Dertlerinizi Çöpe Atın
Gün ışığı görmemiş hayallerinizle tahta kutuya bindirilip gömülmeden önce size sunulmuş hayat nimetinin içinde üstü tülle örtülmüş mutluluk hazinesinin üstündeki tülü açın artık; kucaklayın onu, sevin hayatı...
Hayat deniz değil bırakın boğulmaları,hayat bir yarış değil bırakın koşuşturmaları...
Kafdağının arkasında yitirdiğinizi zannettiğiniz mutluluk içinizde saklı.
Ödünç gülümsemeleri bırakın kısacık bir hayat bu kadar yıpratılmaya değmiyor.
Yüzleşin dertlerinizle karşılıklı mutfaktaki sandalyelere oturun.
Gerekirse dertlerinize kızın ve hatta dövün.
Sizi yenmesine müsaade etmeyin ve ona meydan okuyun ve şunu söyleyin dertlerinize :
Hayatta çok güzel şeylerde oluyor sürekli karşıma çıkma dünya sadece senin etrafında dönmüyor ve sana yenilmeyeceğim deyin...
Düşüncelerinizde öyle bir devrim yapın ki mutfakta elinize geçirdiğiniz siyah bir çöp poşetine yıllardır ruhunuzu kemiren olumsuzlukları doldurun ve evden yeniden doğmuş bir bebek gibi çıkın sevinç naraları atın, yepyeni hayata güzel bir öpücük kondurun ve bir günaydın kondurun ve siyah poşeti belediyenin çöp bidonuna atmayı unutmayın...
Artık yepyeni bembeyaz bir sayfanız var.
Hep temiz kalması için çaba gösterin.
Unutmayın ki bizleri üzüntüye sevk eden ve bembeyaz sayfaları kirleten olayın kendisi değil,olayları beynimizde yorumlayış biçimidir..
Her ilişkinin kendi içinde dengeleri vardır,
Her ilişkinin kendi içinde mayınları vardır,
Her ilişki bu denge ve mayınları bilir
Dengeyi bozmak bazen dış etkilerden olsa da mayınları en iyi içerdekiler bilir
Ve bazen bilerek, bazen de bilmeyerek basar ve patlatır mayınları
Patlayan her mayın can almasa da alıp götürdüğü yerler küçümsenmeyecek kadar ACIR
Her mayın, ilişki sahiplerinin geçmişte yaşanmış sorunlarından oluşur
Bu mayınlar bazen anne-babalardır, bazen kardeş, arkadaş
Bazen de ağızdan çıkan kızgınlıkla sarf edilen birkaç kötü söz
Aşağıdaki tırnak içine aldığım cümleleri mümkünse kavga kıvamında seslendirin
Ben senin derdini biliyorum, yine o cadaloz arkadaşın
Zaten senin annen değil miydi
Zaten senin o çokbilmiş kardeşin o zaman da
Senin o sarhoş ağabeyinin yedikleri yanında bunlar ohooo
Ne olmuştu o zaman o bileziklere, hatırla gibi gibi gibi
Geçmişte bir tarafın bilerek ya da bilmeyerek yaşadığı ya da yaşamak zorunda kaldığı mecburiyetin, bir ömür hatırlatılması ve hatırlandıkça da aynı yaranın defalarca kanatılması
ama hiç bir zaman hiçbir kimseye ve hiçbir şeye faydasının olmaması
HİÇ, KAVGA ANINDA ANLAŞANLARI GÖRDÜNÜZ MÜ?
Hiç kavgada evet ya, sen haklısın hiç düşünmemiştim diyerek karşı tarafı haklı bulanı
Peki
Pes ederek, ikna olarak, özür dileyerek geri çekileni?
Her ilişkide kavga olur ki; çoğu zaman kavgada yakalarız diğer bir yanımızı/yönümüzü
Kavgadan kastım sadece ağız dalaşı
En büyük aksiyonun elleri sallamak ya da bele koyarak höykürmenin dayanılmaz sancısı
Mümkünse kavganın ne suratı ne yüreği kanatmadan yol alması
***
Kavgadaki kıvam ve söylem, o ilişkinin ve kişilerin seviye ve seciyelerini gösterir
Bilinçaltının ortaya döküldüğü an, en önemli anlardır
Kimileri böğüre böğüre,
Kimileri anlamlı bir bakış, çökerten bir sözle
Kimileri Allah ne verdiyse
Yani herkesin kavgası kendine göre
Söz ağırdır yumruktan
Bu yüzden YÜZÜNE darp yiyenlerden daha fazladır, YÜREĞİNE darp yiyenler
Bu yüzden bakın ayrılanlara, şiddetten daha fazladır ayrılıkta yumruğu yüreğine yiyenler
O mayınlar parçalar beni,
O mayınlar tüketir seni
O mayınlar öldürür beni,
O mayınlar süründürür hepimizi
Keşke kaşımasak yaraları, tuz basmasak açık yaraya,
Yüreğimizin mecali yok artık atılacak tek yumruğa
Söz yumruktan AĞIRDIR, sakın unutma..
preferable
Gün ışığı görmemiş hayallerinizle tahta kutuya bindirilip gömülmeden önce size sunulmuş hayat nimetinin içinde üstü tülle örtülmüş mutluluk hazinesinin üstündeki tülü açın artık; kucaklayın onu, sevin hayatı...
Hayat deniz değil bırakın boğulmaları,hayat bir yarış değil bırakın koşuşturmaları...
Kafdağının arkasında yitirdiğinizi zannettiğiniz mutluluk içinizde saklı.
Ödünç gülümsemeleri bırakın kısacık bir hayat bu kadar yıpratılmaya değmiyor.
Yüzleşin dertlerinizle karşılıklı mutfaktaki sandalyelere oturun.
Gerekirse dertlerinize kızın ve hatta dövün.
Sizi yenmesine müsaade etmeyin ve ona meydan okuyun ve şunu söyleyin dertlerinize :
Hayatta çok güzel şeylerde oluyor sürekli karşıma çıkma dünya sadece senin etrafında dönmüyor ve sana yenilmeyeceğim deyin...
Düşüncelerinizde öyle bir devrim yapın ki mutfakta elinize geçirdiğiniz siyah bir çöp poşetine yıllardır ruhunuzu kemiren olumsuzlukları doldurun ve evden yeniden doğmuş bir bebek gibi çıkın sevinç naraları atın, yepyeni hayata güzel bir öpücük kondurun ve bir günaydın kondurun ve siyah poşeti belediyenin çöp bidonuna atmayı unutmayın...
Artık yepyeni bembeyaz bir sayfanız var.
Hep temiz kalması için çaba gösterin.
Unutmayın ki bizleri üzüntüye sevk eden ve bembeyaz sayfaları kirleten olayın kendisi değil,olayları beynimizde yorumlayış biçimidir..
Her ilişkinin kendi içinde dengeleri vardır,
Her ilişkinin kendi içinde mayınları vardır,
Her ilişki bu denge ve mayınları bilir
Dengeyi bozmak bazen dış etkilerden olsa da mayınları en iyi içerdekiler bilir
Ve bazen bilerek, bazen de bilmeyerek basar ve patlatır mayınları
Patlayan her mayın can almasa da alıp götürdüğü yerler küçümsenmeyecek kadar ACIR
Her mayın, ilişki sahiplerinin geçmişte yaşanmış sorunlarından oluşur
Bu mayınlar bazen anne-babalardır, bazen kardeş, arkadaş
Bazen de ağızdan çıkan kızgınlıkla sarf edilen birkaç kötü söz
Aşağıdaki tırnak içine aldığım cümleleri mümkünse kavga kıvamında seslendirin
Ben senin derdini biliyorum, yine o cadaloz arkadaşın
Zaten senin annen değil miydi
Zaten senin o çokbilmiş kardeşin o zaman da
Senin o sarhoş ağabeyinin yedikleri yanında bunlar ohooo
Ne olmuştu o zaman o bileziklere, hatırla gibi gibi gibi
Geçmişte bir tarafın bilerek ya da bilmeyerek yaşadığı ya da yaşamak zorunda kaldığı mecburiyetin, bir ömür hatırlatılması ve hatırlandıkça da aynı yaranın defalarca kanatılması
ama hiç bir zaman hiçbir kimseye ve hiçbir şeye faydasının olmaması
HİÇ, KAVGA ANINDA ANLAŞANLARI GÖRDÜNÜZ MÜ?
Hiç kavgada evet ya, sen haklısın hiç düşünmemiştim diyerek karşı tarafı haklı bulanı
Peki
Pes ederek, ikna olarak, özür dileyerek geri çekileni?
Her ilişkide kavga olur ki; çoğu zaman kavgada yakalarız diğer bir yanımızı/yönümüzü
Kavgadan kastım sadece ağız dalaşı
En büyük aksiyonun elleri sallamak ya da bele koyarak höykürmenin dayanılmaz sancısı
Mümkünse kavganın ne suratı ne yüreği kanatmadan yol alması
***
Kavgadaki kıvam ve söylem, o ilişkinin ve kişilerin seviye ve seciyelerini gösterir
Bilinçaltının ortaya döküldüğü an, en önemli anlardır
Kimileri böğüre böğüre,
Kimileri anlamlı bir bakış, çökerten bir sözle
Kimileri Allah ne verdiyse
Yani herkesin kavgası kendine göre
Söz ağırdır yumruktan
Bu yüzden YÜZÜNE darp yiyenlerden daha fazladır, YÜREĞİNE darp yiyenler
Bu yüzden bakın ayrılanlara, şiddetten daha fazladır ayrılıkta yumruğu yüreğine yiyenler
O mayınlar parçalar beni,
O mayınlar tüketir seni
O mayınlar öldürür beni,
O mayınlar süründürür hepimizi
Keşke kaşımasak yaraları, tuz basmasak açık yaraya,
Yüreğimizin mecali yok artık atılacak tek yumruğa
Söz yumruktan AĞIRDIR, sakın unutma..
preferable