NOT: Mizah içerir.
Hayatını facebook, instagram(doğru yazdığımdan emin bile değilim), twitterde sürdürüyorsun. Eyvallah yapabilirsin bunu, hatta herkes yapmalı. En azından gerçek hayatta yaşadığın duyguyu, sanal aleme kendin çizip ve kurguladığın bir senaryo şekline dönüştürüp, paylaşımlarda bulunma. (Kamu spotu)
Benim seneryoma gelirsek;
Kendi yaptığım araştırmalara göre evden dışarıya çıkamayan bir zavallısın. Evden çıkıp gittiğin yerler, seni sadece gezip eğleniyorum diye tatmin eder. Aslında o kadar boşsun ki, ezilecek yanlarını dile dökmek istemiyorum. Zira okuyup Ben buna ne yaptım ki diyebilme ihtimalin var. Ezmelik yanını göstermediğim halde bile sitem etme ihtimalin var.
Saçmalayınca çok ilgi çektiğini sanıp, yakın çevren tarafından bebe la bu tepkisi alıyorsun. Buraya kadar seni bombaladım. Seni mutlu edecekse bir şey daha var. Bu yapmacık paylaşımlarına rağmen tanımadığın insanlar seni takip ediyor. Şimdi bu beni kıskanıyor falan diyip okumayı bırakabilirsin. Asıl mevzu böyle düşünüp beni ezdiğini sanıyorsan; kusura bakma arkadaşım ama sen Ezilenlerin Sosyalleşememe Plartformundansın.
Sosyal medyanın en güzel yanı anlık haber, hızlı erişim gibi harikulâde güzel yanları da var. Örgütsüz olan bir halkın gezide sosyal medyada örgütlenmesi bunun en büyük kanıtıdır. (Şu cümlenin sonunda bana aynen dediğini varsayıyorum.)
Yılların bitmeyen geyiğine gelelim:Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?
Bu muhabbet sanal alemde hiçbir geçerliliği bulunmamakta. Sanal alemde gördüğün bir olayın doğruluğu (Benim araştırmalarıma göre) %65 civarındadır. Olayın gerçek olduğu doğrudur, ama %35i eksik kalır.
Senin yaptığın eleştiri-yorum(in-un) doğruluğu ise %55e düşüyor. Çünkü; orada bulunmuyordun ve haber kaynaklarına göre işkembeden sallayarak yazıyordun. Kısacası olay mahallinde olman sana gerçeğin %95 gösterir.
Özellikle birisiyle twitterde ya da facebookta kapışırken, aslında ne kadar boş muhabbet yaptığının farkına varıyorsan; bilgi yetersizliğinden kaynaklanıyor.
Laf atmayı pek sevmem. Başka bir deyişle kapak yapmayı O kadar saçmadır ki, sosyal medyada kendini öne çıkarma çabasından başka bir şey değildir. (Örn. Odun Herif, Atilla Taş, M.Gökçek) Amacın ünlü olmak ise işin zor be dostum. Türevleri zaten var.
Eğer hala merak ediyor ve hala kime söylediğimi merak ediyorsan ; sosyal medyadan kopamayan bizlere ve evet evet, sana diyorum.
Hayatını facebook, instagram(doğru yazdığımdan emin bile değilim), twitterde sürdürüyorsun. Eyvallah yapabilirsin bunu, hatta herkes yapmalı. En azından gerçek hayatta yaşadığın duyguyu, sanal aleme kendin çizip ve kurguladığın bir senaryo şekline dönüştürüp, paylaşımlarda bulunma. (Kamu spotu)
Benim seneryoma gelirsek;
Kendi yaptığım araştırmalara göre evden dışarıya çıkamayan bir zavallısın. Evden çıkıp gittiğin yerler, seni sadece gezip eğleniyorum diye tatmin eder. Aslında o kadar boşsun ki, ezilecek yanlarını dile dökmek istemiyorum. Zira okuyup Ben buna ne yaptım ki diyebilme ihtimalin var. Ezmelik yanını göstermediğim halde bile sitem etme ihtimalin var.
Saçmalayınca çok ilgi çektiğini sanıp, yakın çevren tarafından bebe la bu tepkisi alıyorsun. Buraya kadar seni bombaladım. Seni mutlu edecekse bir şey daha var. Bu yapmacık paylaşımlarına rağmen tanımadığın insanlar seni takip ediyor. Şimdi bu beni kıskanıyor falan diyip okumayı bırakabilirsin. Asıl mevzu böyle düşünüp beni ezdiğini sanıyorsan; kusura bakma arkadaşım ama sen Ezilenlerin Sosyalleşememe Plartformundansın.
Sosyal medyanın en güzel yanı anlık haber, hızlı erişim gibi harikulâde güzel yanları da var. Örgütsüz olan bir halkın gezide sosyal medyada örgütlenmesi bunun en büyük kanıtıdır. (Şu cümlenin sonunda bana aynen dediğini varsayıyorum.)
Yılların bitmeyen geyiğine gelelim:Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?
Bu muhabbet sanal alemde hiçbir geçerliliği bulunmamakta. Sanal alemde gördüğün bir olayın doğruluğu (Benim araştırmalarıma göre) %65 civarındadır. Olayın gerçek olduğu doğrudur, ama %35i eksik kalır.
Senin yaptığın eleştiri-yorum(in-un) doğruluğu ise %55e düşüyor. Çünkü; orada bulunmuyordun ve haber kaynaklarına göre işkembeden sallayarak yazıyordun. Kısacası olay mahallinde olman sana gerçeğin %95 gösterir.
Özellikle birisiyle twitterde ya da facebookta kapışırken, aslında ne kadar boş muhabbet yaptığının farkına varıyorsan; bilgi yetersizliğinden kaynaklanıyor.
Laf atmayı pek sevmem. Başka bir deyişle kapak yapmayı O kadar saçmadır ki, sosyal medyada kendini öne çıkarma çabasından başka bir şey değildir. (Örn. Odun Herif, Atilla Taş, M.Gökçek) Amacın ünlü olmak ise işin zor be dostum. Türevleri zaten var.
Eğer hala merak ediyor ve hala kime söylediğimi merak ediyorsan ; sosyal medyadan kopamayan bizlere ve evet evet, sana diyorum.