Web sitelerine, ağlara, e-postalara ve daha fazlasına erişmek ya da bunların güvenliğini sağlamak için parolalar gereklidir. Özellikle uzun zamandır hayatımızda olan Wi-Fi şifresi, kolay şekilde unutuluyor. Bu yazımızda telefondan Wi-Fi şifresi öğrenme yollarını hazırladık.
Android telefonlarda Wi-Fi şifresi öğrenme
Android, kaydedilmiş Wi-Fi şifrelerini kolayca öğrenmenin bir yolunu sunuyor. Eğer Android 10 ve sonraki bir sürümde cihaza sahipseniz, akıllı telefonunuzdan kayıtlı ağların Wi-Fi şifresini görüntüleyebilirsiniz. Bunun için yapmanız gerekenler şu şekilde:
İlk olarak cihazınızın ‘Ayarlar‘ uygulamasına gidin.
Daha sonra ‘Bağlantılar‘ seçeneğine girin ve ‘Wi-Fi‘ kısmına tıklayın.
Çıkan ağlardan şifresini öğrenmek istediğiniz ağın yanında bulunan ayarlar işaretini seçin.
Ardından sol alt kısımda ‘QR kodu‘ seçeneğine tıklayın.
Son olarak şifreyi doğrudan paylaşmayı seçebilir ya da şifreyi paylaşmak istediğiniz kişinin telefonunu kullanarak QR kodunu taratmasını isteyebilirsiniz.
iOS telefonlarda Wi-Fi şifresi öğrenme
iOS telefonlarda Android’lerde olduğu gibi direkt Wi-Fi şifresi öğrenmek mümkün değil. Bu işlemi gerçekleştirmek için bir Mac bilgisayara ve uygulamaya ihtiyaç duyarsınız. Ancak Wi-Fi şifresini öğrenmeden paylaşmak istiyorsanız bunun da bir yolu bulunuyor.
Bu işlem için de cihazınızın iOS 11 ve sonraki sürümlere sahip olması gerekiyor. Wi-Fi şifresini öğrenmeden şifre paylaşımı için yapmanız gerekenler şu şekilde:
İlk olarak şifreyi paylaşmak istediğiniz kişinin numarasını rehberinize kaydedin.
Paylaşmak istediğiniz kişinin iCloud hesabını kendi cihazınıza ekleyin. Aynı işlemi karşınızdaki kişide yapsın.
Daha sonra iki cihazın da Bluetooth‘unu açın.
Ardından Wi-Fi seçeneğine gelin ve paylaşım yapmak istediğiniz ağın üstüne tıklayın. Bu işlemden sonra karşınıza çıkan kutucuğu ‘Şifreyi Paylaş‘ diyerek paylaşın.
Mac ile iOS telefonlarda Wi-Fi şifresi öğrenme
Telefonunuzdan ‘Ayarlar’a giderek ‘iCloud‘ seçeneğine girin. Ardından ‘Keychain‘ özellğini açın.
Daha sonra telefonunuzun Ayarlar kısmına geri dönerek ‘Kişisel Hotspot‘ özelliğini açın.
Şimdi, Mac’inizden telefonunuzun Kişisel Hotspot ağına bağlanın.
Ardından Spotlight uygulamasıyla ‘Keychain Access‘i açın.
Son olarak ise telefonunuzun bağlı olduğu Wi-Fi ağını seçerek ‘şifreyi göster‘ seçeneğini işaretleyin. Bu sayede şifreyi öğrenebilirsiniz.
Özgürlük noktasında pek çok yetenek barındıran Android işletim sistemi, güvenlik noktasında da birtakım özelliklerle geliyor. Güvenli modun ise bu özellikler arasında en popüleri olduğunu söyleyebiliriz. Peki Android güvenli mod nedir ve ne işe yarar? Yazımızda bu sorunun yanıtını veriyoruz.
Güvenli mod nasıl açılır veya nasıl kapatılır sorularının cevabına da birçok kişi ihtiyaç duyuyor. Bu konuya da açıklık getireceğiz.
Android güvenli mod nedir ve ne işe yarar?
Güvenli modun temel amacı cihazı zararlı yazılımlardan korumak ve kurtarmaktır. Bu kapsamda kimi zamana mod otomatik olarak açılırken, kimi zaman da kullanıcılar tarafından açılıyor. Açıldığında ise üçüncü parti uygulamaları geçici olarak devre dışı kalıyor. Dolayısıyla kullanıcılar sadece varsayılan aplikasyonlara erişebiliyor.
Aynı zamanda güvenli modun açılması cihazdaki sorunları düzeltebilir veya size sorunları teşhis edip çözme şansı verebilir. Ancak çoğu fonksiyon devre dışı kaldığı için güvenli modu kapatmak isteyebilirsiniz. Bu kapsamda Android güvenli mod nedir ve ne işe yarar sorusunun ardından en çok sorulan soru ”Güvenli mod nasıl kapatılır?” oluyor.
Android güvenli mod nasıl kapatılır?
Modu kapatmak için yöntemler her cihazda aynı olmayacaktır. Ancak çoğunluk için geçerli olan adımları aşağıda sizinle paylaşıyoruz.
Cihazınızı yeniden başlatın.
Yeniden başlatma işlemi çözüm olmadıysa, cihazı tamamen kapatın ve 5 dakika civarında kapalı kaldıktan sonra tekrar açın.
Yukarıdaki adımlar sonrasında da güvenli modda kalıyorsanız, takılı kalan tuş olup olmadığından emin olunuz. Genellikle sıkışmış düğmeler, cihazların güvenli modda kalmasına yol açıyor.
Güvenli mod sorununa kaynak olacak noktalardan biri de yakın zamanda cihaza yüklediğiniz uygulamalar. Ayarlar kısmından uygulamalar bölümüne giderek, kısa süre önce yüklediğiniz aplikasyonları kaldrınız.
Cihaz, güvenli modda kalmaya devam ediyorsa, fabrika aylarına döndürebilirsiniz. İşlem öncesinde verileri yedeklemeyi unutmayınız.
Android güvenli mod nasıl açılır?
Android güvenli modu kapatmak isteyen kullanıcıların yanı sıra güvenli modu açmak isteyenler de oluyor. Bu işlemi yapmak için de aşağıdaki adımları takip edebilirsiniz.
Cihazı kapatın.
Güç düğmesine basılı tutun ve başlangıç ekranı çıktığında ses azaltma tuşuna basılı tutmaya başlayın.
Bazı cihazlarda telefonunuz açıkken güç butonuna basılı tuttuğunuzda, gelen ekranda ‘güvenli mod ile aç’ seçeneği de yer alır.
YouTube, arama sonuçlarında yer alan ve cinsel içerikli temalar barındıran videoların küçük resimlerini bulanıklaştırmaya hazırlanıyor. Platform, bu adımı kullanıcılara daha güvenli ve kontrollü bir gezinme deneyimi sunmak amacıyla atıyor. Yeni özellik, şu anda yalnızca sınırlı sayıda kullanıcı için sunulmuş durumda.
YouTube, cinsel içerikli videoların görsellerini bulanıklaştıracak
YouTube’un Topluluk bölümünde yapılan açıklamaya göre, küçük resim bulanıklaştırması yalnızca belirli içerik türlerini hedef alıyor. Ancak hangi tür cinsel temaların bu filtreden etkileneceği konusunda, henüz net bir tanımlama yapılmadı. Bu durum, bazı içerik üreticiler arasında büyük bir kafa karışıklığına sebep oldu.
Video başlığı, kanal adı ve açıklamalar ise tamamen görünür olarak kalmaya devam edecek. Kullanıcılar dilerse küçük resimlerdeki bulanıklığı manuel olarak da kaldırabilecek. Ancak Google’ın arama motorunda yer alan Güvenli Arama özelliğinden farklı olarak, YouTube’un yeni sistemi sadece görsel düzeyde bir sansür getiriyor.
Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.
İçerikler sonuçlardan tamamen kaldırılmıyor; sadece küçük resimleri bulanık şekilde gösteriliyor. Test süreci boyunca YouTube, Topluluk Kuralları’na aykırı olmasa da bazı kullanıcılar açısından hassas olabilecek içeriklerin yanlışlıkla görüntülenip görüntülenmediğini denetleyecek.
Özelliğin tüm kullanıcılar için ne zaman sunulacağı ise şu an için bilinmiyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu özellik kullanıcılara gerçekten fayda sağlayacak mı? Siz günlük hayatınızda kaç saat YouTube kullanıyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.
Teknoloji tarihi dosyalarımızda sıra geldi mobil oyunlara. Sizleri mobil oyunların kısa ama dopdolu tarihi içinde büyük bir yolculuğa çıkarıyoruz.
Cep telefonu teknolojisinin hayatımıza girmeye başladığı doksanlı yıllarda, mobil oyunlarda yavaş yavaş kendini göstermeye başladı.
Mobil oyunlar aslında ilk defa karşımıza çıkmıyordu. Gameboy, Tetris gibi taşınabilir oyun konsolları ilk mobil oyun platformlarıydı.
Cep telefonları ve hayatımıza giren ilk mobil oyunlar
Cep telefonlarında karşımıza çıkan ilk mobil oyun da yılan değil aslında Tetris oyunuydu. Nokia tarafından 1997 yılında Nokia 6110 modelinde ortaya çıkan oyun tabii ki mobil oyunların unutulmazları arasında.
Bugün adını bile kimsenin hatırlamadığı Danimarka’lı Hagenuk markası MT-2000 modelinde Tetris oyununa yer verdi. Bu cep telefonu tarihinde kullanıcıların oyunlarla ilk defa karşı karşıya gelişiydi. Ancak ekip oyunu cep telefonu ile oynanabilecek şekilde yeniden yorumlamıştı.
Bir efsane doğuyor: Yılan oyunu
Her ne kadar Tetris ilk cep telefonu oyunu olsa da, çoğumuz için ilk cep telefonu oyunu halen yılan oyunudur. Tetris gibi oyunlar çocukken fazlasıyla oynadığımız ve zevk aldığımız oyunlar arasında. Ancak dönemin cep telefonlarının yatay ekran formları pek Tetris oyununa müsait değildi. Nokia ise kökeni 1970’li yıllara dayanan yılan oyununu cep telefonuna uyarlamayı tercih etti.
Cep telefonu tuşlarıyla oynanmak için ideal olan oyun, hiç bilmeden yeni bir çağın ilk adımını atmış oldu. Nokia’nın bu basit cep telefonu oyunu ile piyasada efsaneye dönüşmesi rakiplerin de harekete geçmesine neden olacaktı.
Yılan oyununda, belirli bir hızla dönen kare bir yılanla ekranda beliren yemleri yemeye çalışıyorsunuz. Kenarlar ve köşelere dikkat etmeniz gereken oyunda, yılan her yem yediğinde bir kare uzuyordu. Ustalık gerektiren ise uzadıkça zor kontrol edilen yılanı kenarlara çarpmadan hareket ettirmeye ve yem yedirmeye devam etmekti.
Yılan oyunu 1999 yılında ise ikinci versiyonu ile bu sefer Nokia 7110 modelinde karşımıza çıktı. İlk yılan oyunundan farklı olarak artık yılanımız duvardan geçebilme özelliğine sahipti.
Oyunda yılana beş yem yedirdikten sonra ise daha fazla bonus veren özel yemler ortaya çıkıyordu. Ancak bu yemler bir anda ortaya çıkıyor ve kayboluyordu. Kısacası bu özel yemleri alabilmek için hızlı olmak gerekiyordu. İşte oyunda tam da burada canınızı alıyordu. Yılan 2 oyunu özellikle Nokia 3310 efsanesi ile asıl ününe kavuştu.
Xiaomi, ürün yelpazesinigenişletmek için çalışmalarını sürdürüyor. Çinli üretici bu kapsamda çok yakında POCO F7’yi kullanıcıların beğenisine sunacak. Son gelişmeler ürünle ilgili yeni detayları gözler önüne seriyor.
POCO F7 tanıtım öncesi önemli bir eşiği aştı
Yaklaşan POCO F7, 25053PC47G model numarasıyla IMDA veri tabanında göründü. Bu gelişme akıllı telefonun teknik özelliklerine dair herhangi bir bilgiyi ortaya çıkarmasa da tanıtımın çok yakında yapılacağına dair sinyalleri veriyor.
Şu ana dek ortaya çıkan raporlar yaklaşan POCO F7‘nin Redmi Turbo 4‘ün yeniden markalanmış bir versiyonu olacağını gözler önüne seriyor. Eğer söylentiler gerçeği yansıtıyorsa iki model farklı isim ve tasarımlarına rağmen temelde aynı özelliklere sahip olacaklar.
Redmi Turbo 4 Pro (POCO F7) beklenen özellikleri
Akıllı telefonun 6.83 inç düz OLED LTPS ekranla ve 1.5K çözünürlükle (2800 x 1280 piksel) gelmesi muhtemel. Ön tarafında 20 MP’lik bir kamera ve arka tarafta ise 50 MP ana kamera ve muhtemelen ultra geniş çekimler için 8 MP’lik ikincil bir sensör bulunabilir.
Cihazın Snapdragon 8s Gen 4 (SM8735) işlemcisiyle çalışması ve 16 GB’a kadar RAM ile 1 TB’a kadar UFS 4.0 depolama alanı sunması bekleniyor. Model, 7.550 mAh batarya kapasitesine sahip olacak ve 90W hızlı şarj desteği sunacak. Android 15 ve Xiaomi’nin HyperOS 2.0 arayüzüyle gelmesi de kuvvetle muhtemel.
Ürünün beklenen diğer özellikler arasında 120Hz yenileme hızı, ekran içi parmak izi tarayıcı, metal orta çerçeve, IR blaster ve IP68/IP69 suya ve toza dayanıklılık sertifikaları yer alıyor. Son olarak, 163.1 x 77.93 x 7.98 mm ve ağırlığının 219 gram olduğu belirtiliyor.
Rusya ile ABD arasında geçtiğimiz yüzyılın ortalarında başlayan gerilim, 2003’te ABD’nin Anti-Balistik füze antlaşmasından çekilmesiyle iyice alevlendi. Ardından Rus tarafı, gerekli önlemleri almaya başladığını açıkladı.
Bunun sonucunda ise günümüzde başka hiçbir devlette bulunmayan ve hava savunma sistemlerinin durduramadığı yeni bir sistem geliştirdiler. Peki, Avangard alayı olarak bilinen bu Hipersonikfüze nedir?
Yalnızca Rusya’da olan ve ses hızının 27 katına çıkabilen Hipersonik füze nedir?
Rusya Savunma Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada 2019 yılı sonlarında envantere alınan Hipersonik füze sistemini ilk kez Ukrayna’da kullandığını söyledi. Bakanlık bunu bir yeraltı silah deposunu yok etmek için kullandığını belirtmiş olsa da basında güç gösterisi olarak yer aldı.
Şu anda yalnızca Rusya’nın envanterinde olduğu bilinen (Avangard alayı içerisinde), fakat ABD ve Çin tarafından üzerinde yoğun çalışmaların sürdürüldüğü Hipersonik füze sistemi, çıkabildiği yüksek hızlar ve taşıyabildiği hem nükleer hem de konvansiyonel başlıklar sayesinde rakipsiz bir konumda diyebiliriz.
Rusya tarafından geliştirilen ve 2015 yılında ortaya çıkan ilk prototipler bile ses hızının (1.235 km/s) 9 katı sürate -11.200 kilometre hıza- erişebiliyordu. Tabii Rus tarafının iddialarına göre uzun yıllardır geliştirmesi sürdürülen bu füzeler şu anda ses hızının 27 katına (saatte 33 bin km) çıkabiliyor.
ABD Donanması tarafından gerçekleştirilen Hipersonik füze motor denemesi
Dolayısıyla bir felaket senaryosunda eğer Rusya, Washington’ı nükleer bir savaş başlığıyla vurmak isterse, ülkenin Kuzeydoğu tarafında kalan Doğu Sibirya Denizi kıyılarından ateşleyeceği bir Hipersonik füze ile bunu yalnızca 15 dakikada gerçekleştirebilir. (Sıradan balistik füzelerle bu süre 1 saati geçiyor. Ayrıca bu süreçte Hava Savunma Sistemleri ve jetler tarafından imha edilebilir.) Fakat burada asıl dikkat çeken kısım ise ABD’nin bu konuda yapacak hiçbir şeyinin olmaması.
Çünkü mevcut bütün Hava Savunma Sistemleri 0,9 Mach hızının altında kalan Subsonik ve 5 Mach altında kalan Süpersonik füzelere karşı hareket ederek durdurabiliyor. Fakat 5 Mach ve üzeri sınıfta yer alan Hipersonik füze sistemleri için ise bilindiği kadarıyla etkin bir savunma sistemi geliştirilemedi. Zira etkisiz hale getirebilmek için ilk önce yakalaması gerekiyor.
Kuzey Kore’ye ait olduğu iddia edilen Hipersonik füze denemesi
Bu füzeleri oldukça tehlikeli hale getiren bir diğer unsur ise manevra kabiliyetlerinin yüksek olması. Yani tıpkı SOM füzeleri gibi akıllı ve komut alabilen bir yapıya sahipler. Dolayısıyla seyir öncesinde ve seyir sırasında irtifasını ve yönünü kontrol edebilmek mümkün.
Bu özelliği sayesinde de stratejik görevler içinde son derece önemli bir hal alıyor. Çünkü yalnızca vurulmaması değil, radarda görülmemesi de sağlanıyor. Rusya 2018 sonlarında envantere alınan füzelerin bir kısmının sesten 27 kat daha hızlı gittiğini söylemiş olsa bile bu cihazları gerçekte gören olmadı.
Hatta 2019 sonlarında ABD denetim grubuna gösterdiklerinin de yalnızca Mach 5 sürümleri olduğu tahmin ediliyor. Dolayısıyla Ukrayna’yı hangisiyle vurduğu bilinmiyor. Ancak saatte 6+ bin kilometre ila 33+ bin kilometre arasında hızları değişen bu füzelerin hepsi şu an için rakipsiz gözüküyor.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
FPS oyunları denildiğinde akla gelen ilk oyun hiç kuşkusuz Medal of Honor serinden bit oyundur. İkinci Dünya Savaşı’nın kaotik atmosferini bizlere yaşatan seri, daha sonrasında modern savaşları da konu edindi. Biz de sizler için kısa bir şekilde Medal of Honor tarihini derledik. Keyifli okumalar.
İşte Medal of Honor serisinin tarihi
Medal of Honor (1999)
Medal of Honor efsanesinin başlangıcı milenyumdan bir yıl önceye, 1999’a dayanıyor. PlayStation için DreamWorks Interactive tarafından geliştirilen ve Electronic Arts tarafından yayınlanan serinin ilk oyununun hikayesi, dünyaca ünlü yönetmen Steven Spielberg tarafından oluşturuldu.
Underground
İlk oyundaki hikayenin devamı olan MoH: Underground, İlk olarak 23 Ekim 2000’de PlayStation ve Game Boy Advance için piyasaya sürüldü. Geliştirilmesi ve dağıtımı aynı firmalar tarafından yapılan oyun eleştirmenlerden olumlu notlar aldı. Serinin ikinci oyunu yıllar sonra PS3 ve PSP için yeniden yayınlandı.
Allied Assault
Ülkemizdeki pek çok Medal of Honor sevdalısının seriyle tanıştı oyun Allied Assault oldu. 2015 Games tarafından geliştirilen birinci şahıs nişancı oyunu serinin PC platformundaki ilk parçası oldu. id Tech 3 motorunu kullanan serinin üçüncü oyununda ise İkinci Dünya Savaşı’nın Avrupa ve Kuzey Afrika cephelerinde çarpışma imkanı bulduk.
Frontline
Serinin PS2, GameCube ve Xbox konsolları için çıkışını gerçekleştiren oyunu Frontline’da D-Day çıkarmasında görev alan Teğmen Jimmy Patterson’ın gözünden maceraya atılma imkanı sunuyordu. Çıkarma sırasında Alman işgali altındaki kasabalara sızıp gizli operasyon yapma imkanı sunan oyun için 2010 yılında bir HD PS3 portu eklendi.
Rising Sun
EA Games tarafından Kasım 2003’te piyasaya sürülen serinin oyunu, bu defa Pasifik cephesinde yaşananları konu alıyordu. Tek ve çok oyunculu desteğe sahip olan oyunun hikayesinde ABD Deniz Piyadesi Joseph Griffin’in gözünden hikayeyi oynamak mümkündü.
Infiltrator
Diğer oyunların aksine üçüncü şahıs nişancı kamera açısı sunan serinin altıncı oyunu Infiltrator, Game Boy Advance için yayınlanan ikinci oyundu. Netherlock tarafından geliştirilen oyun Kasım 2003’te Kuzey Amerika’da ve Aralık 2003’te de Avrupa ve Japonya’da yayınlandı.
Pacific Assault
Serinin yedinci oyunu Pacific Assault, vurulduktan sonra iyileştirilme, ekip üyelerine koruma ateşi emri verme, yeniden gruplaşma, geri çekilme emri verme gibi bazı yeni özellikler getirdi. Bu açıdan akılda kalan bir oyun olan Pacific Assault, müzikleriyle de unutulmazlar arasına girdi.
European Assault
Serinin sekizinci oyunu European Assault, PS2 ve Xbox için 2005’te piyasaya sürüldü. John Milius tarafından hikayesi yazılan oyun, Fransa, Kuzey Afrika Sovyetler Birliği ve Belçika’daki müttefik kuvvetlere yapılan yardımları konu alıyor.
Heroes
Kanadalı Team Fusion tarafından PSP için geliştirilen serinin dokuzuncu oyunu 2006’da Kuzey Amerika’da piyasaya sürüldü. Oyun için PS2 ve PS3 bağlantısı da planlandı. Ancak daha sonra plan iptal edildi.
Vanguard
Serinin onuncu oyunu EA Los Angeles ve Budcat Creations tarafından PS2 ve Wii için yayınlandı. Oyuncular Vanguard’da Frank Keegan karakteriyle Nazi Almanyası ve İtalya Krallığı’nın Mihver kuvvetlerine karşı savaş verdi.
Airborne
MoH serisinin belki de en akılda kalıcı oyunu Airborne, 2007 yılında PC, Xbox, PS3 ve mobil cihazlar için piyasaya sürüldü. Unreal Engine 3 motoruyla geliştirilen serinin onbirinci oyunu, diğer oyunlardan farklı olarak sabit bir senaryo yerine daha spontane bir hikaye anlatımı yoluna gitti. Oyuncular haritadaki herhangi bir indirme noktasına uçaktan atlayarak savaşın en kızıştığı zamanlarda Avrupa’nın ortasında Nazileri alt ediyordu. Oyun için birçok olumlu eleştiri gelirken, düşük konsollara yapılan sürümler ise iptal edildi.
Medal of Honor (2010)
Danger Close Games ve EA DICE tarafından geliştirilen ve Electronic Arts tarafından dağıtımı yapılan oyun, seriye yeniden başlama fırsatı sundu. İkinci Dünya Savaşı’nın atmosferinden sıyrılıp daha modern bir görüntü çizmeyi amaçlayan serinin yeni oyunu, Afganistan’daki savaş zamanını anlatıyordu. Eleştirmenler tarafından yeteri kadar beğenilmeyen oyun, serinin akılda kalan oyunları arasında yer almadı.
Warfighter
Serinin 2010’da yeniden başlatılmasından sonra gelen oyunun devamı olan Warfighter, 2012’de PC, PS3 ve Xbox 360 için yayınlandı. Piyasaya sürülmesiyle hem iyi hem de kötü eleştiriler alan oyun Frostbite 2 motorunu sonuna kadar kullandı. Ancak konsollardaki düşük görüntü kalitesi, aksaklıklar, hikayesi ve yapay zekasıyla eksi puan aldı.
Above and Beyond
Warfighter’dan bu yana sessiz olan Model of Honor serisi, Respawn Entertainment tarafından geliştirilen ve Aralık 2020’de piyasaya sürülen Above and Beyond ile sessizliğini bozdu. 93. Akademi Ödülleri’nde En İyi Kısa Belgesel Film dalında ödül kazanan Above and Beyond, Oscar kazanan ilk video oyunu olma unvanına da sahip oldu.
“e-Devlet şifre değiştirme” konusu kullanıcıların en çok merak ettiği konuların başında geliyor. 6 binden fazla hizmeti bünyesinde barındıran e-Devlet Kapısı’nda şifrenizi yenileyebilmeniz için, hesabınızda doğrulanmış bir cep telefonu numarası kayıtlı olmak zorunda.
Eğer bu gereksinimi karşılıyorsanız T.C. Nüfus Cüzdanı, T.C. Kimlik Kartı (yeni kimlik), Mavi Kart veya Geçici Kimlik Belgesi ile e-Devlet şifre yenileme işlemini gerçekleştirebilirsiniz. Aynı zamanda sistem sizden seçtiğiniz kimlik tipinin üstünde yazan bilgileri de isteyeceği için kimliği yanınızda bulundurmanızda fayda var.
e-Devlet şifre değiştirme
Eğer e-Devlet hesabınızda önceden tanımladığınız bir telefon numarası bulunmuyorsa, şifre yenileme yapamazsınız. Bu durumda bulunduğunuz yerdeki PTT şubesine kimliğinizle birlikte başvurup yeni bir parola almanız gerekiyor. Hesabınızda telefon numarası kayıtlıysa e-Devlet parola değiştirme adımlarına geçelim.
Öncelikle www.turkiye.gov.tr linkine tıklayın ve açılan sayfanın sağ üst köşesindeki “Giriş yap” butonuna basın.
Sayfanın alt kısmındaki “Şifremi unuttum” butonuna tıklayın. Karşınıza çıkan sayfadaki “Şifremi Hatırlamıyorum” seçeneğine tıklayın ve Devam Et’e tıklayın.
Bu ekranda “Şifremi Hatırlamıyorum” seçeneğini seçin.
Ardından e-Devlet Kapısı sizden bazı bilgiler isteyecek. Bu alanları şöyle doldurun: Kimlik Tipi: Şifrenizi değiştirme aşamasında kullanacağınız kimliği seçin. T.C. Kimlik No: Kimliğinizdeki T.C. kimlik numarasını yazın. Yakınınıza ait T.C. Kimlik No: Birinci derece yakınlarınızdan birine (anne, baba, eş, çocuk) veya kardeşinize ait T.C. kimlik numarasını yazın.
Kullandığınız kimlik tipini seçin. Ardından soruları cevaplayın.
Not: Seçtiğiniz kimlik tipine göre farklı bilgiler de istenebilir. Bu bilgileri kimliğinizin üstünde bulabilirsiniz. Güvenlik kodu kısmına resimde gördüğünüz harf ve rakamları da yazdıktan sonra Devam Et’e tıklayın.
Aşağıdaki sayfaya geldiğinizde istenen alanlara anne adı, baba adı, kayıt no gibi gibi ek bilgileri girin.
Kimliğinizde yazan bilgileri girin.
Buraya kadar her şey sorunsuz gittiyse nüfus bilgileriniz başarıyla doğrulandı demektir. Şimdi karşınıza gelen ekrana e-Devlet hesabınızda kayıtlı telefon numaranızı ve e-posta adresinizi yazın. Telefonunuza SMS olarak gelen doğrulama kodunu da istenen yere girin ve devam edin.
Telefon numaranızı ve e-posta adresinizi yazın.
Son aşamada yeni e-Devlet şifrenizi girmek kalıyor. İstediğiniz şifreyi yazdıktan sonra kaydetmeyi de unutmayın.
e-Devlet şifre değiştirme işlemleri tamamlanmıştır. Artık yeni şifrenizle hesabınızda oturum açabilirsiniz.
Tesla yönetim kurulu, şirketin finansal performansındaki düşüş ve kamuoyundaki imaj zedelenmesi nedeniyle CEO Elon Musk’ın yerine geçebilecek birini aramaya başladı. Bu sürecin yaklaşık bir ay önce start aldığı belirtiliyor.
Tesla, yeni bir CEO arıyor
Gelen son bilgilere göre; yönetim kurulu üyeleri Musk ile bire bir görüşmeler yaparak, Tesla’ya yeterince odaklanmaması nedeniyle duydukları endişeleri dile getirdi. Musk’tan, şirkete daha fazla zaman ayıracağına dair bir açıklama yapması istendi.
Ünlü girişimcinin ABD hükümetine yönelik bütçe eleştirileri, Washington’da yürüttüğü siyasi temaslar ve Donald Trump’a yakınlığı Tesla’nın gelirlerini olumsuz etkiledi. 2024 yılı, şirketin on seneyi aşkın süredir ilk kez yıllık bazda satış kaybı yaşadığı yıl oldu.
Tesla’nın piyasa değeri, Aralık 2024’te 1,5 trilyon dolar ile zirveye ulaşmıştı. Bu dönemde Trump’a yakın olmak, şirketin siyasi iklime uyum sağladığı izlenimini güçlendirmişti. Ancak şirketin değeri kısa sürede 900 milyar dolara kadar geriledi.
Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.
Elon Musk’ın Tesla’daki geleceği, hem çalışanlar hem de yatırımcılar için kilit bir gündem maddesi haline geldi. Yaklaşık 20 yıldır şirketin CEO’su olan Musk, halihazırda yönetim kurulunda da görev alıyor.
Musk cephesinden konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı. Tesla’da CEO olarak görev yapmak Musk için uzun süredir yüksek baskı altında yürütülen bir görev haline geldi. Şirketin yüzde 13’lük hissesine sahip olan Musk, son yedi yıldır maaş almadan çalışıyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Teknolojinin gelişmesi ile hayatımıza giren yeniliklerden biri de şüphesiz e-kitap oldu. Özellikle küresel pandemi nedeni ile evde kaldığımız yaklaşık iki yıllık dönemde popülerliğini daha da artıran e-kitaplar, insanların diledikleri kitabı online olarak okumasına olanak sağlıyor. Peki e-kitap okumanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Her ne kadar kitapseverlerin büyük bir kısmı hala daha geleneksel basılı kitapları tercih etse de, e-kitap tercih eden okuyucuların sayısı da gün geçtikçe artıyor. Okuyucuların hayatını fazlasıyla kolaylaştıran avantajları bulunan e-kitapların bazı dezavantajları da mevcut. Gelin hep birlikte e-kitap okumanın avantajları ve dezavantajlarına bir göz atalım!
E-kitap okumanın avantajları
Çevre dostudur
Hatırlanacağı üzere ülkemiz son günlerde çeşitli orman yangınları ile mücadele ediyor. Maalesef bu yangınlar sonucunda ormanlarımızın belirli bir kısmı yok olurken, bu süreçte oluşan yaraları sarmak adına tüm ülkede fidan dikme kampanyaları başladı.
Basılı kitaplarda olduğu herhangi bir ağaç kesme durumu gerektirmediğinden e-kitapların en büyük avantajı tam da burada ortaya çıkıyor. Çevre dostu olan e-kitaplar, özellikle orman yangınları ile mücadele ettiğimiz bu dönemde tercih edilmelidir.
E-kitapları edinmek oldukça kolaydır
Basılı kitapların aksine herhangi bir mağaza veya kütüphaneye gitmeyi gerektirmeyen e-kitapları internet ortamında kolayca bularak saniyeler içinde dilediğiniz içeriği okumaya başlayabilirsiniz.
E-kitaplar çok yer kaplamaz
Genellikle herkesin evinde daha önceden bitmiş onlarca kitap bulunur. Bir de kitap okumayı fazlasıyla seven biriyseniz, bu kitaplar belirli bir zaman sonra ciddi yer sıkıntısı ortaya çıkarır. İşte e-kitapların en büyük avantajlarından biri de onlarca kitabı tek bir cihaz içinde kolaylıkla barındırmasıdır.
Fiyatları uygundur
Şu an için ülkemizde basılı kitap ve e-kitapların arasında ciddi bir fiyat farkı yok. Ancak gönderim ve taşıma maliyetleri olmadığı için tüm dünyada e-kitapların fiyatları basılı kitaplara göre yüzde 50 daha ucuzdur.
Yazı büyüklüğünü göz zevkine göre ayarlamak mümkün
Bu tür kitapların en büyük avantajlarından biri de yazı büyüklüğü üzerinde çeşitli değişikliklerin mümkün olmasıdır. Örneğin e-kitap okuyucunuzdan bir kitap okumak istediniz, ancak yazının büyüklüğü gözlerinizi fazlasıyla rahatsız etti. Burada rahatlıkla yazı büyüklüğünü göz zevkinize göre ayarlayabileceğinizi söyleyebiliriz.
Çoklu ortam öğeleri bulunabilir
Basılı kitapların aksine e-kitaplarda sürükleyici bir okuma deneyimi için ses, video ve üç boyutlu (3D) nesneler dahil olmak üzere çoklu ortam öğeleri mevcuttur. Bunun en büyük nedeni de farklı şekilde öğrenen okuyucu tiplerine hitap etme isteğidir.
E-kitap okumanın dezavantajları
Yayın hakları konusunda ciddi sıkıntılar yaşanıyor
Bir eseri veya ürünü sahibinden izinsiz şekilde çoğaltarak yayınlama durumuna korsan yayıncılık deniyor. E-kitaplar internet ortamında oldukları için kolaylıkla elde edilebiliyor ve basılı kitaplara kıyasla korsan yayıncılığa daha fazla maruz kalıyor. Bu durum şüphesiz e-kitapların en büyük dezavantajlarından biri.
Basılı kitapların verdiği hissi vermiyor
Geleneksel basılı kitaplar ve e-kitaplar tam da bu noktada birbirinden ayrılmaktadır. Bu nedenle okuyucuların büyük bir kısmı okudukları kitabın sayfalarını hissetmek, geceleri mum ışığında kitap okumanın zevkine varmak gibi birçok nedenlerden dolayı basılı kitapları tercih ediyor.
Uzun süre e-kitap okumak göz hastalıklarına yol açar
E-kitap okuyucularında daha rahat bir okuma deneyimi için yazı büyüklüklerini ayarlamak mümkündür. Ancak uzun süre bu cihazları kullanmak belirli bir zaman sonra çeşitli göz rahatsızlıklarına neden oluyor. Bu nedenle seçtiğiniz e-kitap okuyucunun gözünüzü yormayacak bir ekran paneline sahip olması da oldukça önemli.
Gelen son bilgilere göre, Google Play Store’daki uygulama sayısı 3,4 milyondan 1,8 milyona düştü. Bu süreçte toplamda yaklaşık %47’lik bir azalma gerçekleşti. Aynı dönemde, Apple’ın App Store’undaki uygulama sayısı ise 1,6 milyondan 1,64 milyona yükselerek artış gösterdi.
Google Play Store, milyonlarca uygulamayı sildi
Google, 2024 Temmuz ayında Play Store politikalarında önemli değişiklikler yaptı. Yeni kurallar çerçevesinde, düşük kaliteli ve işlevsiz uygulamalar mağazadan kaldırıldı. Kullanıcıya bir fayda sağlamayan ya da sadece reklam amacı taşıyan içeriklere artık yer verilmiyor.
Bu kararın ardından uygulama mağazasında büyük çaplı bir temizlik başladı. Yalnızca mevcut uygulamalar değil, geliştirici hesapları da mercek altına alındı. Google, şüpheli etkinlikleri nedeniyle 158 binden fazla geliştirici hesabını yasakladı.
Android 15 tabanlı One UI 7 güncellemesi Galaxy Z Fold 3 modeli için yayınlandı. İşte yeni güncellemeyle ilgili ayrıntılar!
Ayrıca 2 milyondan fazla uygulama, mağazaya yüklenmeden önce güvenlik gerekçesiyle reddedildi. İnceleme süreçlerinde insan denetimi artırılırken, yeni geliştiriciler için daha sıkı test süreçleri başlatıldı. Google, tehdit tespitinde yapay zeka destekli analizlerden de yararlanıyor.
Avrupa Birliği’nin 2025 başında yürürlüğe koyduğu yeni düzenlemeler de, bu sürece etki eden faktörler arasında yer aldı. Artık geliştiricilerin, uygulama mağazasında adlarını ve adreslerini açıkça belirtmeleri gerekiyor. Bu kural da bazı geliştiricilerin uygulamalarını geri çekmesine yol açtı.
Google Play Store yapılan değişikliklerle birlikte; daha güvenli, işlevsel ve kaliteli bir ortam sunma yönünde ilerliyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
İlk olarak 2008 yılında vatandaşların kullanımına açılan ve günümüzde 6 binden fazla hizmete yer veren e-Devlet, mahkeme işlerinizi halletmenize yardımcı olabilir. Sadece birkaç dakika içerisinde e-Devlet ile Mahkeme Dava Dosyası sorgulama işleminizi gerçekleştirebilirsiniz.
Adalet Bakanlığı tarafından e-Devlet Kapısına sunulan en önemli hizmetlerden birisi mahkeme dosyalarının takip edilebiliyor olmasıdır. e-Devlet’teki bu hizmet sayesinde T.C. kimlik numarasına açılmış tüm davaları tek bir ekrandan görüntülemek ve aynı zamanda detaylı bilgi almak mümkün.
PTT şubesine gitmeden e-Devlet şifre değiştirme işlemi nasıl yapılır? e-Devlet şifresini unuttuysanız ne yapmalısınız?
e-Devlet ile Mahkeme Dava Dosyası sorgulama
Adalet Bakanlığı ve e-Devlet iş birliğinde yürütülen dava dosyası sorgulama işlemi iki aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada T.C. kimlik numarasına işlenmiş davaları tek bir ekranda görebilirken, ikinci aşamada ise davalarınız dosyalarını detaylı bir şekilde inceleyebilirsiniz.
e-Devlet Mahkeme Dava Dosyası sorgulama hizmeti sayesinde dava konusunu, tarafları, duruşma tarihlerini, dosyanın hangi aşamada olduğunu, Cumhuriyet Savcısı tarafından incelenip incelenmediğini, kararın çıkıp çıkmadığı ve Temyiz’den dönüp dönmediği öğrenebilirsiniz.
e-Devlet ile Mahkeme Dava Dosyası nasıl sorgulanır diye merak ediyorsanız, hemen aşağıda verdiğimiz adımları takip etmeniz yeterli olacaktır:
Adım 1: e-Devlet Kapısı Kimlik Doğrulama Sistemine giriş yapmanız gerekiyor. Eğer daha önce hesap oluşturduysanız T.C. Kimlik No ve e-Devlet şifresi bölümlerini doldurun. (Şifre almak için bu yazımıza göz atabilirsiniz)
Adım 2: Hesabınıza başarılı bir şekilde giriş yaptıktan sonra açılan ekranda yer alan arama bölümüne “Dava Dosyası Sorgulama (Adalet Bakanlığı)” ifadesini aratın.
Adım 3: Açılan ekranda adınıza açılmış dosyaları görüntüleyebilirsiniz. “Dava Dosyalarım” isimli bu bölümde Adalet Bakanlığına bağlı tüm dosyalarınız görünecektir.
Adım 4: İkinci aşama olan “Temel Dosya Bilgileri” kısmında ise her dosyanın ayrıntılarına ulaşabilirsiniz.
Ek olarak şunu da belirtelim: Adalet Bakanlığı Dava Sorgulama ekranında çıkan dosyalarınıza, İcra Dosyaları ve Yargıtay Başkanlığı Dosyaları dahil edilmiyor.
e-Devlet’in Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü (UYAP) Hizmetleriyle yaptığı anlaşmaya göre İcra Dosyaları için “İcra Dosyası Sorgulama” ve Yargıtay Dosyaları için “Dava Dosya Sorgulama (Yargıtay Başkanlığı)” hizmetine gitmeniz gerekmekte.
e-Devlet ile Mahkeme Dava Dosyası sorgulama işlemiyle ilgili sorularınızı yorumlar kısmından ya da SDN Forum‘da bizlerle paylaşmayı unutmayın.