2009'den beri2.143 mesaj
Dini Olaylar
Cevaplar
ilginç.
hilkat garibesi hayvanı mucize gibi göstermişler zaten buna anca hintliler gibi gerizekalılar inanır, bi de ufak bi heykel sözde ağzından süt içiyor. Aynı sütü kaşıkla o heykelin g.tüne tut o sıvıyı ordan da emer o, heykeli yaptıkları taşın özelliğinden kaynaklanan bir şey, sıvıyı emiyor.
Bi de ağlayan resimler, heykeller olayı var hepsinin bilimsel açıklaması var, heykel ve tablolarda kullanılan boya ve çeşitli yağlar belli nem ve sıcaklık ortamında akar, çok önceden de böyle bi heykelin sözde ağladığını söylemişlerdi, işin kimyasını bilen heykeltraşlar bu heykel ve resimleri yaparken özellikle göz ve halkı etkileyecek şekilde böyle damlalar akacağını bildiklerinden o heykel ve resimlerin zamanında bilinçli olarak yapıldığını söylerler. yani Heykelin göz kısmındaki boya filan heykelin genelindeki boyadan farklı. Bu daha önce test edildi ve kesin bilimsel bir sonuç.
Bunları boşverin daha geçenlerde Amerikada bir isa heykeline yıldırım çarptı ve heykel yerle bir oldu, nedeni ise yine bilimsel, heykelin içerisinde bulunan demir konstüriksiyon elektrik akımını çekti ve yıldırım direk üzerine düştü.
Yani Allahın Hz.İsa heykeline bir gıcığı yok, söz gelimi haşa, sen istersen kabeyi yerinden sök bol yağışlı bir alana inşa et, içine de demiri yığ ona da yıldırım düşer.
Allah kuran da kaderden bahseder ve kelime olarak Kader'in anlamının türkçe karşılığı ''ÖLÇME, TAKTİR ETME, BİÇİME KOYMA ve ŞEKİLLENDİRME'' dir
Yani Hz.İsa heykeline yıldırım düşüyorsa Allahın doğaya koyduğu kanunlar(kader+ölçü+biçim) nedeniyle yıldırım düşer paratoneri kabe'nin tepesine koyun yağmur yağar da yıldırımlar düşerse oraya kesin düşecektir, netekim kabe bile tarihde daha önce yıkılmıştır, yeniden inşa edilmiştir. Dünyadaki hiç bir yapı, sizler (ve bizim) için kutsal da olsa Allah'ın Doğaya koyduğu güç karşısında korunaklı değildir, Kabe bir çok defa hasar da görmüş restorasyonda görmüştür.

Resimde gördüğünüz üzere 1941 de mekke şehrini su basmış ve kabe de bundan nasibini almıştır.
Tüm islami inanışlarda bunu bilir ve inanır, sadece bizim ülkemizdeki Sunni'ler Kabe'nin dokunulmaz, zarar görmez olduğuna inanır. Sunni inanışı dışındaki tüm mezhepler bu konuları tartışmaz bile.
Kader mevzusu insanın yapacakları ile de ilgili değildir. Çok açık bir şekilde Allah(c.c) kuranda bunu bize şu ayetlerle anlatıyor. Üstelik islam tarihine göre 'insanın hayat çizgisini Allah'ın çizdiğine inanmak; MÜŞRİKLİKTİR.
Gelelim ayetlere: ” Dediler ki: Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur. Ölürüz ve yaşarız. Bizi ancak zaman (DEHRU) yok eder.” Bu hususta onların bir bilgisi yoktur. Onlar sadece zanda bulunuyorlar ”
CASİYE SURESİ 24. AYET
MÜŞRİK ARAPLAR İNSANIN HAYAT ÇİZGİSİNİ KENDİLERİNİN SEÇTİĞİNE İNANMIYORLARDI. İnsanların bütün yaptıklarının kendileri için belirlendiğine inanıyorlardı. Hatta şirk kosmalarını bile ALLAH’ın dilemesinin sonucu olarak görüyorlardı ;
ŞİRK KOŞANLAR DİYECEKKİ ; ” ALLAH DİLESEYDİ NE BİZ ŞİRK KOŞARDIK, ne atalarımız ve hiç bir şeyi de haram kılmazdık ” Onlardan öncekiler de, bizim zorlu azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar.
DEKİ ; ” Sizin yanınızda, bize çıkarabileceğiniz bir ilim mi var? Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz ancak zan ve tahminle yalan söylersiniz ”
ENAM SURESİ 148. AYET
Peki durum böyle iken bu kader mevzusu neden karışmaktadır, çünkü İnsanın tüm ameli aslında yazılmıştır, fakat bunun yazılı olmasının nedeni, Allah geleceği olmuş bitmiş bir şekilde görebildiğinden dolayıdır, yani biz orada yazıldığı için o şekilde davranmıyoruz, Allah o şekilde davranacağımızı bildiği için her şey yazılıdır.
HER İNSANIN AMELİNİ BOYNUNA DOLADIK (İsra, 17/13) âyeti de bize bu hakikati anlatmaktadır.
Her şeyin en doğrusunu Allah(c.c) bilir Allah söyler.
Bi de ağlayan resimler, heykeller olayı var hepsinin bilimsel açıklaması var, heykel ve tablolarda kullanılan boya ve çeşitli yağlar belli nem ve sıcaklık ortamında akar, çok önceden de böyle bi heykelin sözde ağladığını söylemişlerdi, işin kimyasını bilen heykeltraşlar bu heykel ve resimleri yaparken özellikle göz ve halkı etkileyecek şekilde böyle damlalar akacağını bildiklerinden o heykel ve resimlerin zamanında bilinçli olarak yapıldığını söylerler. yani Heykelin göz kısmındaki boya filan heykelin genelindeki boyadan farklı. Bu daha önce test edildi ve kesin bilimsel bir sonuç.
Bunları boşverin daha geçenlerde Amerikada bir isa heykeline yıldırım çarptı ve heykel yerle bir oldu, nedeni ise yine bilimsel, heykelin içerisinde bulunan demir konstüriksiyon elektrik akımını çekti ve yıldırım direk üzerine düştü.
Yani Allahın Hz.İsa heykeline bir gıcığı yok, söz gelimi haşa, sen istersen kabeyi yerinden sök bol yağışlı bir alana inşa et, içine de demiri yığ ona da yıldırım düşer.
Allah kuran da kaderden bahseder ve kelime olarak Kader'in anlamının türkçe karşılığı ''ÖLÇME, TAKTİR ETME, BİÇİME KOYMA ve ŞEKİLLENDİRME'' dir
Yani Hz.İsa heykeline yıldırım düşüyorsa Allahın doğaya koyduğu kanunlar(kader+ölçü+biçim) nedeniyle yıldırım düşer paratoneri kabe'nin tepesine koyun yağmur yağar da yıldırımlar düşerse oraya kesin düşecektir, netekim kabe bile tarihde daha önce yıkılmıştır, yeniden inşa edilmiştir. Dünyadaki hiç bir yapı, sizler (ve bizim) için kutsal da olsa Allah'ın Doğaya koyduğu güç karşısında korunaklı değildir, Kabe bir çok defa hasar da görmüş restorasyonda görmüştür.

Resimde gördüğünüz üzere 1941 de mekke şehrini su basmış ve kabe de bundan nasibini almıştır.
Tüm islami inanışlarda bunu bilir ve inanır, sadece bizim ülkemizdeki Sunni'ler Kabe'nin dokunulmaz, zarar görmez olduğuna inanır. Sunni inanışı dışındaki tüm mezhepler bu konuları tartışmaz bile.
Kader mevzusu insanın yapacakları ile de ilgili değildir. Çok açık bir şekilde Allah(c.c) kuranda bunu bize şu ayetlerle anlatıyor. Üstelik islam tarihine göre 'insanın hayat çizgisini Allah'ın çizdiğine inanmak; MÜŞRİKLİKTİR.
Gelelim ayetlere: ” Dediler ki: Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur. Ölürüz ve yaşarız. Bizi ancak zaman (DEHRU) yok eder.” Bu hususta onların bir bilgisi yoktur. Onlar sadece zanda bulunuyorlar ”
CASİYE SURESİ 24. AYET
MÜŞRİK ARAPLAR İNSANIN HAYAT ÇİZGİSİNİ KENDİLERİNİN SEÇTİĞİNE İNANMIYORLARDI. İnsanların bütün yaptıklarının kendileri için belirlendiğine inanıyorlardı. Hatta şirk kosmalarını bile ALLAH’ın dilemesinin sonucu olarak görüyorlardı ;
ŞİRK KOŞANLAR DİYECEKKİ ; ” ALLAH DİLESEYDİ NE BİZ ŞİRK KOŞARDIK, ne atalarımız ve hiç bir şeyi de haram kılmazdık ” Onlardan öncekiler de, bizim zorlu azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar.
DEKİ ; ” Sizin yanınızda, bize çıkarabileceğiniz bir ilim mi var? Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz ancak zan ve tahminle yalan söylersiniz ”
ENAM SURESİ 148. AYET
Peki durum böyle iken bu kader mevzusu neden karışmaktadır, çünkü İnsanın tüm ameli aslında yazılmıştır, fakat bunun yazılı olmasının nedeni, Allah geleceği olmuş bitmiş bir şekilde görebildiğinden dolayıdır, yani biz orada yazıldığı için o şekilde davranmıyoruz, Allah o şekilde davranacağımızı bildiği için her şey yazılıdır.
HER İNSANIN AMELİNİ BOYNUNA DOLADIK (İsra, 17/13) âyeti de bize bu hakikati anlatmaktadır.
Her şeyin en doğrusunu Allah(c.c) bilir Allah söyler.
Eyvallah.RocKhan dedi: ↑hilkat garibesi hayvanı mucize gibi göstermişler zaten buna anca hintliler gibi gerizekalılar inanır, bi de ufak bi heykel sözde ağzından süt içiyor. Aynı sütü kaşıkla o heykelin g.tüne tut o sıvıyı ordan da emer o, heykeli yaptıkları taşın özelliğinden kaynaklanan bir şey, sıvıyı emiyor.
Bi de ağlayan resimler, heykeller olayı var hepsinin bilimsel açıklaması var, heykel ve tablolarda kullanılan boya ve çeşitli yağlar belli nem ve sıcaklık ortamında akar, çok önceden de böyle bi heykelin sözde ağladığını söylemişlerdi, işin kimyasını bilen heykeltraşlar bu heykel ve resimleri yaparken özellikle göz ve halkı etkileyecek şekilde böyle damlalar akacağını bildiklerinden o heykel ve resimlerin zamanında bilinçli olarak yapıldığını söylerler. yani Heykelin göz kısmındaki boya filan heykelin genelindeki boyadan farklı. Bu daha önce test edildi ve kesin bilimsel bir sonuç.
Bunları boşverin daha geçenlerde Amerikada bir isa heykeline yıldırım çarptı ve heykel yerle bir oldu, nedeni ise yine bilimsel, heykelin içerisinde bulunan demir konstüriksiyon elektrik akımını çekti ve yıldırım direk üzerine düştü.
Yani Allahın Hz.İsa heykeline bir gıcığı yok, söz gelimi haşa, sen istersen kabeyi yerinden sök bol yağışlı bir alana inşa et, içine de demiri yığ ona da yıldırım düşer.
Allah kuran da kaderden bahseder ve kelime olarak Kader'in anlamının türkçe karşılığı ''ÖLÇME, TAKTİR ETME, BİÇİME KOYMA ve ŞEKİLLENDİRME'' dir
Yani Hz.İsa heykeline yıldırım düşüyorsa Allahın doğaya koyduğu kanunlar(kader+ölçü+biçim) nedeniyle yıldırım düşer paratoneri kabe'nin tepesine koyun yağmur yağar da yıldırımlar düşerse oraya kesin düşecektir, netekim kabe bile tarihde daha önce yıkılmıştır, yeniden inşa edilmiştir. Dünyadaki hiç bir yapı, sizler (ve bizim) için kutsal da olsa Allah'ın Doğaya koyduğu güç karşısında korunaklı değildir, Kabe bir çok defa hasar da görmüş restorasyonda görmüştür.
Resimde gördüğünüz üzere 1941 de mekke şehrini su basmış ve kabe de bundan nasibini almıştır.
Tüm islami inanışlarda bunu bilir ve inanır, sadece bizim ülkemizdeki Sunni'ler Kabe'nin dokunulmaz, zarar görmez olduğuna inanır. Sunni inanışı dışındaki tüm mezhepler bu konuları tartışmaz bile.
Kader mevzusu insanın yapacakları ile de ilgili değildir. Çok açık bir şekilde Allah(c.c) kuranda bunu bize şu ayetlerle anlatıyor. Üstelik islam tarihine göre 'insanın hayat çizgisini Allah'ın çizdiğine inanmak; MÜŞRİKLİKTİR.
Gelelim ayetlere: Dediler ki: Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur. Ölürüz ve yaşarız. Bizi ancak zaman (DEHRU) yok eder. Bu hususta onların bir bilgisi yoktur. Onlar sadece zanda bulunuyorlar
CASİYE SURESİ 24. AYET
MÜŞRİK ARAPLAR İNSANIN HAYAT ÇİZGİSİNİ KENDİLERİNİN SEÇTİĞİNE İNANMIYORLARDI. İnsanların bütün yaptıklarının kendileri için belirlendiğine inanıyorlardı. Hatta şirk kosmalarını bile ALLAHın dilemesinin sonucu olarak görüyorlardı ;
ŞİRK KOŞANLAR DİYECEKKİ ; ALLAH DİLESEYDİ NE BİZ ŞİRK KOŞARDIK, ne atalarımız ve hiç bir şeyi de haram kılmazdık Onlardan öncekiler de, bizim zorlu azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar.
DEKİ ; Sizin yanınızda, bize çıkarabileceğiniz bir ilim mi var? Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz ancak zan ve tahminle yalan söylersiniz
ENAM SURESİ 148. AYET
Peki durum böyle iken bu kader mevzusu neden karışmaktadır, çünkü İnsanın tüm ameli aslında yazılmıştır, fakat bunun yazılı olmasının nedeni, Allah geleceği olmuş bitmiş bir şekilde görebildiğinden dolayıdır, yani biz orada yazıldığı için o şekilde davranmıyoruz, Allah o şekilde davranacağımızı bildiği için her şey yazılıdır.
HER İNSANIN AMELİNİ BOYNUNA DOLADIK (İsra, 17/13) âyeti de bize bu hakikati anlatmaktadır.
Her şeyin en doğrusunu Allah(c.c) bilir Allah söyler.
Sağolasın.
güzel bilgilendirme sağol