Not:Ben bunu daha önce anlatmışmıydım acep:)
Bir tane kayınçom var.Evin tek oğlu biraz saftır kendileri..Katıksız Anadolu adamıdır.
Onların köyündeyim.Ve onunla oturuyoruz.Bir çocuk koşarak geldii...Bizim kayınçoya nefes nefese kalmış vaziyete ''**** abi yukarıya 2 kız gelmiş bişey satıyolar ahmet abi dedi ki bizim eve gelsin.''
''ne satıyorlar kızım?''
''bilmem kitap satayiler heralde'':)
KAyınço:Enişte sen de gel anlarsın sen bu işlerden
Birazdan kalkıp beraberce gittik çağrıldığımız eve..' 2 tane genç kız ellerinde kitaplar ''çocuklarınızı dersaneye göndermeyin bu kitapları alın'' diyorla özetle..
Tabi ki saçmalık.Kitap fiyatı da 400 TL..Sinir oldum o kızlara köylüyü saf buldular kandıracaklar.
Bizim köylü de öyle bir ağırlıyor ki o kızları çaylar börekler sarmalar..
Tabi çayları yudumlarken ikide bir kayınço soruyor '' eniştee ne dersun alalum mi?''
Ya ben direk yok almayın diyemiyorum kızların yanında..
''bilmem valla siz bilirsiniz ''gibi cümleler kuruyorum.
Ama hala ısrarla soruyor bana kayınço''enişte ne dersun alalum mi?''
Ulan kaş göz ediyom anlamıyor..
Aklıma harika bir fikir geldi.Tlefonumu çıkardım.Masanın altından gizlice mesaj yazdım.Aynen şöyle.
Kayınço çaktırma ben Hakan.Kitapları sakın almayın''
gönderdikten sonra telefonu hızlıca cebime koydum.
Kayınçonun telefonu öttü..Telefonu eline alıp bana bakması bir oldu...
Şansa herkes ona bakıyor sessiz bir ortam oluştu..Bana bakıp kafa salladı (nhayırdır anlamında)
Ben de :''eem ım ne ne oldu? dedim.yutkunarak..
''mesaj yollamışsın ya bana ''
''yok kayınço yollamadım''
'' ee hani burada senin adun yazayi''
(ulan Allah iyiliğini versin rezil oldum)
''yok canım ben değilim dedim.
sustu...masadaki sessizlik devam ediyor herkes bir ona bir bana bakıyor...
Sonra mesajı okuduktan sonra gözlerimin içine bakıp kafayı salladı..
Allah ım yer yarılsada yerin dibine girsem...
Daha bitmedi bana kafayı salladıltan sonra satış yapan kızlara dönüp
''biz almayalum kitap dersaneye yollucayuğ''
demez mi...
Bir tane kayınçom var.Evin tek oğlu biraz saftır kendileri..Katıksız Anadolu adamıdır.
Onların köyündeyim.Ve onunla oturuyoruz.Bir çocuk koşarak geldii...Bizim kayınçoya nefes nefese kalmış vaziyete ''**** abi yukarıya 2 kız gelmiş bişey satıyolar ahmet abi dedi ki bizim eve gelsin.''
''ne satıyorlar kızım?''
''bilmem kitap satayiler heralde'':)
KAyınço:Enişte sen de gel anlarsın sen bu işlerden
Birazdan kalkıp beraberce gittik çağrıldığımız eve..' 2 tane genç kız ellerinde kitaplar ''çocuklarınızı dersaneye göndermeyin bu kitapları alın'' diyorla özetle..
Tabi ki saçmalık.Kitap fiyatı da 400 TL..Sinir oldum o kızlara köylüyü saf buldular kandıracaklar.
Bizim köylü de öyle bir ağırlıyor ki o kızları çaylar börekler sarmalar..
Tabi çayları yudumlarken ikide bir kayınço soruyor '' eniştee ne dersun alalum mi?''
Ya ben direk yok almayın diyemiyorum kızların yanında..
''bilmem valla siz bilirsiniz ''gibi cümleler kuruyorum.
Ama hala ısrarla soruyor bana kayınço''enişte ne dersun alalum mi?''
Ulan kaş göz ediyom anlamıyor..
Aklıma harika bir fikir geldi.Tlefonumu çıkardım.Masanın altından gizlice mesaj yazdım.Aynen şöyle.
Kayınço çaktırma ben Hakan.Kitapları sakın almayın''
gönderdikten sonra telefonu hızlıca cebime koydum.
Kayınçonun telefonu öttü..Telefonu eline alıp bana bakması bir oldu...
Şansa herkes ona bakıyor sessiz bir ortam oluştu..Bana bakıp kafa salladı (nhayırdır anlamında)
Ben de :''eem ım ne ne oldu? dedim.yutkunarak..
''mesaj yollamışsın ya bana ''
''yok kayınço yollamadım''
'' ee hani burada senin adun yazayi''
(ulan Allah iyiliğini versin rezil oldum)
''yok canım ben değilim dedim.
sustu...masadaki sessizlik devam ediyor herkes bir ona bir bana bakıyor...
Sonra mesajı okuduktan sonra gözlerimin içine bakıp kafayı salladı..
Allah ım yer yarılsada yerin dibine girsem...
Daha bitmedi bana kafayı salladıltan sonra satış yapan kızlara dönüp
''biz almayalum kitap dersaneye yollucayuğ''
demez mi...