arkadaşlar kimimizin finalleri bitmek üzere kimimizin daha başlamadı Allah herkese yardım etsin.inş kimsenin okulu felan uzamaz kolay gele
Ve finaler gelir çatar
Cevaplar
Bizim sınavlar pazartesi başlıyor...
Amin cümlemize Allah yardım etsin...
Amin cümlemize Allah yardım etsin...
benimde salı başlayacak nasıl başladınmı bari çalışmaya :)
Yok be yaa:)
Bir türlü sınav moduna giremedim... Sıkıntı basıyor beni sınavlar başlayınca:)
Bir türlü sınav moduna giremedim... Sıkıntı basıyor beni sınavlar başlayınca:)
bende bi başlayamadım haa nese haftasonu başlarım ya :)
bizimde haftaya pazartesi başlıyor..
insan son sınıf olunca da feci yusuflar basıyor :(
insan son sınıf olunca da feci yusuflar basıyor :(
bende son sınıfım kardeş uzarmı uzamazmı finallerine çıkıyorum Allah yardım eder inş herkese
pazartesi.
hangi bölümlerde okuyorsunuz bu arada ?
hangi bölümlerde okuyorsunuz bu arada ?
bilişim sistemleri müh. sizler?
Benimde bugün bitti sınavlar , güzel bi ohh çektim.
Şimdi yolculuk zamanını bekliyorum.
Şimdi yolculuk zamanını bekliyorum.
benimkiler geldi çattı bitti bütler başlıcak çalışmıyorum valla günde 110 tane metal şarkı dinliyorm
iyimişşş:)punisher89 dedi: ↑benimkiler geldi çattı bitti bütler başlıcak çalışmıyorum valla günde 110 tane metal şarkı dinliyorm
zamanında cektik bu cileyi ama bitti cok sükür, darısı basınıza :)
Kaçınılmaz son dedikleri bu olsa gerek.
Tabi bununla da bitmiyor erkek arkadaşlarımız için birde bakmışsınız askerlikde gelip çatmış.
Bende geçen yıl bugün 325. KD olarak Amasyada askerliğimi yapmaktaydım ve bir sonraki gün yani 9 ocakta yemin törenimiz vardı. Yaşamış olduğumuz o zor günlerde arkadaşlarımla paylaşmış olduğum bu da geçer diye bir hikaye vardı. Hepsi gelip geçiyor. Bakalım yaşadığımız müddetçe daha neler gelip geçecek?
İşte bir kıssadan hisse; Bu da geçer
==========================
Dervişin biri, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır. Karşısına çıkanlara, kendisine yardım edecek, yemek ve yatak verecek biri olup olmadığını sorar. Köylüler, kendilerinin de fakir olduklarını, evlerinin küçük olduğunu söyler ve Şakir diye birinin çiftliğini tarif edip oraya gitmesini salık verirler.
Derviş yola koyulur, birkaç köylüye daha rastlar. Onların anlattıklarından, Şakir'in bölgenin en zengin kişilerinden birisi olduğunu anlar. Bölgedeki ikinci zengin ise Haddad adında bir başka çiftlik sahibidir.
Derviş, Şakir'in çiftliğine varır. Çok iyi karşılanır, iyi misafir edilir, yer içer, dinlenir. Şakir de, ailesi de hem misafirperver hem de gönlü geniş insanlardır...
Yola koyulma zamanı gelip Derviş, Şakir'e teşekkür ederken, Böyle zengin olduğun için hep şükret. der. Şakir ise şöyle cevap verir: Hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Bazen görünen, gerçeğin kendisi değildir. Bu da geçer... Derviş, Şakir'in çiftliğinden ayrıldıktan sonra bu söz üzerine uzun uzun düşünür.
Birkaç yıl sonra, Derviş'in yolu yine aynı bölgeye düşer. Şâkir'i hatırlar, bir uğramaya karar verir. Yolda rastladığı köylülerle sohbet ederken Şakir'den söz eder. Ha, o Şakir mi? der köylüler, O iyice fakirleşti. Şimdi Haddad'ın yanında çalışıyor. Derviş hemen Haddad'ın çiftliğine gider, Şakir'i bulur. Eski dostu yaşlanmıştır, üzerinde eski püskü giysiler vardır. Üç yıl önceki bir sel felâketinde bütün sığırları telef olmuş, evi yıkılmıştır. Toprakları da işlenemez hale geldiği için tek çare olarak, selden hiç zarar görmemiş ve biraz daha zenginleşmiş olan Haddad'ın yanında çalışmak kalmıştır. Şakir ve ailesi üç yıldır Haddad'ın hizmetkârıdır.
Şakir, bu kez Derviş'i son derece mütevazı olan evinde misafir eder. Kıt kanaat yemeğini onunla paylaşır... Derviş, vedalaşırken Şakir'e olup bitenlerden ötürü ne kadar üzgün olduğunu söyler ve Şakir'den şu cevabı alır: Üzülme... Unutma, bu da geçer...
Derviş gezmeye devam eder ve yedi yıl sonra yolu yine o bölgeye düşer. Şaşkınlık içinde olan biteni öğrenir. Haddad birkaç yıl önce ölmüş, ailesi olmadığı için de bütün varını yoğunu en sadık hizmetkârı ve eski dostu Şakir'e bırakmıştır. Şakir, Haddad'ın konağında oturmaktadır, kocaman arazileri ve binlerce sığırı ile yine yörenin en zengin insanıdır. Derviş eski dostunu iyi gördüğü için ne kadar sevindiğini söyler ve yine aynı cevabı alır: Bu da geçer...
Bir zaman sonra Derviş yine Şakir'i arar. Ona bir tepeyi işaret ederler. Tepede Şakir'in mezarı vardır ve taşında şu yazılıdır: Bu da geçer. Derviş, Ölümün nesi geçecek? diye düşünür ve gider.
Ertesi yıl Şakir'in mezarını ziyaret etmek için geri döner; ama ortada ne tepe vardır ne de mezar. Büyük bir sel gelmiş, tepeyi önüne katmış, Şakir'den geriye bir iz dahi kalmamıştır...
O aralar ülkenin sultanı, kendisi için çok değişik bir yüzük yapılmasını ister. Öyle bir yüzük ki, mutsuz olduğunda ümidini tazelesin, mutlu olduğunda ise kendisini mutluluğun tembelliğine kaptırmaması gerektiğini hatırlatsın...
Hiç kimse sultani tatmin edecek böyle bir yüzüğü yapamaz. Sultanın adamları da bilge Derviş'i bulup yardım isterler. Derviş, sultanın kuyumcusuna hitaben bir mektup yazıp verir. Kısa bir süre sonra yüzük sultana sunulur. Sultan önce bir şey anlamaz; çünkü son derece sade bir yüzüktür bu. Sonra üzerindeki yazıya gözü takılır, biraz düşünür ve yüzüne büyük bir mutluluk ışığı yayılır: Bu da geçer yazmaktadır.
Tabi bununla da bitmiyor erkek arkadaşlarımız için birde bakmışsınız askerlikde gelip çatmış.
Bende geçen yıl bugün 325. KD olarak Amasyada askerliğimi yapmaktaydım ve bir sonraki gün yani 9 ocakta yemin törenimiz vardı. Yaşamış olduğumuz o zor günlerde arkadaşlarımla paylaşmış olduğum bu da geçer diye bir hikaye vardı. Hepsi gelip geçiyor. Bakalım yaşadığımız müddetçe daha neler gelip geçecek?
İşte bir kıssadan hisse; Bu da geçer
==========================
Dervişin biri, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır. Karşısına çıkanlara, kendisine yardım edecek, yemek ve yatak verecek biri olup olmadığını sorar. Köylüler, kendilerinin de fakir olduklarını, evlerinin küçük olduğunu söyler ve Şakir diye birinin çiftliğini tarif edip oraya gitmesini salık verirler.
Derviş yola koyulur, birkaç köylüye daha rastlar. Onların anlattıklarından, Şakir'in bölgenin en zengin kişilerinden birisi olduğunu anlar. Bölgedeki ikinci zengin ise Haddad adında bir başka çiftlik sahibidir.
Derviş, Şakir'in çiftliğine varır. Çok iyi karşılanır, iyi misafir edilir, yer içer, dinlenir. Şakir de, ailesi de hem misafirperver hem de gönlü geniş insanlardır...
Yola koyulma zamanı gelip Derviş, Şakir'e teşekkür ederken, Böyle zengin olduğun için hep şükret. der. Şakir ise şöyle cevap verir: Hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Bazen görünen, gerçeğin kendisi değildir. Bu da geçer... Derviş, Şakir'in çiftliğinden ayrıldıktan sonra bu söz üzerine uzun uzun düşünür.
Birkaç yıl sonra, Derviş'in yolu yine aynı bölgeye düşer. Şâkir'i hatırlar, bir uğramaya karar verir. Yolda rastladığı köylülerle sohbet ederken Şakir'den söz eder. Ha, o Şakir mi? der köylüler, O iyice fakirleşti. Şimdi Haddad'ın yanında çalışıyor. Derviş hemen Haddad'ın çiftliğine gider, Şakir'i bulur. Eski dostu yaşlanmıştır, üzerinde eski püskü giysiler vardır. Üç yıl önceki bir sel felâketinde bütün sığırları telef olmuş, evi yıkılmıştır. Toprakları da işlenemez hale geldiği için tek çare olarak, selden hiç zarar görmemiş ve biraz daha zenginleşmiş olan Haddad'ın yanında çalışmak kalmıştır. Şakir ve ailesi üç yıldır Haddad'ın hizmetkârıdır.
Şakir, bu kez Derviş'i son derece mütevazı olan evinde misafir eder. Kıt kanaat yemeğini onunla paylaşır... Derviş, vedalaşırken Şakir'e olup bitenlerden ötürü ne kadar üzgün olduğunu söyler ve Şakir'den şu cevabı alır: Üzülme... Unutma, bu da geçer...
Derviş gezmeye devam eder ve yedi yıl sonra yolu yine o bölgeye düşer. Şaşkınlık içinde olan biteni öğrenir. Haddad birkaç yıl önce ölmüş, ailesi olmadığı için de bütün varını yoğunu en sadık hizmetkârı ve eski dostu Şakir'e bırakmıştır. Şakir, Haddad'ın konağında oturmaktadır, kocaman arazileri ve binlerce sığırı ile yine yörenin en zengin insanıdır. Derviş eski dostunu iyi gördüğü için ne kadar sevindiğini söyler ve yine aynı cevabı alır: Bu da geçer...
Bir zaman sonra Derviş yine Şakir'i arar. Ona bir tepeyi işaret ederler. Tepede Şakir'in mezarı vardır ve taşında şu yazılıdır: Bu da geçer. Derviş, Ölümün nesi geçecek? diye düşünür ve gider.
Ertesi yıl Şakir'in mezarını ziyaret etmek için geri döner; ama ortada ne tepe vardır ne de mezar. Büyük bir sel gelmiş, tepeyi önüne katmış, Şakir'den geriye bir iz dahi kalmamıştır...
O aralar ülkenin sultanı, kendisi için çok değişik bir yüzük yapılmasını ister. Öyle bir yüzük ki, mutsuz olduğunda ümidini tazelesin, mutlu olduğunda ise kendisini mutluluğun tembelliğine kaptırmaması gerektiğini hatırlatsın...
Hiç kimse sultani tatmin edecek böyle bir yüzüğü yapamaz. Sultanın adamları da bilge Derviş'i bulup yardım isterler. Derviş, sultanın kuyumcusuna hitaben bir mektup yazıp verir. Kısa bir süre sonra yüzük sultana sunulur. Sultan önce bir şey anlamaz; çünkü son derece sade bir yüzüktür bu. Sonra üzerindeki yazıya gözü takılır, biraz düşünür ve yüzüne büyük bir mutluluk ışığı yayılır: Bu da geçer yazmaktadır.
Pazartesi başlıyor bizimkilerde :(.
Bilgisayar Mühendisliğindeyim bende.
Bilgisayar Mühendisliğindeyim bende.
off uleyn offfffffffffff ah uleyn ahhhhhhhhhhh vahhh uleyn vahhhhhhhhhhhhhh
Tırsma bu kadar,relax ol :cool:bug dedi: ↑off uleyn offfffffffffff ah uleyn ahhhhhhhhhhh vahhh uleyn vahhhhhhhhhhhhhh
Tırstığımdan değilde ne bilem insanda bi ihanet duygusu oluşuyo böyleBeowulf dedi: ↑Tırsma bu kadar,relax ol :cool:
ya herkesin bi derdi var belli benimde pazartesi başlıyor....Yusuflar kafıya dayandı:):):)Şimdi ne yapıcam bilmiyorum hiçbirine yetişemiyorummmmmmmmmmmmmmmmmmmm:(
ben de Makina Mühendisliği ptesi başlıyor 22 si sona eriyor sonra yolcudur abbas :D 2 finalden kurtulduk kaldı 8 :D
saatlerdir başlayacam dedim ama yok yarın başlarım artık temiz temiz :)
sakarya üni bitti
işte final haftası nedir sorusuna verilen cevaplar :D
-masanın üzerinde birikmiş halde duran yığınla fotokopi notları kucak açmış sizi bekliyorken ne yapacağınızı şaşıracağınız, geçmek bilmeyen kabus bir haftadır.
-stres haftası diye de betimlenebilecek olan, aslında 1 yerine 2 hafta süren, bu süre boyunca çalışabilseniz de çalışamasanız da sırtınızda hep bir yük varmış gibi hissettiğiniz, bitse de kurtulsam, eski yaşantıma geri dönsem, gezsem, tozsam, mutlu olsam dediğiniz anlar bütünü.
-kapıya dayanan yumurtanın öğrenci tarafından hissedilmesiyle başlayan haftadır. hiçbişey çalışmadığını farkeden öğrenci yusuf yusuf moduna girer. sınavlar sonucunda atış gücü de kuvetliyse belki ii notlar alınabilir. haftanın sonunda öğrenci aynen ense pozisyonuna geri dönüş yapar.....
-
bilgisayarı açmayacağım dedirten ama insanın kendisini gene pc başında bulduran hafta.normalde aklına gelmeyen işleri yapmaya başlatan hafta.kaç aydır temizlenmeyen evi temizlemek gelir mesela insanın aklına.hele hele son sınıftaysan ders bırakmayayım psikolojisiyle çalışmamanın yüklediği vicdan azabının çelişki oluşturduğu,pis bir haftadır.tutulmayan notları nerden bulcam sorusu da ayrı bir derttir. bir de çalışıyor musun evladım ders bırakmayacaksın değil mi diye soran ebeveyne evet çalışıyorum yalanı da insanı daha bir pis hissettirir kendini.
-masanın üzerinde birikmiş halde duran yığınla fotokopi notları kucak açmış sizi bekliyorken ne yapacağınızı şaşıracağınız, geçmek bilmeyen kabus bir haftadır.
-stres haftası diye de betimlenebilecek olan, aslında 1 yerine 2 hafta süren, bu süre boyunca çalışabilseniz de çalışamasanız da sırtınızda hep bir yük varmış gibi hissettiğiniz, bitse de kurtulsam, eski yaşantıma geri dönsem, gezsem, tozsam, mutlu olsam dediğiniz anlar bütünü.
-kapıya dayanan yumurtanın öğrenci tarafından hissedilmesiyle başlayan haftadır. hiçbişey çalışmadığını farkeden öğrenci yusuf yusuf moduna girer. sınavlar sonucunda atış gücü de kuvetliyse belki ii notlar alınabilir. haftanın sonunda öğrenci aynen ense pozisyonuna geri dönüş yapar.....
-
bilgisayarı açmayacağım dedirten ama insanın kendisini gene pc başında bulduran hafta.normalde aklına gelmeyen işleri yapmaya başlatan hafta.kaç aydır temizlenmeyen evi temizlemek gelir mesela insanın aklına.hele hele son sınıftaysan ders bırakmayayım psikolojisiyle çalışmamanın yüklediği vicdan azabının çelişki oluşturduğu,pis bir haftadır.tutulmayan notları nerden bulcam sorusu da ayrı bir derttir. bir de çalışıyor musun evladım ders bırakmayacaksın değil mi diye soran ebeveyne evet çalışıyorum yalanı da insanı daha bir pis hissettirir kendini.
Biz Okumadık ama Okuyanlarada Başarılar Dileriz Umarım Dilediğiniz Yerlere Gelirsiniz.
Sınavların ilk yarısı bitti(Geçen hafta) şimdi zorlu ikinci yarı(bu hafta) başlıyor. 5 gün 4 sınav bir öğrenci ve hayaller :(
5 saat sonra sınav var.Kabus gibi uyansam sınav geçmiş olsa ne güzel olur...
Sınava 1,5 saat... Şimdi okula gitme vakti....
geçensene rekor bir sayıyla bir üst sınıfa geçen bizim sınıf şimdi ise rekor bir sayıyla okulu uzatacak :D ah mustafa hoca ah :)
bizi sınavlar geçen cuma bitti (sakarya).vizeler kadar iyi geçti finallerim.:thumbup::clap:
Kaldık yine iyimi.....