H
Zamanda yolculuk mümkün müdür?
Çeşitli teori ve formülle bunun olabileceğini savunanlar var.Çoğu bilim adamı
gerekçe olarak Einstein ' in 1915 'teki Genel Görelilik Kuramı'nı gösteriyor.
Çetin Bal isimli bir vatandaş yolculuğun olabileceğini savunuyor ve bunun için bir
web sitesi hazırlamış.
Sizce de bu mümkün mü?

Cevaplar
T
şimdilik hayal belki ilerde hemde çoooook ilerde olabilir
G
imkansız nedenmi hiç ben gelecekten geliyorum diyen biriyle karşılaşmadık dünya tarihinde böyle bir bulguda yok
demekki gelecektekilerde bunu başaramadı başarmış olsalardı bir çay içmeye gelirlerdi herhalde :)
N
imkansız nedenmi hiç ben gelecekten geliyorum diyen biriyle karşılaşmadık dünya tarihinde böyle bir bulguda yok
demekki gelecektekilerde bunu başaramadı başarmış olsalardı bir çay içmeye gelirlerdi herhalde :)
bu zamana kadar hep ben de böyle düşünmüşümdür. eğer mümkün olsaydı gelecekten gelirlerdi heralde :)
imkansız nedenmi hiç ben gelecekten geliyorum diyen biriyle karşılaşmadık dünya tarihinde böyle bir bulguda yok
demekki gelecektekilerde bunu başaramadı başarmış olsalardı bir çay içmeye gelirlerdi herhalde :)
Haklısın. Ama hayalperestler mumyaların ve piramitlerin sırrını hala ya uzaylılara ya da gelecekten gelen insanlara bağlıyor. O dönemdeki insanın aklının bu kadar ileri düşünebileceğine ihtimal vermiyorlar nedense.
imkansız nedenmi hiç ben gelecekten geliyorum diyen biriyle karşılaşmadık dünya tarihinde böyle bir bulguda yok
demekki gelecektekilerde bunu başaramadı başarmış olsalardı bir çay içmeye gelirlerdi herhalde :)
Gelseler bizim döneme neden gelsin ki, seninle çay içip kim ne yapsın? Daha önceki, bilinmeyen dönemlere giderler.
Hem bizim döneme yakın dönemlere gelmiş olsalar bile, geleceğe müdahale etmemek amacıyla belli etmezler diye düşünüyorum. Gerçi etseler bile oluşan paralel evrenler falan filan muhabbetleri var.
Gelseler bizim döneme neden gelsin ki, seninle çay içip kim ne yapsın? Daha önceki, bilinmeyen dönemlere giderler.
Hem bizim döneme yakın dönemlere gelmiş olsalar bile, geleceğe müdahale etmemek amacıyla belli etmezler diye düşünüyorum. Gerçi etseler bile oluşan paralel evrenler falan filan muhabbetleri var.
Çok zekice bir yorum. :) Bir de şu açıdan bak; günümüzden 10.000 yıl sonra bulunmuş olursa zamanda yolculuk, şu anda yaşadığımız tarih zaten epey eski bir dönem olacak, bilinmeyen birçok şey olacak; çünkü yakın tarihte dünyanın birden bire inanılmaz şekilde değiştiği binlerce olay gerçekleşti.
Bununla birlikte, eğer bizden önceki dönemlere gitmiş olsalardı, öyleyse geçmişten elimize bulgular geçerdi. Fizik kurallarına göre yoktan var, vardan da yok olmayacağına göre, öyleyse paralel evren olayı da tamamen teoride kalır. Çünkü evren durağan değildir, aksi halde sonsuz sayıda evren olması gerekirdi her an için. Çünkü gerçekte "an" diye bir şey olmazdı.
Geçmişi değiştirmemek diye bir endişeleri olacağını hiç zannetmiyorum, çünkü bir çeşit büyü yok bu işin içinde, konuşulan her şey teorik seviyede kalır, çünkü ışık hızına bir cismin ulaşması teorik olarak bile mümkün değil. Biz kendimizi avutup "en azından şimdilik" diyebiliriz tabi. :)
Çok zekice bir yorum. :) Bir de şu açıdan bak; günümüzden 10.000 yıl sonra bulunmuş olursa zamanda yolculuk, şu anda yaşadığımız tarih zaten epey eski bir dönem olacak, bilinmeyen birçok şey olacak; çünkü yakın tarihte dünyanın birden bire inanılmaz şekilde değiştiği binlerce olay gerçekleşti.
Bununla birlikte, eğer bizden önceki dönemlere gitmiş olsalardı, öyleyse geçmişten elimize bulgular geçerdi. Fizik kurallarına göre yoktan var, vardan da yok olmayacağına göre, öyleyse paralel evren olayı da tamamen teoride kalır. Çünkü evren durağan değildir, aksi halde sonsuz sayıda evren olması gerekirdi her an için. Çünkü gerçekte "an" diye bir şey olmazdı.
Geçmişi değiştirmemek diye bir endişeleri olacağını hiç zannetmiyorum, çünkü bir çeşit büyü yok bu işin içinde, konuşulan her şey teorik seviyede kalır, çünkü ışık hızına bir cismin ulaşması teorik olarak bile mümkün değil. Biz kendimizi avutup "en azından şimdilik" diyebiliriz tabi. :)
Ben geçmişi değiştirmek gibi bir endişeleri olduğunu söylemedim.
Geçmişi değiştiren geleceği de değiştirir, gelecek geçmişe göre şekillenir, ben geleceği değiştirme endişelerinin olabileceğinden bahsettim.
belkide zamanın en ilerisinde olan bizlerizdir nerden biliyorsunuz.
H
Cisimler hızlandıkça zaman cisim için daha yavaş akmaya başlayacaktır, ışık hızına ulaşıldığında zaman durmalıdır.
Bu yolculuk gerçekleşirse muhtemelen ışık hızında olur,bununda değişik sonuçları var.
Örneğin, ikiz kardeşlerden biri ışık hızına yaklaşabilen bir roketle yolculuğa çıkıp geri döndüğünde dünyada bıraktığı kardeşini kendinden daha yaşlı bulur.
Einstein'in teorisinden yola çıkarak, ışık hızını geçtiğinizde veya uzay/zamanı büktüğünüzde bunun olabileceği söyleniyor.
Aksi iddia edilebilmiş değil.
V
ışık hızında olmasına gerek yoktur ikizinin yaşlandığını görmesi için
hız la zaman ters orantılıdır
hız artarsa zaman azalır
bu yüzden uzaydaki zamanla dünya daki zaman değişiktir
biz zamanı dünyanın dönüşüne hızına göre yaşıyoruz çünkü yer çekimi bizi dünyaya bağlıyor.
Cisimler hızlandıkça zaman cisim için daha yavaş akmaya başlayacaktır, ışık hızına ulaşıldığında zaman durmalıdır.
Bu yolculuk gerçekleşirse muhtemelen ışık hızında olur,bununda değişik sonuçları var.
Örneğin, ikiz kardeşlerden biri ışık hızına yaklaşabilen bir roketle yolculuğa çıkıp geri döndüğünde dünyada bıraktığı kardeşini kendinden daha yaşlı bulur.
isin komik tarafi, kafamizin ve ayaklarimizin dahi dünyaya olan farkli uzakliklarindan dolayi farkli zamanlarda varolmalari :D
zaman zaman, zaman kavramini anlamam baya bi zamanimi aliyor :D
Biz ne kadar tartışırsak tartışalım, zamanda yolculuk kavramı kendi özü itibarı ile kendi içinde çelişir. Yaşanmamış bir zamana gidemezsin, ancak zamanın daha hızlı aktığı bir yerde bir süre geçirirsen, döndüğünde bulunduğun yer sana "gelecekte bir zaman" gibi görünecektir. Yani geleceğe gitmiş olmayacaksın, bir nevi dondurulmuş ve bir müddet son çözülmüş gibi olacaksın.
Şöyle ki; diyelim seni -273 santigrad derecede dondurdular. (Ki bu mümkün değil, hiçbir canlı o sıcaklıkta canlılığını koruyamaz, çözünme de gerçekleşemez; ama teorik olarak bunu da mümkün görüyorlar.) Tamamen donmuş olduğun için hücrelerindeki yaşamsal faaliyet bir nevi duraklama pozisyonuna geçecek (yani pause). Sonra 100 yıl boyunca seni donmuş kütlede beklettiler ve çözdüler. Sen de bir anda geleceğe gittiğini, 100 yıl zamanda yolculuk ettiğini zannedeceksin.
İşte Einstein'in zaman teorisi biraz bununla ilintili. Yani birden bire bir kapıdan geçiyorsun ve şakkadanak geleceğe gidiyorsun diye bir şey söz konusu bile değil; çünkü şu anda gelecek diye bir şey yok. Eğer aksi olsaydı, herhangi bir anda var olan bir geleceğe veya geçmişe gidilebilecek olsaydı, o zaman yaşanmış olan her "an"ın bir görüntüsünün durağan olması gerekirdi. Yani evrenin bir nevi film şeridi olması gerekirdi. (Filmin aslında çok hızlı çekilmiş fotoğraflar olduğunu hatırlayalım; aslında hareketli bir görüntü kesinlikle yoktur filmde. Sadece fotoğrafların birbiri ardına çok hızlı geçmesi bize hareket hissi verir.) Bu durumda zaman durağan olsaydı, o zaman bizim de bir şeritten öteki şeride atlayamamız gerekirdi.
Halbuki zaman durağan değil. O nedenle biz ancak yaşanmış bir zamanda bulunabiliriz, henüz var olmamış bir noktaya gidemeyiz. Olacak olan olay şudur; sen zamanın daha yavaş aktığı bir yerde durursan (dondurulma), dünyada zaman sana nispetle daha hızlı akacağı için bulunduğun noktaya döndüğünde atıyorum senin için 1 gün, ama bulunduğun yerdekiler için 10 yıl geçmiş gibi olacak. (Tabi Eintein'in iddia ettiği gibi zaman bükülürse. Eğer bükülmezse 1 yıla karşılık 1 saniye bile fark etmez.) Böylece sen 1 günde 10 yıl ileriye gitmiş olacaksın. (Çözünme)
Eintein'in teorisine göre bu gerçekleşirse bu sürecin tersi de gerçekleşebilir. Yani zamanın daha hızlı aktığı bir yerde olursan bulunduğun yerde zaman daha yavaş akmış olduğu için bir nevi geçmişe gitmiş gibi olacaksın; ama senin yaşamamış olduğun bir geçmiş. Çünkü sen yolculuk yaparken o sırada insanlar zamanı yaşıyor olacaklar.
Yani o "paralel evren" olayı sadece sinemalarda olur. Hani geçmiş değişince birden hafızamız değişir, ya da geleceğe dönüş filmindeki gibi birden yok oluruz silinmeye başlarız gibi şeyler sadece kurmacadır, bilimsel olarak böyle bir şey mümkün değildir.
Dolayısıyla da zaman makinesi diye bir şeyin icat edildiğini görmeden, gelecekten gelen birini görmemiz imkansızdır. Yani gelecekten geldim diyen biri varsa, zaman makinesi bizim zamanımızda icat edilmiş demektir. Olmamış bir gelecekten kimse gelemez değil mi? :)
Tabi "zaman" değişken, ileride neler olacak bilemiyorum. :)
A
Teorik olarak geleceğe gitmek mümkündür.Ama geçmişe gidilemez.
Teorik olarak geleceğe gitmek mümkündür.Ama geçmişe gidilemez.
Ben de böyle düşünüyordum, ama "teorik" olarak o da mümkün. Normalde zaten geçmişe veya geleceğe kesinlikle geçiş yapamazsın, çünkü yaşanmış olan bitmiştir geri dönüş yoktur, yaşanmamış olan da henüz var olmadığı için gidemezsin.
Olayın özü şu; zamanın dünyadan daha yavaş aktığı bir yerde olursan (uzay gibi) dünyada bulunduğun noktaya döndüğünde zaman daha hızlı geçmiş olduğu için
geleceğe gitmiş gibi olacaksın. Dolayısıyla teorik olarak zamanın dünyadan hızlı aktığı bir yerde olursan, dünyada bulunduğun yere döndüğünde zaman hızlı akmış olduğu için, geçmişe gitmiş
gibi olacaksın. Asıl olay pratik olarak evrende zamanın dünyadan hızlı aktığı bir yerin olmaması. :) Zaten o yüzden pratikte mümkün değil, zamanda bükülme olarak da sanırım Einstein bu yeri var etmeye çalışmayı kastediyor, yani uzayda zamanı yapay olarak hızlandırmak veya yavaşlatmak. Aksi halde teorik olarak bile imkanı konuşulamaz, çünkü zaman durağan değil.
Ama her halükarda bulunduğun andan itibaren bir geçmişe gitmek asla mümkün değildir. (Yaşanmamış bir geleceğe gidilemeyeceği gibi,
yaşanmakta olan bir geçmiş de yoktur, yaşanmış ve bitmiştir.) Yani şu anda zaman yolculuğuna başlarsan, düne dönemezsin mesela. Bundan bir kaç gün sonrasına bir kaç saniyede gidersin belki. Böylece sen yaşlı olduğun halde çevrendekiler genç kalmış olacaklar, sen de onların genç haline gittiğini zannedeceksin.
Bükülme konusunda Einstein ayrıntılı olarak ne diyor bilmiyorum, ama söylendiği gibi herhangi bir andan başka bir ana doğrudan geçişin mümkün olması için, imkansız onlarca şeyin birlikte gerçekleşmesi lazım. Yani tek bir tane de değil, imkansız çok şey var bu fikri oluşturan.
R
Zamanda yolculuk bilim olarak tartışılsada, dini olarak kesinlikle imkansızdır.
S
tabi mümkündür...tüm maddelerin molekküler yapılanması parçalanması atom zerrecikleri gelmesinden dolayı mümkün..
dini olarak kesinlikle imkansızdır demişsiniz.bu nerden çıktı?????
matematik fizik kimya tıp astroloji islamiyetle gelişti!!!
Arkadaslar bu kuramin tamaminin dayanagi olan Einstein in izafiyet teoremi. Yani bir madde isik hizinda hareket ederse enerjiye donusur teorisi ki bu artik teoriligini yitirmistir. Cunku son yapilan deneylerde atom parcaciklari isik hizina ulastiklari halde madde ozelliklerini yitirmemistir. Zamanda yolculuk tamamen bir hayalden oteye gecemez. Cunku zaman sadece formullerdeki gecen sure olarak vardir. Gelecekte yok gecmiste yok. Olmayan bir seye nasil gidebilirsiniz ?
Olaya dini acidan bakacak olursak eger, gelecege gitmek demek gaybi bilmek demek. Ve pek cok ayette de gaybi Allah tan baskasinin bilemeyecegi belirtiliyor...
Bu olay tamamen bilim fantazisi olarak kalacaktir...
tabi mümkündür...tüm maddelerin molekküler yapılanması parçalanması atom zerrecikleri gelmesinden dolayı mümkün..
Zaten o yüzden mümkün değil. Şöyle örneklendirelim; insanlar da atomlardan meydana geliyor, duvar da. Öyleyse duvarı belirli kimyasal ve nükleer bir takım faaliyetlerden geçirip bir insan haline getirmek mümkün mü? Böyle bir şey "teorik" olarak mümkün, çünkü her şey atomdan hem de aynı atomlardan oluşuyor. Ama pratikte hiçbir zaman sözü edilemez, çünkü her şey "madde"den ibaret değildir. Arkadaş da sanırım o nedenle "dini olarak imkansız" demiş, çünkü materyalist bazı sözüm ona bilimciler her şeyin maddeden ibaret olduğunu iddia ettikleri için çoğunlukla "tanrı yok işte" diyebilmek için pratikte imkansız olan şeylerin peşinde koşuyorlar.
Dikkat edilmesi gereken bir nokta var, "gemişte şu da imkansızdı ama bugün mümkün, geçmişte filan bilimciye deli demişlerdi ama haklı çıktı, uçak da imkansızdı ama oldu" gibi örneklerle bu konunun alakası yoktur. Çünkü dediğim gibi,
bilimsel olarak duvardan insan yapamazsınız, aynı atomlardan meydana gelse bile. Öyleyse "gelecekte bu da olur" demek oldukça saçma olacaktır.
İnsanoğlu bir sinir hücresini dahi yeniden oluşturamıyor, duvardan insan yapmayı bırakın, hatta duvarı da bırakın bir canlıdan bile başka bir canlı oluşturulamaz. Örneğin bir sinekten bir maymun hücresi yapamazsın. Halbuki "teorik" olarak hepsi mümkün, yani onu yapıyorsak bunu niye yapamıyoruz diye sorulabilecek çok soru var ve hepsi aynı yerde tıkanmak zorunda. İşte materyalistler bunu kabullenemiyorlar, yani bir sınırları olduğunu ve kendilerinden daha üstün bir gücün varlığını hazmedemedikleri için pratikte imkansız olduğunu bildikleri halde neyle neyi kıyaslıyorlar. Aynı evrimcilerin hiçbir tetikleyici olmadan embriyodaki hücrelerin birden bire farklılaşmasını görmezden geldikleri gibi. Bize "şimdilik" açıklanamayan veya bulunamayan şeyler denilerek geçiştirilen bazı şeyler gerçekte zaten hiçbir zaman gerçekleşmeyecek olan şeylerdir. Duvardan insan yapmak gibi..
Özetlersek, zuntikam isimli arkadaşın dediği gibi, bunlar bilimsel fanteziden ibaret.
Bu konuda bir belgesel vardı, "insanın materyalleri"ni (element ve bileşikler) bir araya getirmişler deney yapıyorlardı. Eğlenceli ilginç bir deney bulsanız izleyin.
E
Buradan çıkaracağımız sonuç: "Zaman en iyi ilaçtır.."
=)
S
Bilimadamları daha yıllar öncesinden hayvan klonluyorlardı,5 yıl öncede insan klonlamaya başladılar..yapmayın ya.
M
2008'den beri21 bin mesaj
bazı yorumlara eskiden hep katılırdım ve bazılarını kabullenmemek elde değil.
ancak kuran-ı kerim'de geçen ZAMAN TEK BİR ANLIKTIR NE ÖNCESİ NE SONRASI VARDIR. gibi bir cümle okuyunca insan bunların olamayacağını biliyor. :)
Bilimadamları daha yıllar öncesinden hayvan klonluyorlardı,5 yıl öncede insan klonlamaya başladılar..yapmayın ya.
Ben sana bir cevap yazmıştım Seçil ama okudun mu bilmiyorum. Duvardaki atomları kullanarak insan yapılamaz, o yüzden "geçmişte klonlama da olmuyordu bak artık oluyor" gibi örnekler bununla karşılaştırılamaz. İnsanın materyallerinin hepsinin bir araya getirilerek kanlı canlı bir fabrika ürünü insan yapılması "teori"de kalacak her zaman; geçmişten örnek vererek "belli olmaz ileride bu da yapılır" demek, Matrix dönemi çocuklarının hayalinden öte bir şey değildir.
Son zamanlarda filmlerde o kadar hayal ürünü bilim kurgu izledik ki önümüzdeki üç beş yılda hepsi gerçekleşecek sanmaya başladık. Asıl siz yapmayın arkadaşlar, sinema dünyasında yaşamıyoruz, yaşadığımız bu dünya gerçek.
Daha önce de söylemiştim, eskiden sinema dünyası bilimden etkilenirdi, şimdi materyalist bilimciler sinemada gördüklerini uygulamaya çalışıyorlar. Sanırım yakında Lord of The Rings'teki yüzüğü aramaya başlayacak insanlar; öyle bir yüzük hiçbir zaman olmayacak arkadaşlar, boşuna "geçmişte şu da olmamıştı ama artık var demek ki o da olabilir" gibi şeyler beklemeyin.
V
bırakın neler olcağına zaman karar versin
---------- saat 12:20 eklendi ---------- önceki mesaj saat 12:04 eklenmişti ----------
ne kadar doğrudur bilinmez ama USS Eldridge adındaki gemiyi araştırmanızı tavsiye ederim
R
Einstein'ın bahsettiği zamanda yolculuk ile Hollywood filmlerindeki zamanda yolculuk aynı şey değil, yani Einstein millattan sonra 3500 yılına ya da milattan önce 4000 yılına gitmekden bahsetmiyor.
Yine Einstein'ın zamanda görecelik kuramına göre, zaman bulunduğunuz yere göre değişir, bilimsel olarak da ispatlanmış bir şey yani, dünyada 1 yıl, 1 ay, 1 gün dediğimiz olgu, başka bir gezegende geçerli değil.
Uzay'da zaman yoktur, bu nedenle filmlerdeki şekliyle bir zaman yolculuğu söz konusu değil.
ne kadar doğrudur bilinmez ama USS Eldridge adındaki gemiyi araştırmanızı tavsiye ederim
O gemiyle ilgili anlatılanlara bakarsan geleceğe dönüş filmi gibi. :) Ya da 30 yıl önce yapılmış James Bond filmleri.. O dönem için büyük heyecan uyandırabilecek fakat şimdi bakınca en kötü film senaryosundan bile daha kötü olduğu belli olan "Dünyayı Kurtaran Adam" tarzında bir öykü.
Sadece 4 tane jeneratör kullanarak ışınlama yaptıklarını iddia ediyorlar, bu bir nevi kapı kolundan uçak yapmak, kürdanla uzaya çıkmak gibi bir şey. :) Söyleyelim de bari bilim adamları o kadar nükleerle, kimyayla filan uğraşmasın bütün iş dizel jeneratördeymiş. :D
Amerika her zaman bu tür hikayeleri bilinçli olarak kamuoyuna
sızdırmıştır. Sızdırma diyorum çünkü yaklaşık 100 yıldır Amerika'da resmi ağızların yalanladığı birçok olay yine resmi ağızlardan duyuluyor. Örneğin UFO'lar ile ilgili ilk söylenti 1940'lı yıllarda yine Amerika'dan ve hiç de şaşırtıcı olmayan bir şekilde Amerikan ordusundan bir askerin ağzından çıktı.
Dünyada UFO ile ilgili ilk söylentilerin çıktığı bu olayda bir meteoroloji balonunun uzaylı zannedilmesiyle başlayan bir takım olaylar gelişmiştir. Ne gariptir ki hiç kimsenin görüp duymadığı bu UFO'lar yanlışlıkla hep Amerikan askeri sahalarına düşer. Area 51 denilen bölgenin yalanı da aynıdır bu da büyük tesadüf tabii.
Hadi askeri üslere düşüyor bu UFO'lar onu anladık diyelim; iyi de kardeşim niye sürekli ve sadece Amerikan askeri üslerine düşüyor. :) Bir sefer de Afrika çölüne düşsün, New York'un ortasına insin, Adana'daki havaalanına uğrasın, değil mi? :)
En büyük silah gizliliktir; Amerika her zaman insanları elinde muhteşem, süper, doğa ötesi güçler olduğuna inandırmaya çalışmıştır. Bu hikayelerin inandırıcı olabilmesi için "dünya dışı çok gelişmiş medeniyetler" uydurulması icap ettiğinden, Amerikalıların bu teknolojileri dünyada kimsenin sahip olamayacağı uzaylı bilgilerden aldığı yalanı yayılmıştır resmi ağızlardan ve fakat devlet tarafından yalanlanarak..
Şimdi de bu yalanın bir parçası olarak
1940'lı yıllarda (ne tesadüf tam da ilk UFO'nun düştüğü dönemde) Amerikan donanmasının sadece 4 tane kıytırık elektrik jeneratörü ile ışınlama olayını gerçekleştirdiğini iddia ediyorlar. Ve yine resmi bir ağızdan (donanma elemanı) ve tabii ki yine resmiyet tarafından yalanlanarak..
Düşünsenize, bütün dünya sizde muhteşem güçler olduğuna ve sizin bunu sakladığınıza inanıyor. Nasıl tırsarlar sizden öyle değil mi? Sadece ucunu gösteriyorsunuz ve dünya kamuoyu, UFOlar, ışınlama filan zannediyor, görünen kısmı buysa kim bilir bilmediğimiz daha ne çok teknolojileri var diye düşünülmesini istiyorlar hepsi bu.
R
Elmacık çok güzel açıklamışsın.
1940 lı yıllarda amerikanın teknolojisi sıfıra yakındı, en basit haberleşme teknolojilerine sahip değil di, zaten bu dönem 2.dünya savaşına rastlıyor.
Bu saçma hikayeleri basına doğruymuş gibi sızdırıp çok karmaşık deneyleri gerçekleştirdiklerini iddia ediyorlardı, fakat en basit pearl hearbor savaşında yüzlerce japon savaş uçağını tespit etmekden acizlerdi.
Daha dün Atlantik için savaş adlı bir belgesel serisi izledim, Atlantik Okyanusunda günde yüzlerce gemi yol alıyor, alman U-botları bunları avlıyor filan, savaşın ilk yıllarında denizaltıları dahi tespit edemiyorlar, Alman denizaltıları Amerikan sahillerinin dibine kadar geliyor, ner yorku denizaltı periskobundan izliyorlar, kimse bu denizaltıları tespit edemiyor.
Bu savaş yılları süresi içinde Amerikan ekonomisi güçlenip teknoloji gelişmeye başlıyor, Amerika bir çok teknolojiyi ittifak güçlerinden temin ediyor ki en basiti sonar cihazıdır.
S
Elmacık,
tsunaminin doğa olayı, doğal afet olduğunu düşünmüyorum...olaylara müdahale olduğunu nüklüer deneme ve yer altı katmanlarıyla oynama diye düşünüyorum.. bu konudaki yorumunuzu merak ettim..
Elmacık,
tsunaminin doğa olayı, doğal afet olduğunu düşünmüyorum...olaylara müdahale olduğunu nüklüer deneme ve yer altı katmanlarıyla oynama diye düşünüyorum.. bu konudaki yorumunuzu merak ettim..
Tabi ki nükleer denemeler yapılıyor, Amerika gizli kapaklı işler çeviriyor ama bunun konumuzla ilgisi var mı gerçekten? :)
Cevabını yaz
Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.