaklı yapımda seçimleriniz, doğrudan kaderinizi belirliyor. Günümüz oyunlarında bile kolay kolay görmediğimiz bu detayın 2004‘te olması, Star Wars: Knights of the Old Republic‘i ayrı bir yere koyuyor.
Jurassic World Evolution
Sinema dünyasında Jurassic Park serisinin yeri de bir başka. Dinozorları evimize kadar getiren evren, pek çok farklı kategoriye hizmet edebiliyor. Oyun dünyasında olması sürpriz olmayan seri, 2018′de Jurassic World Evolution oyunu ile hayranlarını karşıladı. Temel olarak, tema parkı kurduğunuz oyunda amaç, daha fazla ziyaretçiye ulaşarak gelirinizi arttırmak. Bu sayede sevilen film serisine farklı bir açıdan da bakış atma şansına sahip olacaksınız.
Middle-earth: Shadow of Mordor
Filmden uyarlama video oyunları listemizde Yüzüklerin Efendisi evreninden bahsetmemek olmaz. Sinemada pek çok hayranı bulunan ve artık klasikler arasında atfedilen seri, oyun endüstrisinde de yer alıyor. Daha önceden doğrudan çıkan filmlerin oyunları ile hayranlarını karşılayan Yüzüklerin Efendisi, beklenilen tepkiyi alamamıştı. Ancak 2014‘te çıkan Shadow of Mordor, bunu değiştirdi. Nemesis sistemi ile oyun dünyasına da önemli bir yenilik katan yapım, serinin hayranlarını da tatmin etmeyi başardı.
Peter Jackson’s King Kong: The Official Game of the Movie
Upuzun ismiyle dikkat çeken King Kong, doğrudan filmden uyarlanan video oyunları arasında yer alıyor. 2005’te çıkan filmi baz alan yapım, çıkış yaptığı dönemde önemli ölçüde etki yapmayı başardı. Sinemada anlatılmayan konuları da ele alan King Kong, ödülleri de topladı. Oyun, Game Boy Advance, GameCube, Microsoft Windows, PlayStation 2, Xbox, Nintendo DS, Xbox 360 ve PSP’ye çıkış yapmıştı.
X-Men Origins: Wolverine
Filmden başarıyla uyarlanan video oyunları listemizin son sırasını, yine bir çizgi roman eseri ile tamamlıyoruz. 2009 yılında çıkan X-Men Origins: Wolverine, fena olmayan geri dönüşler almayı başarmıştı. Bununla birlikte Hugh Jackman‘a olan ilgi artarken, usta yıldızın olduğu, filmle aynı isimde bir de oyun piyasaya çıktı. Oyun öylesine büyük bir etki yaptı ki, hayranların çoğu sinemada izledikleri X-Men Origins: Wolverine‘i oyuna tercih etti. Ancak devamı gelmeyen yapım, tarihin tozlu sayfalarına karıştı.