Bunun adı sansürdür
Spor medyasının maçlar dışında bir şey yazma, tartışma şansı yok. Çünkü maç varken gerisi teferruattır. TFF bunu kullanıyor ve elimizi, ayağımız bağlıyor.
Tek tek gazeteleri dolaşıp "falanca yazmasın, filanca bize yüklenmesin" deme şansları yok!.. "Şike konuşulmasın, bu konuda üzerimize gelinmesin!" deseler de olmaz "Bizim aldığımız kararları tartışmayın, şu anda biz de ne yaptığımızı bilmiyoruz!" deme şansları da yok O nedenle her güne maç koyuyorlar!
Dikkat!... Her gün maç olacak ki, spor medyası şikeyi ya da TFF'nin aldığı yeni bir garip kararı tartış(a)masın.
AKSIRINCAYA, TIKSIRINCAYA KADAR!
Kurnazlıkla uyguladıkları örtülü bir sansür bu.
Futboldaki şaibeleri halının altına süpürmek ve tartışılmasını önlemek için buldukları çözüm: 7/24 futbol!..
Aksırıncaya, tıksırıncaya, bıktırıncaya kadar Farkında bile değiller, ya da belki de farkındalar Bir yandan futbola olan ilgiyi azaltıyorlar, diğer yandan başka bir sporun medyada hak ettiği yeri almasını önlüyorlar.
Gazeteciler Cemiyeti, TSYD bu konuda bir şey diyebilir mi ya da der mi bilmiyorum ama spor basını olarak örtülü bir sansürle karşı karşıya olduğumuz kesin.
Her sabah yeni bir karar alan, seyircisiz oynama cezasını "Kadınlar ve çocuklar önünde" oynama cezasına çeviren, aleni şekilde (Pozitif de olsa) sporun içine cinsiyet ayrımcılığını yerleştiren TFF tüm bunların ama en başta da şikenin ve de zorlama play-off sisteminin tartışılmasını istemiyor.
O nedenle gündeme maç pompalayıp duruyorlar.
Sadece aldıkları kararlar hatalı değil, statü, talimatlar da arıza dolu.
Play-Off maç takvimini inceleyin...
Göreceksiniz ki Beşiktaş ya da Trabzon veya ikisi birden mart-nisan ayında Avrupa'da olurlarsa bu takvim karman çorman olur.
Oynatamazlar Onu bile düşünmemişler. Ya da düşündüler ama "Nasıl olsa bizimkiler ocaktan sonrasını göremez!" havasındalar.
Bu ülkede basın özgürlüğünü savunan her kim varsa, (Medyadaki kalemşörler hariç) onlara sesleniyorum; bu örtülü sansürle cesaretle savaşalım!
Onlar hiçbir şeyi önemsemiyorlar!..
Türk futboluna olan ilgi her geçen gün azalıyormuş kimin umurunda!..
Bu gidişle insanları bıktıracaklarmış ve meşin topa olan ilgi daha da azalacakmış ne gam!..
Bu yoğun maüç trafiği arasında diğer sporlar ekranlarda ya da sayfalarda yer bulamayacakmış kime ne!..
Tek dertleri futbolda yaşananların ve aldıkları komik kararların tartışılmasını önlemek.
Turgay Demir/Fotomaç
Spor medyasının maçlar dışında bir şey yazma, tartışma şansı yok. Çünkü maç varken gerisi teferruattır. TFF bunu kullanıyor ve elimizi, ayağımız bağlıyor.
Tek tek gazeteleri dolaşıp "falanca yazmasın, filanca bize yüklenmesin" deme şansları yok!.. "Şike konuşulmasın, bu konuda üzerimize gelinmesin!" deseler de olmaz "Bizim aldığımız kararları tartışmayın, şu anda biz de ne yaptığımızı bilmiyoruz!" deme şansları da yok O nedenle her güne maç koyuyorlar!
Dikkat!... Her gün maç olacak ki, spor medyası şikeyi ya da TFF'nin aldığı yeni bir garip kararı tartış(a)masın.
AKSIRINCAYA, TIKSIRINCAYA KADAR!
Kurnazlıkla uyguladıkları örtülü bir sansür bu.
Futboldaki şaibeleri halının altına süpürmek ve tartışılmasını önlemek için buldukları çözüm: 7/24 futbol!..
Aksırıncaya, tıksırıncaya, bıktırıncaya kadar Farkında bile değiller, ya da belki de farkındalar Bir yandan futbola olan ilgiyi azaltıyorlar, diğer yandan başka bir sporun medyada hak ettiği yeri almasını önlüyorlar.
Gazeteciler Cemiyeti, TSYD bu konuda bir şey diyebilir mi ya da der mi bilmiyorum ama spor basını olarak örtülü bir sansürle karşı karşıya olduğumuz kesin.
Her sabah yeni bir karar alan, seyircisiz oynama cezasını "Kadınlar ve çocuklar önünde" oynama cezasına çeviren, aleni şekilde (Pozitif de olsa) sporun içine cinsiyet ayrımcılığını yerleştiren TFF tüm bunların ama en başta da şikenin ve de zorlama play-off sisteminin tartışılmasını istemiyor.
O nedenle gündeme maç pompalayıp duruyorlar.
Sadece aldıkları kararlar hatalı değil, statü, talimatlar da arıza dolu.
Play-Off maç takvimini inceleyin...
Göreceksiniz ki Beşiktaş ya da Trabzon veya ikisi birden mart-nisan ayında Avrupa'da olurlarsa bu takvim karman çorman olur.
Oynatamazlar Onu bile düşünmemişler. Ya da düşündüler ama "Nasıl olsa bizimkiler ocaktan sonrasını göremez!" havasındalar.
Bu ülkede basın özgürlüğünü savunan her kim varsa, (Medyadaki kalemşörler hariç) onlara sesleniyorum; bu örtülü sansürle cesaretle savaşalım!
Onlar hiçbir şeyi önemsemiyorlar!..
Türk futboluna olan ilgi her geçen gün azalıyormuş kimin umurunda!..
Bu gidişle insanları bıktıracaklarmış ve meşin topa olan ilgi daha da azalacakmış ne gam!..
Bu yoğun maüç trafiği arasında diğer sporlar ekranlarda ya da sayfalarda yer bulamayacakmış kime ne!..
Tek dertleri futbolda yaşananların ve aldıkları komik kararların tartışılmasını önlemek.
Turgay Demir/Fotomaç