Bilinçaltı çalışma yöntemi

Kişisel gelişim ile ilgilenmeye başladığımdan beri en çok sorduğum soru, Nasıl yapacağım?
Kişisel gelişim ile ilgili kitaplarda veya seminerlerde başarılı olmanın, mutlu olmanın ve istediklerine ulaşmanın yolları maddeler halinde verilir.
Nedir bunlar? Pozitif düşün, ne istemediğini değil ne istediğini düşün, imajinasyon yap, kendine bir hedef belirle o hedefine ulaşacağına inan, samimi ol, insanlara sevgi ile yaklaş, sabırlı ol, anda kal, farkında ol, negatif inançlarından kurtul, bilinçaltını temizle, yapamadıklarına değil yaptıklarına odaklan, elindekilere şükret, herşey sende bitiyor vs vs.. Bu liste böyle uzar gider.
Bu söylenenler yanlış mıdır? Tabi ki hepsi doğru ama gözden kaçan bir şey var ki o da; nasıl olacağının çok açık bir şekilde anlatılmıyor olması.
Pozitif düşün deyince hemen pozitif düşünmeye başlayabilen bir insana henüz rastlamadım. Bir insanın pozitif düşünebilmesi için önce nasıl negatif düşündüğünü bilmesi ve negatif düşünmesine sebep olan inançlarını değiştirmesi gerekir. Düşündüğümüz ya da dikkatimizi çeken negatif şeyler aslında bizim içinde bulunduğumuz durumu göstermesi açısından çok önemli bir veri.
Bir şeyi değiştirmek istiyorsak öncelikle o şeyin nasıl oluştuğunu bilmek gerekiyor. Nasıl ve neden negatif düşünüyoruz? En çok hangi konularda negatif düşünüyoruz?
Her insanın hayatında farklı sorunlar vardır. Kimisi işten dolayı problem yaşar, kimisi ilişkilerden, kimisi aşktan, kimisi de kariyerden yana sorun yaşıyordur. Sorunlarımız yapmayı isteyip de bir türlü başarılı olamadığımız konudur. Öncelikli olarak bu konuyu belirlemekte fayda var.
Diyelim ki, sorunumuz kariyer olsun. O kadar çalışmamıza ve konu hakkında o kadar çok şey biliyor olmamıza rağmen, bir türlü istediğimiz noktaya gelemiyoruz. Daha dün işe girenler, bizden daha az tecrübe ve bilgisi olanlar kolayca ilerlerken biz hep olduğumuz yerde kalıyoruz. Böyle bir durumda yaptığımız şey hemen karşı tarafı suçlamak oluyor; onun torpili var, ben onlar gibi yalaka olamam vs vs..
Şuanda bulunduğumuz durum, olmaktan mutlu olduğumuz durumdur. Bilinçli olarak tam tersini söylüyor olsak da bilinçaltında bu durumda olmak bizi koruyordur ya da bizim için yararlıdır. Öncelikle bu durumda bulunmanın bize ne yarar sağladığını bulmamız gerekiyor.
Örnekle devam edersek, başarısızlık korkumuz vardır ya o görevde başarılı olamazsam diye düşünüyoruzdur, sürekli söylenmek ve başkalarını suçlamak sorumluluk almaktan koruyordur bizi ya da o göreve gelince daha çok çalışmamız gerekiyordur bu da ilişkilerimizi zedeleyecektir.. Bu ve buna benzer bir sürü sebep bulunabilir. İsteğimizin altında yatan korkularımızı bulup yüzleşmeden bilinçli olarak pozitif düşünüp, kendimizi o görevde hayal etmek işe yaramayacaktır.
Diyelim ki korkumuzu bulduk; biz aslında o göreve gelirsek, bilinçaltında ilişkilerimizin zedeleneceğine inanıyoruz. Bunu farketmekle sadece başlangıcı yapmış olduk.
İkinci aşama, biz bunu nerden biliyoruz?
Daha önce böyle bir olay yaşadık mı? Çevremizde böyle örnekler var mı? Biz bu bilgiyi nerden biliyoruz?
Belki babamız veya bize yakın birileri böyle bir olay yaşamıştır. İşine çok vakit ayırdığı için evi ve çocukları ile ilgilenememiştir. Belki kendimiz daha önce böyle bir deneyim yaşamışızdır veya bir arkadaşımızdan duymuşuzdur. Bu inancın temelini bulmaya çalışıyoruz.
Üçüncü aşama, aslında en zor olan aşama; bu bilgiyi nasıl değiştireceğiz?
Bununla ilgili bir çok yöntem bulunmakla beraber benim uyguladığım ve faydasını en çok gördüğüm yöntem; duyguyu ilk hissettiğim olaya gidip, orada gerekli tepkiyi vermek. Negatif inancı kaydettiğimiz ilk olaya giderek, oradaki korkuyu bulup dönüştürmek, çok hızlı bir ilerleme sağlıyor.
Artık yeni hedefimizle ilgili imajinasyon yapabilir ve kendimizi orada hayal edebiliriz. Tabi ki içimizde başka itiraz sesleri duymuyor veya hissetmiyorsak..
Aslolan düşünceleri değil, duyguları değiştirebilmektir. Bilinçaltı düşüncelere göre değil, hissettiğimiz duygulara göre çalışır.
İstediğimiz gibi yaşayamıyorsak, korktuğumuz gibi yaşıyoruzdur. İsteklerimizle yaşadıklarımız arasındaki fark, bizim ne kadar korkuya sahip olduğumuzu gösterir..
Kaynak

Kişisel gelişim ile ilgilenmeye başladığımdan beri en çok sorduğum soru, Nasıl yapacağım?
Kişisel gelişim ile ilgili kitaplarda veya seminerlerde başarılı olmanın, mutlu olmanın ve istediklerine ulaşmanın yolları maddeler halinde verilir.
Nedir bunlar? Pozitif düşün, ne istemediğini değil ne istediğini düşün, imajinasyon yap, kendine bir hedef belirle o hedefine ulaşacağına inan, samimi ol, insanlara sevgi ile yaklaş, sabırlı ol, anda kal, farkında ol, negatif inançlarından kurtul, bilinçaltını temizle, yapamadıklarına değil yaptıklarına odaklan, elindekilere şükret, herşey sende bitiyor vs vs.. Bu liste böyle uzar gider.
Bu söylenenler yanlış mıdır? Tabi ki hepsi doğru ama gözden kaçan bir şey var ki o da; nasıl olacağının çok açık bir şekilde anlatılmıyor olması.
Pozitif düşün deyince hemen pozitif düşünmeye başlayabilen bir insana henüz rastlamadım. Bir insanın pozitif düşünebilmesi için önce nasıl negatif düşündüğünü bilmesi ve negatif düşünmesine sebep olan inançlarını değiştirmesi gerekir. Düşündüğümüz ya da dikkatimizi çeken negatif şeyler aslında bizim içinde bulunduğumuz durumu göstermesi açısından çok önemli bir veri.
Bir şeyi değiştirmek istiyorsak öncelikle o şeyin nasıl oluştuğunu bilmek gerekiyor. Nasıl ve neden negatif düşünüyoruz? En çok hangi konularda negatif düşünüyoruz?
Her insanın hayatında farklı sorunlar vardır. Kimisi işten dolayı problem yaşar, kimisi ilişkilerden, kimisi aşktan, kimisi de kariyerden yana sorun yaşıyordur. Sorunlarımız yapmayı isteyip de bir türlü başarılı olamadığımız konudur. Öncelikli olarak bu konuyu belirlemekte fayda var.
Diyelim ki, sorunumuz kariyer olsun. O kadar çalışmamıza ve konu hakkında o kadar çok şey biliyor olmamıza rağmen, bir türlü istediğimiz noktaya gelemiyoruz. Daha dün işe girenler, bizden daha az tecrübe ve bilgisi olanlar kolayca ilerlerken biz hep olduğumuz yerde kalıyoruz. Böyle bir durumda yaptığımız şey hemen karşı tarafı suçlamak oluyor; onun torpili var, ben onlar gibi yalaka olamam vs vs..
Şuanda bulunduğumuz durum, olmaktan mutlu olduğumuz durumdur. Bilinçli olarak tam tersini söylüyor olsak da bilinçaltında bu durumda olmak bizi koruyordur ya da bizim için yararlıdır. Öncelikle bu durumda bulunmanın bize ne yarar sağladığını bulmamız gerekiyor.
Örnekle devam edersek, başarısızlık korkumuz vardır ya o görevde başarılı olamazsam diye düşünüyoruzdur, sürekli söylenmek ve başkalarını suçlamak sorumluluk almaktan koruyordur bizi ya da o göreve gelince daha çok çalışmamız gerekiyordur bu da ilişkilerimizi zedeleyecektir.. Bu ve buna benzer bir sürü sebep bulunabilir. İsteğimizin altında yatan korkularımızı bulup yüzleşmeden bilinçli olarak pozitif düşünüp, kendimizi o görevde hayal etmek işe yaramayacaktır.
Diyelim ki korkumuzu bulduk; biz aslında o göreve gelirsek, bilinçaltında ilişkilerimizin zedeleneceğine inanıyoruz. Bunu farketmekle sadece başlangıcı yapmış olduk.
İkinci aşama, biz bunu nerden biliyoruz?
Daha önce böyle bir olay yaşadık mı? Çevremizde böyle örnekler var mı? Biz bu bilgiyi nerden biliyoruz?
Belki babamız veya bize yakın birileri böyle bir olay yaşamıştır. İşine çok vakit ayırdığı için evi ve çocukları ile ilgilenememiştir. Belki kendimiz daha önce böyle bir deneyim yaşamışızdır veya bir arkadaşımızdan duymuşuzdur. Bu inancın temelini bulmaya çalışıyoruz.
Üçüncü aşama, aslında en zor olan aşama; bu bilgiyi nasıl değiştireceğiz?
Bununla ilgili bir çok yöntem bulunmakla beraber benim uyguladığım ve faydasını en çok gördüğüm yöntem; duyguyu ilk hissettiğim olaya gidip, orada gerekli tepkiyi vermek. Negatif inancı kaydettiğimiz ilk olaya giderek, oradaki korkuyu bulup dönüştürmek, çok hızlı bir ilerleme sağlıyor.
Artık yeni hedefimizle ilgili imajinasyon yapabilir ve kendimizi orada hayal edebiliriz. Tabi ki içimizde başka itiraz sesleri duymuyor veya hissetmiyorsak..
Aslolan düşünceleri değil, duyguları değiştirebilmektir. Bilinçaltı düşüncelere göre değil, hissettiğimiz duygulara göre çalışır.
İstediğimiz gibi yaşayamıyorsak, korktuğumuz gibi yaşıyoruzdur. İsteklerimizle yaşadıklarımız arasındaki fark, bizim ne kadar korkuya sahip olduğumuzu gösterir..
Kaynak