1- Hangi linux dağıtımını kullanıyorsunuz ?
2- Kullandığınız dağıtımı neden tercih ettiniz ?
3- Kullandığınız dağıtımdan memnun musunuz ?
4- Kullandığınız dağıtımının pozitif yönleri ve negatif yönleri nelerdir ?
5- Ne zamandan beridir linux kullanıyorsunuz ?
6- Önerebileceğiniz başka dağıtımlar var mı ?
7- Söylemek istediğiniz başka bir şey var mı ?
Linux Debian dağıtımı kullanıyorum. Kurulumdan sonra ihtiyacıma göre bazı uygulamaları bu dağıtım içinde aradım, birçokları var, ayrıca klasör yapısı bildiğimizden farklı işliyor (windows kullanıcısı olarak söylüyorum). Bu durumda bol bol kullanım kılavuzu okumak gerekiyor. Bu kılavuzlar arasında gezinirken ilgimi daha çok çeken birçok özelliğe rastladım. Bunlar ille ihtiyacımla veya bilgisayarda veya sistemde yapmak istediğim değişiklikle tam örtüşmüyor. ama bir çırpıda, uzun soluklu ve hayata geçirilmesi için uğraş verilebilecek fikirleri aklımda tutuyor. Bunlar bana çoklukla Windows'tan geçmiştir diyebilirim. Bir çırpıda aklıma ilişmesinin sonuçları iki türlü. Bilgi ile mesafeli durarak bu ekran görüntüsünün ardında girdi ve çıktıların evrenine çok çekilmeden durmak gerekiyor ya, bu zor bir iş. Biraz kullanım kolaylığına dair seçenekler, biraz geliştirmek üzere ihtiyaç duyduklarım iç içe geçiyor. Zorluğu yenmenin yolu yine işin aslına odaklanmak, meslekten gelen verimli mesafeyi unutarak es geçmek. Diğeri ise işletim sistemi ile etkileşimin büyük havuzunda kendini tamamen kaybetmek. Bu bir serüvene benziyor. İnternet üzerinden bağlantı takip eder gibi, bağlı yapıların mesleğe dayanan ilişkilerine dair bolca saptama yapma imkanı sunuyor.
Sorunu bir ağaca benzetirsek çözümlerden biri breadth-first, diğeri depth-first denebilir.
Mesela 'nano' Debian dağıtımında bir metin düzenleyicisi. Stable sürümü 3.2. Geliştirenler sürümü 5'e taşımışlar ancak Debian bu sürümü stable yerine testing dağıtımına almış. Bu durumda 'nano' eksik çalışır gibi bir izlenim var. Halbuki yanlış. Bu yanlışla hareket edip yeni sürümü yüklemeye kalktığınızda stable Linux dağıtımının içinden bu sürümün dayandırıldığı paketler ve onların yeni sürümleri stable dağıtımın dışına ufak ufak kaymaya başlar. En tehlikelisi budur. Paket yönetiminin repolarla kullandıkları kilitler ve bunların değiştirilmesine veya açılmasına dair belirsizlik buradan başlar. Gerçi paket yüklemenin koşulları ve parametreleri tehlikesizdir ama not etmek gerekir. Stable stable kalmalıdır. Burada işin içine Linux'un meşhur klasör yapısı giriyor. Windows/system 32 benzeri bir özel klasörün diğerlerine dosya bağımlılıkları bakımından üstünlüğünden dolayı kurulumlar esnasında olabilecek en üst düzeyde korunuyorlar. Bunun dışında kalanlara 3rd party deniyor ve sources.list dosyasının bulunduğu klasörde girdisini görmek mümkündür. Bu yoldan kurulum gzip-tarball-make üçlemesiyle yapılır.
Burada kişisel deneyimim ta Windows'tan bu yana arşiv dosyalarının paket imzaları yönünden ilk kaynak dışında güvenli olmadığı yönündedir. Linux'un gzip ve tar uygulamaları çoktandır stable olmalarına rağmen bu yolla yapılan kurılumlar her zaman stable dağıtıma dahil edilemezler! Ama sonuç ne diye soracaksanız söyleyim. Klavyenin tek tuşuna uygılamayı bağlayıp kullanmaya devam ediyoruz.
Kıssadan hisse, repoların internete ve uygulama havuzlarına açılırken doğru tercih edilmesi önemlidir ve bunların yerel sunucuda yine repo olarak tutulmalarını tavsiye edebilirim.