Çalışmak istemeyeceğiniz 5 teknoloji CEO’su

Günümüzün en zengin ve ünlü teknoloji şirketlerinin CEO koltuğundaki yöneticiler elde ettikleri başarılardan dolayı hayranlık duyabiliyoruz. Hatta bunun da ötesinde o firmanın ve yöneticinin çalışanı olma hayalleri dahi kurduğumuz oluyor. Peki ya buz dağının görünmeyen yüzü çok daha farklıysa?

Amazon, Tesla ve daha bir sürü teknoloji şirketinin çalışanları işte bu görünmeyen yüzün farkındalar. CEO’ların tabiri caizse kirli çamaşırlarını kamuoyunun öğrenmesini sağlıyorlar. Elbette ki bu tüm yöneticilerin aynı olduğu anlamına da gelmiyor. Bu listemizde çalışanlarına baskı uygulayan ve adeta enselerinde boza pişiren 5 teknoloji şirketi CEO’sunu derledik.

Jeff Bezos

Dünyanın en büyük e-ticaret şirketlerinden Amazon’un CEO görevini üstlenen Jeff Bezos her çalışanının mutlaka uymasını istediği çok yüksek beklentilere sahip. Şirket içerisinden sızdırılan duyumlara göre; eğer Bezos herhangi bir problemi çalışanına e-postayla bildirirse onun çözüm bulmaktan başka şansı yok. Aksi takdirde çalışan kişinin hiç istemeyeceği yaptırımlarla karşılaşma ihtimali çok yüksek.

Forbes‘in açığa çıkardığı bilgilere göre, Jeff Bezos çalışanlarına sık sık birtakım sorular sorarak onların akıllarıyla dalga geçmeye çalışıyor. Örneğin “Tembel misin yoksa beceriksiz mi?”, “Neden hayatımı boşa harcıyorsun?” gibi insanı duyduğunda dumura uğratan sözlerle kafalarını karıştırıyor.

Eğer günün birinde Amazon’da görev yapmak istiyorsanız, dahası Jeff Bezos ile mesai arkadaşı olmak istiyorsanız sabır taşı olmanız gerekecek.

Elon Musk

Elon Musk, sahibi olduğu şirketlerden Tesla’nın çalışanları arasında “planladığı işlerini önceden haber vermeksizin değiştirmesiyle” biliniyor. Tuhaflıkları ve duygusuzca hareketleri SpaceX çalışanları için de sıradan bir rutin haline gelmiş durumda. Günün birinde bir partiden önce şirketteki yöneticilerden birkaçına eşlerinin hemen önünde bağırdığı ortaya çıktı. Sebebi ise SpaceX’e ait bir rokette yaşanan gecikmeydi.

SpaceX’in en özverili çalışanlarından Steve Davis zamanında bir projeyi başarıyla tamamlamıştı. Bunu Musk’a e-posta ile bildirdiğinde sadece “Tamam” cevabıyla karşılaştı. Eğer günün birinde Elon Musk ile çalışacak olursanız, monoton bir iş modeline hazır olmalısınız.

Evan Spiegel

Snapchat uygulamasını da bünyesinde barındıran Snap Inc.’in CEO koltuğundaki Evan Spiegel şirketi adeta bir diktatör gibi yönettiği söylentileriyle anılıyor. Hatta sızdırılan duyumlara göre Spiegel öyle ilginç bir insan ki, çevresinden gelen tavsiyeleri kesinlikle kulak ardı ediyor. Ketum bir kişiliğe sahip olan Evan Spiegel, çalışanlarına hem ellerinden gelmeyen işleri veriyor hem de yapamadıklarında onları “beceriksiz” olmakla suçluyor.

Snap Inc.’teki üst düzey yöneticilerin önemli bir kısmı ise Evan Spiegel’in tutumlarını yanlış buluyor. Bu nedenle geçtiğimiz yıllarda Spiegel ile fikir ayrılığına düşen bazı yöneticiler şirketten istifa etmişlerdi.

Elizabeth Holmes

Bir zamanlar dünyanın en genç kadın milyarderi olarak bilinen Elizabeth Holmes, yönettiği Theranos isimli sağlık şirketi batana kadar popülerdi. Parmaktan alınan bir damla kanla kişinin sağlık sorunlarını tespit edebildiğini iddia ettiği bir makine geliştirecekti.

CEO’su olduğu Theranos şirketi, eski çalışanların ifadelerine göre Holmes’un adeta şahsi bir imparatorluğuydu. Haftanın her günü 16 saat çalışıyor; aynı zamanda tüm görevlilerin de kendisi gibi olmalarını bekliyordu.

Hatta erkek arkadaşı ve operasyon yönetiminden sorumlu genel müdür yardımcısı Ramesh Balwani tüm çalışanlarını uzaktan takip ederken, akşam yemeği saatlerini 20.00’a kaydırma saygısızlığını dahi göstermişti.

Holmes ve Balwani de aşırı derecede ketum ve kontrol hastasıydılar. Bu da mobbing’i beraberinde getiriyor ve güvensiz bir çalışma kültürünü doğuruyordu. Şirketinde çalışan güvenlik görevlileri, tuvalete gittiklerinde bile kaldıkları süre boyunca onları takip ediyorlardı.

Tim Armstrong

AOL Inc. şirketinden Tim Armstrong acımasızlığıyla tanınan bir başka CEO. Eski bir çalışanı onu “robot gibi ve muhtemelen sosyopatik bir yönetici” olarak tanımlamıştı. Çalışana göre Tim içgüdüsel olarak harekete geçiyor ve aldığı işten çıkarma kararlarının ayrıntılarını ivedilikle notlarında duyuruyordu. Ayrıca çalışanlarıyla ulu orta yerde alay etmekten de bir hayli keyif alıyordu.

Mark Pincus bir konferans sırasında fotoğrafını çeken bir vatandaşı salondan sertçe kovmuştu. Adama defalarca kez bağırmış ve meslektaşlarının önünde salondan çıkmasını söylemişti. Daha sonra aynı konferans salonunda, doğum yapan iki kadın çalışanla da dalga geçme cüretkârlığını göstermişti.

e-Devlet ile abonelik iptali nasıl yapılır?

Devlet dairelerinde yapılan işlemlerin dijital ortamda gerçekleşmesini sağlayan e-Devlet, gün geçtikçe daha farklı hizmetler sunmaya başladı. Bunlardan bir tanesi de e-Devlet abonelik iptali oluyor. Kişilerin en çok sorun yaşadığı konulardan birisi de abonelik iptali oluyor. Abonelik oluştururken çoğu iş kolay şekilde ilerlese de iş, iptale geldiğinde zorluklar yaşanıyor.

Tüm bu zorluklara karşılık günümüzde, sistemde yer alan kurumların abonelik iptalini e-Devlet üzerinden gerçekleştirebilirsiniz. Binlerce kurumun yer aldığı sistemde birçok aboneliği iptal etmeniz mümkündür. Bu yazımızda da abonelik iptali için yapmanız gerekenleri anlattık.

e-Devlet ile abonelik iptali nasıl yapılır?

  • İlk olarak tarayıcıdan e-Devlet resmi sayfasına girmeniz gerekiyor.
https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/02/e-Devlet-ile-abonelik-iptali-nasil-yapilir.png
  • Daha sonra karşınıza çıkan sayfanın arama kısmına ‘BTK Abonelik Fesih Başvurusu‘ yazarak ilgili sayfaya gidin.
  • Açılan sayfada bir kimlik doğrulama işlemi çıkıyor. Güvenlik nedeniyle fesih işlemlerinde standart şifre ile giriş kabul edilmiyor. Bunun için de mobil imza, elektronik imza, T.C. Kimlik Kartı ya da İnternet Bankacılığı seçeneklerinden birini seçerek giriş yapmanız gerekiyor.
https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/02/e-Devlet-ile-abonelik-iptali-nasil-yapilir-1.png
  • Daha sonra karşınıza çıkan liste üzerinden iptal etmek istediğiniz aboneliği seçin.
  • Açılan ekrandaki ‘Fesih başvurusunu yap‘ seçeneğine tıklayın.
  • Son olarak da abonelik fesih belgesini imzalamanız gerekiyor. Bu işlemler sonucunda abonelik iptali için başvuruda bulunabilirsiniz.

Bu işlemlerin yanı sıra abonelik fesih başvurunuzun durumunu e-Devlet üzerinden takip edebilirsiniz.

e-Devlet üzerinden hangi abonelikler iptal edilir?

Kişilere büyük kolaylık sağlayan bu işlem ile firmalara gitmenize gerek kalmadan e-Devlet abonelik iptali yapabilirsiniz. e-Devlet üzerinden yapabileceğiniz abonelik listesi de şu şekilde:

  • Vodafone/Vodafone Net abonelik fesih başvurusu
  • Millenicom abonelik fesih başvurusu
  • Superonline abonelik fesih başvurusu
  • Turknet abonelik fesih başvurusu
  • Türk Telekom abonelik fesih başvurusu
  • Elektrik ve doğalgaz abonelikleri fesih başvurusu
  • D-Smart abonelik fesih başvurusu
  • Turkcell abonelik fesih başvurusu
  • Digiturk abonelik fesih başvurusu
  • Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş. abonelik fesih başvurusu
  • Doğalgaz ve Elektrik abonelikleri fesih başvurusu
https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/02/e-Devlet-ile-abonelik-iptali-nasil-yapilir-1.jpg

e-Devlet üzerinden yapacağınız abonelikler direkt olarak iptal edilmemesinden dolayı gerekli olan belgeleri ayrıca hazırlamanız gerekiyor. Fesih başvurusu ile başlayan sürecin devamında ihtiyacınız olan bazı belgeler var. Bu belgeler ise iptal etmek istediğiniz abonelik hizmetini sunan kuruma göre değişiklik gösteriyor.

ASUS, V16 dizüstü bilgisayarını tanıttı! İşte özellikleri

ASUS, giriş seviyesi oyunculara ve içerik üreticilerine hitap eden yeni dizüstü bilgisayarı V16 modelini duyurdu. 16 inç büyüklüğündeki cihaz, hem güçlü donanım bileşenleri hem de ilginç tasarım detaylarıyla dikkat çekiyor.

ASUS, V16 dizüstü bilgisayarını duyurdu

Intel’in 14. nesil mobil işlemcileriyle gelen model, NVIDIA GeForce RTX 5060’a kadar grafik kartı seçenekleri sunuyor. ASUS V16, Intel Core i5-210H ve Core i7-240H işlemcilerle yapılandırılabiliyor.

ASUS, V16 dizüstü bilgisayarını duyurdu.

Grafik tarafında ise kullanıcılar, RTX 50 serisinin orta segmentte konumlanan RTX 5060 modeline kadar yükseltme yapabiliyor. Bu kombinasyon, temel düzeyde oyun deneyimi ile video düzenleme ve görsel içerik üretimi gibi işlemler için yeterli gücü sağlıyor.

Cihazın ekranı 1920×1200 piksel çözünürlükte, 144Hz tazeleme oranına sahip bir IPS panelden oluşuyor. 16:10 en-boy oranı geniş bir çalışma alanı sunarken; 300 nit parlaklık ve %45 NTSC renk doğruluğu, tüm temel ihtiyaçları rahatlıkla karşılıyor.

iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisiyle geliyor!

iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisiyle geliyor!

Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.

Bellek tarafında cihaz, 32 GB’a kadar 5600 MHz DDR5 RAM desteği sağlıyor. Depolama olarak da PCIe 4.0 bağlantılı 512 GB veya 1 TB SSD seçenekleri sunuluyor. Bağlantı portları arasında USB-C, iki adet USB-A, HDMI 2.1, 3.5 mm kulaklık girişi ve güç bağlantısı yer alıyor.

Güvenlik ve kullanıcı gizliliğine yönelik olarak cihazda fiziksel kapaklı 720p çözünürlüklü bir web kamerası bulunuyor. Klavye tarafında ise tek bölge aydınlatmalı ve 1.7 mm tuş derinliğine sahip tam boy bir tasarım mevcut.

Peki siz bu ürün hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

WhatsApp GIF Yapma Rehberi – 2025

Popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp üzerinden telefonunuzda kayıtlı olan videolardan çok hızlı bir şekilde GIF yapabileceğinizi biliyor muydunuz? 2016 yılında mesajlaşma uygulamasına gelen yeni güncelleme ile kullanıcılar GIF göndermeye başlamıştı.

Peki ya WhatsApp üzerinden nasıl GIF yapabiliriz? Ekstra bir uygulamaya ihtiyacımız var mı? 6 saniye ve daha kısa videolarımızdan GIF nasıl üretebiliriz? İşte karşınızda 2025 yılı WhatsApp GIF yapma rehberi…

WhatsApp üzerinden kendi videolarınızla GIF yapmak

WhatsApp 2016 yılında yeni yayınladığı güncellemesi ile birlikte kullanıcılarına hem hazır GIF gönderme özelliğini hem de kullanıcıların telefonlarında kayıtlı olan 6 saniye ve daha kısa olan videolardan GIF üretmelerine izin verdi. Peki ya hiç bir uygulamaya ihtiyaç duymadan GIF nasıl oluşturabilirsiniz?

  • Adım 1: GIF göndermek istediğiniz kişiyle olan sohbetinize girin.
  • Adım 2: Sohbet kutunuzun yanında olan ‘+’ simgesine basın.
  • Adım 3: Fotoğraf VE Video Galerisi seçeneğine tıklayın.
  • Adım 4: GIF yapmak istediğiniz videoyu seçin.
  • Adım 5: GIF yapmak istediğiniz videoyu kırpma yerinden 6 saniye ya da daha kısa olacak şekilde kısaltın.
  • Adım 6: Kırpma yerinin altında olan ‘GIF’ yazısına tıklayın.
  • Adım 7: GIF olarak seçtiğiniz videoyu aşağıda bulunan mavi oka basarak gönderin.

WhatsApp üzerinde kayıtlı olan hazır GIF’ler nasıl gönderilir?

WhatsApp üzerinde kayıtlı olan ve sohbetinizi neşelendirecek GIF’ler nerede kayıtlıdır? Nasıl gönderebilirsiniz? İşte hızlı bir şekilde kayıtlı olan GIF’leri gönderme rehberi!

  • Adım 1: Sohbet kutunuzun yanında olan katlanmış kağıt işaretine basın.
  • Adım 2: Ardından karşınıza kayıtlı olan Stickerlarınız çıkacak. Aşağıda yazan GIF yazısına tıklayın.
  • Adım 3: 5 kategoriden oluşan GIF listesi artık karşınızda. Beğendiğiniz GIF’i seçin.
  • Adım 4: Ardından karşınıza çıkan ekrandaki mavi oka basarak gönderin.

WhatsApp üzerinden hem kayıtlı olan videolarınızdan GIF göndermenin hem de sistemde kayıtlı olan GIF gönderme rehberinin sonuna geldik. Peki ya WhatsApp ile ilgili merak ettiğiniz başka şeyler var mı? Düşüncelerinizi ve başka istediğiniz önerilerinizi Yorumlar kısmında bekliyoruz.

Evden çalışanlar için 10 siber güvenlik önerisi

Covid-19 salgınının tüm dünyada etkisini göstermesi ile birlikte değişen yaşam şartları, birçok sorunu da beraberinde getirdi. Özellikle iş dünyasını derinden etkileyen pandemi koşulları, neredeyse pek çok şirketin uzaktan çalışma modeline geçmesine sebep oldu.

Hal böyle olunca özellikle bilgisayar üzerinden işlerini yürüten şirketler, evden çalışma modelini hızlı bir şekilde benimseyerek çalışanlarını evlere gönderdi. Bununla beraber tüm işlerini evlerinden yürütmek zorunda kalan çalışanlar için bilgisayar ve internet güvenliği de önem teşkil etmeye başladı.

Siber tehditlere karşı dikkat!

Günümüzde gelişen internet ve teknolojinin yarattığı siber zorbalıklar, evden çalışan son kullanıcılar için de bir tehdit haline geldi. Özellikle kötü niyetli kişiler tarafından ele geçirilmek istenen şirket verileri o şirketin çalışanlarını zor duruma düşürüyor.

KuppingerCole tarafından yapılan bir araştırmaya göre pandemiyle beraber uzaktan çalışmaya geçilmesi, siber suçlarda yüzde 238‘lik bir artışa sebep oldu. Tam bu noktada uzaktan çalışan okurlarımız için işe yarayacak siber güvenlik ipuçlarını derledik.

İşte evden çalışanların bilmesi gereken 10 siber güvenlik ipuçları;

1. Kişisel ve iş cihazlarınızı ayırın

Popüler bilgisayar markası HP tarafından gerçekleştirilen bir anket sonucuna göre uzaktan çalışanların yüzde 70‘inin internette dolaşmak gibi kişisel şeyler için iş cihazlarını kullandığı belirtiliyor. Ancak siber güvenlik uzmanlarına göre bu tür davranışlar iş cihazına ait güvenliğin ihlal edilme olasılığını artırdığı için güvenlik açısından büyük bir sorun teşkil ediyor.

Bu sebeple iş bilgisayarınızı, kötü niyetli kişilerden korunmak adına, kişisel işleriniz için kullanmamanız ve ikinci bir bilgisayar tercih etmeniz tavsiye ediliyor. Hatta aynı politikanın akıllı telefonlar için de uygulanması gerektiği belirtiliyor.

2. Çalışma cihazlarını fiziksel olarak güvenli hale getirin

Yapılan araştırmalara göre işlerini uzaktan yürüten pek çok çalışan, iş cihazlarını fiziksel olarak güvence altına almıyor. Bu durumda da haliyle cihazların çalınma ve kaybolma olasılığı artıyor. Uzmanlar fiziksel olarak güvence altına alınmayan iş cihazlarının dışarıya çıkarılmasını önermiyor.

Ayrıca çalışan ebeveynler, cihazlarını küçük çocuklardan ve evcil hayvanlardan korumaları gerektiği konusunda uyarılıyor.

3. Wi-Fi ağınızı koruyun

Evden çalışma konusunda en büyük güvenliğe ihtiyaç duyanların başında tabii ki ev internetiniz ve Wi-Fi yönlendiriciniz geliyor. Yönlendiriciler internet alemine açılan bir kapı olduğundan, yüksek öncelikli olarak korunması gerekiyor.

Bu noktada güçlü bir parola kullanmak yönlendiricinizi olası saldırılara karşı koruyacağı gibi aygıt yazılımını güncel tutmakta önem arz ediyor. Ek olarak yönetici kimlik bilgilerini düzenli olarak değiştirmekte bilgisayar korsanları tarafından hedef olma konusunda size destek olacaktır.

4. Bir VPN hizmeti kullanın

Bazı şirketler tarafından uzaktan çalışanlar için yüksek kaliteli VPN hizmeti kullanma zorunluluğu bulunuyor. Çünkü bir VPN servisi kullanmak, iş cihazlarını Ortadaki Adam olarak adlandırılan saldırı yöntemlerine ve oturum kaçırma gibi tehditlere karşı koruma sağlıyor.

VPN hizmetleri uçtan uça şifreleme gibi destekler sunduğu için kötü niyetli saldırganlar ev ağına erişim sağlasa dahi şirket ağına sızma noktasında zorluk yaşıyor. Bu sebep bir VPN hizmeti kullanılması uzmanlar tarafından şiddetle tavsiye ediliyor.

vpn uygulamaları, en çok kullanılan vpn, android vpn uygulamaları, ios vpn uygulamaları

5. Kayar web kamerası kapağı kullanın

Web kameraları, uzaktan çalışanların birbirleri ile devamlı iletişim halinde kalması için son derece önemli araçlar. Ancak gelişen siber tehditler ne yazık ki kötü niyetli kişilerin bu araçları da ele geçirmesini sebep oluyor.

Web kamerasına uzaktan erişim sağlamak günümüzde oldukça kolay bir işlem olduğundan gizlilik açısından bu hususa hassasiyet gösterilmesi gerekiyor. Bu sebeple şirketler çalışanlarının web kamerasını kapatabilmesi için web kamerası kapağı edinmeleri konusunda uyarıyor.

6. İş cihazlarını şifreleyin

Cihazlarınızı şifreli kullanmak, çevrimiçi ortamlar için oldukça güven sağlıyor. Cihazlarınızı profesyonel derecede şifreli kullanmak olası hırsızlığın önüne geçmesi noktasında önem arz ediyor. Bu sebeple uzmanlar güvende kalınması sebebiyle şifre yönetiminize dikkat etmeniz konusunda uyarıyor.

7. Sistem yazılımını güncelleyin

Cihazlarda kullanılan yazılım ürünleri zaman zaman hatalar ile karşılaşabiliyor. Bu durumda ise yazılımı sunan şirketler güvenlik güncellemesi ve hata düzeltmeleri adı altında yeni sürümler yayınlıyor. Güvenlik uzmanları bu noktada, kullanılan yazılımların güncel tutulmasını öneriyor. Bu sayede oluşabilecek güvenlik açıklarının önüne geçilmesi hedefleniyor.

8. Merkezi depolama çözümleri kullanın

Uzmanlara göre merkezi depolama çözümlerini tercih etmek, veri hırsızlığına karşı korunma noktasında önemli bir adım. Uzaktan çalışanları hedef alan kötü niyetli kişiler, şirketlerin verilerine erişmeyi amaçladığından Tresorit veya NextCloud gibi güvenli bir bulut hizmeti kullanılması tavsiye ediliyor.

9. Parolalarınızı güvende tutun

Cihazlarınız ve çevrimiçi hesaplarınız için oldukça güçlü parolalar seçmeniz, olası kaba kuvvet saldırılarına karşı savunmanızı güçlendirecektir. Şifrelerinizin ele geçirilmesi cihazınıza erişimin yanı sıra iş verilerine erişimi de kolaylaştıracağından ötürü parolalarınızı güvende tutmanız büyük önem teşkil ediyor.

Bu noktada güçlü parola oluşturmada zorlanmamak ve her yere koyduğu farklı şifreleri unutmamak adına şifre yöneticisi kullanımı tavsiye ediliyor.

10. Cihazları atmadan önce verileri silin

Herhangi bir cihazınızı satmadan veya kullanımını sonlandırmadan önce tüm sisteme ait verileri silmeniz tavsiye ediliyor. Tüm modern cihazlar, diskte depolanan tüm verileri biçimlendiren fabrika ayarlarına sıfırlama seçenekleri sunduğundan, kimlik hırsızlığının önüne geçmek amacıyla bu hizmetlerin kullanılması gerekiyor.

Hassas iş verilerini silmek için bağımsız uygulamalarda olduğunu belirten uzmanlar, gizli endüstrilerde çalışanların verilerini silme konusunda DoD 5220.22-M standardını kullanmalarını tavsiye ediyor.

Bitcoin hakkında az bilinen ilginç gerçekler

2009 yılında piyasaya sürülen dijital para birimi Bitcoin popülerliğini günden güne artırıyor. Özellikle genç ve teknoloji meraklılarının dikkatini çeken kripto para birimi, geleneksel paraların aksine anti-otoriter ve özgürlükçü yapısıyla dikkat çekiyor.

Neredeyse herkesin dilinde olan Bitcoin, rap şarkılarından tutun Hollywood filmlerine kadar hayatımızın her alanına girmiş durumda. İşte herkese ve her şeye ilham kaynağı olan dünyanın en popüler kripto para birimi hakkında ilginç gerçekler.

Bitcoin hakkında ilginç bilgiler

  • Bir adam yanlışlıkla çöpe 290 milyon dolar attı

Düşüncesizce hatalar pek çoğumuza para kaybettirmiştir. Ancak kimsenin eski bir sabit diski çöpe atarak n 290 milyon dolar kaybetmemiştir. Güney Galler’deki Newport’tan James Howells için bu kabus senaryosu gerçek oldu.

Teknolojiye meraklı bir birey olan Howells, para biriminin 2009’da piyasaya sürülmesinden kısa bir süre sonra 7.500 Bitcoin satın aldı. Kripto paralarını çekmecesindeki bir sabit diskte barındıran Howells, zaman içinde Bitcoin‘i tamamen unuttu ve diski çöpe attı. 2013’te hatasını fark ettiğinde çöpe attığı para 7,5 milyon dolardı.

Bitcoin

O dönemden itibaren kayıp diskini bulmak için yanıp tutuşan talihsiz “milyoner”, yerel yönetim konseyine kazı izni için paranın dörtte birini ödemeyi teklif etti. Ancak Newport konseyi, lisans izinleri bunun mümkün olmadığını söylüyor.

Kazının maliyeti ve potansiyel çevresel hasarı göz önüne alındığında, “diski bulma veya hala çalışır durumda olacağı garantisi olmadan” bunu yapmayı reddediyorlar. Kayıp paranın bugünkü değeri ise tam olarak 302 milyon 965 bin 500 dolar.

  • Hacker’lar çalınan Bitcoin’i bağışladı

Çeşitli borsalarda bulunan kripto para birimlerinin karşı karşıya kaldığı en büyük risk siber saldırılar. İsimsiz bir hacker grubu, “Robin Hood” olma kararı alarak bu siber saldırıları gerçekleştirdi. Büyük şirketlerden Bitcoin çalan korsanlar, işin sonunda birkaç milyon dolar elde ettiler.

Ancak Dark Web‘e göre, saldırıyı gerçekleştiren siber suçlular tüm parayı kendilerine ayırmak yerine hayır kurumlarına katkıda bulunmayı tercih ettiler. Ekim 2020’de yapılan bir açıklamaya göre Sahra altı Afrika’ya temiz su sağlayan bir yardım sağlayan su projesi ve Children International‘a binlerce dolar değerinde yardım yapıldı. Ancak bazı hayır kurumları ahlaki gerekçelerle paralarını reddetti.

Bitcoin
  • LinkedIn kurucusu Bitcoin rap savaşı başlattı

LinkedIn‘in kurucu ortağı Reid Hoffman, Eylül 2019’da YouTube‘da Bitcoin temalı bir rap videosu yayınladı. Hamilton müzikalini izledikten sonra buradan ilham aldığını söyleyen ünlü iş insanı, rap müziğin “kripto para birimi ve merkezi para birimleri arasındaki güçlü tartışmayı” keşfetmek için mükemmel bir yol olacağını düşündü.

Videoda Alexander Hamilton, Bitcoin‘in esrarengiz yaratıcısı Satoshi Nakamoto karşılıklı bir söz düellosuna girişiyor. Her ne kadar tamamen parodi gibi görünse de Hoffman, Bitcoin‘e karşı çelişkili tutumları düzgün bir şekilde özetliyor.

  • Hindistan’ın kripto para kaçırmaları

Hindistan da diğer pek çok ülke gibi Bitcoin ve diğer kripto para birimlerinin popülerliğinden etkilendi. Ancak Asya ülkesi, kriptonun çirkin yüzüne denk geldi. Varlıklı ailelerin üyelerini kaçıran fidyeciler, rehineleri serbest bırakmak için sık sık Bitcoin talep etti.

Örneğin Aralık 2020’de sekiz yaşındaki bir çocuk dedesiyle yürürken Karnataka’da kaçırıldı. Suçlular, babası zengin bir yatırımcı olan çocuğun serbest kalması için 100 Bitcoin (4 milyon dolar) ödenmesini talep etti.

Bitcoin

Neyse ki, eyalet polisi, sekiz yaşındaki çocuğu fidye ödemesi yapılmadan kurtarmayı başardı ve altı suçluyu tutukladı. Bu kaçırma olayı, 2018‘den bu yana ülkede gerçekleşen üçüncü Bitcoin gaspı girişimi vakası oldu. Gujarat‘ta bir işadamı, 3 milyon dolarlık Bitcoin dolandırma umuduyla kendi kaçırılmasını bile taklit etmeye çalıştı.

  • Kurt Russell’ın oynadığı Bitcoin tabanlı suç draması

Ünlü oyuncu Kurt Russell, 2019 yılında New York Bitcoin pazarındaki yozlaşmaya dayanan garip bir finansal suç dramasında yer aldı. Crypto isimli film, hem izleyicilerden hem de eleştirmenlerden oldukça iyi puanlar aldı.

Bazıları bunun 1990’ların ucuz internet filmlerini hatırlattığını söyleyerek oldukça beğendiğini ifade etti. Film, Rus siber suçlulardan oluşan bir çetenin kripto paraları kullanarak kara para aklama planına odaklanmaktadır.

Windows bilgisayarlarda oyun performansı nasıl artırılır?

Windows 10, oyuncular için güzel hizmetler sunuyor. Eski oyunlar için destek sağlarken, Xbox One akış olanağı vadediyor. Yine de piyasaya çıktığı gibi mükemmel de değil. Windows 10’un sunduğu oyun deneyiminin tadını çıkarmak için bazı ince ayarlar gerekiyor. Bilgisayarınızı oyunlar için optimize etmenin birkaç yolu var.

Windows’ta oyun performansı nasıl artar?

Her ne kadar oyunlar için Windows 10 optimize olsa da, daha iyi bir konuma getirmek sizin elinizde. Bunun için size sunacağımız 5 yöntemi gerçekleştirmeniz gerekiyor. Bunları uyguladığınızda bilgisayarınızda oyun oynarken performansın arttığını fark edeceksiniz. Bilgisayarın performansını artırmak için yöntemleri aşağıda derledik.

Oyun modu ile Windows 10’u optimize edin

Windows 10‘da en iyi oyun performansını elde etmek için ilk yolumuz, oyun modu ile işletim sistemimizi optimize etmek oluyor. Oyun Modu, oyun oynamak için en önemli Windows ayarları arasında geliyor. Bu işlemi uygulamak için aşağıdaki maddeleri tamamlamanız gerekiyor.

windows-bilgisayarlarda-oyun-performansi-nasil-artirilir
  • Windows + I tuşlarına aynı anda basın.
  • Arama kutucuğuna ‘Oyun Modu’ yazın.
  • Oyun Modu ayarları ya da Oyun Modu’nu aç‘a tıklayın.
  • Oyun ekranında, Oyun Modu’na tıklayın.
  • Oyun Modu’nu kullanmak için seçeneği ‘Açık’a getirin.

Bilgisayarınız Oyun Modu‘nu destekliyorsa, kaynaklar optimum kare hızına ulaşacak şekilde yönetiliyor. Buna ek olarak, Windows Update askıya alınıyor. Bu, Windows 10‘da oyun performansını artırmanın bir yolu olsa da, yine de mükemmel bir seçenek değil. Yapmanız gerekenler bununla kalmıyor.

Nagle algoritmasını devre dışı bırakın

Nagle algoritması, veri paketlerini daha sorunsuz bir internet bağlantısı pahasına bir araya getiriyor. Yararlıdır, ancak bilgisayarınızda Nagle algoritmasının etkinleştirilmesi, çevrimiçi oyun oynarken gecikme sorunlarına yol açabiliyor. Bunu devre dışı bırakmak ve Windows 10‘da oyun performansını iyileştirmek için aşağıdaki adımları izleyin:

  • Windows + X tuşlarına aynı anda basın.
  • Çıkan menüden Windows PowerShell’i seçin.
  • ‘ipconfig’ yazın ve ‘Enter’ tuşuna basın.
  • PC’nizin IP adresini öğrenmek için ‘IPv4 adresi’ kısmını bulun.

IP adresinizi bir yere kaydederek, Windows Kayıt Defteri‘ne geçin.

  • Çalıştır‘ı açın.
  • ‘regedit’ yazın.
  • Çıkan ekrandan ‘Evet’ seçeneğine basın.
  • Kayıt Defteri Düzenleyicisi‘ni seçin. (Windows Kayıt Defteri’ni düzenlerken dikkatli olun.)

Adres çubuğuna aşağıdaki kodu kopyalayıp yapıştırın:

HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\CurrentControlSet\Services\Tcpip\Parameters\Interfaces

Sol bölmede, harf ve rakamlardan oluşan dosya adlarına sahip bir klasör koleksiyonu göreceksiniz. Doğru dosyaya erişmek için IP adresinizi bu klasörlerden birinde DhcpIPAddress‘e göre listelenen adresle eşleştirin.

Eşleşen klasörü bulduğunuzda:

  • Klasöre sağ tıklayın.
  • Yeni > DWORD (32-bit) değerini seçin.
  • Bunu TcpAckFrequency olarak adlandırın.
  • Tamam’a tıklayın.
  • Yeni Z DWORD (32-bit) değerini tekrar seçin.
  • Buna TCPNoDelay adını verin.
  • Her birine çift tıklayın ve parametrelerini ‘1’ olarak ayarlayın.

Bunu yapmak Nagle algoritmasını devre dışı bırakıyor. Herhangi bir sorunla karşılaşırsanız, parametre değerlerini ‘0’a sıfırlayın. Yaptığınız işlemler devre dışı kalacaktır.

Daha hızlı bir DNS kullanın

Çevrimiçi çok oyunculu oynuyorsanız ya da Windows 10 oyunları için uzak bir sunucuya güveniyorsanız, ağ trafiği sorunlara neden olabiliyor. Daha hızlı internete geçmek yardımcı olurken, sadece bazı ağ ayarları yaparak da sorunu çözebilirsiniz.

  • Windows + I tuşlarına aynı anda basın.
  • Ağ ve İnternet‘i aratın. Ardından Bağdaştırıcı Ayarlarını Değiştir seçeneğine gidin.
  • Kablosuz ağınıza sağ tıklayın.
  • Özellikler‘i seçin.
  • İnternet Protokolü Sürüm 4‘e tıklayın.
  • İleride işinize yarayacağını düşünerek iki DNS adresini not edin. (Sonradan bir sorun çıkarsa eskiye dönebilmeniz için.)
  • Bunları 1.1.1.1 ve 1.0.0.1 ile değiştirin.
  • Tamam’a ve ardından Kapat’a tıklayın.
  • Varsayılan tarayıcınızı yeniden başlatın.

İnternetinizin artık daha hızlı olması gerekiyor. Bu da çevrimiçi oyunlarda sizlere yardımcı olacaktır.

Otomatik güncellemeleri devre dışı bırakın

Windows 10, işletim sisteminizi otomatik olarak güncelliyor. Buna ek olarak izniniz olmadan yeniden başlatmayı planlıyor. Bu özellik sık sık etkinleştirilmese de, habersiz yakalanmak ve oyundaki ilerlemenizi kaybetmek istemezsiniz.

windows-bilgisayarlarda-oyun-performansi-nasil-artirilir

Otomatik güncellemeler Windows‘u uyarı vermeden aniden kapatmakla kalmıyor. Güncellemeleri arka planda indirmek ağ bağlantınızı sınırlıyor. Otomatik yeniden başlatmayı devre dışı bırakamasanız da, erteleme seçeneğine sahipsiniz. Windows Update‘in oyun performansınızı kesintiye uğratmasını önlemek için aşağıdaki adımları izlemeniz gerekiyor.

  • Windows + I tuşlarıyla ‘Ayarlar’ı açın.
  • Güncelleme ve Güvenlik alanından Windows Update‘e tıklayın.
  • Gelişmiş seçeneklere girin ve Güncelleme Seçenekleri‘ne tıklayın.
  • Bir güncelleme yüklemek için yeniden başlatma gerektiğinde bu cihazı mümkün olan en kısa sürede yeniden başlatın seçeneğini devre dışı bırakın.
  • Bildirim göster seçeneğini etkin hale getirin. (Windows, bir güncellemenin ardından sistem yeniden başlatılacağında çok sayıda uyarı verecektir)
  • Güncellemenin yüklenmesini 7 güne kadar ertelemek için ‘Güncellemeler’i Duraklat’a tıklayın.

Windows 10’u ne zaman kullanacağınızı belirterek, aktif saatlerde Windows güncellemelerinin indirilmesini ve yüklenmesinin önüne geçebilirsiniz.

Bildirimleri devre dışı bırakın

Öncelikle bu ayarı üsttekiyle karıştırmamanız gerekiyor. Windows 10‘daki Odaklanma Yardımı özelliği, bildirimleri nasıl ve ne zaman alacağınızı belirlemenize olanak tanıyor. Bildirimlere genellikle pop-up’lar ve çanlar eşlik ediyor. Bunlar da oyunları kesintiye uğratabiliyor. Bu yüzden Odaklanma Yardımı’nı kullanmanız burada önem arz ediyor.

windows-bilgisayarlarda-oyun-performansi-nasil-artirilir
  • Windows + I tuşlarına aynı anda basın.
  • Sistem bölümünden Odaklanma Yardımı‘na girin.
  • Diğer tüm bildirimleri gizlemek için Yalnızca Alarmlar‘ı seçin.
  • Oyun Oynarken seçeneğinin açık olduğundan emin olun.
  • Ayarlar ekranını kapatın.

Bu, bildirimlerin etkisini en aza indirecektir. Böylece daha sonra kontrol edilmelerini sağlar.

Sora vs Adobe Firefly: Hangisi daha iyi?

Sora ve Adobe Firefly, yapay zeka destekli video oluşturma alanında en çok tercih edilen araçlar arasında yer alıyor. Her iki yazılım da kullanıcıların kısa videolar oluşturmasına olanak tanıyor, ancak her ikisi de farklı güçlü yönlere ve zayıf noktalara sahip diyebiliriz.

Sora vs Adobe Firefly: Hangi video oluşturma aracı daha iyi?

Adobe Firefly, görsel olarak oldukça başarılı bir yapay zeka video oluşturma aracı olarak dikkat çekiyor. Özellikle gerçekçi görseller yaratma konusunda, Firefly’ın sunduğu videolar oldukça etkileyici. Bir kış manzarası oluşturduğumuzda, görselin son derece gerçekçi olduğunu gözlemledik.

Ancak bazı sahnelerde arka plandaki detaylar ilk başta yapay gibi görünse de, kamera uzaklaştıkça bu his kayboluyor. Yine de Firefly her video için aynı başarıyı gösteremedi. Sora, genellikle DALL-E gibi yapay zeka sistemlerinde görülen sorunlarla karşılaşsa da, videolarının genel kalitesi kabul edilebilir düzeydeydi. Bu kategoride sonuç eşit olarak değerlendirilebilir.

Adobe Firefly’ın avantajlarından biri de, kullanıcıların daha fazla bağlam sağlayabilmesiydi. Özellikle, kamera açısını seçmek ve çeşitli hareket seçenekleri eklemek gibi özellikler, daha iyi ilk taslaklar oluşturulmasına olanak tanıyor.

Küçük ekranlı iPhone’lar tarihe karışabilir!

Küçük ekranlı iPhone’lar tarihe karışabilir!

Gelen son bilgilere göre, küçük ekranlı iPhone devri resmen bitiyor. Bu gelişme, bazı kullanıcıları hayal kırıklığına uğrattı.

Sora ise daha fazla çaba gerektiriyor; çoğu zaman bir prompt yazdıktan sonra, istediğimiz sonuca ulaşmak için birkaç kez denememiz gerekiyor. Bu durum özellikle Sora’nın 1000 kredi sınırlaması varken daha da belirgindi, ancak bu sınırlama kaldırıldığında kullanıcı deneyimi iyileşti. Yine de, Firefly bu alanda önde diyebiliriz.

Sora, statik nesneler yaratmada oldukça başarılıydı. Özellikle manzaralar ve binalar gibi sabit öğeleri oluştururken neredeyse hiçbir sorun yaşamadık. Ancak metin gibi dinamik öğeler söz konusu olduğunda, bu yazılımın performansı zayıflıyor. Firefly ise statik nesnelerde Sora kadar başarılı olmasa da, renk düzenlemesi gibi konularda Sora’dan geride kalıyor.

İnsanlar ve hayvanlar, yapay zeka video üretiminde en zorlayıcı öğeler arasında yer alıyor. Sora, bu konuda daha iyi sonuçlar verdi. İnsanları ve hayvanları içerdiği bir video oluşturduğumuzda, vintage tarzı bir etkiyle de olsa video gayet kabul edilebilirdi.

Ancak Firefly, özellikle hayvanları oluştururken gerçekçilikten uzak kaldı. Örneğin oluşturduğumuz köpek, bir tablo gibi görünüyordu ve sahnedeki ışıklandırma çok yoğundu. Bu nedenle, Sora bu kategoride açık ara önde diyebiliriz.

Kısa videolar üretme konusunda ise Sora, Adobe Firefly’a göre daha uzun süreli videolar oluşturma imkanı sundu. Sora, ChatGPT Plus abonesi olarak 10 saniyelik videolar oluşturma hakkı tanırken, ChatGPT Pro abonesi olarak bu süreyi 20 saniyeye kadar çıkarabiliyorsunuz. Adobe Firefly ise yalnızca 5 saniyelik videolarla sınırlı kalıyor. Bu durumda Sora, daha geniş video süreleri sunmasıyla avantaj sağlıyor.

Kullanıcı dostu arayüz açısından her iki platform da oldukça benzer. Firefly, fotoğraflarınızı düzenlemek ve komutları girmek için net bir araç seti sunuyor, kullanımı kolay. Sora’nın arayüzü de oldukça sezgisel ve kullanıcı dostu. Her iki yazılım da kişisel tercihlere dayalı olarak eşit puan alabilir.

Storyboarding ve düzenleme özellikleri açısından ise Sora, Firefly’a göre bir adım öndeydi. Sora, videoları daha kolay bir şekilde storyboard (hikaye tahtası) aracılığıyla oluşturmanıza olanak tanıyor. Bu özellik, özellikle kısa film veya video projelerinde işinizi oldukça kolaylaştırıyor. Firefly, hikaye tahtası yerine yalnızca bir kare aracı sunuyor, bu da video düzenlemesini daha zor hale getiriyor.

Sonuç olarak, her iki platform da kendine özgü güçlü yönlere sahip. Sora, özellikle insan ve hayvanlarla ilgili videolar ve statik nesneler konusunda daha iyi sonuçlar verirken, Firefly kamera açısı seçimi ve daha kapsamlı ilk taslaklar oluşturma gibi özelliklerle öne çıkıyor. Hangisinin daha iyi olduğu ise tamamen kullanıcının ihtiyaçlarına bağlı olarak değişiyor.

John Wick benzeri Havoc, büyük ilgi gördü!

Gareth Evans imzalı yeni aksiyon filmi Havoc, 25 Nisan’da Netflix’te yayınlanmasının ardından izleyicilerden yoğun bir ilgi gördü. Başrolünde Tom Hardy’nin yer aldığı film, yayınlandığı ilk haftada tam 30 milyon izleyiciye ulaşarak platformun en çok izlenen yapımlarından biri oldu.

Havoc, Netflix’te büyük bir ilgi görüyor

Havoc, Evans’ın The Raid serisiyle tanınan aksiyon anlayışını sürdürerek, izleyicilere sert ve tempolu bir polisiye hikaye sunuyor. Film, bir uyuşturucu operasyonunun ters gitmesi sonrası; hem suçluların hem de teşkilat içindeki yozlaşmış kişilerin hedefi haline gelen dedektif Walker’ın hayatta kalma mücadelesini konu alıyor.

Havoc, Netflix'te büyük bir ilgi görüyor.

Tom Hardy’ye Timothy Olyphant, Forest Whitaker ve Luis Guzmán gibi deneyimli isimler de eşlik ediyor. Aksiyon ve suç türlerini başarılı bir şekilde harmanlayan film, görsel dili ve tek planlı dövüş sahneleriyle dikkat çekiyor.

iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisiyle geliyor!

iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisiyle geliyor!

Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.

Netflix’in daha önce yüksek beklentilerle yayınladığı; ancak ilk haftasında 25 milyon izleyiciye ulaşan The Electric State filmiyle karşılaştırıldığında, Havoc’un çıkışı çok daha güçlü oldu diyebiliriz. Buna karşın, izleyicilerin yorumları oldukça karışık.

Kimi izleyiciler filmdeki aksiyon sahnelerini överken, bazıları senaryonun yüzeysel kaldığını belirtiyor. Özellikle tek kişilik mücadele ve karanlık suç örgüsü unsurları ile film, bazıları tarafından John Wick serisine benzetildi.

Peki siz bu yapım hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz günlük hayatınızda hangi dizileri takip ediyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Chrome arama geçmişi kapatma rehberi

İnternet tarayıcınızda yaptığınız işlemlerin başkaları tarafından görülmemesi için birden fazla yöntem mevcut. Bunlardan biri olan Chrome arama geçmişi kapatma işleminin nasıl yapıldığını anlattık.

2008 yılında Google tarafından piyasaya sürülen Chrome, günümüzde milyonlarca kişi tarafından aktif olarak kullanılıyor. Android, iOS, Linux, macOS ve Windows işletim sistemlerine uyumlu olan Chrome, gönderilen verilerin yaklaşık yüzde 2’sini IP adresiyle birlikte depoluyor.

Telegram hesabı nasıl silinir? – Kalıcı Olarak

Chrome arama geçmişi kapatma nasıl yapılır?

Google, arama ve tarayıcı geçmişini Web ve Uygulama Etkinliği olarak adlandırılıyor. Web ve Uygulama Etkinliği özelliği açık olduğunda Google, aşağıda yer alan bilgileri kaydediyor:

  • Haritalar ve Play gibi Google ürün ve hizmetlerinde yaptığınız aramalar ve diğer işlemler
  • Konum, dil, IP adresi, yönlendiren ve bir tarayıcı mı yoksa uygulama mı kullandığınız
  • Tıkladığınız reklamlar veya bir reklam verenin sitesinden satın aldığınız ürünler
  • Aradığınız son uygulamalar veya kişi adları gibi cihazınızdaki bilgiler

Bu bilgilerin kaydedilmesini istemiyorsanız bilgisayar, Android ve iOS cihazlarda farklı şekillerde kapatma işlemi uygulamalısınız. Google, Web ve Uygulama Etkinliği özelliğini kapatma işleminin cihazlarda bulunan özelliklere göre değişebileceğini belirtiyor.

Chrome arama geçmişi kapatma nasıl yapılır?

Bilgisayarınızda Web ve Uygulama Etkinliği özelliğini kapatmak için:

  • Bilgisayarınızda Etkinlik kontrolleri sayfasına girin. Bu işlem esnasında Google Hesabınızda oturum açmanız gerekebilir.
  • Web ve Uygulama Etkinliği yazan yere tıklayarak kayıt işlemini durdurabilirsiniz.

Android cihazlarda Web ve Uygulama Etkinliği özelliğini kapatmak için:

  • Android telefon veya tabletinizde cihazınızın Ayarlar uygulamasını ardından Google ardından Google Hesabınızı yönetin sekmesine tıklayın.
  • Veri ve kişiselleştirme butonuna dokunun.
  • “Etkinlik kontrolleri” bölümünün altında Web ve Uygulama Etkinliği’ne dokunun.
  • Ardından karşınıza çıkan ekranda Web ve Uygulama Etkinliği yazan yere tıklayarak kayıt işlemini durdurabilirsiniz.

iOS cihazlarda Web ve Uygulama Etkinliği özelliğini kapatmak için:

  • iPhone veya iPad’inizde Etkinlik kontrolleri sayfasına girin. Bu işlem esnasında Google Hesabınızda oturum açmanız gerekebilir.
  • Web ve Uygulama Etkinliği yazan yere tıklayarak kayıt işlemini durdurabilirsiniz.

İşlem sırasında yaşadığınız sorunları yorumlar belirterek yardım isteğinde bulunabilirsiniz.

Sosyal medya hesabınızı hackerlardan korumak için ipuçları

Instagram, TikTok, Facebook, Twitter, Reddit… Daha sayılamayacak kadar küçük-büyük birçok sosyal medya uygulamasında hepimizin hesabı var. Haliyle ad-soyad, fotoğraf vb. onlarca hatta yüzlerce kişisel bilgilerimiz bu platformlarda saklı.

İhtiyaç ihtimaline karşın el altında olması nedeniyle büyük kolaylık sağlıyor olsalar da, güvenlik riskleri de elbette var. Sosyal medya hesabını güvene alma, hack saldırılarından koruma için neler yapabiliriz? Mutlaka uygulamanız gereken taktiklerden bahsettik.

Evden çalışanlar için 10 siber güvenlik önerisi

Klasik ama en garanti güvenlik önlemi: Güçlü şifre

Sosyal medya hesabını güvene alma işlemlerindeki temel amaç: parolaları korumaktır. Kötü niyetli kişilerin bizzat kullandıkları özel algoritmalara sahip yazılımlar mevcut. Bunlar, herhangi bir kullanıcının parolasını doğru sonuca ulaşana kadar defalarca kez deneme-yanılma yoluyla bulmaya çalışacak şekilde tasarlanmış durumdalar. Tam da bu sebeple ne kadar güçlü şifre oluşturursanız, bu programların radarından kurtulma ihtimaliniz o kadar artacaktır.

Bir şifrenin “güçlü” kabul edilmesi için taşıması gereken nitelikler:

  • En az 8 karakterden oluşmalıdır.
  • Harflerin yanı sıra, rakam ve “?, @, !, #, %, +, -, *, %” gibi özel karakterler içermelidir.
  • Büyük ve küçük harfler bir arada kullanılmalıdır.
  • İçinde en az bir tane sayı bulunmalıdır.

Aslında güçlü şifre oluşturmak kadar zayıf şifre oluşturmamak da mühim. Parola seçerken farkında olmadan ve belki kolaya kaçmak için yaptığınız belli başlı hatalar, hesabınızın tehlikeye düşmesinde büyük rol oynarlar. Bunları sıralamamız gerekirse:

  • Kişisel bilgilere yer vermek: Her ne sebeple olursa olsun kullanacağınız parolada kişisel bilgilerinize yer vermeyin. Çünkü sizi hacklemeye çalışan bir bilgisayar korsanının, ondan öncesinde kimleri (arkadaşlarınız, akrabalarınız vb.) hedefine oturttuğunu bilemezsiniz. Örneğin size bulaşmadan evvel kuzeninizin hesabını çalmıştır, özel mesajlarınıza girip kişisel bilgilerinize ulaşır ve oradan şifrenizi tahmin etmeye çalışabilir.
  • Bir şifreyi her yerde kullanmak: En büyük hatalardan bir tanesi bu. Kolay hatırlamak için tüm sosyal medya hesaplarınızda aynı şifreyi kullanıyorsanız derhal bundan vazgeçmenizde fayda var. Hackerlar, insanların bu huyunu çok iyi biliyorlar. Hatta aynı parola kullanması sebebiyle kredi kartındaki parayı çaldıranlar dahi var.
  • Basit şifre seçimi: Güçlü gibi görünen ancak güçsüz olan “qwertyuıopğ” gibi art arda harf veya rakamlardan oluşan parolalar kullanmayın. Çünkü bunlar da kötü niyetli kişilerce biliniyorlar. Facebook CEO’su Mark Zuckerberg’in hesabı çalındığında, şifresinin dadada olduğu ortaya çıkmıştı.

İki adımlı doğrulama özelliğini yabana atmayın

Sosyal medya hesabını güvene alma yöntemleri arasında en önemlilerinden biri: iki faktörlü kimlik doğrulama teknolojisidir. İki adımlı doğrulama; şifrenizi bilen herhangi bir kişinin/hackerın hesabınıza girmesine engel olur.

Parolanızın ne olduğunu bilse dahi karşısına ek bir güvenlik yöntemi çıkacak ve böylelikle hesabınıza erişim sağlayamayacaktır. O kişi hesabınıza girmeye çalıştığında sizin telefon numaranıza bir kod geliyor ve girmeye çalışan kişiden bu kod isteniyor. Ona vermediğiniz sürece hesabınıza kesinlikle giremiyor.

Bilinen bütün sosyal medya platformları iki faktörlü kimlik doğrulama teknolojisini destekliyor. Örneğin aşağıdaki adımları uygulayarak Instagram’da aktif edebilirsiniz:

  1. Instagram uygulamasını açın.
  2. Ayarlar > Güvenlik bölüme gidin.
  3. “İki faktörlü kimlik doğrulaması” seçeneğine tıklayın.
  4. WhatsApp, Kimlik Doğrulama Uygulaması veya Kısa Mesaj seçeneklerinden birini seçin.
  5. Telefon numaranız yoksa eklemenizi isteyecek, varsa otomatik olarak etkinleştirilecektir.

Diğer sosyal medya hesaplarınız için, ilgili uygulamanın Ayarlar bölümündeki “Gizlilik ve Güvenlik” kısmına bakın. Genellikle buradan açılıyor.

Sosyal medya güvenliği: Üçüncü taraf uygulamaları reddedin

Third-party application olarak da bilinen üçüncü taraf uygulamaların hesabınıza erişmesi, hakkınızdaki bütün bilgilere ulaşabileceği anlamına gelir. Örneğin “Şu uygulama Instagram hesabına erişmek istiyor” gibi uyarılar illa görmüşsünüzdür. Özellikle gizli profil görme, gizli hikayeye bakma vb. muhtelif yazılımlarda karşılaşma ihtimaliniz çok yüksek. Bunlara kesinlikle güvenmeyin. Bugün olmasa bile 2 ay sonra hesabınızın tehlikeye girmeyeceğinin hiçbir garantisi yoktur.

Aynı zamanda daha önce izin vermiş olduğunuz üçüncü taraf uygulamaları da gözden geçirmenizde fayda var. Bunları sosyal medya hesabınızın Güvenlik ayarlarında bulabilir ve yönetebilirsiniz.

Instagram için:

  1. Instagram uygulamasını açın.
  2. Ayarlar > Güvenlik bölüme gidin.
  3. “Uygulamalar ve İnternet Siteleri” seçeneğine tıklayın.
  4. Aktif, Süresi Doldu ve Kaldırıldı olmak üzere üç kısım göreceksiniz.

Burada Instagram hesabınıza erişme yetkisi olan yazılımları görebilirsiniz. Kontrol edin ve şüphe duyduklarınızın erişimini kaldırın.

Sosyal medya şirketlerinden gönderildiği iddia edilen mesajları açmayın

Hackerların çok kullandığı bir sosyal medya hesabı çalma taktiği var; oltalama yöntemi adı verilen bu işlemde kurbanın mail adresine genellikle “Hesabınız tehlikede, güvene almak için linke tıklayın…” gibi mesajlar gidiyor. Daha da kötüsü bunları öyle bir şekilde gönderiyorlar ki, gerçekten platformun bizzat kendisinden geldiğine ikna oluyorsunuz. O anki panikle inanmamanızın mümkünatı yok. Sorun yaşamamak için mail adresinize gönderilen “Instagram Destek, Instagram Support Team” başlıklı mesajlara dikkat edin.

Burada belirleyici kriteriniz şu olmalı: Ben hiç şifre sıfırlama gibi bir talepte bulundum mu? Kendinize bu soruyu mutlaka sorun. Eğer cevabınız “hayır” ise, yüzde 99 ihtimalle gelen mail sahtedir. Hiçbir sosyal medya şirketi aniden “hesabınız çalındı, şifrenizi değiştirin” gibi bir uyarı mesajı göndermez. Zaten teorik olarak hesabınız çalınmışsa giremiyor olmanız lazım. Böyle bir mail aldıktan sonra hemen hesabınıza erişmeye çalışın. Girebiliyorsanız sorun yok demektir.

Sadece gerçek mail adreslerini dikkate alın

Sosyal medya şirketlerinin tamamı HTTPS (Secure Hypertext Transfer Protocol) teknolojisini kullanırlar. Gelen mailin sahte olup olmadığını buradan bile anlayabilirsiniz. Size gönderilen link eğer HTTP ile başlıyorsa, bilin ki o gerçek değil. Tabii hackerlar da kendilerini geliştirdiler(!) ve kullanıcıları ikna etmek için güvenlik sistemlerini güçlendirdiler. Günümüzde tıpkı Instagram’ın, Facebook’un yaptığı gibi HTTPS kullanan kötü amaçlı yazılımlar var. Sahtesiyle gerçeğini ayırt etmek için mailin asıl adresine bakmanız gerekiyor.

Sosyal ağların mail adresleri genellikle şöyledir:

  • security@mail.instagram.com
  • support@instagram.com
  • instagram@support.facebook.com
  • help@facebook.com

Bu adreslerden almadığınız mailler sahtedir. Kesinlikle açmayın.

e-Devlet üzerinden hat iptali nasıl yapılır?

Günümüzde işleri, bir yere gitmeden kolay bir şekilde halletmek oldukça kolay. Bu işleri tek bir yerden yapmak ise daha pratik oluyor. Özellikle hat iptali işlemini gerçekleştirmek pek çok kişinin çilesi haline geldi. Önceden hat iptali yapmak için ilgili bayiye gitmek gerekiyordu. Bu durum ise çeşitli karışıklığa neden oluyordu ancak e-Devlet, hat iptali için kullanıcılara ayrı bir seçenek sunuyor.

Sunulan hizmet kapsamında kişiler, e-Devlet üzerinden kolay bir şekilde hat iptali yapabiliyor. Telefon hattını iptal etmek isteyen kişilerin yazılı bir başvuruda bulunması gerekiyor. e-Devlet sayesinde ise bu başvuruyu dijital ortamda göndermeniz mümkündür. Bu yazımızda da e-Devlet hat iptali işlemi için yapmanız gerekenleri anlattık.

e-Devlet üzerinden hat iptal nasıl yapılır?

Çeşitli nedenlerden dolayı hat iptali yapmak isteyenler için birçok yöntem var. Bunun için ise yapılması gereken ilk şey, hat iptali yapmak isteyenlerin yazılı bir başvuruda bulunması oluyor. Bu uygulama sayesinde ise aboneler, zorluk yaşamdan fesih talebinde bulunuyor. e-Devlet hat iptali için yapmanız gerekenler şu şekilde:

  • İlk olarak e-Devlet resmi internet sayfasına gidin.
https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/02/e-Devlet-uzerinden-hat-iptali-nasil-yapilir-1.png
  • Kişisel bilgilerinizi girerek bilgilerinizi doğrulayın.
  • Daha sonra arama butonuna feshetmek istediğiniz operatörün adını yazın. Bu kısımda, girmiş olduğunuz standart e-Devlet şifresi güvenlik nedeniyle yeterli değil. Eğer henüz bir e-Devlet şifresine sahip değilseniz, size en yakın PTT şubesine giderek şifrenizi alabilirsiniz.
https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/02/e-Devlet-uzerinden-hat-iptali-nasil-yapilir-2.png
  • Ardından karşınıza çıkan sayfadan feshetmek istediğiniz aboneliği seçin.
  • Fesih başvuru nedeninizi belirtin.
  • Daha sonra abonelik fesih belgesini imzalayın. Bu işlemden sonra fesih işleminizi gerçekleştirmiş oluyorsunuz.

e-Devlet hat iptali için bu işlem gerekiyor

e-Devlet üzerinden ‘Fesih Başvurusu‘ hizmetini kullanmak için standart şifrenin yanı sıra yüksek güvenlikli kimlik doğrulama yöntemlerinden birini kullanmanız gerekiyor. Yaptığınız işlemin hukuken geçerli olması ve kişisel bilgilerin güvenliği açısından kullanıcılar, bu şartı yerine getirmelidir.

https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/02/e-Devlet-uzerinden-hat-iptali-nasil-yapilir-3.png

Bundan dolayı mobil imza, elektronik imza, T.C. Kimlik Kartı ya da İnternet Bankacılığı seçeneklerinden bir tanesini seçerek doğrulama yapmanız gerekiyor. Bunun yanı sıra e-Devlet’ten yapılan fesih başvurusundan sonra, 24 saat içerisinde hizmete bağlı ücretlendirme, hizmet sağlayıcı tarafından durduruluyor.