Garanti BBVA’nın mobil bankacılık uygulamasında kullanıcılar erişim sorunu yaşıyor. 2 Mayıs 2025 öğle saatlerinden itibaren uygulamaya giriş yapmak isteyen birçok kullanıcı, sisteme erişemediklerini ve işlemlerini gerçekleştiremediklerini bildiriyor. Sorun şuan için mobil uygulamada gibi gözükse de internet bankacılığı ve ATM işlemlerinde de kesintilere yol açabilir.
Bankadan henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Kullanıcılar sosyal medya platformlarında yaşadıkları sorunları paylaşırken, mobil uygulama açılış ekranında uzun süre beklediklerini veya hata mesajı aldıklarını belirtiyor.
Garanti’den açıklama geldi
Garanti BBVA tarafından yapılan açıklamada şunlar söylendi:
“Şu anda sistemlerimizde teknik bir aksaklık yaşanmaktadır. Sorunun en kısa sürede giderilmesi için çalışıyoruz. Anlayışınız için teşekkür ederiz.”
Garanti Bankası’ndan kesinti hakkında yeni açıklama:
“Sistemlerimizde yaşanan kesinti teknik bir aksaklıktan kaynaklanmakta olup, herhangi bir siber saldırı ya da veri güvenliği riski barındırmamaktadır. Bankamız nezdindeki tüm varlıklarınız ve kişisel verileriniz yüksek güvenlik standartlarıyla korunmaya devam etmektedir.
İşlemlerinizi kesintisiz şekilde gerçekleştirebilmeniz için tüm şubelerimizdeki ekip arkadaşlarımız hizmet vermeyi sürdürmektedir. Sorunun en kısa sürede tamamen çözüme kavuşması için ilgili birimlerimiz yoğun şekilde çalışmaktadır. Göstermiş olduğunuz anlayış için teşekkür ederiz.”
Bir tabletmodeli satın almadan önce detaylı bir araştırma yapmak oldukça önemli. En kritik öncelik seçilen ürünün iyi bir kullanıcı deneyimi sunması ve uzun yıllar boyunca ihtiyaçları sorun çıkarmadan karşılaması diyebiliriz. Peki, şu anda en güçlü Android tablet modelleri hangileri? İşte ayrıntılar!
En güçlü Android tablet modelleri – Nisan 2025
AnTuTu’nun nisan ayı tablet listesine bir baktığımızda, Qualcomm’un ön planda olduğunu söylemek mümkün. Geçen ayın şampiyonu Snapdragon 8 Elite işlemcisinden güç alan OPPO Pad 4 Pro oldu. Toplamda 2 milyon 849 bin 493 puan alan modeli 2 milyon 640 bin 803 puanla vivo Pad 5 Pro takip etti.
Listenin üçüncü sırasında 2 milyon 95 bin 666 puanlı OPPO Pad 3 Pro bulunuyor. Dördüncü sırada ise 2 milyon 38 bin 713 puan almayı başaran vivo Pad 3 Pro bizleri karşılıyor. Son olarak, beşinci sırada 2 milyon 30 bin 767 puanlı iQOO Pad2 Pro‘nun yer aldığını belirtelim.
PS4 kullanıcılarının sık karşılaşmaya başladığı ‘tanınmayan disk’ hatası sıkmaya başladı. Konsolun CUH numarası fark etmeden tüm modellerinde görülebilen bu hata, diskli oyunları oynanamaz hale getiriyor. Kaynaklanmasında pek çok sebep olsa da doğru teşhis ve eylem ile konsolunuzdaki bu hatayı çözmeniz mümkün.
Oyun konsollarının fiyatlarının tavan yaptığı bu dönemde, konsolu tamir etmek de birkaç oyun fiyatına gelebiliyor. Elinizi cebinize atmadan önce takip etmeniz gereken adımları detaylıca açıkladık.
PS4 tanınmayan disk hatası görülünce ilk denenmesi gerekenler
Tanınmayan disk hatası, bazen küçük hatalardan dolayı ortaya çıkabilir. Konsolda bir sorun olmasa dahi ufak takılmalar ya da okuma hatalarından dolayı bu sorun görülebiliyor. Her şeyden önce şu adımları tek tek deneyin:
Konsolu yeniden başlatın
Diski çıkarıp takın
Diskin temiz olduğundan emin olun
Başka bir diski deneyin
Konsolu elinizle havaya kaldırıp diski bu şekilde takın
Konsola diski taktıktan sonra disk okuyucunun üstüne birkaç kez hafifçe vurun
Konsol yatayken diski takın ve ardından konsolu dikey hale getirin
Konsolu dikey ve ters olacak şekilde konumlandırın
Kulağa garip gelebilecek bu yöntemlerle sorunu çözen binlerce insan var. Genellikle PS4 tanınmayan disk sorunu, bu aşamalardan sonra çözülmektedir. Eğer sorun hala çözülmediyse gelecek adımları takip edelim.
Garanti durumunu sorgulayın
PS4 tanınmayan disk hatası
Eğer konsolunuzun garantisi devam ediyorsa bu adımların ardından ilk durağınız yetkili servis olmalı. İthalatçı garantisi çok güvenilir olmasa da Sony Eurasia garantili konsollar bu sorunu yaşadığında genelde ücretsiz birebir değişim sağlanıyor. Rehberin devamındaki adımların bazıları konsolu garanti dışına çıkaracağı için garantisi devam eden konsolları servise teslim edin.
Yazılımsal sorunların çözümü
Onarıma başlamadan önce sorunun yazılımsal mı, yoksa donanımsal mı olduğunu bilmek çok önemli. Bu her zaman anlaşılamadığı için yazılımsal çözümleri önce deneyip, sonrasında hala sorun devam ediyorsa donanımsal onarıma geçebiliriz.
PS4 tanınmayan disk hatası
Konsolu garanti dışına çıkarmadan ve verilerinizi kaybetmeden yapabileceğiniz ilk onarım şu şekilde:
Konsolu kapatın ve ışıklarının sönmesini bekleyin.
Güç tuşuna basılı tutun, iki bip sesi duyana kadar basılı tutmaya devam edin.
Düşük çözünürlüklü bir sayfa açılacak ve güvenli moda girmek isteyip istemediğiniz sorulacak. Evet’i seçin.
Kontrolcüyü bir USB kablo ile konsola bağlayın ve ardından kontrolcüdeki PS butonuna basın.
Açılan seçeneklerden ‘Sistem yazılımını güncelle’ seçeneğini seçin.
Çıkan seçenekler arasında ‘İnternet ile güncelle’ seçeneğini seçin.
İnternet hızınıza da bağlı olarak 4-5 dakikalık bir işlem gerçekleşecek. Sabırla bekleyin.
Bu işlem, oyunlarınızı ya da diğer verilerinizi silmez. Ancak oyunları klasöre eklediyseniz, klasörden çıkarılmış halde olurlar.
Donanımsal sorunların çözümü
Eğer şu ana kadarki adımları doğru yaptıysanız ve sorun çözülmediyse muhtemelen donanımsal bir arıza ya da aksaklık ile karşılaşıyorsunuz. Arıza ve aksaklık arasındaki fark çok önemli. Arızalar ya disk okuyan lazerin bozulmasıyla, ya da diski içeri alan mekanizmada bir kırılma sonucu olur. Bu da size büyük ya da küçük maliyetler çıkarabilmekte.
Eğer konsolunuz çok eskiyse ve uzun zamandır da temizlenmediyse lazer okuyucu arızalanmış olabilir. Eğer aynı disk bazen çalışıyor, bazen ise çalışmıyorsa kısmen iyi haber. Böyle bir durumda lazer büyük ihtimal arızalı değildir, sadece mekanizmada sorun vardır.
Donanımsal sorunları çözebilmek için rehber videolar yardımıyla cihazın içini açıp disk okuyucuda neyin olup bittiğini görmek gerekir. Disk okuyucudaki tozları temizlemek, diski içeri alan ve diski yükselten mekanizmada sorun olup olmadığını belirlemek çözüm olabilir. Ayrıca, lazerin de kirli olup olmadığını kontrol etmelisiniz.
YouTube’da bununla ilgili çok video olsa da bu işlemleri tecrübeli birinin yapması, en sağlıklısı olacaktır. Konsolu, evdeki uyumsuz tornavidalarla açmak kalıcı hasarlar verebileceği için uyumlu tornavidaları satın almak da bir başka öneri.
ShiftDelete.Net, konsolunuza gelebilecek herhangi bir hasardan sorumlu değildir.
Valheim çıktığı günden bugüne 5 milyonun üzerinde satış yaparak kendi çapında harika bir başarı gösterdi. Oyunun geliştiricisi Iron Gate, sürekli oyunlarını güncelleyerek hataları ve eksikleri ortadan kaldırmaya çalışıyor. Issız bir ormanda hayatta kalmaya çalıştığımız yapım, İskandinav mitolojisini ele alıyor.
Valheim içerisinde ormanda normal karşılaşabileceğiniz yaratıklar bulunurken, aynı zamanda daha güçlü ve tehlikeli boss‘lar da yer alıyor. Bunlarla savaşarak düşürdüğünüz ganimetleri kullanarak, kendinizi daha güçlü hale getirebiliyorsunuz. Bu içeriğimizde Valheim’e benzeyen birtakım oyunları derledik…
Valheim’e benzeyen PC oyunları
Conan Exiles
Conan Exiles yeni bir oyun olmasa da, belli oranda bir popülerliği var. Çok oyunculu bir hayatta kalma ve açık dünya yapımı. Oyunun Valheim ile birtakım benzerlikleri bulunuyor. Örneğin; arkadaşlarınızla oynayabilir, kaynak toplayabilir ve kendinizi birtakım düşmanlardan korumak için üs inşa edebilirsiniz. Bunun dışında çevrimiçi olarak diğer insanlarla yer edinebilir, klanlara katılabilir ve Sürgün Toprakları‘nda hüküm sürebilirsiniz.
Oyun oldukça fazla Valheim benzeri deneyim sunuyor. Eğer Valheim’i bitirdiyseniz oradan Conan Exiles‘a geçiş yapabilirsiniz. Yapım şu anda Steam üzerinde 74,99 TL fiyat etiketiyle yer alıyor.İsterseniz buradan ilgili sayfaya erişebilirsiniz.
Outward
Bir göz atabileceğiniz farklı bir açık dünya RPG oyunuyla beraberiz. İsmi Outward olan yapımda, Aurai topraklarını keşfe çıkıyoruz. Ancak oyun yalnızca keşifle bitmiyor, aynı zamanda hayatta kalma unsurları da içeriyor. Kendinizi vahşi doğada yırtıcılardan korurken, bunun yanı sıra barınak, yiyecek ve su gibi ihtiyaçlarınızı da karşılamalısınız. Valheim‘da olduğu gibi isterseniz tek başınıza ya da arkadaşlarınızla oynayabilirsiniz.
Outward‘ı denemeniz gereken bir Valheim alternatifi olarak gösterebiliriz. Oyunun Steam fiyatı 119 TL olarak belirtilmiş durumda. İsterseniz buraya tıklayarak ilgili sayfaya erişebilirsiniz.
DYSMANTLE
DYSMANTLE, kötü yaratıkların egemen olduğu bir dünyada yaşamınızı sürdürdüğünüz bir kıyamet sonrası hayatta kalma oyunu. Bu oyunda açık dünyayı keşfederken, aynı zamanda üssünüzü inşa edebilirsiniz. Bunların dışında canavarlarla savaşabilir, silahlar, zırhlar, biblolar ve daha fazlasını yapmak için emek sarf edebilirsiniz.
Oyun boyunca doğru araçlara sahip olduğunuz sürece, dünyadaki nesnelerin yüzde 99‘unu kırabiliyorsunuz. Böylece hayatta kalma şansınızı yerden bulduğunuz malzemelerle artırıyorsunuz. Yapımın bir de ilginç bir hikayesi var. Bunun yanı sıra en önemli amacınız ise adadan kaçmak olacak. DYSMANTLE şu anda Steam üzerinde 32 TL üzerinden işlem görüyor. İsterseniz buradan ilgili sayfaya gidebilirsiniz.
The Infected
İçerisinde zombilerin yer aldığı yapımları sevenlerin hoşuna gidecek bir oyunla karşı karşıyayız. Kıyamet sonrası yaratıkların yer aldığı The Infected, Valheim‘e benzerliğiyle listemizde yer alıyor. Oyun, gerçek hayatta kalma deneyimi sunmak için susuzluk,açlık ve vücut ısısı gibi mekaniklere sahip. Burada haritayı keşfe çıkabilir, üssünüzü inşa etmek için malzeme toplayabilir ve hayatta kalmak için malzeme üretebilirsiniz.
Oyun aynı zamanda bir hava döngüsüne ve mevsimlere sahip. Yani sert bir kış ya da kavurucu bir yaz boyunca hayatta kalmak için sağlam bir donanımınızın olması gerekiyor. Sonuç olarak baktığımızda Valheim‘i zombilerle deneyimlemek istiyorsanız, The Infected‘a göz atabilirsiniz. Oyun şu anda Steam bünyesinde 23 TL‘den oyuncularla buluşuyor. İsterseniz buradaki linkten ilgili satış sayfasına erişebilirsiniz.
The Long Dark
The Long Dark, gizemli bir ışık parlaması sonrasında Kanada vahşi doğasında uçakla kaza yaparak başladığınız bir hayatta kalma oyunu. Yapımda oldukça sürükleyici bir hikaye yer alıyor. Ancak hayatta kalma türünü çok seviyorsanız bir de Sandbox modu bulunuyor.
Oyun işleri daha zor hale getirmek için Permadeath adı verilen kavramı kullanıyor. Yani öldüğünüzde tüm kayıt dosyalarınız siliniyor. Yapım içerisinde verdiğiniz her kararın bir önemi var, yaşam ile ölüm arasındaki ince çizgiyi böyle belirliyorsunuz. Ayrıca kendinizi Kuzey Kanada‘nın ikliminden korumak için araçlar üretip, kaynaklar toplayabilirsiniz. The Long Dark şu anda Steam bünyesinde 50 TL‘lik bir fiyat etiketiyle satışa sunuluyor. Dilerseniz buraya tıklayarak sayfaya gidebilirsiniz.
Sizler Valheim hakkında ne düşünüyorsunuz? Benzeri oyunları oynamayı düşünüyor musunuz?
Genellikle sevindirici haberlerle gündeme gelse de başarısız uzay görevleri de oldukça önem taşıyor. Sovyetler Birliği’nin 1957’de Sputnik1 uydusunu fırlatmasıyla uzay yarışı başladı. Ardından Amerika Birleşik Devletleri, Soğuk Savaş rakipleriyle uzayda hakimiyet için şiddetli bir rekabete girdi. Bunu takip eden uzay yarışı birçok kayda değer başarıyla doluydu. Ancak bazı ölümcül felaketler de dahil olmak üzere başarısızlıklar da gerçekleşti. İşte birkaç örnek…
Başarısız uzay görevleri: Apollo 1 – 1967
Britannica ve History‘nin içeriklerinden derleme yaparak sizler için başarısızlığa uğrayan uzay misyonlarını yazdık. Şimdi ilkine bakalım; Apollo 1. ABD uzay uçuşu tarihindeki ilk ölümcül kaza, 27 Ocak 1967’de gerçekleşti. Apollo uzay programının ilk insanlı görevinin hazırlıkları sırasında meydana geldi.
Florida’daki Cape Canaveral Hava Kuvvetleri İstasyonunda simülasyonlu bir fırlatma sırasında Apollo 204’ün komut modülünde ani bir yangın çıktı. Bu olay esnasında astronotlar Virgil “Gus” Grissom, Edward White ve Roger Chaffee hayatını kaybetti.
Modülün içindeki saf oksijen ortamında, serbest bir kıvılcım yangını başlattı. Ancak astronotların ölümüne yol açan kapıydı. Çünkü kapıdaki tasarım hatası, astronotları dışarı çıkması için zamanında açılmasını imkansız hale getirdi. Kazanın ardından NASA, bu görevi resmen Apollo 1 olarak tanımladı.
Kozmonot, paraşüt kurbanı oldu: Soyuz 1 – 1967
Apollo 1 yangınından sadece üç ay sonra, Rus kozmonot Vladimir Komarov da benzer bir kaderi paylaştı. 24 Nisan 1967’de sonunda Ay’a ulaşmayı amaçlayan ilk Sovyet uzay aracı olan Soyuz 1‘in Dünya’ya çarpmasıyla uzay uçuşunda ilk ölen kişiydi. Aynı zamanda iki kez uzaya giden ilk kişi de olmuştu.
Soyuz 1, görev sırasında hâlâ deney aşamasındaydı ve yörüngeye girdikten hemen sonra, fırlatmadan yaklaşık dokuz dakika sonra sorunlar başladı. Güneş panellerinden biri açılmadı, bu da güç kaynağını kesti ve uzay aracının kontrolünde sorun çıkardı.
Görev iptal edildi ancak kozmonot, Dünya atmosferine zorlu bir giriş yaptı. Soyuz 1 paraşütleri doğru şekilde açılmadı ve uzay aracı, güneydoğu Rusya’daki bir bölgeye şiddetli şekilde çakıldı.
Başarısız uzay görevlerine Soyuz 11 de katıldı: Tarih, 1971
Başarılı Ay’a inişlerin ardından ABD uzay programındaki meslektaşlarını geride bırakmaya hevesli Ruslar yeni adımların peşine düştü. Nisan 1971’de dünyanın ilk uzay istasyonu Salyut-1‘i fırlattılar. Ardından Haziran ayında, Soyuz 11’deki üç kozmonot, uzay istasyonunda deneyler ve gözlemler yaparak üç hafta geçirdi.
30 Haziran’daki dönüş yolculuklarında, uzay aracı yörüngeye normal bir şekilde girdi ve iyi bir iniş yaptı. Ancak misyonun yer ekibi, kapağı açtığında üç kozmonotun da tepkisiz olduğunu gördü. Bilim ekibi adeta şoka uğramıştı. Sebebi daha sonradan anlaşıldı. Soyuz 11’in yörünge ve iniş modülleri ayrıldığında ve kabinin basıncı düştüğünde hatalı bir havalandırma deliği açılmıştı. Uzay giysisi giymemiş olan kozmonotlar, inişten 30 dakika önce muhtemelen boğularak öldü.
Soyuz 11 felaketinin ardından Rus ve ABD’li bilim ekipleri, uzay giysileri tasarlamaya başladı.
1986’da Challenger faciası gerçekleşti
28 Ocak 1986’nın soğuk sabahında üzücü bir haber dünyaya yayıldı. Uzay mekiği Challenger, Cape Canaveral’dan fırlatılmasından 73 saniye sonra parçalandı. Daha sonra 15 bin kilometre yükseklikten Atlantik Okyanusu’na düştü.
Felakete yol açan şey ise, uzay aracının O-ringlerindeki (roket güçlendiricilerini ayıran kauçuk conta) bir arızaydı. Bu durum, güçlendiricilerin dengesini bozdu ve yangının başlamasına neden oldu. Araç, sesten bile daha hızlı hareket ediyordu ve hızla parçalanmaya başladı.
ABD’deki ulusal çapta yapılan “Uzayda Öğretmen” girişiminin bir parçası olarak lise öğretmeni Christa McAuliffe de ekipte vardı. Ancak ne yazık ki o dahil olmak üzere uzay aracındaki yedi astronot öldü.
Columbia felaketi – 2003
ABD’nin Columbia uzay mekiğinin 1 Şubat 2003′te atmosfere yeniden girerken parçalanması, uzay yolculuğu tarihindeki en travmatik kazalardan biri. Columbia felaketi, Challenger’dan sonra NASA’nın uzay mekiği programı sırasında meydana gelen ikinci kazaydı. Aynı zamanda bu başarısız misyon, uzay görevleri hakkında yaygın endişeye neden oldu.
Kaza, kalkış sırasında aracın yakıt deposunu ısıdan koruyupyalıtması ve buz oluşumunu engellemesi amacıyla kullanılan bir köpük parçasının kopmasından kaynaklandı. Büyük köpük parçası aracın sol kanadına düştü ve bir delik oluşturdu. Asıl olay Columbia görevi tamamlandıktan sonra gerçekleşti. Yeniden yörüngeye girişte, gaz ve duman delikten sol kanada girdi ve kanadın kırılmasına neden oldu. İnişten yedi dakika sonra mekiğin geri kalanı parçalandı.
Altı Amerikalı ve bir İsrailli mürettebatın tamamı kazada öldü.
Apollo 11 görevi ile insanlık ilk kez Ay‘a ayak bastı. 20 Temmuz 1969 günü Ay’a iniş yapan üç astronotla birlikte Amerika Birleşik Devletleri Soğuk Savaş’ta bir adım öne geçti. Bu misyonu başarıya ulaştıranlar ise elbette ABD’li mühendisler ve astronotlardı. Öyle değil mi? Aslında tam olarak öyle değil.
Nazi Almanyası‘nın İkinci Dünya Savaşı’nı kaybetmesi üzerine birçok uzay araştırmacısı ABD’nin adeta göz bebeği oldu. Gerçekler, Apollo 11’in başarıya ulaşmasında Nazili mühendislerin büyük bir payı olduğunu söylüyor.
Savaştan önce ve savaş yıllarında Nazi Almanyası için füzeler geliştiren ve savaşın ardından ABD’ye teslim olup orada araştırmalarını sürdüren o mühendislerden birinin hayatına bakalım: Wernher von Braun…
Nazi mühendisleri ABD kuvvetlerine teslim oldu
Wernher von Braun (1912–1977), 20. yüzyılın en önemli roket geliştiricilerinden ve uzay araştırmacılarından biriydi. Uzay araştırmalarına büyük ilgi duyan von Braun, Almanya’da pek çok faaliyet içinde bulunmuştu. 1932’nin sonlarında Alman ordusunun sıvı yakıtlı roketler geliştirmesi için çalışmaya başladı.
Werner von Braun. (Foto: Hulton Deutsch/Getty)
ABD ve Sovyet kıtalararası balistik füzelerinin ve uzay fırlatma araçlarının öncülü V-2 balistik füzesi, von Braun’un roket ekibinin ana buluşuydu. 1937’den sonra Baltık kıyısındaki Peenemünde’de gizli bir laboratuvarda çalıştılar. Ortalama 14 metre uzunluğunda ve 13 ton ağırlığındaki sıvı yakıtlı V-2, 60 saniyede yaklaşık 5.760 km/s en yüksek hıza ulaştı. İlk olarak Ekim 1942’de başarıyla fırlattılar. Eylül 1944’ten itibaren Batı Avrupa’daki hedeflere karşı kullandılar.
NASA’nın biyografik yazısına göre von Braun, Nazi Partisi üyesi ve bir SS subayıydı. Ancak savaş ve roket hakkında yaptığı dikkatsiz sözler nedeniyle 1944’te Gestapo onu tutukladı. Roket üretimiyle bağlantılı suçlardan sorumluluğu halen tartışmalı.
NASA’nın Marshall Uzay Uçuş Merkezindeki von Braun büstü. (Foto: AFP)
1944’ün sonlarında, Almanya’nın işgal edileceği von Braun için açıktı ve savaş sonrası dönemi planlamaya başladı. Müttefiklerin V-2 roket kompleksini ele geçirmesinden önce von Braun güneye, ardından Bavyera’ya gitti. Ardından ABD’ye teslim olan 120 Alman bilim insanından biri oldu. Bu bilim insanları diğer Nazili önemli şahsiyetler gibi savaş suçlusu sayılmadı. Aksine onlara yeni çalışma alanları ve imkanlar tanındı. Time‘a göre, aynı şekilde Sovyetler Birliği de Alman bilim insanlarını bünyesine kattı.
Apollo 11 mimarı von Braun ve ekibi
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra on beş yıl boyunca von Braun, balistik füzelerin geliştirilmesinde ABD Ordusu ile birlikte çalıştı. New Mexico’daki White Sands Proving Ground‘da V-2 fırlatmalarına yardım etti. 1950’de von Braun’un ekibi, Redstone ve Jüpiter balistik füzelerinin yanı sıra Jupiter C, Juno II ve Saturn I fırlatma araçlarını tasarladıkları Alabama yakınlarındaki Redstone Arsenal’e taşındı. Jüpiter C, 1958’de ilk ABD uydusu Explorer I‘in yörüngesine girdi.
Apollo 11 astronotları soldan sağa Neil Armstorng, Michael Collins ve Edwin Aldrin. (Foto: NASA)
1960 yılında bu roket geliştirme merkezi Ulusal Havacılık ve Uzay Ajansı‘na (NASA) devredildi. Öncelikli amacı dev Saturn roketleri geliştirmekti. Von Braun NASA’nın Marshall Uzay Uçuş Merkezi’nin direktörü oldu. Böylece Amerikalıları Ay’a gönderecek olan süper güçlendirici Saturn V fırlatma aracının da baş mimarıydı. Nihayetinde 20 Temmuz 1969’daki Ay’a iniş ile Apollo 11 görevi Dr. von Braun’un yaşam boyu süren hayalini gerçekleştirdi.
Wernhen von Braun, bir zamanlar Hitler’in Schutzstaffel‘inin(SS) bir üyesiydi. Savaş döneminde Müttefik şehirlerine ölüm yağdıran Nazi’nin korkunç V-2 füzesini tasarlayan roket mühendisiydi. Ancak daha sonra NASA’nın tarihe geçen bilim insanlarından biri olarak 1977’de öldü.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Adolf Hitler için dünyanın ilk balistik füzesini geliştiren mühendislik dehası Wernher von Braun’un hayatı gerçekten ilgi çekici. Roketlerin öncüsüne baktığımızda karanlık bir geçmiş göze çarpıyor; 3 binden fazla V-2 füzesini Almanlar savaşta kullandı. 5 binden fazla insan füze saldırılarında, 20 bin kadar kişi ise toplama kamplarında füzeleri monte ederken öldü.
Oyun ve içerik üretimi dünyasında sınırları zorlayan yeni bir cihaz sahnede: ASUS ROG Strix SCAR 18 G835. 250.000 TL’lik fiyat etiketiyle dikkat çeken bu dev laptop, donanımı ve performansıyla “masaüstünü aratmayan laptop” tanımını adeta yeniden yazıyor. ASUS ROG Scar 18 derinlemesine inceleme sizlerle.
RTX 5090’lı ASUS ROG Scar 18 derinlemesine inceleme!
18 inç boyutundaki Mini LED ekran, 2560×1600 çözünürlük ve 240 Hz tazeleme oranıyla geliyor. 3 ms tepki süresi ve 1200 nit parlaklığı sayesinde yalnızca oyunlar değil, HDR içerikler de göz alıcı bir şekilde sunuluyor. GSYNC ve Dolby Vision desteği de mevcut.
24 çekirdekli Intel Core Ultra 9 275HX işlemcisi 5.4 GHz’e kadar çıkabiliyor. İçinde yer alan yapay zeka işlemcisi (NPU) sayesinde AI destekli görevlerde ciddi avantajlar sunuyor. Intel AI Boost teknolojisi saniyede 13 trilyon işlem gücüyle geliyor.
24 GB GDDR7 belleğe sahip RTX 5090, DLSS 4 ve Multi Frame Generation gibi en yeni teknolojileri destekliyor. 175W TDP ile masaüstü sınıfı performans vadeden ekran kartı, Cyberpunk 2077 gibi zorlu oyunlarda 400 FPS’e kadar değerler sunabiliyor.
64 GB’a kadar DDR5 RAM (5600 MHz), çift M.2 SSD ile RAID 0 yapılandırması sayesinde saniyede 10.000 MB’ye yaklaşan okuma/yazma hızlarına ulaşılabiliyor. PCIe 4.0 ve Gen5 SSD desteği de mevcut.
Trifan teknolojisi, buhar odası soğutma ve sıvı metal ile donatılan sistem, ağır yük altındayken bile 70-74°C aralığında stabil kalabiliyor. Sessiz modda neredeyse fan sesi duymuyorsunuz.
Anime Vision ekranı, 360 derece RGB ışık barı ve vida gerektirmeyen açılabilir kasa dikkat çekici detaylar. Ayrıca Wi-Fi 7, Bluetooth 5.4, Thunderbolt 4 ve HDMI 2.1 gibi modern bağlantı seçenekleri bulunuyor. 90Wh batarya ise web ve ofis kullanımlarında 2-3 saatlik bir ömür sunuyor.
Bu model özellikle üst düzey oyun performansı arayanlar, 3D modelleme veya yapay zekâ destekli video üretimiyle uğraşan profesyoneller için tasarlandı. Ancak bu güce erişmenin bedeli yüksek: 250.000 TL.
Asus ROG Strix SCAR 18, masaüstü performansını taşınabilir formda isteyenler için adeta bir rüya bilgisayar. Fiyatı yüksek olsa da sunduğu teknoloji ve esneklikle alanının en güçlü laptoplarından biri olarak öne çıkıyor.
TCL, büyük ekranlı televizyon arayan kullanıcılar için yeni modeli 85Q5K’yı piyasaya sürdü. 85 inç büyüklüğündeki televizyon, QLED ve 4K çözünürlüklü paneliyle birlikte 749,99 dolarlık fiyat etiketiyle satışa çıktı.
TCL, 85 inçlik yeni akıllı TV modeliyle karşımızda
Yeni modelde QLED ekran teknolojisi HDR Pro+ desteğiyle beraber sunuluyor. Ayrıca Dolby Vision, HDR10+ ve HLG gibi yüksek dinamik aralık formatlarını destekleyen 85Q5K, TCL’nin sahneye göre görüntü ayarlamaları yapan AIPQ işlemcisini kullanıyor. Bu işlemci sayesinde, izleme senaryolarına göre görüntü kalitesi otomatik olarak optimize ediliyor.
85Q5K’da önceki serilerde bulunan Fire TV arayüzü yerine Google TV kullanılıyor. Bu değişiklik, kullanıcıların Netflix, YouTube ve benzeri platformlara doğrudan erişmesini sağlıyor. Cihaz ayrıca Google Asistan, Amazon Alexa, Apple AirPlay 2 ve Chromecast gibi hizmetlerle de uyumlu çalışıyor.
Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.
Cihazın oyun özellikleri arasında MEMC destekli Motion Rate 240 yer alıyor. Bu fonksiyon, özellikle hızlı hareketlerin olduğu sahnelerde bulanıklığı azaltıyor. Otomatik düşük gecikme modu sayesinde de oyun oynarken tepki süresi kısaltılıyor.
Tasarım tarafında ise TCL 85Q5K, ince çerçeveli metal bir gövdeye ve ayarlanabilir standa sahip. Bağlantı seçenekleri arasında üç HDMI girişi, USB portları, kulaklık çıkışı, Bluetooth 5.2 ve Wi-Fi 5 yer alıyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz günlük hayatınızda hangi televizyon modelini kullanıyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Ekranın açık kalma süresi, akıllı telefonların batarya ömürlerini kısaltan etmenler arasında yer alıyor. Bu makalemizde sizler için Android ve iPhone cihazlarda ekran kapanma süresi nasıl değiştirilir? sorusunu cevaplayacağız.
Android cihazlarda ekran kapanma süresi nasıl değiştirilir?
Akıllı telefonunuzun pil süresini artırmak için cihazınızın ekran ayarlarında değişiklik yapabilirsiniz. Ekran süresini azalttığınızda cihazınızın batarya performansında gözle görülür iyileşme olduğunu fark edeceksiniz.
Samsung One UI ayarlarında ekran süresi değiştirme
iPhone modellerinde ekran kapanma süresi nasıl değiştirilir?
Apple, iPhone’larda yer alan düşük güç modunda ekran süresini değiştirme özelliğini devre dışı bırakıyor. Telefonunu düşük güç modunda kullanan iPhone sahipleri için ekran süresi 30 saniye olarak belirleniyor. Farklı iOS sürümlerinde ekran kapanma süresi için yapmanız gerekenler değişiklik gösterebilir.
Mobil oyunlar tarihi bir anlamda video oyunların ya da bilgisayar oyunlarını bir adım geriden takip eden bir yapıda. Doksanlı yılların sonunda renkli ekranlar, mobil oyunların da renklenmesini sağlamıştı. N-Gage ile birlikte 3D oyun teknolojisi de mobil oyun dünyasına girmiş oldu. Dünden bugüne mobil oyunlar dosyamızda bu haftanın konusu ise akıllı telefon çağı ve yeni mobil oyun devrimi.
Akıllı telefonlar sonrası, yeni bir oyun anlayışı ile karşı karşıya kaldık. Mobil oyunlar dokunmatik kontrol sayesinde yeni bir oyun ekosistemine dönüşmeye başladı.
Akıllı telefon çağı ve mobil oyunlarda devrim
Apple, 2007 yılında tanıttığı iPhone 2G ile hem yeni bir iletişim çağının kapılarını aralamıştı. Ancak Steve Jobs aynı zamanda mobil oyunlar için de önemli bir devrim gerçekleştirdi. Apple, oyunlarda çoklu dokunmatik kontrol imkanını ilk defa 2007 yılında App Store’un açılmasıyla geliştiricilere sundu. Bu yeni imkanlar ve akıllı telefonların Apple sonrası çeşitlenmeye başlaması da oyun sektörüne yeni oyuncuların girmesini sağlayacaktı.
Dosyamızda akıllı telefon çağına damga vuran ve trendlere giren oyunları ele alacağız. Bu arada Real Racing ve Asphalt gibi yüksek grafik sağlayan popüler oyunları bir sonraki dosyamızda yer vereceğiz.
Angry Birds ve ilk mobil oyun çılgınlığı
Bugün eski popülerliğini yitirmiş olsa da Angry Birds 2009 yılında bu yeni mobil oyun deneyimini en iyi yansıtan oyun olarak karşımıza çıktı. Henüz ne App Store ve yeni ortaya çıkan Android Market bugünkü dev uygulama marketi hallerinden çok uzaktı.
Sizler için oyunlarda yer alan zengin karakterlerin servetlerini derledik. Oyun karakterleri gerçek hayatta yaşasaydı ne kadar serveri olurdu?
Akıllı telefonlar o dönemde çok heyecan yarattı. Ancak halen bir cep telefonuna bu kadar yüksek para ödemek tüketicilere pek de çekici gelmiyordu. Angry Birds ise tüketicilerin akıllı telefonlara ilgi duymalarını sağlayan ilk oyunlardan biri oldu.
Bugünün dev oyun firmalarından biri olan Rovio, ilk olarak sapanla kuş fırlattığımız Angry Birds ile karşımıza çıktı. Oldukça komik bir hikayesi olan oyun, domuzların kuş yumurtalarını çalmasıyla başlıyor. Buna sinirlenen kırmızı ve kuş ve arkadaşları domuzlardan intikam almaya ve yumurtaları kurtarmaya karar veriyor.
Bu sevimli ama kızgın kuşlar, 2009 yılında neredeyse herkesin ceğ telefonunda oynadığı tek oyun haline geldi. Rovio bu oyundan elde ettiği gelirlerle yeni ve önemli yatırımlar yapmaya başladı. Ancak Angry Birds oyunları uzun yıllar Rovio için önemli gelir kapılarından biri haline geldi.
Tabii ki bugün hayatımızın bir parçası haline gelen oyun içi satın alma pek de Angry Birds kitlesine hitap etmiyordu. Doğrusu o dönem için henüz kullanıcılar bu tür ödemeler yapmayı düşünmüyordu. Ancak iOS dünyasında ücretsiz uygulama ve oyun bulmak da pek mümkün değildi. Bu da mobil oyuncuların ücret ödemeye alışmasını sağladı.
Dünden bugüne mobil oyunlar arasında akıllı telefonlarla hayatımıza giren Angry Birds, önemli köşe taşlarından biri.
Dünyanın en büyük beş ekonomik gücünden biri olan Çin, teknolojik ürün ve araştırmalar ile ön plana çıkıyor. Adeta kapalı bir kutu olan ülkede, özellikle askeri ve politik alanlarda ne gibi gelişmeler yaşandığını kısmen biliyoruz. Ancak teknolojideki gelişmişlikleri gözden kaçacak gibi değil. Ülkede kullanılan ve Avrupa pazarlarında olmayan sayısız cihaz var ve bunların çoğunluğu günlük hayatta kullanıma yönelik.
Peki, diğer daha büyük teknolojilerin arasında neler var? İşte, Güneş enerjisi yöntemlerinden ilginç otobüslere Çin’deki bazı örnekler.
Çin ve teknolojik ürün yelpazesi: Pandemi yardımcısı dronelar
Ülke genelinde COVID-19 müdahaleleri, hizmet sağlamak için insansız hava araçları ve robotik uçaklar ile gerçekleşti. Bu sayede ülkede bu teknolojilerin gelişmesinde bir patlama yaşandı.
Çin’deki CloudMinds şirketi, salgının adeta başkenti ilan edilen Wuhan‘daki bir hastaneye robot teknolojisini tanıttı. Aynı zamanda alanı temiz tutarken, izole hastalara yiyecek ve ilaç dağıtarak personele yardımcı oldu. Robotlar, insanlar tarafından destekleniyor ve 5G bağlantısı ile onları uzaktan kontrol ediyordu.
Bunun dışında, tarım teknolojisi firması XAG, pestisit püskürtmek için kullandıkları droneları yeniden tasarladı. Böylece, kamusal alanları dezenfekte etmek için onlar da yardımcı oldu. Ayrıca Zhejiang Eyaletinde tıbbi numuneleri taşımak için dronelar kullanıldı ve karayoluyla 20 dakikalık yolculuğu hava yoluyla altı dakikaya indirdi.
Çin sokaklarını aydınlatmak için ChengDu yapay Ay’ı
Chengdu Havacılık ve Uzay Bilimi ve Teknolojisi Mikroelektronik Sistem Araştırma Enstitüsü başkanı Wu Chungfeng‘e göre, Çin’in güneybatısındaki Chengdu, 2020’ye kadar ‘yapay uydu‘ya sahip olmak istiyordu. Ancak bu projenin gidişatına ne olduğu hakkında bir bilgi eksikliği var.
(Foto: AP)
Planlarını Ekim 2018’de Chengdu’da düzenlenen ulusal bir inovasyon konferansında duyurmuşlardı. Ay, sokak ışıklarını tamamen değiştirecek kadar parlak olacak ve gerçek Ay’dan sekiz kat daha fazla ışık yayacaktı. People’s Daily‘nin haberine göre, 80 kilometre çapa kadar bir alanı aydınlatabilecekti.
Çin, teknolojik ürünlerin dışında farklı tasarımlarla da öne çıkıyor
Yeni bir telefon aldığımızda hemen ona bir kılıf ayarlamaya çalışırız. Zor durumda kaldığımızda ise bu kılıfı yemeyiz değil mi? Ancak Asyalılar yiyor. Ancak Asyalı teknoloji üreticileri buna da bir alternatif getirmiş. Japonya‘daki ve Çin’deki üreticiler, yenilebilir telefon kutuları üretiyor.
HuffPost‘a göre, resmi olarak Survival Senbei iPhone 5 kılıfı ismini taşıyor. Bu, tamamen yenilebilir pirinç krakerlerinden yapılmış bir telefon kılıfı. Ancak fiyatı hiç de makul değil. Çünkü 85 ABD dolarına mâl oluyor ve bu da onu uzun vadede şüpheli bir satın alma yapıyor. Üstelik pratik de değil.
Ekran temizleme robotuna ihtiyaç var mı?
Elektronik bir cihazın ekranını temizlemekten hiç bıktınız mı? Özellikle de pandemi sürecinde ellerimizi dezenfekte ettiğimizde cep telefonlarımızı ve tabletimizi, bilgisayarımızı da temizlememiz gerekiyor. Her ne kadar bunu aksatanlar olsa da!
Ekran temizlemekten bıkıp, “robotu olsa da o yapsa” dediyseniz, evet, robotu var. Aslında Japonya’da yakın zamanda birleşen iki farklı oyuncak firmasının bir araya gelmesiyle oluşan Takara Tomy geliştirdi böyle bir cihazı ilk kez. Daha sonra Çin pazarlarına da yayıldı.
Çin, teknolojik çalışmalarda yeni icatlara imza atıyor: Transit yüksek otobüs
Transit Elevated Bus isimli bu tasarım, ilk olarak 2020 Nisan ayında 19. Çin Pekin Uluslararası Yüksek Teknoloji Fuarı‘nda ortaya çıktı.
Herhangi bir zamanda bin 200 kişiye kadar yolcu ağırlayacak şekilde tasarlandı. Asıl özelliği aşağıdan geçen normal karayolu trafiğinin üzerinde ilerlemesi. Şu anda sadece bir model olarak bekliyor. Ancak yaratıcısı Ben Zhiming, yapım maliyetinin bir metronun beşte birinden daha az olduğunu söyledi.
Yüzen güneş enerjisi santrali
Dünyanın en büyük yüzen güneş enerjisi santrali Mayıs 2015’te tamamlandı. Çin’in Anhui eyaletinde yerel elektrik şebekesine bağlandı.
Bu 40 megavatlık güneş enerjisi tesisi, su basmış bir kömür madenciliği bölgesinin üzerine inşa edilmiştir. Bu, Çin’in fosil yakıt kullanımındaki büyük değişimin bir parçası. The Guardian‘a göre Çin, 2017’nin ilk üç ayında güneş enerjisi üretimini yüzde 80 artırdı.
Çin ayrıca, 2015 yılında 10 mil karelik, karadaki güneş enerjisi santrali olan Longyangxia Barajı Güneş Parkı‘nı da tamamladı. İddiaya göre gezegendeki en büyük güneş enerjisi tesisi.
Elektrikli araçları sürerken şarj eden süper güçlü güneş otoyolu
Çin, otonom arabalar ve elektrikli araçlar için sürüş esnasında şarj edecek bir güneş enerjisi otoyolu inşa ediyor. Sputnik, otoyolun ülkenin doğusundaki Hangzhou ile güneydoğudaki Ningbo limanı ve sanayi merkezi arasında 161 kilometre uzunluğunda olacağını bildirdi.
Otomatik geçiş ücretleri, ortalama trafik hızını yüzde 20 ila 30 oranında artırmak ve Yangtze Nehri Deltası boyunca trafiği rahatlatmak için tasarlanan altı şeritli otoyolda da yer alacak. Bu arada Çin’de bir kilometrelik güneş otobanı daha önce Aralık 2017’de Jinan eyaletinde açıldı. Ancak hırsızların panellerin büyük bir bölümünü çaldığı ortaya çıkınca kapatılmak zorunda kaldı.
Piyasaya sürülen nadir de olsa birtakım oyunlar Türkiye‘de geçiyor ya da insanlarını barındırıyor. Örneğin Assassin’s Creed serisinin bir yapımında İstanbul‘da geçiyor ve Türk isimleri barındırıyordu. Hatta Türkçe konuşmalar bile mevcuttu. Bu tarz durumlar oyuncuları sevindiriyor. İşte Türkiye’de geçen oyunlar…
İşte Türkiye’de geçen o oyunlar
Driv3r
Driv3r,GTA‘ya olan benzerliğiyle üzerine oldukça büyük bir ilgi topladı. Özellikle oyunculara sunduğu açık dünya ve o zamanların iyi grafiğiyle sevilerek oynandı. Tüm bunların yanı sıra yapımın bir bölümü Türkiye‘den İstanbul‘da geçiyordu. Bu durum tabi Türk oyuncuları tarafından da sevilmesine öncü oldu. Oyun içerisinde İstanbul’un pek çok noktasına ikamet edebiliyor, polisleri peşinize takabiliyor, hatta ikonikleşen mekanları ziyaret edebiliyorsunuz. Tabi her şey bu kadar güzel ilerlese de Driv3r’in sonu pek iyi olmadı. GTA ile rekabet içerisine giremediği için yolun sonu göründü.
Assassin’s Creed Revelations
Türkiye‘de geçen bir başka oyunla daha devam ediyoruz. Yapım içerisinde yer alan karakterler Türkçe konuşmalarıyla da dikkati üzerine çekiyor. Hikaye ve oynanış anlamında klasik Assassin’s Creed serisinde yer alan mekanikleri sunan yapım, dünya çapında da olumlu eleştiriler aldı. 15 Kasım 2011 tarihinde piyasaya sürülen Revelations; PlayStation 3, PlayStation 4, Xbox One, Xbox 360 ve PC platformlarına geldi.
Battlefield 1
Dünya Savaşı dönemini konu alan Battlefield 1, bünyesinde Osmanlı Devleti‘ni de barındırıyor. Bunun yanı sıra Türkiye haritasının yer aldığı yapımda Çanakkale Savaşı‘nı da deneyimleme şansına erişmiştik. Türkçe konuşmaların yer aldığı oyun ilk olarak 21 Ekim 2016 tarihinde piyasaya sürüldü. Etkileyici grafikleriyle oyuncuları cezbeden Battlefield 1, Türk haritasının bulunduğu en iyi yapımlardan birisi oldu.
Dying Light
Dying Light‘a geldiğimizde birçok şüpheli iddianın ortaya atıldığını belirtmeliyiz. Her ne kadar Harran şehrinde geçiyor olmasının üzerine Şanlıurfa‘nın ilçesi akıllara gelse de İstanbul‘dan esinlenildiği ortaya çıktı. 2015 yılında çıkış yapan zombi parkur oyununun geliştiricisi Binkoswki daha önce konuyla alakalı açıklama bile yapmıştı. Bu noktada da İstanbul olduğunu doğrulamıştı.
Call of Duty: Black Ops Cold War
Call of Duty evrenine Türkiye‘den bir noktanın girmesi Türk oyuncuları oldukça heyecanlandırdı. Trabzon Havalimanı‘nın yer aldığı yapımda çok kısa bir sahne olsa da bir mutluluk ifadesi oluşturdu. Soğuk Savaş dönemini konu alan oyun ilk olarak 13 Kasım 2020 tarihinde piyasaya sürüldü.
Sizler Türkiye‘de geçen oyunlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Aralarında sevdiğiniz yapımlar var mı? Fikirlerinizi yorumlar bölümünden belirtmeyi ihmal etmeyin.