Ne o günkü Türkçe idi ne de bugün örnek verdiğin Türkçe?
Bu şehr-i Sıtanbûl ki bî-misl-ü behâdır
Bir sengine yekpâre Acem mülkü fedâdır
Sürmeli gözlü güzel yüzlü gazâlân anda
Zer kemerli beli hancerli cüvânân anda
Bâ-husûs aradığım serv-i hırâmân anda
Nice akmaya gönül su gibi Sa'd-âbâd'a
Bu Türkçe mi şimdi? (Daha kötüleri de var) Osmanlının, Farsça-Arapça sevdasıyla karmakarışık ettiği dilimiz. Arap abecesinin yazıda çıkardığı zorluklar cabası.
yahu yazmamak için kendimi tutmak istesem de işte bu satırlar beni mecbur bıraktı.
yahu arkadaşım, bugün bunu anlamıyorsun diye kötü mü oldu o şiir, o dil?
bugün elbette anlayamazsın sen onu...
harf inkilabı dediğim konu buydu işte.
yahu bu milletin dilini o hale getirdiler ki, bir ingiliz çocuğu 600 yıl evvel yazılmış bir ingilizce bir eseri rahat okur kavrarken, benim çocuğum 26 yıl evvel yazılan bir kitabı bile okuyup anlamaktan aciz hale geldi.
bi zamanlar ünlü bir tarihçinin yazdığı anekdotlardan şöyle bir not okumuştum, aklımda kaldığı kadarıyla...
"bir osmanlı köylüsü takriben 40 bin kelimeyle konuşurken, üst düzey elit bir okumuş zat ise asgari 180 bin kelime ile konuşuyor, yazıyordu" diyordu.
bugünü ne sen sor ne ben söyleyim arkadaşım. internet aleminde görüyorsun işte, topu topu taş çatlasa yarım yamalak yazılıp konuşulan, 300-500 kadar kuşa dönmüş fecaat bir dil.
neyse, kapatıyorum bu konuyu şahsım adına.
herkese saygı ve muhabbet.