İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. Eğlence
  4. Komik Resim / Komik Video / Komik Yazı
Komik Resim / Komik Video / Komik Yazı

Deterjan Evliyası...

evowinds25.04.201110 cevap2.607 görüntüleme
2008'den beri9.100 mesaj
#1
Cuma Namazlarını Melek Mescit adı verilen bir yerde kılıyoruz. Burası esasında son derece işlek bir kapalı çarşı. Vakit gelip ezanlar okunmaya başlandığında, alışveriş kesilip yerlere halılar seriliyor ve çarşı bir anda mescit haline geliveriyor. Geç kalanlar ise, çarşının dışındaki toptan gıda dükkanlarından büyükçe bir mukavva kutu aldıktan sonra, onları açıp namaza duruyorlar.

Son haftalardan birinde bende aynı şeyi yapmak zorunda kalıyorum ve en yakındaki toptancıdan aldığım koliyi kullanıyorum, seccade niyetine. Kullanıyorum ama, daha secdeye ilk varışımda gözlerim biber gibi kavrulup sulanmaya başlıyor. Bu arada yanmaya başlayan burnum da, yanaklarımdan süzülen yaşlara eşlik etmekten geri kalmıyor. Selam verir vermez işi kavrayıp namaz kıldığım kutunun üzerindeki yazıyı okuyorum; ismi cismi duyulmamış bir deterjan kolisi bu. Kutunun üzerine sinen deterjan kokusu, nefes borumun ne kadar uzun olduğunun bana tarif edercesine ciğerlerime ulaşırken nefesim darlanıyor, hapşıracak gibi olurken yüzüm şekliden şekile giriyor ve bu işi bir türlü beceremeyince oluk oluk yaşlar dökülüyor gözlerimden.

Hemen yanımda duran nur yüzlü bir ihtiyar sağımda oturan gençlere beni gösterip;

- Bu adam mutlaka büyük bir evliyadır, diyor. Ben bu yaşıma kadar namazda böyle ihlasla ağlayan bir insan daha görmedim.

Ben: “Estağfurullah efendim, evliyalık benim gibi bir günahkarın ne haddine” falan diyecek oluyorum ama, yaşlı adama dönüp ağzımım her açışımda, boğazımdan iniltiye benzeyen bir hıçkırık sesi çıkıyor, o berbat deterjan kokusu yüzünden. Hutbe’den sonra namazın farzının kılıp kaçmayı planlıyorum bu arada. Ama ne mümkün? Arka saftakiler hemen namaza durdukları için ister istemez tamamlayacağım namazı. Üstelik de on rekatlık mübarek, kıl kıl bitmiyor. Daha yarısına gelmeden, üzerinde namaz kıldığım karton sırılsıklam oluyor göz yaşlarımdan. Ve her secdeye varışımda burnuma değen kutunun kokusu, hıçkırıklara boğuyor beni. Sekiz rekatı tamamlayıp selam verdiğimde, herkesin namazı falan bırakıp büyük bir hürmetle bana baktığını fark diyorum. Acele ile iki rekat daha kılıp ayağa kalktığımda çevremdekilerde saygıyla fırlıyorlar ayağa. Biri ayakkabılarımı giydirirken, diğeri de namaz kıldığım deterjan kutusunu yerden kaldırıyor ve sırtımım sıvazlayıp dua istiyorlar benden. İçlerinden yeşil takkeli olanı, ellerime sarılarak:

- Ben hayatta bir damla bile gözyaşı dökemedim, diyor. Bunun bir hastalık olduğunun söylüyorlar ama, dua buyursanız da ben de o şerefe nail olsam.

Ben, işi uzatmayıp bir an önce kaçabilmek için “olur” der gibilerden başımım sallar sallamaz, adamın gözlerinin yaşardığını ve biraz sonra da bozuk çeşmeler gibi gözyaşı akıttığının görüp hayretler içinde kalıyorum.

Gerçekten de evliya mıyım nedir?

Adamla birlikte çevremi saran insanlar da kendilerinden geçmiş vaziyette.

- Mübarek evliya, diyorlar benim için. Daha dua eder etmez, gözyaşı dökmeye başladı adam.

Ben, biraz olsun açılmaya başlayan gözlerimi zorlukla aralayıp ağlayan adama baktığımda, onun hemen tanıyorum. Bu adam, üzerinde namaz kıldığım deterjan kutusunu yerden kaldıran adamın ta kendisi.

Mukaddes bir emanet gibi bağrına bastığı kutunun kokusu adamın şimdiye kadar akıtamadığı gözyaşlarının kökünden kurutacak. Arada bir inleyerek hıçkırması, diğerlerini de ağlatmaya başlamış. Tertemiz insanlar bunlar. Esasında gerçek evliya kendileri ama haberleri bile yok.

Tekrar ıslanmaya başlayan deterjan kutusunun adamdan kibarca aldıktan sonra, müritlerimle helallaşıp ayrılıyorum Melek Mescit’den. Buraya en az birkaç ay uğramayacak ve ne yapıp ne edip izimi kaybettireceğim. Ama yandaki toptancıda o kutular hala duruyorsa, daha bir çok “Deterjan Evliyası” çıkabilir ortalığa.

CÜNEYT SUAVİ
Cevaplar
2008'den beri2.587 mesaj
#2
Cüneyt suavi, diğer hikayeleride çok güzeldir. dumansız turizm var mesela:)
2009'den beri2.312 mesaj
#3
çok hoş bir nefesde okudum resmen
2008'den beri996 mesaj
#4
cüneyd suavi'yi çok severim, bu hikayede çok güzelmiş. Ellerinize sağlık
2009'den beri3.167 mesaj
#5
Bende deterjan evliyası olmak istiyorum :D
freewill
2008'den beri7.637 mesaj
#6
süperdi ya :D 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi :D
2008'den beri7.675 mesaj
#7
Bugün işyerinde deterjana ne kadar esans, boya vs. katıldığından bahsediyorduk. 750 lt suya bir kaç kilo karışım vs. Deterjancıların hepsi köşe oluyor derken başlığı görünce biri tam köşe olmuş diyordum. :D
Güzel bir yazı.
2010'den beri16 bin mesaj
#8
insanların içi temiz işte. ben olsam hemen olayı anlar, sahtekar bu derdim :)
2010'den beri6.907 mesaj
#9
Cüneyd Suavi'nin "Hayatın İçinden" isimli kitabından alınmış. Vakt-i zamanında okumuştum, kitabı hepinizin okumasını temenni ederim :)
2010'den beri334 mesaj
#10
Küçükken okumuştum bunu. Bu arada kitap adı da verelim 'Hayatın İçinden'.
2009'den beri2.143 mesaj
#11
Çok güzeldi :)

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.