M
Yavuz Sultan Selim Han, nedimi Hasan Can ile sık sık bir araya gelirdi. Hasan Can padişaha Kur'ân-ı kerim okur, sohbet ederdi. Yine bir defasında padişahla sohbet ederken, sofra hazırlandı. Bu sırada müezzin ezan okumaya başladı.
Padişah, Hasan Can'a:
“Vakit girdi, buyurun imam olun, önce namaz kılalım, sonra güzel bir yemek yiyelim” dedi.
Hasan Can, göz ucuyla sofraya baktı ve:
“Sultanım, isterseniz önce yemek yiyelim, sonra güzel bir namaz kılalım” cevabını verdi.
Cevaplar
Mehmetçim keşke benim gibi nükteyi göremeyen arkadaşlar için açık etseydin. :)
Ben sadece şunu gördüm "önce namaz sonra güzel bir yemek" yerine "önce yemek sonra güzel bir namaz" yeğlenmiş olabilir mi diye düşündüm, son ra yine düşündüm; çünkü mu'minin midesi boşken yaptığı ibadet Allah'ın yanında daha efdaldir. Yani karın tokluğu özellikle namazdaki huşuyu bozacağından nükte bu değildir demek ki ben göremedim diye düşündüm.
Yoksa Nedim şaka mı yapmış çok mu ince eleyip sık dokuduk? :D
S
anlamlıymış.güzel, paylaşım için teşekkürler...
@Elmacik kardeşim, @Mehmet arkadaşımızın muhtemelen senin tam istediğin cevabı vereceğine inanıyorum. Ama kabul ederseniz ben anladığımı sadece küçük bir cümleyle anlatayım (ki yanlışsa/eksikse daha iyi anlamış olurum). Umarım bu yaptığım saygısızlık olarak değerlendirilmez ve @mehmet kardeşim beni mazur görür :)
Bahsettiğin bu sözden kasıt, "mide boş iken yapılan ibadet, (akılda yemek vs. gibi nefsi şeyler olmadığında) efdaldir", diye biliyorum. Buradaki nüktede de sanırım, bu kasdedilmiş. Yani "İlk önce yemeğimizi yiyelim, sonra kafamız yemekte olmasın ki huşu içinde namazımızı eda edelim", şeklinde anladım.
Aslında böyle düşünmemin bir başka sebebi de, mübarek Ramazan aylarında iftar vaktindeyken akşam ezanı okunduğunda yemek hazır ise, ilk önce orucun açılması ve biraz yedikten sonra akşam namazının kılınması tavsiyesidir.
İşte ben de tam olarak onu kastettim bulmeh kardeşim. Yani "açken akıl yemeğe gidebilir"den ziyade "tokken rahatlık olur huşu kalmaz". Bu konuda hadisler de var. Yani karın tokluğununun namazdaki huşuyu yok ettiğine, Allah'ın mide boşken kılınan namazdan daha hoşnut olduğuna dair.
Ki gerçekten de öyledir, eğer şiddetli bir açlık yoksa, mutlaka her müslüman bunu kendisi de müşahade edebilir. Yemek yedikten sonraki rahatlık namazda huşu bırakmıyor. (Hani derler ya karnı doyanın gözü yolda olur.) Yani dünya nimetlerinden önce Allah'a yönelmek huşunun anahtarlarından biri.
Ramazan'da durum farklı olabilir. Zamanında bunu özellikle araştırmıştım, şu anda pek anımsayamıyorum bulduğum sonuçları; Ramazan'daki açlığın farklı olmasından ötürü oradaki durumun farklı olabileceğini anımsıyorum sadece.
Bir de genel kapsamlı bir hadis hatırlıyorum bu konuda; "Namazdan öne alınan hiçbir işin sonu hayırlı değildir".
Cevabını yaz
Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.