İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. Eğlence
  4. Komik Resim / Komik Video / Komik Yazı
Komik Resim / Komik Video / Komik Yazı

Günün Fıkrası

Kurşun Kalem25.05.201266 cevap20.382 görüntüleme
#1
Günün bilmemnesi konuları iyi oluyor. Takibi kolay, izlemesi zevkli. Ben de 1. geleneksel Günün Fıkrası konusunu açayım dedim. :D
Kaliteli fıkralar paylaşılacağına eminim.
----------------------------------------------------------------------------------
Üç Yahudi genç kardeş kendi işlerini kurup zengin birer adam olmuşlar ve yaşgününde annelerine aldıkları hediyeleri birbirine anlatarak böbürlenmişler.
Birincisi demiş ki:
-"Ben anneme kocaman bir ev aldim"
İkincisi:
-"Ben bir mercedes aldım ve bir de şoför tuttum"
Üçüncüsü:
-"Benim hediyem hepinizden güzel. Annemin Tevratı okumayı ne kadar çok sevdiğini ve artık gözleri iyi görmediği için okuyamadığını biliyorsunuz.
Ona bütün Tevratı ezbere bilen büyük kahverengi bir papağan gönderdim.
Onu eğitmek için 12 haham 12 yıl boyunca uğraşmış. Bu papağan için havraya 20 yıl boyunca her yıl 1 milyon dolar bağışlayacağım ama buna değer.
Annem sadece bölümün adını söyleyecek ve papağan ona ezbere okuyacak.
Kısa bir süre sonra anneleri üçünede birer teşekkür mektubu yazdırmış:

Birinciye:
"Milton, bu ev çok büyük. Bana birtek odası yetiyor ama hepsini temizlemek zorunda kalıyorum"

İkinciye:
"Marvin, yolculuk etmek için çok yaşlıyım, arabayı hiç kullanmıyorum ve şoför çok kaba"

Üçüncüye:
"Canım Melvin'im, annesini mutlu etmeyi bilen tek evladım sensin.
Tavuk çok lezzetliydi, teşekkür ederim.
Cevaplar
#2
Kavanoz
Bir gün kadının biri şehir dışında okuyan oğlunun öğrenci evine gider. Oğlu burada bir kız ile kalmaktadır. Anne gelir ve yemeğe geçerler.
Anne oğlu imalı imalı bakar aranızda bir şey var mı gibisinden çocuk hemen atılır boşuna heveslenme annecim aramızda bişey yok sadece arkadaşız der. Anne de peki oğlum der ve gider 3 gün sonra kız oğlana mehmet bizim gümüş kavanoz annen gittiğinden beri yok acaba annen almış olablir mi diye sorar çocukta annesine mektup yazmaya karar verir

Sevgili annecim,

Sen gittiğinden beri gümüş kavanoz kayıp sen almıssındır da demiyorum almamışsındır da demiyorum mektup yazarsan sevinirim hoşçakal

Sevgili oğlum mehmet

xxxxx ile yatıyorsunda demiyorum yatmıyorsunda demiyorum

ama o kızcağız kendi yatağında yatsaydı kavanozu yatağında olduğunu görürdü

hoşçakal...
#3
re13el dedi: ↑
Kavanoz
Bir gün kadının biri şehir dışında okuyan oğlunun öğrenci evine gider. Oğlu burada bir kız ile kalmaktadır. Anne gelir ve yemeğe geçerler.
Anne oğlu imalı imalı bakar aranızda bir şey var mı gibisinden çocuk hemen atılır boşuna heveslenme annecim aramızda bişey yok sadece arkadaşız der. Anne de peki oğlum der ve gider 3 gün sonra kız oğlana mehmet bizim gümüş kavanoz annen gittiğinden beri yok acaba annen almış olablir mi diye sorar çocukta annesine mektup yazmaya karar verir

Sevgili annecim,

Sen gittiğinden beri gümüş kavanoz kayıp sen almıssındır da demiyorum almamışsındır da demiyorum mektup yazarsan sevinirim hoşçakal

Sevgili oğlum mehmet

...... yatıyorsunda demiyorum yatmıyorsunda demiyorum

ama o kızcağız kendi yatağında yatsaydı kavanozu yatağında olduğunu görürdü

hoşçakal...
Bu fıkrayı veto ediyorum..:( .... ismi değiştirilmeli...
#4
Karadenizde köyün birinde bir çukur varmış ve pek çok kişi içine düşüp yaralanıyormuş.
Köyün ileri gelenlerinden 3 kişi toplanmış ve çözüm aramaya başlamışlar.

Birincisi demiş ki:


– ‘Çukurun yanında bir ambulans beklasin ve düşenleri hemen hastaneye yetiştirsin.’

İkincisi:
– ‘Çukurun yanına hastane kuralım düşenleri yetiştirmesi vakit almaz’ demiş.
Sıra Temel’e gelmiş.
– ‘Ula kafanız hiç çalışmıyor’ demiş. ‘Bunu kapatalım ve Gidelim hastanenin yanında bir çukur açalım’
#5
Meryyy dedi: ↑
Bu fıkrayı veto ediyorum..:( Meral ismi değiştirilmeli...
Ben xxxxxx diye düzelttim sende alıntı yaptığın kısmı düzelt istersen :)
------
Asansör
Köylü oğlan ve babası büyük şehre ilk defa gelmişler. Alışveriş merkezinde zemin... kattaki iki gümüş... renkli parlak duvarın ağır ağır açılıp kapanması ilgilerini çekmiş. “Bu ne baba?” diye sormuş oğlan. Hayatında hiç asansör görmemiş baba

“Bilemiyorum oğul..” demiş.

Onlar bu ilginç şeyi nefeslerini tutup izlerken tekerlekli sandalyeli yaşlı bir kadın sağa sola kayan gümüş renkli duvarlara doğru gitmiş ve bir düğmeye basmış. Duvarlar açılmış, yaşlı kadın yoğun ışıklı küçük bir odaya girmiş, duvarlar kapanmış.

Oğlan ve babası kapının üzerindeki küçükten büyüğe doğru yanıp sönen ışıklı rakamları izlemişler. Son rakamdan sonra aynı sırayla bu sefer geriye doğru ışıklar teker teker yanmış. Sonunda duvar iki yana kayarak açılmış, dışarı 24 yaşlarında incecik muhteşem bir fıstık çıkmış.

“Oğlum” demiş adam kızdan gözlerini ayıramayarak,

“Koş..
Koş ananı getir!..
:D :D
#6
Temel eve gelmiş bakmış Fadime yok. 2 saat sonra Fadime eve gelmiş. Temel sormuş :
- Ula Fadime neredeydun?
- Güzellik salonuna cittum daa.
- Eeee sira sana celmedi mi ki?
#7
Muhasebeciye sormuşlar:
“Bir daha dünyaya gelirsen hangi işi yapmak istersin?”
“İmamlık” demiş.
Nedenini sormuşlar :
“Mevzuat hep aynı, hiç değişmiyor.” demiş.
#8
Adamın biri kumsalda dolaşırken ayağı bi şişeye çarpmış..Şişenin tıpasını çıkarmış ve içinden bir cin çıkmış..Cin adama – Bir dilek hakkın var..Dile benden ne dilersen! demiş..Adam da – İki okyanusu birbirine bağlayan bi köprü yapmanı istiyorum..demiş..
Cin :
- Yahu kardeşim bu ne biçim dilek daha olanaklı bişeyler iste..demiş..
Adam :
- Öyleyse kadınları anlamak istiyorum..demiş..
Cinin cevabı çok kısa ve net :
- Köprü kaç şeritli olsun ? demiş..
#9
Ninenin biri kız torununu ziyarete gitmiş ve zili çalmış,
kapıyı torunu çıplak bir şekilde açmış
nine torununa sormuş:
kızım bu ne hal niye böyle geziyorsun diye..?
kız : babaanne görmüyor musun aşkın elbisesi var üstümde
neyse demiş ve uzatmamış
evine gitmiş
eşi dede eve geleceği saatte soyunmuş
eşi zili çalınca nine de çıplak gitmiş kapıyı açmış
‘’hanım bu ne hal’’ demiş dede
‘’görmüyor musun aşkın elbisesi var üstümde’’
dede de ''eee o zaman biraz ütüleseydin bari..'' demiş :)
#10
Meryyy dedi: ↑
Ninenin biri kız torununu ziyarete gitmiş ve zili çalmış,
kapıyı torunu çıplak bir şekilde açmış
nine torununa sormuş:
kızım bu ne hal niye böyle geziyorsun diye..?
kız : babaanne görmüyor musun aşkın elbisesi var üstümde
neyse demiş ve uzatmamış
evine gitmiş
eşi dede eve geleceği saatte soyunmuş
eşi zili çalınca nine de çıplak gitmiş kapıyı açmış
‘’hanım bu ne hal’’ demiş dede
‘’görmüyor musun aşkın elbisesi var üstümde’’
dede de ''eee o zaman biraz ütüleseydin bari..'' demiş :)
Aboooooooo..
#11
Meryyy dedi: ↑
Ninenin biri kız torununu ziyarete gitmiş ve zili çalmış,
kapıyı torunu çıplak bir şekilde açmış
nine torununa sormuş:
kızım bu ne hal niye böyle geziyorsun diye..?
kız : babaanne görmüyor musun aşkın elbisesi var üstümde
neyse demiş ve uzatmamış
evine gitmiş
eşi dede eve geleceği saatte soyunmuş
eşi zili çalınca nine de çıplak gitmiş kapıyı açmış
‘’hanım bu ne hal’’ demiş dede
‘’görmüyor musun aşkın elbisesi var üstümde’’
dede de ''eee o zaman biraz ütüleseydin bari..'' demiş :)
Demekki Kumaşı kötü yıpranmış:D:D Adam demiyorki elbiseyi kullanan kumaşı fazla yıpratmış:D
#12
hehe :)
#13
Adamın biri bir rüya görür ve sabah kalktığında işe gider ve patronuna anlatmaya başlar;ATIF bey ikimizde aynı yolcu uçağında seyir halindeyken ikimizde yuvarlanıp uçaktan düşüyoruz. Siz bal çukuruna ben ise bok çukuruna düşüyorum, patron hemen atılarak o kadar olacak tabiki patronluk... Fakat ilginç yanıda bu ya, ikimizde birbirimizi yalayarak temizliyoruz...
#14
Adamın biri oğluna güzel bir iş kurmak için paçaları sıvamış...

Ama oğlan salak olduğu için hiç bir işi beceremiyormuş.

Babası onun için hangi işi kursa, eline yüzüne bulaştırıp berbat ediyormuş.

En sonunda babası tam otomatik bir sosis fabrikası kurmaya karar vermiş.

Fabrika kurulduktan sonra oğlunun elinden tutup fabrikaya götürmüş. Bir sosis makinesinin başına geçmişler.

Babası ''Bak oğlum, buradan öküzü salıyorsun, diğer taraftan sosis olarak çıkıyor. Bu kadar basit'' demiş.

Oğlu da salak salak etrafına bakınıyormuş...

Babasına dönmüş ve makinenin sonunu göstererek ''Peki baba, buradan sosis koysak, öteki taraftan öküz olarak mı çıkar?'' diye merakla sormuş.

Baba hemen cevaplamış '' Maalesef evladım, o teknoloji sadece ananda var'' :D
#15
Karadenizli Hoca bir akşam gezmeye çıkmış, sahilde yürürken denize doğru ateş edenleri görmüş.

Hoca: Ula Napaysunuz Uşaklar?

Uşaklar: Rusya'ya savaş açtık, Savaşıyoruz...

Hoca: Ula Hiç kuş tüfeğiyle savaş açılır mı?

Uşaklar: Eee. Napıcaz?

Hoca: Gidin bir gürgen ağacı kesin.

Kesmişler.

Hoca: İçini oyun.

Oymuşlar.

Hoca: Barutu doldurun.

Doldurmuşlar.

Hoca: Topu koyun

Koymuşlar. Rusya'ya doğru da çevirmişler. Ateşleyince top olduğu yerde infilak etmiş. En az 100 şehit.

Uşaklar: Ula hoca ne ettin sen?

Hoca: Ula ha burda 100 şehit varsaa, Rusya'nın anasını ..... :D
#16
BIR ATEIST AYIYLA KARSI KARSIYA GELINCE

Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafindaki güzelliklere
bakiyormus. "Evrim ne güzellikler yaratiyor!" diye düsünüp mest
oluyormus.
Birden arkasinda kocaman bir ayi belirmis ve onu kovalamaya
baslamis.Adam
bütün gücüyle kaçiyormus ama her arkasina bakista ayinin daha yaklasmis
oldugunu fark ediyormus. Dakikalarca süren bir kaçisin sonunda adamin
ayagi
yerdeki dala takilmis ve düsmüs; ayi adamin üzerine atlamis, pençesini
kaldirmis.
Tam vurmaya hazirlanirken adam "ALLAH'IM!!!" diye bagirmis. Bir anda zaman
durmus, ayi donmus, ormandaki nehir bile akmaz olmus.
Bir anda orman kararmis ve gökyüzünden bir isik huzmesi adamin
üzerinesparlamis.
Çok derinden gelen ilahi bir ses adama: "Yillarca bana inanmadin, yaradilisi
kozmik bir kazaya bagladin, sana bu durumda yardim etmemi mi
istiyorsun?
Seni sevgili bir kulum mu saymaliyim?" demis. Adam utanç içinde:
"Biliyorum bunca yildan sonra dindar biri olmayi istemem haksizlik, ama
belki AYIYI dindar yapabilirsiniz." demis. Ses: "Peki." diye karsilik
vermis
ve isik kaybolmus. Nehir tekrar akmaya baslamis. Her sey eski haline dönmüs.
Ayi önce pençesini indirmis, sonra iki pençesini de göge dogru
çevirmis, ve
konusmaya baslamis:
"Allah'ım, senin rizkinla orucumu açiyorum, hamdolsun verdigin
nimetlere."


Temel dut gibi sarhoştur...küçük aptesti de gelince meyhanenin tuvaletine gider...tuvalette yanındakilere sorar:

" Ula uşaklar benim elimde bir şey görüyor musunuz?"

"Hayır..."

"Desenize ben donuma işiyorum..."
#17
Bir GS’li, bir FENERLİ ve BJK’li Arabistanda yasak olmasına rağmen bir otelde içki içerken yakalanırlar.... Mahkemeye çıkarılırlar... karar İDAM... itiraz ederler ve karar ömür boyu hapis cezasına çevrilir. Ama o gün bayrama denk geldiği için Prens Hazretleri cezayı kaldırıp hepsine 20 kırbaç ceza verir. Bizimkileri sempatik bulduğu içinde bi kıyak daha yapıp herkese cezasını hafifletmek için bir istek hakkı tanır...
BJK’li: "Sırtıma bir yastık bağlayın" der. 10 kırbaçtan sonra yastık paramparça olur ve pek fayda etmez.
Uyanık FENERLİ bunu görünce "Sırtıma iki yastık bağlayın " der. Ama iki yastık bile 10 kırbaca dayanamaz.
Sıra GALATASARAYlıya gelince Prens Hazretleri: "Bak GALATASARAYLI sana acıdım. Süper Ligi kaçırdınız 100’üncü senenizde başarısız oldunuz,hekemlerden çektiniz. Bu yüzden sana iki istek hakkı veriyorum"
Peki der GALATASARAYLI:"O zaman bana 40 kırbaç vurulsun". Herkes şaşkına döner.
Prens Hazretleri:"peki ikinci isteğin nedir?" diye sorar...
GALATASARAYLI pis pis sırıtarak " FENERBAHÇELİYİ sırtıma bağlayın" der...
#18
iki ciddi neden Sabah anne, oğlunun odasına girdi ve onu uyandırdı. "Haydi oğlum, uyan artık. Okula geç kalacaksın..." Oğlu, yarı açık gözlerle annesine baktı ve uykulu bir sesle "fakat anne, bugün okula gitmek istemiyorum" dedi. Anne, oğlunun isteğine karşı çıktı: "Okula neden gitmek istemiyormuşsun bakayım?" dedi. "İki ciddi neden söyle bana..." Oğlu bir yandan esnerken, bir yandan da annesini yanıtladı: "Okuldaki tüm öğretmenler benden nefret ediyorlar, biiir... Tüm öğrenciler de nefret ediyorlar, ikiii... Bu iki ciddi nedenim yeter mi, anne?" Annesi oğlunun nedenlerini geçerli bulmadı; "bunlar okula gitmemen için neden olamaz" dedi. "Şimdi hemen kalk ve çabuk hazırlan..." Bu kez oğlu iki ciddi neden göstermesini istedi annesinden: "Sen de bana, okula kesinlikle gitmemi gerektirecek iki ciddi neden gösterebilir misin, anne?" dedi. Sabrı tükenme noktasına gelen anne, oğlunun üstündeki yorganı hızla çekti ve oğlunun istediği iki ciddi nedeni ondan sonra açıkladı: "Birinci ciddi neden, 52 yaşında koskoca bir adamsın..." dedi şöyle devam etti: "İkinci ciddi neden ise, sen okulun müdürüsün, oğlum..."
#19
Hepsi birbirinden güzel teşekkürler :)
#20
REKLAMIN BÖYLESİ :
Bir fabrikatör, arkadaşına dert yanıyordu:
-Geçen hafta “iyi bir gece bekçisine ihtiyacımız var” diye gazetelere ilan vermiştik ya!
-Eee, ne oldu?
-Ne olacak? Reklamın çıktığı gün fabrika soyuldu.
Kurşun Kalem Konuyu açan
#21
Köylü kadın, tarlada sıcağın alnında tarlayı işlemektedir. O arada küçük çocuğu éacıktım" diyerek yanına gelir. Kadın hemen bir tas süt ile ekmek çıkarıp çocuğa verir.
Çocuk sütle ekmeği iştahla yerken, çocuğun yanına bir yılan sokulur. Çocuk yılanı görür ama ses etmez. Yılan usul usul yaklaşıp süt tasının içine kafasını uzatıp sütü içmeye çalışır. Çocuk dayanamaz, kaşığın sağıyla yılanın kafasına vurarak:
- Ekmeğnen ye, ekmeğnen...
#22
Temel bir gün bilgi yarışmasına katılır ve kısa bir süre sonra elenir. Sunucu hediye olarak bir kitap verir. Temel kitabı merak eder ve sorar ''Ne ile ilgili bu kitap?'' Sunucu ''mantık ile ilgili'' der. Temel mantığın ne olduğunu bilmediği için tekrar sorar ''Mantık ne ki?'' Sunucu ''Şimdi bunu size nasıl anlatayım? Adam kocaman kitap yazmış bunu anlatabilmek için. Kitabı okuyunca anlarsınız'' demiş. Temel ısrarla kısaca anlatmasını istemiş sunucudan. Sunucu da peki demiş ve başlamış sormaya.

Sunucu: Evinizde hayvan beslermisiniz?
Temel: Evet.
S: O zaman hayvanları seviyorsunuz.
T: Evet severim.
S: Öyleyse insanları da seversiniz.
T: Evet çok severim.
S: Kadınlardan da hoşlanıyorsunuzdur.
T: Evet kadınlardan da hoşlanırım.
S: Öyleyse siz evlisinizdir de.
T: Evet evliyim.
S: Hımm, kadınlardan hoşlandığınıza göre ve evli olduğunuza göre, siz i.ne değilsiniz. İşte mantık bu demiş...

Temel'de teşşekkür etmiş ve yola koyulmuş. Eve giderken yolda Dursun'la karşılaşmış. Dursun Temel'in elinde kitabı görünce ''Elindeki kitap ne?'' diye sormuş. Temel'de ''mantık kitabı'' diye cevap vermiş. Dursun ''mantık ne ki?'' diye sorunca Temel ''şimdi anlatamam bunu, adam koskoca kitap yazmış bunu anlatmak için'' demiş. Dursun'da kısaca anlat diye ısrar etmiş. Temel tamam demiş ve başlamış sormaya.

T: Evde hayvan beslermisin?
Dursun: Yooo

Temel bir süre duraksadıktan sonra cevabı patlatmış, ''O zaman sen i.nesin'' :D
#23
YASAK
Bir grup İngiliz, Amerikan ve Türk gemiyle yolculuk ediyorlarmış. Birden şiddetli bir fırtına kopmuş. Geminin batacağını anlayan kaptan hemen yolculara koşup gemiyi boşaltmalarını istemiş. Fakat kimse buna inanmayarak kendini denize atmayı kabul etmemiş. Bir süre sonra bütün yolcuların ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu gören kaptan hemen bir tayfasını çağırmış. "Git bir de sen dene onları gemiden atlamaya ikna etmeyi" demiş. Tayfa gitmiş ve kısa bir süre sonra geri dönmüş. Kaptan merakla sormuş:
-Eee, noldu?
-Hepsi atladılar efendim.
Kaptan çok şaşırmış:
-Nasıl olur, daha demin kıllarını bile kıpırdatmamışlardı. Ne dedin onlara?
-Çok kolay. İngilizlere "Sizin gibi soylu insanlar batmak üzere olan bir gemide olmamalılar" dedim.
Amerikalılara deniz suyunun insan vücudu için çok faydalı olduğunu söyledim.
-Peki ya Türklere ne dedin?
-Onlara da "Denize girmek yasak! " dedim. :)
#24
Adam kompartmanda tek başına yolculuk ediyordu. Birden kapı açıldı ve çifte tabancalı biri;
"Çabuk paraları sökül!" diye bağırdı.

Adam korkudan titreyerek cevap verdi:
"Kusuruma bakmayın, meteliğim yok."
"Öyleyse niye titriyorsun?"
Yolcu güldü:
"Sizi kondüktor sanmıştım da!"
#25
mükemmelsiniz yaaa :):)
#26
Temel, kahveden çıkınca kapının önünde bir saatlik bir gecikme için park cezası yazan trafik polisiyle burun buruna gelir; "Yazma şu cezayı memur bey" der.
Polis onu umursamadan ceza yazmaya devam edince onun bir işgüzar olduğunu söyler.
Polis Temel'e şöyle bir bakıp, "Aşınmış lastikler" için ikinci bir ceza makbuzunu yazmaya başlar.
Temel, ne kadar ceza yazarsa yazsın, ona vız geleceğini söyler.
Bunun üzerine polis ilk iki ceza makbuzunu arabanın sileceği altına sıkıştırıp üçüncü makbuza başlar.
Bu sürtüşme 20 dakika kadar sürer, polis ceza üzerine ceza yazar.
Temel hiç oralı olmaz, yürüyüp karşı kaldırımda park ettiği arabasına biner, sürüp gider...
#27
#28
Askerlik Anısı

Dede toruna askerlik anılarını anlatıyormuş. Şöle vurduk,şöle çarpıştık ,düşmanı ezdik filan diye. Torun sormuş:
Dede hiç yakalanmadınız mı?
(Dede iç geçirerek ) bir gün düşman bizi pusuya düşürdü,çok kalabalıklardı. Mecburen teslim olduk
Komutan iki yol var dedi. "Ya öleceksiniz, yada hepinize tecavüz edeceğiz" dedi
Eee dede sonra ne oldu?
Hepimizi öldürdüler oğlum .
#29
:unsure:Her insanın, hayatı boyunca uyurken ortalama yedi böcek yuttuğunu biliyor muydunuz???​:crying:
#30
msamci dedi: ↑
msamci dedi: ↑
:unsure:Her insanın, hayatı boyunca uyurken ortalama yedi böcek yuttuğunu biliyor muydunuz???​:crying:
Günün Fıkrası konusunda ve diğer konularda alakasız paylaşımlar yapmayın lütfen.

Fıkra paylaşacaksanız sadece bu konuya,

Hoşunuza giden bir espri paylaşacaksanız sadece Günün Esprisi

Hoşunuza giden bir karikatür paylaşacaksanız sadece Günün Karikatürü

Hoşunuza giden bir komik fotoğraf paylaşacaksanız sadece Günün Komik Fotoğrafı

Hoşunuza giden bir fotoğraf paylaşacaksanız sadece Günün Fotoğrafı konusuna ''bir kere'' göndermeniz yeterli.

Her girdiğimiz konuda aynı yazıyı veya fotoğrafı görmemize gerek yok sanırım. :)

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.