Türkün biri uzak doğuya tatile gitmiş ve dönüşte çocuklarına bir hediye almak istemiş.
Bir de bakmış bir köşede sincap satılıyor. Hoşuna gitmiş ve almış. Hava alanına gelmiş, kontrol esnasında görevliler sincapı bulmuşlar ve geçiş için aşı ve izin gibi belgeler olmadığı için uçağa alamaycaklarını söylemişler.
Bizim Türk düşünmeye başlamış. Tam havalimanında gezinirken bi bakmış şalvarlı bir adam. Anlamış Türk olduğunu ve
- "Hemşerim, senden bir ricada bulunabilir miyim? Bir sincabım var ve evde
çocuklarıma hediye gönderecem fakat uçağa alamıyorum. Senin şalvarın içine atsak..."
Adam olur demiş. Neyse uçağa binmişler. Derken şalvarlı adamı bir ter basmış, yerinde duramıyor.
Bir ara şalvarın bağını çözmüş, kıt diye hayvanın boynunu kırmış. Sincabın sahibi hiddetlenmiş:
- "Be adam sen na'ptın, hayvanı öldürdün!!."
Adam:
- "T..aklarımı fındık zannetti kırmaya çalıştı bişiy demedim. Arkamı yuva zannetti girmeye çalıştı bişiy demedim ama fındıkları yuvaya taşımaya çalışmadı mı işte ona dayanamadım!..."
Bir de bakmış bir köşede sincap satılıyor. Hoşuna gitmiş ve almış. Hava alanına gelmiş, kontrol esnasında görevliler sincapı bulmuşlar ve geçiş için aşı ve izin gibi belgeler olmadığı için uçağa alamaycaklarını söylemişler.
Bizim Türk düşünmeye başlamış. Tam havalimanında gezinirken bi bakmış şalvarlı bir adam. Anlamış Türk olduğunu ve
- "Hemşerim, senden bir ricada bulunabilir miyim? Bir sincabım var ve evde
çocuklarıma hediye gönderecem fakat uçağa alamıyorum. Senin şalvarın içine atsak..."
Adam olur demiş. Neyse uçağa binmişler. Derken şalvarlı adamı bir ter basmış, yerinde duramıyor.
Bir ara şalvarın bağını çözmüş, kıt diye hayvanın boynunu kırmış. Sincabın sahibi hiddetlenmiş:
- "Be adam sen na'ptın, hayvanı öldürdün!!."
Adam:
- "T..aklarımı fındık zannetti kırmaya çalıştı bişiy demedim. Arkamı yuva zannetti girmeye çalıştı bişiy demedim ama fındıkları yuvaya taşımaya çalışmadı mı işte ona dayanamadım!..."