Havacılık endüstrisinde yapısal parçaların üretim şekli kökten değişiyor. Genellikle metal blokların oyulmasıyla veya dövülmesiyle elde edilen ve strese dayanıklı olması gereken parçalar, artık bir tel bobininden üretilmeye başlandı. Airbus, geleceğin uçaklarını hazırlarken fabrikalarında bu yenilikçi yöntemi gerçeğe dönüştürerek üretim standartlarını yeniden belirliyor.
Havacılıkta Yeni Standart: Airbus Parçaları Artık 3D Yazıcıyla Üretiliyor
Bahsi geçen teknoloji, tel Yönlendirilmiş Enerji Biriktirme (w-DED) adı verilen gelişmiş bir 3D baskı tekniğidir. Bu teknik, geleneksel üretim yöntemlerine kıyasla çok daha az malzeme israfı ile titanyumdan yapısal uçak parçaları oluşturuyor. Geleneksel yöntemlerde metal plakaların işlenmesi gerekirken, bu yeni yaklaşım katmanlı üretim mantığıyla çalışıyor.

Süreç, dijital hassasiyetle hareket eden ve titanyum tel bobini taşıyan çok eksenli bir robot kol kullanılarak işliyor. Lazer, plazma veya elektron ışını gibi enerji kaynakları teli anında eritiyor ve katman katman yüzeye kaynaştırıyor. Bu yöntemle oluşturulan parçalar, nihai şekle çok yakın olduğu için sonrasında sadece boyutları tam oturtmak adına küçük bir işleme sürecinden geçiyor.
https://shiftdelete.net/gunes-patlamalari-airbus-a320-ucaklarini-tehdit-ediyor
Havacılıkta metal 3D baskı yaklaşık on yıldır kullanılsa da, bugüne kadar genellikle küçük parçalar için tercih ediliyordu. Ancak w-DED teknolojisi, Airbus’ın yedi metre uzunluğa kadar büyük yapısal titanyum parçalar üretmesine olanak tanıyor. Bu yeni süreç, üretimi saatte yüzlerce gramdan birkaç kilograma çıkararak endüstriyel üretim için büyük bir hız avantajı sağlıyor.
Titanyum, gücü ve hafifliği nedeniyle uçaklar için vazgeçilmez olsa da oldukça pahalı bir hammaddedir. Geleneksel yöntemlerde satın alınan titanyumun büyük bir kısmı işleme sırasında atık haline geliyordu. w-DED teknolojisi sayesinde parça, nihai tasarıma çok yakın bir formda “büyütüldüğü” için hammadde israfı neredeyse tamamen önleniyor.
https://shiftdelete.net/microsoft-flight-simulatorde-stranger-things-surprizi
Airbus, bu teknolojiyi A350 modelinin kargo kapısı çevresindeki parçaların seri üretim entegrasyonunda kullanmaya başladı. Bu parçalar, yerini aldıkları geleneksel bileşenlerle işlevsel olarak aynı olsa da maliyet açısından önemli tasarruflar sunuyor. Gelecekte kanatlar ve iniş takımları gibi daha kritik bölgelerde de bu teknolojinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Ayrıca bu teknoloji “DED için tasarım” kavramını da beraberinde getiriyor. Mühendisler artık karmaşık bir parçayı birleştirilmesi gereken ayrı parçalar yerine, tek seferde basılan bütünleşik bir parça olarak tasarlayabiliyor. Bu durum tedarik zincirini basitleştirirken montaj işçiliğini azaltıyor ve üretim döngüsünü ciddi oranda kısaltıyor.
https://shiftdelete.net/3d-yazici-alirken-dikkat-edilmesi-gerekenler
Airbus ve ortakları, kritik parçalar için bu teknolojiyi geliştirmeye ve farklı enerji kaynaklarını test etmeye devam ediyor. Havacılık sektöründe üretim standartlarını değiştirecek bu gelişmeler, özellikle maliyet ve hız açısından büyük vaatler taşıyor. Siz bu yeni üretim teknolojisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce 3D yazıcılar gelecekte uçak üretiminin tamamını üstlenebilir mi?