
Yine bir postacı çalsın kapını, gül kokan bir mektup versin ellerine. Kapağını açarken sessizce öptüğüm sayfaya gönlümden akan sevgi değsin gözlerine, yüzüne tebessüm düşsün ,gözlerine derin bir parıltı. Gönlüne dolan sıcaklık tükenmeden yeni ve biraz daha büyümüş sevginin satırları düşsün yollarına, ellerine alıp,göğsüne saracağın zaman için koşsun istiyorum. Uyan dediler bir gün ve uyan dedin. Sana uydum bende. Naz mı yapardım? İnatla üzerine yürüyüp,seviyorum seni der miydim ? Hayır! Hayır! Ben beni sevmeyeni hiç sevmezdim! Hemde hiç!!! Sen etrafımda yok diye bilsende ben ardından gelirdim. Mektup olup gelmedim yeniden. Şarkı olup söylenmedim. Karşına çıkıp işte bu böyleydi diyemedim. Sadece bekledim. Bekledim ki gece çöksün üzerine, kal yalnızlık köşende, rüzgar değsin tenine kalbin üşüsün,söyleyemediklerimi bağıran bir şarkı değsin kulağına da eksik kalışını hatırla ve beni ara diye bekledim.
Hayat öyle akıllı ki yola devam edebilmek için bir şeyin arkasından gitmek gerektiğini öğretiyor ve hiç yakalayamayacağım sevgiyi ince ince kalbime işlemeye devam ediyor.
lavinya
http://www.youtube.com/watch?v=vl9_bjbD-oM