@
|SeYYaH| abim, dikkat ediyorum ne zaman bir şey sorsam, ona cevap vermek yerine benim şahsım hakkında konuşuyorsunuz. Ne zaman bir konuda yorum yapsam o konuda bir şey demeyip benim düşünceme sataşıyorsunuz. Size yakıştıramıyorum. Diğer konularda sorduğum sorularıma da bir şey yazmadın henüz.
Daha önce de defaatle söyledim, hiçbir ülke siyasi anlamda ideal ülke değildir, çok yanlış argümanlara sarılıyorsunuz. Eğer bir Yahudi'ye de haksız yere zulmetseydiniz o zaman da karşınızda olurdum, benim için hakkın bizatihi kendisi önemli, kimin yanında durduğu değil. Çünkü hak bir ölçüdür, bir zümreye göre hareket etmez, tam tersine zümreler hakka göre hareket etmelidir. Daha önce de yine çok defa hatırlatmıştım Hz. Ali'nin sözünü; sen mi haklısın yoksa Muaviye mi haklı sorusuna verdiği cevap:
"Hakkı tanı, haklıyı bilirsin".
Siz ise önce "bu haklıdır" diyorsunuz, sonra ona göre hakkı tayin ediyorsunuz. Geçmişte bu forumda muhalefetin Erdoğan'a dini kimliğinden dolayı yaptığı haksız eleştiriler yaptıklarında neler dediğimi hatırlamıyor musun? Hepsi bu forumda duruyor, eski konuları aç oku abicim. Yani zulüm Erdoğan'ın şahsına da yapılsa, onun şahsı üzerinden başkalarına da yapılsa, onun yanında olurum. En azından ilkem budur. Fakat sizler öyle değil; ölümüne siyaset. Sizin taraftarlığınız haklıdır, hak da size göredir. Twitter da o yüzden kapatılmalıdır, gerekçe hiç önemli değil, çünkü Erdoğan böyle istiyor. İşte Suriye düşmanlığınız, Lübnan, İran düşmanlığınız da bundan ötürüdür; size göre bunlar batıldır, melaike bilse olsalar kakadır, kötüdür. Aynı şekilde benim de onları dünyanın en kötüleri bile olsalar aklayacağımı zannediyorsunuz. Gerçekte ise siz onların şahsında başka bir şeyleri yıkmak istiyorsunuz, sadece kiminiz söyleme cesareti gösteriyor, kiminiz gösteremiyor. O cesareti gösteremeyenler "Esad kıydı, Esad yaktı" gibi zalimane iftiralarla bunu yapmaya çalışıyorlar. Halbuki düşmanlıkları gerçekte Esad'ın şahsına değil, ama bunu açıklamaya cesaret edemiyorlar; bunu ikimiz de biliyoruz. O yüzden birbirimizi kandırmayalım.
Sevgili
Turab Garip, evvela size cevap yazamama özrüm, gerek vakit, gerek bazı sağlık sorunlarım sebebiyle her daim buraya cevap yetiştirebilme güçlüğü nedeniyledir. keza bu sade size özgü bir meselede değil, cevap yetiştiremediğim daha niceleri vardır. bu mesajınızdaki cevap isteme vurgusu çok net olduğu için yer imlerine aldım sayfayı, ancak fırsat bulabildiğim için yazabiliyorum.
bakın ne güzel söylemişsiniz, "hiçbir ülke ideal değildir" diye... amenna!
ne ki bu kural hep tek taraflı işliyor sizin için, Türkiye için, Tayyip Erdoğan için.
Siz de geçmişte benim mesajlarımı okumuşsunuzdur umarım, şu 17 aralık sendromuna kadar bu sitede onu en çok eleştirenlerden biriydim. ülkeyi gökdelenlerde betonlaştırma politikası, üç çocuk genellemesi, asgari ücret, emekli maaşları vb. bir çok konuda en amansız eleştirilerimi sıralamışımdır. ne ki bunları yazdığımda da siz yoktunuz buralarda.
Hz. Ali efendimizin sözünü hayatım boyunca sertaç etmişimdir kendime, bundan kuşkunuz olmasın. Kendi öz babama bile sonsuz bir sevgi ve bağlılığım, hürmet ve saygım olduğu halde birçok kez dikilmişimdir karşısına, haksız olduğunu düşündüğüm her anında... o yüzden ki hayatım boyunca hiç kimseye "ne diyorsa doğrudur" at gözlüğü mantığıyla bakmadım.
Twitter konusunda ona olan desteğim onun kapatılmasını istemesi sebebiyle değil, adamların Türkiyeyi 3. sınıf bir müstemleke ülkesi gibi görme kabalığı yüzündendir. ileri gelen batılı ülke hükümetlerine karşı her türlü kolaylığı gösterip vergi ödedikleri, erişim imkanı sağladıkları halde burada burnundan kıl aldırmaz hodgamlığı sergilemesi kanıma dokundu, hepsi bu.
sizi suçlama konusuna gelince, evet doğrudur, çünkü sürekli olarak inanç birlikteliği içinde olduğunuz mahut ülkeye her ne yaparsa yapsın asla toz kondurmazken, vatandaşı olduğunuz kendi ülkenize karşı gösterdiğiniz amansız muhalif profili bende çifte standart uyguladığınız inancı uyandırmıştır.
Esat konusuna gelince, Tayyip Erdoğan'ın onunla evvelde iyi olması, sonra aralarının bozulması, yahut amerika öyle istediği için onlara karşı durması vs. Esad'ın yaptığı katliamları mazur mu gösteriyor size? Başbakan bu konuda yüzbin kez haksız olabilir, amerikan emriyle düşman kesilmiş de olabilir, öyle inanıyorsanız öyle olsun, ama bu sebeple bu güne kadar katledilen onbinlerce masum insanın dökülen kanını haklı buluyorsanız artık sizinle konuşacak birşeyimiz de kalmamış demektir. burada sizinle bir türlü anlaşamadığımız en başat konu da bu işte... adamı İran destekliyor ya mesele bitmiştir, gerisi teferruat sizin için. bulur uydurursun onlarca teknik ayrıntı, üzerine bir şal örter, onun kapkara yüzünü perdelersin olur biter. onun için lütfen bana bir daha Esat denen Nemrut'tan bahsetmeyin... ki, sizinle olan buradaki az bir hukukumuz da yara almasın.
mesela sizin çok sevdiğiniz ülkenin hindistan gibi kast sistemine benzer yapısından, sünni kesimin nasıl 5. sınıf bir mahlukat muamelesi gördüğü gibi konularda da derin fikir ve görüşlerinizi beklemiş olsak çok şey mi istemiş oluruz üstadım?