YaşlıTaşCocuk54
Ufak bir kartanesi, kışın o soğuk ama kendine göre güzel bir zamanında yavaş yavaş yere düşerken, kendine sorar;* "oluştum... düşüyorum rüzgarın beni yönlendirdiği yere doğru. hissediyorum havanın o ateşli duygusunu. düşüyorum çünkü bunun için yaratıldım. düştükten sonra ne olacak biliyorum. kardeşlerim gibi eriyeceğim. şu kısa hayatımda yaptığım çok az şey oldu. erimeden önce bir değişiklik yapmalı. az kaldı. düşüyorum. sonumu değiştiremem ama en azından renk katabilirim. ya bir ağaca konup, fısıldayan yapraklara eşlik ederim. ya da gözlerimi kapatır sürüklendiğim yere kadar geçmişimi yargılarım. ne kadar kötü değilmi? giriş ve sonucu belli olan bir makale yazısı. bize yazılmak için verilen sadece bir gelişme. bir kartanesi olabilirim. ama bu benim için değil diğerleri içinde geçerli. ölüm kaçınılmaz bir sondur. makalemiz yazılmış..."** yere düşen kartanesi sendeler. yavaş yavaş erimeye başlarken gökyüzüne bakarak;* "eriyorum... ama kimsenin umurunda değil. ölüp ölmediğimi bile bilmeyecekler. ne yapmalıydım.? sessiz sakin bir ölümle noktalanıyor kısa süren hayatım. ama biliyorumki. yazdığım yazılar okundukça hep anılacağım. zamanı geri alabilseydim daha çok karalardım defterime. ama bitti. bu son sayfa. erimek üzere olan bir bedenim ve ona bakmakla yükümlü olan hava şartları. eriyorum... hayat ne kadar acımasız hiç taviz vermiyor. bir 5 dakika için nelerimi vermezdim. görüşmek üzere. tekrar kar olup yağacağım gökyüzüne.!"
Kaynak : http://angelov.blogcu.com/binbir-gece-karamsarligi/128241
Kaynak : http://angelov.blogcu.com/binbir-gece-karamsarligi/128241