Dünyanın önde gelen teknoloji liderleri, yapay zeka ve robotik teknolojilerin yaratacağı büyük refahın yakın gelecekte iş hayatını tamamen değiştireceğini öngörüyor. 2026 yılının başıyla birlikte hız kazanan bu tartışmalarda, çalışmanın artık bir zorunluluk olmaktan çıkıp isteğe bağlı hale gelebileceği fikri ön plana çıkıyor. Birçok yönetici, geleneksel istihdam ve refah modellerinin yerine geçecek yeni sistemler üzerinde duruyor.
Teknoloji devlerinden geleceğin iş dünyası hakkında çarpıcı öngörüler
Serveti 600 milyar doları aşan Elon Musk, “evrensel temel gelir” kavramının çok daha ötesine geçerek “evrensel yüksek gelir” modelini savunuyor. Musk’a göre gelecekte yoksulluk tamamen ortadan kalkacağı için insanların para biriktirmesine de gerek kalmayacak. Ünlü milyarder, herkesin bol kaynağa ve mükemmel sağlık hizmetlerine erişebildiği bu geleceği adeta bir cennet senaryosu olarak tanımlıyor.

Microsoft’un kurucusu Bill Gates de insanların gelecekte haftada sadece iki veya üç gün çalışabileceği bir düzenin mümkün olduğunu ifade ediyor. Üretim, lojistik ve gıda üretimi gibi temel alanlardaki sorunların zamanla teknoloji sayesinde çözüleceğini belirten Gates’e, JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon da benzer bir görüşle destek veriyor. Dimon, teknolojik gelişmelerle birlikte üç buçuk günlük çalışma haftasının hayal olmadığını vurguluyor.
OpenAI Yapay Zekada Ses Devrimi Yapacak
OpenAI, ekran bağımlılığını bitirecek ses odaklı yapay zeka cihazı için hazırlıklara başladı. Yeni nesil modeller 2026'da karşımıza çıkacak.Nvidia CEO’su Jensen Huang ise bu konuda daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Huang, yapay zekanın muhtemelen dört günlük çalışma haftasına yol açacağını ancak daha radikal tahminler için henüz erken olduğunu belirtiyor. Geçmiş dönemlere kıyasla bugün bilgi açısından çok zengin olduğumuzu hatırlatan Huang, farklı gelir modellerinin nasıl bir arada yürütüleceği sorusuna cevap vermenin şu an için zor olduğunu söylüyor.

OpenAI CEO’su Sam Altman, sadece devletten ödeme almak yerine insanların doğrudan yapay zeka kapasitesinden pay sahibi olduğu bir “evrensel temel refah” sistemi öneriyor. Altman, her şeyi yapay zekanın yaptığı bir dünyada insanların kendilerini işe yaramaz hissetmesinden endişe etse de, insanlığın bir şekilde kendi hikayesinde ana karakter olma hissini koruyacağına inanıyor.
Yapay Zeka Cebinizde: OpenAI Kalem Çıkarıyor!
OpenAI ve Jony Ive, 2026'da çıkacak "Gumdrop" kod adlı akıllı kalem üzerinde çalışıyor. ChatGPT destekli cihazın detayları haberimizde.Anthropic CEO’su Dario Amodei ise iyimser tabloların yanında geçiş süreciyle ilgili ciddi uyarılarda bulunuyor. Yapay zekanın giriş seviyesindeki beyaz yakalı işlerin yarısını ortadan kaldırabileceğini savunan Amodei, ABD’deki işsizlik oranının kısa sürede %20 seviyelerine çıkabileceğini iddia ediyor. Bu durumun, insanların hayattaki anlam arayışını ve merkeze koydukları değerleri temelden sarsacağını belirtiyor.

Google DeepMind CEO’su Demis Hassabis, yapay genel zekaya güvenli bir şekilde ulaşıldığında “radikal bir bolluk” döneminin başlayacağını öngörüyor. Bu zenginliğin adil bir şekilde dağıtılmasının teknik değil siyasi bir mesele olduğunu belirten Hassabis, insanlık tarihinde ilk kez kaynaklar için rekabet etmeye gerek kalmayan bir dünya kurulabileceğini savunuyor.
OpenAI Yapay Zeka Tehlikesinin Farkında
OpenAI, yapay zekanın risklerine, siber güvenlik tehditlerine ve psikolojik etkilerine karşı Sam Altman liderliğinde yeni bir Hazırlık Başkanı arıyor.Sektör analizlerine göre 2026 yılı, yapay zekanın sadece insanlara yardım etmekle kalmayıp doğrudan tam zamanlı işleri otomatize etmeye başladığı bir dönüm noktası olacak. Güncel araştırmalar, şirketlerin neredeyse yarısının yıl sonuna kadar çalışanlarını yapay zeka ile değiştirmeyi planladığını gösteriyor. Bu büyük dönüşümde yeni iş kollarının doğması beklense de, mevcut çalışma kültürünün tamamen değişeceği kesin gözüküyor.
Yapay zekanın işinizi elinizden almasından mı korkuyorsunuz yoksa haftada sadece 2 gün çalışacağınız bir geleceğin hayalini mi kuruyorsunuz? Sizce bu teknolojik bolluk toplumsal adaleti gerçekten sağlayabilir mi?

Ertan Özyiğit’in bir tespiti var. ikinci dünya savaşı öncesi dünya üzerindeki toplam at nüfusu yüz milyonu geçmekteyken günümüzde elli, altmış milyon kadar bir at nüfusu var. Bunun nedeni ise iki dünya savaşı ve öncesinde insanlar savaşta makinelerden çok atları kullanıyordu. Bu nedenle at nüfusu savaşlardan önce günümüze oranla oldukça fazlaydı. İkinci dünya savaşı’ndan sonra sanayileşmenin ilerlemesiyle ata olan ihtiyaç azaldı ve bugün günümüz koşullarında at nüfusu oldukça düşüktür. Bu çerçeveden bakacak olursak ne zaman ki dünya üzerinde herhangi bir canlıya veya mesleğe ihtiyaç azalır o mesleği İcra edenlerin veya canlıların popülasyonu gittikçe düşer. İnsan nüfusu da eğer bu durum böyle devam ederse iş gücünden çekilmesi sebebiyle ihtiyacın azalmasına bağlı olarak oldukça düşecektir. Bu düşme işlemi bilinçli bir düşme olacaktır ki büyük bir ihtimal buda savaşlarla veya kaynakların yetersizliği öne sürerek yapılacaktır ve burada bahsettiği cennetvari dünya seçilmiş belirli imtiyaz sahibi kişilerin olacaktır.