Bazı kadınlar vardır ki, yaşamları boyunca aşkın ne olduğundan habersiz yaşamışlardır. Bunlar ya aşık olma fırsatı bulamadan çok küçük yaşlarda evlendirilmişler, ya kendilerini çok üstün görüp çevrelerinde aşık olabilecek birilerini bulamamışlar ya da kendilerini çok çirkin görüp birilerine aşık olma güvenine sahip olamamışlardır. Bu kadınların bir kısmı, yaşam boyu depresif bir hayat sürerler; kimi sessiz sedasız, ama bin bir güçlükle mücadele ederek yaşar, kimi de çeşitli davranışlarla sürekli çevrelerini rahatsız ederler.
Bazı kadınlar da çok küçük yaşlarda kavuşamadıkları birilerine saplantılı bir biçimde aşık olup, yaşamlarının geri kalanında kalplerini başka aşklara kapatmışlardır.
Gerek aşkı yaşamamış, gerekse saplantılı bir aşkı olan kadınların büyük bir kısmı mutsuz ve sorunlu bir hayat sürdürürler. Bu mutsuzluk onlarda cinsel soğukluğa dönüşür. Böyle kadınların birçoğu eşleriyle cinsel ilişkiye girmekten kaçınırken, bir kısmı da cinsel birleşmeyi evliliğin bir gereği gibi algılayıp pasif bir rol üstlenir.
Tüm bu kadınlar hiçbir zaman mutlu olamaz, erkeklerle sonu olmayan bir yarışın içine girerler ve çeşitli karakter özellikleriyle varlıklarını devam ettirirler. Bunlardan bir kaçı şöyle sıralanabilir:
Hiç bir zaman evlenmeyip bütün zamanını çalışmaya veren kadınlar..
Evlenip sürekli kavga çıkaran kadınlar
Defalarca evlenip boşanan kadınlar
Çocuklarını sürekli cezalandıran kadınlar
Gelinlerine gün yüzü göstermeyen kadınlar
Oğlunu gelininden kıskanan kadınlar
Kızını damadından kıskanan kadınlar
Eşini görmeye tahammül edemeyen kadınlar
Kendini temizliğe veren ve temizliği takıntı bir düzeyde önemseyen kadınlar
Hizmetçisine, işçisine soluk aldırmayan ve onlara olmadık hakaretler yağdıran kadınlar
Kariyer peşinde koşup evini ve evliliğini unutan kadınlar
Çocuklarına annelik yapmayan ve kadınlık kimliğini yadsıyan kadınlar
Kocasını kılıbıklaştıran kadınlar
Kocalarını aşağılayan ve onları sürekli küçümseyen; ama kocalarından vazgeçemeyen kadınlar
Çocuklarına aşırı bağlanan ve çocuklarını kendilerine aşırı bağlayan ve çocuklarının büyüyüp bir gün kendilerini bırakıp gideceklerini düşünerek devamlı korku duyan kadınlar
Kendini aşırı süse, makyaja veren ve alış-veriş delisi kadınlar
Çetin ÖZBEY
Bazı kadınlar da çok küçük yaşlarda kavuşamadıkları birilerine saplantılı bir biçimde aşık olup, yaşamlarının geri kalanında kalplerini başka aşklara kapatmışlardır.
Gerek aşkı yaşamamış, gerekse saplantılı bir aşkı olan kadınların büyük bir kısmı mutsuz ve sorunlu bir hayat sürdürürler. Bu mutsuzluk onlarda cinsel soğukluğa dönüşür. Böyle kadınların birçoğu eşleriyle cinsel ilişkiye girmekten kaçınırken, bir kısmı da cinsel birleşmeyi evliliğin bir gereği gibi algılayıp pasif bir rol üstlenir.
Tüm bu kadınlar hiçbir zaman mutlu olamaz, erkeklerle sonu olmayan bir yarışın içine girerler ve çeşitli karakter özellikleriyle varlıklarını devam ettirirler. Bunlardan bir kaçı şöyle sıralanabilir:
Hiç bir zaman evlenmeyip bütün zamanını çalışmaya veren kadınlar..
Evlenip sürekli kavga çıkaran kadınlar
Defalarca evlenip boşanan kadınlar
Çocuklarını sürekli cezalandıran kadınlar
Gelinlerine gün yüzü göstermeyen kadınlar
Oğlunu gelininden kıskanan kadınlar
Kızını damadından kıskanan kadınlar
Eşini görmeye tahammül edemeyen kadınlar
Kendini temizliğe veren ve temizliği takıntı bir düzeyde önemseyen kadınlar
Hizmetçisine, işçisine soluk aldırmayan ve onlara olmadık hakaretler yağdıran kadınlar
Kariyer peşinde koşup evini ve evliliğini unutan kadınlar
Çocuklarına annelik yapmayan ve kadınlık kimliğini yadsıyan kadınlar
Kocasını kılıbıklaştıran kadınlar
Kocalarını aşağılayan ve onları sürekli küçümseyen; ama kocalarından vazgeçemeyen kadınlar
Çocuklarına aşırı bağlanan ve çocuklarını kendilerine aşırı bağlayan ve çocuklarının büyüyüp bir gün kendilerini bırakıp gideceklerini düşünerek devamlı korku duyan kadınlar
Kendini aşırı süse, makyaja veren ve alış-veriş delisi kadınlar
Çetin ÖZBEY