Türkiye’nin önde gelen cep telefonu yenileme merkezi EASYCEP ile teknoloji sektörünün gözde markası TEKNOWAY, güçlerini birleştirerek teknoloji tutkunlarına unutulmaz bir deneyim yaşatmaya hazırlanıyor. İki büyük teknoloji devinin birleşmesini simgeleyecek olan Teknoway’in Kadıköy şubesi, 14 Nisan 2025 tarihinde görkemli bir törenle kapılarını açacak.
Konsol Oyun ve Hakkı Alkan’dan iPhone hediyeli buluşma
Kadıköy’de gerçekleşecek bu özel etkinlikte ziyaretçiler için sürprizlerle dolu bir atmosfer yaratılacak. Açılışa katılanları yüzlerce hediye bekliyor olacak. Ayrıca etkinlik boyunca teknoloji dünyasının tanınmış isimleri, fenomenler ve ünlüler katılımcılarla bir araya gelerek bu özel güne renk katacak.
13:00-17:00 saatleri arasında gerçekleşecek açılışta, ziyaretçiler sadece teknolojiye değil, müzik, dans ve bolca eğlenceye de doyacak. Bu özel etkinlikle EASYCEP ve TEKNOWAY ortaklığının yarattığı sinerji ilk kez kamuoyuyla paylaşılmış olacak.
Türkiye’nin teknoloji tutkunları için unutulmaz bir gün vaat eden bu büyük açılış etkinliği, Kadıköy Teknoway mağazasında gerçekleşecek. Teknolojiyle eğlencenin buluşacağı etkinliğe tüm teknoloji severler davet ediliyor. Bu eşsiz deneyimi yaşamak ve hediye fırsatlarını kaçırmamak isteyenler, 14 Nisan’da Kadıköy Teknoway mağazasındaki yerlerini almayı unutmasın.
Audi, elektrikli araç segmentindeki en güçlü modelini resmen tanıttı. 2025 RS GT e-tron adıyla duyurulan model, yaklaşık 1.000 beygir gücüyle markanın şimdiye kadarki en yüksek performanslı aracı unvanını aldı.
Audi, en güçlü elektrikli aracını duyurdu
Otomobil, yeni nesil motorlarla donatılmış ve hafif yapısı sayesinde 0’dan 100 km/s hıza sadece 2.4 saniyede ulaşıyor. RS GT e-tron direksiyona entegre edilen “güç takviyesi” butonuyla, sürücüye 10 saniyelik ek 94 beygir gücü sunuyor. Bu yenilik, özellikle hızlanma anlarında aracın performansını kısa süreli olarak yukarı taşıyor.
Sürüş tarafında en dikkat çeken özellik ise, yeni aktif hava süspansiyon sistemi oldu. Araç bu sistem sayesinde virajlarda raydaymış gibi ilerliyor. Audi, bu sistemin sürüş güvenliği ve konfor açısından büyük bir adım olduğunu belirtiyor.
OpenAI, GPT-4 devrini resmen sonlandırmaya hazırlanıyor. Bu hamle, yapay zeka dünyasında taşları yerinden oynatabilir.
Tasarımda sadeleşmeye gidilirken karakteristik çizgiler de korunmuş. Bal peteği formunda yeni ön ızgara, dikey reflektörler ve yenilenen jant seçenekleri, aracın sportif kimliğini destekliyor. RS versiyonu, önceki modeline göre daha rafine ve agresif bir görünüme sahip diyebiliriz.
Batarya tarafında da önemli güncellemeler yer alıyor. Yeni batarya paketiyle RS GT e-tron yaklaşık 447 kilometre, S e-tron GT ise 483 kilometre menzil sunuyor. 800 voltluk şarj sistemi desteğiyle araç, yüzde 10’dan 80’e sadece 18 dakikada şarj edilebiliyor.
Ayrıca rejeneratif frenleme gücü 400 kW seviyesine çıkarıldı. Bu da 0.45G’ye kadar yavaşlama sağlayan bir sistem anlamına geliyor ve enerji geri kazanımını önemli ölçüde artırıyor.
Audi S e-tron GT modeli 125.500 dolardan başlarken, RS e-tron GT Performance versiyonu 167.000 dolarlık fiyat etiketiyle satışa sunuldu. Test edilen tam donanımlı versiyonun fiyatı ise 180.000 dolara kadar çıkıyor.
Apple, iPhone 16 serisinin Endonezya’daki satışını resmen başlattı. Daha önce tanıtılan iPhone 16e dahil olmak üzere serinin tamamı, geçtiğimiz sonbaharda duyurulmasına rağmen Endonezya pazarına ancak 11 Nisan 2025 itibarıyla giriş yapabildi.
iPhone 16, Endonezya’da piyasaya sürüldü
Normal şartlarda yeni iPhone modelleri, duyurulduktan sonra 200 gün içinde küresel pazarlara yayılıyor. Ancak Endonezya hükümetinin Apple’a getirdiği yatırım şartı, bu süreci yaklaşık beş ay geciktirdi.
Apple, Endonezya’da iPhone 16 satışına başlayabilmek için toplam 300 milyon dolarlık bir yatırım taahhüdünde bulundu. Şirket daha önce ülkede bir geliştirici akademisine 109 milyon dolar yatırım yapacağını belirtmiş, ancak bu miktarın yalnızca 95 milyon dolarlık kısmını gerçekleştirmişti.
OpenAI, GPT-4 devrini resmen sonlandırmaya hazırlanıyor. Bu hamle, yapay zeka dünyasında taşları yerinden oynatabilir.
Hükümet, verilen sözlerin yerine getirilmediğini öne sürerek iPhone 16 modellerinin ülke içindeki satışını ve kullanımını yasakladı. Apple’ın bu duruma ilk yanıtı, üretim yatırımlarını 10 milyon dolardan 100 milyon dolara çıkarmak oldu. Fakat Endonezya yönetimi bu artışı yeterli bulmayarak, toplam yatırımın 1 milyar dolara ulaşmasını talep etti.
Yasak yürürlüğe girmeden önce Apple, Endonezya’ya yalnızca 9 bin adet iPhone 16 gönderebildi. 283 milyonu aşan nüfusu olan ülkede beş aylık satış kaybı, hem Apple hem de kullanıcılar açısından ciddi bir gelir ve erişim sorunu yarattı.
Apple’ın pazarlamadan sorumlu kıdemli başkan yardımcısı Greg Joswiak, iPhone 16’nın Endonezya’da piyasaya çıkışını sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla duyurdu. Yeni yatırım paketiyle birlikte şirket, bu ülkedeki varlığını yeniden güçlendirmiş oldu.
Google Chrome dünyanın en popüler tarayıcısı olmaya devam ediyor. Fakat Chrome yerine Microsoft Edge kullanmak için 6 iyi özellik mevcut. En eski tarayıcılardan biri olan Microsoft Edge bu özelliklerle tekrardan popülaritesini arttırmayı hedefliyor.
Chrome yerine Microsoft Edge kullanmak için 6 neden
Dikey sekmeler, web yakalama, koleksiyonlar ve daha fazlası mevcut. Bunun gibi ayrıntılar ile Chrome’u tamamen terk etmenizi sağlayacak 6 Microsoft Edge özelliği!
1. Dikey Sekmeler (Vertical Tabs)
İlk olarak 2021’de duyurulan Microsoft Edge’in dikey sekmeleri, hızlı sekme yönetimi için en iyi özelliklerden biridir. Adından da anlaşılacağı üzere bu özellik, standart yatay ekranı kullanmak yerine sekmeleri dikey olarak üst üste düzenler.
Dikey sekmeler, verimli tarama için en iyi tarayıcı hilelerinden biridir. Dikey ekran daha fazla sekmeyi önizlemenizi sağlar. Sekme çubuğunu da kolayca yeniden boyutlandırabilirsiniz. Dikey sekmeleri etkinleştirmek için CTRL + Shift + (,) kısayolunu kullanabilirsiniz.
2. Koleksiyonlar (Collections)
Edge’in Koleksiyonları, göz atarken önemli fikirlere erişmenin ve bunları kaydetmenin daha kolay bir yolunu sunar. Koleksiyonlar ile farklı web sitelerini kategoriler halinde gruplandırabilir ve web sitesi metnini kaydedebilirsiniz. Dahası, bir koleksiyona kısa notlar da ekleyerek Koleksiyonlar’ı not almayı sekme yönetimiyle birleştiren güçlü bir özellik haline getirebilirsiniz.
Koleksiyonlar, Yer İşaretlerini kullanmaya göre daha iyi bir deneyim sunar. Bu Chrome yerine Microsoft Edge kullanmak için önemli nedenlerdendir. Kayıtlı bağlantılarınıza daha hızlı erişim sağlamak amacıyla Edge, Koleksiyonlar için bazı kullanışlı kısayollar verir. Örneğin, bir Koleksiyondaki tüm bağlantıları yeni sekmelerde veya yeni bir pencerede açabilirsiniz. Uygulamalar arasında daha kolay paylaşım için bir Koleksiyondaki tüm ögeleri panonuza kopyalamanızı sağlayan bir kısayol da vardır.
3. Tam Ekran Okuyucu (Immersive Reader)
Tam Ekran Okuyucu, okuduğunuz şeye odaklanmanıza yardımcı olmak için açılır pencereleri ve dikkat dağıtıcı diğer unsurları ortadan kaldırır. Ancak başlangıçta disleksi ve disgrafisi olan okuyucular için tasarlanmıştı. Web içeriklerini okumayı kolaylaştırma konusunda oldukça iyi bir iş çıkarıyor.
Microsoft Edge Immersive Reader kullanmak için kısayolu F9’dur. Sayfayı Tam Ekran Okuyucu modunda görüntülemek için herhangi bir URL’nin önüne “read:” ekleyebilirsiniz. Metin tercihleri düğmesini tıklayarak keşfedebileceğiniz çeşitli okunabilirlik seçeneklerine ulaşabilirsiniz.
Ekim 2023 itibariyle en çok kullanılan web tarayıcıları belli oldu. Google Chrome, tahmin edebileceğiniz üzere birinci sırada. İşte liste...
Ayrıca metin aralığı ve boyutunu değiştirebilirsiniz. Hatta yeni bir yazı fontu seçebilirsiniz. Geceleri göz yormaması için koyu renk temaları da kullanabilirsiniz. Son olarak ise farklı sesler tarafından Edge’e özel hızlarda konuşulan web sayfalarını dinleyebileceğiniz Yüksek Sesle Okuma özelliği de mevcut.
4. Web Yakalama (Web Capture)
Web Yakalama, üçüncü taraf uygulamaları veya uzantıları kullanmadan web’den bilgi yakalamanın kolay bir yolunu sunar. İki yakalama seçeneği vardır. Alana göre yakalama veya tam sayfayı yakalama. İkinci seçenek, çoğu üçüncü taraf uygulamasının kullanamayacağı kullanışlı bir özelliktir.
CTRL + Shift + S kısayolunu kullanarak Microsoft Edge’in Web Yakalama özelliğini istediğiniz zaman etkinleştirebilirsiniz. Metin ve görüntü yakalamanın yanında ayrıca, Edge’in PDF çizim araçlarıyla ekran görüntülerine açıklama da ekleyebilirsiniz. Ardından, bir görüntü yakaladıktan sonra onu panonuza kopyalayabilir veya başkalarıyla paylaşabilirsiniz. Bu noktada Chrome yerine Microsoft Edge kullanmak işlerinizi hızlandırabilir.
5. Edge PDF Reader
Chrome yerine Microsoft Edge kullanmak için nedenlerden biri de yerleşik PDF okuyucusudur. Edge’in PDF okuyucusu, belgeleri görüntülemek ve düzenlemek için temel form doldurma, içindekiler bölümü ve açıklama özellikleri gibi bazı önemli araçlara sahiptir.
PDF okuyucu ayrıca Web Capture’da kullanılanlara benzer çizim araçlarını da içerir. Ancak metin kutularını vurgulama ve ekleme gibi, PDF üzerinde not almanın akıllı bir yolunu sunan bazı ek özellikler de vardır. Edge’in PDF Okuyucusunu tüm dosyalarınız için kullanmak istiyorsanız, öncelikle Windows’ta varsayılan PDF okuyucunuzu değiştirmeniz gerekiyor.
6. Browser Essentials (Tarayıcı Temelleri)
Microsoft Edge, izleme koruması, dengeli ve sıkı güvenlik modları gibi gizlilik seçenekleriyle bilinir. Edge’in Tarayıcı Temelleri merkezi, güvende kalmanıza ve tarayıcınızın performansını artırmanıza yardımcı olmak için tasarlanmıştır.
Taranan tüm sitelere ve tespit edilen olası risklere karşı genel bir bakış sunan Browser Essentials sekmesi oldukça kullanışlıdır. Ayrıca bellek kullanımınızı Performans sekmesinde görüntüleyebilirsiniz. Tarama sırasında kaynaklardan tasarruf etmenize yardımcı olmak için verimlilik modunu etkinleştirebilirsiniz.
Bir bilgisayar kasası topluyorsanız, mevcut donanımınızda arıza varsa veya kullandığınız masaüstü ya da dizüstü bilgisayarın hafızasını artırmak istiyorsanız HDD ve SSD şeklinde 2 farklı depolama seçeneği karşınıza çıkacaktır. Bu yazımızda HDD, yani hard disk drive alırken nelere dikkat edilmeli ve SSD’ye göre avantajları nelerdir sorusunu detaylıca yanıtlıyoruz.
HDD (Hard disk drive) alırken nelere dikkat edilmeli?
Bilgisayarımıza hard disk drive alırken nelere dikkat edilmeli sorusunu yanıtlamadan önce SSD ile olan farklarından bahsedelim. Günümüzün hala en popüler depolama çözümleri arasında yer alan HDD’ler içerisinde çok sayıda mekanik parçanın ve diskin bulunduğu bir veri depolama aracıdır.
Fotoğraflarında da görebileceğiniz gibi içerisinde CD benzeri metal diskler bulunur ve sistem bilgileri buraya yazarak kaydeder ve okur. SSD’leri ise içerisinde hareketli parça bulunmayan, yeni teknolojileri destekleyen, oldukça hızlı ve verileri hücrelerde toplayan büyük boyutlu hafıza kartları olarak düşünebiliriz.
Sisteminizde bulunan bileşenleri öğrenmek için ne yapmanız gerekiyor? İşte tüm anakart modeli öğrenme yöntemleri...
İçerisinde mekanik olarak hareket eden parçalar bulunmadığı ve çok daha düşük güç tüketimine sahip olduğu için hem fiziksel olarak daha dayanıklıdır hem de ömürleri daha uzundur. Yani ikili kıyaslamada neredeyse her alanda SSD’ler önde geliyor.
Fakat buna rağmen günümüzde HDD’ler SSD’lerden daha çok satmaya devam ediyor. Bunun en büyük nedeni uzun yıllardır aramızda olan bir teknoloji olduğu için fiyatlarının oldukça uygun bir seviyede oluşu. Örnek vermek gerekirse, 1 TB boyutundaki bir SSD, aynı hacimli HDD’nin en az 2 ya da 3 katı fiyattadır.
Tabii burada SSD’nin türüne ve hızına göre fiyat farkı 10 katına kadar çıkabiliyor. Bu nedenle birçok kişi uygun fiyatlı ya da yüksek depolamaya sahip bir sistem topladığında maliyet açısından HDD’leri tercih ediyor. Hatta bilgisayar kullanıcılarının büyük bir bölümü işletim sistemini hızlandırmak için Windows’u kurabilecekleri bir SSD’nin yanına ek depolama için HDD almayı tercih ediyor. Peki HDD, yani hard disk drive alırken nelere dikkat edilmeli?
ABD’de teknoloji sektörünü kökten etkileyebilecek bir dava başlıyor. Federal Ticaret Komisyonu (FTC) Meta’ya karşı açtığı antitröst davasında, şirketin bünyesinde bulunan Instagram ve WhatsApp’ın ayrılmasını talep ediyor.
Meta, WhatsApp ve Instagram’ı kaybedecek
FTC; Meta’nın 2012 yılında Instagram’ı, 2014 yılında ise WhatsApp’ı satın alarak dijital reklamcılık pazarında kurallara aykırı bir hakimiyet kurduğunu belirtiyor. Kuruma göre bu satın alımlar pazardaki rekabeti ortadan kaldırdı, hizmet kalitesini düşürdü, kullanıcı verilerinin güvenliğini zayıflattı ve Meta’nın reklam gelirleri üzerindeki tekelleşmesini sağladı.
Dava kapsamında FTC, Instagram ve WhatsApp’ın Meta’dan zorunlu olarak ayrılması gerektiğini mahkemeye sunacak. Bu talep, teknoloji devlerinin yıllar içinde gerçekleştirdiği büyük ölçekli satın alımların geri alınabileceğini gösteren ilk ciddi girişim olacak.
Meta ise kendisini, söz konusu yatırımların geçmişte yasal olarak onaylandığını hatırlatarak savunuyor. Şirket, bugün gelinen noktada sosyal medya pazarında çok daha fazla oyuncunun bulunduğunu ve rekabetin önceki yıllara kıyasla arttığını ifade ediyor.
OpenAI, GPT-4 devrini resmen sonlandırmaya hazırlanıyor. Bu hamle, yapay zeka dünyasında taşları yerinden oynatabilir.
FTC ise bu savunmayı yetersiz buluyor ve rekabet üzerindeki yapısal etkilerin yalnızca şirketin bölünmesiyle ortadan kalkabileceği görüşünü sürdürüyor. Yaklaşık iki ay sürmesi beklenen dava; yalnızca Meta’nın geleceğini değil, teknoloji sektöründeki diğer büyük satın almaları da yeniden hedef tahtasına koyabilir.
Mahkemeden çıkacak karar, dijital platformların büyüme stratejileri üzerinde kalıcı etkiler yaratacak. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Uzak Doğu sineması, son yıllarda büyük bir çıkış yaparak dünya çapında dikkatleri üzerine çeken bir sanat formu haline geldi. Doğu Asya’nın zengin kültürü ve benzersiz estetiği, bu filmler ile dünyaya yansıtıldı. Bizler de bu içeriğimizde son yılların en iyi uzak doğu filmlerini sizler için bir araya getirdik.
En iyi uzak doğu filmleri!
13 Suikastçı (13 Assasins)
13 Suikastçı, Takashi Miike tarafından yönetilen bir Japon samuray filmidir. 1844 yıllarında, dönemin feodal Japonya’sında yaşanan olaylar anlatılır. Hikaye, sadist ve acımasız bir Daimyo olan Matsudaira Naritsugu’nun hükümdarlığı sırasında yaptığı zalimliklere karşı direnen bir grup samurayın etrafında döner.
Bu içeriğimizde IMDb puanlarına göre en iyi filmleri sizler için bir araya getirdik. İşte IMDb Top 10 filmler...
Şüphe (Burning)
Barn Burning adındaki kısa bir öyküden uyarlanan Burning, baş karakter olan Jong-su’nun hikayesini anlatır. Jong-su, bir çiftlikte yaşayan ve yazar olma hayali olan, aynı zamanda yarı zamanlı kuryelik yapan bir gençtir. Ancak bir gün eski bir komşusu ile karşılaşmasının ardından ortadan kaybolan Jung-su, sırra kadem basar. Burning, Asya imzası taşıyan en iyi uzak doğu filmleri arasında yer alıyor.
Kül En Saf Beyazdır (Ash is Purest White)
Jia Zhangke tarafından yazılan ve yönetilen Kül En Saf Beyazdır, Çin’in yer altı dünyasında 2001 yılından 2017’ye kadar uzayan destansı bir aşk hikayesini anlatıyor. Filmin hikayesi, 2001 yılında Çin’in Dağlık Batı bölgesinde yer alan Datong’da başlar.
Cold Fish (Soğuk Balık)
Gerçek bir hikayeden uyarlanan Soğuk Balık, psikolojik gerilim, suç ve sapkınlık temalarını ele almaktadır. Film, Tokyo’da yaşayan, bir akvaryum dükkânı sahibi olan Shamoto adındaki sıradan bir adamın etrafında döner. Shamoto, kızının davranış sorunlarıyla başa çıkmaya çalışır. Bir gün, kızını hırsızlık yaparken yakalar. Shamoto, onu bu durumdan çıkarmak için çabalar.
İhtiyar Delikanlı (Oldboy)
Park Chan-wook’un yönetmen koltuğunda oturduğu ve aynı addaki manga serisine dayanan İhtiyar Delikanlı, Oh Dae-su adındaki bir adamın etrafında döner. Dae-su, sıradan bir yaşam süren orta yaşlı bir adamdır. Ancak bir gün, bir barda sarhoş olduğu sırada birdenbire kaçırılır ve 15 yıl boyunca gizemli bir şekilde hapsedilir. Bu süre boyunca tutsak edildikten sonra serbest bırakılan Dae-su, neden hapsedildiğini ve kimin tarafından yapıldığını öğrenmek için intikam alma kararı alır.
Epic Games Store, 17 Nisan’a kadar geçerli olacak yeni ücretsiz içeriklerini duyurdu. Bu hafta platformda ücretsiz olarak sunulan oyun, bağımsız yapımcı Amanita Design tarafından geliştirilen Botanicula oldu. Ayrıca Firestone Online Idle RPG için özel ödüller içeren bir ek paket de ücretsiz olarak kullanıma açıldı.
Epic Games Store, haftanın ücretsiz oyunlarını duyurdu
Botanicula, beş küçük organizmanın yaşadığı ağacı koruma mücadelesini konu alıyor. Jára Plachy tarafından tasarlanan oyunda, ağaç üzerindeki yaşam alanını tehdit eden örümcek benzeri yaratıklara karşı verilen mücadele işleniyor.
Oyuncular, bu beş canlıyı kontrol ederek ağacın derinliklerine iniyor ve doğal yaşamı korumaya çalışıyor. Oyunun dikkat çeken yönlerinden biri de sıra dışı görsel dili ve ses tasarımı diyebiliriz. Diyalog içermeyen, tamamen görsel anlatım ve atmosfer üzerine kurulu Botanicula, farklılık arayan oyuncular için ideal olabilir.
OpenAI, GPT-4 devrini resmen sonlandırmaya hazırlanıyor. Bu hamle, yapay zeka dünyasında taşları yerinden oynatabilir.
Bu hafta sunulan bir diğer içerik ise Firestone Online Idle RPG için hazırlanmış olan dijital ödül paketi oldu. Bu pakette toplam değeri 100 doları bulan oyun içi bakiye ve kozmetik öğeler yer alıyor. Söz konusu içeriklerin tamamı, 24 Nisan’a kadar Epic Games Store üzerinden ücretsiz olarak kütüphaneye eklenebilecek.
Bunlara ek olarak halihazırda ücretsiz olarak sunulmaya devam eden diğer oyunlar da listede yerini koruyor. Arcadegeddon, Idle Champions of the Forgotten Realms ve River City Girls isimli oyunlar, aynı tarihe kadar ücretsiz olarak alınabilecek.
Epic Games Store, düzenli olarak sunduğu ücretsiz oyun kampanyalarıyla kullanıcı kitlesini genişletmeye devam ediyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Teknolojinin hayatın bir parçası olduğu gerçeğini hepimiz kabul ediyoruz. Öyle ki hemen herkes ister günlük hayatta isterse iş hayatında iletişim kurmak için akıllı telefon tablet ve bilgisayar gibi teknolojik aletleri kullanıyor. Bu iletişimde de emojilerin yeri oldukça büyük. Bunların başında da “kalp” simgesi yer alıyor.
Klavyede kalp yapma işlemi
Emoji dilinde en çok kullanılan simgelerin başında kalp ifadeleri bulunuyor. Klavye üzerinden emoji yapmak, özellikle MSN döneminde oldukça popülerdi. Öyle ki gülen surat, kızgınlık, üzgün surat gibi ifadeler “:)” gibi simgelerle ifade edilirdi.
Kalp simgesi, birçok platformda emojiler kısmında yer alsa da bilgisayar dilindeki kısayolu pek çok kişi tarafından bilinen bir şey değil. Simge hemen hemen hiçbir klavyede tek başına bulunmuyor. Hal böyle olunca da işin içine kısayollar giriyor. İçeriğimizde klavyede kalp yapma kısayolunu anlatıyoruz.
Birçok kişi, bu ifadeyi tarayıcısından aratıp kopyala-yapıştır yöntemini deniyor. Elbette bu da bir seçenek ama kısayolunu bilmek oldukça zaman kazandırır. Klavyede kalp yapma işlemi için “ALT+3” tuşlarına aynı anda basmak gerekir. Ancak 3 tuşunu harf kısmından değil “NumLock” kısmındaki rakamlar bölgesinden kullanmanız gerekir ( Örnek:♥)
İşte siyah kalp emojisinin anlamları
Çeşitli renk ve çeşitlerde karşımıza çıkan bu ifadeleri birçoğumuz rasgele kullanıyor olsa da aslında bir anlamı bulunuyor. Farklı renkte karşımıza çıkan bu ifadeler, süreç içinde belirli anlamlara evirildi. Örneğin siyah kalp emojisi, sevgi için kullanılsa da çoğu zaman hüznü simgeliyor.
Kullandığımız emojiler bir anlam taşıyor. İçeriğimizde siyah kalp emojisi genel olarak hangi anlamlarda kullanılıyor ona değindik.
Ek olarak günlük hayatta ofansif esprilerin ve kara mizahın konu olduğu cümlelerde de kullanılabiliyor. Kısaca değinmek gerekirse kırmızı aşkı, turuncu huzuru, pembe daha çok sevgi ve dostluğu, şefkati ifade ederken kullanılabilir. Yeşil kalp daha çok doğa sevgisi ve yaşamı simgelerken mavi ise dostluğu daha çok ön planda tutuyor.
Bir bilgisayarın, tabletin veya akıllı telefonun klavyesinde ihtiyaç duyulabilecek hemen her harf ve sembol bulunur. Fakat kare (#) ve dolar ($) gibi çok az kullanılan işaretler yerleştirilmez. Bunun nedeni, kullanıcıların en çok kullanılan harflere daha kolay ulaşılabilmesidir.
Tabii üreticiler, daha az kullanılan harf ve sembolleri de hiçbir şekilde yazılamaz kılmıyor. Kullanabilmek için basit bir kombinasyondan yardım alınması gerekiyor. Peki klavyede bulunmayan şapkalı a (â) harfi nasıl yazılır? İşte klavyede şapkalı a (â) yazma kombinasyonu…
Klavyede şapkalı a (â) yazma
Şapkalı a (â), Türkçe’de en az kullanılan harflerden birisi. Öyle ki kullanımdan kaldırıldığına dair düşünceler bile yok değil. Ancak kâr, âdet ve hâl gibi kelimelerde kullanılıyor ve eğer kullanılmasaydı, bu kelimelerin anlamları sapabilirdi.
Şapkalı harfler, söz konusu harfin uzun şekilde okunacağını belirtir. Bu bağlamda örneğin kazanç sağlamak anlamındaki kâr kelimesini “kaar” şeklinde yani uzatarak okumuş oluruz. Yani dildeki önemi oldukça büyük. O halde lafı çok uzatmadan klavyede şapkalı a (â) harfinin nasıl yazabileceğinize geçelim.
Klavyede zaman zaman kullanmak zorunda kaldığımız kare işareti ya da hashtag (#) nasıl yapılır? İşte sizler için hazırlanan rehberimiz...
Klavyede şapkalı a (â) yazma – Bilgisayar
Şapkalı a (â) harfini yazabilmek için öncelikle klavyenin sol tarafında yer alan ve Ctrl tuşunun üstündeki Shift tuşuna basılı tutup, “3” tuşuna basmalı ve elinizi Shift tuşundan çektikten sonra “a” tuşuna basmalısınız. Harfi büyük yazabilmek de mümkün.
Bilgisayar klavyesi
Yumuşak a harfini büyük yazabilmek içinse kombinasyonu yapmadan önce Shift tuşuna basılı tutacak şekilde “3” tuşuna ve ardından “a” tuşuna basmalısınız. Yani “3” tuşuna bastıktan sonra elinizi Shift‘ten çekerseniz küçük şapkalı a (â), çekmezseniz ise büyük şapkalı a (Â) harfi yazılır.
Klavyede şapkalı a (â) yazma – Telefon
Akıllı telefonunuzun klavyesinde şapkalı a (â) yazabilmek de bilgisayardaki gibi kolaydır. Bunun için normal a harfine basılı tuttuktan sonra şapkalı (â) seçeneğini görebilirsiniz. Telefon klavyesinde büyük şapkalı (Â) yazabilmek içinse büyük karakterler modunu aktif ettikten sonra yine normal a harfine basılı tutabilir ve seçeneği görebilirsiniz.
Telefon klavyesi
Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
Birçok kişi “Google beni dinliyor mu?” diye merak ediyor. Evet, telefonun tuş kilidi kapalı olsa bile Google sizi her an dinlemekte ve konuşmalarınızı kaydediyor. Sonucunda, konuştuğunuz şeyler hakkında karşınıza reklamlar çıkarmaktadır. Ama endişelenmeyin, yapacağınız birkaç ayarla Google’ın sizi dinleyerek reklam göstermesini engelleyebilirsiniz.
Google’ın sizi dinleyip reklam göstermesini engelleyebilirsiniz
Bildiğiniz gibi Android işletim sisteminin sahibi Google’dır. Android telefonunuzu kullanabilmek içinse Google hesabınızla (gmail) oturum açmanız gerekiyor. Google hesabınız varsayılan olarak Google’ın sizi dinlemesine ve sizin konuşmalarınıza göre karşınıza reklamlar çıkarmasına izin veriyor.
Birçoğumuzun başına bu olay gelmiştir. Bir arkadaş ortamında veya evde konuştuğumuz konuyla alakalı sosyal medyada, internet sitelerinde ve YouTube’da reklamlar görmeye başlarız. Mesela geçenlerde iş yerimize hırsızlar girmeye çalışmıştı ve biz de bu konu hakkında konuşuyorduk. Daha sonra telefonumu elime aldım ve bir de ne göreyim, karşıma alarm sistemleri reklamları çıktı. İşte siz de bu durumu yaşamak istemiyorsanız, Google’ın sizi dinlemesini engellemelisiniz.
Arama motoru devi Google ile ilgili az bilinen birçok detay mevcut. İşte Google hakkında az bilinenler....
Google’ın telefon dinlemesini nasıl engellerim?
Telefonunuzda Google hesabıyla oturum açtığınız internet tarayıcıyı açın.
Sağ üst köşedeki Profil resminize dokunup açılan menüden Google Hesabınızı Yönetin butonuna dokunun.
Açılan sayfada Veriler ve Gizlilik sekmenden Web ve Uygulama Etkinliği seçeneğini seçin.
Alt ayarlar sekmesi altında yer alan Konuşma ve ses etkinliğini dahil et seçeneğini pasif hale getirin.
Daha sonra tekrar Veriler ve Gizlilik sekmesine gelin ve Reklam Merkezim seneğini seçin.
Sağ üst köşede yer alan Kişiselleştirilmiş reklamlar menüsüne dokunun ve açılan ekranda Kapat seçeneğine dokunun.
Google bizi neden dinliyor?
Dünyanın en popüler arama motoru olan Google, aynı zamanda dünyanın en büyük reklam ağına da sahiptir. Google, reklam verenlerin reklamlarını potansiyel müşterilere göstermek için telefonlarımızdaki tüm aktivitelerimizi inceler, bizi dinler ve ilgi alanlarımıza göre bize reklamlar gösterir. Bunun neticesinde karşımıza ilgi alanlarımıza göre reklamlar çıkar. Reklamlara tıkladığımızda ise Google para kazanır.
Google’ın bizi dinlemesi hakkında sizlerin düşüncesi nedir? Konuyla alakalı yaşadığınız örnekleri bizimle yorum kısmından paylaşabilirsiniz.
Playstation 5 ve Playstation 5 Pro için özel olarak hazırlanan “The Last of Us Complete” paketi resmen satışa sunuldu. Yeni paket, hem ilk oyunun yenilenmiş sürümünü hem de ikinci oyunun remastered versiyonunu tek bir çatı altında topluyor.
The Last of Us Complete sürümü resmen satışta
Naughty Dog, son yıllarda seriyi yenileme çalışmalarına odaklandı. The Last of Us Part 1, Playstation 5 için baştan sona elden geçirilerek yeniden yayınlandı. Ardından, The Last of Us Part 2’nin geliştirilmiş versiyonu olan “Remastered” sürüm oyunculara sunuldu. Şimdi ise bu iki yapım, “The Last of Us Complete” adıyla tek bir paket halinde satışa çıktı.
Paket yalnızca dijital olarak değil, ilerleyen tarihte fiziksel olarak da sunulacak. Playstation Store üzerinden erişilebilen dijital sürüm şu anda 3899 TL fiyat etiketiyle satılıyor. Fiziksel sürüm ise “The Last of Us Collector’s Edition” adıyla 10 Temmuz’da piyasada olacak.
The Last of Us Complete, hem grafiksel hem de performans anlamında yeni nesil konsolların tüm gücünü kullanacak. 4K çözünürlük desteği, gelişmiş ışıklandırma sistemleri, yenilenmiş karakter modellemeleri ve daha akıcı animasyonlarla birlikte oyun deneyimi önceki sürümlere göre daha rafine bir hale geliyor.
Yapay zekanın maliyeti tam 280 kat düşüş gösterdi. Bu gelişme, teknoloji sektöründe büyük bir yankı buldu.
Paketin PC sürümüne dair ise herhangi bir açıklama yapılmadı. Ancak The Last of Us Part 1’in geçtiğimiz yıl PC platformuna gelmiş olması, Complete paketinde de benzer bir yol izlenebileceği beklentisini doğurdu.
The Last of Us Complete’in, HBO tarafından hazırlanan dizinin ikinci sezonuna yalnızca birkaç gün kalmışken duyurulması dikkat çekti. Oyun ve dizi evreni, birbirine paralel şekilde büyümeye devam ediyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.