amerikada bazı eyaletlerde idam var, genelinde değil. onlarda da ayda yılda bir idam kararı veriliyor, zaten o zaman da kıyamet kopup tüm stk'lar sokağa dökülüyor. şöyle bir genel profilimize bakıp, nüfus kağıtları arkasındaki "dini: islam" ibaresini çıkartıp, bak bakalım Türkiye dünyada hangi bölge ülkelerine benziyor.
Herşeyi bırak bir kenara. Eğer haksız yere kıyılan can bizim yakınımız, canımız olsaydı ne yapardık? Amacım ucuz demogoji yapmak değil. Dikkat çekmek istediğim nokta adaletin tam sağlanması, hakkın tam olarak yerini bulması için ceza yada karşılık ne ise aynı cinsten olmalıdır. Aksi türlüsü adaleti topal bırakır. Bu herşeyde böyledir.
Adam sana borç verse 1000 TL. 10 sene sonra 1000 TL yi geri ödese o borç hakkıyla kapanmış mıdır? Borç veren mağdur olmamış mıdır?
Suçluları korurken mazlumları unutmuyor muyuz?
Taze örnek üzerinden gidelim. Bir an için bu otobüs şöförünün çocuğu ol, eşi ol, kardeşi ol, babası, annesi ol. Elini samimiyetle kalbine koy ve bu soruyu sor. Şimdi bu adamın cezası kaç yıl verilse için rahatlar?
Yeryüzünde hiçbir canın karşılığını hapisle ödeyemezsin. Haksız yere öldüren, ölmeli.
Al sana basit ama manalı bir örnek daha. Hani eskiden idam vardı memlekette malum. Eski türk filmlerinde mutlaka ilgini çekmiştir. Adam cinayet işleyecek oldumu, yada işledimi bir korku sarıyor bedenini. Biliyor ki devlet yakalarsa bu yanına kar kalmaz dar ağacını boylar. Filmlere bile yansımış bu.
Şimdi ise durum ortada. Kırmızı ışıkta adam arkadan kornaya bassa öndeki arabadan adam inip "ne var lan" diyip çekiyor silahı. İnsan hayatının değeri kalmamış.
Sıklıkla dediğim gibi. Fıtratın bir kanunun kıssas. Bunu tahsis etmediğimiz sürece zulm olacak, daha çok yuvalar hiç yere sönecektir.