Kralın biri atına çok düşkünmüş lakin atı aylardır bir kez bile gülmemiş.Kafayı atın bozuk moraline takan kral tellal çıkartmış -"her kim ki atımı güldüre,ona hazinemin yarısını bağışlayacağım ama güldürümeyenin kellesi gidecek".... Ahali sıraya girmiş ama kelleler de bir bir gitmiş.Günün birinde bir yabancı gelmiş,tellalı duyunca varmış kralın huzuruna; getirmişler atı,yabancı atın kulağına birşeyler mırıldanmış fakat o da ne; at başlamış kahkahaya ki susturabilene aşk olsun.Yabancı almış hazineyi çekmiş gitmiş.İyi ama at sürekli gülüyor ölecek neredeyse.Kral can havliyle yine çıkartmış tellalı.. -"atı susturana kızımı veriyorum ama susturamayanın kellesi vurula".... Yine kelleler vurulmuş sıra sıra ama birgün aynı yabancı yine gelmiş.Atın yanına ahıra girmiş bişeyler yapmış at susmuş.Tam kızı alıp giderken kral dayanamamış... -"ya tamam kızı da aldın hazinenin yarısını da ama nasıl yaptın anlat hazinenin hepsi senin zaten damat oldun".... Yabancı dönüp demiş ki... -"ata benim alet seninkinden büyük dedim,at başladı gülmeye "... Kral sormuş .. -"eee.peki nasıl sustu"... Yabancı "çıkattım gösterdim,o zaman sustu demiş"
Adam ve At
Cevaplar
Süpermiş :Data benim alet seninkinden büyük dedim,at başladı gülmeye "... Kral sormuş .. -"eee.peki nasıl sustu"... Yabancı "çıkattım gösterdim,o zaman sustu demiş"
çok iyi:D
Ben bu fıkranın başrolünde Namık Kemal vardı biliyorum:)
Ama böylesi daha iyi olmuş.
Ama böylesi daha iyi olmuş.
çok manyamış :D:D:D:DD:D:
atın kahkahasını çok merak ettim şimdi
Zorhak bende Namık Kemal biliyordum da işte değişmiş falan Namık Kemallisinde de eşek vardı at değil.Ama yine de süper.
ne büyüklük o öyle :D:D
yok bu namık kemalinde ama ben adam die yaptım
bole basa ole tras :)
ahahahhahhhhhhhahahha