Turan DURSUN medresede eğitim almış, daha sonraları Diyanet camiasında çeşitli ilçelerde müftülük yapmış ve en son olarak 1966 yılında Sivas ilinde İl Müftüsü olarak görevini sürdürmüştür.
Bu şahıs bir arkadaşının verdiği materyalist bir kitap sebebiyle İslam Dininden uzaklaşıp, Türkiye’nin azılı ateistlerinden oluyor. 40’ye yakın kitabı mevcut. Aslında Turan DURSUN'un materyalist görüşleri üniversite yıllarına doğru uzanmaktadır. Özellikle Turan DURSUN'un hocası ve Türkiye'de sayılı hadis bilginlerinden olan merhum İbrahim CANAN bunu ifade etmiştir.
Arkadaşlar şöyle düşünmek gerekir;Bir bahçede çürük bir meyve bulunmasıyla bütün meyveler imha edilmez. Sadece o çürük meyveye hasr-ı nazar edilir. Bu bahçedeki meyvelerin tamamı çürüktür hatta bu bahçenin toprağıda verimsizdir demek insafsılık olur.
Bir müftünün inkar etmesi islam dininin hakikatsiz olduğunu göstermez. Çünkü bir inkarcı müftüye bedel binler hatta milyonlar müftü ve islam alimleri islamın hak din olduğunu delilleriyle orataya koymuş, isbatlamış kendileride yaşamlarıyla bu dini kabul ettiklerini göstermişlerdir. Bu kişilerin meslek ve meşrepleri farklı olduğu halde (felsefeci, kelamcı, mutasavvıf, hadisi ve tefsirci...) İslamın iman hakikatlerinde hiç bir ihtilafları yoktur. Bu milyonlar kişinin icma' (hem fikir olma) larına göz kapayıp bir inkarcı müftüyü nazara almak yukardaki örnekteki gibi insafsızlık olur.
İslamın hak din olup olmadığını araştırmak isteyen kimseler inkarcıların uydurma bilgilerini değil aksine islamın temel kaynaklarını incelemelidirler.
Çünkü inkarcıların eserlerinin iftiralarla dolu olması normaldir. İftira kaynaklı bilgilere göre araştırma yapılmaz.
TURAN DURSUN HAYATIBu bilgilere ek olarak aşağıda bir kez daha değerlendirme yapacağız: Babası daha doğmadan onun için kitaplar satın almaya başlar.
" Basra'da ve kufe de bulunmayacak ölçüde büyük bir din alimi " olacaktır... Küçük yaşta sıkıntılara maruz kalır, çocukluğunu yaşayamaz...
" Ne yapıp edip herkesi geçmeye karar " vermiştir... Okur ama bunları sadece hedefine götürecek basamak olarak görür tüm bilgileri... Ama yaşadığı dünyadan habersizdir. Çocukluğunda koşullandığı
" en önde olma" ,
" kendisinden herhangi bir şekilde söz ettirme " tutkuları, din adına yaşadığı bütün
negatif tecrübeleri ileride bilinç altından çıkacak büyük ölçüde şahsiyetini ve dine bakışını etkisi altına alacaktır.Tüm olumsuzlukların sebebini dinle özdeşleştirdiği
" zalim baba " olarak nitelediği babasını görür.TRT'ye geçince
namazı orucu bırakır.Tevrat ve İncilde kur'anda anlatılanların benzerini görünce Hz. Muhammed'in
" bir sahtekar ( haşa! )" oldugu fikrine varır ve
peygamberlik inancını yitirir.Tabii onun
bu ifadelerinde samimi oldugunu düşünmemiz için onun kur'anı hiç okumadığını düşünmemiz gerekir.
Kur'anın bir çok ayeti zaten bu benzerlikten bahseder. Hatta bazı tahrifleri dışında bu kitapları onayladıgını belirtir...
" O an bende öyle bir hınç oluştu ki , çünkü din - peygamber benim gençliğimi çocuklugumu aldı.onun yüzünden çocuklugumu yaşayamadım."...
Dursun sadece dinle kavgalı değildir.
Çevresi ile de uyumsuzdur. Gerek müftülüğü gerekse TRTdeki görevi esnasında yaşadığı sürgünlerin gerçek sebebi de bu olsa gerektir. TRT'den emekli olmasına gerekçe olarak
" bunalım içine düşmek, iş çevresi ile uyumsuzluk, psikolojik dengesizlik " olarak gösterilir.O bu sürgünleri
" her yerde doğruyu söyleme kararlılığına bağlarsa da " bu gerçekçi gözükmemektedir.O hayatının her döneminde bulunduğu yer ve konumla uyumlu görüşleri
en sivri ve uç düzeyde savunmuştur.
Müftülüğünde
"ilerici din adamı", TRTde
" katı laik ", emekliliğinde
" kesin din karşıtı" kesilir.
Onun kişiliğinde
cinsel tecrübelerinin de önemli bir payı vardır. Hayatını anlattığı romanında
bir koça masturbasyon yaptırmasını anlatmasıda bu açıdan ilginç bir kesittir. Çocukluğunda din adına yaşadıkları kişiliğinde derin izler bırakmıştır. Dini anlatırken kullandığı uslup ancak kendi kişiliğini tanımlaması açısından bir anlam ifade edebilir. Uslup ve ifade tarzının sahibi ile alakası direk ve tartışmasızdır. Değerlendirmeleri çoğunlukla
hamasi, agrasif, hatta isterik denebilecek özellikler gösterir. O bir bilim adamı tavrından çok
İslama duydugu kin ve düşmanlık sebebi ile ne pahasına olursa olsun onunla mücadele eden bir savasımcı tavrı sergiler.
Dünyayı tek başına değiştireceğine inanır. Saygılar.