Steam Ücretsiz Yarış Oyunu Veriyor!

Steam’de yeni bir Steam ücretsiz yarış oyunu kampanyası başladı. Oyuncular, normalde 130 TL fiyat etiketine sahip olan Initial Drift Online‘ı sınırlı bir süre için kalıcı olarak kütüphanelerine ekleyebilirler. Bu fırsat, özellikle drift ve Japonya temalı yarışları sevenler için kaçırılmayacak nitelikte.

Steam Ücretsiz Yarış Oyunu: Initial Drift Online

Kampanya kapsamında ücretsiz sunulan oyun, çevrim içi odaklı bir yarış deneyimi vaat eden Initial Drift Online. Yarı açık dünya yapısına sahip Japonya temalı haritalarıyla öne çıkan yapım, adından da anlaşılacağı gibi drift mekaniklerini oynanışın merkezine koyuyor. Oyuncular, çeşitli araçları satın alıp özelleştirerek hem çevrim içi yarışlarda rekabet edebilir hem de liderlik tablolarında üst sıralara tırmanmak için mücadele edebilir.

Initial Drift Online, sadece tek başına oynamak isteyenlere değil, aynı zamanda rekabetçi çok oyunculu modları sevenlere de hitap ediyor. Gerçekçi ancak akıcı sürüş dinamikleri, gece-gündüz döngüsü ve çok oyunculu altyapısı sayesinde türün meraklıları için keyifli bir deneyim sunuyor. Ayrıca oyunun Steam’deki kullanıcı yorumları da genel olarak olumlu yönde.

Kampanya Ne Zamana Kadar Geçerli?

Bu cazip tekliften yararlanmak için oyuncuların elini çabuk tutması gerekiyor. Initial Drift Online, 18 Ocak tarihine kadar Steam üzerinden ücretsiz olarak kütüphaneye eklenebilecek. Belirtilen tarihten sonra oyun tekrar eski fiyatı olan 130 TL’ye dönecek. Ancak kampanya süresince oyunu kütüphanesine ekleyen tüm kullanıcılar, herhangi bir ek ücret ödemeden oyuna kalıcı olarak sahip olacaklar.

Yarış oyunları herkesin favorisi olmasa da, tamamen ücretsiz olması bu fırsatı denemeye değer kılıyor. Özellikle drift tutkunları için Initial Drift Online, Steam kütüphanesine eklenmesi gereken bir yapım olarak öne çıkıyor.

PlayStation Plus Ocak 2026 Oyunları Sızdı

PlayStation Plus Ocak 2026 Oyunları Sızdı

PlayStation Plus Ocak 2026 oyunları güvenilir bir kaynak tarafından sızdırıldı. Resident Evil Village ve dahası geliyor. Liste haberimizde.

Peki, Steam’in bu ücretsiz oyun kampanyası hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Realme Şarj Derdini Bitirecek!

Telefon dünyasında şarj derdi bir türlü bitmiyor, değil mi? Gün içinde sürekli priz aramak, yanımızda powerbank taşımak artık birçoğumuz için sıradanlaştı. İşte tam bu noktada Realme, hepimizi heyecanlandıran bir hamleyle sahneye çıkıyor. Söylentiler ve sızıntılar sonunda ete kemiğe bürünüyor; evet, Realme 10.000mAh bataryalı telefon modeliyle piyasayı kelimenin tam anlamıyla sarsmaya hazırlanıyor. Bu devasa kapasite, telefonlarımızı kullanma alışkanlıklarımızı kökten değiştirebilir. Gelin, haftalarca şarj gerektirmeyecek bu ‘batarya canavarı’ hakkında şu ana kadar bildiğimiz her şeye birlikte göz atalım.

Realme 10.000mAh Bataryalı Telefon P Serisiyle mi Geliyor?

Her şey, Realme’nin geçen yıl 10.000mAh kapasiteli bir bataryaya sahip akıllı telefon çıkarma planlarını doğrulamasıyla başladı. O zamandan beri teknoloji meraklıları bu cihazı bekliyordu. Geçtiğimiz ay ise RMX5107 model numarasına sahip gizemli bir cihaz, 10.001mAh’lik devasa bir batarya ile internete sızdırıldı. Şimdi ise aynı model numarası, Hindistan’ın standart belirleme kurumu olan BIS’in (Bureau of Indian Standards) web sitesinde görüldü. Bu gelişme, telefonun resmi olarak yolda olduğunun ve çok yakında piyasaya sürülebileceğinin en güçlü kanıtı.

Peki, bu sertifika ne anlama geliyor? Bir ürünün BIS gibi resmi bir kurumdan sertifika alması, o ürünün ilgili ülkenin güvenlik ve kalite standartlarına uygun olduğu ve satışa sunulmaya hazır olduğu anlamına gelir. Bu durum, lansmanın özellikle Hindistan pazarı odaklı başlayacağını gösteriyor. Sektörden gelen bilgilere göre, bu iddialı model Realme’nin P serisine ait olacak ve hatta bu ay içinde tanıtılabilir. P serisi, genellikle performansı ve uygun fiyatı bir araya getirmesiyle biliniyor. Böylesine büyük bir bataryanın bu seriye eklenmesi, Realme’nin pazardaki rekabette ne kadar ciddi olduğunu ortaya koyuyor.

Realme P serisi 10.000mAh bataryalı telefon sızıntısı

10.000mAh Batarya Gerçekte Ne Anlama Geliyor?

Gelin bir an için düşünelim: Günümüzdeki amiral gemisi telefonların birçoğu 5.000mAh civarında bataryalara sahip ve bu kapasite, yoğun kullanımda bir günü zor çıkarabiliyor. Realme’nin sunduğu 10.000mAh ise bu standardın tam iki katı! Bu, teorik olarak normal bir kullanıcının telefonunu 3-4 gün boyunca, hatta belki de daha uzun süre şarj etmeden kullanabileceği anlamına geliyor. Bu durum özellikle şu kullanıcı grupları için bir devrim niteliğinde olabilir:

  • Mobil Oyuncular: Uzun oyun seansları sırasında şarjın bitmesi kabusuna son verebilir.
  • Sürekli Seyahat Edenler: Uçak, otobüs yolculuklarında priz arama derdini ortadan kaldırır.
  • Doğa Tutkunları ve Kampçılar: Medeniyetten uzakta bile günlerce bağlantıda kalmayı sağlar.
  • Saha Çalışanları ve Kuryeler: Gün boyu navigasyon ve iletişim ihtiyacını kesintisiz karşılar.

Bununla birlikte, madalyonun bir de diğer yüzü var. Böylesine büyük bir bataryanın getireceği bazı ödünler de olacaktır. Telefonun normalden daha kalın ve ağır olması kaçınılmaz. Ayrıca, bu devasa bataryayı doldurmak için güçlü bir hızlı şarj teknolojisine ihtiyaç duyulacak. Aksi takdirde, telefonun tam şarja ulaşması saatler sürebilir. Realme’nin bu konularda nasıl bir mühendislik çözümü sunacağını hep birlikte göreceğiz.

Realme’nin Batarya Odaklı Stratejisi

Realme’nin daha önce 8.000mAh veya daha büyük bir bataryaya sahip bir akıllı telefonu bulunmuyordu. Ancak şirketin bu yönde adımlar attığını görmek mümkün. Örneğin, yakın zamanda Hindistan’da tanıtılan Realme P4x modeli 7.000mAh’lik oldukça büyük bir batarya ile gelmişti. Ayrıca, 22 Ocak’ta Çin’de piyasaya sürülmesi beklenen Realme Neo8 modelinin de 8.000mAh’lik bir bataryaya sahip olacağı söyleniyor. Bu adımlar, 10.000mAh’lik modelin tek seferlik bir deneme olmadığını, aksine şirketin batarya ömrünü önceliklendiren yeni bir strateji izlediğini gösteriyor. Rakiplerin kamera, işlemci veya ekran yenileme hızına odaklandığı bir dönemde, Realme’nin en temel sorun olan ‘şarj ömrü’ne odaklanması, onu pazarda farklı bir konuma taşıyabilir.

Önümüzdeki günlerde Realme P serisinin bu yeni üyesi hakkında daha fazla detayın ortaya çıkmasını bekliyoruz. Özellikle işlemci, kamera özellikleri ve fiyatlandırma gibi konular büyük merak konusu. Ancak şimdiden söyleyebiliriz ki, akıllı telefon dünyasında ‘pil bitti’ uyarısını unutturacak yeni bir dönem başlıyor olabilir.

Honor Magic 8 Pro Air Özellikleri Belli Oldu

Honor Magic 8 Pro Air Özellikleri Belli Oldu

Honor'un yeni amiral gemisi katili Honor Magic 8 Pro Air tanıtıldı! Sadece 155 gram ağırlığı, 64MP periskop kamerası ve güçlü özellikleriyle dikkat çekiyor.

Peki, Realme’nin 10.000mAh bataryalı yeni telefonu hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Galaxy S26 Şarj Hızı Sızıntısı: Beklenmedik Gelişme!

0

Samsung’un gelecek amiral gemisi serisi hakkında sızıntılar gelmeye devam ederken, Galaxy S26 şarj hızı konusunda teknoloji dünyasını heyecanlandıran yeni bir iddia ortaya atıldı. Önceki raporların aksine, son bilgiler Samsung’un sadece Ultra modelde değil, serinin standart modelinde de şarj hızını önemli ölçüde artıracağını gösteriyor.

Galaxy S26 Şarj Hızı: Samsung’dan Beklenen Yükseltme

Güvenilir bir sızıntı kaynağına göre, standart Galaxy S26 modeli, yıllardır kullanılan 25W standardından vazgeçerek 45W hızlı şarj desteğine kavuşacak. Bu gelişme, Samsung kullanıcıları tarafından uzun süredir beklenen bir yenilik olarak öne çıkıyor. Ayrıca, bu modelin batarya kapasitesinin de Galaxy S25’teki 4.000mAh seviyesinden 4.300mAh‘e yükseltileceği iddia ediliyor. Bu iki yükseltme bir araya geldiğinde, kullanıcı deneyiminde gözle görülür bir iyileşme sağlaması bekleniyor. 25W şarj ile bile 30 dakikada %55 doluluğa ulaşabilen mevcut modeller düşünüldüğünde, 45W desteği ile Galaxy S26’nın aynı sürede %70 doluluğa ulaşması mümkün olabilir.

Galaxy S26, Samsung, Exynos 2600

Bununla birlikte serinin diğer modelleri de şarj konusunda iddialı geliyor. Galaxy S26+ modelinin, bir önceki nesilde olduğu gibi 45W hızlı şarj desteğini koruması bekleniyor. Serinin zirvesindeki Galaxy S26 Ultra ise çıtayı daha da yükselterek 60W hızlı şarj kapasitesine sahip olabilir. Bu, Samsung’un amiral gemisi telefonları için şimdiye kadarki en yüksek şarj hızı olacak.

Kablosuz Şarj ve İşlemci Detayları da Ortaya Çıktı

Sızıntılar sadece kablolu şarj ile sınırlı değil. Gelen bilgilere göre Galaxy S26 serisindeki üç modelin de dahili hizalama mıknatıslarına sahip Qi2.2 kablosuz şarj standardını destekleyeceği belirtiliyor. Bu teknoloji, daha verimli ve stabil bir kablosuz şarj deneyimi sunmayı hedefliyor. Kablosuz şarj hızlarının ise Galaxy S26 ve Galaxy S26+ için 20W, Galaxy S26 Ultra için ise 25W olacağı söyleniyor.

Ayrıca, işlemci konusundaki ayrım da bir kez daha doğrulanmış görünüyor. Sızıntıya göre, Galaxy S26 ve Galaxy S26+ modelleri küresel pazarların çoğunda Samsung’un kendi üretimi olan 2nm mimarili Exynos 2600 yonga setini kullanacak. Galaxy S26 Ultra ise dünya genelinde 3nm mimarisine sahip Snapdragon 8 Elite Gen 5 for Galaxy işlemcisiyle donatılacak. Bu strateji, Samsung’un en üst modelinde en yüksek performansı garanti altına alma politikasını sürdürdüğünü gösteriyor.

Honor Magic 8 Pro Air Özellikleri Belli Oldu

Honor Magic 8 Pro Air Özellikleri Belli Oldu

Honor'un yeni amiral gemisi katili Honor Magic 8 Pro Air tanıtıldı! Sadece 155 gram ağırlığı, 64MP periskop kamerası ve güçlü özellikleriyle dikkat çekiyor.

Peki, Galaxy S26 serisinin şarj hızı hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Apple’dan Devrim Gibi 7 Yeni Özellik

Apple’ın ikonik kişisel asistanı Siri, teknoloji dünyasında büyük ses getirecek bir yenilenme sürecine giriyor. Sızan son raporlara göre, Apple ve Google arasında yapılan anlaşma neticesinde, yeni nesil Gemini destekli Siri çok daha kişisel ve yetenekli bir hale gelecek. Bu entegrasyon, Siri’nin sadece komutları yerine getiren bir asistan olmaktan çıkıp, kullanıcılarla daha derin bir bağ kurabilen bir yardımcıya dönüşmesini hedefliyor.

Gemini Destekli Siri ile Gelen Yeni Yetenekler

Apple ve Google’ın bu stratejik ortaklığı, Siri’ye daha önce görülmemiş yetenekler kazandıracak. Bu bahardan itibaren kullanıma sunulması beklenen yenilenmiş Siri’nin, ilk etapta aşağıdaki görevleri yerine getirebileceği belirtiliyor:

  • Daha Sohbet Odaklı Yanıtlar: Gerçekler ve dünya bilgisi hakkındaki soruları daha akıcı ve sohbet havasında yanıtlayabilecek.
  • Hikaye Anlatımı: Kullanıcılara daha ilgi çekici ve uzun hikayeler anlatabilecek.
  • Duygusal Destek Sağlama: Kullanıcıların ruh haline göre onlara duygusal destek sunabilecek.
  • Gelişmiş Görev Yardımı: Seyahat rezervasyonu gibi daha karmaşık görevlerde kullanıcılara yardımcı olabilecek.
  • Notlar Uygulamasında Belge Oluşturma: Bir yemek tarifi gibi bilgileri içeren bir belgeyi Notlar uygulamasında otomatik olarak oluşturabilecek.

Bu yenilikler, Apple’ın daha önce WWDC 2024’te tanıttığı Apple Intelligence vizyonuyla da tam olarak örtüşüyor. Apple, kişiselleştirilmiş Siri’nin kullanıcının kişisel bağlamını, ekranda olan biteni ve uygulamalar arası kontrolleri daha iyi anlayacağını zaten duyurmuştu. Örneğin, bir kullanıcının annesinin uçuş ve öğle yemeği rezervasyon planlarını Mail ve Mesajlar uygulamalarındaki bilgilere dayanarak Siri’ye sorabildiği bir senaryo gösterilmişti. Bu yeni özellikler, tam da bu vizyonu hayata geçirecek adımlar olarak görülüyor.

WWDC’de Duyurulması Beklenen Ek Özellikler

Raporda ayrıca, Apple’ın Haziran ayındaki WWDC etkinliğinde Siri için ek yetenekler duyurmayı planladığı da belirtiliyor. Bu özellikler arasında şunlar yer alıyor:

  • Geçmiş Konuşmaları Hatırlama: Siri, kullanıcıyla yaptığı önceki sohbetleri hatırlayarak daha tutarlı ve bağlamsal yanıtlar verebilecek.
  • Proaktif Öneriler: Takvim gibi uygulamalardaki bilgilere dayanarak proaktif önerilerde bulunabilecek.

Bununla birlikte, kullanıcı deneyimi açısından önemli bir detay da var. Geliştirilen en son prototipte, kişiselleştirilmiş Siri’nin herhangi bir Google veya Gemini markası taşımadığı ifade ediliyor. Bu durum, Apple’ın Gemini modelini kendi istediği şekilde ince ayar yaparak Siri’nin markasına ve yanıt tarzına uygun hale getirebileceği anlamına geliyor.

Apple, kişiselleştirilmiş Siri’yi ilk olarak WWDC 2024’te tanıtmıştı ve yenilenen asistanın nihayet Mart veya Nisan ayında iOS 26.4’ün bir parçası olarak piyasaya sürülmesi bekleniyor. Ancak rapora göre, bazı gelişmiş yeteneklerin kullanıcılara ulaşması iOS 27 güncellemesini bulabilir.

iOS 26.3 Public Beta Yayınlandı: İşte Tüm Yenilikler

iOS 26.3 Public Beta Yayınlandı: İşte Tüm Yenilikler

Apple, iOS 26.3 public beta 2 sürümünü yayınladı. RCS için uçtan uca şifreleme ve diğer yeni özellikler haberimizde.

Peki, Gemini destekli Siri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Apple Creator Studio Aboneliği: Sizin İçin Uygun Mu?

Apple, profesyonel yaratıcı uygulamalarını tek bir çatı altında toplayan Apple Creator Studio aboneliği ile içerik üreticileri için yeni bir dönem başlatıyor. Video düzenleme, müzik prodüksiyonu ve görsel tasarım gibi alanlarda kullanılan güçlü yazılımları bir araya getiren bu paket, ilk bakışta oldukça cazip görünüyor. Ancak, her parlak teklif gibi, Creator Studio’nun da herkese uygun olup olmadığı önemli bir soru. Bu abonelik modelinin sunduğu kolaylıklara rağmen, bazı kullanıcılar için en pratik veya ekonomik çözüm olmayabilir. Peki, bu hizmet gerçekten size göre mi?

Apple Creator Studio Aboneliği Neden Herkese Göre Değil?

Apple Creator Studio, Final Cut Pro ve Logic Pro gibi endüstri standardı araçları içeren kapsamlı bir pakettir. Fikir harika olsa da, abonelik kararını vermeden önce kendi iş akışınızı, kullanım sıklığınızı ve bütçenizi dikkatle değerlendirmeniz gerekir. Bu hizmet, belirli bir yaratıcı profili hedeflerken, birçok kullanıcı için gereksiz maliyet veya karmaşıklık anlamına gelebilir. İşte abone olmadan önce düşünmeniz gereken yedi önemli neden:

1. Yalnızca Ara Sıra İçerik Üretiyorsanız

Eğer bir hobi olarak veya düzensiz aralıklarla video düzenliyor, müzik yapıyor veya tasarım hazırlıyorsanız, aylık bir abonelik ücreti ödemek bütçenizi gereksiz yere zorlayabilir. Apple Creator Studio’nun temelini oluşturan Final Cut Pro ve Logic Pro gibi profesyonel araçlar, sürekli ve yoğun kullanım için tasarlanmıştır. Ayda sadece bir veya iki kez kullanacağınız bir hizmet için düzenli ödeme yapmak, uzun vadede mantıklı bir yatırım olmayacaktır. Bu durumda, ihtiyacınız olduğunda kullanabileceğiniz daha uygun fiyatlı veya ücretsiz alternatifleri değerlendirmek daha akıllıca olabilir.

2. Tek Bir Ana Uygulamaya Odaklandıysanız

Birçok içerik üreticisi, iş akışının büyük bir kısmını tek bir ana uygulama etrafında kurar. Örneğin, bir video editörü zamanının %90’ını Final Cut Pro’da geçirirken, bir müzisyen için bu uygulama Logic Pro olabilir. Eğer siz de bu gruba dahilseniz, paketteki diğer uygulamaları neredeyse hiç kullanmayacaksanız, Creator Studio aboneliği size beklenen tasarrufu sağlamayabilir. Böyle bir senaryoda, sadece ihtiyacınız olan ana uygulamayı tek seferlik satın almak, abonelik maliyetine kıyasla yıllar içinde çok daha ekonomik bir çözüm sunacaktır.

3. Sadece iPad Üzerinde Çalışıyorsanız

Apple’ın mobil cihazlardaki gücü tartışılmaz ve iPad, birçok yaratıcı için vazgeçilmez bir araç haline geldi. Apple Creator Studio, paketteki birçok uygulamanın iPad versiyonlarını içerse de, tüm araçlar iPad’de mevcut değil. Özellikle video prodüksiyonunda önemli rol oynayan Motion ve Compressor gibi uygulamalar Mac’e özeldir. Bu nedenle, iş akışını tamamen iPad üzerine kurmuş bir kullanıcı, aslında kullanamayacağı yazılımlar için de ödeme yapmış olur. Bu durum, aboneliğin değerini önemli ölçüde düşürebilir.

4. Farklı Bir Ekosisteme Yatırım Yaptıysanız

Yaratıcı endüstrilerde farklı ekosistemler ve standartlar bulunur. Eğer yıllardır Adobe Creative Cloud (Premiere Pro, After Effects) veya DaVinci Resolve gibi platformları kullanıyor ve bu yazılımlara hakimseniz, Apple’ın ekosistemine geçiş yapmak ciddi bir öğrenme süreci ve zaman kaybı anlamına gelebilir. Mevcut aboneliklerinize ek olarak bir de Apple Creator Studio için ödeme yapmak, maliyetleri artırırken verimliliğinizi düşürebilir. Alışkın olduğunuz ve verimli çalıştığınız bir sistem varsa, sadece yeni olduğu için başka bir platforma geçmek her zaman doğru bir karar olmayabilir.

5. Yazılıma Sahip Olmayı Tercih Ediyorsanız

Abonelik modelleri esneklik sunsa da, yazılımı kiralamak anlamına gelir. Ödemeyi durdurduğunuz an, projelere erişiminizi ve çalışma aracınızı kaybedersiniz. Buna karşılık, birçok profesyonel, kullandıkları araçlara kalıcı olarak sahip olmayı tercih eder. Tek seferlik satın alma modeli, başlangıçta daha yüksek bir maliyet gerektirse de, uzun vadede yenileme endişesi olmadan yazılımı dilediğiniz kadar kullanma özgürlüğü tanır. Eğer yazılımlarınızın kontrolünün tamamen sizde olmasını istiyorsanız, abonelik modeli size göre olmayabilir.

6. Donanımınız Nispeten Eskiyse

Apple, yazılımlarını en yeni donanımlarıyla, özellikle de kendi geliştirdiği Apple Silicon çipleriyle (M serisi) en iyi performansı sunacak şekilde optimize eder. Creator Studio’daki uygulamaların en yeni özellikleri ve performans iyileştirmeleri, bu yeni nesil işlemcilerde kendini gösterir. Eğer hala Intel tabanlı eski bir Mac veya daha eski bir iPad modeli kullanıyorsanız, abonelikle gelen tüm yeniliklerden tam olarak faydalanamayabilirsiniz. Bu da ödediğiniz ücretin karşılığını tam olarak alamamanıza neden olur.

7. Uygulamalar Arası Geçişli Bir İş Akışınız Yoksa

Apple Creator Studio’nun en büyük gücü, farklı uygulamalar arasında sorunsuz bir geçiş ve entegrasyon sunmasıdır. Bir projede videoyu Final Cut Pro’da düzenleyip, sesleri Logic Pro’da miksleyip, grafikleri Pixelmator Pro’da hazırlıyorsanız bu paket sizin için biçilmiş kaftandır. Ancak, yaratıcı süreciniz bu kadar karmaşık değilse ve projeleriniz genellikle tek bir uygulama içinde başlayıp bitiyorsa, bu entegrasyonun size katacağı bir verimlilik artışı olmayacaktır. Bu durumda, paketin sunduğu bütüncül yaklaşım, iş akışınıza verimlilik yerine karmaşıklık ekleyebilir.

Peki Apple Creator Studio Kimler İçin İdeal?

Tüm bu nedenlere rağmen, Apple Creator Studio’nun belirli kullanıcılar için son derece mantıklı bir seçenek olduğunu da belirtmek gerekir. Eğer düzenli olarak birden fazla Apple yaratıcı uygulamasını kullanan bir profesyonel veya öğrenciyseniz, bu paket ciddi anlamda değer sunabilir. Final Cut Pro, Logic Pro, Pixelmator Pro gibi araçlara tek bir plan altında erişmek, ayrı ayrı satın alma maliyetlerinden çok daha uyguna gelebilir.

Apple Creator Studio, yeni kullanıcılar için bir aylık ücretsiz deneme süresiyle birlikte aylık 12,99 Dolar veya yıllık 129 Dolar olarak fiyatlandırılmıştır. Ayrıca, öğrenciler ve eğitimciler için sunulan aylık 2,99 Dolar veya yıllık 29,99 Dolar‘lık indirimli fiyat, bu güçlü araçlara erişim için oldukça düşük bir giriş engeli sunmaktadır.

Apple Uygulamaları Tek Pakette!

Apple Uygulamaları Tek Pakette!

Apple Creator Studio paketi duyuruldu. Final Cut Pro, Logic Pro ve Pixelmator Pro gibi uygulamalar tek abonelikte birleşiyor.

Peki, Apple Creator Studio aboneliği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Elektrikli BMW M Yakında Yollarda

Otomobil dünyasında elektrifikasyon devrimi hız kesmeden devam ederken, performans tutkunlarının merakla beklediği an yaklaşıyor. BMW, M departmanının imzasını taşıyan ilk tam elektrikli BMW M için geri sayımı başlattı. 2027 yılında yollara çıkması planlanan bu devrimsel araç, her tekerleğe bir motor düşen dört motorlu yapısı ve üstün teknolojileriyle segmentinde yeni bir referans noktası olmayı hedefliyor.

Yeni Elektrikli BMW M Modeli Neler Sunacak?

BMW daha önce i4, iX ve i7 gibi modellerin M dokunuşlu versiyonlarını piyasaya sürmüştü. Ancak Bavyeralı üretici, bu araçların M3 veya M5 gibi “gerçek” birer M otomobili olmadığının altını her zaman çizdi. Performans odaklı bu versiyonlar, standart modellere göre daha güçlü olsalar da, M felsefesinin temelini oluşturan saf sürüş dinamiklerini ve pist kabiliyetini tam olarak yansıtmıyordu. İşte 2027’de tanıtılacak olan yeni model, bu algıyı tamamen değiştirmek için geliyor. Bu araç, BMW’nin yeni nesil elektrikli araç mimarisi olan “Neue Klasse” platformu üzerine inşa edilecek ilk M modeli olacak.

Bu yeni platform, yazılım tanımlı araç konseptinin en güncel örneğini temsil ediyor. Artık onlarca farklı elektronik kontrol ünitesi yerine, birkaç güçlü merkezi bilgisayar aracın tüm fonksiyonlarını yönetiyor. Bu bilgisayarlardan biri bilgi-eğlence sistemini, diğeri otonom sürüş ve aktif güvenlik sistemlerini kontrol ederken, bir diğeri ise iklimlendirme gibi daha temel görevleri üstleniyor. Ancak elektrikli M modelini özel kılan teknoloji, “Heart of Joy” (Neşe’nin Kalbi) olarak adlandırılan dördüncü ve en önemli bilgisayar.

Heart of Joy: Sürüş Dinamiklerinin Yeni Beyni

“Heart of Joy”, M mühendisleri tarafından özel olarak geliştirilen “BMW M Dynamic Performance Control” yazılımını çalıştırıyor. Bu sistem, aracın dört elektrik motorunu milisaniyeler içinde kontrol ederek inanılmaz bir tepki süresi ve hassasiyet sunuyor. Mevcut M modellerindeki elektronik dinamik kontrol sistemlerine kıyasla katbekat daha hızlı çalışan bu teknoloji, her tekerleğe anlık olarak ne kadar güç ve tork gönderileceğini mükemmel bir şekilde ayarlıyor. Bu sayede araç, virajlarda, hızlanmalarda ve zorlu yol koşullarında eşi benzeri görülmemiş bir yol tutuşu ve çeviklik vaat ediyor.

BMW M Neue Klasse test aracı karlı zeminde.

BMW M GmbH’nin genel müdürü Franciscus van Meel, yeni modelle ilgili olarak, “Yeni nesil modeller, yüksek performanslı araç segmentinde yeni bir ölçüt belirleyecek. En son Neue Klasse teknolojisiyle BMW M sürüş deneyimini yeni bir seviyeye taşıyacağız ve müşterilerimize günlük kullanıma uygun, olağanüstü, pistlere hazır sürüş dinamikleriyle ilham vereceğiz,” ifadelerini kullanıyor. Bu iddialı açıklama, markanın elektrikli geleceğe ne kadar güvendiğini gösteriyor.

Dört Motorlu Güç ve M’e Özel Batarya Teknolojisi

Yeni elektrikli M modelinin kalbinde, her biri bir tekerleği tahrik eden dört adet elektrik motoru bulunuyor. BMW M, bu yapı için önde ve arkada olmak üzere iki adet M’e özel tahrik ünitesi geliştirdi. Her ünitenin içinde paralel olarak düzenlenmiş iki motor ve her iki tarafta birer şanzıman yer alıyor. Bu ünitelerin üzerinde ise her şeyi kontrol eden güç elektroniği bulunuyor.

BMW M Neue Klasse tahrik ünitesinin patlatılmış görünümü.

Güç, M’e özel olarak tasarlanmış yüksek voltajlı bir bataryadan geliyor. Net kapasitesinin 100 kWh’ın üzerinde olması beklenen bu batarya, sadece menzil odaklı değil, aynı zamanda maksimum güç dağıtımı için optimize edildi. Silindirik hücreler, daha düşük iç dirence ve artırılmış güç yoğunluğuna sahip. Ayrıca, yeni çift taraflı soğutma sistemi ve farklı hücre yerleşimi, bataryanın en zorlu pist koşullarında bile performansını korumasını sağlıyor.

Sürücü Etkileşimini Artıran Yenilikler

Elektrikli performans otomobillerine yönelik en büyük eleştirilerden biri, içten yanmalı motorlu araçlardaki mekanik hissiyatı ve sürücü etkileşimini sunamamalarıdır. BMW, bu sorunu çözmek için Hyundai’nin Ioniq 5 N modelinde büyük beğeni toplayan bir özelliği benimsiyor: simüle edilmiş vites değiştirme modu. Direksiyon arkasındaki kulakçıklar kullanılarak, gaz pedalı ve rejeneratif frenlemenin haritası değiştirilerek vites geçişleri taklit edilecek. Bu özellik, sürücüye daha fazla kontrol hissi ve geleneksel bir şanzımanın ses ve tepkilerini anımsatan bir deneyim sunarak sürüşü daha ilgi çekici hale getirmeyi amaçlıyor. Elbette, bu özelliği istemeyen sürücüler diledikleri zaman kapatabilecekler.

M Neue Klasse batarya paketi.

Bununla birlikte, sürdürülebilirlik de Neue Klasse platformunun merkezinde yer alıyor. M modeli, geleneksel karbon fiber yerine Bcomp adı verilen doğal elyaf bazlı bir kompozit malzeme kullanacak. Bu malzeme, üretim sürecinde yüzde 40 daha az karbondioksit salınımı sağlarken, mükemmel bir güç-ağırlık oranı sunarak performanstan ödün vermiyor.

Sonuç olarak, BMW’nin ilk gerçek elektrikli M modeli, sadece etkileyici bir güce sahip olmakla kalmayıp, aynı zamanda sürüş dinamikleri, sürücü etkileşimi ve teknoloji alanlarında da çığır açmaya hazırlanıyor. 2027’de yollara çıktığında, performans otomobili dünyasında yeni bir çağın başlangıcını simgeleyebilir.

Honda Yeni Logosunu Tanıttı!

Honda Yeni Logosunu Tanıttı!

Honda, on yıllardır kullandığı ikonik logosunu değiştirdi! Elektrikli araç çağına özel tasarlanan Honda yeni logosu ve detayları haberimizde.

Peki, BMW’nin yeni elektrikli M modeli hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Yeni AirPods Pro 3 Güncellemesi Yayınlandı

Apple, yakında yayınlanacak olan iOS 26.3 sürümü öncesinde, AirPods Pro 3 yazılım güncellemesi ile kullanıcılarına yeni bir sürpriz yaptı. Cihazın performansını artırmayı ve mevcut hataları gidermeyi amaçlayan bu yeni güncelleme, 8B34 yapı numarasıyla dağıtılmaya başlandı.

Yeni AirPods Pro 3 Yazılım Güncellemesi Neler Sunuyor?

Apple, belirli aralıklarla yayınladığı bellenim güncellemeleriyle AirPods cihazlarına hata düzeltmeleri, performans iyileştirmeleri ve bazen de yeni özellikler eklemektedir. Bugün yayınlanan 8B34 yapı numaralı yeni sürüm, bir önceki 8B30 sürümünün yerini alıyor. Şirket, güncelleme notlarında her zamanki gibi “Hata düzeltmeleri ve diğer iyileştirmeler” ifadesine yer verdi. Bu nedenle, güncellemenin getirdiği spesifik yenilikler henüz netlik kazanmış değil.

Bununla birlikte, bu tür güncellemeler genellikle bağlantı kararlılığı, pil performansı ve genel ses kalitesi gibi konularda hissedilir iyileştirmeler sunar. Kullanıcıların güncellemeyi yükledikten sonra daha stabil bir deneyim yaşaması bekleniyor.

Güncelleme Nasıl Yüklenir?

AirPods yazılım güncellemeleri, iOS güncellemelerinden farklı olarak manuel bir şekilde başlatılamaz. Güncelleme, belirli koşullar sağlandığında arka planda otomatik olarak gerçekleşir. Cihazınızın en son sürümü alması için aşağıdaki adımların yerine getirilmesi gerekmektedir:

  1. AirPods’unuzun şarj kutusunda ve kutunun da bir güç kaynağına bağlı olduğundan emin olun.
  2. AirPods’un bağlı olduğu iPhone, iPad veya Mac’in Wi-Fi ağına bağlı olması gerekir.
  3. Kulaklıkları kutusuna yerleştirin ve kapağını kapatın.
  4. AirPods’u bağlı olduğu Apple cihazının yakınında tutun.

Bu koşullar sağlandıktan sonra güncelleme yaklaşık 30 dakika içinde otomatik olarak yüklenecektir. Yükleme tamamlandıktan sonra Ayarlar > Bluetooth menüsünden AirPods’unuzun yanındaki “i” simgesine dokunarak “Sürüm” bölümünden güncel bellenim numarasını kontrol edebilirsiniz.

iOS 26.3 Public Beta Yayınlandı: İşte Tüm Yenilikler

iOS 26.3 Public Beta Yayınlandı: İşte Tüm Yenilikler

Apple, iOS 26.3 public beta 2 sürümünü yayınladı. RCS için uçtan uca şifreleme ve diğer yeni özellikler haberimizde.

Peki, yeni AirPods Pro 3 güncellemesi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

iOS 26.3 Public Beta Yayınlandı: İşte Tüm Yenilikler

Apple, iOS 26.3 Public Beta güncellemesinin ikinci sürümünü yayınladı. Tatil dönemi nedeniyle verilen yaklaşık bir aylık aranın ardından gelen bu yeni sürüm, geliştirici betasından sadece bir gün sonra kullanıma sunuldu. Güncelleme, özellikle mesajlaşma altyapısında devrim niteliğinde bir değişikliğin ilk sinyallerini veriyor ve iPhone kullanıcıları için önemli yenilikler barındırıyor.

Bu kapsamlı yazıda, iOS 26.3 Public Beta 2 ile gelen tüm yenilikleri, özellikle de Android ve iPhone arasındaki iletişimde yeni bir sayfa açacak olan RCS desteği ve güvenlik geliştirmelerini derinlemesine inceliyoruz. Ayrıca, Apple’ın beta programına nasıl katılabileceğinizi ve bu yeni özellikleri herkesten önce nasıl deneyebileceğinizi de anlatıyoruz.

iOS 26.3 Public Beta ile Gelen En Önemli Yenilikler

iOS 26.3’ün ikinci halka açık beta sürümü, ilk bakışta küçük bir ara güncelleme gibi görünse de, kod satırları arasında gizlenmiş olan detaylar, Apple’ın gelecekteki iletişim stratejisine dair önemli ipuçları taşıyor. Bu sürümde öne çıkan en büyük yenilik, şüphesiz RCS (Rich Communication Services) mesajlaşma standardı için getirilen güvenlik altyapısıdır.

Teknoloji araştırmacılarının X platformunda paylaştığı bilgilere göre, beta 2’nin kodlarında operatörlerin RCS için uçtan uca şifrelemeyi (E2EE) destekleyeceğine dair yeni referanslar bulundu. Özellikle ‘SupportsE2EE’ olarak adlandırılan kod dizesinin eklenmesi, Apple’ın daha önce sözünü verdiği tam kapsamlı ve güvenli RCS desteğinin yakında hayata geçeceğinin en somut kanıtı olarak görülüyor. Bu gelişme, yıllardır süregelen “yeşil baloncuk – mavi baloncuk” tartışmasını sona erdirme potansiyeline sahip.

Mesajlaşmada Güvenlik Devrimi: Uçtan Uca Şifreli RCS

Peki, RCS için uçtan uca şifreleme neden bu kadar önemli? Geleneksel SMS ve MMS, oldukça eski ve güvensiz teknolojilerdir. Gönderilen mesajlar şifrelenmez ve operatörler veya kötü niyetli üçüncü partiler tarafından kolayca okunabilir. RCS ise SMS’in yerini almak üzere tasarlanmış modern bir protokoldür ve yüksek çözünürlüklü fotoğraf/video gönderimi, okundu bilgisi, yazıyor göstergesi gibi iMessage benzeri özellikler sunar.

Bununla birlikte, RCS standardının temel sürümünde uçtan uca şifreleme zorunlu değildi. Apple’ın bu özelliği iOS’e entegre etmesi, iPhone ve Android kullanıcıları arasındaki tüm RCS tabanlı görüşmelerin, Apple’ın iMessage’da sunduğu altın standarttaki güvenlikle aynı seviyeye geleceği anlamına geliyor. Bu, her iki platformdaki milyarlarca kullanıcının gizliliğini korumak adına atılmış devasa bir adımdır.

ios 26

Beta Sürümündeki Diğer Dikkat Çeken Değişiklikler

iOS 26.3 beta süreci, sadece RCS geliştirmeleriyle sınırlı değil. İlk betadan bu yana tespit edilen diğer önemli yenilikler, kullanıcı deneyimini çeşitli alanlarda iyileştirmeyi hedefliyor. İşte öne çıkan diğer özellikler:

  • iPhone’dan Android’e Kolay Geçiş: Apple, platformlar arası geçişi kolaylaştırmak adına yeni bir seçenek sunuyor. Bu özellik sayesinde kullanıcılar, verilerini bir iPhone’dan yeni bir Android cihaza daha sorunsuz bir şekilde aktarabilecekler.
  • Genişletilmiş Duvar Kağıdı Galerisi: Kullanıcıların kilit ekranı ve ana ekranlarını kişiselleştirmeleri için duvar kağıdı galerisine yeni seçenekler ve daha organize bir yapı ekleniyor.
  • AB Kullanıcıları için Bildirim Yönlendirme: Avrupa Birliği’nin Dijital Piyasalar Yasası (DMA) uyumluluğu çerçevesinde, AB’deki kullanıcılara bildirimlerini farklı uygulamalara yönlendirme imkanı tanıyan yeni bir özellik test ediliyor.

Apple’ın beta test süreci genellikle birkaç hafta sürer ve bu süreçte birkaç beta sürümü daha yayınlanabilir. iOS 26.3’ün kararlı ve son kullanıcı sürümünün önümüzdeki ay içinde tüm kullanıcılara sunulması bekleniyor. Ancak, yeni özellikleri denemek için sabırsızlanıyorsanız, Apple’ın halka açık beta programına kaydolarak güncellemeyi hemen şimdi indirebilirsiniz. Unutmayın ki beta sürümleri kararsız çalışabilir ve veri kaybı riski taşıyabilir, bu nedenle yüklemeden önce mutlaka cihazınızın yedeğini almanız önerilir.

Android 16 için Yeni Özellikler Geldi

Android 16 için Yeni Özellikler Geldi

Google, Pixel için Android 16 Ocak güncellemesi dağıtımına başladı. Bu güncelleme, Pixel 10 GPU performansı ve batarya ömrü dahil pek çok önemli düzeltme içeriyor.

Peki, iOS 26.3 public beta hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Honor Magic 8 Pro Air Özellikleri Belli Oldu

Telefon pazarında rekabet, her geçen gün yeni bir boyut kazanıyor. Üreticiler, kullanıcıların beklentilerini karşılamak için performans, tasarım ve taşınabilirlik arasında mükemmel dengeyi bulmaya çalışıyor. Bu zorlu yarışta öne çıkan son model ise Honor Magic 8 Pro Air oldu. Sadece 155 gramlık inanılmaz hafifliği, tüy kadar ince tasarımı ve amiral gemisi seviyesindeki kamera özellikleriyle dikkat çeken bu cihaz, mobil teknoloji dünyasında yeni standartlar belirlemeye aday görünüyor. Honor, bu modelle birlikte hem estetiğe hem de güce önem veren kullanıcıları hedef alarak pazardaki iddiasını bir kez daha ortaya koyuyor.

Honor Magic 8 Pro Air: Tasarım ve Hafiflikte Yeni Standart

Bir akıllı telefonun en dikkat çekici özelliklerinden biri şüphesiz tasarımı ve ergonomisidir. Honor, Magic 8 Pro Air modelinde bu konuya özel bir önem vermiş. Cihazın sadece 6.1mm kalınlığında olması, elde tutuş hissiyatını ve cepte taşınabilirliğini önemli ölçüde artırıyor. Ancak asıl devrim niteliğindeki özellik, telefonun ağırlığı. Sadece 155 gram olan bu cihaz, günümüzdeki birçok amiral gemisi modelden çok daha hafif bir yapı sunuyor. Bu rakamı daha iyi anlamak için rakipleriyle karşılaştırmak yeterli olacaktır; Apple’ın iPhone Air modelinin 165 gram, Samsung’un Galaxy S25 Edge modelinin ise 163 gram olduğu düşünülürse, Honor’un bu alanda ne kadar iddialı olduğu açıkça görülmektedir. Bu hafiflik, uzun süreli kullanımlarda bilek yorgunluğunu en aza indirerek konforlu bir deneyim vaat ediyor.

Bununla birlikte Honor, estetikten de ödün vermemiş. Cihaz, kullanıcıların tarzını yansıtmasına olanak tanıyan dört farklı renk seçeneğiyle sunuluyor:

  • Peri Moru
  • Açık Turuncu
  • Tüy Beyazı
  • Gölge Siyahı

Bu renk seçenekleri, cihazın şık ve modern tasarımını tamamlayarak her zevke hitap etmeyi amaçlıyor.

Üst Düzey Kamera Yetenekleri: 64MP Periskop Lens

Honor Magic 8 Pro Air, hafifliğinin arkasına sakladığı güçlü kamera sistemiyle de öne çıkıyor. Cihazın arkasında yer alan üçlü kamera kurulumu, mobil fotoğrafçılık tutkunlarını heyecanlandıracak özellikler barındırıyor. Bu sistemin en dikkat çekici parçası ise 64 megapiksel çözünürlüğündeki periskop telefoto lens. Periskop lens teknolojisi, ince bir kasaya sahip telefonlarda bile yüksek optik yakınlaştırma imkanı sunar. Bu sayede, dijital zoomun neden olduğu kalite kaybı olmadan, uzaktaki nesneleri net bir şekilde fotoğraflamak mümkün hale geliyor. Cihazın 3.2x optik zoom yeteneği sunduğu belirtiliyor, bu da portre çekimlerinden manzara detaylarına kadar geniş bir kullanım alanı sağlıyor.

Honor Magic 8 Pro Air Beyaz Renk Seçeneği
Honor Magic 8 Pro Air

Ana kamera ise 1/1.3 inç boyutunda büyük bir sensöre sahip. Sensör boyutunun büyük olması, daha fazla ışık toplanabilmesi anlamına gelir. Bu da özellikle düşük ışık koşullarında daha parlak, daha net ve daha az kumlanma içeren fotoğraflar çekilmesini sağlar. Honor’un bu donanımı güçlü yazılım algoritmalarıyla birleştirerek kullanıcılara her koşulda etkileyici fotoğraf ve video sonuçları sunması bekleniyor.

Performans Canavarı: Dimensity 9500 ve Güçlü Batarya

Bir telefonun tasarımı ve kamerası ne kadar iyi olursa olsun, akıcı bir kullanıcı deneyimi için güçlü bir işlemci şarttır. Honor Magic 8 Pro Air, gücünü MediaTek’in yeni nesil yonga seti olan Dimensity 9500 SoC‘den alıyor. Bu işlemci, yüksek performans gerektiren oyunlardan çoklu görev yönetimine kadar her türlü işlemi sorunsuzca yerine getirebilecek kapasiteye sahip. Ayrıca, 16 GB’a varan RAM ve 1 TB’a kadar dahili depolama seçenekleri, en zorlu kullanıcıların bile ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde. Bu donanım kombinasyonu, cihazın uzun yıllar boyunca güncel ve hızlı kalmasını sağlayacaktır.

Cihazın en şaşırtıcı özelliklerinden biri ise batarya kapasitesi. Bu kadar ince ve hafif bir gövdeye 5,500 mAh gibi devasa bir batarya sığdırılmış olması, mühendislik açısından büyük bir başarı. Bu batarya, yoğun kullanımda bile bir günü rahatlıkla çıkarabilecek bir ömür sunmayı hedefliyor. Batarya bittiğinde ise 80W kablolu hızlı şarj desteği devreye giriyor. Bu teknoloji sayesinde telefon, dakikalar içinde saatlerce kullanılabilecek şarj seviyelerine ulaşabiliyor.

Akıllı Telefon Pazarında Rekabet Kızışıyor: Honor’un Stratejisi

Honor, Magic 8 Pro Air modeliyle akıllı telefon pazarında belirli bir boşluğu doldurmayı hedefliyor. Günümüzde birçok kullanıcı, yüksek performanstan ödün vermeden daha hafif ve daha taşınabilir cihazlar talep ediyor. Honor, tam da bu noktada devreye girerek hem tasarımı hem de donanımıyla dengeli bir paket sunuyor. Ayrıca, aynı lansman döneminde tanıtılan Honor Magic 8 RSR Porsche Design gibi özel modeller, markanın sadece orta ve üst segmente değil, aynı zamanda ultra premium pazara da göz kırptığını gösteriyor. Bu strateji, Honor’un farklı kullanıcı profillerine hitap ederek pazar payını artırma arzusunu net bir şekilde ortaya koyuyor.

Honor Magic 8 Pro’nun DxOMark Puanı Açıklandı

Honor Magic 8 Pro’nun DxOMark Puanı Açıklandı

Honor Magic 8 Pro, DxOMark testlerinde aldığı yüksek puanla en iyi kameralı telefonlar arasına girdi. Fotoğraf ve video performansı haberimizde.

Peki, Honor Magic 8 Pro Air hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Honda Yeni Logosunu Tanıttı!

Otomotiv dünyasının köklü markalarından Honda, elektrikli araç (EV) çağına geçişini simgeleyen tarihi bir adımla on yıllardır kullandığı ikonik ‘H’ logosunu yenilediğini duyurdu. Honda yeni logosu ile sadece bir amblem değişikliğine gitmiyor, aynı zamanda markanın elektrifikasyon ve akıllı mobiliteye olan bağlılığını da güçlü bir şekilde vurguluyor. Bu stratejik değişim, otomobil devinin gelecekteki vizyonunu ve teknolojik dönüşümünü temsil eden yeni bir dönemin başlangıcı olarak kabul ediliyor.

Honda Yeni Logosu Ne Anlama Geliyor?

Honda tarafından yapılan açıklamaya göre, yeniden tasarlanan ‘H’ amblemi, markanın temel felsefesini modern bir yorumla birleştiriyor. Yeni logonun ana ilham kaynağı, “iki yana uzanmış eller” olarak tanımlanıyor. Bu sembolizm, Honda’nın mobilite seçeneklerini genişletme ve müşterileriyle daha yakın bir bağ kurma taahhüdünü ifade ediyor. Marka, bu tasarımla sadece araç üretmekle kalmayıp, insanların hayatını kolaylaştıran ve onlara hareket özgürlüğü sunan bir partner olmayı hedeflediğini belirtiyor. Bu müşteri odaklı yaklaşım, elektrikli araç pazarındaki rekabette öne çıkmak için kritik bir unsur olarak görülüyor.

Bununla birlikte, yeni logo sadece fütüristik bir tasarıma sahip değil, aynı zamanda markanın zengin mirasına da bir saygı duruşunda bulunuyor. Tasarım, Honda’nın 1963 yılında kullandığı orijinal amblemden esintiler taşıyor. Bu retro dokunuş, markanın köklerine olan bağlılığını simgelerken, daha sade, çerçevesiz ve modern çizgileriyle elektrikli araçların minimalist estetiğine mükemmel bir uyum sağlıyor. Eski logodaki dış çerçeve kaldırılarak daha açık ve özgür bir his yaratılmış. Bu durum, Honda’nın geleneksel içten yanmalı motor kısıtlamalarından sıyrılıp elektrikli geleceğin getirdiği yeniliklere kucak açtığını sembolize ediyor.

Honda yeni logosu tanıtımı

Otomotiv endüstrisi, benzeri görülmemiş bir dönüşümden geçiyor. Volkswagen, Kia ve General Motors gibi birçok dev marka da elektrikli araç stratejilerini yansıtmak için logolarını dijital çağa uygun, daha basit ve iki boyutlu tasarımlarla güncelledi. Honda’nın bu adımı da, küresel trende uyum sağlama ve markanın EV pazarındaki ciddiyetini gösterme amacı taşıyor. Yeni logo, dijital ekranlarda ve mobil uygulamalarda daha net ve etkili bir görünüm sunarak markanın modern iletişim diline de katkıda bulunacak.

Honda eski ve yeni logo karşılaştırması

Yeni Logo İlk Hangi Modellerde Kullanılacak?

Honda tutkunlarının ve potansiyel elektrikli araç alıcılarının en çok merak ettiği konu ise bu yeni logonun yollarda ne zaman görüleceği. Honda, yeni ‘H’ ambleminin 2027 yılından itibaren yeni nesil elektrikli araçlar ve önde gelen hibrit modeller üzerinde kullanılmaya başlanacağını açıkladı. Bu değişimin öncülüğünü ise markanın CES 2024 fuarında tanıttığı ve büyük heyecan yaratan “Honda 0 Serisi” konseptleri yapacak.

Bu serinin üretim versiyonlarından ilki olması beklenen Honda 0 Serisi SUV modelinin, 2026’nın sonlarında piyasaya sürüldüğünde yeni logoyu taşıyan ilk otomobil olması bekleniyor. Hemen ardından ise fütüristik tasarımıyla dikkat çeken Honda 0 Serisi Saloon modelinin de aynı yeni amblemle yollara çıkması planlanıyor. Bu modeller, Honda’nın sadece logosunu değil, aynı zamanda tasarım dilini, teknoloji altyapısını ve sürüş deneyimini de tamamen yenileyeceğinin bir işareti olarak kabul ediliyor. Şirket, bu serinin “ince, hafif ve akıllı” bir yaklaşımla geliştirildiğini ve geleneksel EV’lerin hantal yapısından uzaklaşmayı hedeflediğini belirtiyor.

Honda 0 Serisi konsept aracı

İlginç bir şekilde, yeni logonun bazı versiyonları şimdiden Çin pazarında kullanılmaya başlandı. GAC Honda ve Dongfeng Honda ortaklıkları tarafından üretilen bazı Çin’e özgü GT modelleri, revize edilmiş logoyu taşıyor. Bu durum, Honda’nın en büyük elektrikli araç pazarlarından biri olan Çin’deki varlığını güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak yorumlanabilir. Bu global stratejinin bir diğer adımı olarak, yeni marka kimliği sadece araçlarla sınırlı kalmayacak. Honda, yeni logoyu kademeli olarak dünya genelindeki bayilerinde, pazarlama materyallerinde, kurumsal iletişimde ve hatta motor sporları faaliyetlerinde de kullanıma sunarak bütüncül bir marka dönüşümü gerçekleştirecek.

2026 Tesla Model Y: 7 Koltuk ve Yeni Özellikler Geldi!

2026 Tesla Model Y: 7 Koltuk ve Yeni Özellikler Geldi!

Yenilenen 2026 Tesla Model Y, merakla beklenen 7 koltuk seçeneği ve premium donanımlarla tanıtıldı. Tüm detaylar ve yenilikler için hemen tıklayın!

Peki, Honda’nın yeni logosu hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Android 17 Tasarımı Sızdı!

Google’ın bir sonraki mobil işletim sistemi sürümü olması beklenen Android 17 bildirim paneli ile ilgili heyecan verici sızıntılar ortaya çıktı. Uzun süredir teknoloji kulislerinde konuşulan bir özellik, bu sızıntılarla birlikte ilk kez net bir şekilde görüntülendi. Android kullanıcı arayüzü, bildirimler ve hızlı ayarlar arasında köklü bir ayrıma giderek kullanıcı deneyimini yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor. Bu değişiklik, özellikle büyük ekranlı telefonların ve katlanabilir cihazların kullanımını kolaylaştırmayı hedefliyor gibi görünüyor.

Android 17 Bildirim Paneli ve Hızlı Ayarlar Ayrılıyor

Sızdırılan bilgilere göre, Android 17’nin Ayarlar menüsünde, “Bildirimler ve Hızlı Ayarlar” başlığı altında kullanıcılara iki farklı seçenek sunulacak. Bu, Google’ın kullanıcılara arayüz üzerinde daha fazla kontrol imkanı tanıma stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilebilir. Kullanıcılar, alışkanlıklarına ve cihazlarının ekran boyutuna göre en uygun düzeni seçebilecekler.

Sunulacak seçenekler şunlar olacak:

  • Ayrı: Bu modda, ekranın üst sağ tarafından aşağı doğru kaydırma hareketi Hızlı Ayarlar panelini açacak. Ekranın sol üst tarafından yapılan kaydırma ise bildirimleri görüntüleyecek. Bu yapı, bazı diğer üreticilerin arayüzlerinden ve iOS’ten tanıdık gelebilir.
  • Birleşik (Klasik): Mevcut Android sürümlerinden alıştığımız klasik düzeni tercih edenler için bu seçenek korunacak. Ekranın üst kısmından yapılan tek bir kaydırma hareketi, hem bildirimleri hem de hızlı ayarları bir arada sunan paneli açmaya devam edecek.

Bu esneklik, Google’ın farklı kullanıcı beklentilerine hitap etme çabasını gösteriyor. Özellikle tek elle kullanımı zorlaştıran büyük ekranlı telefonlarda, ekranın farklı köşelerinden farklı panellere erişim sağlamak, ergonomi açısından önemli bir avantaj sunabilir.

Android 17 ayarlar menüsünde ayrı ve birleşik panel seçeneği

Yeni Arayüzün Detayları ve Görsel Değişiklikler

Sızıntılar sadece işlevsel ayrımı değil, aynı zamanda bu yeni panellerin tasarımlarını da gözler önüne seriyor. “Ayrı” mod etkinleştirildiğinde, kullanıcıları görsel olarak da yenilenmiş bir deneyim bekliyor. Sol taraftan açılan bildirim paneli, mevcut tasarıma büyük ölçüde sadık kalsa da, üst kısımda oldukça büyük ve belirgin bir saat göstergesi dikkat çekiyor. Ayrıca, tarih ve durum çubuğu simgeleri, köşelere yerleştirilmiş hap şeklindeki pillerin içine alınarak daha modern bir görünüm elde edilmiş.

Android 17 ayrı bildirimler paneli tasarımı

Bununla birlikte, asıl büyük değişiklik Hızlı Ayarlar tarafında yaşanıyor. Ekranın sağ tarafından aşağı kaydırıldığında açılan Hızlı Ayarlar, artık tam ekranı kaplamak yerine bir kart veya sayfa (sheet) görünümünde açılıyor. Bu panelin üst kısmında daha küçük bir saat, operatör bilgisi, ayarları düzenleme, ayarlar menüsüne gitme ve güç menüsü kısayolları yer alıyor. Bu tasarım, önemli kontrollere daha hızlı erişim sağlarken ekranın geri kalanını kapatmayarak daha akıcı bir his yaratıyor.

Android 17 yeni Hızlı Ayarlar paneli tasarımı

En dikkat çekici yeniliklerden biri ise parlaklık kaydırıcısının hemen altına eklenen yeni ses seviyesi kaydırıcısı. Bu, kullanıcıların ses ayarlarını yapmak için artık fiziksel tuşlara veya ses menüsüne girmelerine gerek kalmadan, doğrudan Hızlı Ayarlar üzerinden kontrol sağlayabilmeleri anlamına geliyor. Kaydırıcının yanındaki üç nokta simgesinin ise medya, alarm, zil sesi gibi tüm ses denetimlerini içeren tam menüyü açacağı tahmin ediliyor. Bu küçük ama etkili dokunuş, günlük kullanımda büyük kolaylık sağlayacaktır.

Android 17 Hızlı Ayarlar panelindeki yeni ses kaydırıcısı

Katlanabilir Cihazlar ve Diğer Yenilikler

Sızdırılan bilgilere göre, bu yeni “Ayrı” panel düzeni, özellikle katlanabilir cihazların büyük iç ekranları için standart hale getirilecek. Ayarlar menüsündeki bir notta, “Birleşik (klasik) görünüm, katlanabilir cihazınızın dış ekranıyla sınırlıdır” ifadesi yer alıyor. Bu, Google’ın büyük ekranlı cihazlarda çoklu görev ve erişilebilirlik deneyimini optimize etme konusundaki kararlılığını gösteriyor. Geniş bir tablette veya katlanabilir telefonun iç ekranında, bildirimler ve kontroller için ayrı alanlar olması, arayüzü daha düzenli ve kullanışlı hale getirecektir.

Ayrıca, Android 17 ile birlikte beklenen bir diğer önemli değişiklik de özel bir “Mobil Veri” Hızlı Ayarlar düğmesinin geri dönüşü. Önceki Android sürümlerinde Wi-Fi ve mobil veri tek bir “İnternet” düğmesi altında birleştirilmiş, bu da birçok kullanıcının eleştirisine neden olmuştu. Sızıntılara göre, Google bu geri bildirimi dikkate alarak, hücresel veri çubukları simgesine sahip ayrı bir Mobil Veri düğmesini ve klasik Wi-Fi simgesine sahip ayrı bir Wi-Fi düğmesini geri getiriyor. Bu, kullanıcıların internet bağlantılarını daha hızlı ve sezgisel bir şekilde yönetmelerini sağlayacak.

Android 17 bildirim panelinin detaylı görünümü

Sonuç olarak, Android 17’ye dair bu ilk sızıntılar, Google’ın hem görsel hem de işlevsel olarak önemli iyileştirmeler üzerinde çalıştığını ortaya koyuyor. Bildirim paneli ve Hızlı Ayarlar’ın ayrılması, yeni ses kontrolü ve özel mobil veri düğmesi gibi değişiklikler, Android’in kullanıcı deneyimini daha kişiselleştirilebilir, verimli ve modern bir yöne taşıma potansiyeline sahip. Bu özelliklerin son sürümde yer alıp almayacağını görmek için resmi duyuruları beklememiz gerekecek.

Honor Magic 8 Pro’nun DxOMark Puanı Açıklandı

Honor Magic 8 Pro’nun DxOMark Puanı Açıklandı

Honor Magic 8 Pro, DxOMark testlerinde aldığı yüksek puanla en iyi kameralı telefonlar arasına girdi. Fotoğraf ve video performansı haberimizde.

Peki, Android 17’nin sızdırılan yeni arayüzü hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

PlayStation Plus Ocak 2026 Oyunları Sızdı

Merakla beklenen PlayStation Plus Ocak 2026 oyunları, resmi duyurudan önce güvenilir bir kaynak tarafından sızdırıldı. Her ay olduğu gibi oyuncuların merakla beklediği yeni oyun listesi, oyun dünyasının en isabetli sızıntılarıyla tanınan Billbil-kun tarafından paylaşıldı. Sızdırılan liste, özellikle Extra ve Premium katmanlarındaki aboneler için Resident Evil Village gibi büyük bir yapımı içeriyor ve yeni yıla güçlü bir başlangıç yapılacağının sinyallerini veriyor.

İşte Sızdırılan PlayStation Plus Ocak 2026 Oyunları

Oyun dünyasındaki sızıntılarıyla ünlenen ve bugüne kadar yaptığı paylaşımlarla neredeyse hiç yanılmayan Billbil-kun, Ocak 2026’da PlayStation Plus Game Catalog kütüphanesine eklenecek oyunları açıkladı. Bu sızıntı, Sony’nin resmi açıklamasından önce oyunculara bir ön bakış sunuyor. Paylaşılan bilgilere göre, Extra ve Premium aboneleri önümüzdeki ay birbirinden iddialı yapımlarla buluşacak. Listenin tamamı şu şekilde:

  • Resident Evil Village (PS5, PS4)
  • Like a Dragon: Infinite Wealth (PS5, PS4)
  • Expeditions: A MudRunner Game (PS5, PS4)
  • A Quiet Place: The Road Ahead (PS5)
  • art of rally (PS5, PS4)

Bu liste, farklı türlerden hoşlanan oyunculara hitap eden geniş bir yelpaze sunuyor. Korku, RPG, simülasyon ve bağımsız yarış gibi çeşitli kategorilerdeki oyunlar, Ocak ayının oyunseverler için oldukça hareketli geçeceğini gösteriyor. Sızıntıya göre bu oyunların tamamı 20 Ocak 2026 tarihinden itibaren indirilebilir olacak.

Listenin Yıldızı: Resident Evil Village

Ocak ayının en dikkat çekici oyunu şüphesiz Capcom’un ödüllü korku-gerilim yapımı Resident Evil Village. Serinin sekizinci ana oyunu olan bu yapım, Resident Evil 7’nin kahramanı Ethan Winters’ın hikayesini devam ettiriyor. Oyun, sürükleyici atmosferi, unutulmaz karakterleri (özellikle Lady Dimitrescu) ve aksiyon ile korkuyu harmanlayan yapısıyla büyük beğeni toplamıştı. Hem PS4 hem de PS5 sürümünün kütüphaneye eklenmesi, her iki konsol neslindeki oyuncuların da bu başyapıtı deneyimlemesine olanak tanıyacak. Bu ekleme, PlayStation Plus hizmetinin değerini bir kez daha ortaya koyuyor.

ps5 PS Plus

Diğer Dikkat Çeken Yapımlar

Listenin bir diğer ağır topu ise SEGA’nın geliştirdiği ve büyük bir hayran kitlesine sahip olan Like a Dragon: Infinite Wealth. Serinin en yeni halkası olan bu RPG, Ichiban Kasuga ve Kazuma Kiryu’nun Hawaii’de geçen maceralarını konu alıyor. Derin hikayesi, sıra tabanlı dövüş mekanikleri ve saatler süren içeriğiyle Infinite Wealth, RPG tutkunları için kaçırılmayacak bir fırsat. Bununla birlikte, zorlu arazi koşullarında araç kullanma deneyimi sunan Expeditions: A MudRunner Game, simülasyon meraklılarını hedefliyor. Korku filmi serisinden uyarlanan A Quiet Place: The Road Ahead ise hayatta kalma ve gerilim türünü sevenler için heyecan verici bir alternatif sunuyor. Son olarak, stilize grafikleri ve keyifli oynanışıyla öne çıkan art of rally, bağımsız yapımları ve arcade yarış oyunlarını sevenler için harika bir seçenek olarak listede yer alıyor.

Premium Abonelerine Özel Klasik Sürpriz: Ridge Racer

PlayStation Plus Premium aboneleri, Game Catalog oyunlarının yanı sıra klasik oyunlar kütüphanesine de erişim hakkına sahip. Ocak 2026’da bu kütüphaneye eklenecek oyun da sızdırıldı. Billbil-kun’a göre, PlayStation 1’in efsanevi yarış oyunu Ridge Racer, Classics kataloğuna ekleniyor. 90’lı yılların atari salonu ruhunu konsollara taşıyan bu klasik, retro oyunseverler için harika bir nostalji fırsatı sunacak. Daha önce serinin diğer oyunları olan Ridge Racer 2 ve Ridge Racer Type 4’ün de hizmete eklenmiş olması, Sony’nin bu ikonik seriyi yeniden canlandırma arzusunu gösteriyor.

Her ne kadar sızıntının kaynağı son derece güvenilir olsa da, bu listenin henüz resmi olmadığını ve Sony’nin son dakika değişiklikleri yapabileceğini unutmamak gerekiyor. PlayStation Plus Ocak 2026 oyunlarının tam ve resmi listesinin 14 Ocak Çarşamba günü Sony tarafından duyurulması bekleniyor. Ancak mevcut liste, abonelerin yeni yılda kütüphanelerine ekleyeceği oyunlar konusunda oldukça heyecan verici bir tablo çiziyor.

Arc Raiders Hediye Dağıtıyor!

Arc Raiders Hediye Dağıtıyor!

Arc Raiders satış rakamı 12 milyona ulaştı. Embark Studios bu başarıyı kutlamak için oyunculara altın çekiç dağıtıyor.

Peki, PlayStation Plus Ocak 2026 oyunları hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!