İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. SDN Arşiv
  4. Beğenilen Köşe Yazıları
Beğenilen Köşe Yazıları

20 Temmuz

twilight_flame21.07.20090 cevap884 görüntüleme
2008'den beri618 mesaj
#1
20 Temmuz

Temmuz

gecesi...

19’u

20’sine

dönüyor

usul usul.

Akdeniz’in

göbeği...

Ay batmış.

Zifiri

karanlık.

Bir balıkçı teknesi...

Işıkları sönük.

Pata pata, yarıyor suları.

Karaya 3

kilometre mesafe.

"Vakit tamam"

diyorlar.

10 kişiler...

Başlarında o.

Henüz üsteğmen.

*

Üzerinde kamuflaj, ayağında postal, sırtında su almasın diye naylonlara sarılmış hafif silahları, mühimmat... Bakıyor takımına, sözler yetersiz, sarılıyorlar, olur a, yakalanırlarsa, teslim olmaya niyetleri yok nasıl olsa... Helalleşiyorlar. Atlıyor suya.

Peşinden öbürleri.

*

Yüzüyorlar... 3 kilometre... Kamuflaj, postal, cephane, ıslanınca oluyor bin kilo sanki... Yüzüyorlar... Karaya ayak basar basmaz, ilk hedef, hellim peyniri kolilerinde getirilen ve balıkçı mücahitler tarafından Beşparmak’ın eteklerine gizlenen telsizler... Buluyorlar. İlk temas kuruluyor, "Vardık..."

*

Sonraki hedef, tepeci adı verilen, gözcüler... Geleceğimize pek ihtimal vermiyorlar ama, gene de tedbiri elden bırakmıyorlar, ki, gemi memi görünürse, aman haberleri olsun ha... Tepeliyorlar tepecileri birer birer, silah yok, gürültü yok, elleriyle; ruhları bile duymuyor.

*

Yokluyorlar araziyi... Görüyorlar ki, bizim istihbarat doğru, onların istihbarat yanlış, "Buralar sarp, çıkamazlar" dedikleri yerleri boş bırakmışlar, "Çıksa çıksa buraya çıkar" dedikleri, taaa uzak noktalara, uzak plajlara yığılmışlar.

*

Basıyor telsizin

mandalına...

*

Adana, Konya ve Antalya’dan kalkan jetlerimizin homurtusu Kıbrıs semalarını yırttığında, saatler 05.25’i gösteriyor... Balyoz inmek üzere... Rum’un kafasına dank ediyor ama, iş işten geçmiş... 35 dakika sonra, C-47 ve C-160’larımız görülüyor. Kapılar açılıyor...

*

Zirveye yakın o sırada.

Beşparmak’ta.

Kaldırıyor kafasını

üsteğmen.

Gülümsüyor.

EOKA’nın kara bulut gibi çöktüğü Kıbrıs’ın gökleri, beyaz baloncuklarla kaplanıyor. Türk paraşütçüsü yağıyor.

Sağanak.

*

Ufka bakıyor...

İşte oradalar.

Çıkarma gemileri

geliyor.

*

Ve, 35 sene sonra...

*

Gene bir 20

Temmuz sabahı...

*

Zaman ne çabuk da akıp gitmiş, orgeneral olmuş, ordu yönetmiş, çok kritik bölgelerde, sayısız görevlerde, tarifsiz fedakárlıklarda bulunmuş, o üsteğmen... Açıyor televizyonu ki, 35 sene önce henüz dünyaya bile gelmemiş olan genç muhabir, Silivri Cezaevi’nin önünden onu anlatıyor: "Vatana ihanet ettiği, çete kurduğu ve devleti yıkmaya çalıştığı için, 200 küsur sene hapsi isteniyor sayın seyirciler..."


Kaynak

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.