Daktilo
Onca sene seni
Dört duvar arasında
Hapsetmişim yapayalnız,
Kimsesiz ve bensiz.
Geçerken kilitli kapının önünden
Geldin aklıma aniden.
Uzun zaman olmuştu
İki dost ayrılalı.
Nereye koymuştum ki anahtarları?
Bulmalı şimdi onları.
Zorlayarak da olsa
Bu yaşlı bedeni
Buldum neyseki.
Olsaydı gençliğim
Bulurdum kapıda kendimi.
Açtım yavaşça kilidi
Bozmadan sessizliği.
Çarpmaya başladı kalbim.
Çıkacak sanki yerinden.
Kaldım eşikte öylece.
Toparlanıp girdim içeriye.
Her yer toz içinde.
Kaç senedir bu halde.
Hatırladım birden,
Yıldönümydü bugün
Otuz sene önce
Bırakıp gitmenin.
Olmuş otuz beş yaşında
Beş yaşındaki oğlumuz.
Gelir görmeye beni her sene
Eşi ve çocuklarıyla beraber.
Açmak ister kapıyı o da.
Sonra duraklar
Senin gözlerinle bakar bana.
Anlar eğince başımı
Hatırladığımı bakışlarını.
Sarılır boynuma usulca
Destek olur ayakta kalmama.
Neyse ki yetişir torunlar,
Dağılıverir bu buhranlı hava.
Kucaklayınca onları,
Hissederim eşsiz kokunu.
Anlatırım onlara,
O daktiloyla birer birer
Yazdığın şiirleri.
Görmek istediler hep
Masallardaki daktiloyu.
Korktum her defasında
Yüzleşmeten sensizlikle.
Karşımda şimdi
"Yıllar geçti ama
Yıpranmadım" der gibi.
Kağıdı üstünde
Bıraktığın son halde.
Sararmış da olsa
Dim dik ayakta.
Dayanamadı yorgun bedenim,
Oturdum usulca sandalyeye.
Sen yazarken şiir
Olurdu bir müzikal eser
Daktilonun çıkardığı sesler.
Düşünürken içlerinden birini
İlişti kağıttaki yazı gözüme:
"Seviyorum seni ölesiye."
kullanıcı
Onca sene seni
Dört duvar arasında
Hapsetmişim yapayalnız,
Kimsesiz ve bensiz.
Geçerken kilitli kapının önünden
Geldin aklıma aniden.
Uzun zaman olmuştu
İki dost ayrılalı.
Nereye koymuştum ki anahtarları?
Bulmalı şimdi onları.
Zorlayarak da olsa
Bu yaşlı bedeni
Buldum neyseki.
Olsaydı gençliğim
Bulurdum kapıda kendimi.
Açtım yavaşça kilidi
Bozmadan sessizliği.
Çarpmaya başladı kalbim.
Çıkacak sanki yerinden.
Kaldım eşikte öylece.
Toparlanıp girdim içeriye.
Her yer toz içinde.
Kaç senedir bu halde.
Hatırladım birden,
Yıldönümydü bugün
Otuz sene önce
Bırakıp gitmenin.
Olmuş otuz beş yaşında
Beş yaşındaki oğlumuz.
Gelir görmeye beni her sene
Eşi ve çocuklarıyla beraber.
Açmak ister kapıyı o da.
Sonra duraklar
Senin gözlerinle bakar bana.
Anlar eğince başımı
Hatırladığımı bakışlarını.
Sarılır boynuma usulca
Destek olur ayakta kalmama.
Neyse ki yetişir torunlar,
Dağılıverir bu buhranlı hava.
Kucaklayınca onları,
Hissederim eşsiz kokunu.
Anlatırım onlara,
O daktiloyla birer birer
Yazdığın şiirleri.
Görmek istediler hep
Masallardaki daktiloyu.
Korktum her defasında
Yüzleşmeten sensizlikle.
Karşımda şimdi
"Yıllar geçti ama
Yıpranmadım" der gibi.
Kağıdı üstünde
Bıraktığın son halde.
Sararmış da olsa
Dim dik ayakta.
Dayanamadı yorgun bedenim,
Oturdum usulca sandalyeye.
Sen yazarken şiir
Olurdu bir müzikal eser
Daktilonun çıkardığı sesler.
Düşünürken içlerinden birini
İlişti kağıttaki yazı gözüme:
"Seviyorum seni ölesiye."
kullanıcı
düzenlendi