Kimimiz özür, kimimiz teşekkür borçluyuz Demirörene
Beşiktaş Trabzonspor maçını ya izlemişsinizdir, ya duymuşsunuzdur; olmadı haftalarca duyacaksınız.
Bu topraklar böyle futbol görmedi epey zamandır.
Böyle futbol şehveti yaşanmadı.
Ve bu kadar nispet yapılmadı Real Madride, Barcelonaya, ağzımızı sulandırıp özendiğimiz dünya markalarına.
Önde basmak ne demek, yıldız neye denir, tempo nasıl yapılır, sahaya yetenek koyup tribünlerle nasıl paylaşılır, bir maç nasıl şölene çevrilir gördük.
Ve her hafta yeniden görmek için stada koşacağız, televizyonun başına oturacağız.
Kim yaptı bu işi?..
Yıldırım Demirören.
Bu bir başkanın halkla ilişkiler zaferidir.
Taraftarla beleş bilet vermeden barışmak, eleştirmeni eleştiremeyecek hale getirmek, kulübüne sınıf atlattırmak, hatta üstüne vazife olmadığı halde naklen yayıncı şirketi batmaktan kurtarmak başarısıdır.
Açıkça yazalım. Para böyle harcanır.
Şimdi... Kimimiz özür dilemek zorundayız Demirörenden, kimimiz teşekkür etmeliyiz.
Mecburuz. Adalet budur.
Erzuruma selam
Erzurum soğuğuna gerek kalmadı, İstanbulda grip oldum, Erzuruma gidemedim.
Gerçi Erzurumdaki spor şöleniyle çok önceden helalleşmiş, 25. Dünya Üniversiteler Kış oyunları alındığında şu andaki tesislerin toprağında gezinmiş, sokağın-üniversitenin nabzını tutmuş, sporcuları Çifte Minareli Medrese önüne dizmiş, tam sayfalarca iş yapmıştım, ama şimdi orada olmak vardı açıkçası.
Ne yazık ki, sayın Bakanımız Özakın nazik davetine bile katılamadım.
Kayıp, dev organizasyonun değil benim kaybım.
Size ilk gününden beri heyecan duyan bir gazeteci olarak yazayım:
Muhteşem bir iştir Erzurumdaki.
Madalyayı, tesisi bir kenara bırakın. Dünyanın kaç köşesinden kaç bin üniversiteli gelip hafızalarına Erzurumu kazıyacak, insanımızı tanıyacak, ve yaşam boyu aklında tutacaksa o kadar tesis, o kadar madalyadır bu olay.
Bir Dünya Jenarasoyonunu kucaklama hadisesi.
Yapana da yaptırana da oradakilere de selam olsun.
Bir MHK başkanının açıklaması üzerine
Dün bir MHK başkanının, bir internet sitesinde, bir kadın hakemle ilgili, saçma sapan bir açıklaması vardı.
Biz de böyle mi yazalım Oğuz Sarvan?
Sen kimsin ki, Milliyet Gazetesinin reklamı olmasın diye orada çıkan haberi adını vermeden işaret edip cevaplıyorsun?
Sayende tiraj almamızdan mı korkuyorsun?
Biz ki, senin adın her geçtiğinde tiraj kaybetmeyi göze alarak koyuyoruz adını.
Söyle; Milliyet de... Al cevabını.
Ne demiş hazret:
Kadın hakemlerin Spor Toto Süper Ligde görev alamamasının tek sebebi şimdiye kadar bu testlerde belirlenen kriterlere ulaşamamasıdır.
Kendisini kadın hakları savunucularına havale ederim; resmen yetersiz ve yeteneksiz diyor kadınlara.
Kendimi niye zayıf konu içinde mi buldum:
Kanıma dokundu!
Hasbelkader bir yere iliştirilmiş insanlar saygın kurumlara bile saygısızlık edebiliyorsa düşünün siz onun astlarına neler yaptığını.
http://spor.milliyet.com.tr/kimimiz-ozur-kimimiz-tesekkur-borcluyuz-demiroren-e/spor/sporyazardetay/28.01.2011/1345187/default.htm
Beşiktaş Trabzonspor maçını ya izlemişsinizdir, ya duymuşsunuzdur; olmadı haftalarca duyacaksınız.
Bu topraklar böyle futbol görmedi epey zamandır.
Böyle futbol şehveti yaşanmadı.
Ve bu kadar nispet yapılmadı Real Madride, Barcelonaya, ağzımızı sulandırıp özendiğimiz dünya markalarına.
Önde basmak ne demek, yıldız neye denir, tempo nasıl yapılır, sahaya yetenek koyup tribünlerle nasıl paylaşılır, bir maç nasıl şölene çevrilir gördük.
Ve her hafta yeniden görmek için stada koşacağız, televizyonun başına oturacağız.
Kim yaptı bu işi?..
Yıldırım Demirören.
Bu bir başkanın halkla ilişkiler zaferidir.
Taraftarla beleş bilet vermeden barışmak, eleştirmeni eleştiremeyecek hale getirmek, kulübüne sınıf atlattırmak, hatta üstüne vazife olmadığı halde naklen yayıncı şirketi batmaktan kurtarmak başarısıdır.
Açıkça yazalım. Para böyle harcanır.
Şimdi... Kimimiz özür dilemek zorundayız Demirörenden, kimimiz teşekkür etmeliyiz.
Mecburuz. Adalet budur.
Erzuruma selam
Erzurum soğuğuna gerek kalmadı, İstanbulda grip oldum, Erzuruma gidemedim.
Gerçi Erzurumdaki spor şöleniyle çok önceden helalleşmiş, 25. Dünya Üniversiteler Kış oyunları alındığında şu andaki tesislerin toprağında gezinmiş, sokağın-üniversitenin nabzını tutmuş, sporcuları Çifte Minareli Medrese önüne dizmiş, tam sayfalarca iş yapmıştım, ama şimdi orada olmak vardı açıkçası.
Ne yazık ki, sayın Bakanımız Özakın nazik davetine bile katılamadım.
Kayıp, dev organizasyonun değil benim kaybım.
Size ilk gününden beri heyecan duyan bir gazeteci olarak yazayım:
Muhteşem bir iştir Erzurumdaki.
Madalyayı, tesisi bir kenara bırakın. Dünyanın kaç köşesinden kaç bin üniversiteli gelip hafızalarına Erzurumu kazıyacak, insanımızı tanıyacak, ve yaşam boyu aklında tutacaksa o kadar tesis, o kadar madalyadır bu olay.
Bir Dünya Jenarasoyonunu kucaklama hadisesi.
Yapana da yaptırana da oradakilere de selam olsun.
Bir MHK başkanının açıklaması üzerine
Dün bir MHK başkanının, bir internet sitesinde, bir kadın hakemle ilgili, saçma sapan bir açıklaması vardı.
Biz de böyle mi yazalım Oğuz Sarvan?
Sen kimsin ki, Milliyet Gazetesinin reklamı olmasın diye orada çıkan haberi adını vermeden işaret edip cevaplıyorsun?
Sayende tiraj almamızdan mı korkuyorsun?
Biz ki, senin adın her geçtiğinde tiraj kaybetmeyi göze alarak koyuyoruz adını.
Söyle; Milliyet de... Al cevabını.
Ne demiş hazret:
Kadın hakemlerin Spor Toto Süper Ligde görev alamamasının tek sebebi şimdiye kadar bu testlerde belirlenen kriterlere ulaşamamasıdır.
Kendisini kadın hakları savunucularına havale ederim; resmen yetersiz ve yeteneksiz diyor kadınlara.
Kendimi niye zayıf konu içinde mi buldum:
Kanıma dokundu!
Hasbelkader bir yere iliştirilmiş insanlar saygın kurumlara bile saygısızlık edebiliyorsa düşünün siz onun astlarına neler yaptığını.
http://spor.milliyet.com.tr/kimimiz-ozur-kimimiz-tesekkur-borcluyuz-demiroren-e/spor/sporyazardetay/28.01.2011/1345187/default.htm