İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. Eğitim
  4. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi

Boya ve Boyacı

mehmet13.03.20083 cevap2.506 görüntüleme
2007'den beri2.699 mesaj
#1
Hep hikmetli konuşan Lokman Hekim’in derisi siyah, dudakları da kalınmış.
Değerli sözlerini duyarak hayranı olan biri bir gün bakmış ki hayalinde büyüttüğü Lokman, siyah yüzlü, kalın dudaklı biri.
Şaşkınlıkla yüzüne bakarken Lokman Hekim, adamın içinden geçenleri sezmiş olacak ki, şöyle çıkışmış:
– Birader, neden öyle şaşkın bakıyorsun?
Boyayı mı beğenemedin, yoksa boyacıyı mı?

Sonra da ilave etmiş.

– Bak, demiş, benim ne yüzümün siyahlığında, ne de dudaklarımın kalınlığında bir tesirim vardır. Onları Yaratan öyle yaratmış, öylesine uygun görmüş. Benim tercihim değil...

İşte dostlar eksiklikler yeri yurdu olan dünyamız böyle.
Hiçbir zaman iki yakamız bir araya gelmediği gibi,hiçbir zaman eksik ve noksanlığımızda bitmez.

Hepimizin doğuştan bir eksikliği bir noksanlığı yok mudur.

Kimimizin yüzü güzelse boyu kısa,
Kimimizin sesi güzelse gözü zayıf,
Kimimizin huyu güzelse yüzü çirkin,
.......
.......
Yani hiç kimse dört dörtlük yaratılmamış.
Eksikliklerimizle,noksanlıklarımızla hayata tutunarak hedefimize doğru (herşeyin dört dörtlük olduğu bir mekana) var gücümüzle koşmalıyız.

Asla ve asla eksikliğimizi,derdimizi,tasamızı,ızdırabımızı mülk sahibinden başka kimseye şikayet etmemeliyiz.

Çünkü biz bu vücudu kendimiz sipariş edip özel yaptırmadık.
Çünkü biz bu vücudun devamı yaşaması için şartları oluşturmadık.
Çünkü biz bu vücudun besleme sorumluluğunu üzerimize almadık.

Yani hiçbirşeyde hakkımız yokken,mal sahibine sanki hakkımız varmış gibi "o niye öyle,bu niye böyle,o niye güzel,bu niye uzun boylu" diye hesap sorar gibi serzenişte
bulunmamalıyız.

Geçen gün bir arkadaşım anlatmıştı;
Allah'a "Yarabbi isteyene çocuk vermiyorsun da istemeyene istemediği kadar veriyorsun" diye serzenişte bulunmuş.

Bende dedim:
Böyle demekle elimize ne geçti.
Allah bu şekilde söylemekten hoşlanır mı?(Haşa hesap sorar gibi)

Ama birde o kapıyı şöyle çalsak;
Yarabbi;Biliyorum günahım çok,sana gelecek yüzümde yok,ama senden başka gidecek kapımda yok,bütün sebepleri yerine getirdim,artık gerisini sen bilirsin,bizlere hayırlı bir evlat nasip eyle.

Desek daha çok duamız ve isteğimiz kabule yakın olmaz mı?

Saygılarımla
Mehmet
Cevaplar
2007'den beri1.259 mesaj
#2
Aynen öyle kardeşim.Bu dünyada daimi kalmaycağız.Yüzün güzelliği yada sesin güzelliği hepsi geçici ve fani haller.
Allah bize daimi güzelliklerle dolu olan cennete girmeyi nasip eyler inşallah.
2007'den beri213 mesaj
#3
Çok haklısın abi,yazıda çok güzel ellerine sağlık.
2019'den beri1 mesaj
#4
mehmet dedi: ↑
Hep hikmetli konuşan Lokman Hekim’in derisi siyah, dudakları da kalınmış.
Değerli sözlerini duyarak hayranı olan biri bir gün bakmış ki hayalinde büyüttüğü Lokman, siyah yüzlü, kalın dudaklı biri.
Şaşkınlıkla yüzüne bakarken Lokman Hekim, adamın içinden geçenleri sezmiş olacak ki, şöyle çıkışmış:
– Birader, neden öyle şaşkın bakıyorsun?
Boyayı mı beğenemedin, yoksa boyacıyı mı?

Sonra da ilave etmiş.

– Bak, demiş, benim ne yüzümün siyahlığında, ne de dudaklarımın kalınlığında bir tesirim vardır. Onları Yaratan öyle yaratmış, öylesine uygun görmüş. Benim tercihim değil...

İşte dostlar eksiklikler yeri yurdu olan dünyamız böyle.
Hiçbir zaman iki yakamız bir araya gelmediği gibi,hiçbir zaman eksik ve noksanlığımızda bitmez.

Hepimizin doğuştan bir eksikliği bir noksanlığı yok mudur.

Kimimizin yüzü güzelse boyu kısa,
Kimimizin sesi güzelse gözü zayıf,
Kimimizin huyu güzelse yüzü çirkin,
.......
.......
Yani hiç kimse dört dörtlük yaratılmamış.
Eksikliklerimizle,noksanlıklarımızla hayata tutunarak hedefimize doğru (herşeyin dört dörtlük olduğu bir mekana) var gücümüzle koşmalıyız.

Asla ve asla eksikliğimizi,derdimizi,tasamızı,ızdırabımızı mülk sahibinden başka kimseye şikayet etmemeliyiz.

Çünkü biz bu vücudu kendimiz sipariş edip özel yaptırmadık.
Çünkü biz bu vücudun devamı yaşaması için şartları oluşturmadık.
Çünkü biz bu vücudun besleme sorumluluğunu üzerimize almadık.

Yani hiçbirşeyde hakkımız yokken,mal sahibine sanki hakkımız varmış gibi "o niye öyle,bu niye böyle,o niye güzel,bu niye uzun boylu" diye hesap sorar gibi serzenişte
bulunmamalıyız.

Geçen gün bir arkadaşım anlatmıştı;
Allah'a "Yarabbi isteyene çocuk vermiyorsun da istemeyene istemediği kadar veriyorsun" diye serzenişte bulunmuş.

Bende dedim:
Böyle demekle elimize ne geçti.
Allah bu şekilde söylemekten hoşlanır mı?(Haşa hesap sorar gibi)

Ama birde o kapıyı şöyle çalsak;
Yarabbi;Biliyorum günahım çok,sana gelecek yüzümde yok,ama senden başka gidecek kapımda yok,bütün sebepleri yerine getirdim,artık gerisini sen bilirsin,bizlere hayırlı bir evlat nasip eyle.

Desek daha çok duamız ve isteğimiz kabule yakın olmaz mı?

Saygılarımla
Mehmet
Bu konuya verılebılecek en güzel cevap Ankara boya badana ustası olurdu

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.