P
Biraz önce msn türkiyenin sayfasında gördüm Mutlaka okuyun yazıyordu paylaşmak istedim güzel bir fıkra
Ekonomik krizin çözümüne fıkra tadında bir hikaye:
Mevsim yaz, aylardan Ağustos...
Riviera kıyısında küçük bir kasaba, yaz sezonu ancak yagmur yağıyor, yani kasaba bomboş, herkesin borcu var ve kredi ile yaşıyorlar
Şans eseri otele zengin bir rus geliyor ve resepsiyona 100 dolar bırakıp, odaya bakmaya çıkıyor
Otel sahibi parayı hemen alıp, kasaba olan borcunu ödüyor
Kasap, 100 doları hemen kaparak toptancıya olan borcunu vermeye gidiyor
Toptancı büyük bir sevinçle parayı alıp, kriz nedeniyle kredili hizmet veren son defa birlikte olduğu kadına götürüyor.
Kadın parayı alıp aynı otele giderek oraya olan borcunu ödüyor.
Ve o anda Rus müşteri odadan geri dönüyor ve odayı beğenmediğini söyleyip 100 dolarını geri alarak kasabayı terk ediyor.
Rus müşterinin bu ziyaretinden somut olarak hiç para kazanan olmuyor ancak
TÜM KASABA BORÇLARINDAN KURTULUYOR VE GELECEĞE ÜMİTLE BAKIYOR...
Cevaplar
A
Zincir kuralı... :D
K
Puhahaha Tam Komedi Ya
V
illginç :D:D
Ooh, bütün Türkiye'ye yapsak ya bunu :)
R
2008'den beri15 bin mesaj
HArbiden ilginç :D
ekonomi bu işte :D
Y
Amerika işte böyle kendini kandırdığı için battı. Bir gün açık çıkar herkes ortada kalır.
E
Amerika işte böyle kendini kandırdığı için battı. Bir gün açık çıkar herkes ortada kalır.
Şu günlerde yaşadıkları gibi mesela...
B
otel ın sahıbı borcunu oduyo ama rus parayı gerı aldıgı için para kazanmamıs oluyo yanı oda parası almamıs oluyo
T
Eğer o 100 dolar olmasaydı, borçlar temlik yoluyla bir sonraki alacaklıya aktarılmış olsaydı yine herkesin borcu kapanmış olurdu.
Yani;
Kadın otelciye benim sana 100 $ borcum var fakat toptancıdan 100 $ alacağım var sen ondan tahsil et dese,
Toptancı, benim de kasaptan 100 $ alacağım var deyip otelciyi ona gönderse,
Otelcinin zaten kasaba 100 $ borcu vardı. Onlarda aralarında konuşarak borç ve alacağı karşılıklı silse zaten borçlar kapanmış olur.
Para, mal ve hizmetlerin değiş-tokuşunda her zaman katalizör olarak yer alır. Bu hikayede çok enteresan bir durum göremedim.
E
2005'den beri19 bin mesaj
hikaye güzel aslında piyasa anlatılmış burda
para döndükçe kriz olmaz demeye getiriliyor
güzel
M
ortada bir yanlış var ama nerede olduğunu anlamadım. para girip-çıktığına göre aslında kimsenin kimseye borcu yokmuş. bu sonuç çıkıyor.
N
Bu Denilen ancak Mal veya Hizmet Alınmassa Gerçekleşebilir.! Dikkatinizi çektiyse 4 kişi arasında geçiyor o zaman Paranın geri gelmesi son derece normal ama 6 milyar insan arasında o para sana geri gelmez Zengin birinin kasasında kalır Veya Bir yatırıma dönüşebilir . Bu paradan Vergi de Alınmıyor Vergi alınsa 100$ olarak da geri gelmez . Vergi olmassa o kasabanın yolu ve suyudu olmaz . Tüketilen malzemeler de ise Tüketip yokettiğin şeyin parası sana nasıl dönebilir ?İnsan Olarak Karnımız açıkmasa Su içmek istemesek giyeceğimizi kendimiz üretsek o zaman paraya ihtiyacımız olmaz Yani tüm dünyanın köylü olması gerekiyor . Ama Sen araba bineceksen Tv izleyeceksen müzik dinleyeceksen o Para erir gider ve her seferinde tekrar kazanmak zorundasın.Global Ekonomi buna karşılıkdır.Birde Böyle düşünün !
Besin Zinciri Borç Zinciri Olmuş :D:D
Gerçekten güzelmiş.Gerçekte de böyle olması gerekiyor.
Mesela benim birinden alacağım var,birine de borcum var.Borcum olan kişiye git alacağım olan kişiden iste desem,"beni ilgilendirmez" diyor.Mutlaka bu düğümü çözecek nakit para lazım.
Z
kapitalizmin işleme metodunu anlatmış ama bir eksikle oda faiz eğer bu ticaret zincirinde faiz olsaydı toplam harcana para 400 dolar ama borç 500 dolar olacaktı.çok güzel bi paylaşım saolsın
zeitgeist adlı belgeselde korkunç bir şekilde para piyasalarının nasıl işlediğini anlatıyo zaten ortada faiz yoksa eğer bu durum sadece ticareti bağlantılı kişiler arasında iş görür ama arada faiz ve bankalar varsa piyasada toplam para 1 milyon dolarken toplam borç 2milyon dolar olur yani herkes aynı anda borcunu ödemeye kalksa bile öyle bir paranın varlığı olmadığı için bu iş gerçekleşemez
7
Palavra. İşler gerçekten böyle dönmüyor. Piyasadaki para her zaman değer kaybeder. Kaybettiği değer nereye gider derseniz, paranın efendilerinin cebine girer.
@zeroaxa'nın dediği gibi faiz bunun nedenidir.
Türkiye'de de para sürekli IMF ve Dünya Bankasına akar gider.
@zeroaxa The Obama Deception belgeselini de seyretmeni tavsiye ederim.
:)turist dua sına cıkalım ozamn:)
Z
Palavra. İşler gerçekten böyle dönmüyor. Piyasadaki para her zaman değer kaybeder. Kaybettiği değer nereye gider derseniz, paranın efendilerinin cebine girer.
meselede o zaten sertbest piyasanın iyi tarafı rekabeti içermesi olsada bu sistemde piyasada olmayan para sebebiyle acımasız bir rekabet doğururki buda birilerinin batması birilerinde daha yukarı çıkması demek
C
ilginç bir şey...:)
herkezin birbirine 100 dolar borcu mu varmış? rus gelincede değişen ne oldu ki kimsenin parası yoktu halen de yok :D Giderin gelirden cok olursa kredi batağı sonuc: küresel kriz..
1 ay önce okumuştum ve beğenmiştim
7
Eğer o 100 dolar olmasaydı, borçlar temlik yoluyla bir sonraki alacaklıya aktarılmış olsaydı yine herkesin borcu kapanmış olurdu.
Yani;
Kadın otelciye benim sana 100 $ borcum var fakat toptancıdan 100 $ alacağım var sen ondan tahsil et dese,
Toptancı, benim de kasaptan 100 $ alacağım var deyip otelciyi ona gönderse,
Otelcinin zaten kasaba 100 $ borcu vardı. Onlarda aralarında konuşarak borç ve alacağı karşılıklı silse zaten borçlar kapanmış olur.
Para, mal ve hizmetlerin değiş-tokuşunda her zaman katalizör olarak yer alır. Bu hikayede çok enteresan bir durum göremedim.
Buradaki hikayede demişler ki elinizde ne var ne yok harcayın krizden çıkıp mutlu olursunuz. Fakat ekonomi denilen çarkta krizler yapaydır. Krizler birileri tarafından tasarlanır, uygulanır, sonuçta büyük kar elde ederler ve toplumları istedikleri gibi yönlendirirler.
Eğer gerçekten katalizör nasıl olur derseniz aşağıdaki hikayeyi okumanızı tavsiye ederim. (Konuyla ilgisi yok belirtmek isterim.)
Ölmek üzere olan yaşlı bir baba, yatağının başına üç oğlunu çağırarak, onlara vasiyette bulunur:
-"Oğullarım, ben ölünce, birbirinize düşmemeniz için, size sahibi olduğum 17 deveyi paylaştırmak istiyorum. Miras olarak develerin yarısını büyük oğluma, üçte birini ortancaya, dokuzda birini ise küçük oğluma bırakıyorum."
Babalarının ölümünden sonra, mirası babalarının vasiyeti uyarınca paylaşmak üzere kardeşler bir araya gelirler. Fakat bir türlü işin içinden çıkamazlar. Mirası babalarının istediği gibi pay edemezler. Çünkü 17 sayısı ne 2' ye, ne 3' e, ne de 9' a bölünebilir.
"Bu işin üstesinden ancak köyün tecrübe ehli, yaşlı bilgesi gelir!" diye düşünüp, ona giderek, danışırlar. Bilge kişi
-"Benim bir devem var, onu da alıp, yeniden hesap yapın!" der.
Bu cömertliğe çok şaşıran oğullar, 18 deveyi pay etmeye girişirler. Önce ikiye bölerler, büyük oğul 9 develik payını alır. Sonra üçe bölerler, çıkan 6 deveyi de ortanca oğul alır. Daha sonra dokuza böldüklerinde 2 deveyi de küçük oğul alır. Ama, bütün develeri paylaştıktan sonra ortada fazladan bir deve kalır, yine.
Oğullar bu duruma da bir çözüm getirmesi için yaşlı bilgeye başvururlar. Bilge kişi güler ve:
-"İyi öyleyse!" der. "Sorununuz çözümlendiğine göre, ben de devemi geri alayım."
Bilge kişi tıpkı bilgi gibi katalizör olarak olaya girer, çözümü sağladıktan sonra olaydan çıkar. Sorunu çözmede insanlara yardımcı olur, ama kendinden de bir şey eksilmez. Özellikle sevgi ve bilgi verdikçe azalmayan, daha da çok artan, tükenmez bir özelliğe ve güzelliğe sahiptir.
M
bizim türklere para verirsen göz açıp kapayana kadar o para duman olur
slmmm beyler ben yeni üye
kimse yok muu bisey sorcam da
Çok İlginç bir hikaye bu.
W
hahah alın verin ekonomiye can verin :D
E
:D:DD: herkesin 100 dolar borcumu varmış
bukadarlık krizlemi batmış bunlar D:D
Cevabını yaz
Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.