İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. Kültür / Sanat
  4. Şiir, Öykü, Deneme
Şiir, Öykü, Deneme

Asla Geç Değildir

|Ⓢєччαh|31.08.20208 cevap902 görüntüleme
2011'den beri35 bin mesaj
#1
Asla Geç Değildir
Okulun ilk günü, ilk derste profesörümüz, önce kendini tanıttı, sonra
“Bu yıl, yepyeni bir öğrencimiz var. Çok ilginç biri bakalım bulabilecek misiniz” dedi.. Ayağa kalkıp etrafa bakmaya başlamıştım ki, yumuşak bir el omzuma dokundu.. Döndüm.. Yüzü iyice kırışmış bir yaşlı hanımefendi, bana gülümseyerek bakıyordu..

“Ben Rose” dedi..

“Benim adım Rose, yakışıklı.. 87 yaşındayım. Madem tanıştık seni kucaklayabilir miyim?"

Güldüm.. “Tabii” dedim..

“Hadi sarıl bana..” Öyle sımsıkı sarıldı ki “Bu kadar genç ve masum yaşta üniversiteye niye geldin” diye şaka yaptım… Minik bir kahkaha ile yanıtladı:

“Buraya zengin bir koca bulmaya geldim. Evlenip birkaç çocuk doğuracağım. Sonra emekli olup dünya turuna çıkacağım..”

Dersten sonra kantine gidip, birer sütlü çikolata içtik. Hemen arkadaş olmuştuk. Ertesi gün ve ertesi üç ay, sınıftan hep birlikte çıktık ve hep kantinde lafladık.. Öyle akıllı ve öyle deneyimliydi ki, onu dinlemekle, derslerden daha çok şey öğrendiğimi hissediyordum. Sömestre boyunca Rose kampüsün gülü oldu. Nereye gitse etrafı çevriliyor, çok çabuk arkadaş ediniyordu. iyi giyinmeyi seviyor, diğer öğrencilerin ilgisini çekmeye bayılıyordu. Rose hayatını yaşıyordu..

Hepimizden daha canlı, daha dolu yaşıyordu.. Sömestre sonunda, Futbol balosuna davet ettik, Rose’u.. Konuşma yapması için.. Orada bize verdiği dersi unutmama imkan yok.. Konuşmasını önceden hazırlamış ve bir yığın karta kocaman kocaman yazmıştı. Elinde budeste ile kürsüye yürürken, kartları elinden düşürdü. Konuşma darmadağın olmuştu. şaşkın, biraz da utanmış mikrofona doğru eğildi..

“Ne kadar beceriksizim, değil mi?.. Özür dilerim.. Buraya gelmeden önce heyecanım yatışsın diye bir duble viski attırdım. Sonucu görüyorsunuz.. şimdi bu kartları toplasam bile onları yeniden sıraya koymam mümkün değil.. Onun için en iyisi ben size aklımda kalanları söyleyeyim, olur mu?..” Biz kahkahalarla gülerken, o bardaktan bir yudum su aldı ve konuşmasına başladı: “Yaşandığımız için, evlenmekten, oynamaktan, yaşamaktan vazgeçmeyiz.. Evlenmek, oynamak ve yaşamaktan vazgeçtiğimiz için yaşlanırız. Genç kalmanın mutlu olmanın ve başarıya ulaşmanın sadece dört sırrı vardır.. Her gün gülmek ve yaşama katacak mizah bulmak.. Bir rüyanız olmalı mutlaka.. Rüyalarınızı kaybettiniz mi, ölürsünüz.

Etrafımızda dolaşan pek çok kişi aslında ölü ve bundan kendilerinin bile haberi yok.. Yaşlanmakla, büyümek arasında çok büyük bir fark vardır.. Eğer 19 yaşındaysanız ve bir yıl hiç bir şey yapmadan, hiç bir şey üretmeden bir yıl sırtüstü yatarsanız, sadece bir yaş yaşlanır, 20 olursunuz.. Ben 87 yaşındayım ve ben de bir yıl hiç bir şey yapmadan, hiç bir şey üretmeden sırtüstü yatarsam, 88 yaşımda olurum. Herkes bir yılda bir yaş yaşlanır.

Bunun için özel bir yetenek ya da bilgiye ihtiyaç yoktur. Oysa bir yaş daha büyümek için, mutlak bir şeyler yapmak, üretmek, kendini geliştirecek fırsatları bulmak ve kullanmak gerekir. Asla pişman olmayın.. Biz yaşlılar, genelde yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan pişman oluruz çünkü..

Ölümden korkan insanlar, pişman olanlardır.. Pişman olmaktan korktukları için hiçbir şey yapmayanlardır..”

Ders yılı sonunda Rose, yıllarca önce başlayıp, yaşam mücadelesi içinde ara vermek zorunda kaldığı üniversiteyi derece ile bitirdi..

Mezuniyet töreninden bir hafta sonra, uykusunda, huzur içinde öldü.

Cenaze törenine 2 binden fazla üniversite öğrencisi katıldı.

“Yapabileceğimiz her şeyi yapmak için asla geç olmayacağını” hepimize hem de nasıl öğreten bu muhteşem kadının anısına layık bir törendi bu.. Rose’un öğretisi aslında dünyanın bütün üniversitelerinde zorunlu ders olmalıydı
👍 6
Cevaplar
2020'den beri666 mesaj
#2
Hocam bu hikaye bana uyduruk gibi geldi. 87 yaşında okul okuyan bir kadın varmışta bilmem ne yapmışta.. Bence birisi uydurup kağıda dökmüştür. Kesin yaşanmış gözüyle de bakamayız
2020'den beri2.197 mesaj
#3
Elinize sağlık hocam.
👍 2
2019'den beri160 mesaj
#4
Hocam bu hikaye bana uyduruk gibi geldi. 87 yaşında okul okuyan bir kadın varmışta bilmem ne yapmışta.. Bence birisi uydurup kağıda dökmüştür. Kesin yaşanmış gözüyle de bakamayız
uyduruk değil gerçekk
👍 2
2020'den beri3.317 mesaj
#5
uyduruk değil gerçekk
Kadın senin akrabam mi ki bu kadar eminsin
2019'den beri160 mesaj
#6
Kadın senin akrabam mi ki bu kadar eminsin
bende okumuştum bi yerde ondan.. bilmediğimiz bir şeyi savunmayız:))
👍 2
2016'den beri1.259 mesaj
#7
Asla Geç Değildir
Okulun ilk günü, ilk derste profesörümüz, önce kendini tanıttı, sonra
“Bu yıl, yepyeni bir öğrencimiz var. Çok ilginç biri bakalım bulabilecek misiniz” dedi.. Ayağa kalkıp etrafa bakmaya başlamıştım ki, yumuşak bir el omzuma dokundu.. Döndüm.. Yüzü iyice kırışmış bir yaşlı hanımefendi, bana gülümseyerek bakıyordu..

“Ben Rose” dedi..

“Benim adım Rose, yakışıklı.. 87 yaşındayım. Madem tanıştık seni kucaklayabilir miyim?"

Güldüm.. “Tabii” dedim..

“Hadi sarıl bana..” Öyle sımsıkı sarıldı ki “Bu kadar genç ve masum yaşta üniversiteye niye geldin” diye şaka yaptım… Minik bir kahkaha ile yanıtladı:

“Buraya zengin bir koca bulmaya geldim. Evlenip birkaç çocuk doğuracağım. Sonra emekli olup dünya turuna çıkacağım..”

Dersten sonra kantine gidip, birer sütlü çikolata içtik. Hemen arkadaş olmuştuk. Ertesi gün ve ertesi üç ay, sınıftan hep birlikte çıktık ve hep kantinde lafladık.. Öyle akıllı ve öyle deneyimliydi ki, onu dinlemekle, derslerden daha çok şey öğrendiğimi hissediyordum. Sömestre boyunca Rose kampüsün gülü oldu. Nereye gitse etrafı çevriliyor, çok çabuk arkadaş ediniyordu. iyi giyinmeyi seviyor, diğer öğrencilerin ilgisini çekmeye bayılıyordu. Rose hayatını yaşıyordu..

Hepimizden daha canlı, daha dolu yaşıyordu.. Sömestre sonunda, Futbol balosuna davet ettik, Rose’u.. Konuşma yapması için.. Orada bize verdiği dersi unutmama imkan yok.. Konuşmasını önceden hazırlamış ve bir yığın karta kocaman kocaman yazmıştı. Elinde budeste ile kürsüye yürürken, kartları elinden düşürdü. Konuşma darmadağın olmuştu. şaşkın, biraz da utanmış mikrofona doğru eğildi..

“Ne kadar beceriksizim, değil mi?.. Özür dilerim.. Buraya gelmeden önce heyecanım yatışsın diye bir duble viski attırdım. Sonucu görüyorsunuz.. şimdi bu kartları toplasam bile onları yeniden sıraya koymam mümkün değil.. Onun için en iyisi ben size aklımda kalanları söyleyeyim, olur mu?..” Biz kahkahalarla gülerken, o bardaktan bir yudum su aldı ve konuşmasına başladı: “Yaşandığımız için, evlenmekten, oynamaktan, yaşamaktan vazgeçmeyiz.. Evlenmek, oynamak ve yaşamaktan vazgeçtiğimiz için yaşlanırız. Genç kalmanın mutlu olmanın ve başarıya ulaşmanın sadece dört sırrı vardır.. Her gün gülmek ve yaşama katacak mizah bulmak.. Bir rüyanız olmalı mutlaka.. Rüyalarınızı kaybettiniz mi, ölürsünüz.

Etrafımızda dolaşan pek çok kişi aslında ölü ve bundan kendilerinin bile haberi yok.. Yaşlanmakla, büyümek arasında çok büyük bir fark vardır.. Eğer 19 yaşındaysanız ve bir yıl hiç bir şey yapmadan, hiç bir şey üretmeden bir yıl sırtüstü yatarsanız, sadece bir yaş yaşlanır, 20 olursunuz.. Ben 87 yaşındayım ve ben de bir yıl hiç bir şey yapmadan, hiç bir şey üretmeden sırtüstü yatarsam, 88 yaşımda olurum. Herkes bir yılda bir yaş yaşlanır.

Bunun için özel bir yetenek ya da bilgiye ihtiyaç yoktur. Oysa bir yaş daha büyümek için, mutlak bir şeyler yapmak, üretmek, kendini geliştirecek fırsatları bulmak ve kullanmak gerekir. Asla pişman olmayın.. Biz yaşlılar, genelde yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan pişman oluruz çünkü..

Ölümden korkan insanlar, pişman olanlardır.. Pişman olmaktan korktukları için hiçbir şey yapmayanlardır..”

Ders yılı sonunda Rose, yıllarca önce başlayıp, yaşam mücadelesi içinde ara vermek zorunda kaldığı üniversiteyi derece ile bitirdi..

Mezuniyet töreninden bir hafta sonra, uykusunda, huzur içinde öldü.

Cenaze törenine 2 binden fazla üniversite öğrencisi katıldı.

“Yapabileceğimiz her şeyi yapmak için asla geç olmayacağını” hepimize hem de nasıl öğreten bu muhteşem kadının anısına layık bir törendi bu.. Rose’un öğretisi aslında dünyanın bütün üniversitelerinde zorunlu ders olmalıydı
Kurgu bile olsa önemli olan vermek istediği ders. Ders almak isteyen alır.
👍 2
|Ⓢєччαh| Konuyu açan
2011'den beri35 bin mesaj
#8
Hocam bu hikaye bana uyduruk gibi geldi. 87 yaşında okul okuyan bir kadın varmışta bilmem ne yapmışta.. Bence birisi uydurup kağıda dökmüştür. Kesin yaşanmış gözüyle de bakamayız
Sizin muhalefetiniz şahsıma mı, hikayeye mi anlamadım. Ne demek yahu 87 yaşında üniversite okuyan kadın olur muymuş? Bu ülkede bile kaç kez nineler, dedeler torunlarına ilham vermek, onların okul hayatlarına destek olmak gibi sebeplerle üniversite okuduğunu anlatan haberler çıkmadı mı? Bir yazın bakalım Google'a, "Torunuyla üniversite bitiren, dede, neneler" diye bakın karşınıza kaç tane haber çıkıyor! Yahu sanki şapkadan tavşan çıkarmışız, sanki yaşlı bir kadına kanat takıp havada uçurmuşuz! Kaldı ki bu hikaye gerçek ve yaşanmış bir hayat hikayesinin satırlara aktarılmış halidir, hepsi o kadar.

Yok efendim, ninen miydi, yok efendim tanıyor muydun, yakının mıydı? Ayıp yahu gerçekten çok ayıp. İnsanın azıcık saygısı olur, ibret alınması gereken bir yazının, hikayenin içine ettiniz. Helal olsun size.

Bu tavırlardan soğudum artık. Belli ki insanlara faydalı olmak için taşıdığınız iyi niyetlerinizin bu insanlar nezdinde hiçbir kıymeti harbiyesi yok.
👍 2
2020'den beri6.625 mesaj
#9
Hocam bu hikaye bana uyduruk gibi geldi. 87 yaşında okul okuyan bir kadın varmışta bilmem ne yapmışta.. Bence birisi uydurup kağıda dökmüştür. Kesin yaşanmış gözüyle de bakamayız
Kurgu veya gerçek olması neyi değiştiriyor?

Verdiği dersi, kurgu olunca anlayamıyor musunuz?
👍 2

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.