Çocuk Parkında Çocuk Gerilla Timi Sıcak bir Eylül günü İzmirin bir semtinde Evime gidiyordum Salı öğle vaktinde.
Eve çıkan sokaklar çocuk parkı dibinde. Koşan çocuklar belirdi ansızın dibimde..
Ne oluyor, kavgadan mı böyle kaçıyorlar. Yalpa, yalpa koşarak çığlık saçıyorlar.
Fark ettim ki oyuncak tabanca ellerinde. Kapsül atarken Nağmeler vardı dillerinde
İlkin anlayamadım tekrar olmalı illa. Tekrarlıyor, tekrarları DAĞDAKİ GERİLLA
Eller bazen havada, önde, yanda, arkada Kaçan, koşanlar varda, koşturan yok ortada
Beş, on adım yürüdüm çocuk parkı göründü. Sanmayın parktakiler ne korkmuş, ne üzgündü.
İnanmakla, inanmamak arasında kaldım, Saniyeler hızıyla tefekkürlere daldım.. Dağdaki gerilla nedir(?) çok çabuk anladım Vatan Haini diye, tefekkürü noktaladım.
Caddeye doğru koşan gruba dönerek baktım İki gruptaki bu farktan dilimi yutacaktım.
İki grup çocukta ayni yaşta sayılırlar. Farkları çok büyük birbirinden ayrılırlar.
Bir grup kaykay, salıncak, topla eğlencesinde Bir grup eğitim amaçlı silah ellerinde.
Belli ki çok dinlemişler gerilla masalı Haşşaşiler modelleri olmuştur velhasılı Haşşaşiler adeta arza serpilmiş kumdu. Dini, imanı zayıflar, karşısında mumdu.
Yüzyıllar sonra bu gün ha kandil, ha Alamut Yine uyuşturucu ile verilen umut.
Gencecik bedenleri etten doğal bir tabut, Üniforma adıyla kefeni olan kaput..
Görsel, işitsel medya ne çok hasretmiş meğer Dağdaki gerillaya ne önem, ne çok değer.
Günlerce Röportajlar yazılı, görüntülü. Bazen kalemler harfler, bazen ses hüzüntülü
Güvenlik güçlerinde anlatım, sert vurgulu Demek ki her röportaj muhabirle kurgulu.
Alamuttanalıp Kandile koy şablonu.. Zaman, mekân dışınla farklı tablomu.?
Yalancı cennetten cehenneme fedailer. Onyedilik fidanda birer sürgün idiler
Yeni bulunmuştu Alamut atında petrol Tünel kazıp ateşledi petrolü Moğol.
Kurnazlıkta, korkuda üstündün Şeyhül Cebel. Üç günlük Alamut kibrin ahretine bedel.
! ! ! ! ! ! ! ! Hesaplayın kaç Alamut eder Ortadoğu,Fırat.? İnsani değerler, manevi değerler sırat
Deccal, Kıtal, Yecüc, Mecüç diyor hadis, ayet Bugün hepsi orta doğuda belirgin gayet.
** Çocuklar canımızdır, çocuklar tek neslimiz. Yarınlarda onlara esir gibi teslimiz.
Çocuk ailesinde, toplumda şekillenir.. Hayrında, şerrinde bizim adımız dillenir
Vatanı sevmek maddi, manevi bir ibadet. İmanın yerini almasın örf, töre, adet.
Doğruluk, dürüstlük olunca kötüye alet. Ne huzur kalır, ne güven, ne zerre adalet
Sanmayın her olayın oluşu bir rastlantı. Her olay da; geçmişten geleceğe bağlantı.
Beş yüz yetmişten beri mevcut Asr zammı süre. Ne güzel anlatmış sabrı, hakkı, gammı süre.
Bu ruh haliyle seyrettim parkı ben balkonumdan... Bir başka konuma geçtim olduğum konumdan.. Çocuk parkında mahallenin trafoları mevcut Düşersin, çıkma diye gençleri gelde sen tut.
Düştü düşecek, atlarken bir yerini kıracak Her korku, her seyredişim bağrıma bıçak. Kaç tane çocuk oynarken kol, ayak kırdı. Boynu kırılan çocuk yoğuna kaldırıldı
Elektrik trafosunda renk, renk kalp aşk simgesi- Üstünde kuru kafa ve ölüm tehlikesi
İki Trafo üç adım atlamasahası Dağcılık eğitimi trafoya tırmanılması
Umurunda değil kırılmış duvardaki figür Gençtir, sorumsuz, alabildiğince de özgür. Parkta mantar, yolda taş, Molof, havai fişek Vatana ihanettir bir ceza vermez isek
Sökülen kaldırımlar, tahrip olan binalar Hepsinde alın terim, gözlerimin nuru var
Çocukluğunu bilsin çocuk, sanmayın masum Ettireceğim mahşerde cehenneme mahkûm
Çocuk Parkında üç beş çocuklu gerilla timi Beklide bilmiyordur ne yaptığını, kimi..
ORHAN AFACAN
--HADİSİ ŞERİF :clover:
1854 sayılı hadisi EBU HÜREYRE Hz. naklediyor. "" Fırat nehrinin suyu çekilip,altından bir dağ meydana çıkmadıkça kıyamet kopmaz.Bu hazine üzerinde kıtal vukua gelir,her yüzden doksan dokuzu ölür../Kıtale iştirak edenlerden) her kişi yalnız halas olacağım diye ümitlenir."" demiş Resulullah sa.v. hadisin bir değişik şekli daha var.Ben pek ayet ve hadislerden bahsetmek istemiyorum ama şiirlerimin bazı yerlerinde kullanmaya çalışıyorum. Hadis Buharı ve Müslim rivayetidir. | | Orhan Afacan | |
|