İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Sinema Dizi Akıllı Ev Motosiklet Mikromobilite Kripto Para Sağlık Teknolojileri Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. Haberler
  4. Genel Haberler
Genel Haberler

Başka halkın çocukları...

tugbagaleri28.03.200815 cevap2.056 görüntüleme Kilitli
#1
Gündemin güzel bir yorumu

Mezun olduğu lise de üniversite de Türkiye’nin en iyi okulları arasında bulunan çok sevdiğim bir arkadaşım aradı geçen sabah.
“Ne zaman dostlarımızla yollarımız bu kadar ayrıldı?” dedi.
Anlamadım önce.
O anlattı.
Lise arkadaşlarının kurduğu bir “mail grubu” varmış. Ulusalcı, faşist görüşler, demokrat görüşlerden çok daha fazlaymış.
“Ne zaman böyle oldu bu insanlar?”
“Halklarıyla karşılaştıklarında,” dedim.
Kravat takmayı beceremeyen, dans edemeyen, eşleriyle lokantaya gitmeyen, yabancı dil konuşamayan, sanattan pek anlamayan, hayatında hiç Brahms dinlememiş, tiyatroya uğramamış bir kalabalık, kendilerine benzeyen siyasi yöneticiler ve kendilerine benzeyen Anadolulu geniş bir sermaye grubuyla ortaya çıkıp da iktidarı ele geçirince...
Bir de İstanbul sermayesine diklenince...
Kendilerini “terbiye” etmeye çalışan yargıyla orduya boyun eğmeyince...
Üstelik de epey “muhafazakâr” olan kültürlerini gemilerinin direğine bayrak gibi çekince...
İyi yetişmiş şehirlilerde bir panik ve öfke patlaması ortaya çıktı.
“Geliyorlar” çığlıkları şehirlerin semalarında yankılandı.
“Kadınlarımızın başlarını örtecekler, lokantalarımızı kapatacaklar, konser salonlarımıza kilit vuracaklar, hayatlarımıza müdahale edecekler, din yönetimi kuracaklar,” telaşı başladı.
Muhafazakârlar da, ilk kez böylesine güçlü bir şekilde ele geçirdikleri iktidarın tadını çıkararak, “aslında yapsak iyi de, biz yapmayacağız herhalde” diye alaycı ve korkutucu bir üslup edinince...
İlişkiler iyice koptu.
Cumhuriyet kurulduğundan beri kendi küçük kozalarında, “halkın” eğitimi, daha iyi yaşaması, daha özgür olması, gelişmesi için parmaklarını kıpırdatmadan yatmış bu şehirli azınlık, iyi örgütlenmiş, arkasında sermaye desteği olan bu “çoğunluk” karşısında ne yapacağını şaşırdı.
Çaresizdiler.
Osmanlı’da da, Cumhuriyet döneminde de ezilmiş, sömürülmüş, damarlarındaki bereketi emilmiş, köylerine, kasabalarına, gecekondularına hapsedilmiş bir kalabalık şimdi zincirlerinden boşanıyor, şehirlilere “sizin hakimiyetiniz bitti” diyordu.
Şehirlilerin çok sevdiği, kültürünü, yaşama biçimini paylaştığı Batı ise bu “gelişmemiş” kalabalığı tutuyordu.
“Demokrasilerde halkın dediği yapılır” diyordu.
Seksen yıl boyunca sadece bir kelime olan “demokrasi” birden somutlaşıyor, etlenip kemikleniyor ve “cahil bir kalabalık” olarak ortaya çıkıyordu.
Şehirliler, kültürünü, giyimini, mutfağını, müziğini sevdikleri Batı’nın felsefesiyle, üretimiyle, sosyal mücadelesiyle hiç ilgilenmediğini anlıyordu.
Ve, inanılmaz neredeyse acıklı bir “ikileme” düşüyordu.
Çok sevdiği Batılılar gibi olmak isterse “demokrasiyi” kabul edecek ve kültürü Batılılara benzemeyen bir “kalabalık” tarafından yönetilecekti.
Ya da Batı’nın kravatını, şarabını, dansını alacak ve diğer “değerlerini” reddedecek ama o zaman da o çok küçümsediği “Ortadoğu ülkelerindeki” ilkel diktatörlüklerden biri olacaktı.
Yaşam tarzı Batılılara hiç benzemeyen “kara kalabalık” ise Batı’nın en gelişmiş değerlerinin temsilciliğini de üstleniyor ve şehirliler bir de Batı tarafından küçümsenen “ilkellere” dönüşüyordu.
Nereye dönseler bir çıkmaza çarpıyorlardı.
Batılı bir yaşam tarzını “Batılılık” sanmak yanılgısını 80 yıl sürdüren Cumhuriyetin şehirli çocuklarının yüzüne hayatın gerçekleri ardı ardına vuruyordu.
Yapay, köksüz, felsefesiz bir Batılılığı “modernlik” sanan dedeleriyle babalarının kefaretini ödemek bu kuşağa düşüyordu.
Halka da, Batılılara da düşman oldular.
“Ordu gelsin, darbe olsun, bu insanların partileri kapatılsın” diye bağırmaya başladılar.
Böyle yaparken, yaşam tarzları yüzünden kendi halklarından, siyasi değerleri yüzünden de çok sevdikleri Batı’dan koptuklarını, yalnızlaştıklarını, herkes tarafından küçümsendiklerini hissetmenin garip utancı da içlerine yerleşiyordu.
Şehirli azınlık bu açmazdan kurtulamaz.
Ne ordu, ne yargı, ne medya kurtaramaz onları.
Bin defa darbe yapsalar, bin defa partileri kapatsalar, bu halk aynı muhafazakâr davranışları, aynı eğitimsiz yaşam biçimiyle geri gelecek.
Eğer Türkiye bir “uzlaşma” arıyorsa o uzlaşma bu noktada, bu iki kesim arasında olacak.
Şehirliler “halkın” iktidarını kabul edecek, “halk” da yüzlerce yıl köylerde hapis kalmanın sonucu pek incelmeye imkân bulamamış yaşam tarzını, sanat beğenisini geliştirmeyi yavaş yavaş şehirlilerden öğrenecek.
Bu arada şehirlilere biraz din, biraz gelenek, biraz “doğallık”, biraz da kendine has bir tadı olan alaturkalık öğretecek.
Şehirlilerin demokratlığı, köylülerin zevkleri gelişecek.
Başka bir uzlaşma yolu yok.
Ve, başka bir yol olmadığını görmek de eski dostlarımızı, “şehirdaşlarımızı”, okul arkadaşlarımızı, aynı yaşam tarzını paylaştığımız “kardeşlerimizi” herkese karşı öfkeli ve düşman kılıyor.
Türkiye, tarihinin en zor ama en gerçek “uzlaşmasını” sürtüşmeler olmadan sağlayamayacak.
Ama, bu nokta aşılacak, herkes gerçeği kaçınılmaz olarak kabul edecek.
Şehirliler, demokrasi içinde şarap içip dans etmenin tadını çıkaracak, gizli korkularından, vicdan azaplarından kurtulacak, doğal ve rahat bir ortamda hayatını sürdürmenin huzurunu hissedecek.
Halk da incelmiş zevklerin hayata daha bir derinlik ve hoşluk kattığını anlayacak.
Dünyanın en güzel ülkesinde barış böyle yaşanacak.
Ve, emin olun o barış bir gün mutlaka gelecek.

Ahmet Altan/ taraf28.03.2008

kaynak
Cevaplar
#2
Merak ettim, satılık yazarların kötü makalelerinden başka söyleyecek birşeyiniz yok mu sizin ? Halk dediğiniz kişilerin birer torba kömür , 5 kilo şeker 2 kilo un'dan daha kıymetli olmaması için onları fakir , eğitimsiz, cahil bırakan kimdir acaba ? Şunu hiç unutmayın ki, yoksulluğun olduğu yerde olur yolsuzluk.

Türk milleti uzun süredir cahil nesiller yetiştirmenin sonucunda oy depoları haline getirilmiştir. ve Cahillerin kandırılmaları kolaydır.
Tüm bunları o güzel gazetecileriniz de bilirler ama söylemek işlerine gelmez. Söyleyenleri de yakarlar, öldürürler, sindirirler. Hükümetten nemalanmak yerine doğruları yazan gerçek gazeteciler bir gün evlerinden alınıp sorgulandığında sahte yazarlar hiç demokrasiden ve insan haklarından bahsetmez oluverirler.

Açın okuyun Le monde gazatesi ne diyor AKEPE için ? Noel baba gibi hediye dağıtmakla meşguller güneydoğuda. Bu mu sizin demokrasiniz ? Alın başınıza çalın öyle demokrasiyi.
#3
dr.kimble bu halk 5 kilo kömüre kanacak kadar düşmedi ... ! bü ülke sizin sahte demokratlığınıza kızdığı için Oyları veriyor .!
bunu böyle bilin
tugbagaleri Konuyu açan
#4
Sorun halkta değilmi Aynen aysun karacanın dediği gibi "aylaklar takımı" işte halkını kucumseyen onların secime saygı göstermeyen kendisini eleştirme olgunlugunu gösteremeyen halkın daha iyi yasaması için proje-politika uretmek yerıne darbe yapmaktan bahseden tarafamı destekliyeceklerdi.Bu ulke elit temiz insanlar halkına yabancı oldugu surece çırpınmaya devam edecekler
#5
tugbagaleri dedi:
Sorun halkta değilmi Aynen aysun karacanın dediği gibi "aylaklar takımı" işte halkını kucumseyen onların secime saygı göstermeyen kendisini eleştirme olgunlugunu gösteremeyen halkın daha iyi yasaması için proje-politika uretmek yerıne darbe yapmaktan bahseden tarafamı destekliyeceklerdi.Bu ulke elit temiz insanlar halkına yabancı oldugu surece çırpınmaya devam edecekler
+1 Süpersin ..
#6
AYT@C dedi:
dr.kimble bu halk 5 kilo kömüre kanacak kadar düşmedi ... ! bü ülke sizin sahte demokratlığınıza kızdığı için Oyları veriyor .!
bunu böyle bilin
Hahaha işte bu çok komik. Bal gibi satın aldınız o oyları, noel baba diyorlar size. Satın alamadıklarınızı da çaldınız. Saat 17'de biten seçimden 30 dakika sonra siz zaten zaferinizi ilan etmiştiniz. Anlatın bakayım nasıl oluyor bu işler bu kadar çabuk ?

Sallamayın ama teknoloji değişti ilerledi filan diye. Siz anladınız onu !
tugbagaleri Konuyu açan
#7
Bu tutum yenilgiden ders çıkarmayan ve mızıkçılık yapan aglak cocukların tavrı. Adamlar paşa paşa aldılar seçimi alternatif bir şeyler mi dedin(iz); insanlara ancak,darbe gelir , şeriat gelir demekten başka ne ürettiniz haklın sosyal sorunlarının çözülmesine öncülükmü ettinizde insanlar dışladı sizi gerçi halkın seçiminin önemi varsa sizin için tabi; ancak tehtitle politika yapıpda sonra oyları komür vedin makarna verdin de aldın edebiyatı kadar basitleş bu kadar kolaymı insanları kazanmak bu kadar kolaydıda sen ne işe yarasın be kardeşim, artık şu ciddiye almadığınız halkı "aylaklar takımı" nı bir anlasınız bu kadar kıvranmayacak ve komik duruma düşmeyeceksiniz

Sanırım iki seçim önce İşci partisi genel başkanı aslında seçimde birinci parti olduklarını ama CIA ajanlarının butun sandıkların değiştirdiklerini söylemişti Aynı zihniyet işte Halk makarasını yapmıştı bu teoriyle de acaba kendi partilileri buna inanmışmıdır diye düşünmüştüm....
#8
Perinçek her seçimde tek başına iktidar olacağını söylüyor. Adam haklıymış meğer kurdukları çetede yüksek yargı mensupları yüksek rütbeli askerler çoğunluktaymış bunun için bol keseden savuruyormuş.
#9
Dr. Kimnle 2009 secimlerinde görüşelim forumda ol .! Acıklıcam sana nasıl aldığımızı .! ama bu sefer %47 değil %57 hesabını verecem sanırım .. !
#10
valla ayt@c arkadaşım o verdiğin yüzde %60 a kadar çıkabilir. Bende zamanında türklerin %60 ı aptaldır diyen ve mahkemede tekrar sorulduğunda türklerin %40 ı akıllıdır cevabını adamı sevmezdim. haksız bulurdum onu herzaman. Ama malesef bu böyle o adamın değerini anlıyorum yavaş yavaş. Dediğim gibi türk millietinin %60 ı salaktır. ve sen yine meraklanma ayt@c arkadaşım "%47 değil %57 hesabını verecem sanırım .. !" hesap vermeye gerek yok salakların kim olduğunu biliyoruz zaten.

Kırıcı bi üslup sanırım ama güzel bir örnek. Saygılarımla.
#11
Salaklık Vatanı Milletini Sevmekse En BÜYÜK SALAK BENİM EVET. .!!
#12
Aytaç , gökhan arkaşıma katılıyorum.
Seni de malum %60 içinde sayıyorum.
Saygılarımla :)
#13
AYT@C dedi:
Salaklık Vatanı Milletini Sevmekse En BÜYÜK SALAK BENİM EVET. .!!
Vatanını seven, bu kuşatmaya dur der. Bırakın bu vatansever ayaklarını.
Ayıptır !
#14
dr.kimble dedi:
AYT@C dedi:
Salaklık Vatanı Milletini Sevmekse En BÜYÜK SALAK BENİM EVET. .!!
Vatanını seven, bu kuşatmaya dur der. Bırakın bu vatansever ayaklarını.
Ayıptır !
arkadaşım her kez inandıgı amaçlar için mücadele verir kimse senin lafınla birşeyleri bırakmaz buna emin ol...
eleştiren deil deiştirmek için caba harcayan insanlar lazım bu topluma. yanlış anlama sagcı yada solcu kim ülkem için yararlı birşey yapacaksa arkasında olurum...ama bi yanlış görürsem onuda sölerim...milletin yazılarına taş atcagına icraat listeni görelim...
#15
Calvaria kime dediğini anlamadım ? Banamı arkadasa mı ?
Eğer Bana dediysen Ben İcraat listesini bir baslık altında yazmıştım .
Araştır bulursun ..

Saygılarımla ..
#16
dr.kimble midir nedir sürekli eleştrilerde bulunan arkadasa yazdım. bu kadar eleştirmiş bakalım deiştirdigi bişi varmı die sordum...!

Bu konu kilitli

Kilitli konulara yeni cevap yazılamaz.